normal sohbetlerde otomatik pilotta gidersin, kalıp cümleler, beklenen tepkiler. ama zeki biriyle konuşurken o otomatik pilot devre dışı kalıyor. dikkat kesiliyorsun, çünkü ne geleceğini bilmiyorsun.
bir de şu yan etkisi var: kendini sorgulamaya başlıyorsun. _ben bunu nasıl düşünmedim_ dediğin anlar oluyor. ego biraz zedeleniyor ama o zedelenme öğretici bir zedelenme.
bu yüzden insan zeki insanlarla vakit geçirmek istiyorsunuz. sıkıcı değil, yorucu ama güzel bir yorgunluk.
tanımı yazdıktan beş dakika sonra amma da güzel yazmışım demesi insanın kendi kendine verdiği en ucuz ödül. yazarın, hem yazarı hem de hayranı olduğu nadir anlardan biri.
bim kasiyerini a101'de görürsün, yüzünde aynı yorgunluk, sırtında aynı önlük, sadece rengi değişmiş. ona bakarsın, o sana bakar, ikiniz de bir şey demezsiniz. hayat zaten anlaşılmış.
80.dakikada oyuna girdiği an, kendi takımının savunma kurgusunu bir anda hızlandırılmış çekim moduna sokan, stadyumdaki taraftarı _eyvah, gol yiyoruz_ moduna geçiren o gizemli figür.
büyüdükçe farklı isimler alan bir balık. küçük olanına çingene palamudu, orta boy olanına palamut, büyük olanı da torik deniyor. eylül ayında da en yoğun bulunanı orta boy olanlar, yani palamutlar.
azrail kapıyı çaldığında yolların kesiştiği yer, lüks klinikler değil, bu ülkenin 112 acil servisleri ve devlet hastaneleri oluyor. kalp krizi, trafik kazası, ani felç gibi durumlarda ilk müdahaleyi yapan sistem, kimsenin sosyal statü, servet ve kazancına bakmaksızın aynı :
112 ambulansı, acil servis kapısı ve yoğun bakım.
yeşil cam, güneşi şeffafa göre daha iyi filtrelerken, kahverengi cam da güneşi yeşil cama göre daha fazla engeller. bu yüzden bira şişelerinin çoğu kahverengidir.
şeffaf cama göre ışığı daha çok filtreler. maden suyunda uzun yıllar kullanıldığından marka ve ürün algısının parçası haline gelmiştir. maden suyunun mineral yapısını ve tadını korumaya yardımcı olur.
kıvrık kulaklar yuvarlak yüz hatlarıyla birleşince kediyi daha bebeksi gösteriyor. bu da insan beyninde otomatik bir sevimlilik hissini harekete geçiriyor. kulakların kıvrımı yüzü daha da yuvarlak gösterdiği için gözler orantısal olarak daha masum ve daha büyük görünüyor. füme ve gri tüyler hem lüks hem sakin algısı oluşturuyor ve bu görünüm de instagram estetiğine çok uyuyor. ayrıca sırtüstü yatma pozisyonu, yani budha pozisyonu denilen ilginç ve sevimli duruşları da viral içerikler için ideal.
erkekler çocukluktan itibaren şakalaşarak, atışarak sosyalleşmeye daha çok teşvik edilirken, kızlardan veya kadınlardan da genelde daha kibar ve uyumlu bir iletişim tarzı bekleniyor. bu durum da mizah ve espri yeteneği yönünden kadınları ve kızları geri planda bırakıyor.
sonbahar yaklaşırken gün ışığı süresi kısalmaya başlıyor. bu durum da ister istemez serotonin seviyelerini ve ruh halini doğrudan etkiliyor. mevsimsel geçiş melankolisi biyolojik bir tetikleyici ve nörokimyasal bir gerçeklik.
yalnızca yazın bitişi değil, o yaz içinde yaşanılan veya yaşanılamayan anların da geri getirilemez oluşu, yani keşke ile başlayan pişmanlıklar eylül'de yoğun hale gelir. bu duygu tesadüf değil. psikolojik yönü kadar edebi yönü de fazla. birçok şair ve yazar eylül ayını hüzünlü bir eşik olarak işlemiştir. onlara göre, sonbaharın gelişi, ölümün ve faniliğin en yumuşak ve en keskin hatırlatıcısı olarak görülür.
en başta yeni defter ve kitap kokusu:
taze kağıt ve mürekkep karışımı, hatta el değmemiş ve hiçbir sayfası yazılı olmayan defterin kokusu daha hissedilir.
silgi ve kalemtraş kokusu :
hafif keskin kauçuk ve talaş kokusu hissedilir.
plastik kalem, çanta kokusu :
yeni okul çantası, kalemlik, cetvelin de dahil olduğu fabrikasyon koku.
boya kokusu:
kuru boya ve pastel boya kokuları da bu senfoninin ayrılmaz parçaları.
cem yılmaz'ın geçirdiği rahatsızlık ile ilgili ismi geçen atardamar tıkanıklığı sorununa verilmiş ilginç benzetme. kalbin ön duvarını besleyen ana damardaki tıkanıklık. ölümcül olan, ana arteri aniden tıkayan bir pıhtı senaryosu ile örtüşüyor.
" tabancasız dolaşan subaya pantolonunu evde unutmuş gözüyle bakılırmış."
(tv'de emekli bir askerin enteresan bir sözüydü)
bu tür sözler genelde eski kuşak subaylardan geliyor. çünkü onların zamanında asker- sivil ayrımı, disiplin kültürü ve sembollere bağlılık bugüne göre daha katıydı. günümüzde bu algı yumuşamış olsa da, o kuşağın zihniyetinde hâlâ güçlü bir iz bırakmış bir gelenek.
normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz.
Daha detaylı bilgi için çerez ve
gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.