ben de en son neye güldüğümü düşünürken #3998349 bu tanıma denk geldim.
moderatör resmen rumuz değişikliği talebini varoluşsal bir krize dönüştürmüş. yazar arkadaş sadece bir harf değişikliği istemiş, moderatör ona hayatı sorgulamış. işte buna gülünür.
bir zamanlar dinleyici kitlesindeki kriminal ve jiletçi güruh göze çarptığı için burun kıvıran entel kesim, ölümünden önce yorum tarzının güçlü olduğunun farkına vardı ki murathan mungan, bülent ortaçgil ve teoman'ın şarkılarını rock ve senfoni tarzı ile yorumlaması ile hakkını teslim etti.
hem maddi hem manevi bir hırsızlıktır. sadece cüzdanınız değil, insanlığa dair iyimserliğiniz de çalınır. iyileşmek ise, kaybolan parayı kazanmaktan daha zordur; çünkü bir daha hiç kimseye "tam anlamıyla" güvenmemeyi öğrenmek, aslında insanın en büyük kaybıdır.
o dönem navigasyon teknolojisi olsa _5000 km sonra hâlâ osmanlı sınırları içindesiniz_ derdi. imparatorluk o kadar büyümüş ki bir memur evrak götürmeye çıksa emekliliği yolda gelirmiş.
_içmedeyiz normal sözlük_ başlığına her girdiğimde sözlük komşuları bardaklarını paylaşıyorlar. ben de paylaşayım dedim ama elinde bardak tutan yeşilaycı fotoğrafı bulamadım. su şişesiyle girdim, kimse favori vermedi. haksızlık.
işte karşınızda internet tarihinin en büyük yetki çatışması: yazar ile moderatör arasındaki kadim mücadele.
hatta bir tarafta klavye ve diğer tarafta sil butonunun amansız çekişmesi.
enteresan bir başlık ve mükemmel bir tanım.
başlık tek başına şaheser:
_sekiz dairelik apartman yöneticisi egosu_ içinde hem ölçek var hem ironi. sekiz daire! galaksinin efendisi değil, sekiz dairenin yöneticisi.
yazın en ekonomik klima: ağaç gölgesi.
güneşle inatlaşmayın; o kazanıyor.
saat 14.00'te yürüyüşe çıkan insanın iki seçeneği vardır: gölge veya pişmanlık.
planlı kurulmuş olması kentin en büyük avantajı. geniş kaldırımlar, düzenli ızgara sokak yapısı, özellikle çankaya ve kızılay hattı yaya dostu. koru ve parkların şehre yayılmış olması da yürüyüşü keyifli kılıyor.
semt semt fark var tabii:
çankaya, gaziosmanpaşa, kızılay (çok iyi)
ulus ve tarihi merkez (orta)
sincan, mamak gibi dış ilçeler (araç odaklı, yürümek zor)
izmir ile kıyaslarsam bizzat yaşadım. izmir'de kaldırım aniden bitiyor, tramvay rayı çıkıyor önüne veya çevre yolu. ankara'da bu kadar sert kopuşlar daha az. eksik olan:
yaz sıcağında gölge yetersiz kalabiliyor bazı caddelerde. ama çankaya park cenneti olduğu için bu açığı kapatıyor.
bilgiye erişim ücretsiz olmalı mı konusu aslında çok eski. kütüphaneler, ansiklopediler, internet hep bu tartışmayı yaşadı. yapay zeka da o zincirin halkası.
saat 06.30'da kalkıp 08.00'e kadar kahraman gibi hissedip sonra öğlene kadar kestirmek. anlayacağınız erken kalkıp tekrar uyumanın verdiği o tarif edilemez lüksü yaşamak.
birçok kişi için bu otobüs bayram ziyaretleri, asker uğurlamaları veya ilk uzun yolculukların hatırasıdır. direksiyonu kocaman, vites geçişleri ve motor sesi kendine has sesle gelirdi. o zamanlar bu otobüslerin şoför mahali, bir kaptan köşkü edasıyla yönetilirdi.
yüzde 52 oranı ideal olarak tam orta yol. hem bitterin o asil aromasını verir, hem de içindeki şeker dengesi sayesinde boğazı yakmaz ve ağızda daha yumuşak erir.
normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz.
Daha detaylı bilgi için çerez ve
gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.