ilk okuyunca new york türküevi geliyor akla. gözler "türkevi" görüyor, kulak "türküevi" duyuyor. beyin bir an için new york'ta bağlama çalındığını hayal ediyor.
akdeniz'in ortasında, boyundan büyük tarih yaşamış bir ada. ege adaları gibi yemyeşil değildir. daha çok sarı kalker taşları,
kurak tepeler, turkuaz deniz,
bal rengi şehirler, taş binalar ve sanki köşesinden şövalye çıkacakmış gibi duran dar sokaklara sahiptir.
sanki partneriniz her kavgada bir ayrılık filmi çekmeye çalışıyor, siz de "yok artık, devam ediyoruz" diyerek yönetmen koltuğunda oturup müdahale ediyorsunuz.
gürültüsü kafa ütüler, kafa ütülediği kadar sinir bozucu tarafı yanında enteresan bir tarafı daha vardır, o da davetli olmadığınız halde repertuvarın tamamını evinizden dinleyebilirsiniz.
her ortamı farklı gösterir. karanlıkta gizemli, aydınlıkta sıradan. insanlar da esasında böyledir. tanımadan önce başka, tanıdıktan sonra başka. ikisi de gerçek. insan da ortam da aynı.
atsam mı?" diye düşünerek harcadığınız o 15 dakika, aslında mesajın kendisinden çok daha fazla enerji tüketir. karar verip mesajı atmak veya atmamaya karar verip konuyu kapatmak, zihni o döngüden kurtarır.
oyuncuların isimleri ve çizim tarzları üzerinden, kadronun ağırlıklı olarak afrika ve orta doğu kökenli olduğu vurgulanırken, geleneksel fransız tipolojisini temsil ettiği iddia edilen karakter ise "öteki" olarak konumlandırılarak ironik bir tezat oluşturulmuştur.
dünyanın geri kalanı trafik sıkışıklığıyla uğraşırken adamlar tekne trafiğiyle uğraşıyor.
şehir planlamacılarına, yol yapmak isteyen mühendise buradan ekmek çıkmaz.
yazarların vakit, moderatörlerin sabır, okuyucuların merak enerjisiyle çalışır sözlüğün değirmeni. birde "burası eskisi gibi değil" diyenlerin her gün uğrayıp kontrol etmesiyle de dönmektedir. bu son cümleyi göz ardı etmeyelim.
doğayla iç içe olmaktan ziyade ınstagram için dekore edilmiş bir kutu ev. bu evin içi 25 metrekare, ama fotoğraflarda sanki 200 metrekarelik bir malikaneymiş gibi görünür.
uykuyu ve gözleri olumsuz etkileyen ışık. gerçi şimdi göz konforu gibi filtre kolaylığı sağlanmış. bu ışık, hafife alınacak ışık değil. yani bu ışık, beyne - hâlâ gündüz, melatonini durdur - mesajı gönderir.
eğer sabah geç uyanılmışsa, birde gündüz şekerleme yapılmışsa, o gün çok hareketsiz kalınmışsa kum saati yavaş dolar. - ben daha yorulmadım - diyen vücut, uykuyu reddeder.
otobüs veya tren tünele girerken hassas yolcularda aniden basınç değişimi olur. kulaklarda tıkanıklık hissedilir. yine hassas bünyeler bununla kalmaz, hafif bir dengesizlik ve mide bulantısı hissederler.
göz göze gelince insan kendini tren yolculuğunda değil de star trek dizisindeki atılgan gemisinde hisseder. - kaptan, ışık hızına geçiyoruz - diyecekler diye beklersin.
eğer yüksek hızlı tren cam kenarındaysanız ve hız 250km/s 'ye çıktıysa, dışarıdaki nesneleri saymaya kalkmayın, aksi halde gözleriniz sağa sola gidiyor olabilir.
normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz.
Daha detaylı bilgi için çerez ve
gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.