1.
sembolizmden bıkmak
özellikle yoğun sembolizm içeren yapıtlarla iç içe bir dönem geçirdikten sonra insanın başına gelen ve sembolizme tahammülünün oldukça kısıtlı olmasına yol açan bir şey sembolizmden bıkmak.
insanın bir dönemi var, bu tuhaf bir dönemde james joyce, herman hesse, umberto eco gibi yazarlara bulaşıp bergman, tarkovsky, aranofsky, lynch gibi yönetmenleri izliyor, bir dönem kavramsal sanat gibi estetikten uzak akımlara maruz kalıyor... sonra direkt, doğrudan bir şeyler anlatan yapıtlara hasret olduğunu fark edip daha düz olduğunu düşündüğü şeylere yöneliyor...
misal şu sıralar korku okumayı çok seviyorum lakin mark z. danielewski ve shirley jackson *ki kendisini hiçbir zaman sevemedim* gibi yazarlardan uzak duruyorum, hatta kaçıyorum... king'in bile daha düz olacak eski öyküleriyle ilgileniyorum, neden? çünkü tahammülüm yok benim... yok efendim aslında x canavarı bilmem hangi kesime göndermeymiş, yok efendim burnundaki bilmem hangi detay burjuvaziyi şeediyormuş, cart, curt.
kısacası insan bazen sembolizmin içerisinde boğulmak yerine bunun tadında olmasını istiyor, bunu pek başarabilen insanlara denk gelemediği için sembolizmde boğuluyor ve bu boğulmanın ona bir şeyler kattığı kadar estetik algısını da yok ettiğini görüyor ve diyor ki bana müsaade...
insanın bir dönemi var, bu tuhaf bir dönemde james joyce, herman hesse, umberto eco gibi yazarlara bulaşıp bergman, tarkovsky, aranofsky, lynch gibi yönetmenleri izliyor, bir dönem kavramsal sanat gibi estetikten uzak akımlara maruz kalıyor... sonra direkt, doğrudan bir şeyler anlatan yapıtlara hasret olduğunu fark edip daha düz olduğunu düşündüğü şeylere yöneliyor...
misal şu sıralar korku okumayı çok seviyorum lakin mark z. danielewski ve shirley jackson *ki kendisini hiçbir zaman sevemedim* gibi yazarlardan uzak duruyorum, hatta kaçıyorum... king'in bile daha düz olacak eski öyküleriyle ilgileniyorum, neden? çünkü tahammülüm yok benim... yok efendim aslında x canavarı bilmem hangi kesime göndermeymiş, yok efendim burnundaki bilmem hangi detay burjuvaziyi şeediyormuş, cart, curt.
kısacası insan bazen sembolizmin içerisinde boğulmak yerine bunun tadında olmasını istiyor, bunu pek başarabilen insanlara denk gelemediği için sembolizmde boğuluyor ve bu boğulmanın ona bir şeyler kattığı kadar estetik algısını da yok ettiğini görüyor ve diyor ki bana müsaade...
devamını gör...
