1.
karpuz kabuğundan gemiler yapmak
nihal, kendisine recep’in mektubunu getiren mehmet’e tokat atar, mektup yere düşer, mehmet gittikten sonra etrafı kolaçan edip mektubu koynuna sokar.
eve geldiğinde mektubu okumak için alelacele çatı katına çıkar. odaya girdiğinde ayağı oyuncak bebeğe takılır. bebeği yerden alıp sandıkların üzerine yerleştirir.
pencere kenarında mektubu okumaya başlar, okurken gülümser, yazılanların hoşuna gittiği anlaşılır. bebek aniden kafa üstü zemine düşer, nihal irkilip mektubu göğsüne bastırır. korkusu geçince okumaya devam eder.
mektup bittiğinde ayakkabılarını giyer, bebeği yerden alır, sandıkların üzerine yerleştirir ve odadan çıkar.
alt katta kapıyı kapatmak için sertçe çeker. o sarsıntıyla çatı katındaki odada bebek yine yere düşer. masanın üzerindeki misketler yuvarlanır.
—-
filmin kurgusunu yapan mustafa preşeva, gelen sahneleri incelerken nihal’in mektup okuduğu kısım dışındaki sekanslara anlam veremez ve bebek planlarını odaya girişle birleştirip kısaltır.
ancak ahmet uluçay’ın nedensiz plan çekmediğini bildiği için bu sekanslar kafasına takılır.
bebek, nihal’in çocukluğundan bir nesnedir. odaya girdiğinde bebeği kaldırıp sandıkların üzerine yerleştirerek çocukluğunu yaşamaya devam eder. aldığı aşk mektubunu okurken karşı cinsin ilgisinden hoşlanıp gülümsediği anda bebek tekrar düşer; nihal’in çocukluğu ve saflığı yerini yeni duygulara bırakır. nihal çıkarken bebeği tekrar sandıkların üzerine yerleştirip çocukluğunu muhafaza etmeye çalışır. alt katta kapıyı sertçe çektiğinde bebeğin ve misketlerin düşmesiyle birlikte nihal’in çocukluğu ve saflığı geri dönülmez şekilde yiter.
odaya çocuk olarak giren nihal orayı yetişkin olarak terk eder.
mustafa preşeva, ahmet uluçay’ın metaforik açıdan bu denli ayrıntıcı olmasını ama bunları çok da önemsemeyip sahnelerde tesadüfen yakaladığı bazı (sinek vs) ayrıntıları çok daha fazla önemsemesini şaşırarak anlatılır.
keza filmde kamera çekimi gibi değil de, adeta bir tablo gibi görünen birçok plan vardır.
eve geldiğinde mektubu okumak için alelacele çatı katına çıkar. odaya girdiğinde ayağı oyuncak bebeğe takılır. bebeği yerden alıp sandıkların üzerine yerleştirir.
pencere kenarında mektubu okumaya başlar, okurken gülümser, yazılanların hoşuna gittiği anlaşılır. bebek aniden kafa üstü zemine düşer, nihal irkilip mektubu göğsüne bastırır. korkusu geçince okumaya devam eder.
mektup bittiğinde ayakkabılarını giyer, bebeği yerden alır, sandıkların üzerine yerleştirir ve odadan çıkar.
alt katta kapıyı kapatmak için sertçe çeker. o sarsıntıyla çatı katındaki odada bebek yine yere düşer. masanın üzerindeki misketler yuvarlanır.
—-
filmin kurgusunu yapan mustafa preşeva, gelen sahneleri incelerken nihal’in mektup okuduğu kısım dışındaki sekanslara anlam veremez ve bebek planlarını odaya girişle birleştirip kısaltır.
ancak ahmet uluçay’ın nedensiz plan çekmediğini bildiği için bu sekanslar kafasına takılır.
bebek, nihal’in çocukluğundan bir nesnedir. odaya girdiğinde bebeği kaldırıp sandıkların üzerine yerleştirerek çocukluğunu yaşamaya devam eder. aldığı aşk mektubunu okurken karşı cinsin ilgisinden hoşlanıp gülümsediği anda bebek tekrar düşer; nihal’in çocukluğu ve saflığı yerini yeni duygulara bırakır. nihal çıkarken bebeği tekrar sandıkların üzerine yerleştirip çocukluğunu muhafaza etmeye çalışır. alt katta kapıyı sertçe çektiğinde bebeğin ve misketlerin düşmesiyle birlikte nihal’in çocukluğu ve saflığı geri dönülmez şekilde yiter.
odaya çocuk olarak giren nihal orayı yetişkin olarak terk eder.
mustafa preşeva, ahmet uluçay’ın metaforik açıdan bu denli ayrıntıcı olmasını ama bunları çok da önemsemeyip sahnelerde tesadüfen yakaladığı bazı (sinek vs) ayrıntıları çok daha fazla önemsemesini şaşırarak anlatılır.
keza filmde kamera çekimi gibi değil de, adeta bir tablo gibi görünen birçok plan vardır.
devamını gör...