her deniz kazasının bir hikâyesi vardır ama bu kazanın hikâyesi yok, sadece bir adamın kendini gösterme isteği var.
francesco schettino 13 ocak 2012 akşamı civitavecchia'dan 4229 kişiyle kalktığında elinde 290 metrelik, 114 bin gros tonluk bir gemi vardı. yani yüzen bir kasaba. şirketin verdiği rota giglio adası'ndan millerce açıktaydı, çünkü mantıklı olan buydu. schettino bu rotayı beğenmemiş
*
21.30 civarı:
inchino diye bir gelenek var, gemiyi kıyıya yaklaştırıp siren çalıyorsun, karadakiler el sallıyor, güvertedekiler telefonla video çekiyor. hoş bir şey. selamlama yani … schettino bunu yapmak istedi, çünkü adada emekli bir kaptan oturuyordu (bkz:
mario palombo) ve ona hava atmak istiyordu. rota dümen evinde, elde, son dakikada, kabaca çizildi. adanın önündeki
le scole kayalıkları haritada zaten işaretliydi. mahkemede
o kaya haritada yoktu dedi. denizde 30 yılını geçirmiş bir adamın ağzından çıkabilecek en utanç verici cümledir bana göre
*
21.44: gemi 15-16 knot ile ilerliyor. burası kazanın kalbi. bilmediğin, sığ, kayalık bir suya giriyorsan tek yapman gereken makineyi kısmaktır, çünkü hem manevra payı kazanırsın hem de bir şeye değersen hasar değil çizik alırsın. adam kısmadı, aksine hızı artırdı(15.3 knottan 16 kmot a ) . sonra da dümene geç ve yanlış anlaşılan komutlar verdi. o hızda dönüş yarıçapı zaten senin dostun değildir
dostum
*.
21.45: kaya, iskele bordayı 53 metre boyunca yardı. teneke kutuya bıçak sokmuş gibi. üç su geçirmez bölme birden doldu. burada bilinmesi gereken şey şu: bu gemiler
iki bölme kriteri ile tasarlanır, yani iki bölme dolsa yüzer, üçüncüde matematik biter, gerisi sadece zamanlama meselesidir. baş mühendis bunu dakikalar içinde kaptana bildirdi. yani schettino, gemisinin öldüğünü daha ilk beş dakikada biliyordu.
21.50 - 22.55: ve işte 32 kişiyi öldüren aralık burasıdır. kaptan sahil güvenliğe ve yolculara
elektrik arızası masalını anlattı. insanlar kamaralarına yollandı. gemiyi terk emri yaklaşık 70 dakika sonra verildi. o 70 dakikanın maliyeti şudur: gemi çarptığı anda hâlâ dimdikti, her iki bordadan da
filika indirilebilirdi. gemi yattıkça bir bordadaki filikalar sırayla kullanılamaz hale geldi, insanlar iple, halatla, kayalara atlayarak inmeye çalıştı. o gece ölenlerin çoğu kayaya çarptığı için değil, bir adam "idare ederiz" dediği için öldü.
sonrası bilinen kısım: kaptan gemiyi bıraktı çıktı.
gregorio de falco'nun telsizde ona söylediği cümle italya'da artık bir deyim. adam karada, kayalıkların üstünde, tahliyeyi "koordine ettiğini" iddia ediyordu. koordine ettiği tek şey kendi tabanlarıydı.
"ben gemiyi karaya oturtarak binlerce kişiyi kurtardım" savunmasına da tek cümle: raporlar geminin kıyıya rüzgâr ve akıntıyla sürüklendiğini söylüyor. yani sağ kalanların minnet borcu ona değil, o gece esen rüzgâra.
bu noktada birileri çıkıp efendim sistemik sorunlar da vardımdiyecek. evet, mürettebat eğitimsizdi. evet, şirket bu gösteri geçişlerine yıllardır göz yumuyordu. evet, dümen evinde dil kargaşası vardı. hepsi doğru. ama bu deliklerin hiçbiri o gece açılmazdı, eğer bir adam gemiyi kimsenin istemediği bir yere, kimsenin istemediği bir hızla sokmasaydı.
sistemik sorunlar bir kazayı büyütür, başlatmaz.
ez cümle: denizde kaptanın görevi kahraman olmak değildir. görevi sıkıcı olmaktır. schettino sıkıcı olmayı reddetti, faturayı 32 kişi ödedi.
dünya, karşılaştığın fırtınalarla değil, gemiyi limana getirip getirmediğinle ilgilenir.
william mcfee
devamını gör...