sungerbok yazar profili

sungerbok kapak fotoğrafı
sungerbok profil fotoğrafı
rozet
karma: 57 tanım: 8 başlık: 0 takipçi: 1

son tanımları


evde loş ışıkta oturmak

kendimi bildim bileli sanki gelecekte yaşayacakmışım gibi bir an gelir ara sıra gözümün önüne. samimi sıcak bir ev lakin tek yaşadığım, bana ait bir ev. kendi hayatımı rahatça yaşayabilecek gibi kurmuşum, istediğim her şeye erişebiliyorum. tek yapmam gereken yaşamak. işte bu hayalin mekanı olan evde loş bir ışık yanmakta. kare şeklindeki salonun bir köşesinde yanan abajur ve rahat koltuğumda oturup, manzarayı izleyen ben. klasik bir film sahnesi aslında. içim huzurla doluyor bu sahnede. ışığın da baya büyük bir etkisi var. sanki serin havada üste düşen güneş ışıklarının ısıtıcı etkisi gibi, zihnime düşen loş ışığın düşüncelerim üzerindeki sakinleştirici etkisi var.
herhes için geçerli olduğunu düşünüyorum loş ışık etkisinin. tepede açık parlak beyaz ışığın günlük hayatın kaosunu biraz durdurmak bir kenara dursun, daha da artırdığını düşünüyorum. bazen loş ışıklı rahat bir köşeye geçip zihnimizin ve duygularımızın çekinmeden akmasına izin vermeliyiz. ruhumuzun dinlenmesine izin vermeliyiz.
devamını gör...

uyumak

aniden gelen uykuyu uyumanın tatlılığı der susarım
devamını gör...

karakterin karanlık noktaları

insan karakterinin ne kadar derin ve katmanlı olduğunu biliyoruz. yıllar yılı doğduğumuz andan itibaren gerek çevresel gerek kalıtsal etkilerle karakterimiz, kişiliğimiz şekilleniyor. yaşadıklarımızı biz seçemiyoruz. başımıza gelen olaylar, ailemiz, yaşadığımız yer, karşımıza çıkan insanlar... aslına bakarsak bir nevi kaos içinde hayatımızı sürdürüp gidiyoruz. tabii buna yaşamak diyerek kendimizi mi kandırıyoruz, o kısım da manidar.
tüm bu karışık "yaşamaların" içinde küçüklüğümüzden beri bizim karakterimizi şekillendiren pek çok şey oluyor. sokakta yürüyen küçük bir çocuk olduğumuz zamandan kalan bir görüntü aklımızın bir köşesinde öyle bir yer ediyor ki, üzerinden on yıllar geçse de hatırlıyoruz. peki, belki de saniyelik bir yaşantı olmasına rağmen bu anılar, nasıl kafamızda bizim karakterimizi şekillendirebilecek kadar güçlü bir pozisyona geliyor? ne yalan söyleyeyim, bu sorunun cevabını ben de burada veremem. fakat şuraya bağlayabilirim: karakterimizin karanlık noktaları dediğimiz kısımlar işte tam olarak bu kadar basit şekillerde oluşabiliyor. fakat sorunun cevabı basit olmadığı gibi bu karanlık noktaları görmek de bir o kadar karmaşık. yetişkinliğe erişmiş, karakterinde yahut davranış örüntülerinde "bir sıkıntı" gören her kimse bu sıkıntıları karakterinin karanık noktalarına inerek çözmeye başlayabilir. bu karanlık noktalar bazen korkumuzdan kaynaklanan sebeple karanlıkta kalır bazen utançtan bazen öfkeden bazen kırgınlıktan...
yaşaması ağır olan duyguları aşması daha kolay olacakmış gibi içimizdeki karanlık bölgelere atarız. nitekim aşmak bir yanda dursun sorunun yanına bile yaklaşmadan görmezden gelmiş oluruz. böyle böyle karanlık büyür, ağırlaşır ve yaşanmamış duygular kuyusuna dönüşüp bizim hayatımızda alakalı alakasız sıkıntılar olarak tezahür eder. işte karakterimizin karanlık noktaları buralardır.
bunları aşmak için önce fark edip görmemiz gerekir. herkes, her şey öncelikle farkına varılmak ister. sonrasında anlamaya çalışıp ihtiyaçlarımızı görüp bunları gidermeye çalışarak karanlıkları yavaş yavaş aydınlatabiliriz. sokakta görüp de yıllar yılı aklımızda yer eden o görüntünün, belki de bizim davranışlarımızı etkileyecek kadar önemli hale gelmesinin sebebi o görüntü değil, hiç tahmin edemeyeceğimiz farklı bir şeydir. bu yüzden karanlıklara sabırla bakmalı ve görmeliyiz. sonuçta her şeyi daha iyi, ferah, aydınlık bir noktaya gelmek için yapıyoruz.
devamını gör...

ukrayna’nın yeniden inşasının 128 milyar dolar olması

128 milyar dolar
yeni nesil melek sayısı
:)
devamını gör...

sevgiliden ayrıldıktan sonra en çok dinlenilen müzik

sertab - iyileşiyorum
devamını gör...

fringe

yıllar önce tek solukta bitirdiğim, garip garip olaylar olan ve nedense pek izleyeniyle karşılaşmadığım dizi.
devamını gör...

seks esnasında sorulan saçma sorular

"tanjant grafiği sağa doğru mu eğikti?"
bre insan, şimdi sırası mı? anladık öğrencisel deformasyonlara uğruyoruz da bir dur. tabii sonra hemen selda bağcan ablamızın sesi yankılandı kullaklarımda:
unutulmuyor ne tuhaf dünya işleri
seninle bir döşekte sevişirken bile
...
devamını gör...

türkiye’nin en iyi müzik grubu

en iyisi mi bilemem ama gevende'yi bu başlıkta görmem lazımdı
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim