penceremde nemli bir sis, dışarısı buz gibii
içimde bir savaş var, kazananı yok gibi
adımlarım ağırlaşıyor, yollar sanki kördüğüm
aynadaki bu yabancı, benim her gün gördüğüm
kırık dökük hayallerle ördüm bu duvarları
sildim bütün renkleri, unuttum baharları
bir yanım hep eksik, bir yanım hep yaralı
bu hayatın defteri benim için karalı.
sustu sesim, soldu rengim
ben bu şehre fazla geldim
yağmur yağar, derdim artar
ruhum hala seni arar.
gece çöker odaya, sessizlik bir canavar
sanki her bir köşede eski bir anı var
yazdığım bu kaçıncı sonu gelmez mektup?
zaman akıp gidiyor, biz hayata hep mağlup
dostlar birer birer silindi bu sahneden
yorulmuşum artık ben "neden?" diye sormaktan
eskimiş bir plak gibi takılı kaldı kalbim
senin olmadığın her yer benim gurbetim.
sustu sesim, soldu rengim
ben bu şehre fazla geldim
yağmur yağar, derdim artar
ruhum hala seni arar.
yorgun düşmüş omuzlarım, yüküm ağır dünyadan
uyanmak istemiyorum bu karanlık rüyadan
belki bir gün bir yerde, güneş bize de doğar
ama şimdilik bu keder beni sessizce boğar
kapatıyorum kapıları, ışıkları söndürdüm
ben en güzel yıllarımı bu yollara gömdüm
son sözüm bu olsun, kalemim artık yorgun
gidiyorum sessizce, yüreğim sana sürgün.
sustu sesim, soldu rengim
ben bu şehre fazla geldim
yağmur yağar, derdim artar
ruhum hala seni arar.
systemfailed..
devamını gör...