1.
pörsümüş sessizlik
zamanın köşe başında unutulmuş bir gölge gibi ağırlaşıyor hava.
kelime yaprakları tek tek dökülmüş, geriye sadece kuruyan bir yankı kalmış.
içeride bir yerlerde saat tıkırdıyor ama akrep de yorgun, yelkovan da...
ne söylenecek bir sözün heyecanı var artık, ne de o sözü bekleyen bir kulak.
eski bir radyo cızırtısı kadar bile ses vermeyen bu sükûnet; dokunsan dağılacak, tutsan elde kalacak kadar pörsümüş.
yine de en çok bu pörsümüş sessizlikte duyuluyor insanın kendi içindeki o eski, hiç susmayan ses.
kelime yaprakları tek tek dökülmüş, geriye sadece kuruyan bir yankı kalmış.
içeride bir yerlerde saat tıkırdıyor ama akrep de yorgun, yelkovan da...
ne söylenecek bir sözün heyecanı var artık, ne de o sözü bekleyen bir kulak.
eski bir radyo cızırtısı kadar bile ses vermeyen bu sükûnet; dokunsan dağılacak, tutsan elde kalacak kadar pörsümüş.
yine de en çok bu pörsümüş sessizlikte duyuluyor insanın kendi içindeki o eski, hiç susmayan ses.
devamını gör...








