ali erbaş'ın pandemide çok çalıştık demesi
başlık "petit prince de paris" tarafından 03.03.2021 20:06 tarihinde açılmıştır.
1.
kaynak: link
yaptıkları işleri allah rızası için değil, maaşla yaptıkları için kıymeti harbiyesi yoktur. "bir referandumla anayasa'nın diyanet işleri ile ilgili olan maddesine (m.136) "diyanet işleri başkanlığı personeli görevini fahri olarak yapar" maddesini ekleyelim; ne mihrapta imam ne de minarede müezzin kalır. hepsi görev yerini bırakır, kaçar" diyerek cevap verdiğim açıklamadır.
bakara, 174-175: "allah’ın indirdiği kitabın bir bölümünü gizleyenler ve onu az bir karşılık için satanlar yok mu, onlar karınlarına ateşten başka bir şey doldurmuyorlar. allah kıyamet gününde onlarla konuşmayacak, onları arındırmayacak! onlar için elem verici bir azap vardır. onlar, doğru yol karşılığında sapkınlığı, mağfiret karşılığında azabı satın almış kimselerdir. ateşe ne kadar da dayanıklılarmış!"
menfaat kaynaklarının kuruyacağı kaygısıyla, kendi kutsal kitaplarında hz. muhammed hakkındaki bilgileri kendi insanlarından saklayan, bu konuyla ilgili dinî metinleri gerçek anlamından ve amacından saptıracak şekilde te‘vil eden yahudi din bilginlerini eleştiren bu âyetlerde, dolaylı olarak, dinî metinleri çıkarları doğrultusunda açıklamak, yorumlamak suretiyle gerçekleri insanlardan saklayan, böylece din konusunu kazanç aracı gibi gören, bir nevi din ticareti yapan her kişi ve topluluğa karşı bir eleştiri söz konusudur (râzî, v, 28).
allah, âyetlerini yalnızca insanlar inançlarını, amellerini, din ve dünya hayatlarını doğru bilgilere dayandırsınlar; istikamet üzerinde olsunlar; kendilerini her türlü yanlış inançtan, kötü davranışlardan korusunlar; kısaca dalâletten korunup hidayeti bulsunlar diye indirmiştir. bu durumda allah’ın bildirdiği hakikatleri gizlemek, onları birer çıkar aracı olarak kullanmak allah’ın indirdiklerini belirtilen yüce hedeflerinden saptırmak çok ağır bir günahtır. bu günah karşılığında elde edilen menfaat maddî olarak ne kadar fazla olursa olsun, işlenen suçun ağırlığına nisbetle son derece önemsiz kalacağından, âyette bu menfaat için “az bir karşılık” tabiri kullanılmıştır. bu suretle kutsal değerleri kullanarak çıkar sağlayanların bu sayede yiyip içtikleri şeyler gerçekte cehennem ateşidir. allah onları kendisine muhatap almaya değer bulmayacak, onları arındırmayacak ve sonuçta acı bir azaba çarptırarak cezalandıracaktır. çünkü onlar, allah’ın âyetlerini çıkarlarına araç edinerek asıl anlamlarını gizleyecek biçimde yorumlayıp gerçek anlamlarından saptırmak suretiyle dünyevî bakımdan dalâleti hidayete, uhrevî bakımdan da azabı bağışlanma ve kurtuluşa tercih etmiş bulunmaktadırlar. 175. âyetin sonunda “onlar cehennem ateşine bu kadar mı dayanıklıdırlar ki böylesine ağır günahları işlemeye cesaret edebilmişlerdir!” anlamında bir ifade kullanılarak son derece etkili bir uyarıda bulunulmaktadır.
kaynak : kur'an yolu tefsiri cilt: 1 sayfa: 261-262
yaptıkları işleri allah rızası için değil, maaşla yaptıkları için kıymeti harbiyesi yoktur. "bir referandumla anayasa'nın diyanet işleri ile ilgili olan maddesine (m.136) "diyanet işleri başkanlığı personeli görevini fahri olarak yapar" maddesini ekleyelim; ne mihrapta imam ne de minarede müezzin kalır. hepsi görev yerini bırakır, kaçar" diyerek cevap verdiğim açıklamadır.
bakara, 174-175: "allah’ın indirdiği kitabın bir bölümünü gizleyenler ve onu az bir karşılık için satanlar yok mu, onlar karınlarına ateşten başka bir şey doldurmuyorlar. allah kıyamet gününde onlarla konuşmayacak, onları arındırmayacak! onlar için elem verici bir azap vardır. onlar, doğru yol karşılığında sapkınlığı, mağfiret karşılığında azabı satın almış kimselerdir. ateşe ne kadar da dayanıklılarmış!"
menfaat kaynaklarının kuruyacağı kaygısıyla, kendi kutsal kitaplarında hz. muhammed hakkındaki bilgileri kendi insanlarından saklayan, bu konuyla ilgili dinî metinleri gerçek anlamından ve amacından saptıracak şekilde te‘vil eden yahudi din bilginlerini eleştiren bu âyetlerde, dolaylı olarak, dinî metinleri çıkarları doğrultusunda açıklamak, yorumlamak suretiyle gerçekleri insanlardan saklayan, böylece din konusunu kazanç aracı gibi gören, bir nevi din ticareti yapan her kişi ve topluluğa karşı bir eleştiri söz konusudur (râzî, v, 28).
allah, âyetlerini yalnızca insanlar inançlarını, amellerini, din ve dünya hayatlarını doğru bilgilere dayandırsınlar; istikamet üzerinde olsunlar; kendilerini her türlü yanlış inançtan, kötü davranışlardan korusunlar; kısaca dalâletten korunup hidayeti bulsunlar diye indirmiştir. bu durumda allah’ın bildirdiği hakikatleri gizlemek, onları birer çıkar aracı olarak kullanmak allah’ın indirdiklerini belirtilen yüce hedeflerinden saptırmak çok ağır bir günahtır. bu günah karşılığında elde edilen menfaat maddî olarak ne kadar fazla olursa olsun, işlenen suçun ağırlığına nisbetle son derece önemsiz kalacağından, âyette bu menfaat için “az bir karşılık” tabiri kullanılmıştır. bu suretle kutsal değerleri kullanarak çıkar sağlayanların bu sayede yiyip içtikleri şeyler gerçekte cehennem ateşidir. allah onları kendisine muhatap almaya değer bulmayacak, onları arındırmayacak ve sonuçta acı bir azaba çarptırarak cezalandıracaktır. çünkü onlar, allah’ın âyetlerini çıkarlarına araç edinerek asıl anlamlarını gizleyecek biçimde yorumlayıp gerçek anlamlarından saptırmak suretiyle dünyevî bakımdan dalâleti hidayete, uhrevî bakımdan da azabı bağışlanma ve kurtuluşa tercih etmiş bulunmaktadırlar. 175. âyetin sonunda “onlar cehennem ateşine bu kadar mı dayanıklıdırlar ki böylesine ağır günahları işlemeye cesaret edebilmişlerdir!” anlamında bir ifade kullanılarak son derece etkili bir uyarıda bulunulmaktadır.
kaynak : kur'an yolu tefsiri cilt: 1 sayfa: 261-262
devamını gör...
2.
devamını gör...
3.
haklı bir açıklamadır. insan gömmekten dinlenemedi garipler. insanın yüreği sızlıyor vallahi.
devamını gör...
4.
gerçeklerle alakası yoktur. ülkenin büyük kısmı cumadan cumaya camiye gidiyor, artık onu da yapmıyor. aylarca camilerde namaz kılınmadı. ezandı, selaydı, duaydı hepsi merkezi sistem bant kaydı ya da tek merkezden yapılan işler. manevi olarak kime ne faydanız oldu başkanlık ve başkanlık personeli olarak acaba? az buçuk bu işlerin içinde olan biri olarak çevremde kimse yok bu destekten yararlanan.
yani iş öyle büyük büyük laflar etmek değil. yapmadığınız işleri yapmış gibi anlatmak değil. pandemi döneminde ben de her gün dua ediyorum. dua ediyorum diye maaş almıyorum ama.
kısaca geçiniz.
yani iş öyle büyük büyük laflar etmek değil. yapmadığınız işleri yapmış gibi anlatmak değil. pandemi döneminde ben de her gün dua ediyorum. dua ediyorum diye maaş almıyorum ama.
kısaca geçiniz.
devamını gör...
5.
aldığı bütçenin hakkını veren kurum lideri sözü
devamını gör...
6.
haklı söylemdir.
dini konuları dolandıra dolandıra hükümete oy çıkarmak cidden çok zor.
zıt kavramları birbiriyle aynıymış gibi göstermek kadar çetrefilli bir durum yoktur.
düşünsenize gecenin, gündüz olduğunu göstermeye çalışıyor birileri.
ya da kışı, bahar...
yırtınırlar resmen.
aynı şeklilde; hırsızlık ile hükümetin olduğu olumlu bir cümle kullanmak.
ya da ayetlerinin 4 te 1 adalet üzerine olan bir dinin yanina hükümeti koymak.
veyahut
kul hakkı ile gelme diyen allaha, ibadet etmek icin toplanmışken tüysüz yetimin hakkını yanlısına yediren hükümeti övmek.
..... uzar gider....
gerçekten buyuk bir çaba ister.
dini konuları dolandıra dolandıra hükümete oy çıkarmak cidden çok zor.
zıt kavramları birbiriyle aynıymış gibi göstermek kadar çetrefilli bir durum yoktur.
düşünsenize gecenin, gündüz olduğunu göstermeye çalışıyor birileri.
ya da kışı, bahar...
yırtınırlar resmen.
aynı şeklilde; hırsızlık ile hükümetin olduğu olumlu bir cümle kullanmak.
ya da ayetlerinin 4 te 1 adalet üzerine olan bir dinin yanina hükümeti koymak.
veyahut
kul hakkı ile gelme diyen allaha, ibadet etmek icin toplanmışken tüysüz yetimin hakkını yanlısına yediren hükümeti övmek.
..... uzar gider....
gerçekten buyuk bir çaba ister.
devamını gör...
"ali erbaş'ın pandemide çok çalıştık demesi" ile benzer başlıklar
ali erbaş
22