yenge... başta gayet normal bir kelime.

sonra bir daha söylüyorsun. yenge yenge....

üçlemeye geçince kelimenin gerçekten bir insanı mı, akrabalık ilişkisini mi, yoksa sözlükteki erkek yazarların kolektif bilinçaltını mı tarif ettiğinden emin olamıyorsun.

yenge yenge yenge yenge yenge...

sekiz kez yengeleyince bir yerden sonra kelime türkçe olmaktan çıkıyor. geyen geyen geyen diye devam edince sanki finlandiya'nın kuzeyinde yaşayan ve kışın yalnızca dolunay çıktığında ortaya çıkan bir halkın diline geçiyorsun. bir ara kahkaha atıyorsun, aklına umut sarıkaya'nın gehen karikatürü de geliyor çünkü...

daha da devam edince kelime anlamını tamamen kaybedip yalnızca bir ses oluyor.

kırkıncı yengede ise artık geri dönüş yok.

ekranın karşısında oturmuşsun, kendi kendine “yenge yenge geyen geyen” diye mırıldanırken bir anda odanın ortasında dans eden tuhaf şekiller belirmeye başlıyor... gözünün önüne ruslana ışınlanıyor, ''şi rikitey şiriki tantey...'' diyor. geyenleyerek dans ediyorsun...
devamını gör...
yoo öyle olmuyor.
yenge kültürümüzde önemli bir yer tutar.
40 kez desen de o başkasının yaridir .
yasağa olan çekim seni sürekli dürter ama yine de o başkasınındır
yenge deme lazım olur lafı duyamazsınız ama abla deme lazım olur gayet normal karşılanır.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"arka arkaya 40 kez yenge deyince önemini kaybetmesi" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim