tüm kanallarda saçma sapan diziler ve programlarla doldurulduğu için olabilir çoğu kişi televizyonu umursamıyor artık
devamını gör...
sosyal medya araçları ve z kuşağının tvden haz almaması bence.
devamını gör...
ne versek yerler ve halk bunu istiyor mantığını benimsedikleri içindir. halk iyi kazık attı bunlara. artık kimse istemediği şeyi izlemiyor, özgür platformlarda özgün içerikler izliyor. herkes artık kendi kendinin yayıncısı. bitmek bilmeyen reklamlarından da kurtulduk, saçma sapan haber bültenlerinden de, aptal dizilerinden de.
devamını gör...
televizyonlar artık baby boomer ve x kuşağının baktığı bir ekran.

televizyonlar, z kuşağı ile birlikte iyice önemi kaybetmiştir.

bir y kuşağı olarak, z kuşağına ayak uydurarak televizyon izlemiyorum. izlemem.

televizyonda bir dizim varsa bile, bir kaç gün sonra internetten izleyebiliyorum. internette geçmiş bir şeyi izleme olmasaydı herkes o saatte dizisine kilitlenirdi.

televizyonlar günümüzde daha çok dizi, film izlemek içinde değilde propaganda aracı olarak kullanılıyor.
devamını gör...
babaannemin katılmadığı başlık. hint dizileri olmadan bir gün duramaz.
devamını gör...
içeriklerin kalitesizliğinin dışında beklemek istememek de olabilir. bir filmi ya da diziyi ne zaman izlemek istiyorsam o zaman izlemek isterim. haftadan haftaya beklemek istemem ve mola vereceğim zamanı ben belirlemek isterim. yarıda bırakıp başka zaman devam etmek isteyebilirim.
devamını gör...
b.k gibi içeriklerin olması. bu kadar.
devamını gör...
pazar akşamları ailecek birkaç meyve tabağı ve çerez eşliğinde izlenecek dizi veya program bulunmaması. (bkz: komedi dükkanı)
devamını gör...
sansür
devamını gör...
televizyonda izlemeye değer hiçbir şeyin bulunmaması sebebiyle oluşmuş durum.
devamını gör...
reklamlar, kayıp programları, gerçek olmayan haberler yeterince bunaltıcı.
devamını gör...
reklamlar başta olmak üzere, kendini yenieyemen dizi sektörü, saatlerce aynı şeylerin konuşulduğu siyaset ve gündüz kuşağı programları..
devamını gör...
internet yayıncılığıdır. sadece televizyonda değil radyo, müzik, sinema, gazete vb sesli, görüntülü ve basılı yayınların tamamı bu kapsamdadır. artık sunacak bir şeyi olduğunu düşünen (ya da zanneden) herkes, bir telefon ve internet bağlantısı marifetiyle bir yayıncıya dönüşebiliyor. böylelikle alternatifler de artıyor. bunun iyi kötü mü olduğu ayrı bir tartışma konusu olmakla birlikte kontrol edilebilir eşik aşılmış görünmekte. zira önemini kaybeden o koca ulusal televizyonlarımızın ana haber bültenlerinde bile, kendini tıklatmak için atmadıkları takla kalmayan, yüzlerce "fenomenden" herhangi birine herhangi bir anda maruz kalmamak neredeyse imkansız bir hal almışken, umarım gelen gideni aratmaz.
devamını gör...
her şey klasikleşti. birbirinin kopyası oldu. insanlar ne izlesin. vıcık vıcık klişe aşk dizilerini mi.
devamını gör...
tek sorun aslında 'ne yapsak izlerler' mantığı bu mantıktan sonra saçma sapan diziler saçma sapan programlar ortaya çıkıyor teknolojinin ilerlemesi ile bir ilgisi yok tvnin ayrı bir çekiciliği var mesela internetten daha önce izlediğin bir film tvde yayınlansa tekrar izlemek için tabikide tvyi kullanırsın bilgisayar telefon yada tablet tv kadar çekici değildir teknoloji ne kadar ilerlerse ilerlesin olamayacaktırda
devamını gör...
dakikalar süren reklamlar
her programa,diziye,habere vb. istediğin anda erişememek
devamını gör...
televizyon demeyelim de , televizyon yayınları diyelim çünkü televizyon, bir makine olarak hala çok işlevsel. çoğu kişi filmini, müziğini onun üzerinden dinleyip seyrediyor. hatta monitör olarak kullanımı da yaygın.
devamını gör...
reklam kısmı internete taşınıyor yavaş yavaş. disney+, hbo max, exxen gibi platformların reklamlı abonelik paketleri var. yakında amazon ve netflix başlarsa şaşırmayın. bir de türkiye'de rtük gerçeğini unutmamak lazım. parasını verip sinema kanalı aboneliği alıyorsunuz ama sansürlü filmler hep.

not: televizyon yayıncılığı demek daha doğru olur tabi.
devamını gör...
(bkz: özgürlük)
ama özgürlük diyince akla sansürün olmaması, küfür, alkol, kollu bacaklı dallı toşaklı sevüşme sahneleri falan gelmesin. o da bir etken elbette ama benim kastettiğim şey; hangi içeriği izleyeceğinize, ne zaman, nerede ne izleyeceğinize karar verebilme özgürlüğünüz.

eskiden kanal sahiplerinin, yapımcıların size dayattığı şeyleri izlemek zorundaydınız. bir sürü kanal, bir sürü program, dizi arasından seçim yapma özgürlüğünüz vardı elbet. ilk olarak; belli mekanlara ve belli zamanlara uymak zorundaydık. şimdi istediğiniz dizinin istediğiniz bölümünü, tekrarını vs beklemeden izleyebiliyorsunuz. yarım bırakıp geri dönebiliyorsunuz.

başka bir örnek vereyim. ben küçükken, babam salonda spor programı/kv falan izlerdi. anam da mutfakta aliye, bir istanbul masalı, asmalı konak falan izlerdi. biz kardaşımla artık işte o zaman ne izlemek istiyosak kalırdık mal gibi. sonra misafir odasına eski, küçük bi tv daha alındı da biz de kendi dizilerimizi izleyebilmeye başladık. şimdi isteyen odasında, hatta yolculuk ederken bile istediğini izleyebiliyor.

bunun haricinde; tv yapımlarının bir çoğu birbirinin kopyası olup ama seyirci böyle istiyor diye size dayatılan içerikler. feyyaz yiğit bi röportajında bunu çok güzel özetliyor.

youtube.com/shorts/C1NSIGzv...

tvler reklam alabilmek için geniş kitlelere ulaşmak, bunun için de ülkedeki en eğitimsiz, en aptal kitlenin bile anlayabileceği basitlikte işler yapmak durumundalar. bu da kalitenin mecburen düşmesi, seyircinin aptal yerine konması demek. ama değilmiş di mi? genç ve az da olsa eğitimli, sosyal medyadan yabancı içerikleri, dünyayı takip eden kesim başka şeyler talep ediyor. bunu da dijitalde buluyor. durum budur yani.
devamını gör...
jeopolitik konumudur
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"televizyonun eski önemini kaybetmesinin nedeni" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim