1.
13 seneyi devirmiş bir simülasyon hastası için sadece bir oyun değil, adeta bir yaşam tarzı.
2013'te ilk çıktığında "yine mi alpha/beta gibi çıktı bu?" diye homurdanarak aldığımız, o zamanın donanımlarını cayır cayır yakan ama sunduğu potansiyel ile hepimizi kendine kilitleyen o oyun. aradan geçen koca zamanda, ne kadar yeni oyun çıksa da, ne kadar göz alıcı grafikler görsek de, ben hala bir yerlerde altis life koşuşturmacasına, ya da bir mil-sim birliğinin içindeki o eşsiz gerilime geri dönüyorum.
modlama potansiyeli ve topluluğun yarattığı inanılmaz içerikler olmasa, belki de bu kadar uzun soluklu olmazdı. gün geldi, uzaylılarla savaştık. gün geldi, 2. dünya savaşı cephelerinde siper kazdık. gün geldi, bir hava ambulansının pilotu olduk. bohemia ınteractive'in bize sunduğu bu devasa kum havuzu, benim için dijital bir tiyatro sahnesi gibiydi; senaryo bitse de sahne hep orada durdu.
elbette, o meşhur animasyon bugları, yapay zekanın ara sıra saçmalaması ve optimizasyon sorunları... bunlar oyunun ruhunun bir parçası haline geldi. "arma oynuyorsan sabredeceksin" lafı boşuna çıkmadı. bütün o kusurlarına rağmen, gece yarısı sessizliğinde taktik telsizden gelen emirlerle, kilometrelerce yol yürümenin ve tek bir merminin seni öldürebileceği o saf askeri simülasyon deneyimini başka hiçbir yerde bulamadım.
ha bir de şu meşhur arma 4 meselesi var. yıllardır bir umutla beklerken, nihayet 2027'de geleceğinin resmiyet kazanması... bu, arma camiası için hem bir zafer hem de bitmeyen bir sabır sınavı. düşünsene, 2013'ten beri aynı motorun evrilmiş hallerini oynamışız ve şimdi enfusion engine ile sıfırdan yazılmış, daha gerçekçi balistik, daha akıllı yapay zeka ve nihayet bug'sız (!) bir oyun motorunu hayal etmeye başladık. şunun şurasında sadece 2 sene kalmış olmasına rağmen, bu bekleyiş benim için 10 yıl daha uzayacakmış gibi geliyor.
bu bekleyiş, arma 3'ü bile daha keyifli hale getiriyor aslında. çünkü biliyorsun ki, o son teknoloji simülasyon deneyimi eninde sonunda kapını çalacak.
13 sene olmuş. nice pc kasaları eskittik, nice haritalar ezberledik. ama sanırım ben hala o ilk heyecanı, o tekrar doğma korkusunu içimde taşıyorum. hala bir köşede, yeni bir modun ya da yepyeni bir senaryonun çıkmasını bekleyen bir arma gazisiyim. ve hala, 2027'de o "deploy" tuşuna ilk bastığım günü hayal ediyorum.
2013'te ilk çıktığında "yine mi alpha/beta gibi çıktı bu?" diye homurdanarak aldığımız, o zamanın donanımlarını cayır cayır yakan ama sunduğu potansiyel ile hepimizi kendine kilitleyen o oyun. aradan geçen koca zamanda, ne kadar yeni oyun çıksa da, ne kadar göz alıcı grafikler görsek de, ben hala bir yerlerde altis life koşuşturmacasına, ya da bir mil-sim birliğinin içindeki o eşsiz gerilime geri dönüyorum.
modlama potansiyeli ve topluluğun yarattığı inanılmaz içerikler olmasa, belki de bu kadar uzun soluklu olmazdı. gün geldi, uzaylılarla savaştık. gün geldi, 2. dünya savaşı cephelerinde siper kazdık. gün geldi, bir hava ambulansının pilotu olduk. bohemia ınteractive'in bize sunduğu bu devasa kum havuzu, benim için dijital bir tiyatro sahnesi gibiydi; senaryo bitse de sahne hep orada durdu.
elbette, o meşhur animasyon bugları, yapay zekanın ara sıra saçmalaması ve optimizasyon sorunları... bunlar oyunun ruhunun bir parçası haline geldi. "arma oynuyorsan sabredeceksin" lafı boşuna çıkmadı. bütün o kusurlarına rağmen, gece yarısı sessizliğinde taktik telsizden gelen emirlerle, kilometrelerce yol yürümenin ve tek bir merminin seni öldürebileceği o saf askeri simülasyon deneyimini başka hiçbir yerde bulamadım.
ha bir de şu meşhur arma 4 meselesi var. yıllardır bir umutla beklerken, nihayet 2027'de geleceğinin resmiyet kazanması... bu, arma camiası için hem bir zafer hem de bitmeyen bir sabır sınavı. düşünsene, 2013'ten beri aynı motorun evrilmiş hallerini oynamışız ve şimdi enfusion engine ile sıfırdan yazılmış, daha gerçekçi balistik, daha akıllı yapay zeka ve nihayet bug'sız (!) bir oyun motorunu hayal etmeye başladık. şunun şurasında sadece 2 sene kalmış olmasına rağmen, bu bekleyiş benim için 10 yıl daha uzayacakmış gibi geliyor.
bu bekleyiş, arma 3'ü bile daha keyifli hale getiriyor aslında. çünkü biliyorsun ki, o son teknoloji simülasyon deneyimi eninde sonunda kapını çalacak.
13 sene olmuş. nice pc kasaları eskittik, nice haritalar ezberledik. ama sanırım ben hala o ilk heyecanı, o tekrar doğma korkusunu içimde taşıyorum. hala bir köşede, yeni bir modun ya da yepyeni bir senaryonun çıkmasını bekleyen bir arma gazisiyim. ve hala, 2027'de o "deploy" tuşuna ilk bastığım günü hayal ediyorum.
devamını gör...
2.
askeri simülasyonun zirvesindeki oyundur.
ilk ilk ilk zamanlarında, adı sadece arma iken amerikan deniz piyadeleri teorik eğitimde bu oyunu kullanmış bir dönem.
ekipmanın 5.56 mı 6.5 mi olduğu'nu geçtim, aynı tüfeğin uzun mu kısa mı namlulu versiyonunu aldığına göre etkili menzilin değişiyo. öyle bi gerçekçilik.
ilk ilk ilk zamanlarında, adı sadece arma iken amerikan deniz piyadeleri teorik eğitimde bu oyunu kullanmış bir dönem.
ekipmanın 5.56 mı 6.5 mi olduğu'nu geçtim, aynı tüfeğin uzun mu kısa mı namlulu versiyonunu aldığına göre etkili menzilin değişiyo. öyle bi gerçekçilik.
devamını gör...