aşırı konuşan ofis arkadaşları
başlık "femmeamoureuse" tarafından 04.05.2026 04:50 tarihinde açılmıştır.
1.
yaşım ilerledikçe, fazla konuşan insanlara karşı inanılmaz bir antipati geliştirdim. normalde herkese yüksek seviyede anlayışlı ve saygılı davranan biriyim fakat aşırı fazla konuşan insanlara tahammül edemiyorum.
çok konuşan insanların temel problemi sizin zamanınızı, sizin izniniz olmadan çalmalarıdır. dinlemek istemezsiniz ama sizi kendilerini dinlemeye zorunlu bırakırlar. kibarca susmaları için işaretler verirsiniz, yine anlamazlar veya anlamamazlıktan gelirler. o noktadan sonra açıkcası çok fazla empati yapma gereği duymuyorum. başkasının özgür iradesi, benim kendi alanıma zarar veriyorsa; artık o bir özgür irade değildir. önünü anında kesiyorum.
iş ortamımda maalesef bu şekilde 2 ayrı iş arkadaşım var. biri erkek biri kadın. asla susmuyorlar. bilhassa erkek olandan çoğu kişi rahatsız ve çevresinde bir çok kişiyi kaybetti. bazı insanlar sabahları selam dahi vermiyorlar. kendi adıma her sabah ve günün neredeyse tamamında işkence çekiyorum. dinlemek istemediğim için kulaklık takıyorum, müzik dinlediğimi gördükleri halde bilinçli sürekli kesip, kendilerini dinlettirmeye çalışıyorlar. aramalarını açmıyorum, mesaj yağmuruna tutuyorlar. bahsettikleri şey sadece kendi hayatları ve merak ettikleri şeyler..
baktım çözemiyorum, en sonunda iletişimimi minimale indirdim çünkü anladım ki bu tip insanların gerçekten iletişim ve davranış problemleri var. hiçbir şekilde kendilerini durduramıyorlar. işin korkunç tarafı karşı tarafta durduramıyor. sonunda iletişimi kesmek veya ghostlamak ( görmezden gelmek) zorunda kalıyorsunuz.
bu başlık ofis arkadaşları adına açılmış olsa da, bu insanlardan her yerde hatta ailelerimizin içlerinde dahi var. bunu yazdığım için üzgünüm ama hunharca kafa şişirip, boşuna zamanınızı çalıyorlar. aksi gibi, bu insanlarla çok fazla zaman geçirmek, diğer insanlara karşı toleransınızı da indirebiliyor. iletişimsel açıdan limitiniz aşıldığında, herkesten çabuk sıkılan bir hale bürünebiliyorsunuz.
acı ama gerçek: kimsenin hayatı bu kadar uzun süre dinlenecek kadar değerli değil. kimse kimseye böylesine "maruz kalmamalı."
bu yüzden artık inanıyorum ki çok konuşmak terapi gerektiren bir davranış bozukluğudur. ayrıca bunu psikoloji de destekliyor. bu tip insanların belirgin 2 ayrı tanımlaması var. genellikle davranışsal yapısı ve diğer belirtilere göre " logore ve kompulsif konuşma" başta olmak üzere, daha farklı tanımlamalara da girebiliyorlar. yani vakanın öyküsü teşhis için önem arz ediyor. şaka değil, bu gerçekten bir bozukluk.
bu insanlarla sağlıklı ve düzenli iletişim mümkün değil. artık yoluma çıktıklarında, ilk sapaktan yol değiştiriyorum. bir grup insana maruz kalmak, hayatım boyunca benimle yürüyecek bir negatif deneyim geliştirmeme sebep oldu. buna üzülüyorum. işte katı kurallar ve yargılar böyle insanlar yüzünden oluşuyor. bu yüzden insanın her konuda sınırlarını bilmesi gerçekten önemli.
çok konuşan insanların temel problemi sizin zamanınızı, sizin izniniz olmadan çalmalarıdır. dinlemek istemezsiniz ama sizi kendilerini dinlemeye zorunlu bırakırlar. kibarca susmaları için işaretler verirsiniz, yine anlamazlar veya anlamamazlıktan gelirler. o noktadan sonra açıkcası çok fazla empati yapma gereği duymuyorum. başkasının özgür iradesi, benim kendi alanıma zarar veriyorsa; artık o bir özgür irade değildir. önünü anında kesiyorum.
iş ortamımda maalesef bu şekilde 2 ayrı iş arkadaşım var. biri erkek biri kadın. asla susmuyorlar. bilhassa erkek olandan çoğu kişi rahatsız ve çevresinde bir çok kişiyi kaybetti. bazı insanlar sabahları selam dahi vermiyorlar. kendi adıma her sabah ve günün neredeyse tamamında işkence çekiyorum. dinlemek istemediğim için kulaklık takıyorum, müzik dinlediğimi gördükleri halde bilinçli sürekli kesip, kendilerini dinlettirmeye çalışıyorlar. aramalarını açmıyorum, mesaj yağmuruna tutuyorlar. bahsettikleri şey sadece kendi hayatları ve merak ettikleri şeyler..
baktım çözemiyorum, en sonunda iletişimimi minimale indirdim çünkü anladım ki bu tip insanların gerçekten iletişim ve davranış problemleri var. hiçbir şekilde kendilerini durduramıyorlar. işin korkunç tarafı karşı tarafta durduramıyor. sonunda iletişimi kesmek veya ghostlamak ( görmezden gelmek) zorunda kalıyorsunuz.
bu başlık ofis arkadaşları adına açılmış olsa da, bu insanlardan her yerde hatta ailelerimizin içlerinde dahi var. bunu yazdığım için üzgünüm ama hunharca kafa şişirip, boşuna zamanınızı çalıyorlar. aksi gibi, bu insanlarla çok fazla zaman geçirmek, diğer insanlara karşı toleransınızı da indirebiliyor. iletişimsel açıdan limitiniz aşıldığında, herkesten çabuk sıkılan bir hale bürünebiliyorsunuz.
acı ama gerçek: kimsenin hayatı bu kadar uzun süre dinlenecek kadar değerli değil. kimse kimseye böylesine "maruz kalmamalı."
bu yüzden artık inanıyorum ki çok konuşmak terapi gerektiren bir davranış bozukluğudur. ayrıca bunu psikoloji de destekliyor. bu tip insanların belirgin 2 ayrı tanımlaması var. genellikle davranışsal yapısı ve diğer belirtilere göre " logore ve kompulsif konuşma" başta olmak üzere, daha farklı tanımlamalara da girebiliyorlar. yani vakanın öyküsü teşhis için önem arz ediyor. şaka değil, bu gerçekten bir bozukluk.
bu insanlarla sağlıklı ve düzenli iletişim mümkün değil. artık yoluma çıktıklarında, ilk sapaktan yol değiştiriyorum. bir grup insana maruz kalmak, hayatım boyunca benimle yürüyecek bir negatif deneyim geliştirmeme sebep oldu. buna üzülüyorum. işte katı kurallar ve yargılar böyle insanlar yüzünden oluşuyor. bu yüzden insanın her konuda sınırlarını bilmesi gerçekten önemli.
devamını gör...