hakkında buraya ilk giri bana ait olacağı için memnun olduğum zarif kadın. zerafet denilince ilk akla gelen. aktris, oyuncu, bm iyi niyet elçisi. resimleri çerçeveletip duvara asılası.

bulunduğu döneme damga vuran isimlerden bir tanesidir. yanlış hatırlamıyorsam iki evlilik yapmış ve bu ilişkilerden üç çocuğa sahip olmuştur. buna rağmen aşk hayatında pek de yüzü gülmemiş, aradığı mutluluğu da maalesef ki bulamamıştır.

nazi almanya’sının vahşetine tanık olduğundan hep savaş karşıtı bir tutum sergilemiş, ilerleyen yıllarda bm iyi niyet elçisi seçilmiş ve muhtemelen bir 23 nisan’da ülkemizi de ziyaret etmiştir.

belki de şarap gibi kadın tasvirinin en çok uyacağı kadındır. her yaşında ayrı bir güzel olmayı başarabilmiş, oynadığı filmlerle de gönüllerimize taht kurmuştur. (bkz: breakfast at tiffany’s), (bkz: roman holiday) en bilinen filmlerindendir.

ayrıca güzelliği ve zarafetinin yanında bir moda ikonudur. günümüz ve geçmişte pek çok tarz ve stile ilham olmuştur. geçmişte yaşanacaksa, geçmişte yaşamayı isteme nedenimdir. marilyn monroe seksi kadın imajıyla öne çıkarken audrey zarafeti ve narinliğiyle ön plana çıkmış ve yıllar geçse de hâlâ duruşuyla, tarzıyla, kişiliğiyle ve güzelliğiyle hafızalarda kalmaya devam etmiştir. ve edecektir.
devamını gör...
her an bakılası bir tablo gibi zarif ve güzel bir kadın.
devamını gör...
türkiye'nin doğusuna gidildiğinde emsallerine sıkça rastlanabilecek overrated ünlü kadınlardan birisidir.
devamını gör...
benim için dünyanın en güzel kadınlarındandır bir tanesidir kendisi. çizim yeteneğim olsaydı ilk bu kadının resmini çizmek isterdim.
devamını gör...
"ben pembeye inanıyorum. ben gülmenin en iyi kalori yakıcı olduğuna inanıyorum. ben öpmeye ve çok öpmeye inanıyorum. her şeyin ters gidiyor gibi göründüğü zamanlarda güçlü olmak gerektiğine inanıyorum. ben mutlu kızların en güzel kızlar olduğuna inanıyorum. yarının başka bir gün olduğuna inanıyorum ve mucizelere inanıyorum." diyen hollywood yıldızı, sinema oyuncusu, hayırsever ve moda ikonudur.
devamını gör...
hayat bana ne yaşatırsa yaşatsın , karşıma ne kadar kötü insan çıkarsa çıksın, ne kadar canım acırsa acısın; bu üç şeyden asla vazgeçmeyeceğim:
kendim olmaktan
iyi olmaktan
ve nefes aldığım her saniye icin mutlu olmaya çalışmaktan.
devamını gör...
aşık olduğum, bayıldığım, hayran olduğum nadide insan.

nerede onunla ilgili bir şey görsem yazmaktan, konuşmaktan kendimi alamıyorum.
devamını gör...
zarafet kelimesinin ete kemiğe bürünmüş hali ve sinema oyuncusudur.
devamını gör...
çok güzel bir oyuncu. doğum adı audrey kathleen ruston imiş. güzelliği, tatlılığı, zerafetinin yanında nasıl bir karakteri olduğunu the children's hour filminde oynadığı rolü ile göstermiştir.
devamını gör...
genel kanının aksine kısa saç yakışmayan kadın.
devamını gör...
dünyada savaş yaşanıyor olsa, o savaşın içinden dans ede dans ede geçip işini yapabilsin diye ayaklarının altına kırmızı halı serebileceğiniz bir kadın.



kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
cennetteki hurilerin ''ete kemiğe büründüm audrey diye göründüm'' buyurduğu hatun kişisi.
devamını gör...
gelmiş geçmiş en zarif ve güzel kadınlardan biridir benim için. kedilerle o kadar çok pozu var ki, bu denli düşkün olduğunu bilmiyordum.
bir tanesini; richard avedon tarafından 1959 yılında kedisi simon'la çekilmiş fotoğrafını bırakayım.

yağmur bir pencereye bu kadar yakışabilirdi.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
hollandalı bir anne ve ingiliz babanın evladı olarak doğmuş, 1929/1993 yılları arasında yaşamış dünyanın en güzel kadınlarından biri kabul edilen oyuncu.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bazı filmleri

benim tatlı meleğim
sabrina
insanlık uğruna
devamını gör...
bahçeli'nin metin yazarları tarafından keşfedilmemiş olmasını şaşırtıcı bulduğum old'ların kraliçesi. kafiyeli redifli ama mantık kırıntısı barındırmayan iğnelemelerinde* kullanılabilirdi. hans'lar, toni'ler, herkel'ler değeri yok muydu be?

"audrey hepburn
ekrem hep bön!!!"
devamını gör...
nadiren bayıldığım kadınlardan. yüzündeki ifadeler ve bunların güzel yansıması hoşuma gitmişti. zerafet ve nezaket kraliçesi gibi duruyor. yüzü minicik, bebeksi masumluk ve tatlılık içinde. bebek yüzü sever gibi sevme isteği uyandırıyor. içi ve dışı bir gibi. ve hayırsever oluşuyla daha çok sempatimi kazanmıştı. sevimli boğa burcu kadını. :)
ıı. dünya savaşında nazilerin olduğu hollanda da yatılı okulda okumuş, bale eğitimi almış ve birinin keşfi ile ilk yan oyuncu olarak oynamış. 4 kez "en iyi kadın oyuncu ödülü" nü almış, bununla sınırlı mı hayır başka ödülleri de vardı.
moda ikonu; kısa saç stili tatlılığına havalı bir görüntü katmıştı. uzun mu kısa mı karar verememiştim. baya saç stili var ama kısalarda gözüme uzun hâlinden daha güzel kareler takılmıştı.
ve 63 yaşında bağırsak kanseri ile hayatını kaybetmiş. -_'-
devamını gör...
twitter'da trt arşiv hesabından türkiye'ye geldiğinde haldun dormen'le yaptığı röportajın videosunu izledim. gerçi 1988'de türkiye ziyaretini net hatırlıyorum ve o programı da izlemişimdir ama dedikleri aklımda kalmamış. aslında sinemayı uzun süre önce bırakmış, unicef'in iyi niyet elçisi olarak dünyayı geziyordu. gelişi de 23 nisan çocuk şenlikleri'ne katılmak içindi. yani esas programda halit kıvanç'la beraber ankara'da şenliklerde sunum yapmış hem türk hem de dünya çocuklarıyla kucaklaşmıştı.

ben audrey hepburn'un güzelliği, zerafet ve asilliği hakkında bir şey söylemeyeceğim. zira beyazperdenin en güzel yüzlerinden birisi olduğu su götürmez. bunun için benim ekstra görüş belirtmem yersiz. esas dikkatimi çeken haldun dormen'in programında sorduğu sizi tekrar filmlerde görecek miyiz sorusuna verdiği cevaptı. şöyle diyordu: '' bana teklif edlien roller ya çok şiddet içeren filmler ya da yaşımdan genç karakterler oluyor. insanların yaşından genç göörünmeye çalışmasını komik buluyorum.''

bir zamanlar facebook'ta onun resmini paylaşan yabancı bir arkadaşa kadınlığın gururu diye yorum atmıştım. hakikaten bu sözlerde bile kadınlara ve tüm insanlara ders var. dünyada herkesin güzelliğine hayran olduğu bir insan mealen diyor ki : güzelliğin getirdiği şatafat ve övgüyü yaşadım. insanların saygısı ve sevgisini ise tavırlarımla kazandım. hayatın bana getirdiği gerçeklerden kaçmayıp, yaşımın gereğine uygun davranacağım. ne estetik ne de abartılı kozmetiğe başvurmadı. şimdi dünyanın dayattığı estetik algısı hem kadınlarımızı hem de erkeklerimizi ne hale sokmuş. monica belucci'nin yandan yemişine benzeyen yüz binlerce kız çocuğunun sosyal medya üzerinden takipçi kastığı bir döneme denk geldik. galiba audrey hepburn, mutlu bir yaşlı kadın olarak öldü. bize de ruhsuz plastik bebeklerle yaşamanın hüznü kaldı.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"audrey hepburn" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim