bölüğümüzün astsubayıydı. yani idari işlerle ilgileniyordu. bir askere göre fazla şişmandı, normal bir insana göre de öyle. benim her zaman şişkolara karşı sevimsiz önyargılarım vardı, hiçbir zaman aşamadığım. ne diye bunları mezardaki solucanlara ziyafet çekme hevesi bürümüştü ki yani? bu ne azim?

askerliğimin bitmesine son iki ay kala elime silah almayı reddetmiştim. ben artık bu işte yoktum. bütün olan biten bana saçma gelmeye başlamıştı. o da, yani şişko elime silah alıp, nöbete varmam konusunda ısrarcıydı. bende silahsız olma konusunda ısrarcı. gitmedim onun dötünü kollamak üzere olan nöbetlere.

sen korkak mısın diyordu bana. diyordum; korkak olsam, senin emrine karşı gelmez ve elime silahı alıp, nöbete ya da dağa giderdim. bir şey söyleyemiyordu öyle diyince. iki ay boyunca mobbinge uğradım. yine de pes etmedim. çünkü onların tırt savaşı ilgimi çekmiyordu. beni bulaşığa veriyordu hep, ya da kimsenin asla istemediği tırt işlere. bu şekilde gidip kendisine yalvarmamı ve silah almamı bekliyordu ama hiçbir zaman olmadı. son iki ay boyunca asla elime silah almadım. ne yaparsa yapsın, beceremedi.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"aykut astsubay" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim