1.
canımız melikşah altuntaş'ımızın pazar günleri saat 20.00'de instagram hesabı üzerinden paylaştığı video serisidir. deneyimleri ve hisleri üzerine konuştuğu video serisi hem çok eğlenceli hem bir o kadar kederlidir. insanı boğar boğar duvara atar yani öyle de bir keder var ortada. karantinada canınız mı sıkıldı? tüm dizi&filmleri emcürdünüz ve izleyecek hiçbir şeyiniz mi kalmadı? ya da sadece kendinizi mutsuz etme mazoşisti misiniz? o zaman bu seriyi izleyerek hoşça vakit geçirebilirsiniz.
devamını gör...
2.
bölüm 4
"herhangi bir noktada herhangi bir güç bulabildi mi acıyla baş eden? "
"herhangi bir noktada herhangi bir güç bulabildi mi acıyla baş eden? "
devamını gör...
3.
bartu küçükçağlayan aracılığıyla (mücbir sebepler) keşfettiğim melikşah altuntaş'ın yeni projesi. insanda mekiği sevmekten mıncıklama isteğine kadar tüm güzel duyguları uyandıran ve yüze tatlı bir tebessüm yayan video konsepti.
devamını gör...
4.
bizim için adeta bir hediyedir melikşah altuntaş en azından ben bu kadar iddialı düşünüyorum. kendisi duysa "biraz abarttın mı be sanki" diyebilir belki * melikşah'ın bize hediye olması yetmezmiş gibi bir de bize az tt denilen bir overdose gift* yükledi demek istiyorum.
az tt içinde bulunduğumuz şu saçma sapan şey*den kurtulmak için sığınmamız gereken bir kaç güzel dakikadır bize. boğazımızdaki düğümün açılması için bir gayrettir.
izlerken içimdeki umutsuzluğun, karamsarlığın büyüklüğünü fark ediyorum ama bir yandan da o isyan etmeye hazır halimi sarıp sarmalayan bir yumuşaklık geliyor hemen. az tt izlerken kesinlikle bir kaç damla yaşa sebep oluyor ama bir tebessümle ve melikşah'ın kargocuyla yapılan small talk* betimlemesi kadar gerçek bir "hayır ağlamıyorum" anları yaşıyorsunuz.
4üncü bölümde dediği gibi "sobaya elimi bir kez basmışım ama yetmemiş gibi" yeniden yeniden izliyorum. eğer şu kadar yazının içinde kendinize dair bir kelime, bir his bulduysanız siz de izlemelisiniz.
teşekkürler mekik *
az tt içinde bulunduğumuz şu saçma sapan şey*den kurtulmak için sığınmamız gereken bir kaç güzel dakikadır bize. boğazımızdaki düğümün açılması için bir gayrettir.
izlerken içimdeki umutsuzluğun, karamsarlığın büyüklüğünü fark ediyorum ama bir yandan da o isyan etmeye hazır halimi sarıp sarmalayan bir yumuşaklık geliyor hemen. az tt izlerken kesinlikle bir kaç damla yaşa sebep oluyor ama bir tebessümle ve melikşah'ın kargocuyla yapılan small talk* betimlemesi kadar gerçek bir "hayır ağlamıyorum" anları yaşıyorsunuz.
4üncü bölümde dediği gibi "sobaya elimi bir kez basmışım ama yetmemiş gibi" yeniden yeniden izliyorum. eğer şu kadar yazının içinde kendinize dair bir kelime, bir his bulduysanız siz de izlemelisiniz.
teşekkürler mekik *
devamını gör...