bu başlığı açan arkadaşa istanbul sözleşmesi ve toplumun arasında bağ olmadığını bozuk zihniyetin zaten var olduğunu belirtmek isterim.çocuğun yaptığı doğru olmamakla beraber bunu feminizme topluma mal etmekte bir o kadar yanlıştır!doğuda doğum evine bir gidin ve oturup izleyin olur mu 16 17 yaşında kızların babası kimi dayısı tarafından tacize nasıl uğradığını hamile kaldığını.sorun şu anki yasalar.kadını korur gibi gözüküp kadını mahveden yasalar namus derim öldürürüm 6 ay yatar çıkarım diyenler ak ile karayı ayırın lütfen! ve diyorum istanbul sözleşmesi yaşatır
devamını gör...
ilk yazarımızın beyanına katılmakla beraber ikinci yazarımızın yanlış anladığı bir nokta olduğunu belirtirim.

medya yoluyla pompalanan feminizm, istanbul sözleşmesi gibi toplumumuzun ve insanların yapısına uymayan akımlar

diyerek mevzuyu açıklamıştır.

medya, türkiyede doğru yansıtmak için değil prim için çalışıyor. bu yüzden medyatik mevzular genelde yanlış anlaşılır.

ha keza türk toplumunun araştırmaktan ve öğrenmekten uzak olduğu bilinen bir gerçektir. bu yüzden parmak basılan nokta burasıdır. bilmeden, duyulana göre hareket edilir. bu yüzden de bu tip mevzular ortaya çıkar.

t:daha önce de duyduğum bir sorun
t2:ahlaki yozlaşmamıza örnek olabileceğini düşündüğüm hede.
devamını gör...
toplumumuzun yapısına uymayan akımlarla bu haberin ne alakası var anlamadım. ben burada yanlış yapan kız çocukları ve yanlış yapmalarına sebep olacak kadar onları korkutmuş bir baba görüyorum. toplumumuzun yapısına uymayan akımlar diye bahsedilenler de kadınların uğradığı orantisiz güç, öldürülmeleri sonrası tahrik indirimleri ve ikinci insan görülmesi ve buna benzer son derece çağ dışı olaylarla savaşan felsefelere sahip görüşler, vakıflar ,insanlar... iyi ki olanlar .
devamını gör...
buna benimde bir yorumum olsun. insanlar yaptıkları eylemlerin sorumluluklarını alması gereken canlılardır. bize verilmiş olan bir akla sahibiz. akşam acılı çiğköfte yersen tuvalette yarım saat takılırsın gibi. yaptıkları hatayı evlerinde onları yetiştiren adama anlatmak yerine babamız affedersiniz bizi düdüklüyor şeklinde bir itamla savcılığa aktarmak sonrasında bunun bir gerçekliğinin olmaması sebebiyle attıkları iftirayı geri çekmek fakat sundukları ilk beyanın hukuk sistemi üzerinde son zamanlarda olması gerektiği gibi kadın hakları açısından çokta bir öneminin olmamasıyla babaların tutuklu yargılanması sonrasında bunu marifetmiş gibi sosyal medyaya ve medya basın kuruluşlarına reklam etmek. bunu yapmadan önce de verdikleri ifadenin vicdani yönüyle intihara kalkışmak gibi saçma bir eylemi yerine getirmek. bu iki ucu kakalı değnek falan değil bu bir samuray yıldızı ve her ucu kakalı.

bu haber ve sosyal medya sayesinde o suçsuz babamız tutuksuz yargılanacaktır. fakat bunun toplumumuza getireceği inanılmaz ve geri dönüşü olmayan bir toplumsal travma oluşturacağı kesin. bir baba gerçekten kızlarına cinsel istismarda bulunduğunda aslında bu iftira diyebilme ve bu ahlaksızlığını böyle bir beyanın arkasına saklayabilme imkanı bulacaktır.

burada suç kimin sorusu hepimizin akıllarında. suç evlenme beyanı ile kandıran ve kaçan çocuğun mu? babasından korkup babasını şikayet eden kızın mı? yoksa çok baskıcı bir şekilde evlatlarını yetiştiren geçmişten gelen ataerkil topluluğun günümüze yansımalarından olan babanın mı? suç burada aslında herkesin dağılımlarını yapmak kişiden kişiye göreceli olarak değişir. ama buradaki en büyük suç çocuklarımızı senelerce eğitmeyen, toplumsal kimlik, ahlak, oluşturmayan eğitim sistemimize aittir. okuyan bir insan yaptığı eylemlerin sonuçlarının neler olabileceğini düşünür. ahlaki ve vicdani yargıları gözetir ve ondan sonra harekete geçer. eğitimli ve eğitimsiz insan arasındaki en büyük fark budur. seneler boyunca okula gitmemize rağmen toplumsal yapımızın felsefesinin neden böyle olduğuna anlam veremediğim "saldım çayıra mevlam kayıra" şeklindeki çocuk yetiştirme şeklini aynı şekilde devletin bireylerine sunduğu üniversite de okuduğunda genel olarak 16 yıl süren eğitim sisteminin bu toplumsal argümanı desteklemekle kalmayıp, bunu tamamen insanımıza ve çocuklarımıza belletmesiyle bu toplum içerisinde yaşayan bireyler ahlak bakımından yoksun, vicdani bakımdan yetersiz, ileri görüşlülük tarafından ise berbat durumdalar. bugünün ve geleceğin dünyasını inşa edecek olan gençliğimiz azınlık farklılıklarını çıkardığımızda iki taşı üst üste koyacak durumda dahi değildir.

bugün bir kız babasını cinsel istismar sayesinde tutuklata biliyorsa bunun doğuracağı sonuçları göremiyorsa ve insanlar burada sadece kızı haksız görüyorsa kendi düzenlerinin ve toplumsal sorumluluklarının artmasını istemediklerinden dolayıdır.
devamını gör...
feminizm arttı diye kimse babasını tacizle suçlamaz. yaşananların tek sebebi vardır.
o da toplumumuzda her türlü ahlaksızlığın, hırsızlığın, yalanın, zulmün, iftiranın, adamına göre meşru hatta övünülecek hale gelmiş olmasıdır.
devamını gör...
kızın yaptığı yanlış tamam ama çocuklar neden ailelerine bir şey anlatmaktan korkuyorlar? hataysa hata. herkes hata yapar.
onlardan geçti artık ama bizim (y ve z kuşağının) bilinçli bir şekilde aile kurması gerekiyor.
devamını gör...

son yıllarda medya yoluyla pompalanan feminizm, istanbul sözleşmesi gibi toplumumuzun ve insanların yapısına uymayan akımlar bunların başat sorumluları bence



özetlemek gerekirse son yıllarda "x beni taciz etti" şeklindeki yalan şikayetler çok arttı. bakın nedense son yıllarda artış gösterdi ve bu yalana başvuranlar da hep kadın.


korelasyon ile neden sonuç ilişkisinin farkını bilmeyen veya anlamak istemeyen bir yazar beyanı (bkz: correlation does not imply causation).
devamını gör...
iftiradan dolayı babaları şikayetçi olursa hapse girecek olan sorumsuz kızlardır. allah o babanın yardımcısı olsun. ne hale gelmiştir adam herkes sapık gözüyle bakıyordur. bu kızlar evlat olsa sevilmez. ben o baba olsam kızların ikisini de evlatlıktan reddederim. böyle ahmakça bir şey olabilir mi yahu?
devamını gör...
sorgulayıp gerçekleri anlarsak, iftira atan kadın kalmayacak ve istanbul sözleşmesinin toplumu ne hale getirdiğini göreceğimizi söyleyen yazarın açtığı başlık.
bu tıpkı öğrenciler misket oynamasın, oynarken kavga ediyorlar diyen okul müdürümün cümlesi. yani sorun varsa onu çözmek yerine keyfine göre başkalarının haklarını elinden almaktan utanmayan insanların kafası.
devamını gör...
bu kadınlara açılan başlıklar yetti ama!!

ilk süsü püsü, davranışla ilgiydi konu buraya kadar geldi.

kimse bunları görmüyor mu?

kurucular, adminler, vs vs neredesiniz bunlar nasıl ifadeler?!!

en yakınları tarafından tacize tecavüze uğrayan zavallı kız çocuklarını görme görme ama içlerinden bir kötü örnek çıkınca hööö gadın beyanıı hööö istanbul sözleşmesi höö feminizmmm - bu son ikisi ne alaka? söyliyim sana ne alakası olduğunu içinde o kadar aşağılık kompleksi var ki kadınların haklarını savunmasına tahammülün yok bütün bunları bir şımarıklık olarak görüyorsun, bir düzen bozma olarak görüyorsun-

gerçekten bu nasıl ortam ya

'farklıdır' diye geldik cinsiyetçilik, milli değerlere alenen hakaretler havada uçuşuyor.

böyle devam ederse kaliteli yazarların çoğunu kaybeder bu sözlük. popüler olup üç beş çomar daha dolar. çoğunluk olması kaliteli olduğu anlamına mı gelir peki?

yazık size yazık!!
sizin adınıza ben utanıyorum.
o istismara uğrayan çocukların gözyaşlarında boğulun diyeceğim de nerede siz de o insanlık!!
devamını gör...
kötülük, cinsiyet tanımaz. ne feministim ne de ataerkiyi savunan bir bireyim. doğruyu yanlıştan ayırmayı bilen, aklı başında biriyim sadece.

başlığı açan arkadaş tanımında ''medya yoluyla pompalanan feminizm'' ifadesini kullanmış, emin olun pompalanan feminizm, ataerki medyadan daha tehlikeli değildir. feminizm cinsiyetçiliğe karşı oluşturulan bir harekettir. kadınlar için ortaya çıkmamıştır. erkekler için de faaliyet gösterir fakat ne yazık ki ataerki medya sadece sütyenlerini fırlatan, tüylerini almayan insanları feminist olarak haber yapmaktadır. ataerki medyadan öğrendiğiniz şeyleri lütfen doğruymuş gibi lanse etmeye çalışmayın. sonumuzu getiren şey, ataerkidir.

haberdeki kızlar saf kötü. kötü erkekler olduğu gibi kötü kadınlar da var elbette. bu tarz iftiraları atanlar var maalesef fakat bu gerçekten tacize, tecavüze uğrayan insanları da haksız çıkartmaz. daha geçenlerde polatlı'da bir baba çocuğuna defalarca tecavüz etmiş, kız kendi babasının çocuğuna hamile kalmıştı! ne çabuk unuttunuz? aynı şekilde bugün şahit olduğum ''kadın cinayetleri bu yüzden oluyor işte'' ''senin gırtlağını sıkarım'' diyen bir avukata ev sahipliği yapan bir ülkeyiz. kadın düşmanlığından geçilmiyor ülke. bu yüzden kadınların taciz, tecavüz ile ilgili söylemlerine daha çok dikkat edilmeye çalışılıyor. tecavüzün zaten kanıtı olur fakat tacizin somut kanıtlarından çok psikolojik sonuçlarından oluşan kanıtlarına bakılması gerekir.

hulasa, insanlar kötü ve her şeyi çıkarları için kullanan çok fazla kişi var. fakat bu gerçekten cinsiyetçiliğe uğrayan, istismar edilen, taciz- tecavüz edilen, iftiraya uğrayan, tehdit edilen hatta öldürülen insanların olduğu gerçeğini değiştirmez. feminizmi suçlamaya çalışmak saçmalık olacaktır çünkü feminizm zaten cinsiyetçiliğe karşı gelir. onu yanlış yansıtmaya çalışan ataerki medya ve feminizmi yanlış anlayan bazı kadınlar(kendilerine feminist diyen) ve erkeklerdir.
devamını gör...
haber korkunç hem de pek çok açıdan

evlilik vaadiyle kandırılan genç kadın, kendi, annesi ve ablası üzerine çekilen kredileri ödeyemez hale gelir ve eve gelen haciz tebligatlarını babasına açıklayamayacağı için ablasıyla plan yapıp uzun zamandır babası tarafından taciz edildiği iddiasıyla şikayetçi olur.

baba böyle bir şey olmadığını söylese de tutuklanır.

babalarının çok öfkeli olduğunu söyleyen kardeşler ona borçları açıklayamayacakları için bu iftirayı atarlar.

tutuklandıktan 4 ay sonra görülen mahkemede babaya atılan iftira dense de tutukluluğun devamına karar verilir.

genç kız vicdan azabından bileklerini keser ama kurtarılır.

kadının beyanından şüphe edileceği için babaları kadar başka kadınlara da verdikleri zarar umarım vicdanlarını her gece yaralamaya devam eder.

evlilik vaadi nedir arkadaş, hayatta başka amacınız olmaması kadar korkunç bir şey olabilir mi?

kendinizi para ile sevdireceğinizi düşünmeyin, başkasını da parası için sevmeyin. sokakta 5 lira isteyen kadını terslersin ama elin adamına sevsin diye binlerce lira verirsin, bu ne aymazlıktır.

upuzun yazmışım ama hakikaten çok canım sıkıldı bu habere, evlerden uzak.
devamını gör...
istanbul sözleşmesini nerenizle okuyorsunuz kurban olayım? okuyor musunuz, ondan da emin değilim. istanbul sözleşmesi kadınlara iftira hakkı tanımıyor. 'kadın beyanı esastır' gibi bir saçmalığı da önermiyor. istanbul sözleşmesi kadına yönelik eşitsizlik ve şiddetin her türlü toplumsal, kültürel, dini olgu ve yapıların aracılığıyla meşrulaştırılmasının kabul edilemeyeceği anlayışıyla düzenlenmiş bir uluslararası hukuk metni.
bu habere konu olan olayda temel sorun 'kadın beyanı esastır' anlayışı ki, bu anlayış saçmalıktan ibaret. hukukta, beyan asla esas alınamaz. suç kanıtlanmalıdır. suçlu olduğu kanıtlanana kadar da herkes masumdur. bir toplumda cinsel istismar ve cinsel saldırı suçlarını açığa çıkarmanın ve azaltmanın yolu beyan üzerine tutuklama değildir, olamaz. bu sadece, insanların adil yargılanma haklarına zarar verir.
devamını gör...
atlaya atlaya okudum belki gözden kaçmıştır ama şu cümleyi yazacak feministleri aradı gözüm :
" ee kızlar böyle yapmasaydı da babaları onları öldürse mıydı ?" malum feministler meseleye mesele diyemedikleri için , eşitlik ayağına pozitif ayrımcılığı savunduğu için bu tür cümleler çok kullanılmaya başlandı. kadın adama şiddet uygulayınca , vurunca , öldürünce " öyle yapmasaydı da şöyle mi olsaydı ?" diyorlar. bu haber için de demelerini beklerdim.
devamını gör...
koca koca harflerle yazmak isterim arkadaşlar ama maalesef sözlükte olmuyor. şimdi hep birlikte tekrarlayalım:

cinsiyet farketmeksizin her şikayette önce mağdurun beyanı esas alınır. beyanı veren kişi çocuk/yetişkin fark etmeksizin mağdurun beyanı her zaman önceliklidir. bunu aklımıza kazıyalım.

öncelikle geri zekalıyla anlatır gibi anlatırsak eğer feminizm sosyal hak bağlamında kadın ve erkek eşitliğidir ve sizi yemeyecektir. feminist değilim diyen kadın arkadaşları teessüf ederim, türkiyede yaşayıp da hayatında bir kere istismar edilmemiş bir kadın yoktur. kendi yaşam hakkınızı ve kişisel alanınızı siz savunmazsanız sizi anlamayanlar hiç savunmaz.

kadınların iftirasına gelirsek eğer, her yerde belli durumları istismar eden insanlar vardır ve olacaktır. bu ülkede hiçbir şey yapmadığı hâlde kırk yıl hapis yatan insan var. onların geri zekalılığı, yaptıkları tek şey temel insan haklarını savunmak olan bir topluluğa mâl edilemez.

aklı havada iki insan bu mağduriyeti sömürdü diye o mağduriyet yok olmuyor. öldürülen kadınlar dirilmiyor. sistematik kadın cinayetlerini engellemek adına hazırlanan istanbul sözleşmesini bir çırpıda silip atanların da açıp okumasını tavsiye ederim erkekliğinize zeval gelmez. feminizm hakkında açıp vikipedi bile bakmamış insanların feminizmi bir kanser gibi görüp "feminist değilim ama... feminizmi desteklemiyorum ama..." demeleri de beni deli ediyor. temel insan hakkı olan yaşamı savunmak ayıp bir şey değil. bunu da tekrar tekrar kendimize ayna karşısında söyleyelim lütfen.

cinayeti küçük bir çocuğun dahi saptayabileceği davalarda katilin serbest bırakıldığı mahkeme kapılarında adalet dilenmek zorunda kalmak pek güzel bir şey değil. o yüzden rica ederim hiçbir şey yapmıyorsanız bile bu olay üzerinden feminizm boklamadan önce "ben niye yaşam hakkını savunan insanlara iki kadının salaklığını mâl ediyorum ya" diye düşünün.
devamını gör...
judas nickli yazardan alıntı "her yerde belli durumları istismar eden insanlar vardır ve olacaktır. "

konunun özeti bu cümle.

diğer yandan baba pek çok açıdan suçludur. çocuklarını korkuyla büyüttüğü için başına bunlar gelmiştir. otoriter baba figürü aile içerisinde nadir durumlarda böyle sorunlara sebep olabilir. bakınız nadir diyorum, nadir.

ingiltere'de filan olsaydı bu olay, dava emsal niteliğinde olurdu. aile içi yozlaşmışlıkları istanbul sözleşmesi'ne ataçlamak doğru değildir, propaganda yapmayın.

burası sözlük. propaganda yeri değil. fikrini söyle, hipotezini temele oturt ve eleştirilere hazır ol.
devamını gör...
ya balım 'kadin beyanı esastir' demek kadın ne derse doğru hadi hapse atalım ceza verelim demek değil.
gel anlaşalım.
'kadin beyanı esastir'demek.normalde dava açmak için aranan yeterlilikleri bu davarlarda aramamak demek.yani kadın beyanı sadece dava açılabilirligi hızlandırıyor ,davanın sonucunu etkilemiyor.dava yine kanıtlar çerçevesinde değerlendiriliyor.

peki böyle bir şeye niye ihtiyaç duyulmus.
örneğin 'cok tatlı görünüyorsun' kötü bir söz değil. kadın derse ki bu sözü bana kişi beni rahatsız etmek icin söyledi derse sözün tüm masumiyetine rağmen kadının hissinden yola çıkarak dava açılıyor.cunku bir sozun hakaret ve rahatsız ediciligi karşı tarafın hissiyatina bağlı.

son olarak neden bu ayrıcalık sadece kadınlara.keske bu pozitif ayrımcılığa ihtiyaç duymayacak bir dünyada yaşasak.

burda neresini yanlış görüyorsunuz da karşı çıkıyorsunuz lütfen bana anlatın.erkekler neyden rahatsız oluyor bu noktada.
devamını gör...
çok komiksiniz gerçekten... niyeyse bir namus cinayeti işlendiği zaman bağırıp çağırıyor bu nasıl insan öldürme sebebi olabilir?! diye naralar atıyorsunuz... ama her ne hikmetse öldürülen bir erkek olunca ve öldüren kadın olunca niyeyse gıkınız çıkmıyor... geçmiş yıllarda yaşanmış bir olayı anlatmak isterim; kızın biri, bir oğlana bana tecavüz etti çocuğum ondan dedi... herkes o çocuğu linç etti... kızın babasıda o oğlanı öldürdü... sözde insan hakları savunucusu şovmenler her ne hikmettir ki ses çıkarmadı... sonradan ortaya çıktı ki o çocuğun kızı tanıdığı bile yokmuş... kız başka biriyle cinsel ilişkiye girmiş hemde isteyerek! tabi kız sevgilisini yakmak istemediği için başka birine iftira atmış... tabi kendim verimde diyemeyeceği için tecavüz etti demiş... neticede "kadının beyanı esastır"(!) kızın bile isteye peydahladığı çocuğun kimden olduğuna dahi bakılmadan masum birisi suçlu ilan edilmiş... işte istanbul sözleşmesi budur...


gelelim entrye: babası dediğim olayda ki gibi bir durum yaşadıysa dediğim gibi buna kadın terörü denir... lakin... eğer iddia edilen gibi baba böyle gurursuzca bir davranışa kalkıştıysa... vurun başını geçirin bir mızrağa meydan meydan gezdirin kellesini...
devamını gör...
maalesef mesleğimiz gereği sıkça karşılaştığımız bir mevzu cinsel istismar. bu şekilde kötüye kullanan, karşısındakini taciz iftirasıyla tehdit edenlerin sayısı maalesef azımsanmayacak kadar çok. istanbul sözleşmesinin çok kötü bir uygulamasını sergiliyor türk halkı ve türk yargısı.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"babalarını taciz iftirasıyla hapse attıran kızlar" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim