1.
sümer mitolojisinde ve eski tabletlerde adı zikredilen bir bahçıvan. ama öyle basit bir bahçıvan değil. muazzez ilmiye çığ, bereket kültü ve mabet fahişeliği adlı kitabında onun hikayesine yer veriyor. kabaca şöyle bir hikayesi var;
bu bahçıvan bey, bahçesine bayağı bağlıymış. en güzel meyveleri ve bitkileri yetiştirebilmek için ziyadesiyle mesai harcarmış. ancak ne kadar uğraşırsa uğraşsın, güneşin delici ışınlarının bahçesindeki meyveleri kurutmasına engel olamazmış. bu durum adamda takıntı haline gelmiş. oturmuş bütün gökyüzünü, yıldızları incelemiş. konumlarını vesairelerini belirleyip notlar almış. artık notları nasıl aldı bilemiyorum. koca koca kil tabletlere kazımış olabilir. yani bayağı meşakkatli bir iş. nihayetinde bahçeyi kurtaracak fikre ulaşıyor. yaprakları geniş büyük bir ağaç yetiştirmeyi başarıyor. ağacı yerleştiriyor bahçenin ortasına. gel zaman git zaman bahçe günden güne güzelleşiyor.
tanrıça inanna bir gün gezintiye çıktığı esnada, bu bahçe kendisinin dikkatini çekiyor. bayılıyor bahçeye ve büyük ağacın altında dinlenmek üzere uzanıyor ve uyuyakalıyor. işte mevzu da burada başlıyor. ırz düşmanı bahçıvan, tanrıçaya uykusunda usulca yaklaşıyor ve tecavüz ediyor. inanna uyandığında tecavüze uğradığını anlayınca doğal olarak sinirden köpürüyor ve bahçıvanın yediği herzenin hesabını tüm insanlığa çıkarıyor. yeryüzündeki bütün kuyu sularını kana çeviriyor. yani ben bu kısmı anlamıyorum açıkçası. tamam bu haysiyetsiz ırz düşmanı bir halt yemiş bunun cezasını niye tüm insanlığa çıkarıyorsun ablacım. bu hergeleyi iğdiş et, olsun bitsin. ondan sonra bu hergele de yandım anam deyyu ortada arzı endam etsin. hem böylece sümer tabletlerindeki kayıtlarda adı hadım şukkalituda diye geçerdi de, belki millet biraz akıllanırdı. neyse artık olmuşla ölmüşe çare yok. tabi inanna'nın şukkalituda'yı bulmadığı için böyle yaptığı anlatılır ama ben bunları yemem! koskoca tanrıça aciz bir insanoğlunu nasıl bulamıyor arkadaş? fare deliğine girse bulup çıkarması lazım. yani o kısım bana pek inandırıcı gelmiyor. * *
peki bu hikâye niye önemli? bu hikâye biraz farklı versiyonları ile hem tevrat'ta hem kuran'da yer alıyor. yani benzerlikler ziyadesiyle fazla. kalkıp şimdi o sorgulamalara vesairelere girmeyeceğim zaten. merak eden kendisi açar okur. benim derdim ırz düşmanı şukkalituda ile! söz uçuyor, yazı ise kil tablete kazınsa bile kalıyor. samuel noah kramer senin gibi bir ırz düşmanını 1964 yılında bile ifşa edebiliyor. sonra bizde muazzez ilmiye çığ sayesinde senin şerefsizliklerini öğrenebiliyoruz. bu yüzden yazı mühim. mühim yani. yazın o yüzden elinizi korkak alıştırmayın.
bu bahçıvan bey, bahçesine bayağı bağlıymış. en güzel meyveleri ve bitkileri yetiştirebilmek için ziyadesiyle mesai harcarmış. ancak ne kadar uğraşırsa uğraşsın, güneşin delici ışınlarının bahçesindeki meyveleri kurutmasına engel olamazmış. bu durum adamda takıntı haline gelmiş. oturmuş bütün gökyüzünü, yıldızları incelemiş. konumlarını vesairelerini belirleyip notlar almış. artık notları nasıl aldı bilemiyorum. koca koca kil tabletlere kazımış olabilir. yani bayağı meşakkatli bir iş. nihayetinde bahçeyi kurtaracak fikre ulaşıyor. yaprakları geniş büyük bir ağaç yetiştirmeyi başarıyor. ağacı yerleştiriyor bahçenin ortasına. gel zaman git zaman bahçe günden güne güzelleşiyor.
tanrıça inanna bir gün gezintiye çıktığı esnada, bu bahçe kendisinin dikkatini çekiyor. bayılıyor bahçeye ve büyük ağacın altında dinlenmek üzere uzanıyor ve uyuyakalıyor. işte mevzu da burada başlıyor. ırz düşmanı bahçıvan, tanrıçaya uykusunda usulca yaklaşıyor ve tecavüz ediyor. inanna uyandığında tecavüze uğradığını anlayınca doğal olarak sinirden köpürüyor ve bahçıvanın yediği herzenin hesabını tüm insanlığa çıkarıyor. yeryüzündeki bütün kuyu sularını kana çeviriyor. yani ben bu kısmı anlamıyorum açıkçası. tamam bu haysiyetsiz ırz düşmanı bir halt yemiş bunun cezasını niye tüm insanlığa çıkarıyorsun ablacım. bu hergeleyi iğdiş et, olsun bitsin. ondan sonra bu hergele de yandım anam deyyu ortada arzı endam etsin. hem böylece sümer tabletlerindeki kayıtlarda adı hadım şukkalituda diye geçerdi de, belki millet biraz akıllanırdı. neyse artık olmuşla ölmüşe çare yok. tabi inanna'nın şukkalituda'yı bulmadığı için böyle yaptığı anlatılır ama ben bunları yemem! koskoca tanrıça aciz bir insanoğlunu nasıl bulamıyor arkadaş? fare deliğine girse bulup çıkarması lazım. yani o kısım bana pek inandırıcı gelmiyor. * *
peki bu hikâye niye önemli? bu hikâye biraz farklı versiyonları ile hem tevrat'ta hem kuran'da yer alıyor. yani benzerlikler ziyadesiyle fazla. kalkıp şimdi o sorgulamalara vesairelere girmeyeceğim zaten. merak eden kendisi açar okur. benim derdim ırz düşmanı şukkalituda ile! söz uçuyor, yazı ise kil tablete kazınsa bile kalıyor. samuel noah kramer senin gibi bir ırz düşmanını 1964 yılında bile ifşa edebiliyor. sonra bizde muazzez ilmiye çığ sayesinde senin şerefsizliklerini öğrenebiliyoruz. bu yüzden yazı mühim. mühim yani. yazın o yüzden elinizi korkak alıştırmayın.
devamını gör...