bahis şikesi bağımlılığı
başlık "yaşlı bir ermiş nasıl anlamaz tanrının öldüğünü" tarafından 17.12.2025 00:56 tarihinde açılmıştır.
1.
fatih çocukluk hayali orduspor'da oynayan ortalama yetenekte bir ortasaha futbolcusuydu. 2019-2020 sezonunda orduspor'da parlak bir sezon geçirmişti ve 2020 yılında orduspor'dan fenerbahçe'ye fenerbahçe için cüzi bir ücret karşılığında transfer olmuştu. kadıköy ekibi onu hamle oyuncusu olarak düşünüyordu. ancak ileride kendinden bekleneni aşacaktı, buna ilerleyen satırlarda değineceğiz.
fatih iyi çocuktu ama bir zaafı vardı, bahis oyunları bağımlısıydı o. bilirsiniz futbolcuların futbol bahsi oynaması yasaktır. fatih 10 yaşından beri fake hesaplarla bahis sitelerinden futbol bahsi yapardı. o zamanlarda büyük bir futbolcu olduğunu tahmin etmiyordu, bağımlı olsaydı ne olurdu ki sanki? ama zaman, yetenek ve emek onu fenerbahçe futbolcusu olacak kadar büyük bir futbolcu yapacaktı.
bu karadenizli çocuk fenerbahçe'ye transfer olduktan sonra ilk zamanlarda yedek kulübesine hapsolmuştu. ilk yıl koskoca sezonda önemsiz birkaç maç olmasa hiç süre almamış olacaktı. sezon sonuna doğru ortasaha'dan 1 futbolcu sakatlandı 1 futbolcu ise cezalı duruma düştü. bu onun için kaçırılmaması gereken bir fırsattı. sarı-lacivertliler için çok büyük bir maça galatasaray maçına ilk 11'de başlayacaktı. bunu öğrenen bizim bahisçi arkadaş "fenerbahçe kazanır" bahsine tam 6 aylık maaşını yatırdı. maçta sanki hayatının ilk maçıymış gibi yırtındı durdu. sarı kanaryalar maçı kazandı. taraftarlar onun mücadelesine hayran kalmıştı, "ne kadar yürekten oynayan bir futbolcu" diye herkes onu konuşuyordu. halbuki o fenerbahçe için değil oynadığı bahis için yırtınmıştı.
teknik direktör onun bu mücadelesine kayıtsız kalamadı. yedek kulübesinde oturmaktan kurtulmuştu artık. herkes onu kısıtlı yeteneklere sahip ama yürekten oynayan bir futbolcu olarak tanımlıyordu. insan babasının takımında bile bu kadar tutkuyla oynamazdı. garipti. bu tutku onu 2023 yılında fenerbahçe kaptanı yapacaktı.
kadıköy ekibinin taraftarları ona artık "komutan" lakabını takmıştı. bir fenerbahçe-galatasaray maçına fenerbahçe lehine tam bir yıllık maaşını yatırdı. delilikti bu. galatasaray ilk yarı 2-0 öne geçti. bizim küçük enişte delirmişti. devre bitince soyunma odasında bütün futbolcuları "kavga etmiyorsunuz, kavga edin, rakibi ısırın, top geçsin ama adam geçmesin" diye bir güzel haşladı. sarı kanaryalar o gün maçı çevirdi. bütün stad "komutan, komutan" diye inliyordu. ancak onun derdinin fenerbahçe olmadığını kaybedeceği paraları olduğunu sonradan anlayacaklardı.
fatih aslında bahis işini bırakmak istiyordu. her defasında "son kez oynayacağım ve bırakacağım" diyordu. ama o son bir türlü gelmiyordu. çünkü "bahis işini bırakırsam heyecanımı kaybederim." diye korkuyordu. onu ateşli bir futbolcu yapan sadece bahis oynamasıydı sanki. en yakın arkadaşına "uyuşturucu bağımlılarının yardımsız uyuşturucuyu bırakması nasıl çok zorsa benim de bahsi bırakmam öyle zor işte" derdi hep.
bir gün bizim komutan bir avrupa maçında "maçta kırmızı kart olur" bahsi oynadı. dakika 60 oldu kırmızı kart yok, 70 oldu yok, 80 oldu yok. fatih skor tabelasına değil hakemin arka cebine bakıyordu artık. iş başa düşmüştü. o kadar parayı kaybedemezdi sonuçta. maçın son dakikalarında bir futbolcuya kafa attı. kırmızı kart gördü. kırmızı kart gördüğünde hissettiği duygu üzüntü değil, rahatlamaydı. bahsi kazanmıştı. saf taraftarlar da sandı ki bu adam fenerbahçe için kavga ediyor. kırmızı kart görüyor. "komutan yaa bu adam".
bir gün fenerbahçe'nin komutanı bir bahis operasyonuyla gözünü açtı. kendisinin de sahada olduğu tam 100 maça bahis oynamakla suçlanıyordu. "bağımlıydım, bırakamadım, sahaya şike yansımadı, ne yaptıysam fenerbahçe için yaptım" gibi kelimelerle kendini savundu. ama nafileydi. futbolculuğuyla birlikte bütün itibarını da kaybetti ve 5 yıl hapsine karar verildi.
orijinal haber: fenerbahçe kaptanı mert hakan yandaş'ın bahis yaptığı gerekçesiyle gözaltına alınması. bu haberi hikayeleştirme denemesi yaptım. sevgiler.
fatih iyi çocuktu ama bir zaafı vardı, bahis oyunları bağımlısıydı o. bilirsiniz futbolcuların futbol bahsi oynaması yasaktır. fatih 10 yaşından beri fake hesaplarla bahis sitelerinden futbol bahsi yapardı. o zamanlarda büyük bir futbolcu olduğunu tahmin etmiyordu, bağımlı olsaydı ne olurdu ki sanki? ama zaman, yetenek ve emek onu fenerbahçe futbolcusu olacak kadar büyük bir futbolcu yapacaktı.
bu karadenizli çocuk fenerbahçe'ye transfer olduktan sonra ilk zamanlarda yedek kulübesine hapsolmuştu. ilk yıl koskoca sezonda önemsiz birkaç maç olmasa hiç süre almamış olacaktı. sezon sonuna doğru ortasaha'dan 1 futbolcu sakatlandı 1 futbolcu ise cezalı duruma düştü. bu onun için kaçırılmaması gereken bir fırsattı. sarı-lacivertliler için çok büyük bir maça galatasaray maçına ilk 11'de başlayacaktı. bunu öğrenen bizim bahisçi arkadaş "fenerbahçe kazanır" bahsine tam 6 aylık maaşını yatırdı. maçta sanki hayatının ilk maçıymış gibi yırtındı durdu. sarı kanaryalar maçı kazandı. taraftarlar onun mücadelesine hayran kalmıştı, "ne kadar yürekten oynayan bir futbolcu" diye herkes onu konuşuyordu. halbuki o fenerbahçe için değil oynadığı bahis için yırtınmıştı.
teknik direktör onun bu mücadelesine kayıtsız kalamadı. yedek kulübesinde oturmaktan kurtulmuştu artık. herkes onu kısıtlı yeteneklere sahip ama yürekten oynayan bir futbolcu olarak tanımlıyordu. insan babasının takımında bile bu kadar tutkuyla oynamazdı. garipti. bu tutku onu 2023 yılında fenerbahçe kaptanı yapacaktı.
kadıköy ekibinin taraftarları ona artık "komutan" lakabını takmıştı. bir fenerbahçe-galatasaray maçına fenerbahçe lehine tam bir yıllık maaşını yatırdı. delilikti bu. galatasaray ilk yarı 2-0 öne geçti. bizim küçük enişte delirmişti. devre bitince soyunma odasında bütün futbolcuları "kavga etmiyorsunuz, kavga edin, rakibi ısırın, top geçsin ama adam geçmesin" diye bir güzel haşladı. sarı kanaryalar o gün maçı çevirdi. bütün stad "komutan, komutan" diye inliyordu. ancak onun derdinin fenerbahçe olmadığını kaybedeceği paraları olduğunu sonradan anlayacaklardı.
fatih aslında bahis işini bırakmak istiyordu. her defasında "son kez oynayacağım ve bırakacağım" diyordu. ama o son bir türlü gelmiyordu. çünkü "bahis işini bırakırsam heyecanımı kaybederim." diye korkuyordu. onu ateşli bir futbolcu yapan sadece bahis oynamasıydı sanki. en yakın arkadaşına "uyuşturucu bağımlılarının yardımsız uyuşturucuyu bırakması nasıl çok zorsa benim de bahsi bırakmam öyle zor işte" derdi hep.
bir gün bizim komutan bir avrupa maçında "maçta kırmızı kart olur" bahsi oynadı. dakika 60 oldu kırmızı kart yok, 70 oldu yok, 80 oldu yok. fatih skor tabelasına değil hakemin arka cebine bakıyordu artık. iş başa düşmüştü. o kadar parayı kaybedemezdi sonuçta. maçın son dakikalarında bir futbolcuya kafa attı. kırmızı kart gördü. kırmızı kart gördüğünde hissettiği duygu üzüntü değil, rahatlamaydı. bahsi kazanmıştı. saf taraftarlar da sandı ki bu adam fenerbahçe için kavga ediyor. kırmızı kart görüyor. "komutan yaa bu adam".
bir gün fenerbahçe'nin komutanı bir bahis operasyonuyla gözünü açtı. kendisinin de sahada olduğu tam 100 maça bahis oynamakla suçlanıyordu. "bağımlıydım, bırakamadım, sahaya şike yansımadı, ne yaptıysam fenerbahçe için yaptım" gibi kelimelerle kendini savundu. ama nafileydi. futbolculuğuyla birlikte bütün itibarını da kaybetti ve 5 yıl hapsine karar verildi.
orijinal haber: fenerbahçe kaptanı mert hakan yandaş'ın bahis yaptığı gerekçesiyle gözaltına alınması. bu haberi hikayeleştirme denemesi yaptım. sevgiler.
devamını gör...
"bahis şikesi bağımlılığı" ile benzer başlıklar
bahis
7