kahramanımızın adı ahmet'ti. dışarıda ahmet amcaydı, şeker amcaydı o. evde ise sadece baba, ne kadar baba denilebilirse...
ben ali 17 yaşındayım, dersimin başına oturmuşum, hayatım bu rutubetli odada ders çalışmaya çalışmakla geçiyor, bir gözüm saatte sürekli, ne kadar süredir ders çalıştığımı kontrol etmiyorum hayır, babam olacak adamın eve geliş saati yaklaşıyor, ondan gözüm dakikalarda, yelkovan tıklıyor, parmaklarım kalemi daha sıkı kavrıyor, tırnağım avucumu acıtıyor. bir tık daha, boğazım düğümleniyor, nefesim daralıyor. saat dokuza yaklaşıyor. keşke ahmet kahvede kalsa bugün, bir direğin çakılması gibi o da sonsuza dek oraya çakılsa.
***
merhaba, ben mert 14 yaşındayım, canım ahmet amcam, komşumuz, her şeyimiz, sarıyer'in neşesi, güneş sarıyer'e yeni doğmuşken onu her gördüğümde kalp atışım hızlanır, içim şenlenir. bana her gün hediye alır biliyor musunuz, acaba bugün ne aldı, ahmet amcam'ın işe geliş saatini fenerbahçe'nin şampiyonluğu beklediği gibi, kerem'in aslı'yı beklediği gibi beklerim her gün. şeker amcama kavuşma saatim yaklaştıkça, yelkovanın her tık sesinde bir neşe kaplar içimi.
***
zil çaldı, zilin sesini duyar duymaz ellerimi titreme aldı yine, anksiyete ilaçları işe yaramıyor, benim ilacım bu evden defolup gitmek kardeşim, ne sakinleştiricisi? bu adam bu evde olduğu sürece buda olsan ne yazar, peygamber olsan ne yazar? kapıya gidiyorum, "kim o" diyorum, sert ve kısa bir cevap geliyor: "aç"
***
ahmet amcam sabah 8'de dükkanı açar hep, o gün de dükkanı aynı saatte açıyor, seke seke, içimden tarkan'ın kuzu kuzu şarkısını söyleye söyleye onun yanına gidiyorum, benim ne mırıldandığımı anlıyor hemen, "işte kuzu kuzu geldin ve dilediğince kapandım dizlerine" diyor gülerek ve diz çöküp beni kucağına alıyor, ayaklarım yerden kesiliyor, her iki anlamda da. 14 yaşında koca ergeni kucağında taşıyor. tadelle paketini görünce gözlerim parlıyor, en sevdiğim çikolata! düşünceli amcam. adam benim sakinleştiricim resmen. buda gibi peygamber gibi bir adam bu adam.
***
göz göze gelmemek için gözlerim kapının eşiğinde kapıyı açıyorum ve hemen odama gidiyorum hızlı adımlarla, pedere çıplak gözle bakmak güneşe çıplak gözle bakmaktan daha rahatsız edici, gerçi bakmasan ne yazar ota boka gürler o. bağrışma sesleri yükselince kulaklıklarımı takıp sesi sonuna kadar açıyorum, fayda etmiyor, üstüne kulaklığımı ellerimle kulağımın içine bastırıyorum, yine yetmiyor, avuçlarımın içi sırılsıklam, annem çığlık çığlığa, allah'ım ya bu adam ölmeli ya ben, dayanamıyorum!
***
canım amcamla oyunlar oynuyoruz, benimle sanki yaşıtımmış gibi hiç sıkılmadan oyunlar oynar, keşke bitanecik oyun arkadaşımın oğlu ben olsaydım, ne şanslıdır onun gerçek ailesi, onun gözlerinin içine bakmayı o kadar seviyorum ki, güneş gibi parlıyor gözleri sanki, amcamın yanında kanguru yavrusuymuşum da annemin kesesindeymişim gibi hissediyorum. ama meğer, meğer.....
***
o gün zor da olsa sesler durdu, sakinleştiricimi alıp yattım, başka türlü bu kafa susmazdı, tam uykuya dalmıştım ki, beni hayata bağlayan o şeyi duydum, allah'ım bu gerçek miydi? 17 yıldır ilk defa bedenim bu kadar gevşemişti, 17 yıldır ilk defa 32 dişim stresten değil mutluluktan gözüküyordu insanlara, babam ölmüştü. babam gebermişti. kalp krizi dediler. yaşattığı krizler bu sefer kendi kalbine vurmuştu. hemen abdest aldım, secdeye yattım ve gözümden yaşlar boşanır halde allah'a şükrettim. cehennem odunu olarak onu yanına aldığı için....
***
meğer benim canım oyun arkadaşımı son görüşüm olacakmış o gün. ertesi gün sarıyer'de her zamankinin 2 katı sigara tüttürülmüştü. nasıl olur? yanına ala ala bu kanatsız meleği mi aldın allah'ım? cenaze namazı için camiye gittiğimde alanda sanki justin bieber konser veriyormuş gibi bir kalabalık gördüm. insanlar camii avlusuna sığmamış, yollar kapanmıştı. cenazede kalabalığı görünce şaşırıyorum ama ailesinden kimse gelmemiş. annesi yok, babası yok, karısı yok, çocukları yok. sadece komşular, esnaf, arkadaşları, tanıdıkları, ben. gözlerim tabuta takılıyor, sonra bir anda o gün benimle çocuklar gibi oynadığı an geliyor aklıma. midem bulanıyor ailesinden. cennette görüşmek üzere cennet çiçeğim, hoşçakal.
devamını gör...