en iyi yorumu andrea bocellinin yaptığına inandığım şarkıdır. "öp beni, beni defalarca öp. bu gece son gecemiz olacakmış gibi. secellni sonrasında kaybetmekten korkuyorum. seni yakınımda tutmak istiyorum. gözlerinden kendime bakmak ve senin yanında olmak. belki de yarın çok uzaklarda olacağımı düşün. buradan çok uzaklarda. öp beni, beni defalarca öp. seni sonrasında kaybetmekten korkuyorum." *.
devamını gör...
sevdiğim şarkılardan biri.
devamını gör...
cesária évora 'dan dinlemeyi çook sevdiğim enfes ispanyolca bir parça. hele hele; 2019'da izlediğim cesárıa évora trıbute konserinde onu söyledikleri an... *
devamını gör...
cem yılmaz'ın askerlik anılarında orduevinde gitar çalan askerin çaldığı eser.
devamını gör...
bende sağlam bir kopyası olan los paraguayos lp'de (33lük plak) en sevdiğim versiyonu icra edilen güzel ve romantik bir klasik şarkıdır.
devamını gör...
bu benim bininci tanımımmış. sözlükte bir seneyi devirdik ve yaza yaza ancak 1000 tanım yazabilmişim. * malum; tosbağa olmanın fıtratında ağır aksak ilerlemek var. fıtratımıza halel getirmediğimize göre demek ki doğru yoldayız. belki de değilizdir bilemiyorum. 1000. tanım mevzusunun altını niye çizdim? çünkü bu şarkının bende özel bir yeri var. 1000. tanımda herhalde özel bir şeydir. çünkü adına başlık bile açılmış. kâh ben o başlığa yazmıyorum ama olsun. çünkü kabuğumun kahyası, benim buraya yazmam konusunda bana özel bir istekte bulundu. genelde kabuğum ne emrederse onu yaparım. tüm o güzel tanrılar kabuğuma zeval vermesin dilerim. ama zeus aradan çıkarsa sevinirim. onunla aramız limoni. tanımıma limon sıkmasını istemiyorum. neyse girizgahı çok dallandırıp budaklandırmadan meseleye gelelim zira mevzu hiç iyi yere gitmiyor;

sene sanki metin ali feyyaz... belki de sergen attı şampiyonluk geldi... ya da hiç hiç birisi! bilemiyorum ki... bazen hafızam beni fena halde yanıltıyor. kış uykusuna yattığım ve uyku tutmadığı için bu yaşadıklarım normal olabilir. sizlerde bu konuda benim kusuruma bakmayacaksınız artık.

çok güzel bir kadın var karşımda. daha önce çok defalar birbirimizin kıyısından köşesinden geçmişiz. belki birbirimizi görmüşüz, belki görmemişiz. hep teğet geçmişiz. görsek de bilmemişiz. bilsek de umursamamışız. kafalar dumanlıymış, kafalar karmaşık... parçalı bulutlu havalarda denk gelmişiz hep. parça parça yaklaşıp uzaklaşmışız birbirimizden. fakat bu sefer durum farklı gibi...

çok güzel bir kadın var karşımda ve birbirimizi görüyoruz. hava yine parçalı bulutlu ama bu sefer parça parça tamamlanıyor gibiyiz. bilmem kaç milyon parçalı bir puzzle'ın sanki son parçasındayız. o parçayı takacağız ve her şey tastamam olacak. işte o anda bu şarkı çalmaya başlıyor. gayrı ihtiyari, ağır ağır doğruluyoruz yerlerimizden. ayakkabılarımızı fırlatıyoruz. insanın ayaklarının yere basmayacağı bazı zaman dilimlerinde ayakları gerçekten yere basmalı. yalın ayakla toprağı hissetmeli. toprağın, çimenin, ruhunu sarıp sarmalamasına izin vermeli. yağmur atıştırıyor bir yandan. yalın ayak basarken yeryüzüne, ellerimiz kavuşuyor birbiriyle. ve biz yalın ayak başlıyoruz dans etmeye. ayaklarımız yere basıyor ama sanki basmıyor. garip bir his. şarkı hiç bitmesin istiyoruz. bittiyse de fark etmiyoruz. halen; beynimizde, ruhumuzda ve kulaklarımızda ''besame mucho'' çalıyor ve biz dans etmeye devam ediyoruz.

karşımda çok güzel bir kadın var ve biz saatlerce dizlerimizde derman kalmayana kadar dans ediyoruz. iliklerimize kadar ıslanmışız. durmayı bilmiyoruz. dursak sanki bir anda düşlerimizden düşeceğiz. ama bir düş içinde değiliz. garip gerçekten. puzzle'ın son parçası takılmış gibi. çabamız o parça asla yerinden oynamasın diye.

karşımda çok güzel bir kadın var ve şu anda onunla bir iki kadeh parlatıyoruz. dans bundan seneler önceydi. puzzle'ın son parçasını öyle sağlam takmışız ki bir milim dahi oynamadı yerinden. ruhlarımız halen dans ediyor. siz siz olun; sağda solda aşk bitti masalları anlatan tüketim toplumu budalalarına inanmayın. kendi etlerini kanatarak ve başkalarının etlerinden beslenerek ayakta kalmaya çalışan, kalbi yerinden sökülmüş zombilere aldırış etmeyin. müziğe kulak verin. toprağın ve yağmurun sesini dinleyin. ve bir puzzle'ın son parçasını kusursuz bir şekilde yerine takabileceğinize inandığınız anda da her şeyi geride bırakıp, yalın ayak basın toprağa ve çılgınca dans edin!

diyecekler ki size; bana şöyle oldu. diyecekler ki size; hep böyle başlar. diyecekler ki size; rutine dönüşecek. ve diyecekler ki size; elbet bitecek! çünkü kendi mutsuzluklarının, kendi başarısızlıklarının, kendi sevgisizliklerinin kusurlarını örtmek için böyle yapmak zorundalar. siz ayakta kaldıkça kesilecek sesleri. silinip gidecekler. sizi etkilemelerine izin vermediğinizde ve sevgiyle inşa edilebilecek güzelliklerin farkına vardığınızda sizde parlatacaksınız kadehlerinizi ve karşımda çok güzel bir kadın var diye başlayacaksınız söze...

buradan tosbağa hanıma binlerce kez teşekkür ediyorum. benim gibi, başına buyruk, istediğini yapan, iflah olmaz bir serseriye gösterdiği kabuk dolusu sabır ve sevgisi sayesinde yaşamımdaki keyfe keyif katıyorum. şarkı mı? hala bitmeden tükenmeden kulaklarımız da çalıyor. hatta şimdi kendisini dansa kaldırmanın tam vaktidir.

hadi bana eyvallah.
devamını gör...
güzel şarkı.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"besame mucho" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim