geceye bir alıntı bırak
devamını gör...
yumaz
yunus emre'nin bir şiirinde karşılaştığımız yunmak fiilinden çekinlenmiş olan sözcük.
o dizeler ;
bir kez gönül yıktın ise
bu kıldığın namaz değil
yetmiş iki millet dahi
elin yüzün yumaz değil
yunus emre burada yumaz'ı 'yıkamak' olarak belirtmiş.
o dizeler ;
bir kez gönül yıktın ise
bu kıldığın namaz değil
yetmiş iki millet dahi
elin yüzün yumaz değil
yunus emre burada yumaz'ı 'yıkamak' olarak belirtmiş.
devamını gör...
normal sözlük aşık atışması
bitti gece oldu sabah
manileriniz pek matah
gözünüzü yavaş açın
manilerim çarpar birden vah vah.
manileriniz pek matah
gözünüzü yavaş açın
manilerim çarpar birden vah vah.
devamını gör...
hayattan zevk alıyorum aktiviteleri
karavanla gezmek bence hem de sevdiğin bir insan yanında olursa tadından yenmez.
devamını gör...
sinirliyken kendini ifade edememek
gülme krizine giriyorum, karşımdaki de marifet yaptı sanıyor.
devamını gör...
nekton
göl ve deniz gibi su ortamlarının iyi ışık alan ve oksijen bakımından zengin olan üst kısımlarında yaşayan canlılardan kendi başlarına hareket etme yeteneğine sahip olanlarıdır. balıklar, yengeçler ve deniz yıldızları bu gruba örnektir.
devamını gör...
çocukken yapılan psikopatlıklar
kağıttan yaptığımız uçakları tutuşturup çatıdan aşağıya uçuşunu seyretmek.
devamını gör...
bir erkeğin tehlikeli olduğunu gösteren detaylar
tehlike ile güvence arasındaki ince çizginin tanımı için filozofluğa soyunmayın.
toplayın bizi bir araya çakın kibriti yakın gitsin, sonra atomu üzerimizde deneyin, hatta siz bizi toplayıp cern'e götürüp big-bang'n yapıldığı mahzen de hidrojen helyum arasında sıkıştırıp patlatın buhar olup uçalım.
ne bu tanımlar ithamlar, ne bu nefret yahu.
toplayın bizi bir araya çakın kibriti yakın gitsin, sonra atomu üzerimizde deneyin, hatta siz bizi toplayıp cern'e götürüp big-bang'n yapıldığı mahzen de hidrojen helyum arasında sıkıştırıp patlatın buhar olup uçalım.
ne bu tanımlar ithamlar, ne bu nefret yahu.
devamını gör...
yazarların en sevdiği kayahan şarkısı
kayahan - bir aşk hikayesi
devamını gör...
kendini troll sananlar
arkadaşlar trollük dediğiniz olay öyle ben trolüm demekle olmuyor, sizi etrafınızdaki insanlar troll ya da değil diye belirler ama siz çıkıp ben trolüm diyorsanız gerçekten sadece salaksınız çünkü iyi bir trol (bkz: lucifer), (bkz: abdulseyidbincabbar) gibiler surekli trolüm demez, bir bordo bereli gibi gelir işini yapar ve gider.
devamını gör...
kaba olmayı komik sanmak
genelde gereksiz egolu kişilerin yaptığı aşağılayıcı tavır. gülmeseniz de bazen devam ederler. bir nevi düşünce yoksunluğu.
devamını gör...
ilişki mi değil mi anlayamamak
ilişkiler elbet biter diye ilişkiye başlamamak,diye birşey de var.
yaşattılar çok şükür,mahrum kalmadım.
yaşattılar çok şükür,mahrum kalmadım.
devamını gör...
sözlük yazarlarının sözlük hesaplarının şifresi
trollükten hackerlığa adım adım..
devamını gör...
bir insanın kalitesiz olduğunu gösteren detaylar
dış görünümüne fazla önem vermesi.
günlük kelime sayısı ve içeriği.
başarısızlıklarına kılıf bulmaya çalışması.
günlük kelime sayısı ve içeriği.
başarısızlıklarına kılıf bulmaya çalışması.
devamını gör...
rozet resmini indirip profil yapan yazar
seni gidi anarşist seni denilesi yazar/yazarlarımız.* adamlar düşünmüş, ortam az daha güzelleşsin diye bir şey yapmışlar; hemen açığı aranmış ya la. (bkz: yazık kimin çocuğuysa)
edit: başlık bana kalmış.
edit: başlık bana kalmış.
devamını gör...
maginot hattı
1.dünya savaşından sonra fransa'nın, almanların işgaline uğramaması için yapılan yüzlerce km uzunluğunda inşa edilen savunma hattıdır.
şimdi efendim, 1. dünya savaşı sırasında almanlarla savaşan fransızlar, almanlara karşı kolaylıkla savunabilecekleri içeriden beton duvarlarla sağlamlaştırılmış, aralara büyük kalibreli toplar yerleştirilmiş tünellerden oluşan hattın inşasına önayak olan kişi savunma müsteşarı andre maginot'tur. maginot'a göre, fransa'nın güneydoğu ucundan başlayıp baltık denizine kadar uzatarak hesapta alman tanklarına karşı koyacaktı.
(arada lüksenburg civarında çok yoğun ağaçlıklı arden ormanları var, orayı es geçmişler)
yaklaşık olarak 650 km uzunluğunda inşa edilen tüneller, belçika ve hollandalıların kabul etmemesi sebebiyle baltık denizine uzatılamamıştır.
1930lu yılların sonlarına geldiğimizde , avrupa'da çalan savaş çanlarına karşı uyanık fransızlar, "hacı n'olcak ya en kötü ihtimalle hollanda'da ve belçika'da karşılarız almanları, oraya asker yollarsak tampon bölge oluşturur durumu idare ederiz" diye düşünüyorlardı.
altta maginot hattı, üstte hollanda-belçika savunmasını ayarlayan fransızlar keyfimiz keyif, bir elimizde ayna umurumuzda mı dünya diye şaraplarını yudumlayıp danslarını ediyorlardı.
gelgelelim, almanlar da batı cephesine geldiklerinde (muhtemelen aralarında en çok bira içeninin aklına gelmiş olup), " hafız bu ortadaki arden ormanlarını niye yıkıp geçmiyoruz ki biz, zamanı gelince de 8 milyar ağaç diktik deriz, kim bilecek" demişler ve tüm iş makinaları ve tanklarını bu ormanlardan geçirerek maginot hattını yarıp boşa çıkarmışlar, fransa'yı işgal etmişlerdir.
elin fransızı baktı ki işler öyle yürümüyor, mecburen gerilla savaşına geçmiş öyle böyle amerikanlar yardıma yetişene kadar almanları oyalamıştır (yersen).
şimdi de "madem bu kadar para harcadık bu hattı inşa ettik bari parasını çıkaralım" diye turizme açmışlar öyle gelene geçene bilet kesiyorlar.
öyle jose morinho gibi ceza sahası önüne otobüsü çekerim mantığıyla yaklaşırsan elin almanı gelir aradan bir gedik bulur uzaktan golu atar.
şimdi efendim, 1. dünya savaşı sırasında almanlarla savaşan fransızlar, almanlara karşı kolaylıkla savunabilecekleri içeriden beton duvarlarla sağlamlaştırılmış, aralara büyük kalibreli toplar yerleştirilmiş tünellerden oluşan hattın inşasına önayak olan kişi savunma müsteşarı andre maginot'tur. maginot'a göre, fransa'nın güneydoğu ucundan başlayıp baltık denizine kadar uzatarak hesapta alman tanklarına karşı koyacaktı.
(arada lüksenburg civarında çok yoğun ağaçlıklı arden ormanları var, orayı es geçmişler)
yaklaşık olarak 650 km uzunluğunda inşa edilen tüneller, belçika ve hollandalıların kabul etmemesi sebebiyle baltık denizine uzatılamamıştır.
1930lu yılların sonlarına geldiğimizde , avrupa'da çalan savaş çanlarına karşı uyanık fransızlar, "hacı n'olcak ya en kötü ihtimalle hollanda'da ve belçika'da karşılarız almanları, oraya asker yollarsak tampon bölge oluşturur durumu idare ederiz" diye düşünüyorlardı.
altta maginot hattı, üstte hollanda-belçika savunmasını ayarlayan fransızlar keyfimiz keyif, bir elimizde ayna umurumuzda mı dünya diye şaraplarını yudumlayıp danslarını ediyorlardı.
gelgelelim, almanlar da batı cephesine geldiklerinde (muhtemelen aralarında en çok bira içeninin aklına gelmiş olup), " hafız bu ortadaki arden ormanlarını niye yıkıp geçmiyoruz ki biz, zamanı gelince de 8 milyar ağaç diktik deriz, kim bilecek" demişler ve tüm iş makinaları ve tanklarını bu ormanlardan geçirerek maginot hattını yarıp boşa çıkarmışlar, fransa'yı işgal etmişlerdir.
elin fransızı baktı ki işler öyle yürümüyor, mecburen gerilla savaşına geçmiş öyle böyle amerikanlar yardıma yetişene kadar almanları oyalamıştır (yersen).
şimdi de "madem bu kadar para harcadık bu hattı inşa ettik bari parasını çıkaralım" diye turizme açmışlar öyle gelene geçene bilet kesiyorlar.
öyle jose morinho gibi ceza sahası önüne otobüsü çekerim mantığıyla yaklaşırsan elin almanı gelir aradan bir gedik bulur uzaktan golu atar.
devamını gör...


