mahallenin kısmeti
mahalle baskısını mizahi bir şekilde anlatırken hem güldüren hem de düşündüren bir eser. 1957 yılında yayınlanmış aziz nesin’in bu eserinde aradan onlarca sene geçmesine rağmen aynı zihniyetin halen devam ettiğini görüyoruz.
friedrich nietzsche’nin “kim namus ve ahlâk şövalyeliği yapıyorsa, bilin ki en namussuzu o' dur” sözünün mizahi kanıtıdır bu kitap.
70 yaşın üzerindeki hacı mesut ile dünya güzeli gencecik maide evlenirler. bu evlilik muhafazakar görünümlü mahallenin kadınları ve erkekleri tarafından kabul görmez.
namus abidesi görünümlü mahallenin kadınlarının tek konusu dedesi yaşındaki bir ihtiyarla evlenen maide’dir.
-hiç saçından sakalından da mı utanmaz! bu yaşta herif, torunu yaşında kıznan evlenir miymiş!
- esmacım yetmişinden sonra azanı teneşir paklar.
-ben size birşey söyliyeyim mi, komşular. hacı mesut olacak herif bu genç kıznan başa çıkamıyacak.
- işte nah buraya yazıyorum. siz de daima mim koyun. ferdane dediydi dersiniz. bu kız mahallenin bütün erkeklerini, hem vallahi, hem billahi baştan çıkarmazsa, gelin beraber yüzüme tükürün...
- gül gibi kızmış. parası için varmış bu moruğa...
mahallenin ahlak zabıtası görünümlü erkeklerinin tek konusu ise maide’nin güzelliğidir.
- maide denen kız çiçeği burnunda. körpe badem... çıt diye kopar, yut...
- insan yetmişinden sonra evlenirse, konu komşu yardımıyla mutlak çocuk sahibi olur.
- işiniz iş gene... bekâr erkeklere gün doğdu... (maide'yi işaret ederek) mahallenin kısmeti geliyor.
karılarını evden çıkartmayacak derecede kıskanç olan mahallenin erkekleri sırf maide'yi görmek için karılarını zorlayarak hacı mesut’a götürmekte sakınca görmezler. bu ziyaretler sırasında mahalleli çok önem verdikleri manevi değerleri bir köşeye bırakırlar. hacı mesut’un amacı ise çok farklıdır.
friedrich nietzsche’nin “kim namus ve ahlâk şövalyeliği yapıyorsa, bilin ki en namussuzu o' dur” sözünün mizahi kanıtıdır bu kitap.
70 yaşın üzerindeki hacı mesut ile dünya güzeli gencecik maide evlenirler. bu evlilik muhafazakar görünümlü mahallenin kadınları ve erkekleri tarafından kabul görmez.
namus abidesi görünümlü mahallenin kadınlarının tek konusu dedesi yaşındaki bir ihtiyarla evlenen maide’dir.
-hiç saçından sakalından da mı utanmaz! bu yaşta herif, torunu yaşında kıznan evlenir miymiş!
- esmacım yetmişinden sonra azanı teneşir paklar.
-ben size birşey söyliyeyim mi, komşular. hacı mesut olacak herif bu genç kıznan başa çıkamıyacak.
- işte nah buraya yazıyorum. siz de daima mim koyun. ferdane dediydi dersiniz. bu kız mahallenin bütün erkeklerini, hem vallahi, hem billahi baştan çıkarmazsa, gelin beraber yüzüme tükürün...
- gül gibi kızmış. parası için varmış bu moruğa...
mahallenin ahlak zabıtası görünümlü erkeklerinin tek konusu ise maide’nin güzelliğidir.
- maide denen kız çiçeği burnunda. körpe badem... çıt diye kopar, yut...
- insan yetmişinden sonra evlenirse, konu komşu yardımıyla mutlak çocuk sahibi olur.
- işiniz iş gene... bekâr erkeklere gün doğdu... (maide'yi işaret ederek) mahallenin kısmeti geliyor.
karılarını evden çıkartmayacak derecede kıskanç olan mahallenin erkekleri sırf maide'yi görmek için karılarını zorlayarak hacı mesut’a götürmekte sakınca görmezler. bu ziyaretler sırasında mahalleli çok önem verdikleri manevi değerleri bir köşeye bırakırlar. hacı mesut’un amacı ise çok farklıdır.
devamını gör...
bir insanın kendisine yapabileceği en büyük kötülük
sürekli gerçekleştiremeyeceği hedefler koyup şüphesiz gerçekleştirememek.
yetersizlik, beceriksizlik ve öz güvensizlik duygusunu da beraberinde getirir.
yetersizlik, beceriksizlik ve öz güvensizlik duygusunu da beraberinde getirir.
devamını gör...
goruk
bu bir serçe ukdesidir.
üzümün olgunlaşmadan hemen önceki ekşi meyvesine verilen isimdir efem.
çocukken gorukla ''terleme'' yapardık.
bir tasın içine konulan goruk ve tuz ağzı, hava geçmeyecek şekilde sıkıca kapatılır. sallanarak terlemesi sağlanır. kıvama gelen goruklar, kaşıklana kaşıklana yenir.
üzümü bol olan evler, nar ekşisi yerine goruk ekşisi de yaparlar. goruğun suyu çıkana kadar ezilir. kıvama gelip koyulaşana kadar kaynatılır içine tuz atılır.
nar ekşisinden daha ekşi ve keskin oluyor. ama tecrübesiz birinin aradaki farkı anlayacağını anmıyorum.
nimet nimet.
üzümün olgunlaşmadan hemen önceki ekşi meyvesine verilen isimdir efem.
çocukken gorukla ''terleme'' yapardık.
bir tasın içine konulan goruk ve tuz ağzı, hava geçmeyecek şekilde sıkıca kapatılır. sallanarak terlemesi sağlanır. kıvama gelen goruklar, kaşıklana kaşıklana yenir.
üzümü bol olan evler, nar ekşisi yerine goruk ekşisi de yaparlar. goruğun suyu çıkana kadar ezilir. kıvama gelip koyulaşana kadar kaynatılır içine tuz atılır.
nar ekşisinden daha ekşi ve keskin oluyor. ama tecrübesiz birinin aradaki farkı anlayacağını anmıyorum.
nimet nimet.
devamını gör...
iyi pazarlar bayım
aşırı tanıdık gelen cümle. son 10 dakika içinde kullanmış olabilirim. oldum.
şimdi başlık açıp ağlamaya başlıyorum. özel mesajın ifşası kıl tüy yün ühüü
edit: cidden bendim o. itiraf ediyorum.
şimdi başlık açıp ağlamaya başlıyorum. özel mesajın ifşası kıl tüy yün ühüü
edit: cidden bendim o. itiraf ediyorum.
devamını gör...
covid-19’u 30 saniyede tedavi eden ilacın müjdesi
kıraathanelerde ''şu elimde gördüğünüz ürün'' şeklinde pazarlanan şeylere benziyor.
devamını gör...
swallow the sun
the morning never came gibi oldukça başarılı bir albümle kariyerlerine başlayıp, ghosts of loss ile bu durumu devam ettiren ancak hope ve new moon ile zirveyi gören melodic doom/death metal grubu. yerlerinde saymayıp zamanla birlikte soundlarında değişiklik yapmışlardır, örneğin hope çok yoğun bir doom/death tınısı içerirken new moon ile birlikte black metal etkileri de görülebiliyor.
grubun frontman'i, gitaristi ve şarkı yazarı juha raivio'nun sevgilisi ve aynı zamanda grup arkadaşı, melek sesli insan aleah stanbridge'in songs from north albümünün çıkışından yaklaşık 1 yıl sonra kanserden ölmesi nedeniyle juha raivio oldukça sıkıntılı bir döneme girdi ve hallatar grubunu kurarak sevgilisinden geriye kalan şiirlerle no stars upon the bridge albümünü yazdı. aynı zamanda ikilinin birlikte kurduğu trees of eternity grubu da bu olay nedeniyle dağıldı tabii ki.
son olarak 2019 yılında çıkardıkları when a shadow is forced into the light grubun temel tarzından yoğun bir değişikliğe gidip extreme metal etkisini çoğunlukla bırakarak daha hafif bir albüm oldu ama duygusal açıdan bakıldığında dinlemesi oldukça zor, ağır ve yorgun bir albüm kesinlikle, özellikle de albümü ortaya çıkaran olayları göz önünde bulundurarak dinlendiğinde insanın boğazına yumru oturtabiliyor.
diskografileri şu şekilde:
the morning never came (2003)
ghosts of loss (2005)
hope (2007)
plague of butterflies (ep, 2008)
new moon (2009)
emerald forest and the blackbird (2012)
songs from north ı, ıı and ııı (2015)
when a shadow is forced into the light (2019)
grubun frontman'i, gitaristi ve şarkı yazarı juha raivio'nun sevgilisi ve aynı zamanda grup arkadaşı, melek sesli insan aleah stanbridge'in songs from north albümünün çıkışından yaklaşık 1 yıl sonra kanserden ölmesi nedeniyle juha raivio oldukça sıkıntılı bir döneme girdi ve hallatar grubunu kurarak sevgilisinden geriye kalan şiirlerle no stars upon the bridge albümünü yazdı. aynı zamanda ikilinin birlikte kurduğu trees of eternity grubu da bu olay nedeniyle dağıldı tabii ki.
son olarak 2019 yılında çıkardıkları when a shadow is forced into the light grubun temel tarzından yoğun bir değişikliğe gidip extreme metal etkisini çoğunlukla bırakarak daha hafif bir albüm oldu ama duygusal açıdan bakıldığında dinlemesi oldukça zor, ağır ve yorgun bir albüm kesinlikle, özellikle de albümü ortaya çıkaran olayları göz önünde bulundurarak dinlendiğinde insanın boğazına yumru oturtabiliyor.
diskografileri şu şekilde:
the morning never came (2003)
ghosts of loss (2005)
hope (2007)
plague of butterflies (ep, 2008)
new moon (2009)
emerald forest and the blackbird (2012)
songs from north ı, ıı and ııı (2015)
when a shadow is forced into the light (2019)
devamını gör...
yazarların mahlaslarının anlamı
anlamı yok,kahveyi hiç ama hiç sevmiyorum.
devamını gör...
sorumluluk sahibi olmayan ebeveyn
bu kişilere ' eğer bir çocuğun başını okşayıp yüzüne gülmeyecekseniz, onunla verimli zamanlar geçirmeyecekseniz nedem çocuk yaptınız?' denilir.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın sözlük.
bir hava durumu sunucusu vardı, yıllar önce.
z kuşağı bilmez.
renkli miniler giyer yüzü hep gülerdi.
hava durumunu da şöyle bitirdi.
havalar nasıl olursa olsun sizin havanız iyi olsun
günler, haftalar, aylar ne olursa olsun
hepsi sizin için en iyisi olsun
bir hava durumu sunucusu vardı, yıllar önce.
z kuşağı bilmez.
renkli miniler giyer yüzü hep gülerdi.
hava durumunu da şöyle bitirdi.
havalar nasıl olursa olsun sizin havanız iyi olsun
günler, haftalar, aylar ne olursa olsun
hepsi sizin için en iyisi olsun
devamını gör...
etli ekmek
hem konya'da hem sivas'ta tatma imkanı bulduğum lezzet. birbiri arasında farklılıklar var. ancak bir değerlendirme yapmak gerekirse konya'da yediğim etli ekmek çok daha iyiydi. bir de şöyle bir sorun var ki sivas'ta diğer şehirlerde olduğu gibi etli ekmeğe etli ekmek demiyorlar, etli pide diyorlar. etli ekmek ismi sadece konyalılardan duydum.
not: konyalı ve sivaslı değilim.
not: konyalı ve sivaslı değilim.
devamını gör...
koltukta uyumak
tez yazmaktan zombiye dönmüş öğrenciler için ders masasında uyumak gibi daha ilginç versiyonları da bulunan aktivite.
devamını gör...
yazarların kızılderili kültürü hakkında bildikleri
oglalalakota adlı yazarımız bence bayağı bilgili bu konuda.
devamını gör...
sözlükte bile arkadaş edinememek
edinip ne yapacaksınız?? normalde arkadaşım dediklerinizin ne hayrını gördünüz ki burda sadece yazdıklarından ibaret tanımaya çalıştıklarınıza güveneceksiniz?? too risky dude.
devamını gör...
sevgiliden soğuma anı
o yokken kendin olduğunu anladığın andır.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının stres atma yöntemleri
yalnızca, yazda olsa kışta olsa ellerim cebimde nereye gittiğimi düşünmeden yürümek.
devamını gör...
sophokles
m.ö 400'lü yılların başında atina'ya yakın kolonos şehrinde varlıklı bir aileye doğmuştur. devletin önemli kademelerinde görev almıştır ancak biz onu günümüzde yazdığı tragedyalar ile biliyoruz . sophoklesin 130dan fazla tragedya yazdığı söylenir ancak günümüze 7 8 tanesi ulaşmıştır. en bilinen tregedyaları; aias , kral oidipus ve elektradır.
devamını gör...


