mit ajanı kendisini ve niyetini belli eder mi, asla. ben de ismimi belli plan ve yönergelere uygun olarak bilinçli aldım. planımda hristiyanlığın islamiyetten iyi olmadığını sizlere göstermek ve sizleri müslümanlığa adım attırmak vardı. fakat kendi hazırladığım tuzağa kendim düşmek üzereyim çünkü hristiyanlık da hiç fena değilmiş.
devamını gör...

(bkz: bağlaç olan de) ayrı yazılır.

evet yorum yapmamak da bir tercihti ama ben yapmayı tercih ettim. bir başka tanıma inşallah.
devamını gör...

olayın mizahi tarafını görebilmeyi başarmaktır. bakış açını değiştirebilmektir. trajikomik durumlarda komik kısmına odaklanmaktır. biraz da izahı olmayan şeyleri mizahı olurdur.

yer yer ironiktir. ağlanacak hale gülmektir. normal olmayan şeylerin normalleştirilmesi ve sıradanlaşmasıdır, yapabileceğin başka bir şey olmamasıdır.

hele ki türkiye'deyseniz gerçekliğin absürd komedi tadında yaşanmasından kaynaklı mecburi kazanmanız gereken özelliktir, kaçış noktasıdır. bazense üzerinize basılan dramla yaratılmaya çalışılan algıya karşı çıkmaktır. yurdum insanını vurabileceği tek yer olan vicdanlarından; hep daha kötülerini göstererek vuranlarla, manipüle etmeye çalışanlarla taştaş geçmektir. çoğu zaman büyük resmi görebilmektir. biraz da hayatı o kadar ciddiye almamaktır. ne olursa olsun sahip olunduğu takdirde sizi 1 adım öne taşır.
devamını gör...

iki hafta önce çok riskli il sayısı beş iken dün itibariyle üç katına çıkmıştır.veriler doğruysa tabi.
devamını gör...

varlığı tatsız geliyorsa, hiç bir şey izah etmek insanın içinden gelmiyorsa, kızmak bağırmak bile istemiyorsa insan, görmek yoruyorsa, işte o eşik.
devamını gör...

unkapanı plakcıları derneği eski başkanı, arabesk müziğini , tanıtma , yayma ve koruma derneği patagonya şubesi.
değerli yazar , severim kendisini , iyi beyefendi yazar kardeşim, varol .
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sonuna kadar katıldigim cumledir. bugun isterseniz bir hanenin icine girip bir insana bakin, isterseniz cerceveyi buyutun insana degil devletlere bakin, sahip oldugu ekonomik ve sosyal refahi sadece emek verip calisarak elde ettigini gorursunuz. bunun baska bir yolu var midir ben bilmiyorum. kolaya kacan, yan gelip yatan, hazir olani tuketen elbet bir gun birilerinin himayesi ve baskisinin altina girmeye mahkumdur. calismak gerek evet, uretmek gerek, prangalardan kurtulmak icin gece gunduz cabalamak gerek. ekmegin aslanin agzinda oldugu bir donemde yasiyoruz, kariyer sahibi olmak bile yetmiyorken, bir seyler icin emek verilmesin de ne yapilsin?
devamını gör...

merhabalar,şimdi biliyorsunuz çocukluktan beri yani ta ilkokuldan beri bizlere demokrasinin diğer sistemlerden daha iyi olduğunu hatta mükemmel bir sistem olduğunu öğrettiler.fakat gerçek şu ki sanılanın aksine hiçbir zaman iyi bir sistem olmamıştır neden ? çünkü çok açığı bulunan bir sistem.mesela monarşide kral-padişah gibi yöneticiler çok ağır eğitimlerden geçerdi ve yönetici olduğunda vasıfsız biri olmayarak lider olurdu.demokrasilerde ise ilkokul mezunu olan biri bile yönetici olabiliyor ve sonuçları ağır oluyor.cahil ve geri kalmış toplumlar kendini idare edemez.monarşilerin sıkıntısı tek adam yönetimi olduğu için yanlış biri lider olursa yada taht kavgası olursa ülke bölünebilir.en iyi sistem aristo'nun dediği elit ve entellektüel kişilerin(aydın-düşünür-felsefeci) oluşturduğu bir meclis ile ülkenin kaderini gerçekten okumuş ve işin ehli insanlar tarafından yönetilmesidir.tam veya ileri demokrasi denilen bu sistem fazlasıyla açık ve hatalıdır.yüzde 51 lik bir kesim yüzde 49 un istemediği bir hayatı dayatıyor.bunun diktatörlükten farkı nedir sizce ?şöyle düşünün bir gemidesiniz ve gemi kaptanı kalp krizi geçirip ölür ve gemi rotadan çıkar.iki kişi bu işe aday olur.biri ikinci kaptandır,diğeri sıradan bir denizci.fakat tayfa ikinci kaptandan haz etmediği için oy birliği ile sıradan denizciyi kaptan yaparlar.bu gemi ne kadar nereye gider sizce ?
devamını gör...

alkışlanması gereken hareket.*
devletin yerine getirmesi gereken hizmeti, belediye başkanı yapıyor, düşündürücü.
devamını gör...

ülkemizde yaşayan insanların sinirli olmasının en büyük nedenlerinden birini açıklayan cümle.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ne ödersiniz buna? ona göre mekan açabilirim.
devamını gör...

(bkz: 22 mart 2021 dolar kuru)

gündem sekmesinden haberi olmayan yazar beyanı *
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ilk okuduğumda aklıma da kalbime de gelen sensin sevdiğim...
fay hattı gibiydi kalbim her an depremine tutulabilirdi
ılık ılık esen rüzgar misaliydi canım deyişin
ruhumu ele geçirdin, kalbimse sana emanet
allah ım nasip et
tutayım ellerini onun, kocaman sarılayım, öpeyim.
devamını gör...

az önce denk geldiğim, sait faik abasıyanık'a ait olduğunu düşündüğüm bir sözü paylaşmak istedim. denize aşık, deniz görmeden yaşayamam insanı olanlar seviyorum demese de olur.

"uzun bir yoldan sonra denizi görmek gibisin..."
devamını gör...

ahmet hamdi'ye ait olduğu iddiasını ilk kimin ortaya attığını ve bu karışıklığın nasıl ortaya çıktığını çok merak ettiren şiirdir. şiirde yer yer iç bayan klasik cümleler olsa da, şiir pek beğenmediğim serbest tarzla yazılmış olsa da, sadece 'sen say ki yerin dibine geçti geçmeyesi sevdam' kısmı için bile defalarca okutur kendini. şiirin tam hali şöyledir:

bir adın kalmalı geriye
bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
aynaların ardında sır
yalnızlığın peşinde kuvvet
evet nihayet
bir adın kalmalı geriye
bir de o kahreden gurbet

sen say ki
ben hiç ağlamadım
hiç ateşe tutmadım yüreğimi
geceleri, koynuma almadım ihaneti
ve say ki
bütün şiirler gözlerini
bütün şarkılar saçlarını söylemedi
hele nihavent
hele buselik hiç geçmedi fikrimden
ve hiç gitmedi
bir topak kan gibi adın
içimin nehirlerinden
evet yangın
evet salaş yalvarmanın korkusunda talan
evet kaybetmenin o zehirli buğusu
evet nisyan
evet kahrolmuş sayfaların arasında adın
sokaklar dolusu bir adamın yalnızlığı
bu sevda biraz nadan
biraz da hıçkırık tadı
pencere önü menekşelerinde her akşam

dağlar sonra oynadı yerinden
ve hallaçlar attı pamuğu fütursuzca
sen say ki
yerin dibine geçti
geçmeyesi sevdam
ve ben seni sevdiğim zaman
bu şehre yağmurlar yağdı
yani ben seni sevdiğim zaman
ayrılık kurşun kadar ağır
gülüşün kadar felaketiydi yaşamanın
yine de bir adın kalmalı geriye
bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
aynaların ardında sır
yalnızlığın peşinde kuvvet
evet nihayet
bir adın kalmalı geriye
bir de o kahreden gurbet
beni affet
kaybetmek için erken, sevmek için çok geç.
devamını gör...

anneni veya babanı bilinmeyen bir numara aradığında sana bakarak “buyrun benim” demesi... tarif edilemez korku. (bkz: tüyleri diken diken eden anlar).
devamını gör...

dağ dağa küsmüş dağın haberi olmamış ata sözünün vücut bulmuş hali denilebilir bu duruma. kendisi hatasını bilse zaten yapmaz. 1(bir) sn bile dayanamam. anında ne hissediyorsam ne düşünüyorsam söylerim. düzelten düzeltir düzeltmeyen kendi bilir.
devamını gör...



"dört işlemden ibaret parmak hesabıyla bütün hayatım
eksildikçe saatler ömrümden artıyor gelecek telaşım
anlattıkça bölmüşüm umutlarımı duvarlara çarpa çarpa

uyandım saat üç, dört, beş bana hiç fark etmez
ne zaman çalınsa kalbim
derler ki: "bir arkadaşa bakıp da çıkacaktık"
kalan umutlarımdan
birini seçip hepsini, hepsini hep kaybettim
şimdi kendimden geri
ne kaldı, ne kaldı kimseler duymadı, sadece duvarlar ağladı. "
devamını gör...

failler umarım yakılır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim