fahrenheıt 451
huzursuzluk (zülfü livaneli)
devamını gör...

kalbimi sevgiye açabilecek kadar içsel güce ve özgürlüğe sahip olmak, yani kendim olmak.


şöyle bir iç özgürlük:

''eğer zihninizin nasıl tepki gösterdiğini bilmiyorsanız, eğer zihniniz kendi etkilerinden habersizse, toplumun ne olduğunu hiç bir zaman öğrenemeyeceksiniz demektir. çünkü zihniniz toplumun parçasıdır ya da toplumun ta kendisidir.

toplumdan ayrı, toplumun dışında; gerçekten size özgü bir "sen" çoğunlukla varolamamaktadır.
toplum sürekli bizi etki altında tutmakta, düşüncelerimizi biçimlendirmektedir. toplumsal modeli fark edip onun boyunduruğundan kendinizi kurtarmadıkça, kendinizi özgür sansanız da, gene de cezaevinde bir tutuklusunuz. zihninizi yönetmeye, düşüncelerinizi düzeltmeye çalışın. "bu doğru, bu yanlış" diye yargılara varmayın. yanlızca bir sinema filmine bakar gibi, kafanızdan geçenleri izleyin.

zihniniz insanlığın ta kendisidir. ve siz bunu anladığınız zaman yüreğiniz sevgiyle karışık bir acıma duygusu ile dolacak ve bu anlayıştan büyük bir aşk doğacaktır, işte o zaman güzel şeyler gördüğünüzde, güzelliğin ne olduğunu anlayacaksınız.''
-krishnamurti

devamını gör...

ben bir ayna idim
baktılar, baktım
gördüler, baktım,
baktılar gördüm.
ne düğünler, ne doğumlar,
ne ölümler gördüm.
en çok yalanlara oldum.
kırdılar,
kırıldım artık.

ben bir ağaçtım
baltalandım.
yonga yonga yongalandım,
yongalarda yandım,
mangallarda, sobalarda,
yangınlarda yandım.
budaklarla budaklandım,
cilalandım, boyalandım.
yaktım, yandım,
yaktılar.
yandım artık

ben bir çağlayandım
bir ırmağa aktım,
ırmak oldum
bir dereye vardım
dere oldum
bir nehire vardım,
nehir oldum
bir denize vardım.
hep baktılar..
aktım artık.

özdemir asaf -imiş
devamını gör...

kimisi figüran gibi yaşıyor mesela. kendi hayatının baş rolü başkası. en kötüsü bu fikrimce, yani başkasının hayatının figüranı olmak; kim olursa olsun.

bu hayat sana bahşedilmiş, kendi hayatının sorumluluğunu alamayacak kadar korkak olmamalı hiç kimse.
devamını gör...

ip üstünde yürüme antrenmanları.
devamını gör...

çünkü yaş almışlardır. metalciler yok olmaz, sadece nitelik değiştirir. (bkz: yaşlı)
devamını gör...

belki bir kalbe dokunabilmek, bir ses olabilmek, bir yüz güldürebilmek.
devamını gör...

ülke kör, aptal ve sağırı oynuyor. sorun şu ki bu oyunda kazanan yok .hepimiz kaybediyoruz.
devamını gör...

saçlarınızı tam olarak kurutmadan dışarı çıktığınızda sizi çarpacak ve sinüzite sebep olacak soğuktur.
devamını gör...

yağ kuyrukları, ssk, yol, köprü, dıj güjler...
devamını gör...

sevgili görme organımız. bir şeylerin kıymetini kaybedince anladığımız gibi organlarımızın kıymetini de iflas bayrağını çektiğinde anlıyoruz. sizden ricam karanlıkta dizi, film izlemeyin sevgili yazarlar inanılmaz saçma hastalıklar yaşayabilirsiniz ve göz çok ama çok önemli bir organ kesinlikle korunması gerekli. bilgisayarla çok ilgiliyseniz mutlaka filtreli bir gözlük yaptırın ve kullanın inanın küçücük alınan önlemler hayat kurtarıyor.
devamını gör...

hatun kişinin şirket otoparkında önüme park etmiş olan arabasını okşayarak ve sırıtarak sevmek.
başka bir iş arkadaşının olayı görmesi, "abi seviyosan kaputu aç konuş" diye billur geçmesi, rezil olmak, çok rezil olmak, geronimo bunu hep yapmak.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ev arkadaşımı! çok kıskanıyorum. evet itiraf ediyorum, bu herif bilgisayara geçtiği zaman 5 saat hiç susmuyor, devamlı konuşuyor. ben ise bilgisayar geçtiğimde bir tane konuşacak kişi bulamıyorum, ağzım kilit başlıyorum, kilit bitiriyorum.
bu herifi çok kıskanıyorum. *
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

düşünce uykuyu kaçırır. düşünmek ıstırabı göze almaktır.
devamını gör...

üniversite yıllarında uygulamaya başladığım ve hala da zaman zaman yaptığım movie frenzy etkinliği ile eşzamanlı başlattığım etkinliktir.

book frenzy’nin movie frenzy’den daha keyifli olduğunu söyleyebilirim. tek günlük bir etkinlik olan book frenzy’yi gerçekleştirmek için kişinin ihtiyaç duyacağı şeyler bir günlük bir zaman dilimi, yeterli miktarda para ve boş bir sırt çantasıdır.

bu etkinlik için ufak bir ön çalışma olarak şehirdeki kitapevleri ve sahaflar belirlenirse daha az yorulmak mümkün olacaktır.

book frenzy için özellikle sahafları gezmeye başlıyoruz mümkün olan en erken saatte. ve beğendiğimiz kitapları satın alarak sırt çantası dolana kadar bu yolculuğa devam ediyoruz.

her görülen kitabın alınmamasında fayda var elbette çünkü etkinlik sırt çantasının kapasitesi ile sınırlı olacak. gün sonunda yeterince sahaf gezilip sırt çantası tıka basa kitapla dolduktan sonra tercihen sessiz ve tenha bir kafede ganimetler elden geçirilerek book frenzy tamamlanabilir.

insanı yenileyen ve özgür bırakan bir etkinlik olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. kafa sözlük rütbem olan bibliyofil unvanını kazanmayı hak etmemde bu etkinliğin büyük payı olduğunu söyleyebilirim.
devamını gör...

kızartma yaparken yağın fazla ısınmasından dolayı tencereden deli gibi duman çıkması.
devamını gör...

tombow uç, rotring kalem yazanlar kolejde falan okudular sanırım. * bizim zamanımızda ilkokulda uçlu kalem kullandırmazdı öğretmenler. kurşun kalem kullanmak zorundaydık.

(bkz: faber castell kurşun kalem)
devamını gör...

insanı durduk yere dert sahibi yapan bir dream theater şarkısı.

1994 çıkışlı "awake" albümünde yer alan şarkı, beste ve sözleriyle tamamen grubun klavyecisi kevin moore'a aittir ki kendisi, albüm sonrasında gruptan ayrılmıştır. rivayet odur ki moore, bir moda kataloğunda "space-dye vest" adlı bir ceket giyen modele aşık olmuş, bu durumu o dönemde yeni bitmiş olan ilişkisiyle bağdaştırmış ve bu parçayı yaratmıştır.

şahsen, özellikle keyifli olduğum günlerde playlistimde karşıma çıkmasın diye köşe bucak kaçarım. sadece türkçe şarkılarda duygulanabiliyorum diyenler varsa buyursunlar da görelim.*



sözleri de burada:
(şarkı içerisinde yer alan haber, dizi vb. replikleri italik yazılmıştır.)

falling through pages of martens on angels
feeling my heart pull west
i saw the future dressed as a stranger
love in a space-dye vest

love is an act of blood and i'm bleeding
a pool in the shape of a heart
beauty projection in the reflection
always the worst way to start

"but he's the sort who can't know
anyone intimately, least of all a woman.
he doesn't know what a woman is.
he wants you for a possession,
something to look at like a painting or an ivory box.
something to own and to display.
he doesn't want you to be real, or to think or to live.
he doesn't love you, but i love you.
i want you to have your own thoughts and ideas and feelings, even when
i hold you in my arms. it's our last chance... it's our last chance..."


now that you're gone i'm trying to take it
learning to swallow the rage
found a new girl i think we can make it
as long as she stays on the page

this is not how i want it to end
and i'll never be open again

"...i was gonna move out...umm...get,
get a job, get my own place, umm,
but... i go into the mall where i
want to work and they tell me, i'm,
i was too young..."


"some people, gave advice before,
about facing the facts, about
facing reality. and this is, this
without a doubt, is his biggest
challenge ever. he's going to have to face it.
you're gonna have to try, he's gonna to have to try and,
uh, and, and, and get some help here. i mean no one can
say they know how he feels."


"that, so they say that, in ya know
like, houston or something, you'd
say it's a hundred and eighty degrees,
but it's a dry heat.
in houston they say that?
oh, maybe not. i'm all mixed up.
dry until they hit the swimming pool."


"...i get up with the sun... listen.
you have your own room to sleep in,
i don't care what you do. i don't
care when. that door gets locked,
that door gets locked at night by nine o'clock.
if you're not in this house by nine o'clock, then you'd better find some
place to sleep. because you're not going to be a bum in this house.
supper is ready..."


there's no one to take my blame
if they wanted to
there's nothing to keep me sane
and it's all the same to you
there's nowhere to set my aim
so i'm everywhere
never come near me again
do you really think i need you

i'll never be open again, i could never be open again.
i'll never be open again, i could never be open again.

and i'll smile and i'll learn to pretend
and i'll never be open again
and i'll have no more dreams to defend
and i'll never be open again
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim