kısırı, poğaçayı,böreği hazırlarım hepinizi altın gününe bekliyorum. ama bir şeyi unuttuk biz (korona)(bkz: swh)
devamını gör...

britomartis, yunan mitolojisindeki karşılığı artemis olan girit dağ ve avcılık tanrıçasıdır. (peri olduğu da söylenir.) (artemis'in av arkadaşlarından biri olduğu da söylenir.) adının anlamı atlı bakire veya tatlı bakire olarak çevrilir.

zeus'un kızı olduğu da söylenen britomartis girit adasında yaşardı ve zamanın çoğunu avcılık ile geçirirdi. knossos'taki minos medeniyetinin mitolojik kralı minos, avcıya aşık olmuştu. britomartis ise ondan uzak kalmaya çalıştı, kaçtı ve en son çaresizlikten kendini bir yamaçtan denize atmıştı. mucize eseri balıkçıların ağına düşerek hayatta kaldı veya daha sonra soyadına ismini verecek dağdan atladı ve onu tanrıça yapacak artemis tarafından kurtarıldı.

sadece girit'te tanınmayan britomartis, aphaea adıyla da anılırdı. daha sonra kendine, balıkçı ağlarının kızı gibi bir anlama gelen dictynna (veya dictymna) soyadını aldı.

bir başka anlatıya göre britomartis yalnızlığına çok düşkündü ve ebediyen bakire kalmaya yemin etmişti. farklı yerlere uğrayarak geldiği girit'te yine minos tarafından kovalandı ve kaçtı. denizcilerin ağlarında sağ kaldı. bir denizci, andromedes, onu girit'ten aegina'ya taşıdığı zaman, kıyıya indiklerinde britomartis'e saldırdı. gemiden kaçan britomartis, artemis'in tapınağında kayboldu. daha sonra aegina'lılar onun adına bir tapınak inşa ederek ona taptılar.

bu aktarımlar ve efsaneler yunanistan yakınlarındaki deniz yerlerinde inançların kademeli bir şekilde yayıldığını gösterir ve bu efsane anlayabileceğiniz gibi iki kültürün sentezinden ortaya çıkmıştır. britomartis'in de artemis'in de tapınakları, benzer özelliklerinden de dolayı deniz kıyılarına yapılmıştır ve denizcilerin, limanların tanrıçaları, koruyucuları olmuşlardır. (bu özelliklerin britomartis'ten artemis'e aktarıldığı söylenebilir.)

ve artemis ay tanrıçası olduğu için britomartis'in ışıkta belirmesi, bazı eski dönem roma sikkelerinde dictynaa'nın hilal ile birlikte sembolize edilmesi gibi özellikleri de yine bir sentezin sonucudur. iki figürün de birbirini etkilediği söylenebilir.

kaynakça ve daha fazlası: theoi.com, wikipedia
devamını gör...

başıma bir şey gelmeyecekse iyi ki de yapılmış dediğim açıklamadır. solcular barışçıl eylem yaparken aynı kişiler “bunlar amerika maşası, terörist, fetöcü, din düşmanı” gibi iftiralar atmış mıydı? evet. anadolu insanımız kanmış mıydı? evet. reislerine bağlı kalmaya devam etmiş miydi? evet. biraz da onların başına gelsin bakalım sırf onlardan olmadığımız için yok sayılmak, iftiralara maruz kalmak.
devamını gör...

bunlar ailecek israf yahu. kardeşi bitiyor abisi başlıyor, bunu da alsalar babası çıkacak herhalde. ah böylelerin soyunu sopunu kurutacaksın aslında bir daha üreyemesinler yok olup gitsinler.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

muhteşem bir insan. ilk kadın filozoflardandır. zengin bir aileden gelmektedir fakat ailesinin izin vermemesine rağmen soylu bir aileden gelen fakat tüm servetini halka dağıtan krates ile evlenmiştir.

bu çift evlilikten önce olduğu gibi sonra da sıra dışı iki insan olmuş, topluma açık yerlerde sex yapmış ve bunun yanlış bir şey olmadığını savunmuşlardır. hipparkhia kendisinin kadın olduğu için dokuma tezgahında oturması gerektiğini söyleyen kişilere inat eşiyle sosyal normları hiçe sayarak felsefe yapmıştır.

eğer aşkının ve ideallerinin peşinden gitmeyip ailesinin ısrarı üzerine soylu ve zengin birisiyle evlenseydi bugün adını bile bilmeyecek bu başlığı açamayacaktım. ama şimdi ise hikayesi yüzyıllarca daha yaşayacak.
devamını gör...

nereye bakan?

ben de güzel bakarım ama buna başlık açılmıyor.
devamını gör...

emin misin diye sorduğum başlık.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

tartısmanın bile başlı başına kavga olarak algılandığı yer olan cağnımm ülkem türkiye'de ne mümkündür ki sizinle farklı fikirlere sahip bireylerle firkir alış verişi yapılabilesiniz.
fikir alışverişi ve tartışmayı bırakın düşüncenizi dahi beyan ettiğiniz an itibari ile düşüncenizin kabul edilemez olduğu tarafınıza bildirilip derhal bundan vazgeçmeniz için alternatif bakış açılarına maruz bırakılıp içlerinden en uygununu seçmeniz beklenir.
devamını gör...

hiç yalan söylemedim, hep yalan dinledim.

şuncacık çocuktum. ilk yalanlarımı babamın ağzından anneme söylerken dinledim. çoğu maddi şeylerdi. annem, ömrü boyunca hep yalan dinledi. annesinden dinledi. abisinden dinledi. kardeşinden dinledi. kocasından dinledi. bazen hala dinliyor. alışmıştı kulakları, bıkmadan dinliyordu. bile bile dinliyordu.

anneme hiç yalan söylemedim.

çocuktum, kiminin beyaz diye renklendireceği kiminin başka renklerden renkler beğeneceği yalanları babamdan dinlerdim. babam, çok güzel yalan söylerdi. alamam demezdi mesela hiç. alırım derdi...

misal; 7 sene, her akşam, sonunda ilk maaşlı işimle kendime alacağım bilgisayarı babamdan bekledim.babama çok kızdım. alamadı diye değil, yalan söyledi diye. işe gitmezdi bazı sabahlar. hastayım derdi. patronuna yalan söylerdi. öğlen bir anda iyileşir, ya akrabalarının işini yapmaya ya da kahveye giderdi. kızardım babama. kimseye hayır diyemezdi, hayır diyemediği için hep yalan söylerdi.

babama hiç yalan söylemedim...

daha bir sürü şey aslında. yerim de dar değil, elim tembel...

muhtemeldir ki yalanı iyi tanırım. öyle umuyorum yani. nasıl söylenir, nasıl söylenmez, nasıl yakalanır, nasıl hissettirir iyi bilirim. söyleyeni de söyleneni de iyi tanırım. bu yüzdendir ki hiç yalan söylemedim.

dürüstlük, en kuvvetli silahımdı benim. kalamayacağımı anladığım yerde kalırım demedim. sevmiyorken seviyorum demedim. param yokken var, varken yok demedim. istiyorken istemiyorum, istemiyorken istiyorum demedim. sonu çoğunda kötü bitti zamanında. ama ben en başında söyledim dedim. uyardım dedim. dürüst davranarak hata mı ettim diyerek karşımdakilere kendilerini suçlu hissettirdim. bazılarını kendi doğrularıma yöneltebilmek için manipüle ettim evet; ama yalan söylemedim.

hiç kimseye yalan söylemedim. yeri burası mıydı bilemedim. madem yalan söylemedim, neden yalan söylemediğimi yazmak istedim.

edit:anlatım bozukluğu
devamını gör...

bildirim o....u olan yazardır, benimdir. secdeye varmadan önce her iki elimin işaret parmaklarıyla da yukarıyı gösteririm. böyle bir psikopatım ben.
devamını gör...

dijital saatlerde aynı sayının yanyana geldiği zaman birisi sizi düşünüyormuş.
devamını gör...

bir dakika gibi bir sürede 60 üzeri tanımımı beğenmiş yazar. okumadan beğeniyorsan neden beğeniyorsun? karma puana mı ihtiyacın var ya da "sen de benimkileri beğen" mi demek istiyorsun?
devamını gör...

kitap okumamasının eksikliğini biz toplum olarak derinden hissediyoruz maalesef.
devamını gör...

yağmur kokusudur. nedendir bilinmez ama bir yağmur kokusu beni çocukluğumun en masum dönemine götürebilir.
devamını gör...

sadeliğin dayanılmaz hafifliği - courtney carver
devamını gör...

diş ağrısı
devamını gör...

ideal erkek yoktur.

kişinin kendine yakın hissettiği erkek vardır. bir nevi kriter yani. kimi güzel sevsin der, huyu iyi olsun der, kimi ise fiziksel özelliklerine bakar. ortak payda kişinin hayal ettiğinde saklıdır.
devamını gör...

crop top giyen erkekler 80 li yıllarda fazlaydı. hatta bunu rocky serisinde bol bol görebilirsiniz.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

benim, yıllar önce alıp bir kaç kez baştan başlayıp, okuyup bıraktığım, okuyup bıraktığım, kursa konu soruları düşünmekten, içerisine bir türlü nüfuz edemediğim, yahut içime nüfuz etmesinden, bir türlü dış dünyaya dönmediğim bir kitaptır. kronolojik felsefe tarihi ve felsefe yapım aşaması romanıdır. aşaması dedim, çünkü bu aşama sizin, aşağıda anlatacağım, merak duygunuzun ne kadar diri kaldığına bağlıdır.
kitaba, kitap olarak baktığınız ve salt bitirmeye odaklandığınızda, bu aşamaya geçemiyorsunuz.
sadece siz değil, hepimiz geçemiyoruz: ve aslında kitabı elimize alıp alıp bırakmalarımızın yegane sebebi de bu. en azından benim açımdan.

... iyi bir filozof olmak için gereksindiğimiz tek şey hayret etme yeteneğimizdir...

kitabın sen kimsin? bölümünden sonraki başlığı...
başlıktan da anlaşıldığı üzere, iyi bir filozof öncelikle hayret etme yeteneğini kaybetmemiş olacak. bu da, yazarın niçin 15 yaşında, çocukluktan genç kızlığa adım atan sofie'yi seçtiğini göstermektedir.
çünkü sadece çocuklar. hayret etme yeteneğine sahiptir. bir de filozoflar.
..
çocuklar ise, zamanla* bu yeteneklerini kaybeder ve dünyada meydana gelen olaylara merak duymak yerine, monoton bir alışma yada yaşama uyum sağlama sürecini benimserler.
peki ya sofie?.. işte yazarın, tam da bu* zaman ayrımındaki kızı, hayret yeteneğinden tutup felsefenin ocağına atması, yazarın bize mesajıdır: hayatın monotonluğuna alışmamamız ve gördüğümüz her şeye merakla bakmamızı aşılamak istemesindendir. kitabın ilerleyen evrelerinde, esasında bu felsefe kursunun sofie amundsen için değil, bizim için olduğunu görürüz.
yazarın, bunu yaparken kullandığı dilin basitliği de kitabı daha anlaşılır kılıyor.

gelelim bana;
şimdi hincime allah aşkına kendi yaşamından örnek verme riv riv diyeceksiniz. yooo
.. o da sözlüğün en sevdiğim kısmı...

kitabın içerisinde bulduğum buğday başağını ayraç olarak kullanmaya başladım, en azından bu kitap için. ve bununla ilk defa, kitap ayracına bir bağ kurduğumu fark ettim. bu kitap, sanırım bu kez bitecek. aslında yazacak daha çok şeyim var fakat uzun zamandır olduğu gibi yine zihnimi toplayamıyorum ve cümlelerimi bir diziye sokamıyorum. o nedenle, kitap hakkında söylenecek zırvalarım bu kadar. haa bir de mümkünse yazıyı, can bonomo eşliğinde okuyun. yahut kitaba ara verip, bir süre can bonomo dinleyin: kitap derinize nüfuz etsin. benim önerim bu şarkı, şimdilik* keyfim bilir... : varsa sizin de önerileriniz bonibon tadında... keyfiniz bilir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim