ilk sezonu 6 bölümden oluşan netflix orijinal yapımı politik belgesel/dizi.

ilk bölümden son bölüme her bir bölümde sırasıyla: adolf hitler, saddam hüseyin, idi amin, joseph stalin, muammer kaddafi, kim jong-il ele alınıyor. tabi bir yandan birbirleri arasında bağlantı kurmak için diğer yöneticilere atıfta bulunmayı da ihmal etmemişler. bölümler işlenirken flashback tekniğinden faydalanılmış, basit, akıcı ve anlaşılır bir dil kullanılmış. anlatım bakımından başarılı bir ürün ortaya çıkmış. ancak dizi takdir edeceğiniz üzere konu olarak eksik. ele alınan tarihi kişiler çok yüzeysel ele alınmış. belkide hedef kitlesi bu işlerle çok alakası olmayan apolitik insanlar olduğu için yoğun girmekten geri durmuş olabilirler ancak az biraz siyasi tarihe merakı olan kişiler için bu haliyle çerezlik bir dizi.

insan soruyor "mussolini, pinochet, mao zedong (zalimlikte bu adamı 1 hitleri ise 2. sıraya koyarım) ve franco gibiler nerede?" diye ama ikinci sezon gelirse bu zorbalar da yer alacaktır diye tahmin ediyorum. gerçi bir kaç bölümde mao zedong'a atıfta bulunulmuş. ilk etapta çin pazarındaki müşterileri ürkütmemek için ele almamışlar. eğer ikinci sezon gelir de bunlar yer almazsa zaten izlenmez o sezon, gelmesin öyle gelecekse, yine eksik kalır.

diziyi izledikten sonra bazı yorumlar okudum, ideolojik saplantısı olan bazı insanlar yanlı bulmuş. özellikle stalin ve kim jong-il için söylenenlere öfke kusanlar bolca mevcut. kabul edilse edilmese de bu kişiler öyle veya böyle çok uç fikirleri olmuş ve bulundukları dönemde sert bir yönetim anlayışı sergilemiş kişiler. menşei olan ülkeden ötürü dizinin tarafsızlığı konusunu tartışmayacağım, zira izlemeye başlarken de "tarafsızlık" beklentisi içinde değildim ancak bu kadar yüzeysel işleyen, bir oturuşta izlenip bitirilecek kadar "diktatörlük" kavramını basit şekilde ele alan belgesel dizi için, sırf sempati besledikleri ideolojilerinin köküne dinamit konulmuşçasına saldırılması garibime gitti. dizide gerçekler üzerinden "diktatör/zorba nasıl olunur?" konusu işleniyor, bizim genco da neden amerika'nın emperyalizmini eleştirmiyorsunuz diye zaten ele aldığı konuda bile eksik kalan diziye çemkiriyor. e git o konuyu ele alan bir dizi/film izle o zaman, bulamıyorsan da gel tavsiye edelim.

özetle, bölümleri ortalama yarım saatten ibaret, bir oturuşta izlenebilecek, kasmayan, kısmen taraflı hikayeleri olsa da genel manada gerçeklikler üzerinden hareket eden, anlatımda mizahi yaklaşım sergileyen, mükemmel olmasa da ortalama üstü, çerezlik belgesel/dizi.
kendinizi siyasi tarihe çok ilgili birisi olarak konumlandırmıyorsanız beginner seviyesinde diktatörlük dersi diyebiliriz.
devamını gör...

klasik olacak ama sakin bir beldede bahçeli, yeşillikler içinde bir kır evi.
devamını gör...

kısaca etnik bir müzik grubudur. daha önce çok dinlemediğim ama (bkz: hellblade: senua's sacrifice) oyunu sayesinde tanıştığımdır. heilung'un ''in maidjan'' parçasını dinlediğimde bir ağız dolusu kanı yutmuş ve ağzımda kalan o demir tadının sevimsizliğini içimde hissederken kendimi buluyorum ve bundan zevk almıyor değilim.
devamını gör...

evren, tanrı, zihin, duygular, din, siyaset ve insan üzerine düşünüp yazmış rasyonalist felsefi yazar.

spinoza’nın kavrayışından yola çıktığımızda; özel olarak spinoza’nın felsefesi ya da bilgelik diye hiçbir ayrıcalıklı atfın yapılamayacağını fark ederiz. birçok felsefede filozof öznel olarak metnin içinde gezinirken, spinoza’nın metinlerinde bu öznellik insanın ortak doğasıyla ikame edilir. bu felsefede hakikatin kavranmasına dönük arzu ve sahip olduğumuz ortak doğa mevcuttur.
spinoza aslında geometrik yöntemi kullanarak bize şunu fısıldar: nasıl ki insanın doğayla işbirliği içinde yarattığı her şey aslında herkesin ise felsefe ve bilgi de herkesindir. şeylerin doğası ile ilişkilerin tarihsel kuruluşu arasındaki bağın kavranması bize bu hakikati gösterir. bu nedenle din ve devletin itaati canlı tutmak için bütün kurucu unsurlarıyla en çok ihtiyaç duyduğu şey hurafe, nefret, korku, melankoli, umut ya da kederin yeniden ve yeniden üretilmesidir.
çünkü tüm itaat ilişkilerinde şu hakikatten hareket edilir: “avam korkmazsa korkutucu olur” (ethica)
korkunun yerine çabayı, hurafenin yerine gerçekliği, kederin yerine neşeyi, itaatin yerine özgürlüğü yaratabilmenin koşulu ise ortak varoluşun ve ortak gücün yaratılması arzusundan geçer. ki bu arzu yaratılmadan, itaat ettirenin varoluşunun ve itaat ilişkilerinin köklerine korku salınabilir gözükmemektedir.

spinoza, “tanrı nedir?” sorusuna, tam olarak şöyle bir cevap veriyor: “kendi kendisinde var olan ve kendi kendisiyle kavranan; yani kavramını, kendisini teşkil edecek başka bir şeyin kavramına borçlu olmayan şey.” bu tanımdan da çıkaracağımız sonuç üzerine tanrı, kendi kendisinin nedenidir; bu sebeple onun var oluşunu başka bir şeyle açıklamak mümkün değildir. bu ifadeden spinoza, şöyle bir sonuç çıkarır: ona göre, var olması ve nedeni kendisinde olan tözün daha üstünde bir kavram yoktur. nitekim onun dışında tüm kavrananlar da ancak onun altında kavranabilir. o bölünemez, sınırlanamaz, tek parçadır ve elbette sonsuzdur.
tanrı doğadır ve her şeydir.
devamını gör...

kime girsem?
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

diye düşünüyor olabilse de, böyle şeylerden hoşlanmıyor da olabilir.

burada bir gün birinin nik altına yazarsam, bilin ki helalimdir...
devamını gör...

siz sürekli herşeye sorunsal sorunsal diyorsunuz diye sinir krizinden bakırköy'e taşındılar annem.
devamını gör...

ne istiyorsunuz ya bu çaylaklardan, 10 entryden 9'u çaylaklar hakkında, sıktı artık.
devamını gör...

adı güzel, kendi güzel, mahlası güzel miniğim..
genç yaşına rağmen bu kadar olgun ve aklı başında başka bir kişi tanımadım ben. umarım kalbi gibi bir hayat yaşar. bu sözlükteki en minnak, akıl küpü yazar arkadaşımdır kendisi. hep yazsın.. çokça kalp, bolca vitamin bırakıyorum buralara. *
devamını gör...

14 saatlik mesafeyi 1.5 saatte almam.
devamını gör...

efexor adlı lanet antidepresanı bırakma sürecinde olanlarda yoğun olarak yaşanan durumdur.

birinci gün, hiçbir şey olmamış gibi hissedersiniz fakat; ikinci günden itibaren, kademeli olarak zombi moduna geçiş başlar.

dünyanın dönüşünü hiç bu kadar net hissetmemiştim. swh
devamını gör...

halihazırda 100 den fazla okumayı bekleyen kitabım olduğundan benimdir. ha kazara kazansaydım bile bir yazara hediye etmek isterdim.
devamını gör...

yaşasın 23 nisan.
devamını gör...

"bizim zamanımızda bu imkanlar yoktu, kıymetini bilin." tarzındaki cümleler ile acıtasyon yapanlar ben malım demese de olur... ulan kardeşim banane senin zamanından? şuan benim zamanımdayız ve artık hiçbir şey eskisi gibi değil. artık yıldım gerçekten böyle saçma sapan konuşmalardan. bizi bi salın çok sayın amcalar, teyzeler, dayılar, dedeler, nineleer. sizin yaşadığınız yoklukların sorumlusu biz gençler değiliz!
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ekspresif afazi, tutuk afazi ya da motor afazi de denen broca afazisi* hastanın söyleyeni anlayabildiği fakat akıcı şekilde konuşamadığı oldukça ilginç bir nörolojik hasar.

19.yy'da yaşamış olan ünlü fransız nörolog paul broca * henüz 30'lu yaşlarındayken çalıştığı hastanede 'mösyö tan' diye bir hasta ile tanışır. mösyö tan, ikinci dünya savaşı'nda başına bir şarapnelin isabeti ile konuşma yetisini kaybetmiş bir askerdir. kendisine hastenede ''mösyo tan'' denmesinin sebebi konuştuğu zaman sadece ''tan'' hecesini çıkarmasıdır*. mösyo tan, bu hali ile nörolog paul broca'nın ilgisini çeker. dr. broca hastayı takip etmeye başlar ve bu takip 10 yıl sürer. mösyö tan öldükten sonra dr. broca hiç vakit kaybetmeden hastayı diseke eder*. hastanın beyninin sol hemisferinde* ventroposterior frontal alanda* belirgin lezyon* farkeder. daha sonra da benzer hastaları izleyen broca her seferinde beynin aynı bölümünde bir lezyon olduğunu farkeder ve bu alana ''konuşmanın merkezi'' der, o günden sonra da o alan ''broca alanı'' olarak adlandırılır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

19.yy sonlarında yaşamış olan ünlü alman nörolog korbinian broadmann, beynin bir haritasını çıkarır. haritalandırılan beyinde broca alanı 44-45 numaralı sahaya denk gelmektedir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

broca afazili hasta tutuk konuşur, edatlar ve bağlaçları kullanmaz, cümlenin önemli kelimelerini peş peşe sıralar. bu konuşma şekline telgraf tipi konuşma da denir. hasta basit cümleler kurabilir, edilgen cümleler ve uzun cümleler kurmakta zorlanır/kuramaz.
hastalığın derecesine göre hasta kişi sadece tek hece ile konuşabilir yahut hiç konuşamayabilir.*
hasta kişi çoğunlukla konuşma bozukluğunun farkındadır, bu nedenle depresif ve intihara meyillidir.
en sık nedeni inmedir.

yazıyı uzun uzadıya okuyamayan ya da anlayamayanlar için birkaç broca afazili hasta videosu bırakıyorum:

ileri derecede broca afazili hasta tono man:


daha hafif düzeyde hastalar*:


devamını gör...

"bazıları, başkalarının acısına uzaktan bakıp kederlenmekle iyi insan olunabileceğini sanıyor. hatta sadece kendi iyiliğinin al­tını çizebilmek için üzüntüsünü ele güne duyurmaya çalışı­yor. oysa şunu iyice öğrendim ki, vicdandan en çok söz eden insanlar, sadece başkalarının kurbanlarına üzülen katiller. kabullenmek zor ama aslında, başkalarının acısına bakarken insanda kederden ziyade hodbin hisler uyanıyor. savaş gazile­rine bakmak feci bir duyguyla tanıştırıyor insanı: şükretme duygusu. duyguların en ikiyüzlü, en sefil olanı. haline şükretmelerin en rezilcesi, başkalarının haliyle mukayese edilerek yapılanı ... o zaman insan yaradan'a, verdiği mutluluklar için değil, olsa olsa başkalarına verip kendinden esirgedi­ği acılar için teşekkür ediyor. sana şükürler olsun ki beni de­ğil, onu seçmişsin diyor! ve bunu ne zaman fark etse, mesela
hastanedeki ölü çocuklara, onların ince ayak bileklerine bakarken, ruhunu derin bir utanç kaplıyor."

(bkz: nermin yıldırım) (bkz: saklı bahçeler haritası (kitap))
devamını gör...

afrika'nın güney doğusunda bulunan madagaskar ada devletinin başkentidir.
devamını gör...

kahvaltıların en güzeli bu semtte yapılır belki de. alırsın böreğini, söylersin çayını manzaraya karşı...
şu yasaklar bitse artık! özgürce, maskesiz, korkmadan dolaşsak sokaklarında şehirlerimizin.
çok özledim.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

daha önce eşine şiddet uyguladığı için kasten yaralamadan ceza almış, cezası ertelenmiş.
o adalet bu kanının ölümünü de ertelesin o zaman. belki bu yaratık o zaman ceza alıp içeri girse, cezaevini görse bunu yapmaya korkacaktı. adalet sistemimiz ne güzel; hiç kullanılmayınca tertemiz, pırıl pırıl.
devamını gör...

allah başka dert vermesin diyeceğim insan türü olur kendileri.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim