atıyorum özel hüseyin (insallah böle bu isimde bir ünv.yoktur) üniversitesinin en az 4 yıllık bölümünden mezun olup,verdiği ücret mukabilinde de yüksek lisans,doktoro yapmanın benim gözümde eski devlet üniversitelerinin(2000 lerin başında ki yurdumuzun herhangi bir yerinde eğtitim öğretim veren) 2 yıllık meslek yüksek okulundan mezun olmuş bir insanın diplaması kadar ehemmiyeti yoktur.herkes üniversite okumak zorunda değil.çocuklarımıza çok küçük yaşlardan itibaren mesleki rehberlik sunulmalı,kendini kesfetmesi için alanlar yaratılmalı,liseden itibaren harçlıklarını çıkarabilecekleri işler yapmalılar ki kendilerine güvensinler,para kazanabileceklerinin farkına varsınlar ,farklı bir cevreleri olsun, kendilerini keşfetsinler,ilgileri dogrultusunda çalışma imkanları olsun,bir birey olduğunu hissetsin ki üniversiteyle ilgili üzerinde toplum baskısı olmadan daha gerçekci kararlar alabilsin .(ne uzatmışim ya:) )
devamını gör...

fazla ciddiye alma bu hayatı. azıcık delilik her zaman iyidir. ve sevdiklerinle sevmediklerine farklı davran ki herkes yerini bilsin.
devamını gör...

john locke ile birlikte empirizm akımının temsilcilerindendir.
devamını gör...

#870696

vallahi, bu sefer vallahi benim suçum yok, png kurbanıyım inan cenk.*

(bkz: admin uyuma ortama nifak salma)

şimdi akıma geldi de editi : yav holosko artı bir miktar para versem benim ses kaydı yayınlanmazsa olur mu? ahaha
çünkülüm yengeniz ile bu ses kaydı yüzünden atışmıştık o günlerde, ben de gider olsun diye tek başıma kafa kıyak bu kaydı yapıp yollamıştım, puh!
sesim de çok kötüdür iyi mi, uy anam garip anam!
devamını gör...

2013 yapımı dram tarzındaki, düşsel gerçekçi, fantastik onur ünlü yapımı filmdir.
ülkemizde çekilen ilk film noir örneğidir. başrollerinde ali atay, demet evgar ve serkan keskin bulunmaktadır.

film, siyah beyazdır. bu konuyla alakalı onur ünlü, verdiği röportajda "siyah beyaz olursa daha ucuz olur diye düşündük ama öyle değilmiş." şeklinde konuşmuştur.

ayrıca niçin akhisar'da çekildiği sorulduğunda da "akhisar öyle berbat bir yer ki her sokakta ayrı intihar etmek, her elektrik direğine yeniden kendini asmak istiyorsun." beyanatında bulunmuştur.

filmin mreyte ya mreyte isimli arapça soundtrack'ini mutlaka buradan dinleyiniz.

sen aydınlatırsın geceyi, william shakespeare'e ait bir soneden alıntıdır:
"yarayla alay eder yaralanmamış olan. bak nasıl da sararıp soluvermiş tanrıça kederlerden. sen çok daha parlaksın çünkü. sen tüm göklerdeki yıldızların ilki. sen aydınlatırsın geceyi.”
devamını gör...

bazen dejavu ile birbirine karışıyor galiba ama rüyamda gördüğüme emin olduğum bir olay oluyor.önce anımsatıcı bir durum oluyor ve şak diye aklım uyanıyor.devamında yaşadığım her şey tam olarak rüyada olduğu gibi oluyor.yani şaşırmam gereken duruma şaşıramıyorum fakat bu yaşanmışlık tekrarına şaşırıyorum.
böyle durumlarda zamanın düz bir çizgi gibi değil de iç içe geçmiş döngüsel parçalardan oluştuğuna dair ortaya attığım hipoteze atıfta bulunuyorum.
devamını gör...

otomobili icat etmemiş ama otomobil üretiminde şirketinin ürettiği ford model t ile çığır açmış ve modern endüstrininin yaratılmasına öncülük etmiş mühendis ve sanayicidir.

1863'te bir çiftlikte doğmuş, makine mühendisliği okuduktan sonra , 1903' te ford motor company' i kurmuştur. daha sonra devrim niteliğindeki model t'yi tanıtır. ford’un üretim dehası sorgulanamaz, montaj hattı ve standartlaştırılmış parçalar gibi yenilikler sunarak, araçlarının üretimini büyük ölçüde hızlandırır ve fiyatlarının düşmesini sağlar. ford, 1914'te işçilerine önceki ücretlerinin iki katından fazla olan günlük 5 dolar ödeyerek abd de herşeyi değiştirir, daha sonra 1926 da günde 8 saatten haftada 5 gün toplam 40 saat çalışma yeniliğinede imza atacaktır.

ford'un otomobil endüstrisine en büyük katkısı, hareketli montaj hattının geliştirilmesidir. ford, pek çok denemenin ardından, sistemi 1913 yılında, highland park'taki yeni fabrikasında uygular. yeni üretim tekniğinin başarısı, parçaların ve daha önceden toplanmış olan grupların hassas zamanlamayla sürekli hareket eden bir ana montaj hattına teslim edilmesine bağlıydı. yeni teknik, montajcıların sabit bir yerde kalmasına ve yanlarından geçen birden fazla araçta aynı görevi defalarca gerçekleştirmesine izin vermiştir. şimdi akla çok mantıklı geliyor ama zamanında bunu düşünmesi nedeniyle tüm endüstriyi değiştiren bir öncü olmuştur. daha önce klasik yöntemle 14 saate yakın bir sürede toplanan model t arabası artık 1 saat 33 dakikada toplanmaktadır.

aynı zamanda ford, kendi işçilerini ürettiği araçları için bir pazar olarak kullanır ve onları kendileri için model t satın almaya teşvik eder. bu yöntem işe yarar ve model t piyasaya sürüldükten sadece 10 yıl sonra, birleşik devletler'deki arabaların yarısını oluşturur hale gelir. ford bu şekilde ülkedeki en ünlü sanayici olur.

1900 lü yılları başında otomobil üretmek için masrafların yüksek olması nedeniyle arabalar sadece zenginlerin alabileceği bir araçtır. henry ford yukarıda bahsettiğim gibi daha ucuza araba üreterek pahalı araba algısını yıkmış ve otomobil satışlarını tabiri caiz ise patlatmıştır. bu şekilde "motor çağı"nıda başlatmıştır. arabaları ile insanlar artık bir yerden bir yere kolay gidebildikleri için şehirlerin merkezden dışa doğru yayılması sağlanır ve gelişmekte olan bir karayolu sistemiyle birbirine bağlanan banliyöler oluşur.

henry ford' un karanlık yanıda vardır, 2.dünya savaşından önceki yıllarda hitler’in nazizm ve yahudi karşıtlığı görüşlerininde abd de ki en büyük destekçilerinden birisidir. savaşa karşıdır. abd 2.dünya savaşına girip, hitler abd ye savaş ilan edince henry ford daha önceki görüşleri ile çok zor duruma düşmüştür. (abd başta sadece kendine pearl harbour' da saldıran japonyaya savaş ilan etmiş, bizim akıllı hitler durup dururken dünya devi olan abd ye savaş ilan etmiştir.). aslında savaş öncesi ford, nazi almanyası tarafından saflarına çekilen tek amerikalı iş adamı değildir, 1920' lerin sonlarında, ford ve genaral motors firmalarının her ikisi de alman pazarına girmek için alman otomobil üreticisi opel' i satın almak için rekabet eder. general motors ihaleyi kazanır ve opel'i 1929 da satın alır. artık rakibi general motors da alman luftwaffe için uçak parçaları üretiyordur.

ford' un üst düzey yöneticilerinden bazılarıda kendi gibi saf ticari çıkarlarının ötesine geçen nazi sempatizanıdır. ayrıca ford' un yakın arkadaşı olan atlantiği uçak ile geçen ilk kişi olan charles lindbergh de, pratikte hitler ve nazizm'e takıntılı bir amerikan ikonudur.

ford abd'nin 1.dünya savaşı'na girmesine zamanında karşı çıkmış ve daha sonra savaşın yahudi bankacıların uluslararası bir komplosundan kaynaklandığı görüşünü benimsemiştir. bu teori zaten anti-semitizmin düşüncesinin ana sebebi olmuştur. ford’un konuşmalarında yahudi aleyhtarı hakaretler zamanla yaygınlaşır ve 1920'lerin başında sahip olduğu gazetelerde yahudi karşıtı görüşleri yayınlatır. ayrıca bu konuda yazılmış kitaplarada destek verir, zamanla mahkemelik olur, davayı kaybeder ve ülkenin yahudi cemaatinden özür dilemek zorunda kalır, ancak kendi fikirleri hiç değişmez. 1930'ların ortalarında ford, başka bir dünya savaşı olasılığı için "finansörleri ve tefecileri" suçlar hale gelir.

führer bir keresinde, "heinrich ford" un "amerika'da büyüyen faşist hareketin lideri" olmasını arzu ettiğini bile söylemiştir. almanya'da zamanla ford da fabrikasını açar, abd de iken nazi madalyasıda verilir kendisine.

böyle mükemmel bir makine mühendisinin bu şekilde saçma bir ideolojiye kapılmasına akıl sır ermiyor açıkçası.

bir başka meşhur nazi sempatizanı için #158727
devamını gör...

yumurtalı pide sade pideyi döver* demeye geldim..gidiyorum.
devamını gör...

maalesef türkiye’de bu küçük dostlarımızın ihtiyaçlarını çok anlayamadığımız için bakımları konusunda yetersiz kalıyoruz. sizlere yabancı kaynaklardan da araştırdığım, evlatlarımızı mutlu edecek tavsiyelerimi ve kendi deneyimlerimi paylaşacağım.

öncelikle kafesten başlayayım.
hamsterlar ufak kemirgenler olsa da enerjileri çok fazla, bu yüzden kafesleri de koşabilecekleri genişlikte olmalı. 100x50 cm olursa tadından yenmez. satın almaya kalkarsanız çok pahalı bulacağınız bu büyüklükteki kafesleri lokal bir marangozda çok daha ucuza yaptırabilirsiniz. kafes altına "bedding" denilen taban malzemesinden koymamız gerekiyor. türkiye’de kullanılan talaşlar hamsterın üst solunum yolları için tehlikeli, bu yüzden diğer seçenek olan konfeti kullanabilir. ahm marin markasının konfetileri bunun için uygun. desteklemek için peçete, tuvalet kağıdı da parçalayabiliriz. hamsterlar doğada toprağı kazarlar ve yuvalarını yer altına yaparlar. bu yüzden taban malzemesinin yüksekliği -en azından kafesin bir kısmında- 15 cm olmalı.
bir sonraki olmazsa olmaz ise elbette ki çark. hamsterımız enerjisinin çoğunu burada atacak. çarkımızın genişliğinin 16-18 cm olması hamsterlarımızın omurgası için çok önemli çünkü daha ufak çarklar uzun vadede sıkıntı çıkaracaktır. ayrıca telli ve/veya delikli olmaması da hamsterımızın ayağını incitmemesi için önemli. çarklar biraz pahalı ama bir kere alacağınızı düşününce verdiğiniz paraya her türlü değecektir.
bir sonraki husus ise kum banyosu. hamsterlar kesinlikle ama kesinlikle yıkanmamalı. derilerindeki fazla yağı ise kum havuzunda debelenerek atacaklardır. üstelik kum havuzunu aynı zamanda tuvalet olarak kullanma eğilimleri oldukları için bu kafes temizliği konusunda oldukça işinize yarayacaktır.
yukarıda bahsettiğim şeyler dışında opsiyonel olarak kemirme oyuncakları öneriyorum. hamsterımızın dişleri hiç durmadan uzar ve kemirerek onları törpülemesi gerekir. o yüzden tehlikeli olmayan ağaçların dalları, kozalak, internette bulabileceğiniz envai çeşit tahta oyuncaklar işinizi görür.

yem konusunda ise 'versele laga crispy' hamster yemi işinizi oldukça görür. vitakraft'ın yemi buğday dolu olduğu için kesinlikle önermiyorum, eurogold'un yemi ortalama kalitede. ek olarak yine eurogold'un kurutulmuş meyve, sebze, ot ve çiçek gibi ek besinler bulunmakta. ben iki ana yemi ve kurutulmuş sebzeleri karıştırıp büyük bir cam kavanoza koydum, uzun bir süre idare edecektir. onun dışında haftada iki kereyi geçmeyecek şekilde ufak bir parça taze havuç, salatalık, marul gibi sebzeler, baharatsız ve tuzsuz haşlanmış tavuk verebilirsiniz. kafeste her zaman taze su bulundurmalısınız.

kafes temizliğini şu şekilde yapabilirsiniz:
hamsterımızın çişini ve kakasını yaptığı yerleri gün aşırı temizlemelisiniz ki hem size hem ona bir zararı olmasın. muhtemelen çarkına da işeyeceği için gün aşırı çarkını da kokusuz ıslak mendille silebilirsiniz. tüm kafesi ise kimi kaynaklar ayda bir kimi kaynaklar iki ayda bir temizlemenizi öneriyor. bu temizlikte taban malzemesinin yarısını çöpe atabilirsiniz ama bir kısmı muhakkak kalmalı çünkü hamsterınız kendi kokusunu alamazsa panikler ve stres olur.

yazamadığım birkaç husus daha olsa da çok uzattığımı düşünüyorum o yüzden burada bitireceğim. genel olarak hamsterlar yalnız yaşayan, gece uyanık gündüzleri uyuyan, hepçil kemirgenlerdir. bakımı biraz detaylı gözükse de bir süre sonra alışacaksınız. en başta kafesi hazırlarken biraz masraf yapacaksınız ama sonrasında aylık masrafı oldukça düşük. merak ettiğiniz başka detaylar için mesaj kutum açıktır. size ve dostunuza sağlıklı ve mutlu bir birliktelik dilerim :)
devamını gör...

mütevellit
nitekim
devamını gör...

türkiye bilimsel ve teknolojik araştırma kurumunun( tubitak) yayımladığı dünyada ve ülkemizde gerçekleşen bilimsel çalışmaların, teknolojilerin ve bilim haberlerinin yayımlandığı dergidir.

belirli bir dönem takip etmiştim. önce bilim çocuk daha sonra bilim ve teknik.
derginin yanında verilen kartlar ve ek kısımlar da bir hayli ilgi çekiciydi.
devamını gör...

tarihe yardımcı bilimlerinden arma bilimi olarak geçer .geçmişten günümüze arma, bayrak, ünvan ve mühürlerdeki; simge ve figürlerlerle tarihi olaylara ışık tutmak istenmiştir.
devamını gör...

canım reis yine yapmış yapacağını dediğim başlık.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
size zahmet bana da bir damat bir de teklif hazırlarsanız çok makbule geçer.*
devamını gör...

okumayandan kasıt ne acaba?..
roman?
gazete?
hikaye?
tarih?..
sosyoloji?
dergi?
bilim?
dinsel yahut mitsel ögeler?..
tam olarak nedir? ne okumalı ne okumuyor bizim insanımız?.. önce bu konuda bi karara varalım, sonra yorumuna geçelim..

yine de her halükarda bir yorum yapmak icab edecekse şuraya görüşümü iliştirivereyim:

okumayan bir ülke değil de, okuduğunun farkında olmayan bir ülkeyiz. zira sıradan bir vatandaş, sabah uyandığı andan itibaren, okuduğu her metni saysa, günlük en aşağı 100 sayfaya ulaşır. evet, ülkede gazete, dergi ve kitap satışları yeterli değil, lakin halkın her kesimi, mutlaka internet gazeteciliği ve internet dergilerini, keza haber sitelerini ziyaret ediyor.. belki elinde olmayan sebeplerle para verip erişemiyor ancak hiçbiri, bir haberi yahut meseleyi sonuna kadar erişmeden, geçiştirmiyor. konu hakkında girip, araştırma yapmaları da cabası. sanıldığının aksine insanların hayatları, salt pornografi ve tiktografi üzerine kurulu değil. istisnalar hariç hiç kimse 24 saatini, uçkur ve/veya mizah üzerine kurgulayamaz. araya illaki bir okuma mevzuu girecektir. sadece hesaplama yapmayı bilmiyoruz o kadar...
devamını gör...

yeterli zamanı olanlar için mümkündür. ben kendi yaptığım bir kaç yöntemi anlatayım. içerik üreterek ve ekitap yazarak para kazanmayı anlatacağım. ben aylık 70 dolar kadar kazanıyorum. yani uğraştığıma değmez ama ben para için değil can sıkıntısından uğraşıyorum.

tıbbi bilgiler verdiğim bir youtube kanalım var. düzenli video paylaşırsanız kazanç sınırına ulaşmamak mümkün değil. 9180 takipçim vardı en son. ee ben doktor değilim nasıl olacak diyenler oluyor. açarsın iki siteyi oradaki bilgileri seslendirirsin benim yaptığım da bu.

buradan

bir kitap öykü roman yazdınız. kimseye ihtiyacınız yok bunu ekitap haline çevirmek iki dakikanızı alır. hazır sistemlerle kitap kapağı da yaparsanız tamam. bunları d&r ve idefiks de satışa çıkarıyorsunuz. her satışın yüzde 60'ı sizin. fiyatı da siz belirliyorsunuz. ben deneme amaçlı iki öykü kitabı yazdım. aylık ortalama kazancım 30 dolar civarında. daha iyi kitaplar yazarsanız hafif de reklam yapabilirseniz kazancınız artacaktır.

buradan bakabilirsiniz.

youtube ve ekitap hakkında sorusu olanları cevaplarım. bide satış olayı var. o konuda da ufak tefek denemelerim oldu ama bu konuyu daha iyi bilenler anlatsın.

ekitap konusunda şunu söyleyeyim. iki kitap yazıp günde 1 dolar kazanmak komik gelebilir ama ömür boyu bana para getirecek. ve her iki kitabı da birer hafrasonunda yazdım. asıl romanımı şimdilik ekitap yapmıyorum. her haftasonu bir kitap satışa çıkarsam ayda 4 kitabım daha olur. kitap sayım arttıkça kazancım da artar. biri tutulursa kazançlar katlanacaktır.

biraz uzadı. geveze biriyim ama şunu söyleyebilirim. internetten para kazanmak yan gelip yatma yeri değil. emek ve sabır istiyor.
devamını gör...

bilimsel olarak kabul edilmemiş olması beni çok üzüyor. anneler bunu asla kabul etmiyor çünkiiii
devamını gör...

bazı iş yerlerinde fiyatı net olarak belirlenmemiş hizmetler için de kullanılan ifadedir.

örneğin bisikletin zincirini yağlattınız ve fiyatını sordunuz diyelim, usta size 'bir sakal at yeter' der genellikle.
devamını gör...

hitit ve mısır devletleri arasında ıı. ramses ile hitit tahtına çıkan ııı. hattuşili (i.ö. 1275-1250), tarihin bilinen ilk büyük antlaşması olan kadeş antlaşması’nı imzalamışlardır.

bu antlaşmada ııı. hattuşili’nin yanında karısı puduhepa’nın da mührü bulunmaktadır. bu durum kraliçenin ülkenin dış siyasetinde söz sahibi olduğunu göstermesi bakımından son derece önemlidir.

bu anlaşmaya göre mısır ve hitit arasında dostluk ve kardeşlik sonsuz olacak iki ülkede birbirine sonsuza kadar saldırmayacaktır.
devamını gör...

atilla ilhan - gidiyor musun aysel?
aysel - evet üzüldün mü?
atilla ilhan - ben ne gemiler yaktım sevgilim kıçı kırık teknenin lafı mı olur.
devamını gör...

köydeki insanların cahil olmadıklarını.
köydeki insanın hayvan bakımını birçok meyve sebzenin nasıl yetiştiğini ,dağdan toplanan otların ne işe yaradığını vb. bildiklerini bilemeyecektir.
yani yukarıda okuduğum gibi cahillik kokan yerler değildir köyler.
cahillik dediği koku olsa olsa tezek kokusudur oda onun cahilliği artık.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim