her şeyi açıklayan en kısa söz
“dünya bir deri ve bu deride hastalıklar var. hastalıklardan bir tanesi insan.”
nietzsche
nietzsche
devamını gör...
kız düşürmek için metroda kitap okuyan tip
yani bu durumda kız nasıl düşebilir ki?
yanına gidip
'merhaba ne güzel kitap okuyorsun'
bu şekilde kız düşmez, neyse düşürmeye çalışan arkadaşlar varsa en azından bu sayede kitap okuyorsunuz.
yanına gidip
'merhaba ne güzel kitap okuyorsun'
bu şekilde kız düşmez, neyse düşürmeye çalışan arkadaşlar varsa en azından bu sayede kitap okuyorsunuz.
devamını gör...
kafa sözlük
mesajlardaki görüldü ve sözlükteki çevrim içi saatleri wp'deki gibi olsun lütfen. isteyen herkese açık bıraksın isteyen sadece takipçisine açsın isteyen de kapatsın.
bildirim zili ikonuna tıkladığımda bildirimin üzerine tıkladığımda mavi rengi beyaza dönsün, zile bir kere tıkladıktan sonra diğer bildirimlerdeki mavi renk de beyaza dönüyor.
entrymi kimin beğendiğini görüyorum ama yeni beğeni yapanların adını farklı bir renle görmek istiyorum. mesela ben entrymi beğenenlere jest olsun diye onların entrysini beğeneyim diyorum ama yeni beğeni yapan kim anlamıyorum.
iko bu özellikleri de getirmeni rica ederim. kolay gele.
bildirim zili ikonuna tıkladığımda bildirimin üzerine tıkladığımda mavi rengi beyaza dönsün, zile bir kere tıkladıktan sonra diğer bildirimlerdeki mavi renk de beyaza dönüyor.
entrymi kimin beğendiğini görüyorum ama yeni beğeni yapanların adını farklı bir renle görmek istiyorum. mesela ben entrymi beğenenlere jest olsun diye onların entrysini beğeneyim diyorum ama yeni beğeni yapan kim anlamıyorum.
iko bu özellikleri de getirmeni rica ederim. kolay gele.
devamını gör...
beş ressam adı sayamayan biriyle çıkmak
belki resim sevmiyoruz şair sorun edebiyatçı sorun söyleyelim.
devamını gör...
son buse
yazarların engellediği ilk yazarlar listesine "tüm moderatörleri" diyerek gönlümü fethetmiş yazar. moderatörleri engelleyemeceğini yakın zamanda uyarı mesajı attığımda öğrenir umarım.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının şiirleri
biz yetmişliler seksenliler,
hüzünlü mahzun bir nesildik biz,
yetmişliler seksenliler.
büyüklerimiz az sevdi bizi,
küçüklerimiz az saydı.
bir yanımız hep ezik kaldı,
ondan bitmiyor eskileri anmalarımız.
*elma kokan salon*
hüzünlü mahzun bir nesildik biz,
yetmişliler seksenliler.
büyüklerimiz az sevdi bizi,
küçüklerimiz az saydı.
bir yanımız hep ezik kaldı,
ondan bitmiyor eskileri anmalarımız.
*elma kokan salon*
devamını gör...
senin için abdestimi bozarım denilen yazarlar
o zaman
(bkz: black rose immortal)
(bkz: arnella)
(bkz: entropi)
(bkz: hristiyanismail) *
(bkz: sadrazam ikarus'un sol kanadı)
(bkz: bir bilen)
(bkz: whisper) *
(bkz: bengaripsengüzeldünyaumutlu) *
(bkz: evernevergreen) *
(bkz: karanliktakimum)*
(bkz: öpülepsi) *
(bkz: normalbiri) *
(bkz: viski taşı)
(bkz: meja)*
(bkz: zera ama kartal olan)
(bkz: ağzındakikanısilipişteşimdikızandövüşçü)
killerqueen
(bkz: summer queen)
(bkz: tepelerin kocakarisi)
(bkz: morticia)
aaay şimdilik bu kadar devamı gelir eheh
(bkz: black rose immortal)
(bkz: arnella)
(bkz: entropi)
(bkz: hristiyanismail) *
(bkz: sadrazam ikarus'un sol kanadı)
(bkz: bir bilen)
(bkz: whisper) *
(bkz: bengaripsengüzeldünyaumutlu) *
(bkz: evernevergreen) *
(bkz: karanliktakimum)*
(bkz: öpülepsi) *
(bkz: normalbiri) *
(bkz: viski taşı)
(bkz: meja)*
(bkz: zera ama kartal olan)
(bkz: ağzındakikanısilipişteşimdikızandövüşçü)
killerqueen
(bkz: summer queen)
(bkz: tepelerin kocakarisi)
(bkz: morticia)
aaay şimdilik bu kadar devamı gelir eheh
devamını gör...
sigmund freud'un en güzel sözü
purosuna yaprak oldugumun freud’u
der ki;
“aslında unutmak; artık acıyı hissetmemektir. çünkü yapılanları zihinsel olarak unutmak fizik kurallarına göre mümkün değildir.''
meali; ömür biter “o” acı bitmez.
der ki;
“aslında unutmak; artık acıyı hissetmemektir. çünkü yapılanları zihinsel olarak unutmak fizik kurallarına göre mümkün değildir.''
meali; ömür biter “o” acı bitmez.
devamını gör...
kant ahlakı
duygular ve eğilimler, ahlaki kararlarda temel olamayacağını vurgulamıştır.
devamını gör...
uyku kalitesini düşüren şeyler
sözlüğe girip tanım okumak.
devamını gör...
normal sözlük'ün hiperaktifleri
tüm zamanların en çok tanım girmiş yazarlarının listelendiği istatiktir. merak edenler, istatistikler başlığından erişebilir.
benden siz değerli yazarlarımıza kıyak niteliğinde bir amme hizmeti olsun: tıkla gör bebişim
benden siz değerli yazarlarımıza kıyak niteliğinde bir amme hizmeti olsun: tıkla gör bebişim
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
dün duyduğum bir anı var.
çok keyifli bir anı.
kendimi analiz ettiğim bir anı.
bizim köyde saygı gereği, büyük adamlara, amca
büyük kadınlara hala denir.
eski zamanın birinde, bir tane falanca hala ile bir tane falanca amca laflıyorlarmış.
falanca amca demişki
-haram yemedim, kumar oynamadım, içki içmedim, hak yemedim, biraz hovardalık yaptım. cehenneme mi giderim acaba?
falanca hala ile falanca amca akraba imiş. birbirlerini çok iyi tanırlarmış. iyi de dostmuşlar.
-öyle deme, sende kadınların gönlünü ettin, cennete gideceksin tabiki demiş.
bahsettiğim falanca amca, benim çok sevdiğim bir amca idi. müthiş bir iletişimi vardı. dili çok tatlı idi ve şimdinin tabiri ile flortöz idi.
onun iki oğlu vardı, onlar da flortöz idi. çok sevdiğim bir arkadaşımın babası idi biri.
yolda beni gördüklerinde 'naber sevgilim' derdiler.
onları tanımayanlar,
kocaman adamlar utanmıyor nasıl konuşuyorlar genç kızlarla
diye düşünürdü.
ben kim olduklarını ve şaka yaptıklarını açıklardım her seferinde gülerek.
onlardan mıdır bilmem, flortöz adam severim ben.
neşeli oluyorlar, ilgili oluyorlar, bir de net oluyorlar.
öyle arkadaşlarımda oldu.
hiç bir zarar görmedim onlardan.
ne kalbimi kırdılar,
ne kaba davrandılar,
ne de şaşırttılar,
ne ilgisiz davrandılar.
hep güldürdüler.
hep keyifli enerjilerinden verdiler.
bence de o falanca halanın dediği gibi cennetlik oluyorlar öyle adamlar
gönül ettikleri için.
çok keyifli bir anı.
kendimi analiz ettiğim bir anı.
bizim köyde saygı gereği, büyük adamlara, amca
büyük kadınlara hala denir.
eski zamanın birinde, bir tane falanca hala ile bir tane falanca amca laflıyorlarmış.
falanca amca demişki
-haram yemedim, kumar oynamadım, içki içmedim, hak yemedim, biraz hovardalık yaptım. cehenneme mi giderim acaba?
falanca hala ile falanca amca akraba imiş. birbirlerini çok iyi tanırlarmış. iyi de dostmuşlar.
-öyle deme, sende kadınların gönlünü ettin, cennete gideceksin tabiki demiş.
bahsettiğim falanca amca, benim çok sevdiğim bir amca idi. müthiş bir iletişimi vardı. dili çok tatlı idi ve şimdinin tabiri ile flortöz idi.
onun iki oğlu vardı, onlar da flortöz idi. çok sevdiğim bir arkadaşımın babası idi biri.
yolda beni gördüklerinde 'naber sevgilim' derdiler.
onları tanımayanlar,
kocaman adamlar utanmıyor nasıl konuşuyorlar genç kızlarla
diye düşünürdü.
ben kim olduklarını ve şaka yaptıklarını açıklardım her seferinde gülerek.
onlardan mıdır bilmem, flortöz adam severim ben.
neşeli oluyorlar, ilgili oluyorlar, bir de net oluyorlar.
öyle arkadaşlarımda oldu.
hiç bir zarar görmedim onlardan.
ne kalbimi kırdılar,
ne kaba davrandılar,
ne de şaşırttılar,
ne ilgisiz davrandılar.
hep güldürdüler.
hep keyifli enerjilerinden verdiler.
bence de o falanca halanın dediği gibi cennetlik oluyorlar öyle adamlar
gönül ettikleri için.
devamını gör...
rezonans frekansı
rezonans,
fizik
parçacık fiziği
kimya
ve elektrikte oldukça önemli bir yere sahiptir.
rezonans ilk olarak 1600 'ün başlarında galileo galilei tarafından müzik aletleri üzerinde çalışırken keşfedilmiştir.
rezonans teorikte genliğin sonsuza gitmesi olarak açıklanır.
fizikte, bir sistemin bazı frekanslarda daha büyük genlikte salınması eğilimidir.
konuya ilişkin bir yıllar öncesi okulda hocamızın verdiği basit bir örneği anlatmak gerekirse; askeri birlikler normal yolda uygun adım yürürken köprü geçişlerinde "adi adım" yürürler.
sebebi rezonanstır. doğrusal bir sistemde periyodik salınımlar doğrusal sistemin rezonans frekansını yakaladığı anda genliğin sonsuza gitmesi sonucu köprünün yıkılmasına sebep olabilir.
rezonans, elektrikte 'de çok önemlidir. alternatif akımda kullanılan bobin (endüktif reaktif ) ve kondansatör (kapasitif reaktif) devre elamanları, rezonanstan en çok etkilenen devre elemanlarıdır.
burada bir bilgi aktarmak istiyorum.
endüktif reaktansın kapasitif reaktansa eşit olduğu frekans rezonans frekansıdır.
alternatif akım şebeke frekansının harmonikleri en çok kondansatörleri etkilemektedir. frekans arttıkça kondansatörün kapasitif direnci azalır. etkisi, düşük bir harmonik gerilim ve yüksek kondansatör akımına sebep olur. ısınma ve dielektrik kayıplarına yol açar. kondansatörün patlamasıyla sonuçlanır.
bahsi geçen kondansatörler elektronik cihaz içindekiler değil elektrik santralleri ve şalt tesislerinde kullanılan yüksek voltaj altında çalışan devre elemanlarıdır.
genel olarak rezonansla ilgili basit olarak anlatabileceklerim bu kadar.
parçacık fiziği ve kimya konularında geçen rezonans ile ilgili bir bilgim olmadığından o konuyu pas geçiyorum.
fizik
parçacık fiziği
kimya
ve elektrikte oldukça önemli bir yere sahiptir.
rezonans ilk olarak 1600 'ün başlarında galileo galilei tarafından müzik aletleri üzerinde çalışırken keşfedilmiştir.
rezonans teorikte genliğin sonsuza gitmesi olarak açıklanır.
fizikte, bir sistemin bazı frekanslarda daha büyük genlikte salınması eğilimidir.
konuya ilişkin bir yıllar öncesi okulda hocamızın verdiği basit bir örneği anlatmak gerekirse; askeri birlikler normal yolda uygun adım yürürken köprü geçişlerinde "adi adım" yürürler.
sebebi rezonanstır. doğrusal bir sistemde periyodik salınımlar doğrusal sistemin rezonans frekansını yakaladığı anda genliğin sonsuza gitmesi sonucu köprünün yıkılmasına sebep olabilir.
rezonans, elektrikte 'de çok önemlidir. alternatif akımda kullanılan bobin (endüktif reaktif ) ve kondansatör (kapasitif reaktif) devre elamanları, rezonanstan en çok etkilenen devre elemanlarıdır.
burada bir bilgi aktarmak istiyorum.
endüktif reaktansın kapasitif reaktansa eşit olduğu frekans rezonans frekansıdır.
alternatif akım şebeke frekansının harmonikleri en çok kondansatörleri etkilemektedir. frekans arttıkça kondansatörün kapasitif direnci azalır. etkisi, düşük bir harmonik gerilim ve yüksek kondansatör akımına sebep olur. ısınma ve dielektrik kayıplarına yol açar. kondansatörün patlamasıyla sonuçlanır.
bahsi geçen kondansatörler elektronik cihaz içindekiler değil elektrik santralleri ve şalt tesislerinde kullanılan yüksek voltaj altında çalışan devre elemanlarıdır.
genel olarak rezonansla ilgili basit olarak anlatabileceklerim bu kadar.
parçacık fiziği ve kimya konularında geçen rezonans ile ilgili bir bilgim olmadığından o konuyu pas geçiyorum.
devamını gör...
demokrasi
büyük sioux rezervasyonuna çok fazla toprak bıraktıklarını düşünen beyaz adamlar, kızılderililerle yeniden toplantılar yaparlar ve yeni bir antlaşma yapıp, topraklarının bir kısmını daha bırakmalarını isterler.
bütün sioux reisleri oradaydı ama sadece herkesin saygı duyduğu oturan boğa, "zaten ülkelerinin çoğunu beyazların aldığını, artık verecek bir çakıl taşı dahi olmadığını" söyledi ve kalkıp gitti. oturan boğa'nın toplantıyı terketmesi üzerine bütün reisler onu takip etti.
beyazlar farkına vardı ki, kızılderililerin oturan boğaya olan saygısı devam ettikçe, tek vücut gibi hareket edecekler ve toprak satışı olmayacaktı. tek tek reislere gidilerek, kendilerinin bir birey olduğu, kendi seçimlerini yapabilecekleri, bir başkasının sözüyle hareket etmemeleri gazı verildi. oturan boğa'nın ön planda olmasını, herkesin ona saygı duymasını kıskanan reisler, bunu fırsat bildiler. bütün bunlara rağmen hâla gaza gelmeyenler, sürgünle, ölümle... tehdit edildiler.
sonunda toplantı günü gelmişti. oturan boğa geçen seferki gibi verilecek toprakları olmadığını sert bir şekilde söyledi ve toplantıyı terkedecekken, eskiden beri oturan boğayı kıskandığı bilinen bir reis, ben satışa razıyım dedi. oturan boğa şaşkın ve kızgındı, o reisin kıskançlığını biliyordu ama gözünün önünde bütün reisler toprak verilmesini kabul ediyordu. beyazların planı tutmuştu, büyük sioux toprakları daha da küçülecekti.
bir gazeteci, oturan boğa'ya "topraklarının satılması hakkında kızılderililer ne düşünüyor" diye sordu. oturan boğa dediki, "ne kızılderilisi ? buradaki tek kızılderili benim."
bütün sioux reisleri oradaydı ama sadece herkesin saygı duyduğu oturan boğa, "zaten ülkelerinin çoğunu beyazların aldığını, artık verecek bir çakıl taşı dahi olmadığını" söyledi ve kalkıp gitti. oturan boğa'nın toplantıyı terketmesi üzerine bütün reisler onu takip etti.
beyazlar farkına vardı ki, kızılderililerin oturan boğaya olan saygısı devam ettikçe, tek vücut gibi hareket edecekler ve toprak satışı olmayacaktı. tek tek reislere gidilerek, kendilerinin bir birey olduğu, kendi seçimlerini yapabilecekleri, bir başkasının sözüyle hareket etmemeleri gazı verildi. oturan boğa'nın ön planda olmasını, herkesin ona saygı duymasını kıskanan reisler, bunu fırsat bildiler. bütün bunlara rağmen hâla gaza gelmeyenler, sürgünle, ölümle... tehdit edildiler.
sonunda toplantı günü gelmişti. oturan boğa geçen seferki gibi verilecek toprakları olmadığını sert bir şekilde söyledi ve toplantıyı terkedecekken, eskiden beri oturan boğayı kıskandığı bilinen bir reis, ben satışa razıyım dedi. oturan boğa şaşkın ve kızgındı, o reisin kıskançlığını biliyordu ama gözünün önünde bütün reisler toprak verilmesini kabul ediyordu. beyazların planı tutmuştu, büyük sioux toprakları daha da küçülecekti.
bir gazeteci, oturan boğa'ya "topraklarının satılması hakkında kızılderililer ne düşünüyor" diye sordu. oturan boğa dediki, "ne kızılderilisi ? buradaki tek kızılderili benim."
devamını gör...
düşün ki kedin bunu okuyor
annecim çiceklerimi yemez misin onların da bi canı var.. kâğıt havlu ve tuvalet kağıtlarını da rahat bırak.. o mandalina burnunu da ısırırım. ben uyurken üstüme atlayıp beni yoğurmana ayrı bi aşığım da mevzu bu değil. evden kaçıp te komşunun balkonuna atlaman, kapıya hunharca koşup üstlere çıkmanın amacı ne? sen benim bu evin kedisisin unutma bunu. kuyruğunu da öyle pıt pıt hızlı sallama anneye kuyruk sallanmaz çok ayıp 2 senedir öğrenemedin bunu. son olarak köfte patilerini yiyerim sevgilerle.
devamını gör...
mona lisa
da vinci nin deha olduğunu bilmeyen yoktur kendisi ilham kaynağım ve idolum ve şimdiye kadar bir çok araştırmasinda yer aldım .
altın oranla çizilmiş dünyanın en ünlü ve leonardo da vinci nin de ressamlık hayatında yaptığı en büyük baş yapıttır.
bunu bu kadar eşsiz yapan 500 yılda 2 kere çalınıp bir kere asitle tahrip edilmiş olması, sadece bunlar değil onu eşsiz kılan, söyleyeceğim şeylerden büyüleyeceginizden eminim .
henüz 10 yaşlarında yanına fakir bir ailenin çocuğunu alıyor ilerleyen yaşlarında yaptığı yaramazliklar nedeniyle leo ona salai (küçük şeytan ) lakabını takıyor .salai leonardo nun büyük ilham kaynağı, çırağı sevgilisi olduğu söyleniyor bir çok kez portesini çizdiği ve hatta beraber de yer aldıkları resim bile var ama çiziliş amaci bilinmiyor .
salainin bir portresi mona lisa ile karşılaştırıldığında inanılmaz benzediğini görebilirsiniz.
o çağda mona lisa adına birinin hiç var olmadığını biliyor muydunuz ? peki leonardo neden ve neye bakarak resmetti bu tabloyu tabiki ilham kaynağı ve sevgilisi olan salai ye .
ilk başlarda onemsememis ama ilerleyen yaşlarında birbirlerine olan sevgisi büyümüş ve aşka dönüşmüştü , o dönemde eş cinselliğin cezası idam di ve bunun bilinmesi ikisi içinde iyi olmazdı .
fakat salai bilinmesede leonardoya aşkını kanıtlamasıni istedi .
salaiyi başka bir adla ve yüzle inanılmaz bir şekilde çizerek yaşatmak onun aşkının en büyük kanıtı olacaktı .
basit bir şey yapamazdı yapacağı şey mükemmel olmalıydı ve kimse anlamamalıydı 16 yıl boyunca gittiği her yere götürdü ve gizlice çizmeye devam etti.
ismi salai olamazdı çünkü herkes lakabı biliyordu bunun için mon salai benim küçük şeytanım yerine şifreliyerek mona lisa olarak isimlendirdi. ve araştırmalar sonucu sağ gözünde l harfi sol gözünde s harfi olduğu tespit edildi .
altın oranla çizilmiş dünyanın en ünlü ve leonardo da vinci nin de ressamlık hayatında yaptığı en büyük baş yapıttır.
bunu bu kadar eşsiz yapan 500 yılda 2 kere çalınıp bir kere asitle tahrip edilmiş olması, sadece bunlar değil onu eşsiz kılan, söyleyeceğim şeylerden büyüleyeceginizden eminim .
henüz 10 yaşlarında yanına fakir bir ailenin çocuğunu alıyor ilerleyen yaşlarında yaptığı yaramazliklar nedeniyle leo ona salai (küçük şeytan ) lakabını takıyor .salai leonardo nun büyük ilham kaynağı, çırağı sevgilisi olduğu söyleniyor bir çok kez portesini çizdiği ve hatta beraber de yer aldıkları resim bile var ama çiziliş amaci bilinmiyor .
salainin bir portresi mona lisa ile karşılaştırıldığında inanılmaz benzediğini görebilirsiniz.
o çağda mona lisa adına birinin hiç var olmadığını biliyor muydunuz ? peki leonardo neden ve neye bakarak resmetti bu tabloyu tabiki ilham kaynağı ve sevgilisi olan salai ye .
ilk başlarda onemsememis ama ilerleyen yaşlarında birbirlerine olan sevgisi büyümüş ve aşka dönüşmüştü , o dönemde eş cinselliğin cezası idam di ve bunun bilinmesi ikisi içinde iyi olmazdı .
fakat salai bilinmesede leonardoya aşkını kanıtlamasıni istedi .
salaiyi başka bir adla ve yüzle inanılmaz bir şekilde çizerek yaşatmak onun aşkının en büyük kanıtı olacaktı .
basit bir şey yapamazdı yapacağı şey mükemmel olmalıydı ve kimse anlamamalıydı 16 yıl boyunca gittiği her yere götürdü ve gizlice çizmeye devam etti.
ismi salai olamazdı çünkü herkes lakabı biliyordu bunun için mon salai benim küçük şeytanım yerine şifreliyerek mona lisa olarak isimlendirdi. ve araştırmalar sonucu sağ gözünde l harfi sol gözünde s harfi olduğu tespit edildi .
devamını gör...
az bilinen güzel isimler
berfu:
kar tanesi anlamına gelmektedir.
belis:
aşkın ilk meyvesi anlamına gelir.
kar tanesi anlamına gelmektedir.
belis:
aşkın ilk meyvesi anlamına gelir.
devamını gör...
davetiye
sonu gelmeyen renkli kağıt parçası. daha evvel bir davetiye ve aynı zamanda baskı merkezinde çalışmış biri olarak diyebilirim ki koca bir muamma. elde yüzlerce deniz kabuğuyla gelip bunları da oraya ekleyin diyen mi istersiniz, klasik (elite) için gelip çiçekli böcekli (iklim) seçip giden mi?*
günün birinde başıma geleceğini biliyordum ama bu sorun olmaz seçer geçerim diyordum. sonuna kadar sadeci bir vatandaşım. bordo zarf içine beyaz zemin hadi en fazla çerçeve gold bir davetiye iş görür deyip klasiklerden bir kaç modeli damat beye attım. nasılsa seçmez diyerekten 3 5 tane de çiçekli böcekli fırlattım ve o gidip şu zaman şeritli doğumdan tanışma evlilik teklifi isteme bilmem ne tarihlerinin yazılı olduğu özel hayat ifşasının hadsafhada bulunduğu seçeneği sevdi.
sinirimden ku du ru yo rum.
günün birinde başıma geleceğini biliyordum ama bu sorun olmaz seçer geçerim diyordum. sonuna kadar sadeci bir vatandaşım. bordo zarf içine beyaz zemin hadi en fazla çerçeve gold bir davetiye iş görür deyip klasiklerden bir kaç modeli damat beye attım. nasılsa seçmez diyerekten 3 5 tane de çiçekli böcekli fırlattım ve o gidip şu zaman şeritli doğumdan tanışma evlilik teklifi isteme bilmem ne tarihlerinin yazılı olduğu özel hayat ifşasının hadsafhada bulunduğu seçeneği sevdi.
sinirimden ku du ru yo rum.
devamını gör...

