artık başka bir şansı olmayacağını düşünmüş olabilir. hiç iyileşemeyeceği için ve psikolojik olarak yaşadığı travmalardan bu tercihi yapmış ya da empoze edilmiş oldugundan karar vermiş olabilir. üzüldüm.
devamını gör...

çöp kutusu çevresinde dedikodu yapmayı sevenler fan kılap.
devamını gör...

"hanım hanım bunlar benim yavrularım" tabiki sid.
devamını gör...

sultan 3. murad hanın oğlu ve 13. osmanlı padişahıdır. aynı zamanda sancak eğitimi almış son padişahtır. 15 ocak 1595 yılında babasının ölümü üzerine manisa sancağından istanbula gelip tahta çıkmıştır. sultan mehmet tahta çıkar çıkmaz hayatta olan 19 erkek kardeşini boğdurmuştur. bu olay halk üzerinde kötü bir tesir yapmış ve padişaha kin güdülmesine neden olmuştur.

sultan mehmed tahta çıktığında uzun süredir devam eden bir avusturya osmanlı savaşı vardı ve anadolu da celali isyanları çoktan patlak vermişti. yaklaşık 30 yıldır padişahlar ordunun başında sefere çıkmamışlardı. sultan mehmet estergon kalesinin kaybı ve sinan paşanın o cephedeki başarısızlıkları üzerine 1596 yılında ordunun başında sefere çıkmaya karar verdi.

sultan mehmet ordunun başında çıktığı seferde ilk olarak eğri kalesini fethetti ve bu zaferle eğri fatihi ünvanını aldı. eğri kuşatmasındaki başarısının ardından ilerleyen osmanlı ordusu haçova da büyük bir düşman ordusu ile karşılaştı. bu savaşı ilginç kılan enteresan durum ise osmanlı ordusu savaşı kaybetmek üzereyken geri hizmet birliklerinin inanılmaz savunması ile toparlanıp savaşı kazanasıyla sonuçlanmasıdır.

şöyle ki çarpışmanın ilk anlarında düşman yeniçeri birliklerini bozmuş ve sultanın otağına kadar yaklaşmışlardı. savaşı kazandık düşüncesi ile yağma yapmaya başlamışlar fakat geride ne kadar asker vasfında olmayan hizmetli varsa ellerine geçirdikleri kepçe kazan ne varsa düşmana saldırmışlar, bu sırada bozulan yeniçeri ve sipahiler yeniden toparlanmış ve düşman ağır bir bozguna uğratılmıştır. o yüzden haçova meydan muharebesi tarihe "kepçe kazan savaşı" olarak da geçmiştir.

sultan mehmet 8 yıl osmanlı tahtında hüküm sürmüştür. son yıllarını ise şişmanlığa da bağlı olarak midesinden sıkıntılı bir şekilde geçirdi. avrupaya çıktığı gibi anadolu'ya celali isyanları için sefere çıkmayı düşündüyse de sağlığı el vermediği için çıkamadı. celalilerin üzerine yürümek isteyen oğlu şehzade mahmudu da iktidarına gölge düşebileceği korkusu ile 1603 yılında boğdurdu. (bkz: veliahd şehzade mahmud'un idamı) bu olay aynı zamanda 1.ahmed han'a osmanlı tahtının yolunu açmıştır.

sultan mehmed 21 aralık 1603 yılında midesine bağlı bir rahatsızlık sonucu oluşan kalp krizi neticesinde henüz 37 yaşındayken vefat etti.
devamını gör...

ilkokulda en önde dans etmek için kendimi hırpaladığım şarkı. kaç hafta uğraşmıştık o dans için. şimdilerde fark ediyorum yanlış seçim olduğunu.
devamını gör...

adam ilk günden beri sevgilisinin fotoğrafını gözümüze sokuyor, kim acaba diye düşünmek abes..

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ve konuşmanın sonu...

gün batmış gece çökmüştü çoktan, açıkta kalan bir pencere, bir de film sahnesi yola koyuldu: koşarak gelmiş boyadıkları pandaları hediye edecekleri anın seyrine koyulmuşlardı. ve olan olmuştu....
herkes her şeyi unutmuş bir o hatılıyorken...
öte yandan burada herkes her şeyi hatılıyorken bir o unutmuştu. bu hafıza kaybı tanrı'nın ona bir bağışıydı.. kabul etti ve hatırlamamayı seçti. yürüdü...


buradan
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...



--- alıntı ---

"en" seçebilen kişi yeterince tsm dinlememiştir

--- alıntı ---

demiş bir arkadaşımız. belki bir nebze haklılık payı vardır.

lakin ne kadar çok dinleseniz dahi bir en seçebiliyorsunuz.

misal bu eseri hem severim hemde bende özel anıları vardır. rahmetli babamla birlikte hem dinler hemde söylerdik. yaşanmışlıklar, anılar herşeyi etkiler.

bu cihetle varsa insanların bır eni, mutlak vardır kendi içerisinde bir sebebi...
devamını gör...

tüik, 2020 yılı ekim ayı işsizlik oranını geçen yıla kıyasla 0,7 puan azalışla %12,7 açıkladı.
disk-ar tarafından tüik verilerinin ayrıntılarına dayanarak hesaplanan geniş tanımlı işsizliği %27 olarak beyan etti.
disk-ar yayımladığı raporda dikkat çeken husus "tüik’in dar danımlı işsizlik hesaplaması salgın döneminde iş kaybını yansıtmıyor." ifadesi.
kaynak
devamını gör...

son 1 aydır genel durumum. aynı zamanda ilgili yazarın* 2 hafta sonraki modu olmayacaktır. ne dediğim hakkında en ufak bir fikri olan var mı? benim de yok, evet.

ayrıca çok sevdiğimiz ve nickaltını böyle böyle kirlettiğimiz yazar. sever, severiz.
devamını gör...

din falan hikaye, ahlaklı bir nesil yetişsin yeterlidir bir toplum için. allah, kitap diyenleri görüyoruz. yeni neslin dinden soğumasının başlıca nedenlerindendir ayrıca bu din sömürücüleri.
devamını gör...

- giymiycem çoraplarımı, ben soğuk seviyorum. üşümek istiyorum.
- oğlum çorapsız gezilir mi? kızlar der ki 'aa bunun çorabı yok' (tamam bunu neden dedim ben de bilmiyorum)
- yoo benim karım da soğuğu sevecek. öyle evleneceğim ben.
- iyi, bir eskimo bulalım sana onunla evlen. hatta gidin kutuplarda yaşayın.
uzun bir sessizlikten sonra
- neden eski bir moyla evleniyorum ben? evlenmem eski bir moyla. yeni moyla evleneceğim.
- haahh şimdi oldu...
devamını gör...

sabahın ilk ışıklarıyla uyandım. tam karşımda şehrin dağ manzarası ve dağın arkasından yüzünü göstermeye koyulan güneşin kızıllığı vardı. günün devamı yatağımın yanında akan bir nehirdi. kalktığım zaman nehrin soğuk sularına kapılacak, onun enerjisine mukavemet gösterip ayakta kalmaya çalışacaktım. hiç niyetim yoktu girmeye o nehre. ben onun sessiz akışını dinleyip acılarımı düşünecektim bir süre.
bir kelimenin sıkça kullanıldığında anlamını yitirmesi gibi ben de acıyı zihnimde evirip çevirip onu yok edecektim. onu zihnimin mikserinde döndürüp iyice suyunu çıkaracak, damarlarımda rahatça dolaşmasını sağlayacaktım. bu belki o nehre adım atmam için gerekli direngenliği sağlayacaktı.
attım o nehre ayağımı. gömdüm ayağımı balçık kıvamındaki toprağa, sular yanımdan hızla akarken duruyordum öylece ayakta. sonra saldım kendimi arkaya doğru. ben nehre değil, nehir bana kapıldı. günüm böyle başladı.
bazen günler, yıllar boyu öğrenemediğimiz bir şeyi bir günde öğreniriz. hatta o günün sabahı, öğlesi, akşamı veya gecesi yeterlidir bir şeyi anlamaya.
devamını gör...

sol tarafta başlık olarak gördüğümde bile tüylerimi diken diken eden, midemi bulandıran tanımsız hede. bu iki kelimenin yan yana gelmesi bile korkunç!
devamını gör...

harfli kurabiyecikler yaptım.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

dr. hüsnüye erdoğan kyk yurdundaki yemek porsiyonlarının küçülmesi ile ilgili “porsiyonların küçültülmesinde ise peygamber efendimiz ‘midenin 3’te 1’ine sıvı, 3’te 1’ne yiyecek, 3’te 1’ini ise boş bırakın’ diyor” dedi.

gerçekten kafayı yiyeceğim.öğrencileri aç bırakmalarını bile dine bağlıyorlar. peygamber ne alaka ya, ne alaka?


www.cumhuriyet.com.tr/turki...
devamını gör...

başkası mümkün değil şu an.
devamını gör...

survivor'a sms atanlara gülüyordum,faturaları görünce iyice kahkaha atmaya basladım.
devamını gör...

gece kuşları orijinal ismiyle nighthawks edward hopperın gece saatlerinde bir restaurantta oturan insanları betimlediği bir tablodur. tablo edward hooperın en önemli eseridir. ayrıca amerika sanatının en tanınan en şöhretli eserlerinden biridir. bu muhteşem tablo şu an şikago sanat enstitüsünde bulunmaktadır. öncelikle bu tanımı okuyorsanız hemen yeni bir sekme açıp tabloya göz atın inceleyin. benim bu tabloyla tanışmam bir ödev vesilesiyle oldu. hocamız 4 farklı ünlü tablo verip bunlar hakkında hikayeler yazmamızı istedi benim en çok ilgimi çeken tablo bu tablo oldu. gelelim bu tablo bize neler anlatıyor . gelin beraber tablonun çıkış zamanını analiz edelim 1942 . ressam pearl harbor saldırısından hemen sonra bu tabloyu yapmaya başlıyor . tabloda gördüğünüz barın oradaki beyaz kıyafetli adamın şapkası pearl harbor baskınına bir gönderme. bu savaş sonrası ülkede oluşan buhran , kasvet, ve yalnızlık duygusunu bize anlatmak isteyen ressam aynı zamanda restaurantı değil kocaman bir şehrin yalnızlığını tablosuna aktarmayı başarmış. hemde bunu sadece tek bir plan üzerinden yapıyor . tabloda sadece restaurant ve bazı karanlık sokakları görürüz. işte tam da burayı iyice düşünmek irdelemek gerekir. ressam renkleri o kadar iyi kullanmış ki dışarının karanlığı pencerelerin ıssızlığı tam bir kasvet yalnızlık olgusunu bize yansıtır. hemen okumayı bırakın tekrar tabloyu açın insanların yüzünü inceleyin oturma düzenlerine bakın birbirlerine çok yakın görünüyorlar ama çok uzaklar aynı zamanda . insanların yüzündeki duygusuzluğu inceleyin . savaş denen kavramın ne kadar kötü bir şey olduğunu sadece bir tabloya bakarak anlayabiliyorsunuz. resimde insan yaşamına dair bir belirti yoktur. hatta bulundukları restaurantın kapısı da yoktur. arkası dönük bize doğru oturan adama dikkatle bakın ne kadar yalnız gözüküyor değil mi . tablonun anlatmak istediği mesajı bize tek başına anlatıyor gibi. ben de hikayemi yazarken o adam üstünden bir yol izledim . açıkçası bu tabloyu bu zamana kadar görmediğim için üzüldüm. ve bana tablo çok inanılmaz göründü . buraya kadar okuduğunuz için teşekkür ederim. umarım bu tanımı okuyan gözleriniz tabloyu beğenmiştir. ve ben gibi hissetmenize sebep olmuştur.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim