rumeli hisarı'ndan boğaz manzarası (1880'ler)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

laik bir devlette, bütçe sıralamasında 1.6 milyar dolarlık bütçesiyle ikinci olan diyanet işleri başkanlığının başındaki aç gözlü zevatın, gözünü diktiği rakam/saçmalama.
devamını gör...

boş gemiler, başıboş gemiler geliyor dört bir yandan.
ey, fener aydınlat onları kutsal ışığınla.
köpük köpük sular, bak , nasıl da heyecanlandırıyor limanı.
ey, liman aç kollarını ve kucakla yeni gemileri.
kaldırıyorum kadehimi sizlerin şerefine, hoşgeldiniz gemiler.
ne kutlu bir gün.
aç gemiler geliyor, gemiler açıkta.
ey, liman bak, ince bir yat, sarı bir feribot, uzunca bir vapur geliyor.
çevir ışığını ey, fener bir göreyim onları.
ah nasıl da heyecanlandırıyor beni, sular köpük köpük.
mendirek, dalgalardan koru misafirlerimizi, yorgundurlar şimdi.
gemiler, yanaşın şefkatli bağrıma.
sular siz de daha çok köpürün
ey liman minnettarız sana
açız, yorgunuz geri çevirmedin bizi,
ey fener şahit ol bu ana aydınlat, yüce limanımızı.
gemiler ışıl ışıl parlıyor, kıpır kıpır gemiler.
bak fener, limanımız ne kadar da mutlu.
gemiler sıkılmış canıma eğlence oldunuz.
ey fener görmez misin yoluma yoldaş oldular.
ey liman canına can oldularsa gitme vakitleri yakındır.
ey limanımız, ne güzel koruyorsunuz bizi
alışkın değiliz bu kadar ilgiye
layık mıyız bu davranışlarınıza
ey fener ışığın bu acı haberi mi veriyor.
o zaman liman limanlığını, gemiler de gemiliğini hatırlasın
ve gerçekleşsin kaçınılmaz son.
ahh fener hala beceremiyorum acısız ayrılıkları
ey liman, ey gemiler,
bir gemi olursunuz, bir liman
bakın fenere, fener hep fener
ey fener kutsal ışığın daim olsun.
devamını gör...

geçen haftaya göre bu başlıkların sayısı ziyadesiyle azaldı. itibar edilmedikçe de, açılır yok olur gider.

bu tarz başlıklar reaksiyon ile yaşar. yok sayarsanız. istedikleri reaksiyonu alamayanlar, biraz daha dener, sonra sıkılırlar.

ha tabi inatçı yemleyiciler de var. onlar biraz daha zeki olduklarını düşünüp, sizi başlığa çektikleri an evde zafer turu atıp, kahkahalara falan boğuluyor olabilirler lakin onlarınki de iş değil. milletin sinir uçlarıyla oynamanın bir insana haz vermesi de sıkıntılı bir durum.

özetle mamalarını kesin dediğim durumdur.
devamını gör...

--- alıntı ---

"gerçek aşk daima kişisel yarar duygusundan vazgeçme temeli üzerinde yükselir."

--- alıntı ---

sözünün sahibi insan. rus olduğunu söylememe gerek yoktur herhalde... belki de gelmiş geçmiş en iyi roman olan anna karenina'nın kaşifidir (bkz: kaşif)

kendisi gözümde gerçek denilen algoritmayı çözebilen nadir kişilerdendir. zekası büyüleyicidir. bir dostoyevski tutkunu olarak söyleyeyim: belki dostoyevski'den bile zekiydi. tabii bana kalsa dostoyevski daha güzel yazıyor, o ayrı... hayatı çözmüştür kendince tolstoy. hem acı verici olduğunun farkındaydı da hep. optimistliğinin altında yatan neden sosyeteye mensup olmasıdır diyecekler olacaktır, lakin haksızdırlar. tolstoy'un hayatı her ne kadar dostoyevski'ninki kadar olmasa da, bir trajedidir. shakespeare'in o güzide trajedileri gibi.
devamını gör...

karanfil ağacı
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
çam ağacı
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

üst geçitlerde 1 lira istiyorum insanlardan.
devamını gör...

fransa kralı 14.louis'in icraatı.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
1.63 cm’lik kral, boyunun kısalığının çaresini 10 cm'lik topuklularda buldu. hatta kendisine erkeksi bir hava kattığını düşünüyordu.
favori rengi kırmızıydı. kırmızı ; savaşı, iktidar gücünü simgeliyordu.
kırmızı topuklu ayakkabıyı tekelleştirmek kastıyla kral bir ferman yayınlatır. günümüz khk'sı.
1670 yılında hanedan üyeleri dışında bu ayakkabıların giyilmesini yasaklar.
devamını gör...

yalnız bundan güzel mahlas olur hea.
devamını gör...

şimdi o vişneyi yemeye taaa kuzguncuk’a nasıl giderim diye hayıflanırken kendisi kucak dolusu vişne gönderdi bana. tam heyecanla ağzıma bir tane atacaktım ki kıyamadım. hayır böyle gönlü zengin, eli bol vişne nasıl yenir. en sonunda hatıra defterimin arasında saklayıp, kurutmaya karar verdim. ara ara bakar, koklar kaldırırım artık. vişne de saklanır mı demeyin, bir vişneden daha fazlası kuzguncuktaki vişne takip ettiğiniz de siz de anlayacaksınız. okumadan uyumadıklarımdan olur kendisi.
devamını gör...

bir manipülatör yalan söyleme, duygu sömürüsü, kurban rolünü oynama, aşağılama ve provokasyon, duygusal şiddet, mahrum bırakma, suçluluk duygusu yaratma ve egoyu okşama gibi stratejiler geliştirerek karşıdaki kişinin vicdanına oynuyorsa ve bu çok sık tekrarlanıyorsa bu psikolojik şiddetin bir türüdür diye düşünüyorum. çünkü zaten psikolojik şiddet uygulayan bir kişi de bağırma, korkutma, küfür etme, tehdit, hakaret, küçük düşürme, devamlı eleştirme, karşıdakinin hareketlerini, giyimini, başkalarıyla ilişkilerini denetleme, sınırlama, değersizlik duygusu uyandırma gibi birtakım baskılar uygular. ve bu iki durum manipüle edilen ya da farkında olarak ya da olmayarak şiddet gören kişide olumsuz duygu, düşünceler yaratır.
devamını gör...

yakında yeni sürümüyle arz-ı endam edeceği iddia edilen yazar.

yeni güncellemeyle birlikte yobaz bükücü özelliğine iyileştirmeler geleceği rivayet ediliyor.
devamını gör...

dünya geneli, mayınların yasaklanmasına ve imhasına dair, 1997’de kanada’da imzalanmış bir sözleşmedir. 1999’da yürürlüğe giren sözleşme, türkiye’de 2004'te yürürlüğe girdi.
devamını gör...

kitaplarının iyi olmadığını anlamak için birinin eleştiri yapmasına gerek bile olmayan yazar. aslında abd best seller bu tip kitaplarla dolu dolayısıyla bir şey diyemeyeceğim. 12-16 yaş arası kız çocuğu kitlesi okuyor genelde, büyüdüklerinde kötü olduğunu fark edeceklerdir.
devamını gör...

okuduğum en acıklı hayat hikayelerinden birisine sahip henry molaison. 27 yaşında geçirmiş olduğu bir ameliyat sonrasında, öğrendiği yeni bilgileri uzun süreli hafızaya aktarma yetisini kaybeder. böylelikle ömrünün sonuna dek ebedi bir "şimdinin" içine hapsolur.

henry molaison, 9 yaşında geçirdiği bir kazada kafa travması yaşar. bu kazadan sonra bitmek bilmeyen epilepsi nöbetleri geçirmeye başlar. 27 yaşında gittiği hastanede, beyin cerrahı dr. william scoville kendisini ameliyat edebileceğini söyler. ömrünü nöbetlerle geçirmek istemeyen molaison, ameliyatı kabul eder.

scoville, amigdala ve hipokampüsün de içinde olduğu beynin bazı bölümlerini ameliyatla alır.

epilepsi nöbetleri sona ermesine karşın, büyük bir sorun ortaya çıkar. henry, yeni bilgileri uzun süreli hafızaya dönüştürmemektedir. uzun zaman önce tanıdığı insanları hatırlamasına rağmen, yeni gördüğü insanları hafızasında tutamamaktadır. daha önce gördüğü doktorların yüzünü hatırlayamamış, hastaneye niçin yattığını bile söyleyememişti. henry yeni anılar oluşturamadığı gibi geleceği de düşleyemiyordu.

bu durumun ne kadar acı olduğunu biraz anlayabilmek için şu andan itibaren hiçbir yeni bilgi öğrenemediğimizi, tanıştığımız kişileri bir daha hatırlayamadığımızı hayal edelim. bu yazıyı okuduktan sonra sanki hiç okumamış gibi hayata devam ettiğimizi düşünelim. ebedi bir şimdi...

molaison'da ortaya çıkan bu durum, bilim dünyasında da bellek ilgili çalışmaları da derinleştirdi.
ilk olarak bellek işlevlerinin kısa ve uzun dönem bellekleri olarak ayrıldığı ortaya çıktı. bir başka ayrım ise, kişinin kendi hayatıyla ilgili anısal belleği ile dünyanın genel anlamda tanınması arasında ortaya çıkan ayrım oldu.
henry molaison'da görsel, mekansal, yer yön belleğinde de problem ortaya çıkmıştı. bu durum hipokampüsteki özel bir hücre tipinin yer ve yön bulmada işlev gördüğünü ortaya koydu.

henry molaison 2 aralık 2008 tarihinde hayata veda etti. bilim dünyasında 55 yıl boyunca h.m. olarak bilinen vakanın henry molaison olduğu da o zaman açıklandı.
devamını gör...

(bkz: dünyanın en komik fıkrası)
devamını gör...

bildirim kutumu bolca meşgul eden bildirimdir. nasıl açıldığını öğrenmek isteyenler mesaj atabilir.
devamını gör...

genelde dinsel yapıda,küçük,isteğe bağlı ve ideolojik yanı olan bir gruptur. çoğunlukla kendilerinden olmayanları dışlarlar.
devamını gör...

kaos seviciler.
şu adamıda ağzımız açık dinliyoruz ya bir şey demiyorum.
herkes olayları kendi işine geldiği yere çekmeye bayılıyor gerçekten. zamanında soyunacaktı ülke fedailiğine o zaman bizde diyecektik ki vay be adam işte. bugün bu sözlerin, bu uyarıların hiç bir manası yok. azrail kapına dayanmadan beraber oyunlar oyna, gez dolaş, parmağınla kafası kopacakları işaret et kapına dayanınca da tü kaka de. yok öyle bir dünya. bizi ne yanınızda ne karşınızda göremezsiniz. kaos çıkarmaya çalışıp kaos tellallığı yapamazsınız. koca koca adamlar kendi hırsları uğruna ülke de ne oyunlar çevirmiş. sonra da işte kahraman ilan ediliyorlar güruhları tarafından. yok ya???
devamını gör...

yahya kemal beyatlı’nın ispanya’dan esinlenerek aruz vezninde yazdığı tablo gibi bir şiirdir.
münir nurettin selçuk’un; şiirin coşkusuna, heyecanına yaraşan bestesiyle de kürdilihicazkâr makamında yüce bir esere dönüşmüştür.

birbirini bu kadar kusursuz tamamlayan beste ve güfte ikilisi bulmak epey zordur. yahya kemal şiiriyle bir resim yaratmış, münir nurettin’in bestesi ise bu resme can katarak, resmi harekete geçirmiştir. nesrin sipahi yorumu da çok hoş olmuştur.


zil, şal ve gül. bu bahçede raksın bütün hızı...
şevk akşamında endülüs üç defa kırmızı...

aşkın sihirli şarkısı yüzlerce dildedir.
ispanya neş'esiyle bu akşam bu zildedir.

yelpaze çevrilir gibi birden dönüşleri,
işveyle devriliş, saçılış, örtünüşleri...

her rengi istemez gözümüz şimdi aldadır;
ispanya dalga dalga bu akşam bu şaldadır.

alnında halka halkadır aşüfte kâkülü,
göğsünde yosma gırnata'nın en güzel gülü...

altın kadeh her elde, güneş her gönüldedir
ispanya varlığıyla bu akşam bu güldedir.

raks ortasında bir durup oynar, yürür gibi;
bir baş çevirmesiyle bakar öldürür gibi...

gül tenli, kor dudaklı, kömür gözlü, sürmeli...
şeytan diyor ki, sarmalı, yüz kerre öpmeli...

gözler kamaştıran şala, meftun eden güle,
her kalbi dolduran zile, her sineden:
"ole!"

münir nurettin yorumu
nesrin sipahi yorumu
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim