sözlüğe ilk girişinde hoş geldin denmeyen yazarlar
benim de içinde bulunduğum durumdur. beni ilk karşılayan kişi, (bkz: sanagulbahcesivadetmedim) adlı yazarımız. kendisine buradan teşekkür ederim. üvey evlat gibi hissediyorum kendimi, saygıdeğer yazarlar.*
devamını gör...
yazarların cinsel olmayan fantezileri
1- uyumadan önce yemek videoları izlerken arka fonda arabesk müzik dinlemek.
2- her şeyi unutmak
3-kestiğim saçlarımı kavanozlarda saklamak.
2- her şeyi unutmak
3-kestiğim saçlarımı kavanozlarda saklamak.
devamını gör...
6 mayıs 1972
bir yangın ormanından püskürmüş genç fidanlardı
güneşten ışık yontarlardı sert adamlardı
hoyrattı gülüşleri aydınlığı çalkalardı
gittiler akşam olmadan ortalık karardı
attila ilhan
...
güneşten ışık yontarlardı sert adamlardı
hoyrattı gülüşleri aydınlığı çalkalardı
gittiler akşam olmadan ortalık karardı
attila ilhan
...
devamını gör...
üzgünken yapılanlar
üzgünken üzülmek artı hiçbir şey yapmamak. hasıraltı etmek çözüm değil. bu duygular ileri bir tarihte olmayacak zamanda evrim geçirerek karşımıza çıkacaktır. mutluysam sonuna kadar yaşarım çocuklar gibi eğlenirim. üzgünsem karalar bağlarım bir müddet kendime izin veririm . *
devamını gör...
illere özgü şiveler
şive değil ağız.
devamını gör...
pastafaryanizm
her ne kadar parodi bir din olarak geçse de aslında gerçek bir dindir. bu söz bile bizim inancımıza bir hakarettir ve dinimizde cezası kafasının kesilmesidir. uçan spagetti canavarı tanrısı hepinizi korusun, ramen.
buraya birkaç ayet bırakıyorum. sizleri de kutsal dinime davet ediyorum. siz hiç küresel ısınmasının sebeplerini açıklayan din gördünüz mü? evet, bizim dinimiz bunu 12 sene önce bilimsel olarak açıklamıştır. o diğer dine ait olanların gözleri ketçaptır, kulakları mayonez. gerçeği göremezler.
pastafaryan inancındaki cennet'te göze çarpan iki nokta vardır. "a) uçsuz bucaksız bira volkanlarıyla doludur. b) bir striptizci fabrikası vardır."[8]
evren, beraberinde bir dağ, ağaçlar ve bir cüce (resimde "cücük" yazıyor) ile birlikte, görünmeyen ve saptanamayan bir uçan spagetti canavarı (usc) tarafından yaratılmıştır.
pastafaryan dininin metinlerine "delifişek" denir. on emir yerine ahlâkî açıdan daha zayıf olan sekiz "yapmazsanız çok memnun olurum" öğesi içerir.
buraya birkaç ayet bırakıyorum. sizleri de kutsal dinime davet ediyorum. siz hiç küresel ısınmasının sebeplerini açıklayan din gördünüz mü? evet, bizim dinimiz bunu 12 sene önce bilimsel olarak açıklamıştır. o diğer dine ait olanların gözleri ketçaptır, kulakları mayonez. gerçeği göremezler.
pastafaryan inancındaki cennet'te göze çarpan iki nokta vardır. "a) uçsuz bucaksız bira volkanlarıyla doludur. b) bir striptizci fabrikası vardır."[8]
evren, beraberinde bir dağ, ağaçlar ve bir cüce (resimde "cücük" yazıyor) ile birlikte, görünmeyen ve saptanamayan bir uçan spagetti canavarı (usc) tarafından yaratılmıştır.
pastafaryan dininin metinlerine "delifişek" denir. on emir yerine ahlâkî açıdan daha zayıf olan sekiz "yapmazsanız çok memnun olurum" öğesi içerir.
devamını gör...
yazarların ağlama sıklığı
bipolar olduğumdan mütevellit sık sık tutamıyorum gözyaşlarımı.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar
devamını gör...
görünmezlik özelliğine sahip olunsa yapılacaklar
iblis var ya bir tane, hani şu baş iblis...
işte ona tövbe ettirene kadar uğraşırdım onunla...
işte ona tövbe ettirene kadar uğraşırdım onunla...
devamını gör...
bir kadının sustuğu an
bir kadının sustuğu ve şikayet etmekten vazgeçtiği an gitmeye en yakın olduğu ana takabül eder. bir kadın susuyorsa artık umudunu kaybetmiştir. hayal kurmaktan veya mutlu olacaklarına inancını yitirmiştir. valizini hazırlamış, kapının arkasına koymuştur. pamuk ipliğine bağlı bir ilişkiyi devam ettiriyordur. kopması an meselesidir. o yüzden kadınlar çok konuştuğunda değil asıl sustuğunda korkun beyler.
devamını gör...
hi my i run
4 on 2 off 12 saatlik vardiyalı bir işte çalışmaktadır. bu sebeple sözlükte bazen gece bazen gündüz görülmektedir.
(bkz: ögg)
hem de silahlı.*
(bkz: ögg)
hem de silahlı.*
devamını gör...
orhan veli kanık'ın atatürk'ü eleştirmesi
yoktur efendim böyle bir şey. ölmüş adamın arkasından yapmadığı bir şeyi ona ithaf etmek hem ayıptır hem yakışıksızdır.
nutuk atmak veyahut nutuk söylemek tabiri, sadece konuşan, eleştiren hiçbir iş yapmayan insanlar için kullanılır.
yani orada olsa olsa cepheden kaçanları, isyan başlatanları, milli mücadeleyi eleştirenleri kast etmiş olur.
mustafa kemal'in nutku ile olayın alakası yoktur.
düşüncelerinizi insan gibi dile getirin. ölmüş insanların arkasına saklanıp onların aziz hatıralarını kirletmeyin.
sevim koş analiz gelmiş ama yine olmamış editi:
kendinizi bu kadar zorlamanıza, taklacı güvercin gibi takla atmanıza, paçalı güvercin gibi paçalarınızın tutuşmasından mütevellit darıyı sağa sola saçmanıza gerek yok.
zor değil yahu, bir halt yedim kusura bakmayın demek. bu durumda kimse kalkıp size bir şey demez. hatayı kabul etmek erdemdir.
neyse bakın şimdi size istanbul lisesi öğrencisi orhan veli'nin, mustafa kemal'in tarih dersi sınavlarına girmesi sonrasındaki düşüncelerini kendi ağzından aktarayım.
"yazarken damarlarımda hâlâ o saatlerin ateşi, kaynayışı ve ürpermesini duyuyorum. bir talebeyi en çok korkutan hadise imtihan bile gazi’nin karşısında zevkli bir hadise oluyor. yalnız tarih değil, bütün bildiklerimi onun kaşısında anlatsaydım, saatlerce o sorsaydı ben cevap verseydim. gazi’nin karşısında imtihan verme şerefini ömrüm boyunca saklayacağım.”
okudunuz umarım. siz zorlama analizler kasarak deveye hendek atlatmaya çalışırken ben bizzat şairin kendi sözleri ile size cevap veriyorum. mustafa kemal'e böylesine saygı duyan bir insanı kendinize siper etmeye çalışıyorsunuz cidden ayıp oluyor. zorlamayınız artık lütfen. özür dileyiniz ve konuyu kapatınız.
ha bu arada mustafa kemal eleştirilemez değildir. bana göre de bazı hataları vardır. ama ister sevin ister sevmeyin bu coğrafyada yetişen ve saygı duyulması gereken birincil şahsiyettir.
eleştirilerinizi tarihi gerçekliklere dayanarak, yan yollara sapmadan ve bel altı vurmadan yapabiliyorsanız yapın, yoksa susun ki, en azından bizde cahil uğurlaması yapmak zorunda kalmayalım.
dibine not: #410883 nolu ileti de orhan veli'nin aynı sözleri paylaşılmış. gerçeği arayanlara selam olsun.
nutuk atmak veyahut nutuk söylemek tabiri, sadece konuşan, eleştiren hiçbir iş yapmayan insanlar için kullanılır.
yani orada olsa olsa cepheden kaçanları, isyan başlatanları, milli mücadeleyi eleştirenleri kast etmiş olur.
mustafa kemal'in nutku ile olayın alakası yoktur.
düşüncelerinizi insan gibi dile getirin. ölmüş insanların arkasına saklanıp onların aziz hatıralarını kirletmeyin.
sevim koş analiz gelmiş ama yine olmamış editi:
kendinizi bu kadar zorlamanıza, taklacı güvercin gibi takla atmanıza, paçalı güvercin gibi paçalarınızın tutuşmasından mütevellit darıyı sağa sola saçmanıza gerek yok.
zor değil yahu, bir halt yedim kusura bakmayın demek. bu durumda kimse kalkıp size bir şey demez. hatayı kabul etmek erdemdir.
neyse bakın şimdi size istanbul lisesi öğrencisi orhan veli'nin, mustafa kemal'in tarih dersi sınavlarına girmesi sonrasındaki düşüncelerini kendi ağzından aktarayım.
"yazarken damarlarımda hâlâ o saatlerin ateşi, kaynayışı ve ürpermesini duyuyorum. bir talebeyi en çok korkutan hadise imtihan bile gazi’nin karşısında zevkli bir hadise oluyor. yalnız tarih değil, bütün bildiklerimi onun kaşısında anlatsaydım, saatlerce o sorsaydı ben cevap verseydim. gazi’nin karşısında imtihan verme şerefini ömrüm boyunca saklayacağım.”
okudunuz umarım. siz zorlama analizler kasarak deveye hendek atlatmaya çalışırken ben bizzat şairin kendi sözleri ile size cevap veriyorum. mustafa kemal'e böylesine saygı duyan bir insanı kendinize siper etmeye çalışıyorsunuz cidden ayıp oluyor. zorlamayınız artık lütfen. özür dileyiniz ve konuyu kapatınız.
ha bu arada mustafa kemal eleştirilemez değildir. bana göre de bazı hataları vardır. ama ister sevin ister sevmeyin bu coğrafyada yetişen ve saygı duyulması gereken birincil şahsiyettir.
eleştirilerinizi tarihi gerçekliklere dayanarak, yan yollara sapmadan ve bel altı vurmadan yapabiliyorsanız yapın, yoksa susun ki, en azından bizde cahil uğurlaması yapmak zorunda kalmayalım.
dibine not: #410883 nolu ileti de orhan veli'nin aynı sözleri paylaşılmış. gerçeği arayanlara selam olsun.
devamını gör...
sosyal fobi
"herkes beni izliyo, herkes bana bakıyoooğğ" diye düşünürken yürüyüşünüzü bile değiştiren, tedavisi olan bir psikohastalık.
devamını gör...
yks birincilerinin hep türkiye'den çıkması
yks sonuncularının da türkiye'den çıkmasıyla nötrlenen durum.
devamını gör...
atatürk düşmanlığı
hep vardı. hep olacaklar. adı üstünde düşman'dırlar.
devamını gör...
kontrtransferans
terapistin danışana karşı, eskiden gelen aktarımlarını yansıtması durumu.
nasıl bir hasta terapistine geçmişte bazı kimselere karşı duyduğu duyguları aktarırsa, terapist de, bilinç ya da bilinçdışı yoluyla etkilendiği, kendi hayatına ilişkin durumlar bulabilir.
bir başkadır dizisinde peri gülbinle konuşurken bahsetmişti bundan.
nasıl bir hasta terapistine geçmişte bazı kimselere karşı duyduğu duyguları aktarırsa, terapist de, bilinç ya da bilinçdışı yoluyla etkilendiği, kendi hayatına ilişkin durumlar bulabilir.
bir başkadır dizisinde peri gülbinle konuşurken bahsetmişti bundan.
devamını gör...
kısası makbul olan şeyler
(bkz: askerlik)
devamını gör...
aracıların para kazanmasını kabullenmeyen birey
tarladan 1 liraya alınan domatesin manavdan 10 lira olmasına karşı çıkan bireydir.
devamını gör...
hipokrat yemini
tıp fakültelerinin mezuniyet töreninde kullanılan ve dünya tabipler birliği cenevre bildirgesindeki hekimlik andı'nın en güncel tercümesi şu şekildedir:
hekimlik mesleğinin bir üyesi olarak;
yaşamımı insanlığını hizmetine adayacağıma,
hastanın sağlığına ve esenliğine her zaman öncelik vereceğime,
hastamın özerkliğine ve onuruna saygı göstereceğime,
insan yaşamına en üst düzeyde saygı göstereceğime,
görevimle hastam arasına ; yaş, hastalık ya da engellilik, inanç, etnik köken, cinsiyet, milliyet, politik düşünce , ırk, cinsel yönelim, toplumsal konum ya da başka herhangi bir özelliğin girmesine izin vermeyeceğime ,
hastamın bana açtığı sırları , yaşamını yitirdikten sonra bile gizli tutacağıma,
mesleğimi vicdanımla, onurumla ve iyi hekimlik ilkelerini gözeterek uygulayacağıma,
hekimlik mesleğinin onurunu ve saygın geleneklerini bütün gücümle koruyup geliştireceğime,
mesleğimi bana öğretenlere, meslektaşlarıma ve öğrencilerime hak ettikleri saygıyı ve minnettarlığı göstereceğime,
tıbbi bilgimi hastaların yararı ve sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi için paylaşacağıma,
hizmeti en yüksek düzeyde sunabilmek için kendi sağlığımı, esenliğimi ve mesleki yetkinliğimi korumaya dikkat edeceğime,
tehdit ediliyor olsam bile, tıbbi bilgilerimi, insan haklarını ve bireysel özgürlüklerini çiğnemek için kullanmayacağıma,
kararlılıkla, özgürce ve onurum üzerine,
ant içerim.
bu yeminin hipokrat yada onun öğrencilerinden birisi tarafından yazıldığı kabul edilir. özgün metin yıllar içinde değişikliğe uğramıştır. özgün metnin çevirisi ise şu şekildedir:
hekim apollon, asklepios, higiya, panacea üzerine ve bütün tanrı ve tanrıçaların huzurunda yemin ederim ki, yeteneğim ve gücüm elverdiğince bu and ve sözleri tutacağım:
bu sanatta hocamı, babam gibi tanıyacağım, rızkımı onunla paylaşacağım, ihtiyacı olursa kesemi onunla bölüşeceğim, çocuklarına kardeşim gibi bakacağım ve öğrenmek isterlerse bu sanatı ücretsiz öğreteceğim; ilaç reçetelerini, şifai bilgileri ve diğer bilgileri sadece ve sadece kendi evlâtlarıma, hocamın çocuklarına ve hekimlik kurallarına uygun sözleşmeyle bağlı ve and içmişlere öğreteceğim.
yeteneğim ve hâkimiyetim ölçüsünde hastalarımın iyiliği için tedaviler önereceğim ve asla kimseye zarar vermeyeceğim.
isteyen hiç kimseye öldürücü bir eczayı ne vereceğim ne de bunu tavsiye edeceğim; benzer şekilde, bir gebe kadına çocuk düşürmesi için ilaç vermeyeceğim.
hayatımın ve sanatımın saflığını koruyacağım.
iç organlarındaki taşı keserek almayı, hastalığı çok açık olan hastalarda bile, işin ehli olan (cerrah)lara bırakacağım.
hangi eve girersem gireyim, bütün kasıtlı kötülük ve suistimallerden ve özellikle de ister hür ister köle olsun erkek ve kadınların vücudunu kötüye kullanmaktan kaçınarak, sadece hastaya yardım için gireceğim.
gerek sanatımın icrası sırasında gerekse insanlarla gündelik ilişkideyken edindiğim bilgileri ortalığa saçmayacağım, bir sır olarak saklayacağım ve kimseye açmayacağım.
bu yemine sadık kalırsam hayatımı ve mesleki uygulamalarımı insanların tümünden ve her zaman saygı görerek mutlulukla sürdüreyim, ama ona ihanet eder ya da çiğnersem tam tersini yaşayayım.
hekimlik mesleğinin bir üyesi olarak;
yaşamımı insanlığını hizmetine adayacağıma,
hastanın sağlığına ve esenliğine her zaman öncelik vereceğime,
hastamın özerkliğine ve onuruna saygı göstereceğime,
insan yaşamına en üst düzeyde saygı göstereceğime,
görevimle hastam arasına ; yaş, hastalık ya da engellilik, inanç, etnik köken, cinsiyet, milliyet, politik düşünce , ırk, cinsel yönelim, toplumsal konum ya da başka herhangi bir özelliğin girmesine izin vermeyeceğime ,
hastamın bana açtığı sırları , yaşamını yitirdikten sonra bile gizli tutacağıma,
mesleğimi vicdanımla, onurumla ve iyi hekimlik ilkelerini gözeterek uygulayacağıma,
hekimlik mesleğinin onurunu ve saygın geleneklerini bütün gücümle koruyup geliştireceğime,
mesleğimi bana öğretenlere, meslektaşlarıma ve öğrencilerime hak ettikleri saygıyı ve minnettarlığı göstereceğime,
tıbbi bilgimi hastaların yararı ve sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi için paylaşacağıma,
hizmeti en yüksek düzeyde sunabilmek için kendi sağlığımı, esenliğimi ve mesleki yetkinliğimi korumaya dikkat edeceğime,
tehdit ediliyor olsam bile, tıbbi bilgilerimi, insan haklarını ve bireysel özgürlüklerini çiğnemek için kullanmayacağıma,
kararlılıkla, özgürce ve onurum üzerine,
ant içerim.
bu yeminin hipokrat yada onun öğrencilerinden birisi tarafından yazıldığı kabul edilir. özgün metin yıllar içinde değişikliğe uğramıştır. özgün metnin çevirisi ise şu şekildedir:
hekim apollon, asklepios, higiya, panacea üzerine ve bütün tanrı ve tanrıçaların huzurunda yemin ederim ki, yeteneğim ve gücüm elverdiğince bu and ve sözleri tutacağım:
bu sanatta hocamı, babam gibi tanıyacağım, rızkımı onunla paylaşacağım, ihtiyacı olursa kesemi onunla bölüşeceğim, çocuklarına kardeşim gibi bakacağım ve öğrenmek isterlerse bu sanatı ücretsiz öğreteceğim; ilaç reçetelerini, şifai bilgileri ve diğer bilgileri sadece ve sadece kendi evlâtlarıma, hocamın çocuklarına ve hekimlik kurallarına uygun sözleşmeyle bağlı ve and içmişlere öğreteceğim.
yeteneğim ve hâkimiyetim ölçüsünde hastalarımın iyiliği için tedaviler önereceğim ve asla kimseye zarar vermeyeceğim.
isteyen hiç kimseye öldürücü bir eczayı ne vereceğim ne de bunu tavsiye edeceğim; benzer şekilde, bir gebe kadına çocuk düşürmesi için ilaç vermeyeceğim.
hayatımın ve sanatımın saflığını koruyacağım.
iç organlarındaki taşı keserek almayı, hastalığı çok açık olan hastalarda bile, işin ehli olan (cerrah)lara bırakacağım.
hangi eve girersem gireyim, bütün kasıtlı kötülük ve suistimallerden ve özellikle de ister hür ister köle olsun erkek ve kadınların vücudunu kötüye kullanmaktan kaçınarak, sadece hastaya yardım için gireceğim.
gerek sanatımın icrası sırasında gerekse insanlarla gündelik ilişkideyken edindiğim bilgileri ortalığa saçmayacağım, bir sır olarak saklayacağım ve kimseye açmayacağım.
bu yemine sadık kalırsam hayatımı ve mesleki uygulamalarımı insanların tümünden ve her zaman saygı görerek mutlulukla sürdüreyim, ama ona ihanet eder ya da çiğnersem tam tersini yaşayayım.
devamını gör...