kurt vonnegut
hakkında tanım yapmamın imkansız olduğu, büyük yazar diyerek gücünü küçümsemenin ayıp olduğu ve kitaplarını övmenin beyhude bir çaba olduğu gerçeklerinin elimizi kolumuzu bağladığı übermensch’dir.

kurt vonnegut hakkında yazı yazarken yazdığınız her şeyin boş olduğunun bilincinde olmalısınız zira o yazılması gereken her şeyi yazmış, söylenmesi gereken her şeyi söylemiş, dünya üzerindeki görevini tamamlayıp edebiyat tanrıları arasındaki yerini almıştır.
kendisi ile aynı dünya üzerinde tam yirmi beş sene yaşamış olmanın verdiği muhteşem duygu ile eğer bir gün ölürsem ve eğer öteki dünya diye bir yer varsa nereye gideceğimi umursamayacağım.

kurt vonnegut okunur ve ona hayran olunur. paldır küldür yuvarlanmanıza neden olacak muhteşem bir hikaye de yazmıştır, sizi bir kedi beşiğinin içine hapsedip dünyayı sorgulamanıza neden olacak bir roman da. mezbaha no: 5’te dünyanın nasıl bir kesimevi haline gelebileceğini galapagos’ta ise nereye doğru evrildiğimizi anlatmıştır.
daha fazla hakkında konuşup hayranlığımın saçmalamama neden olmasına izin vermeyeceğim. çünkü bu üstinsan ile ilgili bir şeyler yazmaya her başladığımda kalemimden haddinden fazla coşkulu cümleler dökülüyor o yüzden kurt vonnegut ile ilgili son sözüm:

so it goes...

kurt vonnegut hakkında yazı yazarken yazdığınız her şeyin boş olduğunun bilincinde olmalısınız zira o yazılması gereken her şeyi yazmış, söylenmesi gereken her şeyi söylemiş, dünya üzerindeki görevini tamamlayıp edebiyat tanrıları arasındaki yerini almıştır.
kendisi ile aynı dünya üzerinde tam yirmi beş sene yaşamış olmanın verdiği muhteşem duygu ile eğer bir gün ölürsem ve eğer öteki dünya diye bir yer varsa nereye gideceğimi umursamayacağım.

kurt vonnegut okunur ve ona hayran olunur. paldır küldür yuvarlanmanıza neden olacak muhteşem bir hikaye de yazmıştır, sizi bir kedi beşiğinin içine hapsedip dünyayı sorgulamanıza neden olacak bir roman da. mezbaha no: 5’te dünyanın nasıl bir kesimevi haline gelebileceğini galapagos’ta ise nereye doğru evrildiğimizi anlatmıştır.
daha fazla hakkında konuşup hayranlığımın saçmalamama neden olmasına izin vermeyeceğim. çünkü bu üstinsan ile ilgili bir şeyler yazmaya her başladığımda kalemimden haddinden fazla coşkulu cümleler dökülüyor o yüzden kurt vonnegut ile ilgili son sözüm:

so it goes...
devamını gör...
acil tedavi
acil tedavi ünitelerinde doktor ve hemşire gibi yetkili personeller tarafından hasta ve yaralılara uygulanan tıbbi müdahalelerdir.
devamını gör...
kolay gibi görünen ama çok zor olan şeyler
türkiye'de yaşamak
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
hani bazı zamanlar olur çok ihtiyaç duyduğun bir an olur ya işte o an ihtiyaç duyduğun insan yanında olmayınca çaresizliğin ikiye katlanır. birgün seni affetsem çaresiz kaldığım anlar seni affetmez.
devamını gör...
film önerileri
daha izlemedim ama konusunu bildiğim için etkileneceğiniz bir film olduğuna garanti veririm.
(bkz: sophie scholl)
sophie, nazi almanyasında şiddet karşıtı bir direniş grubu beyaz gül'ün üyesi olan bir öğrenci.
abisiyle birlikte üniversitede broşür dağıtırken yakalanıyorlar. 21 yaşındaki sophie, görüşünden asla taviz vermediği için idamla yargılanıyor, yakalanmasıyla idamı arasındaki 4 günü anlatıyor film.
daha önce hiç duymamıştım bu ismi. ya kendi cahilliğim yüzünden yeni duydum ya da kız gerçekten pek bilinmiyor, umarım ilk şıktır.
gencecik bir yaşta birilerine örnek olmak için sergilediği bu duruş inşallah daha çok insan tarafından bilinir.
(bkz: sophie scholl)
sophie, nazi almanyasında şiddet karşıtı bir direniş grubu beyaz gül'ün üyesi olan bir öğrenci.
abisiyle birlikte üniversitede broşür dağıtırken yakalanıyorlar. 21 yaşındaki sophie, görüşünden asla taviz vermediği için idamla yargılanıyor, yakalanmasıyla idamı arasındaki 4 günü anlatıyor film.
daha önce hiç duymamıştım bu ismi. ya kendi cahilliğim yüzünden yeni duydum ya da kız gerçekten pek bilinmiyor, umarım ilk şıktır.
gencecik bir yaşta birilerine örnek olmak için sergilediği bu duruş inşallah daha çok insan tarafından bilinir.
devamını gör...
ağırlık kaldırırken dinlenecek müzikler
hiç uğraşmanıza gerek yok, gidip eminem'in herhangi bir şarkısına basmanız yeterli.
devamını gör...
türkiye'de unutulamayan olaylar
(bkz: hugo'da küfreden çocuk)
devamını gör...
9 ağustos 2021 devlet bahçeli'nin tyt ve ayt puanları talebi
şempanzeler için eğitim hakkı istiyoruz.
devamını gör...
güneş banyosu
fazlası oldukça zararlı olabilecek olan eylemdir.
devamını gör...
parasına kesinlikle değen şeyler
uçak bileti için harcanan para. saatlerce gidilecek mesafeleri birkaç saatte hallediyoruz.
devamını gör...
beyin yakan tramvay ikilemi
devamını gör...
bir ebeveynin çocuğuna yapacağı en büyük iyilik
minnacık bebeğin eline tablet vermemektir. her yönden çocuğuna iyi bir örnek olmaktır. mutlu, huzurlu ve sevgi dolu bir aile ortamı sunmaktır.
çocukta görülen davranışlar ebeveynlerden örnek aldığı davranışlardır. ebeveynlerin her davranışı çocukta etki bırakır.
çevresel faktör etkisi tabi ki olabilir. ancak, çevreye karşı yapacağı doğru yanlış her davranışta ve kararda yine ebeveynin rolü vardır.
çocuklar ciddi sorular sorarlar ve ciddi cevaplar beklerler. soruyu geçiştirirsen iletişimini kaybedersin, çocuk da o soruyu başkalarına sorup yanlış cevaplar alabilir.
çocuğa başına ne gelirse gelsin onu hep seveceğini, hep yanında olacağını söylemek gerekir.
çocuk sevgi ile büyür. onu cesaretlendirmek, hevesini kırmamak gerek. çocuk özgüvenini kaybederse fikrini söylemeye çekinir. kendini ifade edemediği için hayat boyu başarısız olur.
sözlükte bile "ya eleştiri gelirse" diye yazamaz. karşı cinsten birini sevse bile ona açılamaz.
çocuğun yeteneklerini keşfedin ve üzerinde çalışıp geliştirin. onu bir birey olarak yetiştirin.
güzel sevmesini öğretin. vicdanlı olmasını öğretin. sevgiyi bilen çocuk kimseye zarar vermez. kendi ayakları üzerinde durmayı öğrettiğiniz vakit hayat boyu rahat eder.
iyi bir eğitim okuldan önce anne babada başlar. öğretmenler "6 yaş çocuk eğitmek için çok geç, ailesi hiç eğitmemiş ki ben nasıl eğiteyim" derler.
siz çocuklarınızı prens/prenses diye büyütüyorsunuz, sonra da gerçek sanıyorlar. çocuğa kendinden başkalarına nasıl davranacağını öğretmek ebeveynlerin görevidir.
bir hayvana nasıl yaklaşılacağı ya da bir çiçek koparılmadan nasıl doğa sevgisi aşılanacağı çocuğun ileride karakterini etkileyecek etmenlerdir.
dolayısıyla canlılarla kurduğu ilişkiyi anne-baba olarak baştan şekillendirmek en doğru yoldur.
hatalı çocuk yoktur hatalı ana ve baba vardır.
çocukta görülen davranışlar ebeveynlerden örnek aldığı davranışlardır. ebeveynlerin her davranışı çocukta etki bırakır.
çevresel faktör etkisi tabi ki olabilir. ancak, çevreye karşı yapacağı doğru yanlış her davranışta ve kararda yine ebeveynin rolü vardır.
çocuklar ciddi sorular sorarlar ve ciddi cevaplar beklerler. soruyu geçiştirirsen iletişimini kaybedersin, çocuk da o soruyu başkalarına sorup yanlış cevaplar alabilir.
çocuğa başına ne gelirse gelsin onu hep seveceğini, hep yanında olacağını söylemek gerekir.
çocuk sevgi ile büyür. onu cesaretlendirmek, hevesini kırmamak gerek. çocuk özgüvenini kaybederse fikrini söylemeye çekinir. kendini ifade edemediği için hayat boyu başarısız olur.
sözlükte bile "ya eleştiri gelirse" diye yazamaz. karşı cinsten birini sevse bile ona açılamaz.
çocuğun yeteneklerini keşfedin ve üzerinde çalışıp geliştirin. onu bir birey olarak yetiştirin.
güzel sevmesini öğretin. vicdanlı olmasını öğretin. sevgiyi bilen çocuk kimseye zarar vermez. kendi ayakları üzerinde durmayı öğrettiğiniz vakit hayat boyu rahat eder.
iyi bir eğitim okuldan önce anne babada başlar. öğretmenler "6 yaş çocuk eğitmek için çok geç, ailesi hiç eğitmemiş ki ben nasıl eğiteyim" derler.
siz çocuklarınızı prens/prenses diye büyütüyorsunuz, sonra da gerçek sanıyorlar. çocuğa kendinden başkalarına nasıl davranacağını öğretmek ebeveynlerin görevidir.
bir hayvana nasıl yaklaşılacağı ya da bir çiçek koparılmadan nasıl doğa sevgisi aşılanacağı çocuğun ileride karakterini etkileyecek etmenlerdir.
dolayısıyla canlılarla kurduğu ilişkiyi anne-baba olarak baştan şekillendirmek en doğru yoldur.
hatalı çocuk yoktur hatalı ana ve baba vardır.
devamını gör...
karma puanı yükseltme
keşiş bulmanız lazım, budizm dinine mensup olmanız lazım ayrıca.
devamını gör...
hanım hanım bunlar benim yavrularım
eller belde, hafif peltekleşerek söylenen animasyonlara dublajın nasıl yakıştığını gösteren cümle.
devamını gör...
birinden soğumak için nedenler
saygısızlık
devamını gör...
kanal istanbul için küfürleşerek kavga eden dayılar
(bkz: senin ensen kalın göbeğin sağlam)
küfür ve kavga göremediğim dayılardır. kuvvetle muhtemel kesmişler. keşke kesmeselermiş. neyse. iyi tarafından bakalım. yepyeni bir sözlük klişesi kazandıran kapışma olmuş. tutar bu bkz. daha doğrusu tutarlarsa tutar, tutmazlarsa tutmaz.
yabancı gemilerin boğazlardan beleşe geçtiğini sanan ve “o zamanındaki iki üç tane şerefsiz yüzünden” diye atatürk hükümetine hakaret eden dayı ve dayı gibi düşünenler için de şunu söylemek istiyorum: boğazların rejimi montrö boğazlar sözleşmesi çerçevesinde düzenlenmiştir. montrö'ye göre, barış zamanında yalnızca savaş gemileri ücret ödemez. ha ödeselerdi bence iyi olurdu ama ayda yılda bir savaş gemisi geçiyor, o da hasbelkader. ticaret gemileri ise her koşulda ücrete tabiiler. öyle beleşe geçmek gibi bir durum yok ortada. geçiş ücretleri de tâ 1936 yılında altın cinsinden belirlenmiş zaten. benim için montrö'nün tek eleştirebilecek noktası, savaş gemilerinin beleşe geçiyor oluşu ve geçiş ücretlerinin dolara endekslenmemiş oluşudur. bu ikincisi ciddi gelir kaybına neden olmakta. onun dışında eleştirilebilecek bir kısım, benim bildiğim kadarıyla, yok.
ticaret gemilerinin geçiş ücretleri hakkında, dokuz eylül üniversitesinin yayınladığı, türk deniz ticareti tarihinin montrö ile ilgili kısmı aşağıdadır:
tdtts.deu.edu.tr/wp-content...
dayılardan nereye geldik. pek kısa zamanda montrö boğazlar sözleşmesi başlığında görüşmek üzere. kanalıma abone olmayı unutmayınız.
küfür ve kavga göremediğim dayılardır. kuvvetle muhtemel kesmişler. keşke kesmeselermiş. neyse. iyi tarafından bakalım. yepyeni bir sözlük klişesi kazandıran kapışma olmuş. tutar bu bkz. daha doğrusu tutarlarsa tutar, tutmazlarsa tutmaz.
yabancı gemilerin boğazlardan beleşe geçtiğini sanan ve “o zamanındaki iki üç tane şerefsiz yüzünden” diye atatürk hükümetine hakaret eden dayı ve dayı gibi düşünenler için de şunu söylemek istiyorum: boğazların rejimi montrö boğazlar sözleşmesi çerçevesinde düzenlenmiştir. montrö'ye göre, barış zamanında yalnızca savaş gemileri ücret ödemez. ha ödeselerdi bence iyi olurdu ama ayda yılda bir savaş gemisi geçiyor, o da hasbelkader. ticaret gemileri ise her koşulda ücrete tabiiler. öyle beleşe geçmek gibi bir durum yok ortada. geçiş ücretleri de tâ 1936 yılında altın cinsinden belirlenmiş zaten. benim için montrö'nün tek eleştirebilecek noktası, savaş gemilerinin beleşe geçiyor oluşu ve geçiş ücretlerinin dolara endekslenmemiş oluşudur. bu ikincisi ciddi gelir kaybına neden olmakta. onun dışında eleştirilebilecek bir kısım, benim bildiğim kadarıyla, yok.
ticaret gemilerinin geçiş ücretleri hakkında, dokuz eylül üniversitesinin yayınladığı, türk deniz ticareti tarihinin montrö ile ilgili kısmı aşağıdadır:
tdtts.deu.edu.tr/wp-content...
dayılardan nereye geldik. pek kısa zamanda montrö boğazlar sözleşmesi başlığında görüşmek üzere. kanalıma abone olmayı unutmayınız.
devamını gör...
babanın sevilmeyen huyları
kendisiyle aynı fikirde olmayanlarla hiçbir şekilde anlaşamaması, sabit fikirli, aşırı sinirli biri olması, psikolojik, fiziksel şiddet uygulamaya hakkı olduğunu düşünen zorba biri olması yani kısaca, narsist olması.
devamını gör...
çocukken yaşanan hayal kırıklıkları
unutulmayan hayal kırıklıklarıdır.
ilkokul 4. sınıf. müze gezisi yapılacak, 4 'ten 8'e kadar her sınıfın en başarılı öğrencisi geziye götürülecek. tabi bizim sınıftan ben gidiyorum. kıpır kıpırım ilk defa müze göreceğim derslerin bitmesini bekliyorum heyecanla. gidecek ekip okul bahçesinde toplandı. müdür yardımcısı bana şöyle bir baktı, o üstündeki ne ya babanın montu mu dedi. montumu bir akrabamız vermişti. o zamanlar maddi problemler var, mont büyük ama işimi görüyor, problem etmiyorum. neyse eleman beni sınıfa gönderdi, bizim sınıftan başka bir elemanı götürdüler. o boğazımı oturan yumru hala aklımda. hiçbir şey demedim ne evdekilere, ne kimseye. ama insanların ne kadar çirkinleşebileceği hakkında çok iyi bir ders olmuştu bana daha o yaşımda.
her mont aldığımda aklıma gelir...
ilkokul 4. sınıf. müze gezisi yapılacak, 4 'ten 8'e kadar her sınıfın en başarılı öğrencisi geziye götürülecek. tabi bizim sınıftan ben gidiyorum. kıpır kıpırım ilk defa müze göreceğim derslerin bitmesini bekliyorum heyecanla. gidecek ekip okul bahçesinde toplandı. müdür yardımcısı bana şöyle bir baktı, o üstündeki ne ya babanın montu mu dedi. montumu bir akrabamız vermişti. o zamanlar maddi problemler var, mont büyük ama işimi görüyor, problem etmiyorum. neyse eleman beni sınıfa gönderdi, bizim sınıftan başka bir elemanı götürdüler. o boğazımı oturan yumru hala aklımda. hiçbir şey demedim ne evdekilere, ne kimseye. ama insanların ne kadar çirkinleşebileceği hakkında çok iyi bir ders olmuştu bana daha o yaşımda.
her mont aldığımda aklıma gelir...
devamını gör...
normal sözlük'ün gececi yazarları
itiraf edelim geceleri sözlük daha güzel oluyor, daha huzurlu sanki. ve gündüzcüler bunu hiç bilemeyecek *. o zaman size bir resim bırakayım sevgili gececi yazarlar, evet bu sizin için.

yıldızlar bize evimizin yolunu gösterecek..
iyi geceler diliyorum her birinize.
t:gece çevrim içi olan yazarlardır.

yıldızlar bize evimizin yolunu gösterecek..
iyi geceler diliyorum her birinize.
t:gece çevrim içi olan yazarlardır.
devamını gör...
