back to the future radyo yayını
kandırmak mı? üstüme iyilik sağlık. programın adı ortada.
akıllara ne geliyor? tabii ki zamanda yolculuk. ee buyrun o zaman absürt diyarlardan alice bugünlere hangi şarkılarla geldi dinleyelim bakalım. bu yayının çalma listesi bana hayatıma aldığım birçok insandan daha çok faydası dokunan şarkılardan oluşacaktır. bugün miyamoto musashi'nin şansına nedense boğuklaşan, bir garipleşen sesimle konuk olacağım bu programa. sokağa çıkma yasakları kalkmadan önceki şu son cuma gecesinde görüşmek üzere.
akıllara ne geliyor? tabii ki zamanda yolculuk. ee buyrun o zaman absürt diyarlardan alice bugünlere hangi şarkılarla geldi dinleyelim bakalım. bu yayının çalma listesi bana hayatıma aldığım birçok insandan daha çok faydası dokunan şarkılardan oluşacaktır. bugün miyamoto musashi'nin şansına nedense boğuklaşan, bir garipleşen sesimle konuk olacağım bu programa. sokağa çıkma yasakları kalkmadan önceki şu son cuma gecesinde görüşmek üzere.
devamını gör...
normal sözlük’ün büyümesi için yapılması gerekenler
beni büyütün
ağlatmayın
sahte düşlerle
oyalamayın..
herkesten bir parça olmalı bir yarısı akıllı bir yarısı deli olanlar,dört yanı akıllı bir yanı deli olanlar,herkes akıllıyken deli olanlar..azıcık delilik lazım buraya..
tıpkı eurovision'daki gibi oldu bir ben anladım sözleri ama müziği epey iyiydi..
ağlatmayın
sahte düşlerle
oyalamayın..
herkesten bir parça olmalı bir yarısı akıllı bir yarısı deli olanlar,dört yanı akıllı bir yanı deli olanlar,herkes akıllıyken deli olanlar..azıcık delilik lazım buraya..
tıpkı eurovision'daki gibi oldu bir ben anladım sözleri ama müziği epey iyiydi..
devamını gör...
yapıştırıcıyı oval sürerken gelen dj olma hissi
cam üstünde yapılması daha bir hissettirir bunu. gözlerinizi kapayıp sol eli kulağa kapatabilirsiniz. lakin dikkatli olun ezana geçiş yapmayın ya da uzun havaya.
devamını gör...
seninki de dert mi
derdinizi birine açıyorsunuz ve sizi dinliyormuş gibi yapıp kendi derdi ile kıyaslıyor, gizliden gizliye seninki de dert mi imalarında bulunuyor,hatta ve hatta yüzünüze vuruyor. sadece dinlemesini istediğiniz biri size nutuk bağlamında öğütler vermeye başlıyor. aynı zamanda dost seçiminde bir çeşit turnusol kağıdı görevi de görüyor.
lafa bak "seninki de dert mi ? özür dileriz ya sana dert beğendiremediğim için, başka dertlerde görüşmek üzere,sevgili dostum.
lafa bak "seninki de dert mi ? özür dileriz ya sana dert beğendiremediğim için, başka dertlerde görüşmek üzere,sevgili dostum.
devamını gör...
dr oetker’in yıllardır doçent olamaması
sarayda bozuk dr. oetker ürünlerine rastlanmış, reyisss ölene kadar sürünsün bu şerefsiz demiş.
devamını gör...
yazarların araba kullanmayı öğrendiği ilk araba
2006 skoda octavia.
devamını gör...
sonra döndüm ve dedim ki
kazanacağız mutlaka kazanacağız , bir köle olarak yaşamaktansa bir özgürlük savaşçısı olarak ölmek daha iyidir.
(bkz: yılmaz güney)
(bkz: yılmaz güney)
devamını gör...
90'lı yılları hatırlatan şeyler
bilye, topaç, kaset, futbolcu kartı, toz leblebi, çatapat, mantar tabanca, kız kaçıran, sulugöz sakızı, arı mayalı silgiler, şeker kız candy, heidi, tsubasa, şirinler. sokakta oynayan çocuklardık biz, toplu konut bilmezdik.
devamını gör...
bir erkeğin en tatlı olduğu an
en tatlı olan anı bende kalsın ama sözlükte kendi kendini tatlı bulan erkeğin o an tatlı olma ihtimali sıfır.
devamını gör...
takipçi
kaymak seni takip ediyor mu? 1500 gaymeye gerek yok! hemen bir turuncu uzağındayım yazın takip edip etmediğimi öğrenin. kısa süreli "etmiyorsam da ederim alüminyum!" kampanyamızı da kaçırmayın. kaymak takip bürosu, giderken sağda gelirken solda.
devamını gör...
panda
günün on saati bambu kemiren ayıcıklardır.
panda bir ayı türüdür aslında. bu yüzden sindirim sistemleri et yemeye müsaittir ama çok az besin öğesi içermesine rağmen tek besin kaynakları bambudur.
bulundukları bölgede bambular tükenirse açlıktan ölürler.
ve pandalar sonucunda ölüm olsa dahi et yemezler. bunun sebebi de etin tadını algılamalarını sağlayan bir genin evrimsel süreçte kayba uğramış olmasıdır.
yani pandalar kocaman sevimli gövdelerinde çocuk kalbi dışında böyle ilginç bilgileri de taşırlar.
panda bir ayı türüdür aslında. bu yüzden sindirim sistemleri et yemeye müsaittir ama çok az besin öğesi içermesine rağmen tek besin kaynakları bambudur.
bulundukları bölgede bambular tükenirse açlıktan ölürler.
ve pandalar sonucunda ölüm olsa dahi et yemezler. bunun sebebi de etin tadını algılamalarını sağlayan bir genin evrimsel süreçte kayba uğramış olmasıdır.
yani pandalar kocaman sevimli gövdelerinde çocuk kalbi dışında böyle ilginç bilgileri de taşırlar.
devamını gör...
unutulmayan aşk-ı memnu replikleri
nihal'i harcayacaklar matmazel.
devamını gör...
spektaküler şehir heykelleri
2010 yılından bu yana ülkemizin dört bucağında görenlerin gözlerine inanamadığı heykellerin fotoğraflarını bir galerici titizliğiyle arşivleyen şahane blog.
"her gün önlerinden geçiyoruz. çoğu, kentin en önemli simgesinin yüzlerce kez büyütülmüş hali. o kadar çirkinler ki çoğu zaman görmezden gelmeyi tercih ediyoruz." düşüncesiyle yola çıkmışlar ve "binlerce heykel var" diyerek epeydir devam ediyorlar. can sıkıntısına birebir, moral yükseltme deseniz var, "iyi ki bunu ben yapmamışım" ya da "iyi ki bu heykel yaşadığım yere ait değil" deyip mutlu bile olabilirsiniz. ama muhtemelen yaşadığınız güzide ile veya ilçeden de bir spektaküler şehir heykeli göreceksiniz, çok da sıkmayın canınızı. yurtdışındaysanız ve kıh kıh gülüyorsanız bilin ki bu heykellerin yurtdışı versiyonları da bu blogun markajında üstelik. hatta varsa "görüyorum ve arttırıyorum" diyerek çektiğiniz fotoğrafı gönderip bu görsel şölene destek olabilirsiniz. şimdi bir de yeni alan adı almışlar, pek hoş olmuş.
spektakulersehirheykelleri....
sehirheykelleri.com
"her gün önlerinden geçiyoruz. çoğu, kentin en önemli simgesinin yüzlerce kez büyütülmüş hali. o kadar çirkinler ki çoğu zaman görmezden gelmeyi tercih ediyoruz." düşüncesiyle yola çıkmışlar ve "binlerce heykel var" diyerek epeydir devam ediyorlar. can sıkıntısına birebir, moral yükseltme deseniz var, "iyi ki bunu ben yapmamışım" ya da "iyi ki bu heykel yaşadığım yere ait değil" deyip mutlu bile olabilirsiniz. ama muhtemelen yaşadığınız güzide ile veya ilçeden de bir spektaküler şehir heykeli göreceksiniz, çok da sıkmayın canınızı. yurtdışındaysanız ve kıh kıh gülüyorsanız bilin ki bu heykellerin yurtdışı versiyonları da bu blogun markajında üstelik. hatta varsa "görüyorum ve arttırıyorum" diyerek çektiğiniz fotoğrafı gönderip bu görsel şölene destek olabilirsiniz. şimdi bir de yeni alan adı almışlar, pek hoş olmuş.
spektakulersehirheykelleri....
sehirheykelleri.com
devamını gör...
kadın nicklerini 100 metre öteden tanımak
inanamıyorum, bu nasıl bir yetenektir böyle. nasıl yapıyorsunuz, lütfen söyleyin.
devamını gör...
soweto
apartheid zamanında, güney afrika cumhuriyeti'nin johannesburg şehrinde, siyahlar için kurulan bölgedir.
ilk duyanların, siyahların dilindeki bir kelime zannetmesine rağmen, aslında south western township kelimesinin, siyahlar tarafından kısaltmasıdır.
1976'da, soweto'daki ırkçılık karşıtı gösterilerde onlarca öğrenci öldürülmüştür.
ilk duyanların, siyahların dilindeki bir kelime zannetmesine rağmen, aslında south western township kelimesinin, siyahlar tarafından kısaltmasıdır.
1976'da, soweto'daki ırkçılık karşıtı gösterilerde onlarca öğrenci öldürülmüştür.
devamını gör...
yazan insanların mutsuz olması
yazmak bir ihtiyaç bence, kendini ifade etme ihtiyacı; eğer kendinizi yazarak ifade ettiğinizi düşünüyorsanız tabi.
ben sadece mutsuzken değil mutlu, şaşkın, heyecanlı olduğumda da yazmayı tercih edenlerdenim. bir şekilde kendimi bu yolla ifade edip hissettiklerimi aktarabildiğimi düşünüyorum çünkü.
hatta bazen sadece kendi anladığım şeyleri yazıp kimsenin anlamasını bile beklemiyorum.
sanırım tüm bunları birleştirince sözü kafka'ya bırakabilirim;
insan yazarken sadece anlaşılmak değil, muhakkak ki aynı zamanda anlaşılmamak da ister.
ben sadece mutsuzken değil mutlu, şaşkın, heyecanlı olduğumda da yazmayı tercih edenlerdenim. bir şekilde kendimi bu yolla ifade edip hissettiklerimi aktarabildiğimi düşünüyorum çünkü.
hatta bazen sadece kendi anladığım şeyleri yazıp kimsenin anlamasını bile beklemiyorum.
sanırım tüm bunları birleştirince sözü kafka'ya bırakabilirim;
insan yazarken sadece anlaşılmak değil, muhakkak ki aynı zamanda anlaşılmamak da ister.
devamını gör...



