birhan keskin
"onu, sevebileceğinin en yücesiyle sevdin.
titreme daha fazla kalbim.
bağışla kendini artık onu da
bırak gitsin.
bırak gitsin.
o senin ezel gününden kaderin
sen onu nasılsa bin kere daha
seveceksin"
titreme daha fazla kalbim.
bağışla kendini artık onu da
bırak gitsin.
bırak gitsin.
o senin ezel gününden kaderin
sen onu nasılsa bin kere daha
seveceksin"
devamını gör...
sözlük yazarlarının gittikleri ilk yabancı ülke
portekiz.
devamını gör...
tipitip
sakızdaki karikatür gibi kasketli, gözlüklü ve palto giyen kişilere yapılan benzetme.
devamını gör...
ölümün bin türlü hali
tlc'de uzun süredir göremediğim farklı,kaliteli program.iğneleyici bakış açısı yapımı daha izlenir kılıyor.tekrar yerine yeni bölümleri yayınlansa güzel olur.
devamını gör...
öpüşürken sevgilinin geğirmesi
senin açacağın başlığa (bkz: şöyle koyayım böyle koyayım).
devamını gör...
klişe youtube yorumları
şuradan gelenler like. tarzı yorumlardır.
devamını gör...
ozge
hüzünlü tanımları var.
arada denk geliyorum onun gibi gençlere, sarılasım geliyor onlara. beraber radyo dinliyoruz. o da seviyormuş. gel kız, bu şarkı sezen aksu 'dan bizi bu hale getirenlere gelsin.
bizde yolumuza gidelim
arada denk geliyorum onun gibi gençlere, sarılasım geliyor onlara. beraber radyo dinliyoruz. o da seviyormuş. gel kız, bu şarkı sezen aksu 'dan bizi bu hale getirenlere gelsin.
bizde yolumuza gidelim
devamını gör...
sözlüğün en sevilen yazarı
mastor*.en diye kavram yoktur. her yazarın yeri ayrıdır. gökkuşağına sormuşlar hangi rengi daha çok seversin. *heh işte aynen oyle. apayrılar.iyi ki varlar.
devamını gör...
film seçerken geçen sürenin filmi izlerken geçen süreden fazla olması
bence filmi izlerken geçen ilk yarım saatin kıvranmasından bahsedelim. ben her filme ilk dakikalarında ısınamıyorum ve çok sıkılıyorum ama bazıları öyle ters köşe yapıyor ki iyi ki izlemişim diyorum.bazen de hüsran oluyor film baştan sona içine çekemiyor beni ve 2 saat o an çöp oluyor benim için. ilk dakikadan itibaren içine alanlar işte böylelerine şu sıra ihtiyacım var.
devamını gör...
havlulardaki işlemelerin gereksizliği
tam yüzünü yıkamış ve pamuk gibi olmuşsun, ''bursa hatırası'' gelip yüzüne çizik atıyor.
devamını gör...
sevgili gibi takılıp arkadaşız diyen tip
ağzına terliğin tersiyle vurulası tiptir.
devamını gör...
nefes bile almadan
şebnem ferahla olan düet versiyonunu daha da beğendiğim şarkıdır
kelebek kadar ömrümüz var
sevmek lazım hemen başlayalım
kaybedecek daha neyimiz var
aşk için gerekiyorsa hepsi bende var…
kelebek kadar ömrümüz var
sevmek lazım hemen başlayalım
kaybedecek daha neyimiz var
aşk için gerekiyorsa hepsi bende var…
devamını gör...
vegan kedi maması bulamadığı için isyan eden ekşi yazarı
işte dert dediğin böyle olur diyerek dahil olduğum başlık. ya kardeşim böyle saçma sapan şeyleri dillendiriyorsunuz, sonra reis yukarıdan bir bakıyor, "lan bunlar hep rahatlıktan, demek ki bu millette para var, dur yeni bir iki tane vergi kilitleyeyim" diyerek veriyor odunu.*
hayvanın içgüdülerine, doğasına falan aykırı bir kere. dili olsa konuşsa keşke, tanımadığın akrabalarının bile kulaklarını çınlatıyordur hayvancağız.
hayvanın içgüdülerine, doğasına falan aykırı bir kere. dili olsa konuşsa keşke, tanımadığın akrabalarının bile kulaklarını çınlatıyordur hayvancağız.
devamını gör...
regl dönemini iğrenç bulan erkek
ergendir. büyüyünce geçer.
devamını gör...
sevsinler
hoşa gitmeyen bir davranışta bulunan bir kişiye söylenen alay yollu sözdür.
devamını gör...
lebenswelt
20.yy düşünce atlası içinde en merkezi kavramdır diye yeminler içsek çarpılmayız diye ümit ediyorum. ingilizce metinlerde ‘lifeworld’ olarak karşımıza çıkar. ‘farklı bilinçlerin birlikte deneyimlediği dünya’ anlamındadır. tanımı itibariyle de anlaşılacağı üzere bu kavram fenomenolojinin merkezindedir. husserl fenomenolojisinin tüm amacı aslında lebenswelt’in imkanıdır: özneler sahip olduğu bu farklı bilinçlere rağmen ortak bi dünyayı kesin bir bilgiyle deneyimleyebilirler mi
20.yy sosyal bilimlerinde bu kavramı farklı yollarla bi çok kişi kullanmıştır. dilthey, patocka, heidegger, schutz, marleu-ponty fenomenoloji çalışmalarında yer vermiştir. keza weber, habermas, bourdieu’nun sosyoloji kuramlarında bilginin merkezine yerleştirilmiştir. wittgenstein’da da sık sık karşımıza çıkar.
husserl’a göre bu kollektif öznelliklerin algısına tamamıyla açık, mutlak olarak anlaşılabilir bi zemindir dünya. heidegger’de ‘in der welt sein’ olarak ifade etti bunu ancak bunu belli bi hiyerarşiye bağladı. husserl ise batı metafiziğinin ortodoks anlayışa bağlı kaldı ve nesnellik kaygısıyla felsefesini adeta kartezyen zeminde konumlandırdı. batı felsefe tarihi içinde husserl için rahatlıkla 2. descartes denebilir. lebenswelt ile beraber bir diğer husserl kavramı olan epokhe’de burada ciddi önem taşır.
daha sonra ilerleyen zamanlarda patocka ve marleu-ponty bu kavramı daha dinamik hale getirdiler ve lebenswelt’i durağan çizgisinden kurtardılar. özellikle heidegger'den sonra lebenswelt 'hakikati aramak' değil 'zaten hakikatin içinde yaşıyor olmak'a dönüştü..
20.yy sosyal bilimlerinde bu kavramı farklı yollarla bi çok kişi kullanmıştır. dilthey, patocka, heidegger, schutz, marleu-ponty fenomenoloji çalışmalarında yer vermiştir. keza weber, habermas, bourdieu’nun sosyoloji kuramlarında bilginin merkezine yerleştirilmiştir. wittgenstein’da da sık sık karşımıza çıkar.
husserl’a göre bu kollektif öznelliklerin algısına tamamıyla açık, mutlak olarak anlaşılabilir bi zemindir dünya. heidegger’de ‘in der welt sein’ olarak ifade etti bunu ancak bunu belli bi hiyerarşiye bağladı. husserl ise batı metafiziğinin ortodoks anlayışa bağlı kaldı ve nesnellik kaygısıyla felsefesini adeta kartezyen zeminde konumlandırdı. batı felsefe tarihi içinde husserl için rahatlıkla 2. descartes denebilir. lebenswelt ile beraber bir diğer husserl kavramı olan epokhe’de burada ciddi önem taşır.
daha sonra ilerleyen zamanlarda patocka ve marleu-ponty bu kavramı daha dinamik hale getirdiler ve lebenswelt’i durağan çizgisinden kurtardılar. özellikle heidegger'den sonra lebenswelt 'hakikati aramak' değil 'zaten hakikatin içinde yaşıyor olmak'a dönüştü..
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
barış manço-bien fait pour toi.
devamını gör...
dark
ilk sezonu harika olan bir dizidir. hatta öyle harika ki resmen senaryonun tüm güzel kısmını ilk sezona yığıp devamını sadece beğenildiği için çekmişler gibi. özellikle de 3. sezon 2. bölümde dayanamadım ve diziyi bıraktım. zamanla ilgili her teori mükemmel ve beyin sulandırıcıydı ancak farklı bir evren bir tık fazla olağandışıydı. eğer listenizdeyse kesinlikle izlemenizi tavsiye ederim, hatta ilk sezonu büyük bir hız ve heyecanla bitireceğinize iddiaya bile girebilirim. tabii 3. sezonu bitirebilirseniz lütfen bana da sonunu söyleyin çünkü şahsen ben devamını izlemeye katlanadım.
devamını gör...

