havadan on bin lira gelse sarf edeceğiniz şey
paramın yetmediği kitapları almak. sokak kedilerine mama almak. kutularca kahve almak. anneme hediye almak . güzel bir fotoğraf makinesi almak, gitar almak...
devamını gör...
yaşanmayan zaman
(bkz: yaşanmayan zaman)
sartre'ın özgürlüğün yolları serisinin ikinci kitabı. içerisinden dikkatimi çeken bir kaç yeri aşağıya bırakıyorum.
- bu gennevillersli adamlar için değişen bir şey de olmayacaktı, şimdi göçüklerin, düşmelerin, bütün o iş kazalarının korkusu içinde oldukları gibi, o zaman da nihayet kuzey de bir yerde, güneş altında, kurşunların, obüslerin, şarapnellerin tehdidi altında siper kazacaklardı; şimdi, yoksulluklarının sona ermesini bekledikleri gibi oralarda da savaşın sonunu bekleyeceklerdi. sy 21
- yaşamlarından başka hiçbir şeyleri olmayan insanlar var, gomez. ve kimse onlar için bir şey yapmıyor. kimse! hiçbir hükümet, hiçbir rejim! burada faşizm cumhuriyetin yerini alsa günün birinde, bu insanlar değişikliği fark etmezler bile. sy 334-335
- görülüyorum, şu halde varım. yaşamımın koyu, kıvamlı akışından sorumlu değilim: beni gören yaratıyor beni; ben, onun beni gördüğü kalıbımla varım, beni nasıl görüyorsa öyleyim. sy 480
sartre'ın özgürlüğün yolları serisinin ikinci kitabı. içerisinden dikkatimi çeken bir kaç yeri aşağıya bırakıyorum.
- bu gennevillersli adamlar için değişen bir şey de olmayacaktı, şimdi göçüklerin, düşmelerin, bütün o iş kazalarının korkusu içinde oldukları gibi, o zaman da nihayet kuzey de bir yerde, güneş altında, kurşunların, obüslerin, şarapnellerin tehdidi altında siper kazacaklardı; şimdi, yoksulluklarının sona ermesini bekledikleri gibi oralarda da savaşın sonunu bekleyeceklerdi. sy 21
- yaşamlarından başka hiçbir şeyleri olmayan insanlar var, gomez. ve kimse onlar için bir şey yapmıyor. kimse! hiçbir hükümet, hiçbir rejim! burada faşizm cumhuriyetin yerini alsa günün birinde, bu insanlar değişikliği fark etmezler bile. sy 334-335
- görülüyorum, şu halde varım. yaşamımın koyu, kıvamlı akışından sorumlu değilim: beni gören yaratıyor beni; ben, onun beni gördüğü kalıbımla varım, beni nasıl görüyorsa öyleyim. sy 480
devamını gör...
sorgu meleğine öyle bir şey söyle ki seni cennete alsın
"yirmi sene evli kaldım. "
bırak cenneti sırtıma immortal diye damga basıp dünyaya geri yollamazsa n'olayım..
bırak cenneti sırtıma immortal diye damga basıp dünyaya geri yollamazsa n'olayım..
devamını gör...
yazarların bugünkü mutluluk sebebi
philoktetes'i bulmuş olmamdır.*
sophokles(m.ö 495-406) yunan tragedyasının en önemli isimlerindendir ki benim için ilk sırada geliyor. yüz yirmi üç tane tragedyasının olduğu biliniyor ve günümüze sadece yedi tanesi ulaşabilmiş. (kral oidipus, oidipus kolonos'ta, trakhisli kadınlar, aias, elektra, antigone, philoktetes). philoktetes dışında hepsini okudum. bugün de onu bulmuş olmanın mutluluğunu yaşıyorum. çünkü aylardır hiçbir kitabevi'nde bulamamıştım. dost kitabevi yine yüzümü güldürdü.
freud'un psikanalitik kuramları içinde yer alan oedipus(oidipus) ve elektra kompleksleri (elektra fallik dönemdeki kız çocuğun babaya karşı olan tutkusu, oidipus da erkek çocukların anneye karşı tutkusunu işliyor. bu komplekse sahip kız çocuklar anneyi bir düşman ya da rakip görebiliyorlar. erkekler de aynı şekilde babalarını. yaş ilerledikçe bu durum her bireyde farklı şekillerde karşımıza çıkıyor) ilhamını sophokles'in kral oidipus ve elektra tragedyalarından alıyor. gelişim psikolojisine de önemli bir bakış açısı kazandırmış oluyor bu sebeple sophokles. daha sonra firdevsî o meşhur "şehname" eserinde, orhan pamuk da "kırmızı saçlı kadın" romanında bu komplekslere yer veriyor. karşılaştırmalı okuma yapıldığı zaman da öğrenme daha güzel ve kalıcı bir hal alıyor.*
antik yunan dönemi mitlerinden tutun da aristokrasiden, dönem insanlarının inanç sistemlerine, aşklarına, başkaldırılarına kadar pek çok konuyu kitaplarında bulmak mümkün. bu konuları işleyişi de oldukça başarılı. her sahneyi gözünüzün önünde canlandırabiliyor olmak da büyük keyif aynı zamanda. ve bence shakespeare ile kapışır.* okuyun, okutun.
zorlu psm "dijital sahne" antigone'dan bir bölümü bizlere hediye etti. bu kadarı bile sophokles'in ustalığını görmemizi sağlamaya yeterli diye düşünüyorum. keyifli seyirler dilerim.
sophokles(m.ö 495-406) yunan tragedyasının en önemli isimlerindendir ki benim için ilk sırada geliyor. yüz yirmi üç tane tragedyasının olduğu biliniyor ve günümüze sadece yedi tanesi ulaşabilmiş. (kral oidipus, oidipus kolonos'ta, trakhisli kadınlar, aias, elektra, antigone, philoktetes). philoktetes dışında hepsini okudum. bugün de onu bulmuş olmanın mutluluğunu yaşıyorum. çünkü aylardır hiçbir kitabevi'nde bulamamıştım. dost kitabevi yine yüzümü güldürdü.
freud'un psikanalitik kuramları içinde yer alan oedipus(oidipus) ve elektra kompleksleri (elektra fallik dönemdeki kız çocuğun babaya karşı olan tutkusu, oidipus da erkek çocukların anneye karşı tutkusunu işliyor. bu komplekse sahip kız çocuklar anneyi bir düşman ya da rakip görebiliyorlar. erkekler de aynı şekilde babalarını. yaş ilerledikçe bu durum her bireyde farklı şekillerde karşımıza çıkıyor) ilhamını sophokles'in kral oidipus ve elektra tragedyalarından alıyor. gelişim psikolojisine de önemli bir bakış açısı kazandırmış oluyor bu sebeple sophokles. daha sonra firdevsî o meşhur "şehname" eserinde, orhan pamuk da "kırmızı saçlı kadın" romanında bu komplekslere yer veriyor. karşılaştırmalı okuma yapıldığı zaman da öğrenme daha güzel ve kalıcı bir hal alıyor.*
antik yunan dönemi mitlerinden tutun da aristokrasiden, dönem insanlarının inanç sistemlerine, aşklarına, başkaldırılarına kadar pek çok konuyu kitaplarında bulmak mümkün. bu konuları işleyişi de oldukça başarılı. her sahneyi gözünüzün önünde canlandırabiliyor olmak da büyük keyif aynı zamanda. ve bence shakespeare ile kapışır.* okuyun, okutun.
zorlu psm "dijital sahne" antigone'dan bir bölümü bizlere hediye etti. bu kadarı bile sophokles'in ustalığını görmemizi sağlamaya yeterli diye düşünüyorum. keyifli seyirler dilerim.
devamını gör...
hayvan hakları yasası
kısa sürede çıkarılmasını istediğim yasa. gerçekten bıktım, nasıl bir ülkede yaşadığımı anlamış değilim. ne zaman internette gezinsem insan-hayvan tecavüzleri, insan-hayvan işkenceleri/cinayetleri ve ceza almadan bırakılan katiller/suçlular. bunalıma girmiş durumdayım. lütfen artık canlı olan hiçbir şeye zarar vermeyin ve buna sessiz kalmayın.
devamını gör...
süslüman
yazıp silme ile hortlatılmış başlıklarda bugün. (bkz: moderasyon uyuma)
tanım: dini inancı için değil dışarıya güzel ve şık görünmek için kapanan müslümanlar için kullanılan tabir.
tanım: dini inancı için değil dışarıya güzel ve şık görünmek için kapanan müslümanlar için kullanılan tabir.
devamını gör...
güzel bir kadının çapkın bakışlarına maruz kalmak
eyleme geçmeden önce gerçekten güzel bir kadın olduğundan emin olunması gereken kadındır.
yakın zamanda sözlükte olan olaylara bakılırsa altından çok başka şeyler çıkabilir.
yakın zamanda sözlükte olan olaylara bakılırsa altından çok başka şeyler çıkabilir.
devamını gör...
afili filintalar
murat menteş onur ünlü alper canıgüz abilerin grubudur. bir ara site veya blog tarzı bir şey kurmuşlardır.
kimi insanlar çok severken kimi insanlar nefret etmiştir.
değişik muzip kafaların ürünüdür. şu an dağıldılar sanırım veya beraber bir şey yapmıyorlar bir podcastte alper canıgüz öyle bahsetmişti.
ve isim babasının kim olduğunu bu ekibi bilenler mutlaka anlayacaktır veya tahmin edecektir.
kimi insanlar çok severken kimi insanlar nefret etmiştir.
değişik muzip kafaların ürünüdür. şu an dağıldılar sanırım veya beraber bir şey yapmıyorlar bir podcastte alper canıgüz öyle bahsetmişti.
ve isim babasının kim olduğunu bu ekibi bilenler mutlaka anlayacaktır veya tahmin edecektir.
devamını gör...
freud purosu
severek takip ettiğim ve kendime çok yakın gördüğüm bir yazardır kendisi. paylaştığı tanımların güzelliği bir yana o kadar naif öyle kibar ve insanın derinliklerine dokunan bir yapısı var ki hangi cümlelerle ifade etmeyi denesem eksik kalacak gibi hissediyorum. onu tanımlamak için yeni bir dil oluşturmak gerecek sanıyorum ki. ruhunun güzelliği göksel izlerle dolu. beni daima kahkahalarla güldüren, yorgun olduğum zamanlarda bile neşeyle gülümsememi sağlayan ve kötü geçen bir günü tek cümlesi ile güzelleştiren bir insan. kararsız insanlar olarak rozetler üzerine fazlasıyla düşünüp en sonunda karar verip rozet ikizliğine teşrif etmiş bulunmaktayız. tanımlarının güzelliği hiç eksilmesin sevgili freud.
devamını gör...
clubhouse'un çin'de yasaklanması
uygulamanın ses kayıtlarını tutmaması, çinli kullanıcıların devlet gözetimi endişesi olmadan çin sosyal medyasında sansürlenen konuları tartışmasına imkan sağlıyor. kullanıcılar, doğu türkistan, uygur kampları, tayvan'ın bağımsızlığı, hong kong'un ulusal güvenlik yasası gibi normalde sansür nedeniyle ülkede konuşulması yasak olan konuları konuşma fırsatı bulmuştu.
devamını gör...
başak demirtaş'ın eşini cumhurbaşkanı ilan etmesi
her hapse girip çıkan cumhurbaşkanı olacaksa mızıkçılık bu, olay çıkartırım, yetti gari.
devamını gör...
üç kağıtçı
filmde bariz montaj hataları vardır. aceleye mi geldi acemiler mi yaptı bilinmez.
ayrıca kemal sunal ın 20 senelik bavul hazırlama müsaadesi, gerçek hayatta da tamamlandığı esnada melekler ziyaretine gelmiştir.
ayrıca kemal sunal ın 20 senelik bavul hazırlama müsaadesi, gerçek hayatta da tamamlandığı esnada melekler ziyaretine gelmiştir.
devamını gör...
yazarların takipçilerine söylemek istedikleri
boyum kadar takipçim var :) hepinize sevgiler, hürmetler, var olun!
devamını gör...
elimize bir kalem geçtiğinde ilk yazdığımız kelime
yapılan araştırmalar birçok insanın eline bir kalem verdiğinizde ilk önce adını ve soyadını yazdığını göstermiştir.bunların arasında bende varım.yaptığım gözlemlerde de birçok kişinin her tarafa adını yazdığını gördüm.sebebini ise anlamış değilim.
devamını gör...
gameboy
seksenli ve doksanlı yılların elektronik oyuncağı. bana kalırsa tetristen bin kat iyiydi.
devamını gör...
normal sözlük’teki oylama alışkanlığı
sözlüğe ilk girdiğim andan itibaren edindiğim alışkanlık. hatta beğeninin sınırı olduğundan çokça üzüldüğüm durum*
devamını gör...
sözlükten biriyle buluşmak
ıstanbulda olduğum esnada
örnek vatandaş ile görüşmüştük.
denk gelince olabilecek durum.
o kadar mesai yapıyoruz burda.
iki kelam da edebiliriz karşılıklı.
ankara'dan bir yazardanda anahtarlık almıştım.
(bkz: ankara zirvesi)ne de katıldım.
muhabbet ettik çay eşliğinde.
ben anonim bir yazar değilim.
olduğum gibi yazıyorum.
karşı komşun iseniz anlarsınız zaten.
makul ve mantıklı sosyal eylemlere katılmakta beis görmem.
örnek vatandaş ile görüşmüştük.
denk gelince olabilecek durum.
o kadar mesai yapıyoruz burda.
iki kelam da edebiliriz karşılıklı.
ankara'dan bir yazardanda anahtarlık almıştım.
(bkz: ankara zirvesi)ne de katıldım.
muhabbet ettik çay eşliğinde.
ben anonim bir yazar değilim.
olduğum gibi yazıyorum.
karşı komşun iseniz anlarsınız zaten.
makul ve mantıklı sosyal eylemlere katılmakta beis görmem.
devamını gör...
deli dumrul
deli dumrul (veya bazı halk hikâyelerinde dumrul han, dumrul bey) - türk ve altay mitolojisinde söylencesel metafizik varlıktır.
genç bir adam olan duha koca oğlu deli dumrul, bir köprü inşa eder ve bu köprüden geçenlerden 30 akçe geçmeyenlerden ise döve döve 40 akçe alır. bir gün köprünün yakınına bir oba yerleşir ve bir süre sonra obadan genç bir adam vefat eder. duyduğu feryatlar üzerine obaya giden dumrul, oğlanı öldürenin azrail adında birisi olduğunu öğrenir. azrail’e çok öfkelenen deli dumrul onunla karşılaşıp meydan okumaya karar verir.
azrail’le karşı karşıya geldiğinde ise onunla başa çıkamaz ve canından olma tehlikesi yaşar. azrail ise aldığı emir doğrultusunda dumrul’un canına karşı can bulursa kendi hayatını kurtarabileceğini söyler. böylece dumrul canına karşılık can aramaya başlar.
ilk olarak babasına giden genç adam, beklediği yanıtı bulamaz ve baba canını veremeyeceğini söyler. hayal kırıklığı içinde annesine yöneldiğinde de aynı sonucu alır. bu sefer son şansını dener eşine gider ve eşi “bir canın lafı mı olur?” dedikten sonra dumrul’un isteğini kabul eder.
azrail eşinin canına almaya geldiğinde dumrul allah’a yakarır. bu yakarış hikâyenin özgün metninde şu şekilde geçmektedir:
“azrail hatunun canını almağa geldi, insanoğlunun ejderhası eşine kıyamadı. allah'a burada yalvarmış, görelim nasıl yalvarmış:
yücelerden yücesin
kimse bilmez nicesin
güzel tanrı
çok cahiller seni gökte arar yerde ister
sen bizzat müminlerin gönlündesin
daim duran cebbar tanrı
ulu yollar üzerine
imaretler yapayım senin için
aç görsem donatayım senin için
alırsan ikimizin canını beraber al
bırakırsan ikimizin canını beraber bırak
keremi çok kadir tanrı"
dedi. hak teâlâ’ya deli dumrul’un sözü hoş geldi. azrail’e emreyledi: deli dumrul’un babasının anasının canını al, o iki helalliğe yüz kırk yıl ömür verdim dedi. azrail de babasının anasının derhal canını aldı. deli dumrul yüz kırk yıl daha eşi ile ömür sürdü.
genç bir adam olan duha koca oğlu deli dumrul, bir köprü inşa eder ve bu köprüden geçenlerden 30 akçe geçmeyenlerden ise döve döve 40 akçe alır. bir gün köprünün yakınına bir oba yerleşir ve bir süre sonra obadan genç bir adam vefat eder. duyduğu feryatlar üzerine obaya giden dumrul, oğlanı öldürenin azrail adında birisi olduğunu öğrenir. azrail’e çok öfkelenen deli dumrul onunla karşılaşıp meydan okumaya karar verir.
azrail’le karşı karşıya geldiğinde ise onunla başa çıkamaz ve canından olma tehlikesi yaşar. azrail ise aldığı emir doğrultusunda dumrul’un canına karşı can bulursa kendi hayatını kurtarabileceğini söyler. böylece dumrul canına karşılık can aramaya başlar.
ilk olarak babasına giden genç adam, beklediği yanıtı bulamaz ve baba canını veremeyeceğini söyler. hayal kırıklığı içinde annesine yöneldiğinde de aynı sonucu alır. bu sefer son şansını dener eşine gider ve eşi “bir canın lafı mı olur?” dedikten sonra dumrul’un isteğini kabul eder.
azrail eşinin canına almaya geldiğinde dumrul allah’a yakarır. bu yakarış hikâyenin özgün metninde şu şekilde geçmektedir:
“azrail hatunun canını almağa geldi, insanoğlunun ejderhası eşine kıyamadı. allah'a burada yalvarmış, görelim nasıl yalvarmış:
yücelerden yücesin
kimse bilmez nicesin
güzel tanrı
çok cahiller seni gökte arar yerde ister
sen bizzat müminlerin gönlündesin
daim duran cebbar tanrı
ulu yollar üzerine
imaretler yapayım senin için
aç görsem donatayım senin için
alırsan ikimizin canını beraber al
bırakırsan ikimizin canını beraber bırak
keremi çok kadir tanrı"
dedi. hak teâlâ’ya deli dumrul’un sözü hoş geldi. azrail’e emreyledi: deli dumrul’un babasının anasının canını al, o iki helalliğe yüz kırk yıl ömür verdim dedi. azrail de babasının anasının derhal canını aldı. deli dumrul yüz kırk yıl daha eşi ile ömür sürdü.
devamını gör...
#sokakhayvanlarısahipsizdeğil
aslında gayet sahipsiz ve saldırganlar.
sakın sokaklar onların ve biz gelip evler yaptık yaşam alanlarını ellerinden aldık edebiyatı yapmayın çünkü zeka seviyeniz ortaya çıkar.
siz sabahın köründe okula giden bir çocuğun korkusuna tanık oldunuz mu bilmiyorum ama illerin en iyi ilçelerinde oturup, sokak hayvanlarından haberdar olmayanlar gelip duyar kasmasın.
çok seviyorsanız direkt alın evinize diyeceğim ama muhtemel olarak cins hayvan sahiplenmeyi seçeceğiniz için ancak boş yaparsınız.
(bkz: hayvan sahiplenirken cins istemek)
sakın sokaklar onların ve biz gelip evler yaptık yaşam alanlarını ellerinden aldık edebiyatı yapmayın çünkü zeka seviyeniz ortaya çıkar.
siz sabahın köründe okula giden bir çocuğun korkusuna tanık oldunuz mu bilmiyorum ama illerin en iyi ilçelerinde oturup, sokak hayvanlarından haberdar olmayanlar gelip duyar kasmasın.
çok seviyorsanız direkt alın evinize diyeceğim ama muhtemel olarak cins hayvan sahiplenmeyi seçeceğiniz için ancak boş yaparsınız.
(bkz: hayvan sahiplenirken cins istemek)
devamını gör...
