ben hiç şarkı söyleyemem. beni tanıyanlar bilir. sesim filan öyle kötü olduğundan değil. sadece hiçbir şarkı sözünü ezberleyemedigimden. ama bunun tek bir istisnası vardır.

o da pilli bebek ten kızım şarkısı.

kendi kızımi da uyuturken hala söylerim.




gel kızım sokul bana
bir kez daha alayım kokusunu
benim küçük bahçemin
devamını gör...

devamını gör...

çok güzelsin,fiziğin çok iyi,gözlerin çok güzel,boyun -kg kaç,ooo iyiymiş gibi diyolaglarla başlayan bir konuşmanın varılmak istenen noktası bellidir öyle değil mi? kimse gerçekten karşısındakini tanımaya çalışmıyo bunu görüyorum ve inanın vazgeçtim. nasılsa yalnız geldik yalnız gideceğiz. *
devamını gör...

hayatımda yaşadığım en saçma anının sebebidir bu meret. alakasız bir ülkede, elimizde harita boş boş etrafa bakınırken satıldığını görüp gidip yedik biz bundan. baya neden burada böyle bir tatlı var, ne alaka diye sormadan gittik yedik . hâlâ çok saçma geliyor, ne işi var o tatlının orada?

edit: imla
devamını gör...

ben iki dolmuş bir metroya indi bindi yapıp sonrasında 15 dakika yürüyerek sözlüğe tanım girmeye geliyorum. yedirmem hakkımı uleyn.
devamını gör...

“bazen sahip olmadığım hayatın yasını tuttuğumu düşünüyorum."
ırvin d. yalom -günübirlik hayatlar
devamını gör...

yunan mitolojisinde alınlarının ortasında tek gözleri bulunan devler. uranüs ve gaia'nın yani gök ve toprağın çocuklarıdır. onlar tanrılardan korkmayan, zalim, insan etiyle beslenen yaratıklardır.

edit: sayın armullah'ın uyarısı üzerine kaynak eklenmiştir.

kaynak
devamını gör...

güzel bir eylemdir. özellikle zamanın farkında olunca daha güzel hale gelir. hayatımızın her gününde farketmesekde o kadar boş zamanımız oluyor ki bu zamanlarda kitap okumak yararlıdır. toplu taşıma da kitap okuyan insanlar genelde zamanının değerini bilen insanlardır.
devamını gör...

hatasız kod olmaz .
devamını gör...

kullanım amacına göre farklı farklı değerlendirilmesi gereken durum.
eğer hanımefendi manasında kullanılıyorsa sıkıntı oluşturmayacak bir kullanımdır. aklıma şuan sadece heidi’deki bayan rottenmeier geldi, bu nedenle örnek olarak bunu vereceğim. ancak yine de hanımefendi kullanımı kulağa daha hoş geliyor. mrs. mantığıyla bakarsak ben türkçe konuşan birinin birine bay yılmaz, bayan yılmaz dediğini pek duymadım açıkçası. zeynep yılmaz hanımefendi diyebilirsiniz, bayan zeynep yılmaz’dan daha doğru bir kullanım gibi geliyor bana. *
ikinci bir kullanım kadın demek yerine bayan denmesidir ki bu kabul edilemez. ilk olarak gramer hatası. ikinci olarak kadın yerine bayan denmesi bir bakıma kadınları küçük görmektir, bir bakıma da kadın kelimesini yumuşatma içgüdüsüne dayanır.
bu konuda bilinçlenmek isteyenler için link bırakıyorum aşağıya, lütfen okuyun. ayrıca abartıyorsunuz diyenler de olacak ancak gerçekten düşündüğünüzden çok daha rahatsız edici bir durum. biri sizin cinsel kimliğinizi utanç verici görüyor ve bu nedenle daha “kibar” olmak için hitabını “yumuşatıyor”. bu gerçekten çok küçük düşürücü bir şey.
buyurunuz link
devamını gör...

küçükken sağ elle yazmama rağmen sol elle yazmaya zorluyordum kendimi.ciddi bir şekilde üzülüyordum solak olmak istiyordum heralde farklılık belirtisi olarak görüyordum bu durumu garip bir çocukluk işte.neyse ki geçti bu takıntı.
devamını gör...

fransızcadan türkçemize geçmiş bir tanımdır. fransızcada mot, kelime manasına gelir. mot à mot olarak yazılan kelimeler, bizde birleşip motamot olmuştur. fransızcası ile aynı anlamda kullanıyoruz, yani kelimesi kelimesine olarak.
devamını gör...

kahraman şehidimiz. mekanı cennet olsun.
devamını gör...

kendine ve altindaki arabaya fazla guvenmek.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yönetici kimselere mesaj atarak olabilen hadise.

ancak beni bağlamayan durumdur, ben pek memnunum nickimden
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

*

edit : martı yakalamaca

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

gogh'u tanımak için okunması gereken kitaplardan bir tanesidir. kardeşine yazdığı mektuplarda hem ekonomik durumunu hem ruhsal durumunu hem de iş durumunu kolaylıkla öğreniyoruz. ben çok severek okumuştum, çok yerin altını çizmiştim. hala arada dönüp bakarım. birçok tablosuna hayranlıkla baktıktan çok sonra bu kitabı okumak benim için biraz geç kalmışlık oldu.
neden bilmiyorum, kitabı okurken dostoyevski romanı okuyor gibi hissettim. birisi edebiyatta birisi resim sanatında hayran olduğum kişilerdir. sanırım çok sevgi kaynaklı olabilir veya dönemin şartları bu benzerliği beraberinde getirdi. kitapta gogh'un bir yandan bir şeyler üretmenin peşindeyken diğer yandan ne kadar mutsuz ve içsel sıkıntıları olduğunu sıklıkça gözlemliyoruz.
kitaptan çok sevdiğim bir alıntıyı da bırakmak istiyorum şöyle:

başımızdan gerçek acıların geçeceği, büyük düş kırıklıklarına uğrayacağımız, büyük bir olasılıkla birçok kötü suç işleyeceğimiz, yanlış işler yapacağımız her ne kadar kesinse bile, yine kesin olan bir şey var ki, ateşli ve cesur olmak-yapabileceğimiz tüm hatalara- karşın dar kafalı ve aşırı temkinli olmaktan iyidir. birçok şeyi çok sevmek de iyi bir şey çünkü insana güç kazandıran budur. çok seven kişi çok da çalışır ve çok şey başarabilir, sevgiyle yapılmış bir iş iyi yapılmıştır.
devamını gör...

sorduktan sonra beklediği cevabı alamayan yurdum insanı;
-olsun.
devamını gör...

hemen her gün özellikle haber kanallarında muhabirler soluk soluğa pazara girip pazarcılarla konuşuyorlar. bu durum canlı yayında bizlere aktarılıyor. pazarcılar tarafından fiyatların normal olduğu söyleniyor. sonra pazara gelen bir hanımefendi her şeyin aşırı pahalandığını anlatıyor. bir yaşlı teyze sürekli şikâyet ediyor. iyi de bu haber niye yapılıyor?
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim