müsaadenizle çocuklar
'95 yapımı barış manço şarkısı ve albümü. doksanlar türk popunun kızıl düğünü gibi bi klibi var, hemen herkes orada. kerim tekin, gökhan semiz, ajlan büyükburç ve barış manço klipte görülebilen merhumlardır. geri kalanı da sonrasında piyasada pek tutunamamıştır. bir laneti var, çözülebilmiş değil.
devamını gör...
kitap alıntıları
"güçlü bir meşe gibi gerek havada dallarımla, gerekse toprakta köklerimle yol alıyorum şimdi."
devamını gör...
karartma geceleri
karartma geceleri ,rıfat ılgaz'ın karatılmış yıllarının güncesi niteliğinde otobiyografik bir roman.
devamını gör...
yazarların göz renkleri
benim adım cafer
boyum 1.10
gözlerimin rengini bilmiyorum!
boyum 1.10
gözlerimin rengini bilmiyorum!
devamını gör...
inferno
dario argento'nun yönetmen koltuğunda bulunduğu, thomas de quincey ağabeyimizin suspiria de profundis isimli öyküsünden uyarladığı suspiria filminin devam filmi.
1980 yılında yayınlanan bu fantastik korku filmi, ilk film olan suspiria'dan renk konusunda bir farkı yok, fazlası var. suspiria'yı izleyenler hatırlayacaklardır, öylesine güzel renk cümbüşü ve öylesine hoş görüntülere ev sahipliği yapıyordu ki, insanı korkutup gerdiği kadar büyüleyen bir filmdi, insanın hayal gücü gibi bir sinema anlayışı sunuyordu bizlere, sevgili dario argento ağabeyimiz bu filminde yine aynı şekilde devam etmiş, renkler daha rüyasal, daha hoş ve daha büyüleyici olmuş.
sevgili dario argento, giallo isimli yarattığı tür ile suspiria serisiyle sadece kendi çağdaş yönetmen dostlarına değil, bugünün sinema anlayışına da çok büyük katkıda bulunmuş olsa gerek ki, filmi izler izlemez bunu fark ediyor insan.
nedir bu giallo? sahaflarda 4-5 liraya bulabileceğiniz oldukça ucuz, çok dikkat çekici kapağa sahip olmayan, oldukça klişeleşmiş kurgulara sahip romanlar vardır ya, insanları kovalayan katiller, psikopatlar vardır, tüm kitap boyunca canın için kaç repliği ile kaçan karakterlrer falan... hah işte o da öyle romanları oldukça hoş görüntüler ile süsleyip önümüze koymuş ve buna giallo demiş ve neredeyse slasher filmlerin öncüsü olmuş, bu filmde öncünün öncüsü gibi bir detaya sahip sayılabilir.
sadece renkleri ile mi harika sayılacak bir film bu? yoo.
müzikleri de alıp götürüyor insanı, müzikleri kadar oyunculukları ve senaryosu da insanı çiviliyor yerine.
kısaca konusundan da bahsedip kapatalım girdiyi.
filmde genç bir ablamız, oldukça tozlu raflara sahip bir sahaftan latince bir kitap alır, kitabı okudukça içerisinde yaşadığı evin cadılar tarafından yapılmış bir yer olduğunu fark eder ve erkek kardeşi mark'ı kendisiyle kalması için evine davet eder. sonrası mı? mark kız kardeşinin evine gider ve kız kardeşinin öldüğünü öğrenir...
1980 yılında yayınlanan bu fantastik korku filmi, ilk film olan suspiria'dan renk konusunda bir farkı yok, fazlası var. suspiria'yı izleyenler hatırlayacaklardır, öylesine güzel renk cümbüşü ve öylesine hoş görüntülere ev sahipliği yapıyordu ki, insanı korkutup gerdiği kadar büyüleyen bir filmdi, insanın hayal gücü gibi bir sinema anlayışı sunuyordu bizlere, sevgili dario argento ağabeyimiz bu filminde yine aynı şekilde devam etmiş, renkler daha rüyasal, daha hoş ve daha büyüleyici olmuş.
sevgili dario argento, giallo isimli yarattığı tür ile suspiria serisiyle sadece kendi çağdaş yönetmen dostlarına değil, bugünün sinema anlayışına da çok büyük katkıda bulunmuş olsa gerek ki, filmi izler izlemez bunu fark ediyor insan.
nedir bu giallo? sahaflarda 4-5 liraya bulabileceğiniz oldukça ucuz, çok dikkat çekici kapağa sahip olmayan, oldukça klişeleşmiş kurgulara sahip romanlar vardır ya, insanları kovalayan katiller, psikopatlar vardır, tüm kitap boyunca canın için kaç repliği ile kaçan karakterlrer falan... hah işte o da öyle romanları oldukça hoş görüntüler ile süsleyip önümüze koymuş ve buna giallo demiş ve neredeyse slasher filmlerin öncüsü olmuş, bu filmde öncünün öncüsü gibi bir detaya sahip sayılabilir.
sadece renkleri ile mi harika sayılacak bir film bu? yoo.
müzikleri de alıp götürüyor insanı, müzikleri kadar oyunculukları ve senaryosu da insanı çiviliyor yerine.
kısaca konusundan da bahsedip kapatalım girdiyi.
filmde genç bir ablamız, oldukça tozlu raflara sahip bir sahaftan latince bir kitap alır, kitabı okudukça içerisinde yaşadığı evin cadılar tarafından yapılmış bir yer olduğunu fark eder ve erkek kardeşi mark'ı kendisiyle kalması için evine davet eder. sonrası mı? mark kız kardeşinin evine gider ve kız kardeşinin öldüğünü öğrenir...
devamını gör...
başarısız erkeğin arkasındaki kadın
kendi önünü arkasını kollamayı öğrenmiş kadındır.
devamını gör...
yazarların hatırladığı ilk hayal kırıklığı
tanım: yazarların yaşadığı ilk burukluğu merak eden yazar beyanıdır.
liseye adım attığım ilk haftaydı sanırım. hatta inanmazsınız ama o cümleye noktayı koyarken derin derin iç çektim. o kadar diyeyim. hiçbir şey dilediğim gibi değildi, hayal ettiğim gibi hiç değildi. zaten ne bekliyormuşsam bir ton ergenin olduğu taş duvar yerden? o zaman şeyi öğrendim; hiçbir şeye fazla anlam yüklemeyeceksin. yüklediğin an elinden kayıp gidiyor. öyle işte.
liseye adım attığım ilk haftaydı sanırım. hatta inanmazsınız ama o cümleye noktayı koyarken derin derin iç çektim. o kadar diyeyim. hiçbir şey dilediğim gibi değildi, hayal ettiğim gibi hiç değildi. zaten ne bekliyormuşsam bir ton ergenin olduğu taş duvar yerden? o zaman şeyi öğrendim; hiçbir şeye fazla anlam yüklemeyeceksin. yüklediğin an elinden kayıp gidiyor. öyle işte.
devamını gör...
homofobi
insanları yönelimlerine göre katagorize eden insan artıklarının sahip olduğu şey. (bkz: homofobik)
devamını gör...
i will always love you
çok güzel bir melodisi olan şarkıdır.
devamını gör...
90 yaşındaki adamın 87 yaşındaki komşusunu öldürmesi
hah şimdi ömür boyu hapis yat da gör gününü
devamını gör...
zonguldak
atanamamış büyükşehir.
devamını gör...
devlet hastanesi kokusu
öyle bayıcı, öyle sessiz ve derinden insanın sinirlerini bozan bir kokudur ki, nasıl geldiğini nasıl bünyenizi etkilediğini anlayamazsınız. kapıdan girdiğinizde her şey normaldir, birden kalp atışlarınız hızlanmaya burnunuzun direği sızlamaya başlar, adrenalin sebepsiz yere fazla karışır kanınıza, ardından koku daha da belirginleşir, bana ölümün kokusu gibi gelir hastane kokusu, ölümün ve asla iyi mi kötü mü olduğunu bilemeyeceğiniz beyaz önlüklü korkunç adamların hakimiyetinin kokusu.
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
matilde'ye sone- pablo neruda
seni sevdiğimi göreceksin sevmediğim zaman,
çünkü iki yüzüyle çıkar karşına hayat.
bir sözcük sessizliğin kanadı olur bakarsın,
ateş de pay alır kendine soğuktan.
seni sevmeye başlamak için seviyorum seni,
sana olan sevgimi sonsuzlaştıracak.
bir yolculuğa yeniden başlamak için,
bu yüzden şimdilik sevmiyorum seni.
sanki ellerimdeymiş gibi mutluluğun
ve hüzün dolu belirsiz bir yarının anahtarları,
hem seviyorum hem de sevmiyorum seni.
sevgimin iki canı var seni sevmeye.
bu yüzden sevmezken seviyorum seni
ve bu yüzden severken seviyorum seni.
seni sevdiğimi göreceksin sevmediğim zaman,
çünkü iki yüzüyle çıkar karşına hayat.
bir sözcük sessizliğin kanadı olur bakarsın,
ateş de pay alır kendine soğuktan.
seni sevmeye başlamak için seviyorum seni,
sana olan sevgimi sonsuzlaştıracak.
bir yolculuğa yeniden başlamak için,
bu yüzden şimdilik sevmiyorum seni.
sanki ellerimdeymiş gibi mutluluğun
ve hüzün dolu belirsiz bir yarının anahtarları,
hem seviyorum hem de sevmiyorum seni.
sevgimin iki canı var seni sevmeye.
bu yüzden sevmezken seviyorum seni
ve bu yüzden severken seviyorum seni.
devamını gör...
turizm sezonu başlamadan personelin aşılanmasının tamamlanacak olması
aynı şeyi okullarda çocuklarla burun buruna çalışan öğretmenlere de yapsaydınız keşke...
doğru ya para getirmiyor bu öğretmen milleti, ama turist öyle mi?
70 cente muhtaç olduğumuz şu günlerde turisti bulsak secde edeceğiz, o derece...
doğru ya para getirmiyor bu öğretmen milleti, ama turist öyle mi?
70 cente muhtaç olduğumuz şu günlerde turisti bulsak secde edeceğiz, o derece...
devamını gör...
saklımdasın
buram buram özlem kokan bir erdal güney şarkısıdır.
sadece geçen yıllara değil bu zamana ve geleceğe de (b)ulaşacak olan, özleyişi anlatır.
özlem, mahrum kalış değil midir? sonuna kadar yaşatır. yenilmiştirsiniz, bilginize.
edit: (s)aklımdasın..
sadece geçen yıllara değil bu zamana ve geleceğe de (b)ulaşacak olan, özleyişi anlatır.
özlem, mahrum kalış değil midir? sonuna kadar yaşatır. yenilmiştirsiniz, bilginize.
edit: (s)aklımdasın..
devamını gör...
öyle her 13 kişi öldüğünde ulusal yas ilan edilmez
biz senden bıktık sen konuşmaktan bıkmadın perinçek.
devamını gör...
venus cupid folly and time
1545 senesi yapımı bronzino tablosu. isminden de anlaşılacağı üzere tabloda 4 belirgin figür vardır. venüs'ü en ortada bir elinde elma ve diğer elinde bir ok ile görüyoruz. aşk tanrısı cupid(eros) ise ona şehvetle sarılmış sol tarafta(bu ikisi ana-oğul bu arada). tablonun sağında ise ellerinde güller tutan bir çocuk görüyoruz ki bu da büyük olasılık ile neşe ve aptallığı temsil ediyor. en üstte ise kronos sırtında kum saati ile tabloyu içten yırtıp atmak istercesine çekiyor tabloyu kaplayan örtüyü.
hemen cupid'in arkasında ise tablonun en tezat karakteri duruyor. tam olarak kim olduğu bilinmese de kıskançlığa bir gönderme deniyor. çığlığını duymamak çok zor.
tam olarak neyi anlattığı bilinmiyor eserin. ama şahsen ben tüm olayın kronos'ta bittiğine ve tablonun esas karakterinin o olduğuna inanıyorum.
hemen cupid'in arkasında ise tablonun en tezat karakteri duruyor. tam olarak kim olduğu bilinmese de kıskançlığa bir gönderme deniyor. çığlığını duymamak çok zor.
tam olarak neyi anlattığı bilinmiyor eserin. ama şahsen ben tüm olayın kronos'ta bittiğine ve tablonun esas karakterinin o olduğuna inanıyorum.
devamını gör...


