yakını ölmüş birine teselli verme yöntemleri
başın sağolsun.
allah sizlere sabırlar versin.
allah taksiratını affetsin.
allah sizlere uzun ömürler versin.
yattığı yer nur olsun.
allah günahlarını affetsin.
allah cennetlik kulları arasına katsın.
birde...
çok iyi insandı.
harika bir insandı.
herkese yardım ederdi.
felan gibi, sözlerle ölen kişi övülür.
aslında ritüelden başka bir şey değildir.
kötü insanında arkasından ; böyle zamanlarda ; iyi insandı denilir.
fakat örf, adet, muaşeret kurallarıdır.
bilmek gerekli.
bilmeyenlerin çokluğu beni üzüyor.
toplumun ; ölen kişinin ardından ; kalan akrabalarına söyleyecek cümleleri bilmemesi çok acı.
allah sizlere sabırlar versin.
allah taksiratını affetsin.
allah sizlere uzun ömürler versin.
yattığı yer nur olsun.
allah günahlarını affetsin.
allah cennetlik kulları arasına katsın.
birde...
çok iyi insandı.
harika bir insandı.
herkese yardım ederdi.
felan gibi, sözlerle ölen kişi övülür.
aslında ritüelden başka bir şey değildir.
kötü insanında arkasından ; böyle zamanlarda ; iyi insandı denilir.
fakat örf, adet, muaşeret kurallarıdır.
bilmek gerekli.
bilmeyenlerin çokluğu beni üzüyor.
toplumun ; ölen kişinin ardından ; kalan akrabalarına söyleyecek cümleleri bilmemesi çok acı.
devamını gör...
kitap alıntıları
birşeyleri değiştiremiyorsan sen değiş.
bakış açını değiştir.
kafayı değiştir.
kısa bir süreliğine ortamı değiştir.
rutin yaptığın her şeyi, akışta kalmakla değiştir.
gerginliğini, sakin kalmaya çalışmakla; nefretini, başka birine ya da bir canlıya duyacağın sevgiyle; kederlerini, sana iyi hissettirecek hayallerle, yanlızlığını tek olarak kendini severek bütüne ulaşmakla değiştir.
her değişimde seni bloke eden unsurlar tek tek yolundan kalkacaktır. çünkü artık o misyon bitmiştir ve seni oraya ulaştırmamak için elinden geleni yapan tüm negatifliklerin görevi sonlanmıştır.
sen değistikçe etrafındaki herkes değişir.
sen değiştikçe dünyan değişir.
kimseye değil önce kendine inan ve kendine güven. bir tırtılın kendine yaptığı kozadan, harika bir kelebek ve çok değerli ipek çıkar. lütfen artık değiş. kendin için, sana değer verenler için ve sana ihtiyacı olanlar için değiş.
serkan sorguç
bakış açını değiştir.
kafayı değiştir.
kısa bir süreliğine ortamı değiştir.
rutin yaptığın her şeyi, akışta kalmakla değiştir.
gerginliğini, sakin kalmaya çalışmakla; nefretini, başka birine ya da bir canlıya duyacağın sevgiyle; kederlerini, sana iyi hissettirecek hayallerle, yanlızlığını tek olarak kendini severek bütüne ulaşmakla değiştir.
her değişimde seni bloke eden unsurlar tek tek yolundan kalkacaktır. çünkü artık o misyon bitmiştir ve seni oraya ulaştırmamak için elinden geleni yapan tüm negatifliklerin görevi sonlanmıştır.
sen değistikçe etrafındaki herkes değişir.
sen değiştikçe dünyan değişir.
kimseye değil önce kendine inan ve kendine güven. bir tırtılın kendine yaptığı kozadan, harika bir kelebek ve çok değerli ipek çıkar. lütfen artık değiş. kendin için, sana değer verenler için ve sana ihtiyacı olanlar için değiş.
serkan sorguç
devamını gör...
pijamalı hasta yağız şoföre çabucak güvendi
türk alfabesindeki 29 harfin tamamını içeren güzîde bir cümledir.
devamını gör...
komünizm
herkesin ihtiyacı kadarını alabileceği rejimdir. yeryüzünde bu aşamaya geçebilmiş bir devlet yoktur. ayrıca;
(bkz: marksizm)
(bkz: marksizm)
devamını gör...
kedi kesip yiyen kadın
karşı çıkanların büyük baş, küçük baş vb. hayvanların kesilmesine ve yenmesine de karşı çıkarsa tutarlı davranacağı bir durumdur. canlı canlıdır. kedi canlıysa, dana da canlıdır. tutarsızlık ve riyakarlık yapmaya gerek yoktur. kedi kesip yiyenlere karşı çıkılıyorsa, dana kesenlere de karşı çıksın da görelim dediğimiz bir durumdur.
devamını gör...
erkek yazarlardan kadın yazarlara sorular
orsalesta anafor;
1- resim sanatını seçerdim çünkü kendimi en iyi ifade edebileceğim sanat o. bilim olarak da astronomiyi seçerdim. sonuçta zaman kavramının en büyük muhataplarından biri astronomi.
2- kulağın duyacağı en düşük frekansta tek bir nota ile...
3- doğrudan resmin kendisini koyuyorum. tam olarak bu:

(görsel alıntıdır)
4- gerçeklik öznel olmamalı. doğruluk normal şartlarda öznel ama aslında o da olmamalı. herkesin doğrusu farklı ama acaba herkesin doğrusunun gerçek doğru olması mümkün mü?
5- var'ın karşısında yok olandır ama var'ı 1 dakikalığına sol elimize yok'u sağ elimize alıp bakarsak, tek başına orada var olandır.
javelin;
ben daha çok yeni zelanda'dan ev bakıyorum boş zamanlarımda ya da google earth'te dolanıyorum boş boş.
ozgur
yo dostum yo! bilemedin.
lucifer;
sensin suratsız *
durumumuz yoktu sevisemedik;
tanımadığım insanların hiçbirini sevmiyorum.
urlalı;
git ama çok uzağa değil.
ne kavgam bitti ne sevdam;
yapanlara sormak lazım, muhatabı ben değilim.
solaris;
hiç söylemedim. hatta bazen bu yüzden de suçlu oluyorum.
1- resim sanatını seçerdim çünkü kendimi en iyi ifade edebileceğim sanat o. bilim olarak da astronomiyi seçerdim. sonuçta zaman kavramının en büyük muhataplarından biri astronomi.
2- kulağın duyacağı en düşük frekansta tek bir nota ile...
3- doğrudan resmin kendisini koyuyorum. tam olarak bu:
(görsel alıntıdır)
4- gerçeklik öznel olmamalı. doğruluk normal şartlarda öznel ama aslında o da olmamalı. herkesin doğrusu farklı ama acaba herkesin doğrusunun gerçek doğru olması mümkün mü?
5- var'ın karşısında yok olandır ama var'ı 1 dakikalığına sol elimize yok'u sağ elimize alıp bakarsak, tek başına orada var olandır.
javelin;
ben daha çok yeni zelanda'dan ev bakıyorum boş zamanlarımda ya da google earth'te dolanıyorum boş boş.
ozgur
yo dostum yo! bilemedin.
lucifer;
sensin suratsız *
durumumuz yoktu sevisemedik;
tanımadığım insanların hiçbirini sevmiyorum.
urlalı;
git ama çok uzağa değil.
ne kavgam bitti ne sevdam;
yapanlara sormak lazım, muhatabı ben değilim.
solaris;
hiç söylemedim. hatta bazen bu yüzden de suçlu oluyorum.
devamını gör...
sözlükçülerin kahvaltıları
devamını gör...
modların liste başı olması
bir sorunla karşılaşılması durumda kalabalık online listesi içinde mod aramakta uğraşılmaması için sağlanan kolaylık olduğu düşünülmektedir.
devamını gör...
27 yaş
24 gün önce girdiğim yaş. yirmi yedi yaşın muhasebesini yaptığım zaman, korkunç bir reçeteyle karşılaşıyorum. 20'lerin başlarındaki kayıtsızlığın olmadığı ama artık yaşlanıp da umutlarınızın bitmediği bir yaştır 27 yaş. biraz da yaşamdan bahsedelim.
içinde bulunduğumuz ülkenin ekonomik şartları bize uymuyor, çoğumuz bu konulardan rahatsızız ve bunu mızmız çocuklar gibi her yerde dile getiriyoruz. lakin yaşamı büsbütün bir sürgün haline getiren, içinde bulunduğumuz şartlar değil. hiçbir dönemde de olmadı. bir yaşamı mahveden şey, insanın var olan potansiyelini öyle ya da böyle harcamasıdır. zamanı yönetemedik, günceli yakalamakta çok zorlandık, riske girmekten korktuk. takım elbiselilere kaderimizi teslim etmekte müthiş bir arzu duyuyoruz ve bu birçoklarının yaşamını cehenneme çeviriyor. sözlerimizde bir devrimci havası varken, elitlere el açıp medet umacak kadar da yolumuzu kaybetmiş durumdayız.
ben, arturo bandini, yirmi yedi senede şunu öğrendim: yaşamak çok zor. ben bu hayatı beceremedim. hastalıklar yaşadım, en sevdiğim insanı, babamı kaybettim. aile düzenim bozuldu, abimle küstüm, evimi terk ettim ve evsiz kaldım. küsüratları da var bu işin ama işin çerçevesi bu. hayat bana zor geldi biraz. çok erken anladım yanık türkülerin hangi hislerle yazıldığını. şımarmanın ne olduğunu unuttum. çünkü bana göre gençlik demek kayıtsızlık demekti, vurdumduymazlık demekti, hata yapma lüksüydü; utanacak işler yapacağımız zamanlardı gençlik, birilerinin arkasını toplayacağımız değil, birilerinin arkamızı toplayacağı zamanlardı. ben böyle tahmin etmiştim çünkü çevremde böyle gördüm ve hala böyle görüyorum.
20'ler demek "ben bir şey yaptım arkadaşlar" deyip, saçma sapan bir şeyden övgü beklemekti. bu arzu, bu beklentiydi. kız arkadaşınla öpüşmekti, onunla gezip tozmaktı. kafaları çekip sabahlara kadar eğlenmekti. gençlik buydu. gençlik, bir elimizi pantolonumuzun cebine sokup sigara içerek kasvetli sokaklarda yürümek değildi. renkliydi be kardeşim. yaşam, bize hiçbir standartın olmadığını, işin içindeysen her türlü boku sana yedirebileceğini, her çeşit senaryoyu sana dayatabileceğini açıkça gösterdi. geri dönüşü olmayan izler bıraktı bizde. yirmi yedi yaşın defterini zorluklarla doldurdu.
artık zorlanıyorum. aşti otogarındayım ve istanbul'a kalkacak otobüsü bekliyorum. bir meçhule doğru yol alacağım. ne getirir, ne götürür bilinmez ama hayatın adamakıllı üstüne bindiği insanlar iyi bilirler ki: artık iyi bir şeyin olmasını istemekten, umut etmekten ziyade daha kötü şeylerin olmaması için temkinli olursunuz. temkinliyim artık, daha ne kadar üzerimize geleceğini bilmediğimiz bir yaşamın tehditi altındayım. 27 yaşındayım ve ben bu hayatı sevenlerden olamadım.
içinde bulunduğumuz ülkenin ekonomik şartları bize uymuyor, çoğumuz bu konulardan rahatsızız ve bunu mızmız çocuklar gibi her yerde dile getiriyoruz. lakin yaşamı büsbütün bir sürgün haline getiren, içinde bulunduğumuz şartlar değil. hiçbir dönemde de olmadı. bir yaşamı mahveden şey, insanın var olan potansiyelini öyle ya da böyle harcamasıdır. zamanı yönetemedik, günceli yakalamakta çok zorlandık, riske girmekten korktuk. takım elbiselilere kaderimizi teslim etmekte müthiş bir arzu duyuyoruz ve bu birçoklarının yaşamını cehenneme çeviriyor. sözlerimizde bir devrimci havası varken, elitlere el açıp medet umacak kadar da yolumuzu kaybetmiş durumdayız.
ben, arturo bandini, yirmi yedi senede şunu öğrendim: yaşamak çok zor. ben bu hayatı beceremedim. hastalıklar yaşadım, en sevdiğim insanı, babamı kaybettim. aile düzenim bozuldu, abimle küstüm, evimi terk ettim ve evsiz kaldım. küsüratları da var bu işin ama işin çerçevesi bu. hayat bana zor geldi biraz. çok erken anladım yanık türkülerin hangi hislerle yazıldığını. şımarmanın ne olduğunu unuttum. çünkü bana göre gençlik demek kayıtsızlık demekti, vurdumduymazlık demekti, hata yapma lüksüydü; utanacak işler yapacağımız zamanlardı gençlik, birilerinin arkasını toplayacağımız değil, birilerinin arkamızı toplayacağı zamanlardı. ben böyle tahmin etmiştim çünkü çevremde böyle gördüm ve hala böyle görüyorum.
20'ler demek "ben bir şey yaptım arkadaşlar" deyip, saçma sapan bir şeyden övgü beklemekti. bu arzu, bu beklentiydi. kız arkadaşınla öpüşmekti, onunla gezip tozmaktı. kafaları çekip sabahlara kadar eğlenmekti. gençlik buydu. gençlik, bir elimizi pantolonumuzun cebine sokup sigara içerek kasvetli sokaklarda yürümek değildi. renkliydi be kardeşim. yaşam, bize hiçbir standartın olmadığını, işin içindeysen her türlü boku sana yedirebileceğini, her çeşit senaryoyu sana dayatabileceğini açıkça gösterdi. geri dönüşü olmayan izler bıraktı bizde. yirmi yedi yaşın defterini zorluklarla doldurdu.
artık zorlanıyorum. aşti otogarındayım ve istanbul'a kalkacak otobüsü bekliyorum. bir meçhule doğru yol alacağım. ne getirir, ne götürür bilinmez ama hayatın adamakıllı üstüne bindiği insanlar iyi bilirler ki: artık iyi bir şeyin olmasını istemekten, umut etmekten ziyade daha kötü şeylerin olmaması için temkinli olursunuz. temkinliyim artık, daha ne kadar üzerimize geleceğini bilmediğimiz bir yaşamın tehditi altındayım. 27 yaşındayım ve ben bu hayatı sevenlerden olamadım.
devamını gör...
kar seven yazarlar
o yarattığı sessizliği, dünyayı temiz gösteren beyazlığı sevilmez mi?
devamını gör...
dertleşmek istenen roman karakteri
gregor samsa. bildiğiniz gibi bir sabah huzursuz düşlerinden uyandığında kendini yatağında kocaman bir böceğe dönüşmüş buluyor ve kimse de sormuyor "ne derdin var? neden böceğe dönüştün?" diye. hep bir yadırgama, hor görme, hep bir korku, hatta öfke gösteriliyor kendisine. ben odasına girip altına saklandığı koltuğun karşısına oturarak kendisiyle iletişim kurmak için bazı yollar arar, bulur ve kendisiyle dertleşirdim. belki de bir sabah uyandığında kendini yeniden insana dönüşmüş olarak bulabilirdi.
devamını gör...
her tanımı oylanan yazar
hiç şüphesiz ki seçilmiş kişidir. yazdığı her tanım en az 3-4 oy alır. biraz çaba sarf etse nick altında destanlar yazılır. 1400 yıl önce yaşasa kim bilir neler neler olurdu.
devamını gör...
normal sözlük’ün büyümesi için yapılması gerekenler
beni büyütün
ağlatmayın
sahte düşlerle
oyalamayın..
herkesten bir parça olmalı bir yarısı akıllı bir yarısı deli olanlar,dört yanı akıllı bir yanı deli olanlar,herkes akıllıyken deli olanlar..azıcık delilik lazım buraya..
tıpkı eurovision'daki gibi oldu bir ben anladım sözleri ama müziği epey iyiydi..
ağlatmayın
sahte düşlerle
oyalamayın..
herkesten bir parça olmalı bir yarısı akıllı bir yarısı deli olanlar,dört yanı akıllı bir yanı deli olanlar,herkes akıllıyken deli olanlar..azıcık delilik lazım buraya..
tıpkı eurovision'daki gibi oldu bir ben anladım sözleri ama müziği epey iyiydi..
devamını gör...
eski türk dizilerinin yenilere bin basması
avrupa yakası, ekmek teknesi, 7 numara... ve daha niceleri.
aah ah televizyon izlemeyi özledim yahu! bin değil, on bin yüz milyon milyar basar.
aah ah televizyon izlemeyi özledim yahu! bin değil, on bin yüz milyon milyar basar.
devamını gör...
turunculandırmak
sözlük ahalisi olarak, portakal atmak olarak kararlaştırdığımız zımbırtıdır. noktaa.*
devamını gör...
normal sözlük’ün sevilmeyen yazarları veri tabanı
çocuk musunuz ameke. bir tık/dokunuşla uzay boşluğuna döndüğünüz platformda sevilip sevilmemek bu kadar önemli mi? hiç görmediğim anonim kişilere niye bir duygu besleyeyim? en fazla engellerim.
devamını gör...
türkiye'de delta varyantı görülmesi
aşı olduk diye sevindik. kopacaksa kopsun kıyamet. zaten annemiz üzülmesin diye yaşıyoruz.
devamını gör...
insanlığa güncelleme gelse ilk istenecek özellik
bence zamanı hızlandırma ya da yavaşlatma olabilir. harika bir anı yavaşlatıp daha uzun yaşamak ya da hastane önündeki acılı bekleyişi hızlandırabilsek fena olmaz diye düşünüyorum.
devamını gör...
istanbul sözleşmesi'ni kabul etmeyen ülkeler
ben listeye bakınca gelişmiş ülkelerin onayladığını görüyorum. biz onaylamadık çok şükür onlardan olmayacağız şimdi rahat bir nefes aldık eee sonuç ne peki biz problemimizi çözdük mü hayır peki kabul etmeyerek neyi ispatladık? kadın cinayetlerinin önüne geçmek için ne yapıldı ne yapılıyor? sanki biz başka yollarla sorunu çözebiliyormuşuz gibi sözleşmeyede laf atıyoruz. neredeyse sözleşmeyi onaylamadık diye yine kahraman ilan edileceğiz. ben bu yalancı kahramanlardan sıkıldım artık. ben halk olarak çözüm istiyorum boş konuşma kısmı beni ilgilendirmiyor kadınları koruyan caydırıcı yasalar gelsin artık... yeter be yeter!!
devamını gör...

