bıktım artık bu gün de uyandık noldu gardaş noldu gene.
devamını gör...

ayşecik, bücür cadı, deli yürek izleyen tayfadanım yaş yazmaya gerek var mı?.
devamını gör...

kanavoz * ve brokilo.

anneannemden alıştım, bırakamıyorum. bazen brokolinin doğrusunu söylemiyorum hatta.
devamını gör...

hâlâ açık mı diye merak ettiğim klüp.

konu ile ilgili arkadaşlar / moderatörler bilgi verirse sevinirim.

meğer çoktan devirmişim ben o yolu, eğer devam ediyorsa da hakkımı genç bir dimağa devretmek istiyorum, lütfen kayıtlara geçsin.
devamını gör...

bu başlık ilk defa yarın için anlamlı hale gelecektir.
devamını gör...

inanılmaz zor olan durumdur. bulanlara hep imrenmişimdir. hayatınızda böyle tek bir kişi olsa başka kimseye gerek kalmaz diye düşünüyorum. henüz bilmiyorum.
devamını gör...

ne yani 1074 yıl sonra elini kolunu sallayıp gezecek mi??
devamını gör...

sevdiğim yazarların gitmesinden bıktım artık...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
90lar pop esliginde satranç turnuvası..
(bkz: kafa sözlük online satranç turnuvası)
devamını gör...

nörodejeneratif gecikme için akdeniz-dash müdahalesi (mediterranean-dash ıntervention for neurodegenerative delay) olarak adlandırılan mınd diyeti, akdeniz ve dash diyet bileşenlerinin bir karmasıdır. bilişsel sağlık ile ilişkili bulunan 10 besin grubunun (yeşil yapraklı sebzeler, diğer sebzeler, sert kabuklu yemişler, çilekgiller, kurubaklagiller, tam tahıllar, deniz ürünleri, kümes hayvanları, zeytinyağı, kırmızı şarap) tüketiminin önerildiği ve beş besin grubunun (kırmızı et, tereyağı ve margarin, peynir, pastane ürünleri ve şekerlemeler, kızartmalar, fast-food besinler) kısıtlanmasını içeren bir diyet modelidir. akdeniz ve dash diyetinde önerilen yüksek sebze-meyve tüketimi yerine mınd diyetinde özellikle yeşil yapraklı sebzelerin ve çilekgillerin tüketiminin artırılması vurgulanmaktadır.

mind diyeti demans ve alzheımer hastalarına ya da risk grubundaki bireylere önerilmektedir. nöronal yıkımın yavaştılması, hastalığın seyrinin iyileştirilmesi ya hastalığın önlenmesi amaçlanır. yapılan bir çalışmada yaşları 58-98 yıl aralığında olan 923 bireyin 4.5 yıl takibi sonucunda, mınd diyete uyumu yüksek olan bireylerde alzheimer riskinin %53 oranında, diyetinde ılımlı değişiklikler yapan bireylerde ise %35 oranında azaldığı saptanmıştır. bir başka çalışmada mınd diyet skoru yüksek olan bireylerin bilişsel yaşı en düşük skora sahip olanlarla karşılaştırıldığında 7.5 yıl daha genç bulunmuş ve bilişsel fonksiyonun azalmasını önlemede mınd diyet skorunun, akdeniz ve dash diyet skorlarından daha koruyucu olduğu gösterilmiştir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

tennessee williams'ın oyunundan uyarlanmış oscar ödüllü elia kazan filmi.

film, mal varlığını kaybeden blanche'in senelerdir görmediği kız kardeşinin yanına gelmesi ve burada gelişen olayları konu ediniyor. blanche ve kardeşinin arasında ne derece yoğun bir sevgi var tartışılır. birbirlerini küçüklükten itibaren neredeyse hiç görmemişler. kardeşi blanche'in geçmişinden bihaber, o da kardeşinin hamile olduğunu bile bilmeyecek kadar uzak ona. kardeşinin kocası stanley vahşi* ve aslında zekidir de. blanche artık eski güzelliğini giderek kaybettiğini bilir ve bunun kaygısını yaşar. gidecek başka bir yeri olmadığı için bu ketum adamla aynı evde yaşamak için bile çaba gösterir. kaygıları o derece büyüktür ki, gerçek yaşını herkesten gizler mesela, gündüzleri dışarı çıkmaktan kaçınır kırışıklarının belli olmaması için. sağlam bir geleceği olmasının tek koşulu gibi gözüken mitch ile sevgili olur. aynı zamanda stanley'in arkadaşıdır da bu adam. işler bu yüzden tam olarak istediği gibi de gitmez.

film bu olaylar göze alındığında feminist bir bakışla da incelenebilir bence. kadın egemenliği, erkek-kadın ilişkileri ve sosyal yaşamdaki farklılıklar, toplumdaki yeri (blanche de stanley de alkole düşkündür mesela ama stanley bunu açık açık belli ederken, blanche gizleme ihtiyacı hisseder) sorgulanıp tartışılabilir.

ayrıca marlon brando nedir bu filmde böyle ya. yarı tanrı..

"i don't want realism. i want magic" repliği ile alnıma yapıştırmak istediğim cümleler listesine girmiştir.
devamını gör...

ben dilinde, karşımızdakine yönelik yargılayıcı ifadelerden ziyade kendimizde oluşan etkilerini ifade etme şeklidir. kendimizdeki durumu ifade ederken karşı tarafın iletişime set çekmesine de engel oluruz. çünkü ondan değil kendimizden bahsederek farkındalık oluşturmak istenir. bence empati yeteneğini de geliştiren bir dil. suçlayıcı değildir. karşıdaki kişinin sizde bıraktığı etkiyi anlamasını sağlar. daha sağlıklı bir iletişim gerçekleşir. eğitimde önemi büyüktür. aslında eğitimden ziyade toplumumuzda da çokça kullanılması gerekir. örneğin, odası dağınık bir çocuğa annesi "yeter artık bıktım odanı toplamaktan hemen topla odanı" demek yerine "odanı toplamaman beni üzüyor ve ayrıca diğer işlerimden fırsat bulamıyorum ve oldukça yoruluyorum" derse daha etkili olur ve sağlıklı bir iletişim gerçekleşir. o yüzden odanızı toparlayın ve ben dilini kullanın.
devamını gör...

robert zemeckis’in winston groom’un kitabından sinemaya uyarladığı ve tom hanks’in başrolde oynadığı dünyanın en güzel filmidir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
gökten bir tüy düşer alan silvestri’nin piyanosundan çıkan muhteşem ezgi ile salınarak ve biz ilk kez orada karşılaşırız forrest gump ile. ismi saçma bir isimdir ama annesi hayattaki saçma olayların farkına varsın diye seçmiştir bu ismi onun için.

önce ayakkabıları ile karşılaşırız forrest’ın ve biz biliriz ki ayakkabılar insanlarla ilgili çok şey söyler bize. biz de onlara bakarak tanımaya başlarız forrest’ı.

forrest, jenny’ye giderken hayatını ve geçmişini bir bavulda taşır. bavulun içine bakınca onun hakkında daha çok şey öğreniriz. hatta neden tevazu gösterelim artık forrest arkadaşımız sayılır bizim. bavulunu bile gördük.

artık tanıştığımıza göre onun hakkında daha uzun ve samimi konuşabiliriz. hatta istersek onunla bile konuşabiliriz. forrest annesini dinler ve yabancılarla konuşmaz ama biz yabancı sayılmayız artık.

jenny isimlerin en güzeli ve forrest’ın içinde büyütüp her yere dağılan bir kanser hücresidir ama yine de güzeldir. forrest nereye giderse gitsin jenny onunla birliktedir. jenny nereye giderse gitsin forrest’ı yanına almaz.

sonunda forrest jenny’ye kavuşur yine de. kendi ağaçlarının altında. ve jenny’nin çocukluk korkuları forrest’ın yanında kaybolup gider birbirlerine bir şeyler öğrettikleri ağacın gölgesinde.

film biter ama forrest koşmaya devam eder benim gibi bu filmin hayranı olan insanların zihninde. artık biraz dinlendiysen eğer koş forrest koş.
devamını gör...

tartışmanın sonunda birinin diğerinin fikrini kabul etmesi gerektiğini düşünen insandır. bu insanlarla tartışmayınız.
devamını gör...

yazar burada masturbasyon yapmayı bıraktığını,ve bununda malum elini nasıl strese soktuğunu anlatmak istemiş.
devamını gör...

devamını gör...

kötü olayları zaman/mekan/eşyayla bağdaştırma. örneğin; kötü bir olay yaşadığım gün üzerimde olan kıyafetleri tekrar giydiğim zaman yine kötü olaylar yaşarım diye hissetmek ya da gittiğim bir yerde olumsuz bir şey yaşanmışsa o yere tekrar gittiğimde mutlaka yine olumsuz bir şeyler olacak diye hissedip gitmek istememek.
devamını gör...

vatan haini, ingiliz ajanına ya ne yapılacaktı başkomutan mı ilan edilecekti? (!)
buradan
devamını gör...

pizza.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim