ermolettin
gidiyorum gidiyorum size hayırlı forumlar vs. söyleyip sonra geri gelmiş olan bir trol. ne deniyordu buna şimdi?
devamını gör...
bernoulli ilkesi
akışkanlar dinamiğinde bernoulli prensibi, sürtünmesiz bir akış boyunca, akışkanın hızında da gerçekleşen artışın aynı anda ya basınçta ya da akışkanın potansiyel enerjisinde azalmaya neden olduğunu ifade eder. yani hız ve basınç ters orantılıdır.
adını bu prensibi bulan isviçreli* (bazı yerlerde hollanda-isviçre kırması olarak geçer) bilim adamı daniel bernoulli' den alır. prensibin en kolay anlatımı uçağın nasıl uçtuğunu açıklamak olabilir.
uçaklarda bulunan kanatların altı nispeten düz, üst tarafı ise eğimli olacak şekilde yapılır. uçak kalkış için hızlandığında kanadın üst tarafının eğimli yapısından dolayı buradaki hava hızı, alt tarafından daha fazla olur. basınç hız ile ters orantılı olduğu için kanat üstünde ki basınç, altındakine göre daha azalır, hız arttıkça bu basınç farkı daha da artar ve belirli bir seviyeye gelince oluşan kaldırma kuvveti ile uçağımız uçar.
uçak kanadına etki eden kuvvetlerin daha iyi anlaşılması için bir de şekil bırakalım.
özellikle yarış arabalarında arka tarafta bulunan kanatlar ise arabanın havalanmasını önlemek için uçak kanadının ters çevrilmiş şekli olarak tasarlanır. bu sefer alçak basınç kanadın altındadır, bu şekilde yukarıdan araba yere doğru bastırılır.
adını bu prensibi bulan isviçreli* (bazı yerlerde hollanda-isviçre kırması olarak geçer) bilim adamı daniel bernoulli' den alır. prensibin en kolay anlatımı uçağın nasıl uçtuğunu açıklamak olabilir.
uçaklarda bulunan kanatların altı nispeten düz, üst tarafı ise eğimli olacak şekilde yapılır. uçak kalkış için hızlandığında kanadın üst tarafının eğimli yapısından dolayı buradaki hava hızı, alt tarafından daha fazla olur. basınç hız ile ters orantılı olduğu için kanat üstünde ki basınç, altındakine göre daha azalır, hız arttıkça bu basınç farkı daha da artar ve belirli bir seviyeye gelince oluşan kaldırma kuvveti ile uçağımız uçar.
uçak kanadına etki eden kuvvetlerin daha iyi anlaşılması için bir de şekil bırakalım.
özellikle yarış arabalarında arka tarafta bulunan kanatlar ise arabanın havalanmasını önlemek için uçak kanadının ters çevrilmiş şekli olarak tasarlanır. bu sefer alçak basınç kanadın altındadır, bu şekilde yukarıdan araba yere doğru bastırılır.
devamını gör...
hoşlanılan kişinin hoşlandığı kişi olmamak
su icmek kadar normal bir olay.
kimi zaman; ne yaparsan yap, lego parcalari istenilen sekilde oturmayabiliyor. hayat bu.
ismail yk’nin bu konu ile alakali muazzam bir tespiti bulunmaktadir, hepiniz biliyorsunuzdur eminim.
beni begeneni ben begenmem, benim begendigim ise beni begenmez; yoksa ben zurna mıyım ha???
hepimiz zurnayiz.*
kimi zaman; ne yaparsan yap, lego parcalari istenilen sekilde oturmayabiliyor. hayat bu.
ismail yk’nin bu konu ile alakali muazzam bir tespiti bulunmaktadir, hepiniz biliyorsunuzdur eminim.
beni begeneni ben begenmem, benim begendigim ise beni begenmez; yoksa ben zurna mıyım ha???
hepimiz zurnayiz.*
devamını gör...
yalnızlık gittiğin yoldan gelir
oktay rifat'ın karıma isimli şiirinin son dizesi ve selçuk altun'un 2001 yılında yayınlanan kitabıdır.
okudukça kültürel anlamda ne kadar az şey bildiğimi fark ettiren çok özel bir kitap oldu benim için. edebiyat dışında sanatın diğer dallarına çok uzak olduğumu zaten biliyordum ama edebi anlamda da ne kadar sığ olduğumu hatırlattı bana yazar. kitapta geçen şehirleri, kitapçıları, sahafları, heykelleri, müzikleri ve resimleri ressamları hiç bilmemek o kadar koymadı da benim bunca yılda eşelene eşelene keşfettiğim onca kitabın ve yazarın 2001 yılında yayınlanan bir kitapta yer alması ve benim bu kitabı 19 yıl sonra fark etmem çok koydu.
kitabın karakter isimleri çok hoşuma gitti benim. ince göndermeler çok yerinde yapılmış. olay örgüsü de hiç kopmuyor. bu kitabı okuyamayan nasıl kitaplar okuyabilir inanın bilmiyorum.
adından aşk romanı havası alınan bu kitap bence daha çok bir yaratım ve yolculuk kitabı.
çok uzun zamandır okurken durup araştırdığım, notlar aldığım en dolu kitap oldu. yazarın okuduğum ilk kitabı umarım diğer kitaplarını da okumaya fırsatım olur. dünyanın en iyi yazarını bulmak için şehirden şehire ülkeden ülkeye kitabın kahramanıyla yolculuk yapmak sizin için de güzel bir maceraya benziyorsa okuyun derim.
ortalığı karıştıran ama çok da doğru bir ifade;
“nitelikli bir insanın kendinden iyi dosta gereksinimi olabilir mi? sonra kitaplar, kıskanç değil midir onlar? çok insan dostu olan bir gerçek kitap dostu tanıdınız mı?”
okudukça kültürel anlamda ne kadar az şey bildiğimi fark ettiren çok özel bir kitap oldu benim için. edebiyat dışında sanatın diğer dallarına çok uzak olduğumu zaten biliyordum ama edebi anlamda da ne kadar sığ olduğumu hatırlattı bana yazar. kitapta geçen şehirleri, kitapçıları, sahafları, heykelleri, müzikleri ve resimleri ressamları hiç bilmemek o kadar koymadı da benim bunca yılda eşelene eşelene keşfettiğim onca kitabın ve yazarın 2001 yılında yayınlanan bir kitapta yer alması ve benim bu kitabı 19 yıl sonra fark etmem çok koydu.
kitabın karakter isimleri çok hoşuma gitti benim. ince göndermeler çok yerinde yapılmış. olay örgüsü de hiç kopmuyor. bu kitabı okuyamayan nasıl kitaplar okuyabilir inanın bilmiyorum.
adından aşk romanı havası alınan bu kitap bence daha çok bir yaratım ve yolculuk kitabı.
çok uzun zamandır okurken durup araştırdığım, notlar aldığım en dolu kitap oldu. yazarın okuduğum ilk kitabı umarım diğer kitaplarını da okumaya fırsatım olur. dünyanın en iyi yazarını bulmak için şehirden şehire ülkeden ülkeye kitabın kahramanıyla yolculuk yapmak sizin için de güzel bir maceraya benziyorsa okuyun derim.
ortalığı karıştıran ama çok da doğru bir ifade;
“nitelikli bir insanın kendinden iyi dosta gereksinimi olabilir mi? sonra kitaplar, kıskanç değil midir onlar? çok insan dostu olan bir gerçek kitap dostu tanıdınız mı?”
devamını gör...
16 gb depolamalı telefon
allah belanı versin dedirtir.her şeyi sildim kendinde olan uygulamaları bile sildim daha ne istersin ?
beni telefon katili yapma bak . seni aldığım güne lanet olsun. alıp böyle bir hataya düşmeyin diye açılmış başlıktır . ıleriki günlerde sözlüğe girmezsem google 'ı silmişimdir . onu da nasıl yapacam bilmiyorum .
beni telefon katili yapma bak . seni aldığım güne lanet olsun. alıp böyle bir hataya düşmeyin diye açılmış başlıktır . ıleriki günlerde sözlüğe girmezsem google 'ı silmişimdir . onu da nasıl yapacam bilmiyorum .
devamını gör...
avni
27 şubat 2003 - 10 mart 2012 tarihleri arasında yayınlanan sihirli annem dizisinde suat sungur'un canlandırdığı karakterin ismidir.
devamını gör...
yazarların uğraştığı sanat dalları
şiir,roman, hikaye kısaca edebiyat.
devamını gör...
her zamankinden daha uzun bir süre uyuyacağım
polonyalı büyük yazar jerzy kosinski’nin ölmeden önce söylediği son sözlerdir.
uyku başımın hiç hoş olmadığı bir durumdur. çünkü az önce söylediğim gibi uyku bir durumdur ve bir gün içinde bu kadar uzun bir süre ölüme benzer bu durumda kalmak başlı başına korkutucudur. buna dair çok büyük bir fobim var.
işte kosinski’nin intihar notu olarak böyle bir söz bırakması beni doğal olarak çok etkilemişti ilk okuduğumda. çünkü derin bir hayranlık duyduğum bir yazar bu sözü sarf ederek ölüm ile uykuyu aynı kefeye koyuyor ve benim korkularımı da bir anlamda haklı çıkarıyordu.
kosinski nazi zulmü yüzünden kaçmak zorunda kalan, küçücük bir çocuk olarak olmayacak şeylere şahit olan ve bilinç altında bunları depolayıp daha sonra da yazarak hayatımıza damga vurmayı başarmış bir yazardı. ama 1981 yılında dünyanın kötülüğüne daha fazla dayanamayarak kendi sonsuzluğuna yol aldı.
notun tamamı ise şöyleydi: her zamankinden daha uzun bir süre uyuyacağım. buna sonsuzluk deyin.
kosinski sonsuz uykusunda beklemekte. ben de bir gün her zamankinden fazla uyumayı düşünüyorum. buna ne derseniz deyin.
uyku başımın hiç hoş olmadığı bir durumdur. çünkü az önce söylediğim gibi uyku bir durumdur ve bir gün içinde bu kadar uzun bir süre ölüme benzer bu durumda kalmak başlı başına korkutucudur. buna dair çok büyük bir fobim var.
işte kosinski’nin intihar notu olarak böyle bir söz bırakması beni doğal olarak çok etkilemişti ilk okuduğumda. çünkü derin bir hayranlık duyduğum bir yazar bu sözü sarf ederek ölüm ile uykuyu aynı kefeye koyuyor ve benim korkularımı da bir anlamda haklı çıkarıyordu.
kosinski nazi zulmü yüzünden kaçmak zorunda kalan, küçücük bir çocuk olarak olmayacak şeylere şahit olan ve bilinç altında bunları depolayıp daha sonra da yazarak hayatımıza damga vurmayı başarmış bir yazardı. ama 1981 yılında dünyanın kötülüğüne daha fazla dayanamayarak kendi sonsuzluğuna yol aldı.
notun tamamı ise şöyleydi: her zamankinden daha uzun bir süre uyuyacağım. buna sonsuzluk deyin.
kosinski sonsuz uykusunda beklemekte. ben de bir gün her zamankinden fazla uyumayı düşünüyorum. buna ne derseniz deyin.
devamını gör...
aşık olunca vücudun verdiği tuhaf tepkiler
benim için sakarlıktır. beynim resmen bir şeyleri dökme komutu veriyor. bir gün buraları okutacağım sana 'e ama sakarsın' diyeceğine eminim. ama inan bana değilim sevgilim, yanında dikkatim dağılıyor sadece *
devamını gör...
adak
bir atıf yılmaz filmidir.
başar sabuncu’nun senaryosunu yazdığı filmde tarık akan müslüm karakterini, necla nazır ise gülbahar karakterini canlandırmaktadır.
çok iyi bir film olduğunu söyleyemesem de çok düşündürücü olduğunu açıkça belirtebilirim. film altın portakal film festivalinde tarık akan’a en iyi oyuncu, başar sabuncu’ya da en iyi senaryo ödülleri getirmiştir ki bence de ikisi de sonuna kadar hak edilmiş ödüllerdir.

erzincan’da gerçekleşen bir olaydan esinlenerek senaryolaştırılan filmde işlemediği bir suç yüzünden hapse düşen müslüm’ün suçsuz olduğu anlaşılsın diye adak adaması konusu işlenir. ve beklenildiği üzere suçsuzluğu anlaşılır ve müslüm hapisten çıkınca adağı gerçekleştirmek konusunda derin içsel çatışmalar yaşamaya başlar ki bu çatışmalar “içinin çürümesine” neden olacaktır.
herkes hatırlar köy evlerinde asılı duran ibrahim peygamberin oğlu ismaili kurban etmek üzere iken gönderilen koyun ile ilgili o resmi. ben köydeki evde o resmi ne saman görsem içimi bir korku kaplardı. ama çocuksu bir korku olsa da etkisi çok zaman devam etti bu korkunun.

müslüm’de cehaletin verdiği bir güçle belki de dine haddinden fazla sarılıp kendine anlatılmak istenen gerçekleri görmek yerine hurafelere mahkum olarak git gide zihinsel gücünü yitirir bu film boyunca. ve yukarıda bahsettiğim resim de bu yok olma sürecine büyük bir katkı sağlar.
bence zaman ayırıp izlemeli herkes bu filmi. birbirimizi anlamak için iyi bir başlangıç olabilir.
başar sabuncu’nun senaryosunu yazdığı filmde tarık akan müslüm karakterini, necla nazır ise gülbahar karakterini canlandırmaktadır.
çok iyi bir film olduğunu söyleyemesem de çok düşündürücü olduğunu açıkça belirtebilirim. film altın portakal film festivalinde tarık akan’a en iyi oyuncu, başar sabuncu’ya da en iyi senaryo ödülleri getirmiştir ki bence de ikisi de sonuna kadar hak edilmiş ödüllerdir.

erzincan’da gerçekleşen bir olaydan esinlenerek senaryolaştırılan filmde işlemediği bir suç yüzünden hapse düşen müslüm’ün suçsuz olduğu anlaşılsın diye adak adaması konusu işlenir. ve beklenildiği üzere suçsuzluğu anlaşılır ve müslüm hapisten çıkınca adağı gerçekleştirmek konusunda derin içsel çatışmalar yaşamaya başlar ki bu çatışmalar “içinin çürümesine” neden olacaktır.
herkes hatırlar köy evlerinde asılı duran ibrahim peygamberin oğlu ismaili kurban etmek üzere iken gönderilen koyun ile ilgili o resmi. ben köydeki evde o resmi ne saman görsem içimi bir korku kaplardı. ama çocuksu bir korku olsa da etkisi çok zaman devam etti bu korkunun.

müslüm’de cehaletin verdiği bir güçle belki de dine haddinden fazla sarılıp kendine anlatılmak istenen gerçekleri görmek yerine hurafelere mahkum olarak git gide zihinsel gücünü yitirir bu film boyunca. ve yukarıda bahsettiğim resim de bu yok olma sürecine büyük bir katkı sağlar.
bence zaman ayırıp izlemeli herkes bu filmi. birbirimizi anlamak için iyi bir başlangıç olabilir.
devamını gör...
her kızın 25 tane flörtü olduğu gerçeği
kadın olmadığımı öğrendiğim başlık.
her gün sözlükte bir başka şey olduğumu/olmadığımı öğreniyorum. her neyse, istatistiklerin içinden geçmişsiniz, helal olsun. *
her gün sözlükte bir başka şey olduğumu/olmadığımı öğreniyorum. her neyse, istatistiklerin içinden geçmişsiniz, helal olsun. *
devamını gör...
hakan ural
abartılmış bir oyuncu eskisi. daha fazlası değil. zorlama rollerde ortaya çıkan bir şahsiyet. şimdilerde sabah şekeri tadında bir programa görünüyor. günümüz "herbokolog"ları'nın daha bi magazinsel medyatik versiyonu.
devamını gör...
hayat
"anlamaya çalışma. hayat böyledir işte... hep o kıyamadıklarınız kıyar size."
çehov.
çehov.
devamını gör...
dış görünüşe önem vermiyorum diyen insan
öyle der ve kamerayı açınca engeli basar.
devamını gör...
kung fu panda
2008 yapımı yönetmenliğini mark osborne ve john stevenson'in yaptığı, yapımcısı melissa copp olan ve senaristliğini jonathan aibel ve glenn berger'in üstlendiği komedi, çocuk, macera türlerinde bir animasyon filmdir.
hayalleri olan bir panda. öyle böyle değil o hayal, duyan herkesi gülümseten ve onunla alay edilmesine neden olan bir hayal. pandamız po sevimli, şaşkın, sakar ve bir o kadarda şapşik. aynı zaman da kung fu öğrenmek ve ustaların arasına girmek istiyor. o bir nuddle çırağı babasıyla birlikte yemek yapıp satıyorlar. bir gün bir rüya görüyor ve kendisinin bile kabul etmekte zorlandığı bir adım atıyor hayaline ulaşabilmek için.
ejderha savaşçısı olacak ve tai lung'a kafa tutacaktır. usta şifu onu vazgeçirmek için elimden geleni yapar ama başaramaz. daha sonra usta ugvey'in hislerine ve po'nun inadına boyun eğer. başlar macera.
tai lung bilindiği üzere usta şifu'nun oğlu gibi yetiştirdiği bir kung fu ustası. aldığı eğitim ve edilen iltifatlar doğrultusunda kendini ejderha savaşçısı olarak görüyor. fakat ugvey onun kalbinde bir kötülük kıvılcımı görüp bunu onaylamıyor. kim bilir belki tai'nin canını bu kadar sıkan ve ustalarına bile kafa tutmasına neden olan durum ejderha savaşçısı olmayışı değilde baba yerine koyduğu şifu tarafından desteklenmeyişidir.
bu film kişisel bir başarı hikayesi tadında. içinde bir çok yğreklendirici cümle ve mesaj var.
filmin ilk mottosu 'kendine inan'.
'güç senin içinde' ve 'asla vazgeçme' ek olarak 'hiçbir şey tesadüf değildir'.
karakterlerin hepsi kendi içinde şaheser. iyi kurgulanmış ve hazırlanmışlar.
film bir çok övgü almış ve iyi bir gişe hasılatı toplamıştır. devam filmleride çekilmiş ve dünyada yankı bulmuştur.
animasyon severlerin ve çocukların beğenisini kazanmıştır.
ailecek seyredilebilecek keyifli bir filmdir.
iyi seyirler.
seslendirme kadrosu;
po (okan yalabık)
ogwey (müşfik kenter)
shifu (köksal engür)
tai lung (mazlum kiper)
tigress (deniz uğur)
monkey (murat aydın)
mantis (kadir çermik)
viper (deniz çakır)
crane (altan erkekli)
mr. ping (ahmet eres)
zeng (yiğit özşener)
commander vachir (tarkan koç)
gang boss (bekir çiçekdemir
hayalleri olan bir panda. öyle böyle değil o hayal, duyan herkesi gülümseten ve onunla alay edilmesine neden olan bir hayal. pandamız po sevimli, şaşkın, sakar ve bir o kadarda şapşik. aynı zaman da kung fu öğrenmek ve ustaların arasına girmek istiyor. o bir nuddle çırağı babasıyla birlikte yemek yapıp satıyorlar. bir gün bir rüya görüyor ve kendisinin bile kabul etmekte zorlandığı bir adım atıyor hayaline ulaşabilmek için.
ejderha savaşçısı olacak ve tai lung'a kafa tutacaktır. usta şifu onu vazgeçirmek için elimden geleni yapar ama başaramaz. daha sonra usta ugvey'in hislerine ve po'nun inadına boyun eğer. başlar macera.
tai lung bilindiği üzere usta şifu'nun oğlu gibi yetiştirdiği bir kung fu ustası. aldığı eğitim ve edilen iltifatlar doğrultusunda kendini ejderha savaşçısı olarak görüyor. fakat ugvey onun kalbinde bir kötülük kıvılcımı görüp bunu onaylamıyor. kim bilir belki tai'nin canını bu kadar sıkan ve ustalarına bile kafa tutmasına neden olan durum ejderha savaşçısı olmayışı değilde baba yerine koyduğu şifu tarafından desteklenmeyişidir.
bu film kişisel bir başarı hikayesi tadında. içinde bir çok yğreklendirici cümle ve mesaj var.
filmin ilk mottosu 'kendine inan'.
'güç senin içinde' ve 'asla vazgeçme' ek olarak 'hiçbir şey tesadüf değildir'.
karakterlerin hepsi kendi içinde şaheser. iyi kurgulanmış ve hazırlanmışlar.
film bir çok övgü almış ve iyi bir gişe hasılatı toplamıştır. devam filmleride çekilmiş ve dünyada yankı bulmuştur.
animasyon severlerin ve çocukların beğenisini kazanmıştır.
ailecek seyredilebilecek keyifli bir filmdir.
iyi seyirler.
seslendirme kadrosu;
po (okan yalabık)
ogwey (müşfik kenter)
shifu (köksal engür)
tai lung (mazlum kiper)
tigress (deniz uğur)
monkey (murat aydın)
mantis (kadir çermik)
viper (deniz çakır)
crane (altan erkekli)
mr. ping (ahmet eres)
zeng (yiğit özşener)
commander vachir (tarkan koç)
gang boss (bekir çiçekdemir
devamını gör...
her başarılı kadının arkasında bir erkek var mıdır meselesi
az bir kısmının sen yaparsın diyerek çoğunluğunun yiyip tüketip kadını kendine iyi gelen meşgalelere gayri ihtiyari yönlendirerek mecburen başarılı kıldığı mesele.
her şerde bir hayır var durumu.
her şerde bir hayır var durumu.
devamını gör...
sigarayı bırakmak isteyenlere tavsiyeler
kendisine saygısı olan insan bence sigara içmemeli. her yıl 4 milyon insan sigaradan ölüyor. en çok öldüren kanserlerin başını sigara sebepli akciğer kanseri çekiyor. kronik sigara içiciliğiyle kanser olma riskinizi her geçen gün artırıyorsunuz. öyle ya da böyle ölücez, diye bir bakış açısı yok. kendine, vücuduna ve çevrendeki insanlara acı çektirerek ölmek mi istiyorsunuz? sigara dumanının içinde 2000i zehir olmak üzere 4000çeşit kimyasal madde var. sigaranın vücudunuza verdiği zararı açıp bi araştırın, bunları bilip sigara içmeye devam edicek misiniz? hayatlarınız bu kadar mı değersiz, yoksa hiçbir şey olmaz yea diyecek kadar vurdumduymaz mısınız? sizin hayatınız, sizin kararınız. hayatınızla, kendinizle ne yapmak istediğinize; nasıl yaşamak istediğinize karar verecek olan sizlersiniz. kafaya koyarsanız yapamayacağınız hiçbir şey yok.
devamını gör...
menajerimi ara
başlarda ünlülerin sorunlarını falan güzel işlediler, iyi gidiyordu. tadında bırakmadılar işte.
devamını gör...

