insanın saçını ağartan şeyler
aile sevgisizliği, anlayışsızlığı
milli eğitim sistemi
saygıdeğer ülkemdeki vahşi, can alıcı, üzücü olaylar
narsist kişiler
tek atar. genç yaşta saçta beyazlıklar sebebidir. o beyazlığı yolarsanız daha da artacağı söylenir.
milli eğitim sistemi
saygıdeğer ülkemdeki vahşi, can alıcı, üzücü olaylar
narsist kişiler
tek atar. genç yaşta saçta beyazlıklar sebebidir. o beyazlığı yolarsanız daha da artacağı söylenir.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
aynılıklardan farklı bir benlik yaptım. sustum ama haykırmam gerekiyordu. bana göre önemsiz detaylar önemli olarak karşıma çıktı. sanmakla olmak arasında aslında boğulmak kadar yakın ve gerçek bir izdüşüm yakaladım.
bir bakış açısının ufuktan görüntüsü. kuşbakışı bir ömür.
tüm bilinenler zahiri.
bir bakış açısının ufuktan görüntüsü. kuşbakışı bir ömür.
tüm bilinenler zahiri.
devamını gör...
normal sözlük için öneriler
(bkz: musicbuddy) başlığı müzik kafası olarak değiştirilsin. mümkün mertebe türkçe sözcükler kullanılsın.
devamını gör...
klorofil
fotosentez için olmazsa olmaz pigmenttir. bakın kloroplast ile karıştırmayın.
klorofil ışığı soğurur, canlı bu sayede ışık enerjisinden atp enerjisi elde eder.
sonra da bu enerjiyi besin sentezlerken kullanır.
fotosentez yapan siyanobakteri gibi prokaryot canlılarda klorofil hücre sitoplazmasında bulunur.
fotosentez yapan alg, bitki gibi ökaryot canlılarda klorofil, kloroplast organeli içinde bulunur.
klorofil tek tip değildir. 20 çeşidi vardır. doğada en çok bulunan klorofil a, en çok ikinci bulunan ise klorofil b diye adlandırılmış.
örneğin klorofil b en iyi yaklaşık 450 nano metre dalga boylu ışığı soğuruyor. turkuaz yeşil arası bir renk bu da. eğer klorofil b oranı yüksek bir bitkiyi bu renk ışıkla aydınlatırsanız canlınız daha hızlı büyüyecektir. serpilip gelişecektir.
kapalı formüllere gelirsek: magnezyum merkez element.
klorofil a'nın molekül formülü şöyle: 55 karbon, 72 hidrojen, 5 oksijen, 4 azot, 1 magnezyum.
ayrıca demir klorofil yapısına katılmasa da sentezinden sorumlu enzimin kofaktörüdür.
eğer bitki topraktan yeterince demir alamazsa az klorofil sentezler ve sararıp solabilir.
klorofil ışığı soğurur, canlı bu sayede ışık enerjisinden atp enerjisi elde eder.
sonra da bu enerjiyi besin sentezlerken kullanır.
fotosentez yapan siyanobakteri gibi prokaryot canlılarda klorofil hücre sitoplazmasında bulunur.
fotosentez yapan alg, bitki gibi ökaryot canlılarda klorofil, kloroplast organeli içinde bulunur.
klorofil tek tip değildir. 20 çeşidi vardır. doğada en çok bulunan klorofil a, en çok ikinci bulunan ise klorofil b diye adlandırılmış.
örneğin klorofil b en iyi yaklaşık 450 nano metre dalga boylu ışığı soğuruyor. turkuaz yeşil arası bir renk bu da. eğer klorofil b oranı yüksek bir bitkiyi bu renk ışıkla aydınlatırsanız canlınız daha hızlı büyüyecektir. serpilip gelişecektir.
kapalı formüllere gelirsek: magnezyum merkez element.
klorofil a'nın molekül formülü şöyle: 55 karbon, 72 hidrojen, 5 oksijen, 4 azot, 1 magnezyum.
ayrıca demir klorofil yapısına katılmasa da sentezinden sorumlu enzimin kofaktörüdür.
eğer bitki topraktan yeterince demir alamazsa az klorofil sentezler ve sararıp solabilir.
devamını gör...
yazarların gerildiği durumlar
hocaların "o zaman listeden kaldırayım" dediği an.
devamını gör...
5816 sayılı atatürk'ü koruma kanunu
adalet bakanlığı adli sicil ve istatistik genel müdürlüğü’nün 1986 yılından 2017 yılına kadar yayınlamış olduğu, açılan davalarda özel kanunlara göre sanık sayıları incelendiginde, 1986’dan 2002 yılına kadarki 17 yılda bu kanun kapsamında toplam sanık sayısı 2.155 oldu.
2007 yılının verilerine ulaşılamayan 2002 ile 2017 arasındaki 14 yılda ise toplam sanık sayısı 2.866 oldu.
yani 1986 dan 2017 yılına dek 31 yılda bu kanundan yargılanan kişi sayısı
5021 dir .
cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan’ın sadece 1 yıllık cumhurbaşkanlığı süresinde, 2018 yılında, 26 bin 115 kişiye dava açılmıştır.
erdoğan’ın başladığı 2014 yılından 2019 yılı sonuna kadar olan dönemde,
cumhurbaşkanına hakaret suçundan 63 bin 41 kişiye dava açılmış,
açılan bu davalarda 9 bin 554 kişi ceza almıştır.
hangi kanunun nasıl uygulandığı konusunda, bu veriler sanırım bir çok sorunun yanıtı olmaya yetecektir .
ayrıca bu ülkede artık, kanunun olup olmaması değil, uygulanıp uygulanmaması, uygulanıyorsa nasıl uygulandığı önemlidir.
2007 yılının verilerine ulaşılamayan 2002 ile 2017 arasındaki 14 yılda ise toplam sanık sayısı 2.866 oldu.
yani 1986 dan 2017 yılına dek 31 yılda bu kanundan yargılanan kişi sayısı
5021 dir .
cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan’ın sadece 1 yıllık cumhurbaşkanlığı süresinde, 2018 yılında, 26 bin 115 kişiye dava açılmıştır.
erdoğan’ın başladığı 2014 yılından 2019 yılı sonuna kadar olan dönemde,
cumhurbaşkanına hakaret suçundan 63 bin 41 kişiye dava açılmış,
açılan bu davalarda 9 bin 554 kişi ceza almıştır.
hangi kanunun nasıl uygulandığı konusunda, bu veriler sanırım bir çok sorunun yanıtı olmaya yetecektir .
ayrıca bu ülkede artık, kanunun olup olmaması değil, uygulanıp uygulanmaması, uygulanıyorsa nasıl uygulandığı önemlidir.
devamını gör...
karanlıkta kahve içerken kahveye düşen sineği fark etmemek
güzel uçardı rahmetli.
devamını gör...
sözlüğün kalitesinin çok düşmesi
gördüğüm başlıklardan ve girilen entrylerden artık iyice kanaat getirdiğim acı durum. belli bir süre gerek modlar ve gerek biz yazarlar sözlüğün kalitesini bir noktada tutmaya çalıştık ama özellikle bir süredir sözlüğe girmediğim için birde baktım ki ne hale gelmiş. siyasi başlıklar, yok türk-kürt, yok kızlar regl oldu bilmem ne vs. ya gereksiz cinsel muhabbet başlıkları yada ayrıştırıcı siyasi yada gündem muhabbetleri. ayrıca çok kısa bir süre önceye kıyasla yazar kalitesindeki düşüş de fark edilmeyecek gibi değil..
devamını gör...
arkadaş zekai özger
dönemin siyasi karmaşasında homoseksüel bir türk şairi... yaşayacak ve anlatacak çok şeyi vardı ancak o yol kenarında bir kaldırıma yığılıp kaldı. eğer yaşasaydı, bugün türk şiirinin önde gelen isimlerinden biri olacaktı.
devamını gör...
dönüş yok
gaspar noe'nin ortaya çıkış hikayesi ilginç olan filmi.
noe ilk uzun metraj filmi olan "seul contre tous"(herkese karşı tek başına) ile fransada ulusal üne kavuşur. daha sonra ikinci filmi "soudain le vide"(enter the void-boşluk) yi çekmek ister ancak film için bütçe bulamayınca ticari gelir sağlayacak bir filme öncelik vermek zorunda kalır. bu niyetle "love" ın senaryosunu yazar. bir gün şans eseri barda karşılaştığı vincent cassel gaspar noe'ye kendisi ve eşi monica belluci'nin onun filminde oynamak istediklerini söyler ve o da love filmini anlatır ve senaryoyu okumadan kabul ederler. noe bu filmi için yapımcılardan yüksek bir bütçe alır ancak daha sonra senaryoyu okuyan cassel ve belluci çok müstehcen bulur ve oynamak istemezler. gaspar noe karakterleri ve çekim takvimini değiştirmeden farklı bir film çekmeyi teklif eder. çekimlerin başlamasına 5 hafta kala dar bir zamanda niyetsiz şekilde "irreversible" senaryosunu yazar ve bu gaspar noe'nin en çok ses getiren ve en çok gelir sağladığı filmi olur.
noe ilk uzun metraj filmi olan "seul contre tous"(herkese karşı tek başına) ile fransada ulusal üne kavuşur. daha sonra ikinci filmi "soudain le vide"(enter the void-boşluk) yi çekmek ister ancak film için bütçe bulamayınca ticari gelir sağlayacak bir filme öncelik vermek zorunda kalır. bu niyetle "love" ın senaryosunu yazar. bir gün şans eseri barda karşılaştığı vincent cassel gaspar noe'ye kendisi ve eşi monica belluci'nin onun filminde oynamak istediklerini söyler ve o da love filmini anlatır ve senaryoyu okumadan kabul ederler. noe bu filmi için yapımcılardan yüksek bir bütçe alır ancak daha sonra senaryoyu okuyan cassel ve belluci çok müstehcen bulur ve oynamak istemezler. gaspar noe karakterleri ve çekim takvimini değiştirmeden farklı bir film çekmeyi teklif eder. çekimlerin başlamasına 5 hafta kala dar bir zamanda niyetsiz şekilde "irreversible" senaryosunu yazar ve bu gaspar noe'nin en çok ses getiren ve en çok gelir sağladığı filmi olur.
devamını gör...
istanbul gezi rehberi
(bkz: murat belge)'nin bizlere armağan ettiği müthiş bir kaynak olmakla beraber; istanbul'u okurken, aynı zamanda tarihte de bir yolculuk yapıyor olmanızı sağlayan enfes bir eser.
istanbul'u, bursa'yı, edirne'yi, trabzon'u, diyarbakır'ı ve tüm şehirlerimizi anlamak demek, tarihi anlamak demek..
okuyun ve o yıllara dönüp, istanbul'u gezin; sokak sokak..
kitaba dair not defterime yazdıklarımdan birkaçını paylaşmak isterim;
"çoğu kişi yaşadığı kenti az tanır. bunun anlaşılır bir nedeni vardır. 'nasıl olsa burdayım, bir gün gider görürüm.' tavrı. ama söz konusu tavır istanbul olunca buna başka etkenler ekleniyor."
"yıllardır siz dışardan , biz içerden, yıkmaya çalışıyoruz, hala yıkılmıyor."
"türk mezarlığı, bakımsız karmaşık bir yerdir. taşlar üst üste devrilmiş, dar geçitleri ot bürümüştür. bu hava, mezarlığın her türlüsünün zorunlu olarak akla getirdiği ölüm kavramına bir doğallık kazandırır.
"fuat paşa, bir gün yabancılara istanbul' u gezdirirken, eski püskü ahşap evlerde, kem gözlere karşı asılan arapça 'ya allah ' , 'ya hafız' levhalarının ne olduğunu sorduklarında , 'bizim memleketin en büyük sigorta şirketidir,' demişti."
istanbul'u, bursa'yı, edirne'yi, trabzon'u, diyarbakır'ı ve tüm şehirlerimizi anlamak demek, tarihi anlamak demek..
okuyun ve o yıllara dönüp, istanbul'u gezin; sokak sokak..
kitaba dair not defterime yazdıklarımdan birkaçını paylaşmak isterim;
"çoğu kişi yaşadığı kenti az tanır. bunun anlaşılır bir nedeni vardır. 'nasıl olsa burdayım, bir gün gider görürüm.' tavrı. ama söz konusu tavır istanbul olunca buna başka etkenler ekleniyor."
"yıllardır siz dışardan , biz içerden, yıkmaya çalışıyoruz, hala yıkılmıyor."
"türk mezarlığı, bakımsız karmaşık bir yerdir. taşlar üst üste devrilmiş, dar geçitleri ot bürümüştür. bu hava, mezarlığın her türlüsünün zorunlu olarak akla getirdiği ölüm kavramına bir doğallık kazandırır.
"fuat paşa, bir gün yabancılara istanbul' u gezdirirken, eski püskü ahşap evlerde, kem gözlere karşı asılan arapça 'ya allah ' , 'ya hafız' levhalarının ne olduğunu sorduklarında , 'bizim memleketin en büyük sigorta şirketidir,' demişti."
devamını gör...
her şeyi bırakıp gitmek
ne olursa olsun kapıyı çarpıp gitmemek gerekir. zira eğer geri dönmek isterseniz kapıyı kapalı bulursunuz.
ayrıca günümüzde oldukça zor hatta imkansızdır.
siz her şeyi bıraksanız bile her şey sizi bırakmaz.
ayrıca günümüzde oldukça zor hatta imkansızdır.
siz her şeyi bıraksanız bile her şey sizi bırakmaz.
devamını gör...
sevilen şiirin en vurucu dizeleri
ne olurdu kokunun da fotoğrafı olsaydı.
sesinin fotoğrafı, boşluğun fotoğrafı.
parmak uçlarındaki karıncanın,
ruhtaki üşümenin fotoğrafı...
ölüm kimseyi bu kadar yalnız bırakmazdı.
(bkz: şükrü erbaş)
sesinin fotoğrafı, boşluğun fotoğrafı.
parmak uçlarındaki karıncanın,
ruhtaki üşümenin fotoğrafı...
ölüm kimseyi bu kadar yalnız bırakmazdı.
(bkz: şükrü erbaş)
devamını gör...
enerji ve tabii lan manyak mısın bakanlığı
öncelikle *. bunun dışında, kesinlikle bir bakan olacak olsam bu bakanlığa atanırdım. hem enerjik hem de hhee hee modundayım artık hep.
devamını gör...
böyle giyinirsen bakarız diyen yaşlımsı
tutsan hadi desen kalkmaz ama dili var, gözü var işte. beynini kullanmayı bilmeyen insanlarla dolu memleket.
devamını gör...
yazarların başından geçen tebessüm ettiren olaylar
eczanede çalıştığım yıllar; meşhur 2000 yazı herşey çok güzelken.
gece nöbetteyiz, yazlık yer olduğu için yaz geceleri nöbetlerde oldukça yoğun geçmekte. yine o yoğunlukta artık gecenin ilerleyen saatlerinde eczanenin bir köşesinde toplandık dinlenip muhabbet ediyoruz. o sırada bir müşteri geldi. arkadaş hemen atıldı ben bakarım diye. buyrun dedi. adam "okey" istedi. ama bizim arkadaş gecenin yorgunluğundan olacak orkidlerin olduğu tarafa yöneldi. ben bir bombanın geldiğini hissettim. orkidlere elini uzatttı tam dönüp adama verecekken bir anda durdu ve bizi yere seren o soruyu sordu. abi kanatlı mı? kanatsız mı? adamın şaşkınlığına mı gülersin, arkadaşın şapşallığına mı. adam cevap veremedi. arkadaş olayı çözmeye çalışıyor. ben yerde gülüyorum.
gece nöbetteyiz, yazlık yer olduğu için yaz geceleri nöbetlerde oldukça yoğun geçmekte. yine o yoğunlukta artık gecenin ilerleyen saatlerinde eczanenin bir köşesinde toplandık dinlenip muhabbet ediyoruz. o sırada bir müşteri geldi. arkadaş hemen atıldı ben bakarım diye. buyrun dedi. adam "okey" istedi. ama bizim arkadaş gecenin yorgunluğundan olacak orkidlerin olduğu tarafa yöneldi. ben bir bombanın geldiğini hissettim. orkidlere elini uzatttı tam dönüp adama verecekken bir anda durdu ve bizi yere seren o soruyu sordu. abi kanatlı mı? kanatsız mı? adamın şaşkınlığına mı gülersin, arkadaşın şapşallığına mı. adam cevap veremedi. arkadaş olayı çözmeye çalışıyor. ben yerde gülüyorum.
devamını gör...



