kitap alıntıları
“şu kadınlar ne garip mahluklar. duygusal durumları ne kadar çabuk değilebiliyor. küçücük şeylerden nasıl da hemen etkileniveriyorlar. bir anda dünyanın en mutsuz en kederli, en suçlu insanı iken, nasıl da kolayca gökyüzünün en üst katına çıkabiliyorlar. sevgileri, tutkuları uğruna neleri göze alabiliyorlar. onlar için yaşamanın temel şartı sevilmek. aşk’la tutku’yla sonsuza kadar sevilmek ve asla vazgeçilmemek. her şeyi affedebilirler ama sevilmeme’yi asla.”
gülseren budayıcıoğlu- madalyonun içi
devamını gör...
hem sağlıklı hem de tadı güzel olan yemekler
çoğu zeytinyağlı sebze yemeği ve salataları sağlıklıdır. haşlama sebze üzerine sarımsaklı yoğurt ya da düz limon kekik zeytinyağı sosu ile doyurucu sebze salataları yapabilirsiniz.
sebze sevmiyor ama bir şekilde yiyebiliyorsanız biraz beşamel ve peynir takviyesi ile gayet lezzetli sebze gratenler yapabilirsiniz. örneğin ıspanak, pazı, bezelye, havuç, patates, yeşil kabak, karnabahar, brokoli gibi sebzelerden sevdiklerinizi çiğ olarak küçük parçalar halinde üst üste ekleyip azıcık baharatlayın, varsa lor peyniri ya da kıyılmış beyaz peynir ekleyin, bir tepsiye dökün. öte yandan sebzenizin miktarına göre bir iki yemek kaşığı tereyağı içinde üç kaşık unu kavurun, kokusu çıkınca üzerine yavaş yavaş süt ekleyin, muhallebi kıvamına gelene dek pişirin. seviyorsanız muskat rendesi ekleyin, yoksa tuz karabiber de işinizi görür. bu sosu sebzelerin üzerine dökün, 200 dereceli fırında üzeri börek gibi kızarana dek (fırınına göre 30-50 dakika) pişirin. pişmeye yakın sevdiğiniz türde eriyen bir peynir rendesi de eklerseniz hem çay yanına hem de akşam yemeğine uygun bir yemeğiniz olur. *
sebze sevmiyor ama bir şekilde yiyebiliyorsanız biraz beşamel ve peynir takviyesi ile gayet lezzetli sebze gratenler yapabilirsiniz. örneğin ıspanak, pazı, bezelye, havuç, patates, yeşil kabak, karnabahar, brokoli gibi sebzelerden sevdiklerinizi çiğ olarak küçük parçalar halinde üst üste ekleyip azıcık baharatlayın, varsa lor peyniri ya da kıyılmış beyaz peynir ekleyin, bir tepsiye dökün. öte yandan sebzenizin miktarına göre bir iki yemek kaşığı tereyağı içinde üç kaşık unu kavurun, kokusu çıkınca üzerine yavaş yavaş süt ekleyin, muhallebi kıvamına gelene dek pişirin. seviyorsanız muskat rendesi ekleyin, yoksa tuz karabiber de işinizi görür. bu sosu sebzelerin üzerine dökün, 200 dereceli fırında üzeri börek gibi kızarana dek (fırınına göre 30-50 dakika) pişirin. pişmeye yakın sevdiğiniz türde eriyen bir peynir rendesi de eklerseniz hem çay yanına hem de akşam yemeğine uygun bir yemeğiniz olur. *
devamını gör...
güneş (yazar)
verdiği bilgiler ve açtığı ufuklar ile sözlüğün hakkını veren iyi yazarlardan biridir. sözlüğü ileriye taşıyacak bir çok yazarı kaybetmişken varlığının daim olmasını dilerim.
devamını gör...
torku banada'nın zam yapmamak için bulduğu yöntem
palm yağı yazmamak için litaritür de olmayan bir yağ olan hurma yağı yazmışlardı yerine. o yüzden çok görmemek lazım. zaten malum firmanın savunucusu olan kişiler genel olarak ak troller..
kısaca özetlersek; insanların aklı ile dalga geçmeyi seven, malum tarafa bir tarafını yaslamış yandaş firma.
kısaca özetlersek; insanların aklı ile dalga geçmeyi seven, malum tarafa bir tarafını yaslamış yandaş firma.
devamını gör...
babaya söylemek istenip de söylenemeyenler
hah, anlat bakalım şimdi.
bok mu vardı kendini öldürecek kadar içmeye?
hiç mi düşünmedin "arkamdan 4 çocuk, bir eş bensiz ne yapar?" diye?
düşünmedin di mi?
gerçi hangi düşünceni bizimle paylaştın ki sen? dışardan bakan herkes için harika bir adamdın, elinden her iş gelirdi, duygusaldın, fedakardın bla bla bla.
kafamdaki silik soluk hatıran bile 70'lik yeni rakı şişelerinin ardında gizli, tek tük kalan fotoğraflarında bile yüzün hiç gülmüyor, hep bir hüzün.
ne derdin vardı senin baba?
gözümüze soka soka ölecek kadar ne içirdi seni?
mezarının başında kaç kere sordum bu soruyu sana bilmiyorum.
derdin neydi baba?
bok mu vardı kendini öldürecek kadar içmeye?
hiç mi düşünmedin "arkamdan 4 çocuk, bir eş bensiz ne yapar?" diye?
düşünmedin di mi?
gerçi hangi düşünceni bizimle paylaştın ki sen? dışardan bakan herkes için harika bir adamdın, elinden her iş gelirdi, duygusaldın, fedakardın bla bla bla.
kafamdaki silik soluk hatıran bile 70'lik yeni rakı şişelerinin ardında gizli, tek tük kalan fotoğraflarında bile yüzün hiç gülmüyor, hep bir hüzün.
ne derdin vardı senin baba?
gözümüze soka soka ölecek kadar ne içirdi seni?
mezarının başında kaç kere sordum bu soruyu sana bilmiyorum.
derdin neydi baba?
devamını gör...
bayramda sözlükte takılan asosyal tip
pandemide ne yapmasını bekliyorsunuz anlamadım dışarı çıkıp otobüs demiri mi yalasın.(bkz: swh)
devamını gör...
salgın önlemlerinin virüsten çok özgürlüğe karşı olması
distopiktir.
aşılama hızının düşüklüğüne bakınca insanın aklına şüphe düşüyor, ruhu daralıyor.
“kızlı erkekli” üniversiteler unutuldu, akşam saatlerinde dışarı çıkmak yasak… unuttuğum daha nicesi. insanların insan olduğunu unutturmaya yönelmiş gibi.
aşılama hızının düşüklüğüne bakınca insanın aklına şüphe düşüyor, ruhu daralıyor.
“kızlı erkekli” üniversiteler unutuldu, akşam saatlerinde dışarı çıkmak yasak… unuttuğum daha nicesi. insanların insan olduğunu unutturmaya yönelmiş gibi.
devamını gör...
şebnem ferah'ın en güzel şarkısı
asla seçemeyeceğim şarkıdır.
o kadar kaliteli bir kadın ki, bütün eserleri eşsiz bir mücevher gibi. en güzelini seçemem hepsi mükemmel bir sanat eseri. her şarkısı apayrı bir dünya aralıyor insanın ruhuna.
keşke şebom ölümsüz olsa.*
o kadar kaliteli bir kadın ki, bütün eserleri eşsiz bir mücevher gibi. en güzelini seçemem hepsi mükemmel bir sanat eseri. her şarkısı apayrı bir dünya aralıyor insanın ruhuna.
keşke şebom ölümsüz olsa.*
devamını gör...
amok
malezya dilinde gözü dönmüş, çıldırmış anlamına gelir. aslında cinnet halini tanımlar.
aynı zamanda stefan zweig'ın 1922 tarihli kitabıdır. *
son olarak da sentenced'ın 1994 çıkışlı 9 şarkılık en kendilerine özgü tarzda kaydettikleri fevkaladenin fevkinde albümdür.
(bkz: new age messiah)
(bkz: forever lost)
(bkz: nepenthe)
(bkz: dance on the graves)
aynı zamanda stefan zweig'ın 1922 tarihli kitabıdır. *
son olarak da sentenced'ın 1994 çıkışlı 9 şarkılık en kendilerine özgü tarzda kaydettikleri fevkaladenin fevkinde albümdür.
(bkz: new age messiah)
(bkz: forever lost)
(bkz: nepenthe)
(bkz: dance on the graves)
devamını gör...
sevgi çiçeği
halk arasında kırmızı peygamber çiçeği, yanardöner ve gelin düğmesi isimleriyle anılan bitki, dünyada sadece ankara’nın gölbaşı ilçesinde yetişen endemik bir bitkidir. son zamanlarda tahmin edebileceğimiz gibi nesli tükenme tehlikesindeymiş. ekolojik tarım ile bunun öne geçilebileceği söyleniyor. sevgi de tüketiliyor ya günümüzde, çiçeğine de sıra geliyor yavaş yavaş. sevip de kavuşamayan iki aşığı temsil ediyormuş bu çiçek işte buradan çiçek açıyormuş.
devamını gör...
islam
türklere medeniyet hediye etmemiştir, türk medeniyeti islamdan ve arap medeniyetinden eskidir. araplar daha birlik olamamışken türkler medeniyetlerini geliştirmişlerdi. ayrıca islamla savaşan tüm milletler müslüman olmamıştır. moğolların büyük bölümü budist ya da inançsızdır. bkz: #44164
islam bir inanç şeklidir ve bir milliyetten ya da daha da özelleleştirirsek türklükten üstünlüğü yoktur. zaten bu ikisi farklı şeylerdir. müslümanlığın milliyet ile kıyaslanması islama zarar verir.
son olarak türkler, arapların yaptığı katliamlardan ya da zorlamalarından dolayı islama geçmemişlerdir. günün şartlarında düşmanlarının ortak olmasından dolayı araplara yakınlaşmış ve zaman içerisinde müslüman olmuşlardır. tabi türklerin müslümanlığa bakış açısıyla arapların bakış açısı tamamen farklıdır. türkler müslümanlığı kendi inanç tarzlarına benzetmişlerdir ve bu yüzden arap toplulukları türkleri tam olarak müslüman saymazlar.
edit: yazar arkadaş müslüman moğol topluluklarına, bu bkz: #44164 tanımda altın orda, kırım hanlığı ve ilhanlıları örnek vermiş. haklı olarak altın orda devletinin resmi dini islamdı demiş. berke han müslüman olmuştur demiş. ancak o bölgede yaşayan halktan, konuştukları dilden hiç bahsetmemiş.
öncelikle o dönem, o bölgede en yoğun nüfusa sahip olanlar kıpçaklar, ardından tatarlar ve doğu slavları geliyor. moğollar ise diğer küçük türk toplulukları ile beraber yaşıyor ki bunlar genellikle savaşçı ve göçebe kesim. ayrıca yönetimde olan moğollar var. halkın geneli kıpçak türkçesi konuşuyor.
altın orda devletinin resmi dini müslümanlık olduktan ve devlet yıkıldıktan sonra kısaca; doğu slavları hristiyanlaşıp rus imparatorluğunu kuruyorlar. tatarlar müslüman olup kırım ve kazan hanlığını kuruyorlar. kıpçak türklerinin bir kesmi batıya gidip soydaşları bulgarlarla karışıyorlar. diğerleri müslüman oluyorlar. budist ya da şaman olan türk-moğol toplulukları ise budist ve şaman olarak orta asya'ya göçmüş. geride kalanlarda diğer topluluklar arasında yok olmuşlar.
ilhanlılar ve kırım hanlığı ile ilgili de bir şeyler karalardım ama ne başlık uygun ne de benim çok fazla bilgim var.
neyse kısaca; moğollar müslüman olmamışlardır. evet bazı küçük moğol toplulukları (bkz: donşianlar)müslüman olmuştur elbette ama türklerdeki gibi toplu bir geçiş hiç bir zaman olmamıştır.
donşianlar batıya göç etmemişler, araplarla savaşmamışlar ayrıca islamı uygurlardan ve ticaret için çin'e giden araplardan öğrenmişlerdir.
islam bir inanç şeklidir ve bir milliyetten ya da daha da özelleleştirirsek türklükten üstünlüğü yoktur. zaten bu ikisi farklı şeylerdir. müslümanlığın milliyet ile kıyaslanması islama zarar verir.
son olarak türkler, arapların yaptığı katliamlardan ya da zorlamalarından dolayı islama geçmemişlerdir. günün şartlarında düşmanlarının ortak olmasından dolayı araplara yakınlaşmış ve zaman içerisinde müslüman olmuşlardır. tabi türklerin müslümanlığa bakış açısıyla arapların bakış açısı tamamen farklıdır. türkler müslümanlığı kendi inanç tarzlarına benzetmişlerdir ve bu yüzden arap toplulukları türkleri tam olarak müslüman saymazlar.
edit: yazar arkadaş müslüman moğol topluluklarına, bu bkz: #44164 tanımda altın orda, kırım hanlığı ve ilhanlıları örnek vermiş. haklı olarak altın orda devletinin resmi dini islamdı demiş. berke han müslüman olmuştur demiş. ancak o bölgede yaşayan halktan, konuştukları dilden hiç bahsetmemiş.
öncelikle o dönem, o bölgede en yoğun nüfusa sahip olanlar kıpçaklar, ardından tatarlar ve doğu slavları geliyor. moğollar ise diğer küçük türk toplulukları ile beraber yaşıyor ki bunlar genellikle savaşçı ve göçebe kesim. ayrıca yönetimde olan moğollar var. halkın geneli kıpçak türkçesi konuşuyor.
altın orda devletinin resmi dini müslümanlık olduktan ve devlet yıkıldıktan sonra kısaca; doğu slavları hristiyanlaşıp rus imparatorluğunu kuruyorlar. tatarlar müslüman olup kırım ve kazan hanlığını kuruyorlar. kıpçak türklerinin bir kesmi batıya gidip soydaşları bulgarlarla karışıyorlar. diğerleri müslüman oluyorlar. budist ya da şaman olan türk-moğol toplulukları ise budist ve şaman olarak orta asya'ya göçmüş. geride kalanlarda diğer topluluklar arasında yok olmuşlar.
ilhanlılar ve kırım hanlığı ile ilgili de bir şeyler karalardım ama ne başlık uygun ne de benim çok fazla bilgim var.
neyse kısaca; moğollar müslüman olmamışlardır. evet bazı küçük moğol toplulukları (bkz: donşianlar)müslüman olmuştur elbette ama türklerdeki gibi toplu bir geçiş hiç bir zaman olmamıştır.
donşianlar batıya göç etmemişler, araplarla savaşmamışlar ayrıca islamı uygurlardan ve ticaret için çin'e giden araplardan öğrenmişlerdir.
devamını gör...
aleksandr sergeyeviç puşkin
bugün doğumgünü olan büyük rus yazar ve şair.
"son çiçekler, hep en tatlısıdır,
ovaların süslü goncalarının.
onların da ardından anılar,
hep hüzünlü, ama canlı kalır.
bir acı ayrılığın anısının, bazen,
sevecen bir buluşmanınkinden,
çok daha canlı kalması gibi."
"son çiçekler, hep en tatlısıdır,
ovaların süslü goncalarının.
onların da ardından anılar,
hep hüzünlü, ama canlı kalır.
bir acı ayrılığın anısının, bazen,
sevecen bir buluşmanınkinden,
çok daha canlı kalması gibi."
devamını gör...
bayan değil kadın
bayım değil, erkeğim.
devamını gör...
hayatı sorgulatan anlar
bir anda, bir kazada veya bir cinnet ile bir ailenin yok olması, hayatı sorgulama gereği duyuyorsunuz, bir afganin ülkesini bırakıp, daha iyi bir yaşam için aylarca yollarda geçirip geldiği yabancı bir ülkede donarak ölmesi, yine hayatı sorgulama duyumu oluyor.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
hiç bir şeyin geçtiği falan yok, her gün daha boktan bir güne uyanıyorum evet biliyorum şükredecek çok şeyim var, insanlar daha dibi görmeden kendini en dipte sanırmış. kafamda sorguladığım bir ton şeyler var genel de bu hep aynı şeyler insanlardan eski ilişkinden gelecek kaygından kendinle olan kavgandan her şeyden, bazen bir yerlere daldığında veya uyumaya çalıştığında kendini daha iyi ifade edecek kelimeler gelir ya aklına şimdi o kelimeler uçtu gitti.
devamını gör...
yks 2021
hazırlananlarına sabırlar ve başarılar dilediğim üniversiteye giriş sınavı. üstteki tatlı yazarlarımız gibi ben de matematik sorularınıza memnuniyetle yardımcı olabilirim. umarım olabildiğince stressiz bir süreç olur hepiniz için.
devamını gör...
lilliput etkisi
kitlesel yok oluşların ardından hayatta kalan hayvan türlerinin vücut boyutlarının giderek küçülmesine verilen ad.
devamını gör...
normal sözlük'ün adeta chp'nin arka bahçesi olması
karşıt görüşe mensup arkadaşlarda, elle tutulur gözle görülür bir argüman olmadığı için olabilir mi ?
18 yıllık bir hükümet var ve gelinen nokta ortada.
her açıdan dibe vurmuş bir ülke durumundayız.
bahsedilen arkadaşlardan yani muhafazakar kesimden vardı burada epeyce.
açtıkları, bahsettikleri konu sadece ve sadece din, islam, allah ve atatürk'e saldırı.
adamlar burayı kur'an'ın çeviri sayfasına benzetmeye bile çalıştılar, bir sürü ayet'le ilgili konuları başlık yaptılar.
tutmadı burada, yeterli karşılığı görmediler, ve sanki beklemeye geçtiler veya gittiler.
onceki gün vardı bir tane, açtığı tüm başlıklarda atatürk'e saldırıp, 'mka' şeklinde de tanımlama yapıyordu.
ne konuşabilirsin, ne anlatabilirsin bu arkadaşa, zaten şartlanmış, dolmuş gelmiş, tek amacı belli bir kesime kin kusmak.
sonucun böyle olması ilk etapta farklı algılara sebep olsa da, farklı düşünceye sahip olup, din'den ve tayyip erdoğandan başka ortaya koyacak argümanı olmayan kişilerin gelmemesi benim açımdan olumlu bir durum...
yukarıda da söylenmiş, kendileri gibi düşünenlerin toplandığı yerler varmış, oranlarda mutlu olurlar umarım.
18 yıllık bir hükümet var ve gelinen nokta ortada.
her açıdan dibe vurmuş bir ülke durumundayız.
bahsedilen arkadaşlardan yani muhafazakar kesimden vardı burada epeyce.
açtıkları, bahsettikleri konu sadece ve sadece din, islam, allah ve atatürk'e saldırı.
adamlar burayı kur'an'ın çeviri sayfasına benzetmeye bile çalıştılar, bir sürü ayet'le ilgili konuları başlık yaptılar.
tutmadı burada, yeterli karşılığı görmediler, ve sanki beklemeye geçtiler veya gittiler.
onceki gün vardı bir tane, açtığı tüm başlıklarda atatürk'e saldırıp, 'mka' şeklinde de tanımlama yapıyordu.
ne konuşabilirsin, ne anlatabilirsin bu arkadaşa, zaten şartlanmış, dolmuş gelmiş, tek amacı belli bir kesime kin kusmak.
sonucun böyle olması ilk etapta farklı algılara sebep olsa da, farklı düşünceye sahip olup, din'den ve tayyip erdoğandan başka ortaya koyacak argümanı olmayan kişilerin gelmemesi benim açımdan olumlu bir durum...
yukarıda da söylenmiş, kendileri gibi düşünenlerin toplandığı yerler varmış, oranlarda mutlu olurlar umarım.
devamını gör...
istanbul'u çekici yapan detaylar
bir sehirden ote olmasi... ıstanbul siradan bir sehir degildir efendim. tarihinin her doneminde bile tarihe yon verebilmis bir sehirdir ıstanbul. onu feth etmek komutanlarin, devlet liderinin hayali olmustur mesela. yasanmislik kokan bir sehirdir ayrica. galatasi, kiz kulesi, essiz mimarideki camileri, bir birinden guzel saraylari...besiktas'i, ortakoy'u, kadikoy'u, taksim'i, uskudar'i camlica'si ve diger yerleri. istanbul iste ya... balat'i ayri bir medeniyet, eminonu ayri bir guzellik. yillansa da, bozulsa da degismeyen guzellikleri var. e bir de yasayanlar icin anılari...


devamını gör...
