hiç uyumamış bir yazar olarak lanet olası finallerdir.
ananız çözsün 20 dakikada 25 soruyu tepkileriyle soru çözdük.
devamını gör...

dert sonlandırıcıdır.
bir olayı, durumu, sorunu çözmek için izlenmesi gereken yol demektir..

küsmek darılmak için bahaneler aramak yerine, sevmek ve sevilmek için çareler arayın.
- mevlana -
devamını gör...

çevremde tutunacak dal aramayı,
ağacın kendisi olduğumu fark ettiğimde bıraktım.
devamını gör...

mevzubahis kadının kendi bedeni falan diye geçiştirmemek gerek.şöyle ki : - akli ve fiziki melekeleri henüz oluşmamış bir cenin için bu kadar öngörü yapılıyorsa,buyurun öngörü : peki o çocuğun istenmemesinden dolayı,annesiz babasız,travmalarla dolu bir hayat yaşamasının,yalnızlığının,itilmiş,ötekileştirilmiş,doğru düzgün bir hayatı olmamış,ve bütün bunların yol açtığı ruh haliyle insanlardan nefret eden,belki bir hırsız,belki katil,belki cani bir sapık,belkide şuursuz bir terörist olmasını kim engelleyecek.hesabını kim verecek.devlet bakar denilecekse,yada evlat edinilir deniliyorsa.memleketin durumuna bakmak gerekir.
(açlık ve yoksulluk yüzünden ist. fatihte 4 kardeşin siyanürle intiharı)
devamını gör...

feminist duygularımı coşturan başlık. ama gaza gelmeyeceğim, gaza gelmeyeceğim.
devamını gör...

olmayan durum. izlediğini kabul eden pek çok kadın da var eğer konusu açılırsa.

kabul etmiyorsa da muhtemelen karşıdaki kişinin bir hödük olduğunu düşündüğünden, toplumsal baskılardan ya da bilmem neye bak porno da izliyormuş tabiri vurulmasından çekindiğindendir. maalesef ki.

edit: hayır efendim öyle filmler erkeklere özel algısı yaratmaya çalışmıyorlar, erkeklerin porno izleyen kız bilmem nedir yaftasından kurtulmaya çalışıyorlar.
devamını gör...

merkür gezegeninin yörüngesinin diğer gezegenlere kıyasla daha eliptik ( daha basık bir çember ) bir yapıda olması sebebiyle, gözlemci olarak bulunduğumuz dünya'da bu hareketi izlerken, sanki merkür'ün geriye doğru gittiğini ya da s çizdiğini düşünürüz. aslında bir geri gitme söz konusu değildir.

peki bu olay bizi neden, nasıl etkiliyor? (!)

astrologlara(!) göre gezegenlerin yaptığı ve bulundukları pozisyonlar, bizim hayatımız ve kararlarımız üzerinde etkiye sahip ve çokça söyledikleri konu ise çekim kuvveti. buradan başka bir konuya geçeceğiz. çekim kuvveti.

çekim kuvveti iki cisim arasında birbirlerinin kütlelerine ve aralarındaki mesafeye bağlıdır. çekim kuvveti kütle ile doğru, uzaklığın karesi ile ters orantılıdır. merkür ile sizin konumuz ve kütleniz düşünüldüğünde, önünüzdeki monitörün veya klavyenin size olan etkisi, merkür'den çok daha büyük olacaktır.

dolayısı ile bir gezegenin, gözlemden doğan ve bilerek yanlış adlandırılan hareketi sizin üzerinizde hiç bir etkiye sahip değildir. bugün gönül rahatlığı ile seyahat edebilir ve aynı diğer günler de olduğu gibi ani kararları gönül rahatlığı ile verebilirsiniz.

aslında bu durum bizi başka bir noktaya getiriyor. burçların bizim üzerimizde bir etkisi var mı? yok ama o da başka bir başlığın konusu.
devamını gör...

nitel araştırma tekniklerinden biri.

geçmişi normal ve somut bir biçimde ortaya koyma amacı vardır. veri kaynakları, kişi ve tarihi eserlerdir. burada veri toplama uzun ve titiz bir çalışmayı gerektirir.

iki çeşit geçerliliği bulunur:
- dışsal geçerlilik; verilerin orjinal olup olmaması.
- içsel geçerlilik; söylemlerin gerçek olup olmaması.
devamını gör...

1986 norveç doğumlu kadın vokalist. just hold me şarkısıyla gönüllerde taht kurmuştur.

muhteşem bir sese ve akıp giden söz yazabilme yeteneğine sahip olduğunu düşündüğümdür.
devamını gör...

hayatımın özeti olan cümledir aslında. ve kullanmayı çok severim.

çok hevesli bir insanımdır ben. ne zaman yeni bir işe başlayacak olsam daha ha demeden, daha hiçbir şey kesinleşmeden coşarım.

çok da umutlu bir insanımdır. herhangi bir olayın gerçekleşeceğine dair en ufak bir umut kırıntısı bana yeter de artar bile. ben o kırıntıyı alır krallara layık bir ziyafete çeviririm.

umudun ucundan tuttum mu bırakmam. yaşama ihtimalim olan hayal kırıklıkları beni yıldırmaz, baskılar da öyle. kimse umudumu alamaz elimden. öyle de tatlı su devrimcisi bir yanım vardır beni.

bu söz de benim gibi bir adamın hikayesi sonucu ortaya çıkmış. günün birinde boş boş sokaklarda dolaşan bir adam yerde pırıl pırıl bir nal görmüş. şansa da inandığı için hemen nalı almış eline. sonra koşa koşa eve gitmiş. mutlu mesut ve de heyecanlı bir şekilde kapıyı çalmış ve eşine demiş ki:

bir nal buldum. şimdi işimiz üç nalla bir ata kaldı.

ben de cebimde umutlarım elimde bir tane nal bekliyorum. atım da şurda otlayadursun.
devamını gör...

baykuş: bilim insanı
kuş: pilot
balık: dalgıç
çıta: sporcu
devamını gör...

"vatan onu parsel parsel satanların değil, uğrunda darağacına gidenlerin vatanıdır."

deniz gezmiş.
devamını gör...

mutlu olmadığınız yere ait değilsiniz.
devamını gör...

mahlasının hakkını tüm gücüyle veren/taşıyan yazarımızdır kendileri.

sözlük radyo kaçak yayınları'nda tanışmıştım kendisiyle. sakin sesi ve hoş sohbetiyle gomercan eşliğinde başladığı yayına ortalama 12 kişi civarlarında devam etmiştik*. burada alice halini görmüştüm.

absürtlük nerede derseniz...
hasbihalimiz sırasında birazdan gireceğim final sınavını öğrendi ve bana doping yüklemek istedi. evet evet. iyilik yapmak istedi. heyecanla bekledim. sanıyorum ki, tatlı, minnoş, ponçik ve en önemlisi sakin bir şeyler gelecek. gelmedi. yani geldi de, gelenler benim bu sözlükte herkeste gördüğüm gibi tatlı ya da ponçik şeyler değildi. ne olduğunu ben söylemeyim, siz görün sayın yazarlarımız:



captain iiiiis spiiiikiiiiing*

do re mi fa sol la le lo siiiiii...

****.
devamını gör...

2017 de tüm marketin toplam değeri 800kusur milyar dolardı. bu pik noktasıydı. aynı anda bitcoin in degeri 19 bin dolarları gördü. su an da tüm marketin toplam değeri 780milyar dolar fakat btc 29bin dolar bunun nedeni 2017 de alt coinlerin pazarda daha degerli olmasından kaynaklanıyordu.ilgilenenlere ufak bir formül vereyim 2017 den once pazar 780milyar dolar iken btc ne kadardı buna bakın çok basit bir şeklide içler dışlar yaparak 840milyar dolara çıktığında ne olur buna bakın ilk hedef budur. 2.hedef ise 840milyar doları ne kadar gecer tahmini 2017 den sonra ne kadar parasal genişleme olmuş buna bakın, 840 milyar doların o parasal genişlemeye oranı ne olur ve bu olduğunda btc nin 2. hedefi ne olur ona bakın. 3. hedefe ise hiç bulaşmayın. 3. hedefi kestirme ihtimali yok bu tüm dünya piyasasının ne kadar daha yükleneceğine bağlı. bu yazdıklarımı anlamayan varsa sakın bu piyasaya bulaşmasın boşverin uzak durun. anlayanlara ise kesinlikle yatırım tavsiyesi değildir. dediklerim olduğunda bu başlık altında formüllerle ispatını yazarız. benim ne yaptığımı sorarsınız eğer ben atla gel şabanım, internet te dolaşan bir kod a paramı yatırmam.
devamını gör...

émile françois zola'nın natüralizmin babası sayılmasının nedenlerinden biri olduğuna kesin gözüyle baktığım muhteşem eseri. esere ismini vermiş olan thérèse raquin başlı başına william blake'in "he who desires, but acts not, breeds pestilence." cümlelerinin bir yansıması gibidir. çocukluğu ve gençliği boyunca tüm canlılığını yitiren thérèse'i zola o kadar incelikli aktarır ki cümlelerinde, tüm hırçınlığını, öfkesini ve gizlenmiş saldırganlığını okurun zihnine parça parça işler. cinayeti bayağı bir biçimde aşık bir adam ve kadının ellerinden çıkma göstermek yerine tüm gerçekliği ile bu cinayetin çıkarlar sonucu olduğunu satır aralarında sıklıkla gözümüze sokuyor zola. eser nefretle yoğrulan tutkunun, gülünç bir pişmanlığın ve yeri doldurulamayan bir boşluğun nahoş bir portresi. özellikle felç kalmış olan madame raquin'in oğlunu thérèse ve laurent'in öldürdüğünü öğrendiğindeki ruh hali zola tarafından o kadar etkileyici bir biçimde kağıda aktarılmış ki, bunun muhteşem bir insan doğasının tahlili olduğu yadsınamaz bir gerçek.

thérèse ve laurent'in birbirlerini suçlamalarında özenle yazılmış olan diyaloglar, laurent'in kabuslarının sarsıcı etkisini anlatmak için yazılmış betimlemeler ve hatta sanatın zola için ne ifade ettiğine dair hoş bir kaç detayla beraber kısa ama bünyeyi sarsan cinsten bir roman. laurent babasının zoru ile hukuk okuduğu yıllarda keyfine düşkünlüğünden iki sene kadar ressam bir arkadaşı ile atölyede kalıp resimler çiziyordu. thérèse ile sonunda evlendiği ve camille'in cinayetinin verdiği huzursuz edici ağırlık nedeniyle yıllar sonra yeniden kendine bir atölye kurduğu zamanlarda çizim yapmaya tekrar başladı. bu süreçte katı, umursamaz ve incelikten yoksun doğası değişmiş tıpkı eskiden heybetli duran görüntüsünün yavaş yavaş eriyip hastalıklı bir çocuksuluğa dönmesi gibi karakteri de hislerinden ötürü kırılgan bir boyut kazanmıştı. bu noktada eski ressam arkadaşı ile tekrar karşılaşan laurent onu atölyesine davet etti ve ressam laurent'in tablolarındaki mükemmelik karşısında şaşkınlıktan tutulup onun bu eserleri nasıl yapabildiğini merakla sormuş sebebini ise bu resimlerin bir sanatkârın elinden çıkma göründüğünü ama laurent'in oldum olası kaba bir sıvacıdan başka bir şey olmadığını düşündüğünü söylerek açıklamıştır. bu noktada zola'nın da sanata bakışının ufak bir parçasını yakalamış oluyoruz aslında. insansı kırılganlığın tüm parçaları eserin etrafına saçılmış gibi. okurken thérèse ve laurent'in intihara giden halet-i ruhiyeleri karşısında katı bir tiksintiden ziyade şiddetli bir acıma duygusu oluştu bende. insanın bencil ve buyurgan doğası pişmanlığını bile gölgeleyebilecek cinstendir bazen ve hatta romandaki diğer karakterler açıkça gösterir ki başkalarının hezeyanlarına ve kayıplarına duyduğumuz üzüntü bile çoğu zaman göstermelik bir oyundur. ek olarak romandaki kedi françois'nin isminin zola'nın ikinci isminden gelmesi ne zaman hatırlasam hoşuma giden bir detay.*

vernon'da halası ve onun hastalık hastası küçük oğlu camille ile geçen sıkıcı ve buhranlı bir çocukluk ve gençlikten sonra hayat hakkında hiçbir şey bilmeden henüz 20 yaşlarında camille ile evlenen ve sürekli uyumlu biri maskesi takmaya zorlanan thérèse, paris'e yeniden taşındıkları zaman sürecinde kocasının da arkadaşı olan laurent ile gizli bir ilişkinin içerisine girer fakat esasında bu ilişkinin aşk ile uzaktan yakından alakası yoktur. ikisi için de basit, içgüdüsel bir ihtiyaçtır aslında. laurent çalışmaktan hoşlanmayan tembel ve hovarda bir adamdır, beş parasız olduğundan kadınlara harcayacak beş kuruşu olmadığını düşünür ve bu yüzden ona masrafsız gelen thérèse ile vakit geçirmekten çekince duymaz. thérèse ise neredeyse ölü, mukavvadan bir kukla gibi gördüğü kocasından ve hayatından sonu gelmez bir tiksinti ile nefret etmektedir ve bu gösteremediği nefreti, yıllarca içinde gizlemek zorunda kaldığı tüm canlılığını laurent ile gösterebildiğini ve böylece gizlice intikamını aldığını düşünmektedir. bu ilişki camille'in seine nehrinin dibini laurent ve thérèse sayesinde boylamasından sonra evliliğe dönüşür fakat suçluluk ve cinayetin katı bir cisim gibi aralarına girmesi ikilinin intiharı ile son bulur.


"tous ces gens-là sont aveugles : ils n'aiment pas." (bütün bu insanların gözleri kör: çünkü sevmiyorlar.)


"ıl a raison, ils se ressemblent tous… ıls ressemblent à camille… ıl redoutait de ne plus pouvoir dessiner une tête, sans dessiner celle du noyé." (hakkı var, diye mırıldandı. hepsi birbirine benziyor... hepsi, camille'e benziyor. artık boğulmuş olan adamın suratından başka bir şey çizememekten korkuyordu.)

tu étais au bord de l’eau, tu te souviens, et je t’ai dit tout bas : je vais le jeter à la rivière. alors tu as accepté, tu es entré dans la barque. tu vois bien que tu l’as assassiné avec moi…ce n’est pas vrai, j’étais folle, c’est toi qui as assassiné camille. (sen suyun kenarındaydın, hatırlasana! ben sana yaklaşıp usulca: "onu nehire atacağım" dedim. o zaman sen bunu kabul ettin ve sandala bindin... işte görüyorsun ya, sen de benimle birlikte camille'i öldürdün!)

devamını gör...

bilim kadar yaşamsal, yaşam kadar bilimsel bir teorinin kurucusudur. bundan 200 yıl önce çok muteber meslekler olarak sayılan, mimarlık, mühendislik, avukatlık gibi uğraşların zaman içinde proleterleşeciğini ön görmüştür. bugün benim bu meslek dallarını icraa edip, 12 saat çalışıp asgari ücret veya az üzerinde kazanan bir çok arkadaşım var.
marks bunu öngörmemiş fakat ben ekliyorum. yakında hekimlerimiz de bu şartlara mahkum edilecektir. ve halkımız hala dalga dalga dayatılan köleleşmeyi göremeyip, bütünü algılayamacaktır. egemenler tarafından 1 saate 20 hasta bakması dayatılan hekimlere gösterecektir kirli şiddetini. yine gidip kendisini bu yaşam şartlarına mahkum edenler oy verecektir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ailemin yanından ayrılıp memlekete, bir gece bile kalamadığım evime gitmek. kedilerimle bir başıma yaşamak.
dağcılık kulüplerine katılmak.
ıkinci üniversiteyi okumak.
yüzüklerin efendisi külliyatı 16 kitabı not tutarak okumak.
sonrasında kendi bölümümle ilgili bir sürü not aldığım kitap var onları okumak.
belki yeteneğim olan gastronomi üzerine eğitim almak.
devamını gör...

lüksemburg'dayım bugün. yanımda ülker halley getirmiştim, bütün şehir üzerime geldi. "ne olur bana da" diye bir koli halleyi dağıttım.

durum korkunç arkadaşlar. sabun bulamıyorlar. yolunuz düşerse mutlaka dolma kalem getirin. çocuklara dağıtırsınız. o gülüşlerini görmek yetiyor inanın.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim