hoşlanılan kişinin sümüğünü yemesi sorunsalı.
devamını gör...

kişinin sözlükte neler yazdığını hatırlaması için ara ara yapabildiği eylem. (bkz: ben mi kurmuşum bu cümleleri?)
devamını gör...

doğal ortamı içerisinde, tarımsal üretim içerisinde olmayan , evcil olmayan canlıların , jeolojik oluşumların veya doğal olayların belgelendiği fotoğrafçılık dalıdır. bu fotoğraf alt dalında ana amaç flora ve faunanın belgelenerek tanımlanmasından ibaret olup teknik detaylar ön plandadır. yaşayan yabani canlıları varoldukları ekosistem içerisinde belgelemeyi amaçlayan bu fotoğrafçılık türünde canlıya ve doğaya zarar vermemek ana amaçtır. geçmişte bir çok fotoğrafçı, belgelemek adına buldukları canlıları öldürmüş veya etkisiz hale getirerek fotoğraf çekmişlerdir. ister canlı ister cansız doğal objelerin fotoğraflanması olsun, esas kriter fotoğraflarda oynama yapılmaması ve orjinalliğinin korunmasıdır. kelebek fotoğrafçılığı , kuş fotoğrafçılığı , çiçek fotoğrafçılığı , makro fotoğrafçılık, böcek fotoğrafçılığı , sualtı fotoğrafçılığı gibi bir çok alt dalı mevcuttur. bu alt dallara göre ekipmanlar değişmektedir. makro lensler, close up filtrelerden tutun ring flashlara , su altı flashlarından housing lere, geniş açı lenslere kadar farklı ekipmanlar tercih edilmekte iken mesela kuş fotoğrafları için keskin zoom lensler ile hızlı crop lu bodyler tercih edilmektedir. süha derbent gibi ünlü türk doğal hayat fotoğrafçıları mevcuttur. günümüzde özellikle biyoloji bilmine yeni türlerin tespiti, dağılım alanlarının genişlemesinin tespiti konusunda vatandaş bilimciliği yaparak önemli katkılar sağlayan doğa fotoğrafçılığını ülkemizde gezerek yapabileceğiniz gibi, mali duruma bağlı olarak afrikada, veya kutuplarda da güzel kareler elde edebilirsiniz.
devamını gör...

birileri adımı söyledi sanki. nick yapmadık diye burada değil miyim mi sandınız.
devamını gör...

az önce fark ettiğim gerçektir.

işten geldim, içeri girer girmez hemen duşa girdim. duştan çıktıktan sonra kendime hafif aperatif bir şeyler hazırladım, peynir, reçel gibi gece gece midemi üzmeyecek şeyler işte bilirsiniz.. sonra içeride oturmuşum pc'de takılıyorum. bir yandan illuminati deşifre videoları izleyip insanların halen daha bu küresel sermayenin bir kuklası olduğuna şaşırıp emperyalizmi kınıyorum, diğer yandan da kekik aromalı kızılcık çayımı içiyorum. sonra dedim kız arkadaşımın instagram hesabını stalklayalım bakalım neler paylaşmış, kimler takip ediyor. bir baktım hep çayır çimen fotoğrafı. sonra bir süre bakıştık.

esra:
ben:
esra:
ben:
esra: yhaa beni düşünüyorsun değil miii <3
ben: tabii ki bir tanem <3

aslında o anda hani boşluğa dalar kalırız ya hindiler gibi. öyle bakakalmıştım, kafamda da "alarko kombii gerçek kombi gerçek konforr" reklam sözü çalıyor anasını satim.

ben: tatlım?
esra: evet bebeyim
ben: hiç düşündün mü?
esra: neyi bebeyim?
ben: nasıl desem... hani biz doğa fotoğrafları çekiyoruz ya.
esra: evet??
ben: ağaçlara neden telif ücreti vermiyoruz? onlardan izinsiz fotoğraflarını çekip kullanıyoruz çünkü.
esra: hahah sen delirdin galiba
ben: hayır merak ediyorum. mesela benim blogum var ya biliyorsun. adsense hesabım da açık.
esra: ee?
ben: bu google'dan reklam alıp para kazandığım anlamına gelir.

o sırada youtube'tan bir video açıldı "saddam hüseyin ölmedi! duyunca şok olacaksınız, youtube silmeden mutlaka izleyin" videosunu açmışım birden oynatmaya başladı, kapattım.

ben: bu sebeple onların fotoğrafını sitemde paylaşıp gelir kazanıyorum etik midir?
esra: haha neden etik değilmiş?
ben: bak mesela geçenlerde bir karikatürist telif atıp atıp duruyordu. yarın bir gün hayvan hakları gibi ağaç haklarını da konuşursak?
esra: ne olur?
ben: o zaman zor duruma düşeriz. bir çam ağacı tarafından mahkemeye verilmek kim ister ki? üstelik bir fotoğraf karesinde binlerce ağaç çıkabiliyor. bu da binlerce dava anlamına gelir. uğraş uğraşabilirsen.
esra: tatlım tamam da kendin diyorsun bak herhangi bir hakları yok.
ben: bu olmayacağı anlamına gelmez ki.
esra: yaa tunçç! sus artık boş yaptın yet-her!
ben: ağaç haklarını savunmak suç mu oldu şimdi? sen twitter'da duyar yapıyorsun iyi, ben burada ağaç hakları kutsaldır deyince auuvv. ne auvv??
esra: bak geliyor terlik!
ben: bu maskenin altında etten fazlası var. bu maskenin altında bir fikir varr!! ve fikirlere terlik işlemez bayan!

o sırada terliğini bir fırlattı arkadaşlar. diş etime geldi ve bir parça kanadı. baya korktu saftirik, sonra opiyim geçsin dedi kapattık konuyu. kadınların hiç ayarı yok vesselam.

neyse bu konuyu ben yakında kafa gazetesinde yazacağım arkadaşlar. özel sayı olacak bir sonraki sayımız. hayvan hakları var da, ağaç hakları neden yok. bugün kimse kimse hakkında izin almadan konuşamıyorken, birbirinin fotoğrafını sapıklık olduğu için çekemiyorken ağaçlarda neden serbest oluyor? bu ikili standarta son vereceğim ben. yazımı okumanızı tavsiye ederim.
devamını gör...

dave gahan'ın uyuşturucu ile arasına mesafe koyamaması yüzünden potansiyelinin altında ancak mükemmelliğin yanı başında olan brit-band.

ben de bir kaç link bırakayım bari.

i feel you bu şarkı için şöyle de denilebilir; eargasm!
it's no good çok iyi!
strange love
devamını gör...

sene de 1 gün iyi ya da kötü aslında ailemizin kahramanı* olan babalarımızı anımsadığımız gün.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
şimdi nereden başlasam bilemiyorum. değişik bir adamdı benim babam. öyle pamuklara sarıp sarmalamadı ama kimsesizde bırakmadı. arkamda hep gölgesini hissederdim. bu durum bazen korkutur bazen cesaret verirdi.
mesela seni seviyorum demezdi ama her gün arar saatlerce oradan burdan çene çalardı benle.

çok küçüktüm yani belki başkası çocuk olarak görüp muhatttap almazdı o yaşta ama o karşısına alır dükkanda ne yaptığını, demiri nasıl kaynattığını, tornadaki arızayı nasıl fark ettiğini, dükkana gelen adamın onu nasıl kazıklamaya çalıştığını anlatırdı. insanları da pek sevmezdi hep kızardım bu yönüne. herkesi eleştirir hep kötü yönlerini söylerdi beni de herkese överdi. o yaşlara daha gelmedim ama insanlar üzerinde yaptığı tespitleri bugün o kadar iyi anlıyorum ki. ben aşağılıyor diye kızarken meğer o durum tespiti, kişilik analizi yapıyormuş. *

bir gün dedemlerin evinde oturuyoruz. halamın kızı atıyla oynatmadı beni, itti. orda bir bakış attı bana ben hemen geri çekildim. kimse de demedi kızım bırak birazda kuzenin oynasın. * zaten hoş bizi aileden gibi görmezlerdi hiç. gittiğimiz zaman yalandan sevinirler sonra ne zaman kalkacağız diye gözlerimizin içine bakarlardı. neysem efem kalktık hemen normalde en az 1, 2 saat daha otururduk. çay koymuşlardı falan işte. babam işimiz var başka zaman dedi. onlarda pek ısrar etmedi zaten. ben hala içemediğimiz çaydayım yahu acaba yanında kek, kurabiye falan var mıydı diye düşünüyordum.* akşam vaktiydi babam evimizin yoluna dönmedi. kocaman ışıklı içinde koca koca oyuncakları olan bir dükkanın önünde durduk. beni bastı bir heyecan ama bir yandanda diyorum yok yahu işi vardır. elinde kocaman kırmızı bir atla geldi. sevincimi anlatamam. yahu dev gibi hem de kırmızı. ebrunun ki gibi gri değil. saatlerce inmedim üstünden nasılda mutlu olmuştum anlatamam.
edit: olaya konu olan at fotosu eklenmiştir.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
mahallenin çocuklarının anaları gelirdi dükkana 'kızın oğlumuzu dövmüş adam adam' derlerdi. bana bir kaş çatardı ben hemen kayıp. kadınlara da 'ne yapayım ben hanımlar benim ki kız sizin ki erkek dayak yemeselermiş' deyip gülerdi. 'aaa adama bak bir de arka çıkıyor' derler söylene söylene giderlerdi. ben de sakladığım yerden bir süre çıkmazdım. çıktığımda ters ters bakar hadi eve derdi. arkamdan güldüğüne yemin edebilirim ama kanıtlayamam.

sabahları yatağıma gelir yatar sıkı sıkı sarardı beni. ben hiç sevmezdim bunu. bazende kolumdan tutup zorla kucağına oturturdu. bu tabi ergen dönemlerim sevgi bu mu bu mu yani derdim kendi kendime. arkadaşlarımın babaları nasıl bir de benim kine bak. kendi şımarıklığımı onun sevgisizliğine yorardım. şimdi düşünüyorum evet bana bir kere bile seni seviyorum demedi ama hep yanımda arkamda durdu.

ailenin en küçüğüyüm benle ilgili bir olay olduğunda tüm kardeşler bu olayda söz sahibi olmak isterdi. karşı çıkanlar, hareketlerimi onaylamayanlar, gittiğim yerlere karışmaya çalışanlar falan filan. * 'ben ölmedim onlar geri dursun benim asabımı bozmasınlar şu kız onlardan küçük kıskanmayı bıraksınlar artık' derdi. * *
babamla farklı bir ilişkimiz vardı. sınırlarımız vardı birbirimize karşı ama ihtiyacımız olduğu an birbirimizin yanındaydık. aile içinde bu durum hep sorgulandı babam banuyu kayırıyor kavgaları çıktı. yahu ben adam için torunu gibiydim. benle yaşıt yeğenlerim var düşünün. ben doğduğumda bazı ablalarım evliymiş. sizle olan ilişkisiyle benle olan ilişkisi bir olabilir mi acaba? ayrıca genç babayla ortayaşlı baba arasında fark olur her zaman. genç daha çok çalışır daha çok yorgun olur yeri gelir eve geldiğinde çoluk çocuğu görmez bile. artık orta yaşlar emekliliğe hazırlıktır. tempo düşer evle çocuklarla daha fazla zaman geçirilir. yani fark bana tavrı değil beni tanımasıyla alakalı. sizi tanıyacak, iletişim kuracak kadar kalmamış evde adamcağız napsın. ee şimdi koca insanlarsınız benimle olan diyalogu sizle nasıl olsun. ben asi bir kızdım kendisine benziyordum o da bunu fark edip biraz taktik değiştirmiş olmalı. ee yaşın verdiği olgunlukta var artık aynı olaya aynı tavrı bile vermiyoruz yaşımız biraz ilerlediğinde. neyse efem çok uzattım bitiriyorum.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
ben hep senin küçük kızın olarak kalacağım...
ne elini tutabileceğim bundan sonra ne parka gidebileceğim seninle!
ama ben hep senin o küçük yaramaz kızın olarak kalacağım...
ister 33 ister 63 yaşına geleyim bu değişmeyecek!
babalar günün kutlu olsun. seni seviyorum babacığım...
hep benimle kal, hep kalbimde...
hasretle... *
devamını gör...

çok güzel hapşırır bunlar tıpsi tıpsi diye iki üç kere arka arkaya
devamını gör...

gidip gelen beğeni:yapılan beğeninin geri alınıp, siz online olduğunuzda tekrarlanmasi ve bildirim gelmesi sureti ile "bak ben de cevrimiçiyim"
mesajı vermek için yapılan beğeni çeşididir. tanım yapan kişi de sen zaten bunu daha önce beğenmiştin ? diye düşünmesine ve bildirim ekranı geçmişini kontrol etmesine sebep olur.

favori ile aynı anda gelmeyen beğeni: favoriden bağımsız farklı bir sürede gelip, (bkz: selam yine ben) mesajı vermek isteyen beğenidir.

pusuda bekleyen beğeni : tanım yapıp profilinize girip kontrol ettiğiniz anda gelen ve ulan hangi ara okudun anladın da beğeni yaptın? diye sormaniza sebep olan beğenidir.
devamını gör...

bir kere denedikten sonra durdurulamayan eylem. önce kendi saçımı kesmekle başladım; boyunu kısalttım, kahkül kestim. sonra oğlum ve eşimin saçlarını kesmeye başladım. acayip zevkli. elimde makineyle bekliyorum saçlar uzasa da kesebilsem diye.
devamını gör...

iktidarsızlık tedavisinde yüzyılın ilacı olarak tanımlanıyor.1998 yılında piyasaya çıktı ve bu hususta bir milat oldu.
devamını gör...

insanoğlunu yoktan var eden ve diğer canlılardan ayıran en temel özelliğidir. düşünmek kimine göre en lanet yeti iken kimine göre kendisi gibi insanlardan ayıran bir şeydir. düşünme ölçüsü hayatımızın inişli ve çıkışlı zamanlarında en önemli etkendir, az düşünmek mutluluğu getirirken gerçeklikten uzaklaşmak, kendisi ve diğer insanlar arasındaki farklılığın kapanmasıyla farklılık azalır, yok olur ve bunun verdiği sonuçla standart toplumsal düşüncenin egemen olduğu bir sınıfın üyesi yapar. çok düşünmek farklılık getirdiği gibi gerçeklikle beraber mutluluğu uzaklaştırır ve farklılığın verdiği özellikten dolayı sizi anlayan değil sizi dinleyen insanların varolduğunu anlarsınız.
kısacası insanların doğal seleksiyonu düşünmektir, düşünmeyen insan düşüncesizler tarafından kullanılmayı bekleyen bir et yığınıdır, bunun örnekleri tarihimizde mevcuttur.
devamını gör...

aptal yerine koyulmam. allaha şükür sahteliklerinizi fark edecek zekaya sahibim
devamını gör...

diğer adıyla berlin mavisi.
alman boya imalatçısı johan jacob diesbach yeni bir kırmızı renk bulmak üzere çalıştığı esnada malzemelerde kullandığı kalya taşı hayvan kanına bulaşıyor. sonuç olarak daha kırmızı değil, daha mavi renk ortaya çıktı. siyaha yakın mavi renk diyebiliriz.
devamını gör...

klasik türk insanı huyudur. heleki sınavları sınavdan bir gün önce çalışan bir tek ben değilimdir herhalde.
devamını gör...

hayallerime şöyle bir köpeği soktu ve hiç çıkmıyor. ah "beethoven" ah iki gözümün çiçeği neredesin.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


not: resimler blog.n11.com ve sinematv.com sitelerinden alınmıştır.
devamını gör...

"ne solculuğumuz solculuktu, ne sağcılığımız
karanlık bir kapı olup üstümüze kapandılar
kimse bizi sevmedi
ağır kan kaybıyız"
devamını gör...

kötü sözler söyleyen ya da bıktıracak denli konuşan bir kimse için bir ilenme sözü olarak yokluğunda söylenen deyim.
devamını gör...

gerçek bilime, psikiyatri, psikoloji, fizik, matematik vs. önem verilmediği zamanlarda bunların yerine çıkan "sahte bilim" zırvalıklarıdır.

modern insanı inandırmak uğruna, kuantum fiziğini dahi kullanırlar.
devamını gör...

en sevdiğim çorbalardandır...
lakin yapımı uğraştırıcı olduğundan hazır alıyorum, tabii yerini tutmuyor.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim