vay anam vay neler dönmüş serhat ya
telegol ile hayatımıza renk katmış şaşkınlık ifadesidir. en sevdiğim bakınız olabilir.
devamını gör...
bir insanla araya mesafe koyayım derken hayatından çıkartmak
az geri az daha geri git kadraja girmiyorsun derken kadrajdan çıkılmasına sebebiyet vermenin tanımıdır. kadrajdan çıkan kişiye yazık olmuş.
devamını gör...
normal sözlük - koruncuk vakfı yılbaşı hediye ve yardım etkinliği
gözümden bir damla yaş akıtan başlıktır.
iki sigara parasına bir çocuğu mutlu edebileceğimizi gösterir bize.
iki sigara parasına bir çocuğu mutlu edebileceğimizi gösterir bize.
devamını gör...
iz bırakan kitap karakterleri
çalıkuşu- feride
içimizdeki şeytan- ömer
kuyucaklı yusuf
uçurtma avcısı- hasan
içimizdeki şeytan- ömer
kuyucaklı yusuf
uçurtma avcısı- hasan
devamını gör...
sanal arkadaşlığı reel hayata taşımak
annemin açtığından şüphelendiğim başlıktır.
devamını gör...
once upon a time in the west
bir sergio leone filmidir. büyük usta harika bir yönetmenlik performansı sergilemiş ağzım açık kaldı ve bu kadar geç izlediğim için kendime çok kızdım.
filmin yapım yılı 1968 dir.
filmin senaryosunu sergio donati, sergio leone, dario argento, bernardo bertoluccii beraber yazmıştır.
oyuncu kadrosunda ise charles bronson, claudia cardinale, henry fonda, jason robards gibi karizmatik isimler vardır.
film 3 saate yakın bir film ve izlerken çok büyük keyif aldım. bir kere oyuncular çok karizmatikti. bol bol çirkin ve karizmatik oyuncu izleme fırsatı sunmuş büyük yönetmen. bu benim çok sevdiğim bir şey. çirkin karizması diye bir şey var hoşuma gidiyor sinema seven arkadaşlar demek istediğimi anlamıştır mutlaka.
film bir tren bekleme sahnesiyle başlıyor. hayatımda izlediğim en ilginç ve en mükemmel sahnelerden biriydi. sahnede çalan müzik ve oyuncuların hiç konuşmaması ortamdaki garip atmosfer hepsi muazzamdı çok etkilendim.
özellikle filmin başında olan bir sahne filmin ana temasını çok iyi anlatıyordu tebessümle izledim. spoiler değil ama bilmek istemeyenler okumasın. öyle kıl tipler vardır çünkü bende onlardan birisiyim. spoiler gibimsi olan yerleri değişik yazı tipiyle yazacağım okumayın lan.
çirkin, kaba karizmatik kovboy sandalyede oturuyor ve suratına sinek konuyor. haliyle rahatsız oluyor. sineği kovmaya çalışıyor üflüyor suratını şekilden şekle sokuyor ama sinek gitmiyor. elini uzatsa sineği kovacak ama yapmıyor silahını çıkarıyor ve silahıyla sineği yakalıyor.
bu kovboyların her işini silahla çözdüğünü çok güzel anlatan bir sahneydi.
ayrıca aklıma şu sözü getirdi. ne zaman testislerine bir sinek konar işte o zaman şiddetin her şeyi çözmeyeceğini anlarsın. bu tarz bir söz vardı.
bir filmin açılış sahnesi ve kapanış sahnesi çok önemlidir ve bu filmin usta yönetmeni sergio leone bunun kesinlikle farkında. açılış sahnesi harika kapanış sahnesi daha harika.
bu filmin bir diğer güzel tarafı ise müziklerinin müthiş oluşu. bu filmi bu kadar güzel yapan şey kesinlikle müzikleri. müzik ve sinemanın uyumuna en güzel örneklerden birisi olmuş.
zaten sergio leone ve ennio morricone ikilisinin şanını bütün sinemaseverler bilirler bu filmde onun güzel bir örneği olmuş.
bazı sahnelerde müzik öyle bir kullanılmış ki sahneden alınan verim iki katına çıkarılmış. bir seyirci olarak çok güzel şeyler hissettiren bir filmdi.
kesinlikle tavsiye ederim.
filmin yapım yılı 1968 dir.
filmin senaryosunu sergio donati, sergio leone, dario argento, bernardo bertoluccii beraber yazmıştır.
oyuncu kadrosunda ise charles bronson, claudia cardinale, henry fonda, jason robards gibi karizmatik isimler vardır.
film 3 saate yakın bir film ve izlerken çok büyük keyif aldım. bir kere oyuncular çok karizmatikti. bol bol çirkin ve karizmatik oyuncu izleme fırsatı sunmuş büyük yönetmen. bu benim çok sevdiğim bir şey. çirkin karizması diye bir şey var hoşuma gidiyor sinema seven arkadaşlar demek istediğimi anlamıştır mutlaka.
film bir tren bekleme sahnesiyle başlıyor. hayatımda izlediğim en ilginç ve en mükemmel sahnelerden biriydi. sahnede çalan müzik ve oyuncuların hiç konuşmaması ortamdaki garip atmosfer hepsi muazzamdı çok etkilendim.
özellikle filmin başında olan bir sahne filmin ana temasını çok iyi anlatıyordu tebessümle izledim. spoiler değil ama bilmek istemeyenler okumasın. öyle kıl tipler vardır çünkü bende onlardan birisiyim. spoiler gibimsi olan yerleri değişik yazı tipiyle yazacağım okumayın lan.
çirkin, kaba karizmatik kovboy sandalyede oturuyor ve suratına sinek konuyor. haliyle rahatsız oluyor. sineği kovmaya çalışıyor üflüyor suratını şekilden şekle sokuyor ama sinek gitmiyor. elini uzatsa sineği kovacak ama yapmıyor silahını çıkarıyor ve silahıyla sineği yakalıyor.
bu kovboyların her işini silahla çözdüğünü çok güzel anlatan bir sahneydi.
ayrıca aklıma şu sözü getirdi. ne zaman testislerine bir sinek konar işte o zaman şiddetin her şeyi çözmeyeceğini anlarsın. bu tarz bir söz vardı.
bir filmin açılış sahnesi ve kapanış sahnesi çok önemlidir ve bu filmin usta yönetmeni sergio leone bunun kesinlikle farkında. açılış sahnesi harika kapanış sahnesi daha harika.
bu filmin bir diğer güzel tarafı ise müziklerinin müthiş oluşu. bu filmi bu kadar güzel yapan şey kesinlikle müzikleri. müzik ve sinemanın uyumuna en güzel örneklerden birisi olmuş.
zaten sergio leone ve ennio morricone ikilisinin şanını bütün sinemaseverler bilirler bu filmde onun güzel bir örneği olmuş.
bazı sahnelerde müzik öyle bir kullanılmış ki sahneden alınan verim iki katına çıkarılmış. bir seyirci olarak çok güzel şeyler hissettiren bir filmdi.
kesinlikle tavsiye ederim.
devamını gör...
seni seviyorum çünkü
2005 yılında yayınlanan mehmet coşkundeniz kitabı.
“seni seviyorum çünkü; senin gibi birinin beni sevmesi onurlandırıyor beni, hatta daha da güçlü kılıyor herşeye karşı..”
“seni seviyorum çünkü; senin gibi birinin beni sevmesi onurlandırıyor beni, hatta daha da güçlü kılıyor herşeye karşı..”
devamını gör...
yogaya başlayacaklara tavsiyeler
vücut alışık olmadığı için başlangıçta en basit hareketler dahi kişiyi inanılmaz zorlayabilir. elleri parmak uçlarına dokundurma hareketini eğitmen su içmek kadar kolay yaparken siz parmaklarınızın ucuyla ancak diz kapağınıza dokunabilirsiniz. hiç mesele değil!
bir pratiği uygulayıp hemen diğerine geçmek için içi içine sığmaz insanın. iki gün birini uygulayıp pratik değiştirmenizi önermem. bir pratiği en az bir hafta hatta iki hafta uygulayın. vücudunuzun ne kadar esneyebildiğini ve değişimini fark edeceksiniz.
yogaya başlar başlamaz sirsasana yapacağım diye kendinizi zorlamayın. yoksa iki yıl önce benim yaptığım gibi kaloriferin üzerine ters bir şekilde düşüp ayağınızı sakatlayabilirsiniz.
bazı hareketleri yapmak sizi çok zorluyorsa eğitmenle birebir yapmak zorunda değilsiniz. daha rahat uygulamak için hareketi kendinize uyarlayabilirsiniz. ayak parmaklarınıza uzanamıyorsanız diz kapaklarınıza kadar dokunmak veya bacaklarınız bir harekette dümdüz olmuyorsa hafif bükük bırakmak gibi.
zemin önemli ama başlangıç seviyesinde aşağı bakan köpek duruşu ve surya namaskara dışında zeminde tutuculuk gerektiren çok fazla hareket yok bence. bu nedenle mat yerine bir havlu ile de yapılabilir fakat havlu uzun vadede sağlıklı bir seçim olmayabilir. yoga matı için decathlonda satılanları önerebilirim. diğer matlar ile yoga matı farklı doku ve yapılarda. bu nedenle başka bir amaç için üretilmiş bir mattan randıman almak güç olabilir. yoga matı terleme karşısında özellikle parmak uçlarının daha iyi tutunmasını sağlıyor ve kolay kolay kaydırmıyor. pilates matına nazaran daha kalın bir yapıda.
hayatıma yogayı dahil etmeden önce gün içindeki zamanımı yönetmekte güçlük çekiyordum. yoga ile sanki bir günde yaşadığım saat sayısı arttı, bu nedenle henüz yolun başındayken pes etmemenizi öneririm. ben ruhen, bedenen ve zihnen ciddi faydalarını görmeye dört beş pratik sonrasında başladım. ilk pratiklerimde vücudum alışık olmadığı için müthiş zorlanmıştım sadece. diyeceğim şudur ki, siz de çok zorlanırsanız bırakmaya karar vermeden önce kendinize birkaç pratik daha zaman tanıyın.
eğer videolar yardımıyla pratik yapacaksanız izlediğiniz eğitmenin her pozunu tarayın ve kendinizle karşılaştırın. uyguladığınızı sandığınız bir pozu bedeniniz siz farkında olmadan çok çok farklı gerçekleştirebilir. bu nedenle her daim bedeninizi gözlemleyin ve eğitmenle karşılaştırın.
benim düşünce şeklim şuydu, "bir hareket çok kolay geliyorsa muhtemelen yanlış yapıyorumdur.". bir hareketi yaparken aynı zamanda bazı kasları sıkmak ya da rahat bırakmak da gerekiyor. hareketi doğru yaptığınızdan emin olmaya çalışın.
yogadan önce ısınma hareketleri yapmayı unutmayın.
yoga yaptıktan hemen sonra duş almanız önerilmez. bir iki saat sonra almak daha iyi olacaktır.
son olarak bir kez de olsa bir eğitmen yardımıyla yoga yapmanızı öneririm. kişinin kendi yanlışını görmesi ve düzeltmesi çok zor olabiliyor. en azından bir kez ders almak o yanlışları görebilmekte çok yardımcı oluyor. neredeyse bütün yoga merkezleri bir kez ücretsiz deneme dersi imkanı sunuyor, bunu değerlendirebilirsiniz.
aklıma başka maddeler gelirse ekleme yaparım.
namaste!
bir pratiği uygulayıp hemen diğerine geçmek için içi içine sığmaz insanın. iki gün birini uygulayıp pratik değiştirmenizi önermem. bir pratiği en az bir hafta hatta iki hafta uygulayın. vücudunuzun ne kadar esneyebildiğini ve değişimini fark edeceksiniz.
yogaya başlar başlamaz sirsasana yapacağım diye kendinizi zorlamayın. yoksa iki yıl önce benim yaptığım gibi kaloriferin üzerine ters bir şekilde düşüp ayağınızı sakatlayabilirsiniz.
bazı hareketleri yapmak sizi çok zorluyorsa eğitmenle birebir yapmak zorunda değilsiniz. daha rahat uygulamak için hareketi kendinize uyarlayabilirsiniz. ayak parmaklarınıza uzanamıyorsanız diz kapaklarınıza kadar dokunmak veya bacaklarınız bir harekette dümdüz olmuyorsa hafif bükük bırakmak gibi.
zemin önemli ama başlangıç seviyesinde aşağı bakan köpek duruşu ve surya namaskara dışında zeminde tutuculuk gerektiren çok fazla hareket yok bence. bu nedenle mat yerine bir havlu ile de yapılabilir fakat havlu uzun vadede sağlıklı bir seçim olmayabilir. yoga matı için decathlonda satılanları önerebilirim. diğer matlar ile yoga matı farklı doku ve yapılarda. bu nedenle başka bir amaç için üretilmiş bir mattan randıman almak güç olabilir. yoga matı terleme karşısında özellikle parmak uçlarının daha iyi tutunmasını sağlıyor ve kolay kolay kaydırmıyor. pilates matına nazaran daha kalın bir yapıda.
hayatıma yogayı dahil etmeden önce gün içindeki zamanımı yönetmekte güçlük çekiyordum. yoga ile sanki bir günde yaşadığım saat sayısı arttı, bu nedenle henüz yolun başındayken pes etmemenizi öneririm. ben ruhen, bedenen ve zihnen ciddi faydalarını görmeye dört beş pratik sonrasında başladım. ilk pratiklerimde vücudum alışık olmadığı için müthiş zorlanmıştım sadece. diyeceğim şudur ki, siz de çok zorlanırsanız bırakmaya karar vermeden önce kendinize birkaç pratik daha zaman tanıyın.
eğer videolar yardımıyla pratik yapacaksanız izlediğiniz eğitmenin her pozunu tarayın ve kendinizle karşılaştırın. uyguladığınızı sandığınız bir pozu bedeniniz siz farkında olmadan çok çok farklı gerçekleştirebilir. bu nedenle her daim bedeninizi gözlemleyin ve eğitmenle karşılaştırın.
benim düşünce şeklim şuydu, "bir hareket çok kolay geliyorsa muhtemelen yanlış yapıyorumdur.". bir hareketi yaparken aynı zamanda bazı kasları sıkmak ya da rahat bırakmak da gerekiyor. hareketi doğru yaptığınızdan emin olmaya çalışın.
yogadan önce ısınma hareketleri yapmayı unutmayın.
yoga yaptıktan hemen sonra duş almanız önerilmez. bir iki saat sonra almak daha iyi olacaktır.
son olarak bir kez de olsa bir eğitmen yardımıyla yoga yapmanızı öneririm. kişinin kendi yanlışını görmesi ve düzeltmesi çok zor olabiliyor. en azından bir kez ders almak o yanlışları görebilmekte çok yardımcı oluyor. neredeyse bütün yoga merkezleri bir kez ücretsiz deneme dersi imkanı sunuyor, bunu değerlendirebilirsiniz.
aklıma başka maddeler gelirse ekleme yaparım.
namaste!
devamını gör...
sevdiklerinize gül verin gülünüz yoksa gülüverin
sevdiklerimizi ihmal etmemek ve sevildiklerini hissettirmek anlamında insana enerji veren bir söz.
edit: internette birçok sayfada mevlana’ya ait olduğu söyleniyor ben de öyle biliyordum ama tam olarak bir kitapta kaynağı ile rastlamadım ve adorno nın uyarısı ile düzeltiyorum. mevlana sözleri içeren bir pdf indirdim eğer kör olmadan bitirebilir veya sözü kaynağı ile bulabilirsem eklerim.(swh) bulanlar veya bilenler varsa da bilgilendirirse sevinirim.
edit: internette birçok sayfada mevlana’ya ait olduğu söyleniyor ben de öyle biliyordum ama tam olarak bir kitapta kaynağı ile rastlamadım ve adorno nın uyarısı ile düzeltiyorum. mevlana sözleri içeren bir pdf indirdim eğer kör olmadan bitirebilir veya sözü kaynağı ile bulabilirsem eklerim.(swh) bulanlar veya bilenler varsa da bilgilendirirse sevinirim.
devamını gör...
tv'de denk gelince kanal değiştirdiğiniz kişiler
demet akalın ve alişan'dır.
devamını gör...
mutluluğun formülü
kendini sevmek derdim ben.çünkü insan kimden ne kötülük görürse görsün,çevresinde ne kadar insan olursa olsun belirli bi zaman sonra kendiyle kalıyo. o yüzden herkesi ve her şeyi bırakıp önce kendinizi sevin ki mutlu olabilesiniz.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
bazen insanlara çok sinirlenebiliyorum, belki kırıcı olabiliyorum. ama gerçek şu ki; ben hiç kimseye kin tutamıyorum, nefret edemiyorum.
kim olursa olsun fark etmiyor. belki bu yüzden defalarca zarar etmişimdir, üzülmüşümdür ama kendimi değiştiremiyorum.
duygusal yaşamayı seviyorum belki de.
kim olursa olsun fark etmiyor. belki bu yüzden defalarca zarar etmişimdir, üzülmüşümdür ama kendimi değiştiremiyorum.
duygusal yaşamayı seviyorum belki de.
devamını gör...
günün sözü
“bir başkasını düşünmek, zindanımızın kapısını aralamak demektir.”
cemil meriç
cemil meriç
devamını gör...
dijital zorbalık
black mirror da bununla ilgili bir bölüm vardı ve güzel işlemişlerdi.
çok tehlikeli ve hedefteki kişiyi oldukça yıpratıcı bir süreç.
yakın zamanda okullarda bununla ilgili derslerinde verileceğinden şüphem yok.
bu zorbalık ve linç kültürüyle çocuklar baş edemiyor, baş etmeleri için çeşitli öğretiler önlerine sunulacaktır diye düşünüyorum.
çocuklardan geçtim sanki yetişkin insanlar çok baş edebiliyor da..
iki kişi olumsuz bir şey söylesin hakkımızda tüm gün moralimiz bozuluyor bizim de bir eğitime ihtiyacımız var.
çok tehlikeli ve hedefteki kişiyi oldukça yıpratıcı bir süreç.
yakın zamanda okullarda bununla ilgili derslerinde verileceğinden şüphem yok.
bu zorbalık ve linç kültürüyle çocuklar baş edemiyor, baş etmeleri için çeşitli öğretiler önlerine sunulacaktır diye düşünüyorum.
çocuklardan geçtim sanki yetişkin insanlar çok baş edebiliyor da..
iki kişi olumsuz bir şey söylesin hakkımızda tüm gün moralimiz bozuluyor bizim de bir eğitime ihtiyacımız var.
devamını gör...
sözlük dergisi duyuruları
sevgili normal sözlük ahalisi selam.
bir haberimiz var. biz geri döndük! yenilendik, çoğaldık...
nadasta geçirdiğimiz uzunca bir aranın ardından dedik ki hazır kış da geliyor; denizdi, yaylaydı, tatildi modu da bitti, yeniden ve yine biraz uzun soluklu yazılar yazsak ve de bunları sözlük blogta yayımlasak ne güzel olmaz mıydı?
aramıza yeni katılanlar ya da daha önce bloğa göz atmayanlar için kısaca:
- her konuda
- her türde yazınızı
- word dosyası halinde
- şurada duyurulan kriterler dahilinde
- [email protected] adresine
yollamanızı bekliyoruz. lütfen korkmayın çok seçici de değiliz. biraz estetik biraz da emek takdir edilesi olacaktır.
pekala, ne zamandan itibaren yeni yazılar görülecek blogda derseniz, pazartesi itibariyle yazıları yayınlamaya başlıyoruz. çünkü biliyorsunuz ki bu memlekette 'yeniye' pazartesi başlanır. ve şimdilik planımız pazartesi ve cuma günleri olmak üzere iki gün düzenli olarak yeni yazıları okunur kılmak.
o zaman pazartesi'den itibaren görüşmek dileğiyle diyorum. sevgiyle kalın.
bir haberimiz var. biz geri döndük! yenilendik, çoğaldık...
nadasta geçirdiğimiz uzunca bir aranın ardından dedik ki hazır kış da geliyor; denizdi, yaylaydı, tatildi modu da bitti, yeniden ve yine biraz uzun soluklu yazılar yazsak ve de bunları sözlük blogta yayımlasak ne güzel olmaz mıydı?
aramıza yeni katılanlar ya da daha önce bloğa göz atmayanlar için kısaca:
- her konuda
- her türde yazınızı
- word dosyası halinde
- şurada duyurulan kriterler dahilinde
- [email protected] adresine
yollamanızı bekliyoruz. lütfen korkmayın çok seçici de değiliz. biraz estetik biraz da emek takdir edilesi olacaktır.
pekala, ne zamandan itibaren yeni yazılar görülecek blogda derseniz, pazartesi itibariyle yazıları yayınlamaya başlıyoruz. çünkü biliyorsunuz ki bu memlekette 'yeniye' pazartesi başlanır. ve şimdilik planımız pazartesi ve cuma günleri olmak üzere iki gün düzenli olarak yeni yazıları okunur kılmak.
o zaman pazartesi'den itibaren görüşmek dileğiyle diyorum. sevgiyle kalın.
devamını gör...




