bdsm
bondage/discipline/sadism/masochism (bağlamak, disipline, (gbkz: sadizm), mazoşizm ) kelimelerinin başharflerinden oluşan bir seks türünün kısaltılmış adıdır.
bdsmle ilginin cinsiyet ve cinsel kimlikle bağlantısı yoktur. bu tür sekse ilgi duyan heteroseksüel cis gender kadın ve erkekler, lgbt üyeleri vb. eşit orandadır. bdsm tercihi cinsiyet ve cinsel kimlik tanımıyla bağlantılı olmamakla birlikte bireyin psikolojik yapısıyla bağlantısı daha fazladır.
bdsm her zaman deriler giymek değildir, yine pek çok insan bdsme eğilimli olmakla birlikte bunu farketmiyor olabilir. sürekli olarak sizi aşağılayan ve size psikolojik ya da fizyolojik olarak zarar veren insanlara bağımlılığınız varsa, ya da ilişkilerinizde sürekli kontrolü elde tutarken karşıdakini aşağılamaktan hoşlanıyorsanız bdsm eğiliminiz olabilir. yine öfkesini üzüntüsünü kendini yaralayarak atan insanların bdsmi terapi olarak kullandığı görülmekte. bdsm kişilerin bu tür toksik ilişkilere girmeden ya da kendilerini yaralamadan, belli kurallar çerçevesinde, güvenli bir şekilde zevk almalarını sağlayan bir seks türü.
bdsm de tıpkı diğer seks türlerinde olduğu gibi karşılıklı olarak tarafların özgür iradesiyle kabul etmeleri temeldir. karşılıklı özgür iradenin olmadığı durumda bu tecavüz olur.
tecavüzcüleri bdsm ile kıyaslamak yanlıştır. tecavüzde amaç karşı tarafa bilinçli bir şekilde çektirmekten ziyade genelde kendini bilmezlerin sadece cinsel ihtiyaçlarını tatmin arzusunun tüm ahlaki değerlerin üstüne çıkmasıdır.
bdsm ile ilgilenen kişilerin karakterlerine ve bdsm ile ilgilenenlerde görülen psikolojik bozukluklar için #772474">#772474
bdsmle ilginin cinsiyet ve cinsel kimlikle bağlantısı yoktur. bu tür sekse ilgi duyan heteroseksüel cis gender kadın ve erkekler, lgbt üyeleri vb. eşit orandadır. bdsm tercihi cinsiyet ve cinsel kimlik tanımıyla bağlantılı olmamakla birlikte bireyin psikolojik yapısıyla bağlantısı daha fazladır.
bdsm her zaman deriler giymek değildir, yine pek çok insan bdsme eğilimli olmakla birlikte bunu farketmiyor olabilir. sürekli olarak sizi aşağılayan ve size psikolojik ya da fizyolojik olarak zarar veren insanlara bağımlılığınız varsa, ya da ilişkilerinizde sürekli kontrolü elde tutarken karşıdakini aşağılamaktan hoşlanıyorsanız bdsm eğiliminiz olabilir. yine öfkesini üzüntüsünü kendini yaralayarak atan insanların bdsmi terapi olarak kullandığı görülmekte. bdsm kişilerin bu tür toksik ilişkilere girmeden ya da kendilerini yaralamadan, belli kurallar çerçevesinde, güvenli bir şekilde zevk almalarını sağlayan bir seks türü.
bdsm de tıpkı diğer seks türlerinde olduğu gibi karşılıklı olarak tarafların özgür iradesiyle kabul etmeleri temeldir. karşılıklı özgür iradenin olmadığı durumda bu tecavüz olur.
tecavüzcüleri bdsm ile kıyaslamak yanlıştır. tecavüzde amaç karşı tarafa bilinçli bir şekilde çektirmekten ziyade genelde kendini bilmezlerin sadece cinsel ihtiyaçlarını tatmin arzusunun tüm ahlaki değerlerin üstüne çıkmasıdır.
bdsm ile ilgilenen kişilerin karakterlerine ve bdsm ile ilgilenenlerde görülen psikolojik bozukluklar için #772474">#772474
devamını gör...
yazarların en sevdiği diller
fransızca.
devamını gör...
sıcak bir yaz gününde karpuz yemekten kendini alıkoyamamak
alıkoymaya çalışmaya ne gerek var ki? bol bol yiyelim ne güzel. şu sıcak günlerde kavum, karpuz olmasa ne yapardık ki biz? ne renk katardı yazlarımıza?
devamını gör...
girdiğimiz tanımların değersizleşmesi
burada okumak yok, yazmak var,
ota boka yazmak , başlık açmak,
uydurulan bir listede üst sıralarda yer almak , 25 liralık kitap çeki kazanmak var. gerisi hikaye , sen ne yazarsan yaz , kimsenin umurunda değil.
bir kaç kişi var surda, gündemi takip edip, bilgi amaçlı birşeyler yazmaya çalışan, onlar da aynen söylendiği gibi arada yok olup gidiyor.
azıcık akıllı mantıklı, hayattan bir şeyler almış insan yapmaz bunu .
çoluk çocuk, ergenler buranın da içine sıçtı 1 ay içinde.
onceden bu kadar değildi, şu son 10 günde hersey bir anda değişti, burası artık gerçekten yazmak çizmek isteyenler için, çekilmez bir hal almaya başladı. bakalım ne kadar sürecek böyle.
bugün sabah, 3-4 farklı siteyi okuyup,
güncel konu olan korona aşısıyla ılgili yaklaşık yarım saati aşkın bir süre harcayarak hazırladığım yazı, anında gözden kayboldu , 1 ya da 2 kisi okuduysa okudu .
benim yazım okunsun demiyorum , sadece örnek olarak verdim bunu , biliyorum ki bu ve benzer az da olsa ciddi yazılar, emek ürünleri var, ama kimse kızmasın dengesiz biçimde yarış yapar gibi acılan sacma sapan başlıklar yüzünden bunların göz önünde kalması mümkün degil .
ya adam ispanyolca sayilari 1 den başlıyor, her birine başlık açıyor ard arda.
neymiş, ifade özgürlüğüymüs.
bu özgürlükle ilgili biz hic bir bok öğrenememişiz bu güne dek diyor ,
tespite sonuna kadar katılıyorum.
ota boka yazmak , başlık açmak,
uydurulan bir listede üst sıralarda yer almak , 25 liralık kitap çeki kazanmak var. gerisi hikaye , sen ne yazarsan yaz , kimsenin umurunda değil.
bir kaç kişi var surda, gündemi takip edip, bilgi amaçlı birşeyler yazmaya çalışan, onlar da aynen söylendiği gibi arada yok olup gidiyor.
azıcık akıllı mantıklı, hayattan bir şeyler almış insan yapmaz bunu .
çoluk çocuk, ergenler buranın da içine sıçtı 1 ay içinde.
onceden bu kadar değildi, şu son 10 günde hersey bir anda değişti, burası artık gerçekten yazmak çizmek isteyenler için, çekilmez bir hal almaya başladı. bakalım ne kadar sürecek böyle.
bugün sabah, 3-4 farklı siteyi okuyup,
güncel konu olan korona aşısıyla ılgili yaklaşık yarım saati aşkın bir süre harcayarak hazırladığım yazı, anında gözden kayboldu , 1 ya da 2 kisi okuduysa okudu .
benim yazım okunsun demiyorum , sadece örnek olarak verdim bunu , biliyorum ki bu ve benzer az da olsa ciddi yazılar, emek ürünleri var, ama kimse kızmasın dengesiz biçimde yarış yapar gibi acılan sacma sapan başlıklar yüzünden bunların göz önünde kalması mümkün degil .
ya adam ispanyolca sayilari 1 den başlıyor, her birine başlık açıyor ard arda.
neymiş, ifade özgürlüğüymüs.
bu özgürlükle ilgili biz hic bir bok öğrenememişiz bu güne dek diyor ,
tespite sonuna kadar katılıyorum.
devamını gör...
500 bin liralık cip kullanan türbanlı
luciferın bile gıptayla baktığı moderatör başlığı.
başka hiçbir sözlükte böylesine şahitlik edemezdiniz, ettiniz.
işte yenilikçi sözlük! hemü de reklamsuz!!
not: lucifer da tecavüzü övüp uçurulmamış bir yazar bu arada.
başka hiçbir sözlükte böylesine şahitlik edemezdiniz, ettiniz.
işte yenilikçi sözlük! hemü de reklamsuz!!
not: lucifer da tecavüzü övüp uçurulmamış bir yazar bu arada.
devamını gör...
sadece ölüler görür
38 numara ayakkabı giyen erkek başlığına #71764 şu numaralı tanımla "penisi küçüktür" yazmış
kaç tane gördü, kaç kişininkine baktı merak ettiğim yazar.
kaç tane gördü, kaç kişininkine baktı merak ettiğim yazar.
devamını gör...
dirty talk
türkçe buna uygun bir dil değil diyenlere bir taraflarımla güldüğüm cinsel seks hedesi. yapmayı bilmiyoruz demiyorsunuz da "imi tirkçi bini iygin diil" diyonuz ya, gülesim geliyor çocuklar. kimseye yapmayacağım bir kıyak yapıyor ve size çok önemli bir trick veriyorum, siz de artık türkçe dirty talk yapabilir partnerinizi oyunun içine çekebilirsiniz.
dirty talk sadece seks sırasında yapılan bir şey değil. foreplay (ön sevişme) kısmında da kullanabilirsiniz, daha öncesinde de kullanabilirsiniz. durduk yere "senin ananı duvardan duvara şöyle sektiririm, babanı donumun lastiğine oturtur salıncakta sallar gibi sallarım" diye girişmeyin. dirty talk bu değil. hele hele s*k beni hiç değil. yapmayın. bunların yerine fantazilerinizden bahsedin. hayalgücünüzü kullanın. nerede sevişmek istediğinizi tarif edin mesela. konya yolunun 46. kilometresinde sağa çekip arabada mı istersin, uçak tuvaletinde mi istersin (bu çok zor bişey bu arada. konforlu da değil, tavsiye etmem), hastanede sedye üstünde mi istersin, "ailen evde yokken sizinkilerin yatağında sevişelim" mi dersin bilmiyorum artık. hayalgücü senin.
buna karar verdikten sonra nasıl bişeyler istiyorsun onu düşün artık. arabaya karar verdiysen hangi şekle girmek istiyorsun mesela? kaputun üstüne çıkalım mobeseden izlesinler mi istiyorsun, kenara çekip tarlanın birine dalıp açık havada mı sevişelim diyorsun, kapıyı camı kapatalım sıcaktan buhardan arabanın içi buğu olsun mu diyorsun sana kalmış sevgili okuyucu. ama bunları düşünüp karşıya anlat işte. adamın ölmüş annesini mezarında rahat bırak, karşındakine odaklan *. bu bile ellerinizin nasırlarına iyi gelecektir eminim. norveçli balıkçıların kremlerine para kaptırmayın * başka şeyler de var da, hele bi siz buralardan bi girin muhabbet açın gerisi gelir *
p.s. düzgün yapılmadığında şöyle gözükür aynı zamanda
dirty talk sadece seks sırasında yapılan bir şey değil. foreplay (ön sevişme) kısmında da kullanabilirsiniz, daha öncesinde de kullanabilirsiniz. durduk yere "senin ananı duvardan duvara şöyle sektiririm, babanı donumun lastiğine oturtur salıncakta sallar gibi sallarım" diye girişmeyin. dirty talk bu değil. hele hele s*k beni hiç değil. yapmayın. bunların yerine fantazilerinizden bahsedin. hayalgücünüzü kullanın. nerede sevişmek istediğinizi tarif edin mesela. konya yolunun 46. kilometresinde sağa çekip arabada mı istersin, uçak tuvaletinde mi istersin (bu çok zor bişey bu arada. konforlu da değil, tavsiye etmem), hastanede sedye üstünde mi istersin, "ailen evde yokken sizinkilerin yatağında sevişelim" mi dersin bilmiyorum artık. hayalgücü senin.
buna karar verdikten sonra nasıl bişeyler istiyorsun onu düşün artık. arabaya karar verdiysen hangi şekle girmek istiyorsun mesela? kaputun üstüne çıkalım mobeseden izlesinler mi istiyorsun, kenara çekip tarlanın birine dalıp açık havada mı sevişelim diyorsun, kapıyı camı kapatalım sıcaktan buhardan arabanın içi buğu olsun mu diyorsun sana kalmış sevgili okuyucu. ama bunları düşünüp karşıya anlat işte. adamın ölmüş annesini mezarında rahat bırak, karşındakine odaklan *. bu bile ellerinizin nasırlarına iyi gelecektir eminim. norveçli balıkçıların kremlerine para kaptırmayın * başka şeyler de var da, hele bi siz buralardan bi girin muhabbet açın gerisi gelir *
p.s. düzgün yapılmadığında şöyle gözükür aynı zamanda
devamını gör...
yeni tanışılan kişiyle sabaha kadar konuşmak
haddinden fazla umut aşılar bünyeye umut stoklarını tüketir, yapmayın!
devamını gör...
bremsstrahlung
yüklü parçacıkların, ortamdaki atom çekirdekleri nedeniyle saptırılarak ivmelenmesi sonucunda kazandığı enerjiyi, ışıma yoluyla geri vermesi. farklı isimlerle de bilinir; frenleme ışıması, frenleyici radyasyon, beyaz ışıma gibi...
radyoterapi ve yüksek enerji astrofiziği gibi alanlarda önemlidir.
radyoterapi ve yüksek enerji astrofiziği gibi alanlarda önemlidir.
devamını gör...
mesele
dorun, güç iş anlsmında ki kelime.
ramiz dayı’ nın aşağıda ki repliğini aklıma getirmiştir.
“mesele ölmek değil dost bildiğin en güvendiğin adamın eliyle ölmekmiş mesele. “
ramiz dayı’ nın aşağıda ki repliğini aklıma getirmiştir.
“mesele ölmek değil dost bildiğin en güvendiğin adamın eliyle ölmekmiş mesele. “
devamını gör...
sumağın en çok yakıştığı yemekler
soğan salatası. bol maydanoz, soğan, tuz, limon, zeytinyağı ve sumakla yapılan, kuru fasülyeye çok yakışan bir salatadır.
devamını gör...
persepolis
fransız yapımı animasyon/dram filmi. uzun bir zaman oldu ben izleyeli ama filmin içten ve hazin bir hikayesi var diyebilirim. bize distopya gibi gelen, başka bir ülkenin acı tarihi aslında ve bu bilinçle izlendiğinde insanı sarsmaya yetiyor.
devamını gör...
tek başına tatile çıkmak
huzurdur. kafa dinlemek isteyene tavsiyemdir.
devamını gör...
acem
arap ırkından olmayanlara araplar’ın verdiği isimdir. dünyayı kendinden ibaret görüp kendi ırkından olmayanlara aynı ifadeyle anmak bana baya ırkçı göründü.
kaynak
kaynak
devamını gör...
türkiye'de şaka maka sosyalizm olması
çalışan ve kendine hedef koyan memurda olur amirde olur.
kazanılmış bir hakkı acımasızca eleştirmek neden ?
özel sektörde kimse gelecek göremiyor ne yazık ki.
her birimiz mutlaka belli dönemlerde çalıştık, sağlığımızdan olduk, güzel zamanlarımızdan olduk üç kuruş için.
memurlar üzerinden sosyalizm gibi güzel bir kavrama çamur atmak, yani ne bileyim..
nerden baksan çok ezik bir hareket.
kazanılmış bir hakkı acımasızca eleştirmek neden ?
özel sektörde kimse gelecek göremiyor ne yazık ki.
her birimiz mutlaka belli dönemlerde çalıştık, sağlığımızdan olduk, güzel zamanlarımızdan olduk üç kuruş için.
memurlar üzerinden sosyalizm gibi güzel bir kavrama çamur atmak, yani ne bileyim..
nerden baksan çok ezik bir hareket.
devamını gör...
ömer hayyam
kendimi bu kadar yakın hissettiğim başka tarihi bir şahsiyet yok sanırım rubailerinde aaa bence de, yaa ne güzel düşünmüş tepkilerini veririm hep. keşke bize daha fazla şey bıraksaydı. kurduğu yıldız evi yıldızların dünyanın etrafında dönmediğini kanıtladığı için yakılmıştır. gazali bunun allah'a küfür olduğunu ileri sürmüştür. rubaileri birçok müzisyene ilham olmuştur. az bilinenlerden hardal'ın şarkısını yaptığı rubai;
gençlik bir kitaptı, okuduk bitti;
canım bahar geçti çoktan, kış şimdi.
hani sevincin, o cıvıl cıvıl kuş?
nasıl, ne zaman geldi, nasıl gitti?
gençlik bir kitaptı, okuduk bitti;
canım bahar geçti çoktan, kış şimdi.
hani sevincin, o cıvıl cıvıl kuş?
nasıl, ne zaman geldi, nasıl gitti?
devamını gör...
homofobi
bastırılmış cinselliğin nefret söylemleri vasıtasıyla dışavurumu. isteyen istediği gibi yaşar cinsel hayatını, yargılamak kimsenin haddine değil. er ya da geç herkes kabullenecek bu durumu, er ya da geç.
devamını gör...
kızıl bulut
kızıl bulut lakota kabilesinin en önemli savaş şeflerinden birisiydi. lakota dilindeki adı ''mahpiya luta''dır.
lakota tarihinde beyaz şeytana karşı savaş kazanan ilk liderdir. adı ona babası ve kabilesinin ortak kararıyla verilmiştir. anlatılanlara göre beyazların lakota topraklarına göz diktiği zamanların başlangıcında, kızıl bulut henüz yeni doğmuşken, bulutlar farklı bir şekilde gözükmeye başlar. batı ufkunda ortaya çıkan kızıl bir bulut diğer bulutların arasında ihtişamla boy göstermektedir.
kabilede, yeni doğan tek çocuk ise kızıl bulut'tur. hal böyle olunca kabilenin ileri gelenleri ve kızıl bulut'un babası, bulutun ortaya çıkışını, yeni doğan çocuğunun gelişine yormuşlardır.
böylece, kabilesinin içinde öne çıkabileceğini ve onlara önderlik edebileceğini düşündükleri bu çocuğa kızıl bulut adını vermişlerdir.
kızıl bulut'un bir yere kadar isminin hakkını verdiğini söylemek yanlış olmaz. genç yaşlarından itibaren, bizon avında ve sonrasında pawnee ve crow'lara karşı yaptığı savaşlarda başarılı olmuştur.. pawnee'lerin ona kurnaz bulut lakabını taktıklarından bahsedilir.
beyaz şeytana karşı ilk ciddi mücadelesi bozeman yolu'nun yapımı esnasında olmuştur. lakota topraklarının tam ortasından geçecek olan yol, bufalo avlanma bölgesini ciddi anlamda tehdit ettiği gibi, aynı zamanda ordunun kurmak istediği kale ve etrafında inşa edilecek kasabalar, lakota topraklarının sonunu hazırlayacaktı.
kızıl bulut'un ve dostu benekli kuyruğun bunun olmasına izin vermeye niyetleri yoktu. hızlı ve etkili baskınlarla amerikan ordusunu ve yerleşimcileri yıldırdılar ve sonunda beyaz şeytanı antlaşma masasına oturmak zorunda bıraktılar. böylece kızıl bulut, savaş alanında kazandığı zaferi, siyasi bir zafere dönüştürerek kızılderililer arasında bir efsane olma yolunda ilerlemeye başladı. antlaşma sonrasında söylediği sözler, diğer savaş şefleri içinde ilham verici olmuştu;
''beyaz adam bir daha ülkeme adım atarsa, onları cezalandıracağım.''
fakat bu olay sonrasında her şey farklı gelişti. kızıl bulut bir ateş yakmıştı. yaktığı ateş harlanmış alevler saçmaya başlamıştı. lakotaların efsane liderleri çılgın at ve oturan boğa yükselen bu ateşin ürünüdür. onların ateşi en yüksek noktasına çıkardıkları anda ne yazık ki kızıl bulut ateşe toprak atmıştır. kabilenin birliğe ihtiyacı olduğu en zor dönemeçte, amerikan yönetimi ile fort laramie antlaşması'nı imzalamış ve kabilenin kendisine bağlı olan kolunun rezervasyon alanlarında yaşamasını kabul etmiştir.
bu durum kabilenin geri kalanı için tam bir hayal kırıklığı olmuştur. onun savaş alanını terk etmesine rağmen ''beyaz şeytan''a karşı tarihlerinin en büyük zaferini kazanan çılgın at ve oturan boğa kalleşçe öldürülmüşlerdir. izlediği siyaset aslında yine halkının iyiliğini düşündüğü içindir. lakin yapmış olduğu siyasi öngörüsüzlük, lakotaları güçsüz bırakmış ve sonlarını hazırlamıştır.
yaktığı ateşi kendi elleriyle söndürmeseydi, bugün adı oturan boğa ve çılgın at ile birlikte anılacaktı. fakat o lakota yerlileri arasında buruk bir tebessümle ve söylediği şu meşhur sözle anılmaktan ileri gidemedi;
''beyazlar bize birçok söz verdiler, hatırlayamadığım kadar çok; bir tekinin dışında hiçbirini tutmadılar! toprağımızı alacaklarını söylediler ve aldılar...''
döneme dair daha ayrıntılı bilgi için; (bkz: çılgın at)(bkz: oturan boğa)(bkz: hayalet dansı)
dibine not: hayatını derinlemesine merak edenler için john d. mcdermott'ın ve robert w. larson'ın kendisi ile ilgili yazdığı kitapları önerebilirim. ilk kitap efsaneleştirilmiş bir kızıl bulut profili çizerken, ikinci kitap olayları daha derinlemesine incelediği için sorgulamalara yol açıyor.
lakota tarihinde beyaz şeytana karşı savaş kazanan ilk liderdir. adı ona babası ve kabilesinin ortak kararıyla verilmiştir. anlatılanlara göre beyazların lakota topraklarına göz diktiği zamanların başlangıcında, kızıl bulut henüz yeni doğmuşken, bulutlar farklı bir şekilde gözükmeye başlar. batı ufkunda ortaya çıkan kızıl bir bulut diğer bulutların arasında ihtişamla boy göstermektedir.
kabilede, yeni doğan tek çocuk ise kızıl bulut'tur. hal böyle olunca kabilenin ileri gelenleri ve kızıl bulut'un babası, bulutun ortaya çıkışını, yeni doğan çocuğunun gelişine yormuşlardır.
böylece, kabilesinin içinde öne çıkabileceğini ve onlara önderlik edebileceğini düşündükleri bu çocuğa kızıl bulut adını vermişlerdir.
kızıl bulut'un bir yere kadar isminin hakkını verdiğini söylemek yanlış olmaz. genç yaşlarından itibaren, bizon avında ve sonrasında pawnee ve crow'lara karşı yaptığı savaşlarda başarılı olmuştur.. pawnee'lerin ona kurnaz bulut lakabını taktıklarından bahsedilir.
beyaz şeytana karşı ilk ciddi mücadelesi bozeman yolu'nun yapımı esnasında olmuştur. lakota topraklarının tam ortasından geçecek olan yol, bufalo avlanma bölgesini ciddi anlamda tehdit ettiği gibi, aynı zamanda ordunun kurmak istediği kale ve etrafında inşa edilecek kasabalar, lakota topraklarının sonunu hazırlayacaktı.
kızıl bulut'un ve dostu benekli kuyruğun bunun olmasına izin vermeye niyetleri yoktu. hızlı ve etkili baskınlarla amerikan ordusunu ve yerleşimcileri yıldırdılar ve sonunda beyaz şeytanı antlaşma masasına oturmak zorunda bıraktılar. böylece kızıl bulut, savaş alanında kazandığı zaferi, siyasi bir zafere dönüştürerek kızılderililer arasında bir efsane olma yolunda ilerlemeye başladı. antlaşma sonrasında söylediği sözler, diğer savaş şefleri içinde ilham verici olmuştu;
''beyaz adam bir daha ülkeme adım atarsa, onları cezalandıracağım.''
fakat bu olay sonrasında her şey farklı gelişti. kızıl bulut bir ateş yakmıştı. yaktığı ateş harlanmış alevler saçmaya başlamıştı. lakotaların efsane liderleri çılgın at ve oturan boğa yükselen bu ateşin ürünüdür. onların ateşi en yüksek noktasına çıkardıkları anda ne yazık ki kızıl bulut ateşe toprak atmıştır. kabilenin birliğe ihtiyacı olduğu en zor dönemeçte, amerikan yönetimi ile fort laramie antlaşması'nı imzalamış ve kabilenin kendisine bağlı olan kolunun rezervasyon alanlarında yaşamasını kabul etmiştir.
bu durum kabilenin geri kalanı için tam bir hayal kırıklığı olmuştur. onun savaş alanını terk etmesine rağmen ''beyaz şeytan''a karşı tarihlerinin en büyük zaferini kazanan çılgın at ve oturan boğa kalleşçe öldürülmüşlerdir. izlediği siyaset aslında yine halkının iyiliğini düşündüğü içindir. lakin yapmış olduğu siyasi öngörüsüzlük, lakotaları güçsüz bırakmış ve sonlarını hazırlamıştır.
yaktığı ateşi kendi elleriyle söndürmeseydi, bugün adı oturan boğa ve çılgın at ile birlikte anılacaktı. fakat o lakota yerlileri arasında buruk bir tebessümle ve söylediği şu meşhur sözle anılmaktan ileri gidemedi;
''beyazlar bize birçok söz verdiler, hatırlayamadığım kadar çok; bir tekinin dışında hiçbirini tutmadılar! toprağımızı alacaklarını söylediler ve aldılar...''
döneme dair daha ayrıntılı bilgi için; (bkz: çılgın at)(bkz: oturan boğa)(bkz: hayalet dansı)
dibine not: hayatını derinlemesine merak edenler için john d. mcdermott'ın ve robert w. larson'ın kendisi ile ilgili yazdığı kitapları önerebilirim. ilk kitap efsaneleştirilmiş bir kızıl bulut profili çizerken, ikinci kitap olayları daha derinlemesine incelediği için sorgulamalara yol açıyor.
devamını gör...
normal sözlük’teki oylama alışkanlığı
sözlüklere üye olurken herkese bir sıra numarası verilir. nickinize tıkladığınızda yukarıda http ile başlayan adres satırında kayıt olan kaçıncı üye olduğunuz görülür.
bir sözlük kurulduğunda, kurucular genelde facebook, instagram ve diğer sözlüklerdeki tanıdıklarını davet ederler. sıra numarası 1-999 arasında olan yazarlar kıdemlidir. ilk başlıkları açarlar, ilk nick altlarını girerler, çok ve nitelikli tanım yazdıkları için popüler yazar hale gelirler. 1,000-3,000 sıra numaralı üyeler sözlüğe geldiklerinde kaliteli başlıklar ve tanımları görüp örnek alırlar.
3,000 sıra numarasından sonra sözlüğü yeni duyan trolleri sıkça görürüz. 11 fake hesap açan mı dersin, sürekli cinsellik dolu başlık açan mı dersin, sözlüğün kalitesini düşürmek için akla gelmedik yazılar yazan mı dersin, bir sürü gereksiz başlık ve tanım ile karşılaşılır. böyle durumda yazarları takip etme seçeneği ile takip edilen yazarlar okunur, sol frame ve gündem sekmelerine pek bakılmaz.
sözlüklerin ilk aylarında "şu kadar tanım yazana hediye kampanyası" da olduğu için iki kelimelik tanımlar, kopyala yapıştır tanımlar, sürekli bkz. verilmiş olabilir. birçok iyi yazarın yazıları gözden kaçabilir.
öte yandan moderasyon tecrübesi olan arkadaşlar bilir. örneğin facebook’ta bir grupta gönderinizi 200 kişi okur, sadece 10 kişi beğenir. yurdum insanı beğeni tuşunu pek kullanmayı sevmez. hele henüz kimsenin kimseyi tanımadığı yeni açılmış bir sözlükte...
moderasyon sözlüğün gelişmesi için yazarların nick altına yorumlar yapıp onların da yazılarının okunması için gayret ediyor. sol frame’deki başlıkları daha okunur hale getiriyor. oylama alışkanlığını artıracak önemli bir etken nick altı kültürünün oluşmasıdır. sözlüğe katkı sağladığı düşünülen yazarların nick altlarına yorum yapıldığında oylama alışkanlığının arttığı da bir gerçektir.
“su akar yolunu bulur” misali zaman içinde emek verenler hak ettiği oyları alır.
bir sözlük kurulduğunda, kurucular genelde facebook, instagram ve diğer sözlüklerdeki tanıdıklarını davet ederler. sıra numarası 1-999 arasında olan yazarlar kıdemlidir. ilk başlıkları açarlar, ilk nick altlarını girerler, çok ve nitelikli tanım yazdıkları için popüler yazar hale gelirler. 1,000-3,000 sıra numaralı üyeler sözlüğe geldiklerinde kaliteli başlıklar ve tanımları görüp örnek alırlar.
3,000 sıra numarasından sonra sözlüğü yeni duyan trolleri sıkça görürüz. 11 fake hesap açan mı dersin, sürekli cinsellik dolu başlık açan mı dersin, sözlüğün kalitesini düşürmek için akla gelmedik yazılar yazan mı dersin, bir sürü gereksiz başlık ve tanım ile karşılaşılır. böyle durumda yazarları takip etme seçeneği ile takip edilen yazarlar okunur, sol frame ve gündem sekmelerine pek bakılmaz.
sözlüklerin ilk aylarında "şu kadar tanım yazana hediye kampanyası" da olduğu için iki kelimelik tanımlar, kopyala yapıştır tanımlar, sürekli bkz. verilmiş olabilir. birçok iyi yazarın yazıları gözden kaçabilir.
öte yandan moderasyon tecrübesi olan arkadaşlar bilir. örneğin facebook’ta bir grupta gönderinizi 200 kişi okur, sadece 10 kişi beğenir. yurdum insanı beğeni tuşunu pek kullanmayı sevmez. hele henüz kimsenin kimseyi tanımadığı yeni açılmış bir sözlükte...
moderasyon sözlüğün gelişmesi için yazarların nick altına yorumlar yapıp onların da yazılarının okunması için gayret ediyor. sol frame’deki başlıkları daha okunur hale getiriyor. oylama alışkanlığını artıracak önemli bir etken nick altı kültürünün oluşmasıdır. sözlüğe katkı sağladığı düşünülen yazarların nick altlarına yorum yapıldığında oylama alışkanlığının arttığı da bir gerçektir.
“su akar yolunu bulur” misali zaman içinde emek verenler hak ettiği oyları alır.
devamını gör...
