son derece haklı bir tespittir.

düzgün bir şekilde, kimseye zarar verilmeden yapılan protestoların içine sızarlar; ortalığı karıştırır, polise taş atarlar. provokasyon yapmayı iyi bilirler.
devamını gör...

yönetmenliğini ilya naishuller'in yaptığı 2021 yapımı filmle ''john wick'i bir milyoncu kere izlesem mi acep'' diye düşündüğüm bir esnada keşfettim...
posteri dikkatimi çekti.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
uleyn bu utanmaz film'' john wick'e mi sataşıyor''diye bir incelemeye aldım. bir de ne göreyim senaristleri aynı derek kolstad.
''anah! yapımcıları da aynı ya laa ''dedim sonraaa....
değerli arkadaşlar bundan sonrasını spoi takıntısı olanlar okumasınlar lütfen...


filmde aile babası hutch'un, her gün aynı olan günlerinden kesitler gösteriliyor. sıkıcı ve tek düze hayatı olan bu adamın haline acıyorsunuz... o kadar tek düze ki hayatı...hiç bir ekşın yok...
bir gün evine hırsız giriyor ve bu hırsızlara istediklerini verip gitmelerini istiyor. hırsızlarda istediklerini alıp gidiyorlar zaten...
o andan itibaren hayatındaki herkes ''ben senin yerinde olsam'' diyor...
bilirsiniz bu tipleri sizin hayatınızda da vardır.
''ben senin yerinde olsam elimden zor alırlardı''
''benim ailemi tehdit etseler ,asla elini kolunu sallaya sallaya gitmesine izin vermezdim meeeen ''
diyerek alay eden tipleri...
gerçi o andan sonra hutch'un aslında düşündüğümüz insan olmadığı konusunda sinyaller belirmeye başlıyor...
wick'in çıldımasının nedeni köpekçikti, hutch ise kedicikli bileziğe delleniyor ve wick'te ki rus mafyası bu seferde hutch'un yakasına yapışıyor.
film elbette bir john wick değil... bu bir sanat filmi de değil... aksiyon isteyen arkadaşlara güzel bir alternatif sunuyor.
bence başarılı da oluyor.

filmin soundtracklarının çok başarılı olduğunu söylemem gerekiyor. müzüklerine bayıldım. izlerken fark edeceksiniz zaten.

devamını gör...

özelikle sabah kahvaltılarına basit bir şeyler yapayım diyenlere uygun bir tariftir. bunun yanı sıra balığın yanında da güzel gider. balığı kızarttıktan sonra aynı tavada ve yağda domatesleri enlemesine bir parmak genişliğinde kesip kızartırsanız balığınızın yanına sıcak meze elde etmiş olursunuz.

domates yemeyen (sevmemek değil, aramıyorum. elim varmıyor) bir insan olarak kahvaltıda olunca bir parça yiyorum. yediriyor namıssıızzzz. *
sabah kahvaltıları için ihtiyacımız olan malzemeler şunlardır:
* bir miktar tereyağı
* tereyağı yanar derseniz biraz sıvı yağ
* tercihe ve kişi sayısına göre domates
* baharatlardan en çok kekik yakışıyor, domateslerin yumuşaması için biraz tuz.

domatesleri güzelce yıkayalım ve kabuklarını soymadan enlemesine bir parmak genişliğinde (serçe parmak idealdir) keselim.
tereyağını bir tavaya alalım, yakmadan eritelim ve doğradığımız domatesleri tavaya aktaralım. çok fazla pişirmemenizi tavsiye ederim; çünkü tavadan alırken zor olur. pişen taraflara kekik serpelim. sıcak sıcak tüketelim. domatesin kabukları, domatlar piştikten sonra otomatik olarak ayrılıyor.
devamını gör...

aidiyet hissi.

bir eve ait olmak için senden bir parça bulunmalı. belki duvara asılı fotoğraflar, kendin yaptığın bir tablo, bir heykel..

sürekli toplu olan evler çok yapay geliyor bana. her şey o kadar nizami ki, sanki katalog çekimi gibi. bir koltuğun üstünde peluş bir battaniye yoksa o evde salonda oturulup sohbet edilmiyor, vakit geçirilmiyor, beraber film izlenmiyordur. açık bir dergi, sehpada kitap yoksa otelden farkı ne?

sarı loş ışıklar da önemli. her yer beyaz floresan ışığıyla yine stüdyo gibi hissiyat oluşturuyor.

pişen bir şeylerin kokusu, özellikle sütlü tatlı, yazları hobilerini yaparken bulunmaktan keyif aldığın, arkadaşlarınla oturup sohbet ettiğin, kahkahalar attığın, akşamları iki kadeh bir şeyler içebildiğin geniş ve rahat bir balkon, sırnaşık bir kedi belki de suladığın ve yerini asla beğenmeyen memnuniyetsiz bir bitki.

evi yuva yapan sevilerek oluşturulmasıdır. o bu tatlıyı/yemeği sever denilerek pişirilenlerdir, geri dönmek ve o peluş battaniyeye sarılıp film izlemek için can atmaktır, keyifle kadeh tokuşturmaktır bir yaz akşamı balkonda, bu çirkin tablomu nereye assam diye didik didik boş duvar aramaktır.

ait olmaktır, ayna gibi olmaktır. evde bekleyene sevgiyle sarılmak için koşmaktır.
devamını gör...

bir klasik daha gelsin o vakit.
bu şarkı ile şarkı yarışması yapardık.
kendimi en güzel söyleyen sanırdım.
eski beri özgüvenim tavandı.*
bir ilkbahar sabahı
samime sanay
devamını gör...

aladağ / boztahta köyü
anamın yeşil cennet memleketi
ismi gibi cennet
bu yılki çıkan yangında bu cennetin bir kısmı yandı. orman işletme müdürlüğü şuan vakit kaybetmeden tekrar ağaçlandırma yapıyor.
tekrar yeşile bürünecek doğa...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sınavın yarın olduğunu öğrenmek, evet yalnızca bu kadar.
devamını gör...

tebessüm etmenin (bkz: sadaka) olduğunu bilen, içinde olumsuz bir şey saklamak istemeyen, sevdiklerini görünce dayanamayıp gülen, gülünce gözü kısılan göğsü oksijen dolan, beynine daha fazla oksijen giden insanlardır.
gülmenin fiziksel ve sosyal faydaları:
*
bir sporcunun koşarak salgılayabildiği (bkz: endorfin) hormonunu sadece gülümseyerek salgılar.
*
(bkz: bağışıklık sistemi)nin güçlenmesinde etkili olan alyuvar üretkenliği artırıyor. hastanede tedavi gören çocuklardan oluşan iki ayrı grup üzerinde bir test uygulanıyor. onların gülümsemelerini sağlayacak masallar okunup birlikte oyunlar oynanıyor fakat diğer grupla herhangi bir etkileşim olmuyor. bir süre sonra yapılan alyuvar sayımında gülen çocuklarda alyuvar üretkenliği artarken diğer grupta hiçbir değişim gözlenmiyor.
*
gülmek bir refleks olarak ortaya çıksa da karmaşık bir beyin etkinliğinin sonucudur ve karşıdaki kişileri de kolayca etkisi altına alabilir. gülümseyen birini görünce beynin yüz bölgesine etki eden kısmı harekete geçip istemsizce karşıdaki insanın da tebessüm etmesine sebep oluyor. bu şekilde karşıdaki kişiye de pozitif enerji veriliyor.
*
makyajdan daha etkilidir.
pek çok kadın, erkeklerin her ne kadar makyajlı kadınlardan hoşlandığını düşünse de aslında onları ilk etkileyen şey bu değil. şimdiye dek yapılan sosyal deneylere göre, içten ve samimi gülümsemesi olan kadınlar erkekler tarafından daha çok beğeniliyor. aynı durum erkekler için de geçerlidir.
devamını gör...

her masaya 1 garson düşecek sayıda garsona sahip olmasıdır.
devamını gör...

(bkz: nick altın)
devamını gör...

belki yorulmuştur, belki çok yazdım bi faydasını görmedim biraz da okuyayım demiştir.
devamını gör...

- saatlerinin markalarını gözümüze sokarcasına çektikleri fotoğraflar
- babet çorap
- gömleklerinin neredeyse bütün düğmelerini açık bırakmaları
- cüzdan, telefon, araba anahtarı, nargile kombosu
- ayaklarını gösteren ayakkabılar.
- dapdaaar giyinmek
- aşırı kaslı görünüm.
devamını gör...

alışmam sebebiyle normal ışığın bana artık disko topu gibi gelmesine sebep olan dingin eylem.
devamını gör...

şu anın değil bir yarım saat öncesinin fotoğrafı. küçük bir zirve yaptık (@epsilondelta)'yla. bize eşlik eden iki bira ve bu minnakla. tüm iddian ve kurnazlığınla, vayy bee epsilon...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

paylaştığınız şarkıyı dinler, önerdiğiniz kitabı okur. ölüyorum şöyle değer verdiğini gösteren insanlara yahu!

tanımlamaları da çok kalitelidir. *
devamını gör...

hatta, her ne kadar saklansa da ateistlere bağlı olduğu bilinen vakıflarda erkek çocuklarına tecavüz edildi. hatta geçtiğimiz yaz ateist bir şeyh, küçük kız çocuğunu zorla öpmüştü. sonunda gerçekleri konuşan birileri.
(bkz: ünlem)
devamını gör...

düşünce tarzımla çok uyuştuğuna inandığım margeret atwood distopyası. hemen hiç konuşma olmuyor, tamamen kızın zihnindeyiz.bu nedenle de kadının bildiği,gördüğü ve yaşadıkları haricinde başka bir bilgimiz olamıyor.ilk sayfalarda neredeyim ne yapıyorum gibi amnezik bir his yaşatıyor ama bir süre sonra o dünyaya alışıyoruz.kadınlara sözde korunaklı ve özel varlıklar oldukları, kıymetli olduklarını söyledikleri bir yaşantı kurulmuş.burada biçilen değer ise tamamen doğurganlık üzerine. ne kadar doğurursa ederi de o kadar kadınların. şimdi kapalı kapılar ardında vücut bulan yaşantılardan ve anlayıştan pek de farkı yok bu açıdan. farkı,bunun bir öte-gelecekte yaşanıyor olması. çarpıcı bir kitaptı fikrimce. okumasam ciddi bir kayıp olurdu diye düşünüyorum.
devamını gör...

stephen king'in 11.22.63 adlı romanından uyarlanan, 8 bölümlük bir mini bilim kurgu, dram dizisidir.
finali muhteşemdir, ağlatmıştır. hatta izlediğim en iyi finallerden birisi olduğunu düşünüyorum.

finaldeki şiir ile bitirmek istedim...


“bu odayı veya müziği biz istemedik, davet edildik sadece.
bu yüzden, madem karanlık etrafımızda, dönelim yüzümüzü ışığa.
bolluğa minnettar olmak için katlanalım zorluklara.
keyfin tadına varabilmemiz adına acı verilmiş bize.
ölümü reddetmemiz için hayat verilmiş bize.
bu odayı veya müziği biz istemedik.
fakat madem buradayız dans edelim gitsin.”
devamını gör...

zorlamayın
zamanı gelmemiştir
gelince o sizi bulur.
devamını gör...

kötülüklerin büsbütün egemen olduğu
namussuz bir çağ bu biliyorsun
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim