kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yıllar önce savaş bölgesinde çekilen bir belgesel ya da haberde, 60 yaşındaki bir adam şu cümleyi kurmuştu: "son üç yılda hiç görmek istemediğim şeyler gördüm acılar yaşadım, bunlar olmadan önce 57 yaşında ölmek isterdim". unutamıyorum bu cümleyi. dilerim hiçbirimizin kaderinde yoktur böyle dönemler ama eğer varsa, o an gelmeden, o acıları görmeden ölmek isterim artık hangi yaşsa. uzun yaşamak değil iyi yaşamaktır mühim olan, o yüzden biri hapşurunca çok yaşa yerine iyi yaşa derim ben.
devamını gör...

din sana senden olmayan ve senin gibi düşünmeyeni yargılamanı söylemiyor.
din sana herkes ve herşey ile bir olmanı tavsiye eder, kimi farklı düşünür kimi farklı amaç için kullanır, iyi ve kötü kullanan inandığı şeyi farklı yorumlamakla bir ilgisi yok.
bu iki kişinin farklı benlik düşüncenin elindeki din kozu iyi veya kötü yönde kullanmaktan kaynaklıdır.

kişi ateist, dinsiz, deist olabilir bu bana zarar vermediği gib herhangi bir yarar da vermez. saygı duyarım.
fakat benim seni inancımın aksine olan düşüncenlw kabul edip yargılayıp sorgulamıyorsam, dışlayıp kötülemiyorsam, fikrini yok sayıp bilgi tezini çürütmüyorsam; senin inancımdan olan bu nefretin sebebi ne? amacın ne?

her siyasi parti karşı zıt görüşle propagandasını yapar, elinde somut veya soyut hiç bir parti varlığını süedüremez, kitle toplayamaz.

şimdi şuraya çok şey bırakırım geçmiş siyasetin şimdi andavalların din sömürüsü üzerinden rant sağladığı gibi, geçmiş siyasilerin yürüttüğü ve türkiyenin içini çürüttüğü politikaları ama!

malum, bugünlerde konuşan herkes çok kolay hain terörist ilan edilebiliyor, ansızın kapı çalınıp götürülebiliyor, sosyal ortamda da sert cahilce eleştiriler alınabiliyor, aynı örneği şuan bu ortamda olduğu gibi.
devamını gör...

marx'ın sosyal bilimlere yaptığı bir katkı varsa, o da insan toplumlarının yapısının maddi şartlar tarafından belirlendiğini söylemesidir. tabi marx bunun tam olarak nasıl olduğunu sarih bir şekilde ortaya koyamamıştır. bu fikrin asıl geliştiricileri 20. yüzyılda kültürel materyalistler (cultural materialism) olmuştur, özellikle de marvin harris. fakat bu ekolü marksizm ile karıştırmak kendilerine yapılmış büyük bir haksızlık olur, çünkü bu ekol "sosyal bilimlerin" gerçekten bilim olabilmesi yönünde atılmış oldukça önemli bir adımdır.

marksizm ise bilimsel bir teori olmaktan çok bir ideolojidir. teleolojik bir tarih görüşüne sahiptir. yani marksizme göre tarih belirli bir yönde akar ve bu akışı sağlayan da sınıflar arasındaki mücadeledir. şimde tarihin akışının sınıflar arasındaki mücadele olduğunu söylediğinizde aslında en baştaki maddi temelin belirleyici olduğu fikrini terk etmiş oluyorsunuz ve böylece maddi temelden çok (ekoloji, coğrafya, enerji kaynakları, nüfus, teknolojik aletler vb.) toplumsal organizasyonun (toplumun sınıf konfigürasyonu) belirleyiciliğine vurgu yapmış oluyorsunuz. ve böylece toplumların sınıf konfigürasyonunu da belirleyen şeyi, yani maddi koşulları gözden kaçırmış oluyorsunuz ve maddi koşullara yapılan vurgu yerini sınıflara; yani bir takım şerefsiz, kan emici, adi, alçak burjuvalara, para babalarına vb. bırakmış oluyor. şimdi gidin türkiye'deki komünist partilerin söylemlerine bakın, hep bu şekilde, çizgi filmlerdeki gibi dünyayı ele geçirmek isteyen bir takım kötü adamlardan bahsederler. elbette marksizmin ve komünistlerin bu şekilde bir söylem tutturmasının sebebi bu ideolojiye meyilli olan insanların belirli bir psikolojik eğilimi paylaşmalarından kaynaklanmaktadır. nietzsche buna ressentiment adını vermişti ve bu ressentiment denilen şeyin ne olduğu anlaşılmadan solculuğun, marksizmin, sosyalizmin, komünizmin ne olduğu anlaşılamaz.

komünizm ve marksizm hakkında daha ayrıntılı bir tartışma için #240078
devamını gör...

diğer sözlüklerde neymiş instagrama kafa tutan bir kafa sözlük var artık.
dönen parıltılı dünya da yok olmuş. yerine sözlük amblemi gelmiş. daha güzel olmuş. bu da yeni yapılmış sanırım.
devamını gör...

--- alıntı ---

yıkılmak binaya mahsus bir şey değil ki, züleyha. bir insanın, bir cümle ile yıkıldığını gördüm ben.

--- alıntı ---

(bkz: cahit zarifoğlu)
devamını gör...

size tutunamayanlardan en sevdiğim göstereceğim:

ülkemiz, bazı yanlarından denizlerle, bazı yanlarından da başka ülkelerle çevrili; genellikle dört köşe, özellikle çok köşe bir kara parçasıdır. denizlerin olmadığı yerlerde ülkemiz, noktalı çizgilerle sınırlanmıştır.» «hani, haritalardaki gibi, değil mi?» «sözümü kesme. evet, haritalardaki gibi. ülkemiz, bir haritaya benzer.» «kesikli, yani noktalı çizgiler neye benzer, hikmet amca?» «sözümü kesme dedim. noktalı çizgiler bir şeye benzemez. noktalı çizgiler, sınır olarak, sınırlarımızda bulunur. bütün sınırlar boyunca uzun binalar, çizgileri; noktalar da, bunların arasına yerleştirilmiş bulunan gözetleme kulelerini gösterir. bunlar, üstten bakılınca, haritalara benzer. uzun binaların ve kulelerin damları kırmızı olduğu için, sınırlar, haritalarda kırmızı çizgilerle gösterilir. biz, bu sınırların içinde kalırız. bundan başka, ülkemizin dört bir yanı, köylülerle çevrilidir. köylülerle çevrili ülkemizde birçok ürün yetişir. çeşitli iklimlerin kaynaştığı ülkemizin akdeniz bölgesinde maki denilen kısa boylu, tıknazca fundalıklar yetişir. sulak bölgelerde ormanlar yetişir, pirinç yetişir. ayrıca, bir de güneşi olan bölgelerde meyva yetişir. ülkemizde, eski çağlardan beri birçok medeniyet yetişmiştir; ülkemiz, birbirine benzemeyen birçok medeniyetin beşiği olmuştur. bu beşikte birçok medeniyet sallanmıştır, birçok medeniyeti uyutmuşuzdur. en son kurulan medeniyet ekmek medeniyetidir. bu medeniyetin sürekli oluşunu sağlamak için, ülkemizin birçok yerinde, buğday yetişir. fakat, ülkemizde en çok yetişen, köylüdür. köylü, bütün iklimlerde yetişir. köylünün yetişmesi için, çok emek vermeğe ihtiyaç yoktur. köylü bozkırda yetişir, yaylada yetişir, ormanda yetişir, dağda yetişir, kurak iklimde yetişir, ovada yetişir, sulak iklimde yetişir. çabuk büyür, erken meyva verir. kendi kendine yetişir, kendi kendine meyva verir. biz köylüleri çok severiz. şehre gelirlerse onlardan kapıcı ve amele yaparız. satırbaşı. ülkemizde dağ vardır, ova vardır, akarsu vardır, tepe vardır, içi taranmış çokgenlerle gösterilen şehirler vardır, girintili çıkıntılı kıyılar vardır, çakıl parçalarına ve kuşlara benzeyen göller vardır, ağzını açmış sivri burunlu ve kuyruklu bir kurbağaya benzeyen bir iç denizimiz vardır, yeşil düzlükler ve kahverengi yükseltiler vardır. bu görünüşüyle ülkemiz, ilk bakışta, başka ülkelere benzer. bu bakış, kuş bakışıdır. ilkbaharda ülkemiz yeşillenir; sonbaharda, eski bir harita gibi sararır, solar. satırbaşı. ülkemizde tarım ürünleri yetişir. kuru üzüm ve incir yetişir. önce ıslak yemişler yetişir. onları, güneş olan yerlerde kurutarak kuru yemiş yetiştiririz. ingiltere ye göndeririz, onlar da bize gerçek gönderirler. gerçek tohumları gönderirler. biz, o gerçeklerden, kendimize göre gerçekler yetiştirmeğe çalışırız. son yıllarda, kuru üzüm ve incirin yanı sıra, köylü de göndermeğe başlamışızdır. bu köylüleri, önce şehirlerde biraz yetiştiririz; tam olgunlaşmadan (yolda bozulmasınlar diye)başka ülkelere göndeririz. onlar da bize döviz gönderirler. halk müziği göndeririz; şoför plağı gönderirler, aranjman gönderirler. azgelişmişülke göndeririz; yardım gönderirler. zelzele, toprak kayması, sel felaketi haberleri göndeririz; çadır ve heyet gönderirler. asker göndeririz; teşekkür gönderirler. binzorluklayetiştirdiğimizdeğerler göndeririz; dışülkelerdeçalışanyabancılaristatistiği gönderirler. gerçekinsanlarımızı göndeririz; bizeordanmektup gönderirler.
devamını gör...

rasgele bir radyo istasyonunda sevdiğin parçanın çalması.
devamını gör...

28 temmuz günü ülkenin farklı bölgelerinde eş zamanlı olarak çıkan yangınlardır.
(bkz: 28 temmuz 2021 manavgat yangını)
(bkz: 28 temmuz 2021 adana'da orman yangını)
(bkz: 28 temmuz 2021 osmaniye yangını)
ayrıca birde kayseri'nin yahyalı ilçesinde bir orman yangını çıktı.*

yangınların kasten yapıldığı az çok belli, lakin kim veya kimler tarafından yapıldığına dair net bilgiler yok. özellikle rant için yapıldığına veya pkk tarafından çıkarıldığına dair iddialar mevcut.

özellikle sosyal medyada kürtçü pkk sempatizanları olayları sevinçle karşılayıp ateşin çocukları isimli bu konularda sabıkalı pkk uzantısına övgüler dizmekte. yine aynı ekibin işi olması muhtemel. işte karşınızda özgürlük savaşçıları(!)

edit: saldırıyı pkk nın bir uzantısı olan ateşin çocukları grubu üstlenmiş, bu ne ilk saldırıları idi ne de son olacak. adamlar aramızda buralarda bile açıkça çekinmeden propaganda yapabiliyorlar. o zihniyetteki adamlara sesleniyorum bu topraklar asla tek bir millete yâr olmadı, yanacaksak hep beraber yanarız.

edit2: arkadaşlar ne rantı, rant için olsa adamlar ellerinde müdahale imkanı olmadığı halde kırk küsur yerde eş zamanlı yangın mı çıkarır? kepaze oldu millet yerleşim yerleri telef oldu. bu açıkça türkiye ve türk milletine yapılan bir saldırıdır.
devamını gör...

kapanışa yakın coldboy robota dönüştü!! şok şok şok.. *
devamını gör...

1993 yapımı r dereceli gerilim filmidir. bu film çok tırt. aldığı puanların hiçbirisini hak etmiyor. sadece oyunculuklar ve nicole kidman'ın sevişme sahnesi çok iyiydi. onun haricinde ciddi ciddi tırt bir film.başından sonuna kadar tahmin edilebilir senaryo (senaryo sanki iki bölümden oluşuyor. biri seri katil diğeri dolandırıcılık hikayesi) , ruhsuz karakterler (bakın karakterler diyorum , oyunculuklar değil) sanki karakterler öyle bir yazılmış ki bas baya ben kötüyüm yaaa!! diye bağırıyordu. film ilk başlarda bir seri katile odaklanıyordu açıkçası konuyu sevmiştim lakin filmin yarısında seri katil ortaya çıktı ve film bambaşka saçma sapan bir aldatma , dolandırıcılık hikayesine dönüştü. sanki proje daha yapım aşamasındayken ve senaryo daha yazılmamışken oyuncular seçilmiş ve oyuncular seçildikten sonra belli bir ekip senaryoyu yazmış daha sonra başka bir ekip gelmiş ve demiş ki yaaa bu seri katil hikayesi aslında güzel ama biz başka bir şeyler daha koyalım. o kadar abidik gubidik saçma sapan bir şey çıkmış ki ortaya... bu filmin asıl sıkıntısı kesinlikle senaryonun saçma sapan ilerlemesi. kardeşim madem filmin ana temasi seri katil değil niye bana 40 dakika boyunca seri katilin kim olduğun çözdürmeye çalışıyorsun?? hayır sonra seri katil ortaya çıkıyor ve biz saniyoruz ki "waoww diyeceğiz" seri katil kimse çıkmıyor. bomboş bir insan çıkıyor daha önce hiç görmediğimiz biri çıkıyor. 4/10 kesinlikle berbattı.


filmin sonunda küçük çocugun bir şaşırtma yapacağı belliydi. nicole kidman'ın kocasını dolandırmaya çalışması çok belliydi. her şey aşırı belliydi yahu. sadece bir şeyi kestiremedim. aslında tahmin ettim ama film o kadar tek düze ilerliyordu ki ihtimal veremedim. nicole kidman'ın kocası rolündeki zat hem karısını hem karısının metresini oyuna getirip polise teslim ediyor. o kadar gerizekalı bir karakter ki kendisi. ondan böyle bir kapasite göremedim ve ihtimal bile veremedim.
devamını gör...

evvel zaman şiiri ile zaman zaman lise zamanlarımı hatırlatan şair. bazı şiirlerinde derin bir umutsuzluk vardır, bazılarında ise bu durumun aksine hayatın güzel olabileceği fikrine kapılmıştır. hangisi cahit külebi'nin gerçeğidir onu bilemem işte.

--- alıntı ---

sen de aşıktın bir zamanlar,
geceleri sokak sokak gezerdin
ellerin ceplerinde yıldızları sayarak.

--- alıntı ---
devamını gör...

insan hayatı.
devamını gör...

"her acı zamanla geçmez."

-cem adrian ve birsen tezer - beni hatırladın mı.
devamını gör...

bulasiklari makineye koyup daha sonra benim topladigim siradir. sırası gelen yapsın lütfen.
devamını gör...

neden? sadece soruyorum, neden? gerek var mıydı böyle bir şeye? sevilen şeyleri mahvetmek için elinizden gelen her şeyi yapın durmayın. rowling zaten saçma sapan tivitleriyle mahvediyor siz de mahvedin.
devamını gör...

kendilerine ho-chunk diyen ama komşuları potawatomi'ler tarafından, kirli suyun halkı anlamında winnebago denilen, siouan dili konuşan bir kızılderili kabilesidir.
beyazlar geldiğinde wisconsin, minnesota, iowa, illinois civarlarında, bölgedeki algonkin dili konuşan kabileler gibi yaşıyorlardı. onlarla birlikte fransız'larla ticaret yapmış, salgın hastalıklar kapmış ve önce ingiliz sonra a.b.d'ye karşı savaşlar verdiler. salgın hastalıklar ve savaşlar yüzünden topraklarını yavaş yavaş kaybettiler ve her antlaşmayla daha batıya gittiler.
bugün wisconsin ve nebraska'daki rezervasyonlarda yaşıyorlar.
devamını gör...

gargamel.
devamını gör...

livaneli..
sadece benim için söyleyecek..
süper olurdu..
devamını gör...

azerbaycan türkçesi türkçenin ne kadar güzel bir varyasyonu. ezgisel tınısal olarak farsçaya da benzetiyorum. bayılıyorum.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim