ilginç etimolojik bağlantılar
"itimat" kelimesi arapça olup aslında "amut" kökünden gelmektedir.
amut, bildiğimiz "amuda kalkmak" fiilinin somut hali; "sütun", "direk" anlamındadır.
dolayısıyla itimat demek de; dayanaklı, güvenli, güvenilir demektir.
hatta buradan "mutemet" kelimesi de türemiştir. eskiden şirketlerdeki maaş ödemelerini siyah büyük çantaları ile alan amcaları hatırlatır.
(bkz: namuslu)
(bkz: mutemet ali rıza bey)
amut, bildiğimiz "amuda kalkmak" fiilinin somut hali; "sütun", "direk" anlamındadır.
dolayısıyla itimat demek de; dayanaklı, güvenli, güvenilir demektir.
hatta buradan "mutemet" kelimesi de türemiştir. eskiden şirketlerdeki maaş ödemelerini siyah büyük çantaları ile alan amcaları hatırlatır.
(bkz: namuslu)
(bkz: mutemet ali rıza bey)
devamını gör...
bal porsuğu (yazar)
kelimelerle arası gayet iyi yazarımız, mürekkebin bitmesin porsuk.
devamını gör...
totoloji
bir bileşik önermenin, kendisini oluşturan her değer için, her zaman doğru olması durumu. bir şeyi kendi kaplamıyla tanımlar. yeni bilgi vermez. anlatımı kafa karışıklığına yol açmış olsa da bir çoğumuzun totolog olduğuna kesin gözüyle baktığım durum.
örnek:
kadın gibi kadın
adam gibi adam
sıfır, elde var sıfır gibi.
örnek:
kadın gibi kadın
adam gibi adam
sıfır, elde var sıfır gibi.
devamını gör...
mansur yavaş'ın selam chat tweeti
"tamam da niye ordasın?" kısmı ile güldüren tweet.
yeniliklere açık insanları seviyorum.
yeniliklere açık insanları seviyorum.
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
insan ağaçlar, otlar, çiçekler gibi
her bahar yeniden başlasaydı sevmeye
ne güzel olurdu değil mi?
iyi ki hatıralar bir yere gitmiyor...
biz onlara tutunarak unutuyoruz ölümü
biz onlara tutunarak dünyaya inanıyoruz
biz onlara tutunarak yalnızlığı seviyoruz.
şükrü erbaş
[otların uğultusu altında]
devamını gör...
sevişme sahnesi yüzünden netflix yapımını reddeden oyuncu
ulan size ne ? kadın sevişme sahnesi çekmek istemiyor işte, illa sevişmesi mi lazım sizin gözünüzde bi yere gelmesi için ne? elin kadını üstünden muhabbet döndürüyosunuz utanmazlar.belki sevişmekle alakası bile yok olayın tanımadığınız kadınla ilgili atıp tutmuşsunuz. sevişene bi şey diyosunuz, sevişmeyene başka bi şey. medyanın bunu doğru yansıttığını nerden biliyosunuz? tanımadığınız insanları özelliklede tanımadığınız kadınları çok kolay harcıyosunuz valla bravo. tü ulan hepinize yine şu kafa sözlükte bi düzgün zihniyet göremicez sanırım yanlış yerdeyiz. oyuncusun sen diyip porno teklifini de kabul mü etmesi lazım ya
devamını gör...
tick, tick...boom!
tick, tick... boom!; başrollerini andrew garfield, alexandra shipp, robin de jesus ve vanessa hudgens'ın paylaştığı netflix yapımı bir filmdir. filmin süresi 2 saattir.
film, ünlü müzikal yazarı jonathan larson'ın aynı isimli (tick, tick... boom!) müzikalinin uyarlamasıdır.
jonathan, 30 yaşına günler kala üzerinde 8 yıldır çalıştığı müzikali sahnelemek için uğraşan tutkulu bir yazardır. film, jonathan'nın bu süreçte yaşadığı süreci kendi ağzından anlatır.
filmin fragmanı:
film hakkında spoiler içermeyen görüşüm aşağıdadır.
son zamanlarda izlediğim en iyi filmdir.
film, başta da belirttiğim gibi müzikal yazarı jonathan larson'ın doğum gününe günler kala yine kendisinin yazdığı müzikalle beraber kendi ağzından anlatıyor. dolasıyla biyografi filmi demek hiç de yanlış olmaz.
filmin hikayeyi anlatış şekli, müzikleri, oyuncuları bence çok iyiydi. filmin temposu hiç düşmüyor böylece hikayeyle bağlantınız hep diri kalıyor.
müzikleri/şarkıları çok iyi, şu an bu satırları yazarken soundtrack albümünü dinlemekteyim. bu arada andrew garfield'ın sesinin bu kadar güzel olduğunu bilmezdim.
kafam rahat olsun, güzel bir film izleyeyim diyorsanız kesinlikle öneririm. eğer müzikal olması düşündürüyorsa hiç düşünmeyin çünkü bu filmi izlerken sıkılmazsınız.
izleyeceksiniz türkçe altyazı ile izlemenizi öneririm, türkçe dublajda şarkıların altyazısı var mı bilmiyorum malesef*.
puanım 9/10.
düzenleme: ilk paragraftaki gereksiz sözcük kullanımı düzeltilmiştir.
ekleme: filmin soundtrack albümü, iyi dinlemeler.
film, ünlü müzikal yazarı jonathan larson'ın aynı isimli (tick, tick... boom!) müzikalinin uyarlamasıdır.
jonathan, 30 yaşına günler kala üzerinde 8 yıldır çalıştığı müzikali sahnelemek için uğraşan tutkulu bir yazardır. film, jonathan'nın bu süreçte yaşadığı süreci kendi ağzından anlatır.
filmin fragmanı:
film hakkında spoiler içermeyen görüşüm aşağıdadır.
son zamanlarda izlediğim en iyi filmdir.
film, başta da belirttiğim gibi müzikal yazarı jonathan larson'ın doğum gününe günler kala yine kendisinin yazdığı müzikalle beraber kendi ağzından anlatıyor. dolasıyla biyografi filmi demek hiç de yanlış olmaz.
filmin hikayeyi anlatış şekli, müzikleri, oyuncuları bence çok iyiydi. filmin temposu hiç düşmüyor böylece hikayeyle bağlantınız hep diri kalıyor.
müzikleri/şarkıları çok iyi, şu an bu satırları yazarken soundtrack albümünü dinlemekteyim. bu arada andrew garfield'ın sesinin bu kadar güzel olduğunu bilmezdim.
kafam rahat olsun, güzel bir film izleyeyim diyorsanız kesinlikle öneririm. eğer müzikal olması düşündürüyorsa hiç düşünmeyin çünkü bu filmi izlerken sıkılmazsınız.
izleyeceksiniz türkçe altyazı ile izlemenizi öneririm, türkçe dublajda şarkıların altyazısı var mı bilmiyorum malesef*.
puanım 9/10.
düzenleme: ilk paragraftaki gereksiz sözcük kullanımı düzeltilmiştir.
ekleme: filmin soundtrack albümü, iyi dinlemeler.
devamını gör...
dom za vesanje
filmde sembolizme birçok kez başvurulmuş, ama en çok dikkatimi çeken evlerin duvarındaki genelde anadolu'da görmeye alışkın olduğumuz camii ve hayvan tandanslı halılar olmuştur. buradan buradan bunun yanı sıra acı sarhoşluğunu, dibe vurmayı muazzam bir sahne ile betimlemiştir bu film tık. filmde "perhan" karakterini canlandıran davor dujmović filmin yayınlanmasından 11 sene sonra depresyondan dolayı intihar etmiştir.
devamını gör...
kokoreç
izmir usulü yenmelidir. domates her türlü etin tadını bozar. etlerle domates yemeyin.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
bu soruyu ilk defa en yakın kadın arkadaşıma sordum. neden kimse bana aşık olmuyor?. normalde bu durum umurumda pek değil. sadece meraktan sordum. kadınlar senin gibi erkeklerden korkar dedi. harika bir adamsın. fazlasıyla sevilmeyi hakediyorsun. hatta ideal erkeksin bile diyebilirim. ancak öyle bir sınırın var ki aslında sınır değil sen kapıları kapatıp kilidi vurup o anahtarı kırmış bir insansın. lütfen şu sertliğini hata affetmez yaşam tarzını geriye çek. hiç bir insan en ufak hatasında kapının önüne konma korkusu ile yaşamak istemez. durdum bir düşündüm. tespit mükemmeldi. düşündüm. sevgi neydi? en azından ben aşık olduğum kadınlara karşı korkusuzca yaklaştım. emek verdim. yormadım bunaltmadım. el üstünde tuttum. olduğu gibi kabul ettim. kötü huylarını bile sevdim. hayatımı ortaya koydum. sonuç ne oldu? defalarca hüsran. kimse kimseyi artık sevmiyor. sadece yüzeysel ve çıkara dayalı tüketme odaklı sevgiler. ben buna yokum arkadaş. içimde hala sevgi var ve ben bunun tüketilmesine izin vermem diye düşündüm. sonra dedim ki boşver. benim sevme ve sevilme anlayışım artık bu dünya üzerinde geçerli değil. metroyu sevmiyorum ama ne kadar serin değil mi deyip konuyu kapattım. tek bir şey demedi üstüne. o da biliyordu haklı olduğumu.
devamını gör...
sözlük yazarları olarak domates hıyar ekiyoruz
(bkz: domestic hıyar) dan çok özür dileyerek söylüyorum ki, yorgunluktan mıdır nedir artık bilinmez "domates hıyar"ı domestic hıyar diye okudum.*
devamını gör...
doğal termometre
cırcır böceklerinden hava sıcaklığını tahmin etmek mümkün. olayın temeli erkek cırcır böceğinin hava sıcaklığının artışına vızıldamasındaki artışla karşılık vermesi temeline dayanıyor. özellikle eğer bulabilirseniz oecanthus fultoni* türünden çok daha hassas termometre olmakta. işte size termometrenin yapımı;
evet yanlış duymadınız.
a) önce bir adet cırcır böceği buluyoruz. vızır vızır ötenler erkek oluyor.
b) 14 saniye’de kaç kere ses çıkardığını hesaplıyoruz.
c) bulduğumuz sayıya 38 ekliyoruz.
d) bu bize fahrenheit cinsinden sıcaklığı veriyor.
e) c/100= (f-32)/180 formülünden sıcaklığı santigrat derece olarak buluyoruz.
evet yanlış duymadınız.
a) önce bir adet cırcır böceği buluyoruz. vızır vızır ötenler erkek oluyor.
b) 14 saniye’de kaç kere ses çıkardığını hesaplıyoruz.
c) bulduğumuz sayıya 38 ekliyoruz.
d) bu bize fahrenheit cinsinden sıcaklığı veriyor.
e) c/100= (f-32)/180 formülünden sıcaklığı santigrat derece olarak buluyoruz.
devamını gör...
gelmiş geçmiş en büyük devrimci
hz. hüseyin(as) dir.
herkesin; zalimin, zulmüne sessiz kaldığı, ölüm korkusuyla zulme rıza gösterdiği, birkaç yıl rahat hayat sürebilmek için gerçeklerden yüz çevirdiği, dünya malına tamah ettiği, doğru ile yanlışın birbirine dolandığı bir zamanda, ailesi ile beraber, çocukları ile beraber şehid edileceğini bile bile; heyhat minnez zilleh* demiştir.
herkesin; zalimin, zulmüne sessiz kaldığı, ölüm korkusuyla zulme rıza gösterdiği, birkaç yıl rahat hayat sürebilmek için gerçeklerden yüz çevirdiği, dünya malına tamah ettiği, doğru ile yanlışın birbirine dolandığı bir zamanda, ailesi ile beraber, çocukları ile beraber şehid edileceğini bile bile; heyhat minnez zilleh* demiştir.
devamını gör...
telegrama kız atmak
yemin ediyorum, nick'inin hakkını veriyorsun.
işte böyle.
işte böyle.
devamını gör...
bilim kurgu
ne olduğunu uzun uzun yazmayacağım ama ne olmadığı hakkında diyeceğim bir şey var:
muhterem romalılar, kader mahkûmları ve sinemadan zerre anlamamasına rağmen kendisine sinefil diyebilen yaşam formları,
"bilim kurgu" ve "fantastik" film türleri aynı şey değillerdir. bazen iç içe geçmiş olabilirler, bir fantastik film bilim kurgu ögeleri barındırıyor olabilir ya da tam tersi de olabilir, ama bu onları değerlendirirken birbirine karıştırabileceğiniz anlamına gelmez. ayrıca ikisinin arasındaki ayrımı yapamıyor olmanız da muhtemelen gerizekâlı olduğunuz anlamına gelir.
fazla ofansif oldu, biliyorum. yanlış anlaşılmasın, herhangi özel birine değil bu sitem. imdb de dahil olmak üzere bilimum sinema üzerine içerik platformuna. bilim kurgu izleyelim diyoruz, açıyoruz listeyi, taytlı taytlı adamlar cirit atıyor. bilmemne evreninin süper kahramanı diğer süper kahramanlarla kapışıyor. ya kurgu tamam da bilim nerede? sadece kurgu bir evrendeki dünya benzeri bir gezegende geçiyor diye bilim kurgu mu oluyor bu? ya böyle iş olur mu?
geçen joker (film)'e bilim kurgu demişler. joker'e... hani joaquin phoenix'in oscar aldığı joker'e... dram filmine... delireceğim.
muhterem romalılar, kader mahkûmları ve sinemadan zerre anlamamasına rağmen kendisine sinefil diyebilen yaşam formları,
"bilim kurgu" ve "fantastik" film türleri aynı şey değillerdir. bazen iç içe geçmiş olabilirler, bir fantastik film bilim kurgu ögeleri barındırıyor olabilir ya da tam tersi de olabilir, ama bu onları değerlendirirken birbirine karıştırabileceğiniz anlamına gelmez. ayrıca ikisinin arasındaki ayrımı yapamıyor olmanız da muhtemelen gerizekâlı olduğunuz anlamına gelir.
fazla ofansif oldu, biliyorum. yanlış anlaşılmasın, herhangi özel birine değil bu sitem. imdb de dahil olmak üzere bilimum sinema üzerine içerik platformuna. bilim kurgu izleyelim diyoruz, açıyoruz listeyi, taytlı taytlı adamlar cirit atıyor. bilmemne evreninin süper kahramanı diğer süper kahramanlarla kapışıyor. ya kurgu tamam da bilim nerede? sadece kurgu bir evrendeki dünya benzeri bir gezegende geçiyor diye bilim kurgu mu oluyor bu? ya böyle iş olur mu?
geçen joker (film)'e bilim kurgu demişler. joker'e... hani joaquin phoenix'in oscar aldığı joker'e... dram filmine... delireceğim.
devamını gör...
bal porsuğu (yazar)
kaliteli, bilgilendiren yazılarını okudukça mutlu oluyorum. kendisi tarafından tanımlarımın beğenilmesi de bir ayrı mutlu ediyor doğrusu. aklının hep duru, yüreğinin bal gibi kalması temennisiyle efeniim.
devamını gör...
çocukken baba eve getirdiğinde mutlu olunan şeyler
yoğurt.. yoğurda babamdan daha duskundum..
devamını gör...
kendinizi bir cümle ile anlatın
bolca karadeniz olan şehirlerde büyümüş, annesinin içine aşıladığı merhamet duygusu yüzünden çok zor günler yaşamasına rağmen yine aynı duygu sayesinde iyi bir insan olma ihtimaline sıkı sıkı sarılmış, babasının sanatçı kişiliğinden ufak kırıntılarla hayatını heba etmek için edebiyata derinlemesine dalmış, yine babasının iletişim sorunlarını miras almış ve bu mirası reddetmek için büyük savaşlar vermiş, bu savaşlarda bolca yara almasına rağmen her seferinde sağ salim çıkmayı başarmış, çokça aşık olmuş ve her seferinde yanıldığını anlamış ancak son seferinde yanlışların götüremediği doğruyu bulmuş, hayatını kelimelerin gücüne adadığı için kendine en uygun mesleği seçmiş, etrafında çok insan yanında ise az insan isteyen, hayatına giren birçok insanı kolayca unutabilirken öykü ve roman kahramanlarını asla unutmayan, bütün dinlere eşit mesafede durduğu için sırattan geçerken tökezleme ya da styx nehrini geçerken boğulma ihtimali kuvvetli olan ama kesin olarak buna aldırmayacak olan, yaptığı her şeyi insan olmak adına yapan ve dahasını da yapabilecek olan, herhangi bir şey öğrenmeden geçen günü ömründen düşmeyen, ölümsüz olduğuna ölene kadar inanmayı sürdürecek olan bir insandır insanolunbiraz.
devamını gör...
feminazi
iki feminist tanım girdim diye bana yapıştırılan yaftadır. bazı insanlar nedense her feministi bu şekilde aşağılama yoluna gidiyorlar artık.
devamını gör...
