platform
2019 yapımı, bilimkurgu- gerilim-korku
türünde -ki dram da var içinde- yayınlanan bol mesaj içerikli ispanyol filmi. ayrıca bir distopya.
dünyada üç tür insan vardır: yukarıdakiler, aşağıdakiler, düşenler
film bu sözler ile başlıyor.

son zamanların en popüler filmlerinden. anlatım biçimi oldukça sarsıcı. ama bazen mesajı daha net verebilmek için sinemada, kitapta bu yollara başvurulur. rahatsız edici görüntülerin yer aldığı filmde istenende rahatsız olmamız. mesela 1984 romanını okurkende aynı etkiye kapılıyorsunuz.
yukarıdakiler böyle olmamı istedi suçlu yöneticiler. onlar kendilerine düşen payın fazlasını yediler. bize pay vermediler. bize birbirimizi yiyin dediler. sosyal adaletsizliğin insan'ı nasıl kötü birey'e dönüştürdüğüne şahit oluyoruz. film karakteri gibi don kişot olsan bile çirkin sistem'in içinde iç güdülerine yenik düşebiliyorsun. bu çirkin düzenin içinde hayatta kalmak için insan'ın temel ihtiyacı olan yemeği yemesi gereklidir. filmde yemek sofrasının asıl mesaj'ı taşıdığını düşünüyorum. çünkü insan bu dürtüyü bastıramaz. onu bu temel dürtü üzerinden sınava tabi tutan üsttekilerdir. toplumdaki suç artışının temelinde insanın uygun olmayan koşullarda iç güdüleriyle hareket ettirilmelerine neden olup, vahşileşmesini sağlayan adaletsiz sistemdir.
filmde alt katmandaki insanların tanrı vurgusu yapması, don kişot romanına atıfta bulunulması çok yerindeydi.
bir kremalı pudingin hazırlandığı hassasiyet en alt katmadaki küçük bir çocuğa verilmiyor. ama o puding film sonunda bir don kişot sayesinde yine o çocuğun oluyor.
bir çok kişi filmin sonunu beğenmemiş ama benim için kafiydi. bence film süresince zaten anlatılmak istenen anlatılmış. ayrıca ben çocuk ile ilgili vurguyuda beğendim.
kendi çıkarlarını koruyanlar toplum'a hiçbir zaman fayda sağlayamayacaktır. ben biraz filmin mesajlarıyla ilgilendim. belki izlerken mideniz bulanacak, gerileceksiniz ama anlatılmak istenen için değer. ayrıca distopyalar vahşi gerçeklerle yüzleşmek içindir..
türünde -ki dram da var içinde- yayınlanan bol mesaj içerikli ispanyol filmi. ayrıca bir distopya.
dünyada üç tür insan vardır: yukarıdakiler, aşağıdakiler, düşenler
film bu sözler ile başlıyor.

son zamanların en popüler filmlerinden. anlatım biçimi oldukça sarsıcı. ama bazen mesajı daha net verebilmek için sinemada, kitapta bu yollara başvurulur. rahatsız edici görüntülerin yer aldığı filmde istenende rahatsız olmamız. mesela 1984 romanını okurkende aynı etkiye kapılıyorsunuz.
yukarıdakiler böyle olmamı istedi suçlu yöneticiler. onlar kendilerine düşen payın fazlasını yediler. bize pay vermediler. bize birbirimizi yiyin dediler. sosyal adaletsizliğin insan'ı nasıl kötü birey'e dönüştürdüğüne şahit oluyoruz. film karakteri gibi don kişot olsan bile çirkin sistem'in içinde iç güdülerine yenik düşebiliyorsun. bu çirkin düzenin içinde hayatta kalmak için insan'ın temel ihtiyacı olan yemeği yemesi gereklidir. filmde yemek sofrasının asıl mesaj'ı taşıdığını düşünüyorum. çünkü insan bu dürtüyü bastıramaz. onu bu temel dürtü üzerinden sınava tabi tutan üsttekilerdir. toplumdaki suç artışının temelinde insanın uygun olmayan koşullarda iç güdüleriyle hareket ettirilmelerine neden olup, vahşileşmesini sağlayan adaletsiz sistemdir.
filmde alt katmandaki insanların tanrı vurgusu yapması, don kişot romanına atıfta bulunulması çok yerindeydi.
bir kremalı pudingin hazırlandığı hassasiyet en alt katmadaki küçük bir çocuğa verilmiyor. ama o puding film sonunda bir don kişot sayesinde yine o çocuğun oluyor.
bir çok kişi filmin sonunu beğenmemiş ama benim için kafiydi. bence film süresince zaten anlatılmak istenen anlatılmış. ayrıca ben çocuk ile ilgili vurguyuda beğendim.
kendi çıkarlarını koruyanlar toplum'a hiçbir zaman fayda sağlayamayacaktır. ben biraz filmin mesajlarıyla ilgilendim. belki izlerken mideniz bulanacak, gerileceksiniz ama anlatılmak istenen için değer. ayrıca distopyalar vahşi gerçeklerle yüzleşmek içindir..
devamını gör...
din felsefesi
din felsefecileri her ne kadar çok sayıda farklı problem üzerinde çalışmayı seçmiş olsalar da alanın ana problemi, tahmin edileceği gibi, tanrı’nın var olup olmadığıdır.
devamını gör...
erguvan
yapraklanmadan önce nisan ayı sonuyla mayıs ayı başında, birkaç haftalığına baharın müjdecisi kabul edilen morumsu pembe renkte çiçekler açar. ama biz daha çok istanbul'un büyüleyici sembollerinden olduğunu biliriz.
devamını gör...
ölümün en iyi tanımı
"yeni yaşam kapısı" diyeceğim başlık.
devamını gör...
normal sözlük'te yazarlara kurucu üye unvanı verilsin kampanyası
yanında fıstıklıbörekte de istermisin?
devamını gör...
kelenderis ve pictorem
kusura bakmayın ama (bkz: pike ve tutan come on)
ben bu yeni mahlaslara alışamadım.
aralarında ne olduğu da onları ilgilendirir.
ben bu yeni mahlaslara alışamadım.
aralarında ne olduğu da onları ilgilendirir.
devamını gör...
normal sözlük'teki ciddi yazarlar
iyiki varlar. hep gırgır şamata da çekilmiyor hakikaten. ben ikisini bir arada götürmeye çalışan yazarlardanım. o gün ki ruh halime göre değişiyor dengesi.
devamını gör...
kulak kıkırdağını deldirmek
bazılarında çok hoş duruyor.
devamını gör...
telefonuna 100 kontör yüklemiş insan
100 kontöre 10 dakika konuşurdun. bir mesaj 2 kontördü, çok karanlık dönemlerdi o zamanlar.
o yüzden çağrı atardık 1 kontör kalınca hesapta.
1 çağrı geliyor musun.
2 çağrı birazdan geliyorum.
3 çağrı bensiz devam edin.
o yüzden çağrı atardık 1 kontör kalınca hesapta.
1 çağrı geliyor musun.
2 çağrı birazdan geliyorum.
3 çağrı bensiz devam edin.
devamını gör...
ibrahim peygamber
sümerolog muazzez ilmiye çığ'ın kaleme aldığı ve üç dinin atası sayılan hz. ibrahim'in izini sümer çivi yazılarından, arkeolojik buluntulardan ve kumran metinlerinden sürdüğü bir araştırma kitabı. aşağıdaki arkeolojik buluntu, kitabın kapağında yer alan ve ibrahim’in oğlu ishak’ı kurban edecekken allah’ın gökten koç indirmesini temsil ettiği düşünülen bir sümer buluntusudur.
(bkz: kur'an incil ve tevrat'ın sumer'deki kökeni (kitap))
(bkz: kur'an incil ve tevrat'ın sumer'deki kökeni (kitap))
devamını gör...
evleneceklere tavsiyeler
aynı anne-babadan doğan iki kardeş bile farklı karakterdeyken, eşiniz olacak kişinin sizin karakterinize uygun şekilde değişeceğini, sizin istediğiniz kalıba gireceğini düşünmeyin.
hayatı paylaştıkça belki ortak zevkleriniz oluşacaktır ama "evlenince düzelir, değişir" beklentisi kesinlikle büyük beklenti.
hayatı paylaştıkça belki ortak zevkleriniz oluşacaktır ama "evlenince düzelir, değişir" beklentisi kesinlikle büyük beklenti.
devamını gör...
russian ark
"tek çekim"lik bir filmdir. yanlış duymadınız. bu film 1 saat 36 dakikalık tek bir çekimle halledilmiştir. "ışık, kamera, motor!" denir ve tüm film o çekimle biter. elbette bu teknikle çekilse de, bunda başarı sağlamaları birkaç denemede olmuştur.
film devasa ermitaj müzesi'nde çekilmiştir. kamera oradan oraya 33 odasını dolaşır müzenin. 2000'in üzerinde aktör ve 3 tane orkestra görev yapmıştır eserde.
deneysel bir filmdir ve türü tarihsel dramadır. bana göre bir fantezi filmi de denebilir. neticede tarihsel figürler ve gerçek olaylar anlatılsa da yapıtta, bu epey renkli bir hayal gücüyle yoğrulmuş, bu sahneler adeta yeniden yaratılmıştır. ayrıca baş karakterin bu "tarihleri" ziyaret etmesi de fantastik bir unsurdur şüphesiz.
sergey dreyden, yabancı'yı (the stranger - the marquis de custine) müthiş oynamıştır ve bu rol gerçekten de çok zor ve yorucudur, özellikle de hiçbir sahneyi yeniden çekmeye fırsat tanımayan filmleme tekniği yüzünden.
yönetmenlik ve oyuncu yönetmenliği, oyunculuklar, ışık, kostümler, diyaloglar, müzikal performanslar... her bakımdan 10 numara bir filmdir.
ayrıca müzeyi gezen kamera adeta bizmişiz gibi, izleyiciyi de içine alan bir filmdir. eğer bu canlı yayınlanan bir gösterim olsaydı, acaba nerede bir "sıçış" olacak diye tedirginlikle bekleyebilmemiz olasıydı ama durum elbette öyle olmadığı için büyük keyifle izlemek düşer bize bu olağanüstü filmi.
bana göre bir modern başyapıttır ve ruslar böyle bir film çekebildikleri için kendileriyle gurur duymalıdırlar; duyuyorlardır da herhalde.
film devasa ermitaj müzesi'nde çekilmiştir. kamera oradan oraya 33 odasını dolaşır müzenin. 2000'in üzerinde aktör ve 3 tane orkestra görev yapmıştır eserde.
deneysel bir filmdir ve türü tarihsel dramadır. bana göre bir fantezi filmi de denebilir. neticede tarihsel figürler ve gerçek olaylar anlatılsa da yapıtta, bu epey renkli bir hayal gücüyle yoğrulmuş, bu sahneler adeta yeniden yaratılmıştır. ayrıca baş karakterin bu "tarihleri" ziyaret etmesi de fantastik bir unsurdur şüphesiz.
sergey dreyden, yabancı'yı (the stranger - the marquis de custine) müthiş oynamıştır ve bu rol gerçekten de çok zor ve yorucudur, özellikle de hiçbir sahneyi yeniden çekmeye fırsat tanımayan filmleme tekniği yüzünden.
yönetmenlik ve oyuncu yönetmenliği, oyunculuklar, ışık, kostümler, diyaloglar, müzikal performanslar... her bakımdan 10 numara bir filmdir.
ayrıca müzeyi gezen kamera adeta bizmişiz gibi, izleyiciyi de içine alan bir filmdir. eğer bu canlı yayınlanan bir gösterim olsaydı, acaba nerede bir "sıçış" olacak diye tedirginlikle bekleyebilmemiz olasıydı ama durum elbette öyle olmadığı için büyük keyifle izlemek düşer bize bu olağanüstü filmi.
bana göre bir modern başyapıttır ve ruslar böyle bir film çekebildikleri için kendileriyle gurur duymalıdırlar; duyuyorlardır da herhalde.
devamını gör...
heart of darkness
ocean firması tarafından piyasaya sürülmüş, another world'ün yapımcısının another world türevinde olan daha çocuklara yönelik ama bir o kadar da karanlık tonda olan oyunu. another world ile aynı oynama ruhunda olup aksiyonlu platform oyunu olmasının yanı sıra akıl/mantık yürüterek bulmacaların çözüldüğü(hani bir yaratık vardır normal şekilde yenemeyiz ama dürteriz onu ve bizi kovalarken kafasına taş düşürürüz falan gibisinden) oyun.
oyun olduğu kadar da animasyon film sayılacak bu oyun zaten yılın animasyonu seçilmiş olup, konusu biraz klişedir. andy isimli yaramaz bir veledin köpeğini başka bir diyardan karanlıklar efendisi kaçırır ve andy köpeğini kurtarmak üzere hurdalardan icat ettiği gemisine atlayıp onu kurtarmaya çalışır. çok uzun bir oyun olmayıp sonu gene klişe bir hayal kırıklığıdır ki zaten çoğu kişi oyunun bu kısmını negatif eleştirmiştir. bir yandan şirin yaratıklarla beraber bi yandan inanılmaz korkutucu karanlık tonda olan kötü yaratık dizaynlarının olduğu bu diyarda oyunun sonundaki tuhaf bir plot twistle andy'nin yaşadıklarının aslında sadece bir rüya/hayal ürünü olduğu ortaya çıkar falan filan ama sonrasında aslında hayal olmadığı ortaya çıkar gene falan filan öyle oyun biter. oyunun credits sahnesi 3d gözlük istemekte olup bu gözlük oyunun orijinal paketiyle verilmekteymiş.
hep devamını yani ikinci oyununu beklemişimdir senelerce çıkmadı bariz yapımcı another world gibi açık sonla bıraktı bunu da.(heart of alien devamını saymıyorum another world'ün çünkü o oyun fanler tarafından çıkmamış varsayılır)
oyun olduğu kadar da animasyon film sayılacak bu oyun zaten yılın animasyonu seçilmiş olup, konusu biraz klişedir. andy isimli yaramaz bir veledin köpeğini başka bir diyardan karanlıklar efendisi kaçırır ve andy köpeğini kurtarmak üzere hurdalardan icat ettiği gemisine atlayıp onu kurtarmaya çalışır. çok uzun bir oyun olmayıp sonu gene klişe bir hayal kırıklığıdır ki zaten çoğu kişi oyunun bu kısmını negatif eleştirmiştir. bir yandan şirin yaratıklarla beraber bi yandan inanılmaz korkutucu karanlık tonda olan kötü yaratık dizaynlarının olduğu bu diyarda oyunun sonundaki tuhaf bir plot twistle andy'nin yaşadıklarının aslında sadece bir rüya/hayal ürünü olduğu ortaya çıkar falan filan ama sonrasında aslında hayal olmadığı ortaya çıkar gene falan filan öyle oyun biter. oyunun credits sahnesi 3d gözlük istemekte olup bu gözlük oyunun orijinal paketiyle verilmekteymiş.
hep devamını yani ikinci oyununu beklemişimdir senelerce çıkmadı bariz yapımcı another world gibi açık sonla bıraktı bunu da.(heart of alien devamını saymıyorum another world'ün çünkü o oyun fanler tarafından çıkmamış varsayılır)
devamını gör...
cennette sonsuza kadar sıkılmayacak mıyız sorunsalı
olmaz ya diyelim ki cennetlik olduk. yüksek koltuklara oturduk. meyvemizi yedik. sarabimizi içtik. huri ile cima ettik. bunu bin yıl, on bin yıl, bir milyon yıl her gün yaptık. peki ya sonra. doyumsuz, nankör ve isyankar dogamiz günün birinde bu rutine isyan etmeyecek mi? sıkıldım lan demeyecek mi. dünya daha bir dengeliydi diye dusunmeyecek mi?
devamını gör...
jose raul capablanca
bana ruy lópez açılışı- eski steinitz savunmasını* sevdirmiş büyük usta. frank grant ile 1919 yılında yaptığı maçın etkisinden yarım saat çıkamayıp sonra gidip bütün maçlarını hatmetmişliğim vardır. aron nimzowitsch ile 1920'lerin sonunda yaptığı destansı maç yine capablanca'nın dehasının önünde tüm dünyaya diz çöktürür nitelikte bir maçtı ki sanıyorum o maçta capablanca'nın tercihi caro-kann* olmuştu ve bu biraz şaşırtıcıdır çünkü en fazla 20 veya 22 maçta tercih etmiştir. ruy lópez denildiği zaman akla gelecek ilk isim şüphesiz capablanca; oynadığı oyunların %23'ünde ispanyol açılışı tercih etmiştir -oturup gerçekten hesapladım evet- ve bu çoğu zaman galibiyeti de beraberinde getiriyor capablanca için. onun dışında orthodox savunması* yine oyunlarında vazgeçilmez bir rol oynar ki herman steiner ile yaptığı maçı put gibi izleme sebebidir ve yine 1914 yılında bernstein'ı capablanca karşısında hüsrana uğratan şey orthodox savunması oluyor aslında. sekiz sene önce notasyon kağıtlarını görmeme rağmen bugün ezberden hamleleri söyleyebilecek kadar hayran kalmıştım. fransız savunması -botvinnik ve vaganian'ı gücendirmek gibi olmasın*- ve four knights denilince akla gelen ilk isimlerden biridir bence. maçları bilenlerin çoğu muhtemelen ne saçmalıyorsun bunlar oldukça basit hamleler diyebilir ama capablanca basit taktiklerin ustasıydı ve zaten bu denli hayranlık uyandıran şey bir noktada bu. daha derini görmeye çalışıp gözünün önünde duran oldukça basit bir cevabı görmeme hatasına düşmüyordu oynarken. bazen kazandıran hamleler en basit olanlarıdır tam da bu yüzden lasker'in dediği gibi:
"ı have known many chess players, but only one chess genius; capablanca"
"ı have known many chess players, but only one chess genius; capablanca"
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının meslekleri
simdilik öğrenci 3 seneye doktor belki 7 seneye psikiyatrist
devamını gör...
j eğrisi
devalüasyon sonucu döviz kurunun yükseltilmesine karşılık, ülkenin net ihracat gelirlerinin önce azalacağını ve belli bir dönemden sonra (genellikle 2 yılın üzerinde) artacağını gösteren eğridir.
devamını gör...


