atatürk'e hakaretten ceza alan akademisyenin bunu şeref madalyası olarak görmesi
bu arkadaş lord eddard stark nickli ruh hastası arkadaş değil miydi ?
hiç şaşırmadım.
hiç şaşırmadım.
devamını gör...
acısını tek başına yaşayan insan
acısı derin olan sessiz yaşar.
devamını gör...
iz bırakan kitap cümleleri
düşünceler baskı altına alarak yok edilemez. onlar ancak dikkate alınmayarak yok edilebilir. işte bizim toplumumuzun yaptığı da bu!
mülksüzler, ursula k. le guin
mülksüzler, ursula k. le guin
devamını gör...
netspeed
taahhütsüz ve diğer internet sağlayıcılarından daha ucuza ve daha iyi hız verdiği için tercih etmeyi düşündüğüm internet servis sağlayıcısı.
1 senedir kullanıyorum memnunum, benim referans kodumla geçiş yapar&abone olursanız ikimizde karşılıklı 12 ay indirimden faydalanırız.
referans no: aı0gxk
1 senedir kullanıyorum memnunum, benim referans kodumla geçiş yapar&abone olursanız ikimizde karşılıklı 12 ay indirimden faydalanırız.
referans no: aı0gxk
devamını gör...
lucifer (yazar)
(bkz: ateş seni çağırıyor)
devamını gör...
hametan
iltihap giderici özelliği bulunan, reçetesiz satılan, reçete de edilebilen, düzenli kullanımda cilt tonunu eşitleyen, kortizonsuz bir kremdir.
bebeklerde ve yaşlılarda da kullanılabilir.
bebeklerde ve yaşlılarda da kullanılabilir.
devamını gör...
sahte anne deneyi
harlow'un maymunlar üzerinde gerçekleştirdiği acımasız deneylerdir.
1950-60'lı yıllarda bazı psikologlar bebeklerin annelerine olan düşkünlüklerinin nedeninin annenin yavruya besin vermesi olduğunu düşünüyordu. o dönem psikologlarından harry harlow ise bunun sadece besinle alakalı olmayıp annenin yavruya verdiği rahatlık, sevgi gibi faktörlerin de önemli olduğunu ileri sürdü. elinde kanıt olmadığı için deney yapmaya karar verip talihsiz denekleri de rhesus maymunları olarak seçti.
1932'de zaten laboratuvarında maymun evi açan harlow, bazı maymunları ebeveynlerinden ayrı büyütüp gözlemledi (buna anneden yoksunluk denir ve etik olmadığı için günümüzde yasaktır). deneylerde ne kadar maymunların tüm bakımları yapılsa da anneyle büyüyen maymunlar ve annesiz büyüyen maymunların davranışlarının farklı olduğu gözlemlendi:
''...içe dönüklerdi, sosyal becerilerden yoksunlardı. çünkü bu yavrular sadece annelerinden değil, diğer yaşıtlarından da yoksun bir şekilde büyüyorlardı. bu şekilde büyüyen yavruların daha agresif ve korku dolu olduklarını fark ettiler. bir de... bebek bezlerine aşırı düşkünlerdi.''
harlow, bebek bezine olan bu aşırı düşkünlüğün huzur, konfor, sevgi, sıcaklık, vb. faktörlerden ileri geldiğini düşündü. bezlerine son derece düşkünlerdi çünkü annelerinden almayı bekledikleri sıcaklığı ve konforu bu bez parçasında buluyorlardı.
deneye gelecek olursak, harlow sahte maket maymun anneler üretti. bir tarafta bezlerle üretilmiş anne, bir tarafta ise tellerle üretilmiş anne... harlow, ilk koşulda tel olan annenin eline biberon ve maymunların çok sevdiği yiyeceklerden koyuyor. bez annede ise biberon olmuyor. diğer koşulda, bez annede biberon oluyor ve tel annede olmuyor. yürekleri dağlayan kısım ise maymunlar her iki koşulda da bez anneyi tercih ediyor. bez annenin elinde biberon varken maymunların onu seçmesi zaten beklenen bir durum (bezlere düşkünlükleri vardı) fakat tel annenin elinde biberon varken orada beslendikten sonra bez annenin yanına gidiyorlar! o sıcaklığı hissedebilmek için. tabi o dönem psikologlarına bu durum tokat gibi çarpıyor çünkü ‘’bebekler annelerine, kendilerine sağladıkları besin için değil, yumuşak ve sıcak bedenleri için bağlanıyor!’’ bu deneylerle kalınmayıp çok daha ileri gidiliyor ve her seferinde bezden annenin yanında olan yavrunun daha rahat olduğu gözlemleniyor.
harlow etik sınırlarını zorlayarak her seferinde yavruları izole ederek deneylerini sürdürüyor.. maymunlar bu deneylerden etkilenip intihara kalkışınca eleştirilere maruz kalıyor ve "maymunları nasıl sevebilirsiniz ki?" diye bir cümle sarf ediyor, bunu da sizin yorumunuza bırakıyorum.
1950-60'lı yıllarda bazı psikologlar bebeklerin annelerine olan düşkünlüklerinin nedeninin annenin yavruya besin vermesi olduğunu düşünüyordu. o dönem psikologlarından harry harlow ise bunun sadece besinle alakalı olmayıp annenin yavruya verdiği rahatlık, sevgi gibi faktörlerin de önemli olduğunu ileri sürdü. elinde kanıt olmadığı için deney yapmaya karar verip talihsiz denekleri de rhesus maymunları olarak seçti.
1932'de zaten laboratuvarında maymun evi açan harlow, bazı maymunları ebeveynlerinden ayrı büyütüp gözlemledi (buna anneden yoksunluk denir ve etik olmadığı için günümüzde yasaktır). deneylerde ne kadar maymunların tüm bakımları yapılsa da anneyle büyüyen maymunlar ve annesiz büyüyen maymunların davranışlarının farklı olduğu gözlemlendi:
''...içe dönüklerdi, sosyal becerilerden yoksunlardı. çünkü bu yavrular sadece annelerinden değil, diğer yaşıtlarından da yoksun bir şekilde büyüyorlardı. bu şekilde büyüyen yavruların daha agresif ve korku dolu olduklarını fark ettiler. bir de... bebek bezlerine aşırı düşkünlerdi.''
harlow, bebek bezine olan bu aşırı düşkünlüğün huzur, konfor, sevgi, sıcaklık, vb. faktörlerden ileri geldiğini düşündü. bezlerine son derece düşkünlerdi çünkü annelerinden almayı bekledikleri sıcaklığı ve konforu bu bez parçasında buluyorlardı.
deneye gelecek olursak, harlow sahte maket maymun anneler üretti. bir tarafta bezlerle üretilmiş anne, bir tarafta ise tellerle üretilmiş anne... harlow, ilk koşulda tel olan annenin eline biberon ve maymunların çok sevdiği yiyeceklerden koyuyor. bez annede ise biberon olmuyor. diğer koşulda, bez annede biberon oluyor ve tel annede olmuyor. yürekleri dağlayan kısım ise maymunlar her iki koşulda da bez anneyi tercih ediyor. bez annenin elinde biberon varken maymunların onu seçmesi zaten beklenen bir durum (bezlere düşkünlükleri vardı) fakat tel annenin elinde biberon varken orada beslendikten sonra bez annenin yanına gidiyorlar! o sıcaklığı hissedebilmek için. tabi o dönem psikologlarına bu durum tokat gibi çarpıyor çünkü ‘’bebekler annelerine, kendilerine sağladıkları besin için değil, yumuşak ve sıcak bedenleri için bağlanıyor!’’ bu deneylerle kalınmayıp çok daha ileri gidiliyor ve her seferinde bezden annenin yanında olan yavrunun daha rahat olduğu gözlemleniyor.
harlow etik sınırlarını zorlayarak her seferinde yavruları izole ederek deneylerini sürdürüyor.. maymunlar bu deneylerden etkilenip intihara kalkışınca eleştirilere maruz kalıyor ve "maymunları nasıl sevebilirsiniz ki?" diye bir cümle sarf ediyor, bunu da sizin yorumunuza bırakıyorum.
devamını gör...
berat albayrak'ın geri döneceği iddiası
özledik dön slayt reyis. latifelerle birlikte ülkenin ekonomisini şaha kaldırışının tadı damağımızda kaldı. başka alanlara da el at.
devamını gör...
herkes mahlasına yakışanı yapsın
bolca vitamin veriyoruz sevgili yazarlar..
bedava yaptık koş koş koş!
bedava yaptık koş koş koş!
devamını gör...
leğen gibi poposuyla dar pantolon giyen kadın
(bkz: diye bağırdı sığır adam)
devamını gör...
veda busesi
uzak durulması gerekilen busedir.
veda etmeye hazırlamışsanız kendinizi, bu buse veda etmenizi zorlaştırır, anı yaratır.
belleği doldurur.
en temizi tokalaşarak ayrılmak. mis.
veda etmeye hazırlamışsanız kendinizi, bu buse veda etmenizi zorlaştırır, anı yaratır.
belleği doldurur.
en temizi tokalaşarak ayrılmak. mis.
devamını gör...
evine gelen aşı ekibini reddedip corona olup ölen kadın
ışıklar içinde uyusun, buna ne diyebilirsin ki başka.. diye düşünüyordum ki kötülükten beslenmeye ant içmiş gibi duran insanların yazdıklarıyla karşılaştım şimdi. aşı karşıtlığını ahmaklık olarak gören biri olsam da ölen birinin arkasından heheeyy doğal seçilimmm hohheeyy çok sevindirici diye konuşamam lan herhalde. insanım çünkü.
devamını gör...
kitabı baskıdan okumak vs telefondan okumak
telefonda kitap okurken ekran ışığının size sunduğu gündüz etkisinden dolayı uykunuz gelmez.
kitaptaki gibi sayfa çevirme ve satırlarda geniş göz gezdirme gibi bir durum olmayacağından daha hızlı okursunuz.
kütüphanenizde yer kaplamasına gerek olmayan kitapları okuyup silebilirsiniz.
kişide miyop veya astigmat zemini hazırlar, varsa ilerletir.
altını çizmek istediğiniz yerlerde ekran fotoğrafı alabilirsiniz. hatta sosyal medyada da altını çizdiğiniz yeri insanlarla paylaşma imkânınız olur.
kitaplar elbette ki kitap haliyle okunmalı mümkün mertebe. telefonlardan ayrı kalınabilirse tabi...
kitaptaki gibi sayfa çevirme ve satırlarda geniş göz gezdirme gibi bir durum olmayacağından daha hızlı okursunuz.
kütüphanenizde yer kaplamasına gerek olmayan kitapları okuyup silebilirsiniz.
kişide miyop veya astigmat zemini hazırlar, varsa ilerletir.
altını çizmek istediğiniz yerlerde ekran fotoğrafı alabilirsiniz. hatta sosyal medyada da altını çizdiğiniz yeri insanlarla paylaşma imkânınız olur.
kitaplar elbette ki kitap haliyle okunmalı mümkün mertebe. telefonlardan ayrı kalınabilirse tabi...
devamını gör...
normal sözlük'ün adının normal lise olması gerekliliği
(bkz: adam haklı beyler dağılın)
devamını gör...
fare deliğe sığmamış bir de kuyruğuna kabak bağlamış
yapamayacağı kadar ağır bir iş varken başka bir iş daha yüklenmek, onu da yapmaya çalışmak anlamında kullanılan atasözü.
iki karpuz bir koltuğa sığmaz sözüyle kombin yapılabilecek bir atasözüdür.
atalarımız burada bir işin üstesinden gelip,daha sonra yapmak isteniyorsa yapılması gerektiğini söylemek istemiş demek mümkün.
iki karpuz bir koltuğa sığmaz sözüyle kombin yapılabilecek bir atasözüdür.
atalarımız burada bir işin üstesinden gelip,daha sonra yapmak isteniyorsa yapılması gerektiğini söylemek istemiş demek mümkün.
devamını gör...
en yakın arkadaşınızın adı
yaşadığım şehirde esse,
istanbul'da ve trabzon'da da çok sevdiğim arkadaşlarım var.
sözlükte de var.
çok insanseverim çok.
istanbul'da ve trabzon'da da çok sevdiğim arkadaşlarım var.
sözlükte de var.
çok insanseverim çok.
devamını gör...
pame radyo yayını
üç hafta* aradan sonra cumadan zulaladığım sigaralarımı çıkararak yerimi aldığım yayın. marikaki’nin güzel sesi ve sunumuyla azcık nefeslenelim, yoğun bir hafta bizi bekler.
devamını gör...


