dünyanın en samimiyetsiz cümlesi
mutlaka görüşelim canım ya
devamını gör...
17 ocak 2021 normal sözlük güncellemeleri
evet sevgili kafacılar, yoldaş ve belediyesi çalışmaya devam ediyor. dün gece ve az evvel yayına giren güncellemeler ile;
- yapılan performans optimizasyonları ile çok daha hızlı yüklenen bir başlık listesine (sol frame) sahip olduk.
- tanım beğeni ve favori bildirimlerine oy sahibinin mahlası eklendi. ayrıca beğeni/favori yapanların listesi rastgele yerine yeniden eskiye doğru sıralanmaya başlandı.
- hesap ayarları bölümüne
- instagram tipi tanım beğenme özelliğini kapatma opsiyonu
- başlık başına tanım gösterim sayısı seçenekleri (20,50,100)
- profil ayarları bölümüne
- instagram profil adresi girişi
eklendi.
güle güle kullanınız.
sevgiler, iko
- yapılan performans optimizasyonları ile çok daha hızlı yüklenen bir başlık listesine (sol frame) sahip olduk.
- tanım beğeni ve favori bildirimlerine oy sahibinin mahlası eklendi. ayrıca beğeni/favori yapanların listesi rastgele yerine yeniden eskiye doğru sıralanmaya başlandı.
- hesap ayarları bölümüne
- instagram tipi tanım beğenme özelliğini kapatma opsiyonu
- başlık başına tanım gösterim sayısı seçenekleri (20,50,100)
- profil ayarları bölümüne
- instagram profil adresi girişi
eklendi.
güle güle kullanınız.
sevgiler, iko
devamını gör...
ayçiçek yağı fiyatlarının uçması
böyle olacağı belliydi dediğim durum.
sizi bilmem ama ben çok net şekilde hatırlıyorum bu partinin 2. kez seçildiği zamanı. sokaklarda insanlara mikrofon yöneltip "kime oy verdiniz/neden?" diye sorulduğunda çok büyük bir kitle vardı "hiç zam yapmıyorlar. o yüzden yine oy verdim." diyen. daha o zamanlarda bile "birkaç seneye kadar görürsünüz." dediğimizi de hatırlıyorum eşle dostla izlerken.
şimdi kutsal kabul edilen tüm değerlerini "zam yapmıyorlar" gerekçesiyle hiçe sayan o akıl küplerinin ne düşündüğünü bilmeyi çok isterdim.
sizi bilmem ama ben çok net şekilde hatırlıyorum bu partinin 2. kez seçildiği zamanı. sokaklarda insanlara mikrofon yöneltip "kime oy verdiniz/neden?" diye sorulduğunda çok büyük bir kitle vardı "hiç zam yapmıyorlar. o yüzden yine oy verdim." diyen. daha o zamanlarda bile "birkaç seneye kadar görürsünüz." dediğimizi de hatırlıyorum eşle dostla izlerken.
şimdi kutsal kabul edilen tüm değerlerini "zam yapmıyorlar" gerekçesiyle hiçe sayan o akıl küplerinin ne düşündüğünü bilmeyi çok isterdim.
devamını gör...
evrimsel psikoloji
psikolojide kuramsal bir yaklaşım, insan bilişini modern evrimsel bir bakışla ele alan bilim.
psikolojinin evrimsel bir perspektifle yapılabileceğini (ve hatta yapılacağını) öngören ilk isim elbette charles darwin'den başkası değildir. 1859 yılında yayımlamış olduğu ünlü eseri türlerin kökeni'nde doğrudan psikoloji biliminin uzak gelecekte evrim üzerine inşa edileceğini yazmıştır.
öngördüğü üzere bu eserin yayımlanmasından yaklaşık yüz yıl sonra donald symons, john tooby ve leda cosmides psikolojiyi evrimsel perspektifle birleştiren ilk modern psikologlar olmuşlardır. o günden bugüne ise evrimsel psikoloji bir çok araştırmacıyı kendine çeken (ne mutlu ki ben de onlardan biriyim), süregelen tartışmalarla zenginleşerek gitgide büyüyen bir alan haline gelmiştir.
en basit haliyle evrimsel psikoloji; insan zihninin, aynı sahip olduğumuz diğer organlarımız gibi, evrimsel seçilim baskıları altında şekillenmiş olduğu savı üzerine kuruludur. buradan hareketle, insan türünün, atasal geçmişteki adaptif problemleri çözmek için özel olarak gelişmiş birtakım psikolojik adaptasyonlara sahip olduğu düşünülmektedir.
daha ayrıntılı bilgi için editörlüğünü barkow, cosmides ve tooby'nin (1992) yaptığı "the adapted mind: evolutionary psychology and the generation of culture" isimli kitabı öneririm.
evrimsel psikolojide kullanılan bir deneysel paradigma için (bkz: wason seçim görevi)
edit:
alttaki yazar pek bilinen "reductio ad absurdum" hilesine başvurduğundan ona ithafen editleme gereği duyuyorum.
evrimsel psikolojiyle ilgili birçok eleştiri mevcuttur, ancak bunun bir pseudoscience olması kesinlikle bunlardan biri değildir. stephen jay gould, jerry fodor, richard lewontin gibi birçok değerli isim oldukça yerinde eleştiriler yapmış, özellikle adaptasyonist ajandayı yerden yere vurmuşlardır. ancak böylesine güçlü itirazlarla yola çıkan bilim insanlarının hiçbiri insan bilişinin evrimsel süreçler sonucunda şekillenmediğini iddia etmemişlerdir. aksine, bu konuda eleştiri yönelttikleri diğer araştırmacılarla hemfikirdirler.
esasen yukarıda önerdiğim kaynakta örnekleri mevcut fakat dileyen herkesle evrimsel psikoloji ile ilgili birçok deneysel çalışma paylaşabilirim. bunların arasında çok güçlü bir şekilde çalıştığı istikrarlı bir şekilde gösterilen birçok paradigma da mevcuttur. türkçe kaynak okumak isterseniz cogito'nun darwin özel sayısında (60-61. sayı) yer alan mehmet elgin'in tam da bu tartışma üzerine yazdığı "'insan nedir?' sorusu evrim teorisi çerçevesinde işlenebilir mi?" adlı makalesini öneririm.
biliyorum burası bir bilim platformu değil ama rica ederim bir eleştiri yöneltirken üç satır bir şeyler okuyun. bakın ben evrimsel psikoloji çalışıyorum (bu arada tamamen deneysel metodoloji ile çalışıyorum) ancak yanlış anlaşılmasını istemem. bu gerçek benim bu tartışmayı bir savaşa dönüştürüp taraf seçmek gibi bir ahmaklık yapmama sebep olamaz. her zaman kendi çalışma yöntemimi sorgulayıp ona yöneltilen eleştirileri büyük bir heves ve keyifle okurum. size tavsiyem de eleştiri yaparken eleştirdiğiniz şeyin en azından ortalama düzeyde bir bilgisine sahip olmanızdır.
psikolojinin evrimsel bir perspektifle yapılabileceğini (ve hatta yapılacağını) öngören ilk isim elbette charles darwin'den başkası değildir. 1859 yılında yayımlamış olduğu ünlü eseri türlerin kökeni'nde doğrudan psikoloji biliminin uzak gelecekte evrim üzerine inşa edileceğini yazmıştır.
öngördüğü üzere bu eserin yayımlanmasından yaklaşık yüz yıl sonra donald symons, john tooby ve leda cosmides psikolojiyi evrimsel perspektifle birleştiren ilk modern psikologlar olmuşlardır. o günden bugüne ise evrimsel psikoloji bir çok araştırmacıyı kendine çeken (ne mutlu ki ben de onlardan biriyim), süregelen tartışmalarla zenginleşerek gitgide büyüyen bir alan haline gelmiştir.
en basit haliyle evrimsel psikoloji; insan zihninin, aynı sahip olduğumuz diğer organlarımız gibi, evrimsel seçilim baskıları altında şekillenmiş olduğu savı üzerine kuruludur. buradan hareketle, insan türünün, atasal geçmişteki adaptif problemleri çözmek için özel olarak gelişmiş birtakım psikolojik adaptasyonlara sahip olduğu düşünülmektedir.
daha ayrıntılı bilgi için editörlüğünü barkow, cosmides ve tooby'nin (1992) yaptığı "the adapted mind: evolutionary psychology and the generation of culture" isimli kitabı öneririm.
evrimsel psikolojide kullanılan bir deneysel paradigma için (bkz: wason seçim görevi)
edit:
alttaki yazar pek bilinen "reductio ad absurdum" hilesine başvurduğundan ona ithafen editleme gereği duyuyorum.
evrimsel psikolojiyle ilgili birçok eleştiri mevcuttur, ancak bunun bir pseudoscience olması kesinlikle bunlardan biri değildir. stephen jay gould, jerry fodor, richard lewontin gibi birçok değerli isim oldukça yerinde eleştiriler yapmış, özellikle adaptasyonist ajandayı yerden yere vurmuşlardır. ancak böylesine güçlü itirazlarla yola çıkan bilim insanlarının hiçbiri insan bilişinin evrimsel süreçler sonucunda şekillenmediğini iddia etmemişlerdir. aksine, bu konuda eleştiri yönelttikleri diğer araştırmacılarla hemfikirdirler.
esasen yukarıda önerdiğim kaynakta örnekleri mevcut fakat dileyen herkesle evrimsel psikoloji ile ilgili birçok deneysel çalışma paylaşabilirim. bunların arasında çok güçlü bir şekilde çalıştığı istikrarlı bir şekilde gösterilen birçok paradigma da mevcuttur. türkçe kaynak okumak isterseniz cogito'nun darwin özel sayısında (60-61. sayı) yer alan mehmet elgin'in tam da bu tartışma üzerine yazdığı "'insan nedir?' sorusu evrim teorisi çerçevesinde işlenebilir mi?" adlı makalesini öneririm.
biliyorum burası bir bilim platformu değil ama rica ederim bir eleştiri yöneltirken üç satır bir şeyler okuyun. bakın ben evrimsel psikoloji çalışıyorum (bu arada tamamen deneysel metodoloji ile çalışıyorum) ancak yanlış anlaşılmasını istemem. bu gerçek benim bu tartışmayı bir savaşa dönüştürüp taraf seçmek gibi bir ahmaklık yapmama sebep olamaz. her zaman kendi çalışma yöntemimi sorgulayıp ona yöneltilen eleştirileri büyük bir heves ve keyifle okurum. size tavsiyem de eleştiri yaparken eleştirdiğiniz şeyin en azından ortalama düzeyde bir bilgisine sahip olmanızdır.
devamını gör...
muhafazakar ailenin farklı düşünen çocuğu olmak
daha çok çalışıp evden uzaklaşma ve iyi bir üniversiteye gidip hayatını yaşama hayalini kurdurtan ailedir . kurtulanamaığı zaman yavaş yavaş kanser yapar öldürür mazallah
devamını gör...
turgut özal
allah rahmet eylesin.
sayesinde, üniversitede 3 yıl rahatça başımı örttüm. ne güzel karşı çıkmıştı evren'e.
sayesinde, üniversitede 3 yıl rahatça başımı örttüm. ne güzel karşı çıkmıştı evren'e.
devamını gör...
kadının her yerinden tahrik olan erkek
kaç göç olduğu sürece, tek cinsiyetli eğitim pohpohlandığı sürece, salak saçma fetvalarla eşeğin aklına karpuz kabuğu düşürüldüğü sürece devam eder. dolmuşta, asansörde kadın yanı denk geldi mi kadının solduğu oksijenden tahrik olur.
devamını gör...
ilk kimin aklına geldiği merak edilen şeyler
bir temizlik malzemesine 'tuz ruhu' adını vermek kimin aklına geldi amaç neydi? çok merak ettiğim bir konu
devamını gör...
ekonominin abartıldığı kadar kötü olmaması
doğru olan önermedir. abartıldığından daha da kötüdür.
devamını gör...
irem yılmaz
yeni başlamış bir youtuber kendisi, videolarını izlerken çok keyif alıyorum haberi yok ama arkadaşız bence
devamını gör...
iett çalışanını taciz eden kadın
#564657 numaralı tanımda belirtildiği gibi taciz değildir. bende temas var gibi gördüm. ani ve kesintili olduğu için de en basit tabiriyle ortada sarkıntılık var ki, bu da yabana atılacak bir şey değil.
ama benim asıl söylemek istediğim nokta şu; bu işin kadını erkeği olmaz. kişilerin rızası hilafına yapılan bu hareketlerin cezalandırılması gerekir. dil, din, ırk, cinsiyet fark etmeksizin bu tarz hareketler kime karşı yapılıyorsa tepki gösterilmelidir. hem de bu tepki gayet sert olmalıdır. bu yüzden başlıkta komiklik yapanları görünce, ergen efendilerin gündüz düşleri klanına mensup oldukları düşüncesine kapıldım.
ikinci nokta şu; öyle bir coğrafya da yaşıyorsunuz ki, taciz nedir, cinsel saldırı nedir, tecavüz nedir bilmek zorundasınız. çoğunuz mürekkep yalayıp yutmuş insanlarsınız. bu ayrımları öğrenmezseniz haklarınızı nasıl arayacaksınız? başınıza neyin geldiğinin ayırdını dahi yapamayacak durumda olursanız yandı gülüm keten helva. bu kavramları anlayabilmek için hukukçu olmanıza gerek yok. az çok okuyup aralarındaki farkları öğrenebilirsiniz ki bu sizin için avantaj olur. başlığında değiştirilmesi gerekir. bana göre cinsel saldırı suçunun daha hafif hali vuku bulduğu için sarkıntılık tabiri daha uygun olur diye düşünüyorum.
ama benim asıl söylemek istediğim nokta şu; bu işin kadını erkeği olmaz. kişilerin rızası hilafına yapılan bu hareketlerin cezalandırılması gerekir. dil, din, ırk, cinsiyet fark etmeksizin bu tarz hareketler kime karşı yapılıyorsa tepki gösterilmelidir. hem de bu tepki gayet sert olmalıdır. bu yüzden başlıkta komiklik yapanları görünce, ergen efendilerin gündüz düşleri klanına mensup oldukları düşüncesine kapıldım.
ikinci nokta şu; öyle bir coğrafya da yaşıyorsunuz ki, taciz nedir, cinsel saldırı nedir, tecavüz nedir bilmek zorundasınız. çoğunuz mürekkep yalayıp yutmuş insanlarsınız. bu ayrımları öğrenmezseniz haklarınızı nasıl arayacaksınız? başınıza neyin geldiğinin ayırdını dahi yapamayacak durumda olursanız yandı gülüm keten helva. bu kavramları anlayabilmek için hukukçu olmanıza gerek yok. az çok okuyup aralarındaki farkları öğrenebilirsiniz ki bu sizin için avantaj olur. başlığında değiştirilmesi gerekir. bana göre cinsel saldırı suçunun daha hafif hali vuku bulduğu için sarkıntılık tabiri daha uygun olur diye düşünüyorum.
devamını gör...
aker kartal
aldatılma hikayesi oldukça olay, sonu daha da olay olan fenomen türkçe öğretmeni...
devamını gör...
kapı komşusu
apartmanda tek memnun olduğum komşum. ülkesinden her dönüşünde getirdiği vodkaların da bunda etkisi var tabi ki.
devamını gör...
en iyi yerli karikatürist
devamını gör...
gözlük takan kişilerin sıkıntıları
ağırlık. 6.50 miyop gözlüğü istersen nasa'dan al, o gözlük burnuna kulaklarına oturacak. sırf bu yüzden lens kullanıyorum.
başka problemleri de şöyle sıralayabiliriz:
görüş açısı
buğulanma
düşürüp kırma ihtimali
başka problemleri de şöyle sıralayabiliriz:
görüş açısı
buğulanma
düşürüp kırma ihtimali
devamını gör...
delilik
devamını gör...
hz musa'nın bir türlü memnun edemediği mızmız kitle
çok canımı sıkan kitledir çok. mızmızlar.
sorumluluklarımızdan kaçalım diye eski ahit'ten bir şeyler okuyalım dedik, allah kelamı hem, vicdan azabı da hissetmeyiz. neyse..
arkadaş, böyle bir halk olamaz, inanılmaz bir durum hakikaten, ekrana vuracaktım vallahi, kutsal yazı diye vuramadık da. içimde kaldı.
adam bunlara yemiyor yediyor, giymiyor giydiriyor. mucizeler falan, bunlar:
"acıktık musa"
"bu suyun tadı acı musa"
"ne zaman varacağız musa"
"keşke çölde öleydik musa"
musa'nın size katlandığına şükredin. adam deniz yardı size deniz ulan.
yok, insanoğlu hep aynı. memnuniyetsiz. ama hz. musa'da da suç var, yarma kardeşim boş ver. niye yarıyorsun? hak etmiyorlar ki.
sinirlenmek isteyenler için kaynak: eski ahit/mısır'dan çıkış /bölüm 15- 40 ve 17 -40 arası.
insanoğluna dair umudum tükeniyor git gide. böyle..
sorumluluklarımızdan kaçalım diye eski ahit'ten bir şeyler okuyalım dedik, allah kelamı hem, vicdan azabı da hissetmeyiz. neyse..
arkadaş, böyle bir halk olamaz, inanılmaz bir durum hakikaten, ekrana vuracaktım vallahi, kutsal yazı diye vuramadık da. içimde kaldı.
adam bunlara yemiyor yediyor, giymiyor giydiriyor. mucizeler falan, bunlar:
"acıktık musa"
"bu suyun tadı acı musa"
"ne zaman varacağız musa"
"keşke çölde öleydik musa"
musa'nın size katlandığına şükredin. adam deniz yardı size deniz ulan.
yok, insanoğlu hep aynı. memnuniyetsiz. ama hz. musa'da da suç var, yarma kardeşim boş ver. niye yarıyorsun? hak etmiyorlar ki.
sinirlenmek isteyenler için kaynak: eski ahit/mısır'dan çıkış /bölüm 15- 40 ve 17 -40 arası.
insanoğluna dair umudum tükeniyor git gide. böyle..
devamını gör...
eğitim hayatında alınmış en düşük sınav notu
buna en üzücü yanıtı bırakıyorum 78. neden en üzücü derseniz takıntılı bir ailede yaşıyordum. bizim evimizde size gösterilen sevgi başarınızla doğru orantılıdır.. sevilmek için başarılı olmak zorundaydım. çamurdan pastalar yapıp evcilikler oynayamadım bu yüzden. ve hiç hata yapmayan kız olmak zorunda kaldım.
devamını gör...
mehmet aydın'ın teslim olması
bir belgeselde kanundan uzun süre kaçabilmiş bir suçlu şöyle demişti:
dünyanın en pahalı işi kaçak yaşamaktır. 1 liralık bir ekmeği 100 liraya alabilirsiniz. büyük ihtimal tosun parayı bitirdi.
dünyanın en pahalı işi kaçak yaşamaktır. 1 liralık bir ekmeği 100 liraya alabilirsiniz. büyük ihtimal tosun parayı bitirdi.
devamını gör...

