muhabbet etmesini bilmeyen insan
iki türlüdür. ya tamamen hakimiyeti kendine alıp sana sadece kısa cevap hakkı verir ya da tamamıyla senin açtığın konularla konuşmaya çalışır, muhabbeti yürütmek için çaba sarf etmez. ikisi de yanından koşarak uzaklaşacağın tiplerdir.
devamını gör...
normal sözlük logosundaki kafanın gittiği yer
uçurulan yazarların peşinden gidiyor diye yanıtlanabilecek soru..
devamını gör...
yazarların yaptığı en büyük dalgınlık
ösym sınavlarından biriydi sanırım veya aöf sınavları da olabilir. (o kadar çok sınava girdim ki sene kaç, hangi sınav hatırlamıyorum) * o dönem sınavlarda sınıflara duvar saati asılmıyordu ve kol saatiyle sınava girmek serbestti. sınava girdiğimde duvarda bir saat vardı ama bozuk. * kaç dakikam kaldı, ne durumdayım bir fikrim yok. sinirden ve sınav sorularının zorlamasından stres olmuş neden kol saati takmadım diye kendime kızıyorum. sınav bitti. gözetmen kağıtları topladı. neyse ne yapalım, öyle böyle atlattım diye kendimi teselli edip üzerimdeki giysinin kollarını sıvayıp şöyle sıraya sırtımı yasladığımda sol kolumda 2 tane kol saati gördüğüm an içine doğru kahkaha atmanın nasıl bir şey olduğunu tecrübe etmiş oldum. ortam o kadar gergin ki sınıfta nasıl güleyim. eve gidene kadar deli gibi kendime gülmüştüm.
meğer kol saatimin biri kolumdaymış sabah uyandığımda o saati takmak için aramış, bulamamıştım. diğer saatimi koluma takmışım tabi o sınav stresinden ne onu hatırlıyorum, ne görüyorum, ne de kolumdaki iki saatin fiziksel ağırlığını hissedebiliyorum. *
meğer kol saatimin biri kolumdaymış sabah uyandığımda o saati takmak için aramış, bulamamıştım. diğer saatimi koluma takmışım tabi o sınav stresinden ne onu hatırlıyorum, ne görüyorum, ne de kolumdaki iki saatin fiziksel ağırlığını hissedebiliyorum. *
devamını gör...
14 aralık 2021 sözlüğe erişim problemi
hosting firmasinin networkunden kaynakli bir sorun mevcut. kesintiler bu sebeble yasanmaktadir. herhangi bir sey denemiyorum sozluk uzerinde. hosting firmasindan detayli bilgiye ulasma cabalarimiz suruyor.
aksaklik icin ozur dilerim.
aksaklik icin ozur dilerim.
devamını gör...
normal sözlük'ün kirleneceği zaman
troll sayısı normal yazar sayısını geçtiği gün, veya tersi trollsüz kaldığı zaman da kirlenir. *
kısaca troll ve normal yazar dengesi bozulursa kirlenir.
kısaca troll ve normal yazar dengesi bozulursa kirlenir.
devamını gör...
19 nisan 2021 gri pasaportla almanya'ya giden işçi röportajı
e bunlar düpedüz bidon kafalılar.. akapeliler de kaçıyor memleketten gayrı.
şu ifade tipoloji için önemli:
söz konusu pasaportları almanya’ya vardıktan sonra ellerinden alındığını ifade eden h.g., “bir kimlik kullanmama gerek yok. kimse bilmiyor ki benim burada olduğumu. almanya benden habersiz…. valla zor olmuyor. kaçak gibi yaşamıyorum. geziyorum da, dolaşıyorum da… kimse sormuyor ki bana sen kimsin, nesin diye… bir bekar evinde kalıyorum arkadaşlarla. inşaatlarda çalışıyorum. bir sorun yaşamıyorum şu anda….”
edit: yani bakıyorum, bu adamlar kolaylıkla gidebiliyorlar böyle bir pandemi döneminde.. vasıf yok, eğitim yok, dil yok yani dört başı mamur tipik bir götünün kılıyım tarzı adamlar.. belki seçimlerde gidecek konsoloslukta oy da verecek bu dayılar.. hatta belki ''almanya''da etin kilosu 150 tl'ye geliyor diye almanya'yı eleştirecek.. hatta mitinglere katılıp 4 parmak sallayacak filan.. ne garip lan!
şu ifade tipoloji için önemli:
söz konusu pasaportları almanya’ya vardıktan sonra ellerinden alındığını ifade eden h.g., “bir kimlik kullanmama gerek yok. kimse bilmiyor ki benim burada olduğumu. almanya benden habersiz…. valla zor olmuyor. kaçak gibi yaşamıyorum. geziyorum da, dolaşıyorum da… kimse sormuyor ki bana sen kimsin, nesin diye… bir bekar evinde kalıyorum arkadaşlarla. inşaatlarda çalışıyorum. bir sorun yaşamıyorum şu anda….”
edit: yani bakıyorum, bu adamlar kolaylıkla gidebiliyorlar böyle bir pandemi döneminde.. vasıf yok, eğitim yok, dil yok yani dört başı mamur tipik bir götünün kılıyım tarzı adamlar.. belki seçimlerde gidecek konsoloslukta oy da verecek bu dayılar.. hatta belki ''almanya''da etin kilosu 150 tl'ye geliyor diye almanya'yı eleştirecek.. hatta mitinglere katılıp 4 parmak sallayacak filan.. ne garip lan!
devamını gör...
yenge
bu kelimeyi çekirdek aile içerisinde erkek kardeşin eşine, sülaleye yaymamız durumunda dayı-amca eşlerine hatta daha büyük ailelerde kuzenlerin eşlerine yenge dendiğini görürüz. eski türkçe de "yanga"'dan gelir. muhtemeldir ki eski türkler de yanga kelimesi düğünlerde evlenen kızın rehberdarı olan kadınlar için kullanılıyordu. tabii burada şuna dikkat etmek gerekiyor; bu kelimenin birden fazla anlamı vardır yada olabilir. benim kendi çapımda yaptığım araştırmaya göre bu yanga kelimesi bugün bizim düğünlerde "sadıç" adı verdiğimiz erkeklerin yardımcısı rolünü üstlenen erkeklerin tam tersidir. yani kadının yardımcısıdır. buna da eskiden yanga denirdi. elbette günümüze kadar evrilmesinde şunu diyebiliriz, anlam ve kullanım bakımından köklü değişiklik olmuştur, günümüze kadar nasıl evrildiği hakkında bilgileri tam derleyemedim.
ama farklı bir anlam olarak şunu da ekleyebiliriz; yanga kelimesi evrilirken yenge anlamına günümüz türkçesinde değil de daha eski türkçe de kavuşmuştur. yani eskiden yanga yerine yenge denmeye başlanmıştı. peki ne anlamda kullanılıyordu? yenge, aileye sonradan katılan ve akrabalık bağı bulunmayan kişilere denmeye başlamıştı. bugün yanga yenge olarak kullanılırken köklü değişiklik olmuştur demiştim ama aynı şeyi eskiden kullanılan yenge kelimesine diyemeyiz çünkü günümüzde ki ile neredeyse aynı, bir kaç değişiklik dışında.
kısaca yenge yanga'dan gelmekte olup eski türkçe de sadıçın kadın versiyonuydu. daha sonra yenge olup akrabalık bağı bulunmayan gelinlere kullanılmıştır. günümüz de ise neredeyse aynı anlamda kullanılır.
ama farklı bir anlam olarak şunu da ekleyebiliriz; yanga kelimesi evrilirken yenge anlamına günümüz türkçesinde değil de daha eski türkçe de kavuşmuştur. yani eskiden yanga yerine yenge denmeye başlanmıştı. peki ne anlamda kullanılıyordu? yenge, aileye sonradan katılan ve akrabalık bağı bulunmayan kişilere denmeye başlamıştı. bugün yanga yenge olarak kullanılırken köklü değişiklik olmuştur demiştim ama aynı şeyi eskiden kullanılan yenge kelimesine diyemeyiz çünkü günümüzde ki ile neredeyse aynı, bir kaç değişiklik dışında.
kısaca yenge yanga'dan gelmekte olup eski türkçe de sadıçın kadın versiyonuydu. daha sonra yenge olup akrabalık bağı bulunmayan gelinlere kullanılmıştır. günümüz de ise neredeyse aynı anlamda kullanılır.
devamını gör...
dost kitabevi
ankara'da kültür kitapçılığının son kalesi. kendisine kısaca "dost" deriz. uğrak buluşma mekanımızdır. alt katındaki puzzle bölümü ankara şartlarında oldukça geniştir. arkadaşlarımızı beklerken içeri girip kitap, dergi karıştırmak yıllardır değişmeyen geleneğimizdir.
devamını gör...
esenlikler dilerim
tam olarak selamün aleyküm'ün karşılığı olan bir söz öbeği. bir yere girildiğinde topluluğa hitaben söylenir. pek yaygın değildir hatta kullanan sayısı belki beş kişi bile yoktur. ancak telaffuz edildiğinde kişinin yüzüne tatlı tatlı yeller eser. en azından bana esiyor. dilerim yaygınlaştığı günleri de görürüz.
devamını gör...
konuşacak konu bulunmayan flört
susmaya mecburen devam ettiğiniz vakit, ilişkinin akıbeti hususunda içinizin içini kemirdiği flörtünüzdür.
iyidir, hoştur belki ama bir şeyler paylaşmadıkça nasıl bir aşamaya evrilebilir bir ilişki? biliyorum, sözlük dert yanma yeri değil, zaten siz de güzin abla değilsiniz.
ancak, bunu aşamıyorum ve anlatmazsam daha da berbat olacağım: 2018'de, mezun senemde üniversitede tanıştıktan sonra ilgimi açıkladığım bu kızcağız, mezuniyet gelip geçtikten sonra kendi şehrine gitti. haliyle ben de kendi şehrime döndüm. bu ilişkiyi, uzaktan yürümeyeceğine inanan insanlar olduğumuz için hiç başlamadan, birbirimizi kırmadan rafa kaldırdık.
şimdilerde tekrar konuşmaya başladık. benim işim gereği onun şehrine taşınma ihtimalim ikimizi de umutlandırdı. henüz bir gelişme yok üç ay falan oldu tekrar konuşmaya başlayalı. yine de çok konuşmuyoruz öyle. konuşmaya fırsat olduğunda da aklıma hiçbir şey gelmiyor hem. belaltı konular açsam soğur mu, sevgimi dillendirsem sıkılır mı bilemiyorum. ama sanki 2018'deki ruhu hiç öldürmemiş gibiyiz. "keşke yanımda olsan" dedi bana. bunu demek, seni seviyorum demekten daha güzeldir. ben öyle düşünüyorum.
dediğim gibi, gün içinde öyle çok konuşamıyoruz zaten, belki iki üç kez mesajlaşıyoruz. haftasa bir araşıyoruz, genelde o arıyor. ben aradığımda bakamıyor pek, e tabi işinde gücünde... hem ayrıca normalinde de telefonu eline alamadığını söylüyor. o da benim gibi vıcık vıcık sevgili tribi sevmiyor. iyi niyetine güvendiğim için sözlerine inanmaktan başka çare gelmiyor elimden.
bazen böyle dipsiz fikirlere düştüğümde boşa evham mı yapıyorum diye düşünüyorum, bazense bu kızcağızın benden daha büyük bir adım beklediğini veya onu oyalıyormuş gibi hissettirdiğimi düşünüyorum.
ne yapacağımı bilmiyorum. tek bildiğim, hayatımda olmasını istediğim...
6 nisan 2021 tarihli edit: bu ilişkinin seyri hakkında bana mesajla soru sorulduğu için editliyorum. diyaloğumuz aylar öncesi onun bir mesajıyla bitti. "olmuyor" dedi. iyi, hoş. olmasın zaten. bana ister ayran gönüllü ister şıpsevdi deyin... ben bu sözlükten bir hanımla tanıştım. aynı liseden mezun olduğumuzu, yakın oturduğumuzu, ufacık bir yaş farkımız olduğunu öğrendim. bunu da geçtim; öylesine güzel öylesine iyi niyetli biri ki sanki bu dünyadan değil benim fındığım. şimdi çok tatlı bir ilişkimiz var. sevildiğimi hissettiriyor bana. çocuk gibi şımarıyorum onunla konuşurken. var olsun güzel sevgilim... arkadaşlar hiçbir şey dünyanın sonu değil. hiçbir vaka karşısında derbeder olmamak lazım. bana inanın, canınızdan çok sevdiğiniz sevgilinizi kafa sözlük'te bile bulabilirsiniz. **
iyidir, hoştur belki ama bir şeyler paylaşmadıkça nasıl bir aşamaya evrilebilir bir ilişki? biliyorum, sözlük dert yanma yeri değil, zaten siz de güzin abla değilsiniz.
ancak, bunu aşamıyorum ve anlatmazsam daha da berbat olacağım: 2018'de, mezun senemde üniversitede tanıştıktan sonra ilgimi açıkladığım bu kızcağız, mezuniyet gelip geçtikten sonra kendi şehrine gitti. haliyle ben de kendi şehrime döndüm. bu ilişkiyi, uzaktan yürümeyeceğine inanan insanlar olduğumuz için hiç başlamadan, birbirimizi kırmadan rafa kaldırdık.
şimdilerde tekrar konuşmaya başladık. benim işim gereği onun şehrine taşınma ihtimalim ikimizi de umutlandırdı. henüz bir gelişme yok üç ay falan oldu tekrar konuşmaya başlayalı. yine de çok konuşmuyoruz öyle. konuşmaya fırsat olduğunda da aklıma hiçbir şey gelmiyor hem. belaltı konular açsam soğur mu, sevgimi dillendirsem sıkılır mı bilemiyorum. ama sanki 2018'deki ruhu hiç öldürmemiş gibiyiz. "keşke yanımda olsan" dedi bana. bunu demek, seni seviyorum demekten daha güzeldir. ben öyle düşünüyorum.
dediğim gibi, gün içinde öyle çok konuşamıyoruz zaten, belki iki üç kez mesajlaşıyoruz. haftasa bir araşıyoruz, genelde o arıyor. ben aradığımda bakamıyor pek, e tabi işinde gücünde... hem ayrıca normalinde de telefonu eline alamadığını söylüyor. o da benim gibi vıcık vıcık sevgili tribi sevmiyor. iyi niyetine güvendiğim için sözlerine inanmaktan başka çare gelmiyor elimden.
bazen böyle dipsiz fikirlere düştüğümde boşa evham mı yapıyorum diye düşünüyorum, bazense bu kızcağızın benden daha büyük bir adım beklediğini veya onu oyalıyormuş gibi hissettirdiğimi düşünüyorum.
ne yapacağımı bilmiyorum. tek bildiğim, hayatımda olmasını istediğim...
6 nisan 2021 tarihli edit: bu ilişkinin seyri hakkında bana mesajla soru sorulduğu için editliyorum. diyaloğumuz aylar öncesi onun bir mesajıyla bitti. "olmuyor" dedi. iyi, hoş. olmasın zaten. bana ister ayran gönüllü ister şıpsevdi deyin... ben bu sözlükten bir hanımla tanıştım. aynı liseden mezun olduğumuzu, yakın oturduğumuzu, ufacık bir yaş farkımız olduğunu öğrendim. bunu da geçtim; öylesine güzel öylesine iyi niyetli biri ki sanki bu dünyadan değil benim fındığım. şimdi çok tatlı bir ilişkimiz var. sevildiğimi hissettiriyor bana. çocuk gibi şımarıyorum onunla konuşurken. var olsun güzel sevgilim... arkadaşlar hiçbir şey dünyanın sonu değil. hiçbir vaka karşısında derbeder olmamak lazım. bana inanın, canınızdan çok sevdiğiniz sevgilinizi kafa sözlük'te bile bulabilirsiniz. **
devamını gör...
yazarların beğendiği diziler
the queen's gambit.
devamını gör...
sorunlarla baş etme yöntemleri
şimdiye kadar bildiğim en iyi yöntem;ted ile marshall'ın yöntemidir.
"bırakalım şu adamlar halletsin;
gelecekteki ted ve gelecekteki marshall"
"bırakalım şu adamlar halletsin;
gelecekteki ted ve gelecekteki marshall"
devamını gör...
imamoğlu’nun balıkçıda olduğu iddiasının doğrulanması
balikta mi yemesin bu adam omega 3 de mi almasin.(bkz: swh)
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
iyisini, en iyisini hak ediyorsun;
çünkü bu berbat dünyada kendine karşı dürüst olan birkaç kişiden birisin ve gerçekten önemli olan tek şey de bu.
frida kahlo
çünkü bu berbat dünyada kendine karşı dürüst olan birkaç kişiden birisin ve gerçekten önemli olan tek şey de bu.
frida kahlo
devamını gör...
bir insanın kalitesiz olduğunu gösteren detaylar
ailesine nasıl davrandığından anlaşılır.
devamını gör...
yeni nesil
t: eski nesillerin yaşayamadıkları yaşamın öcünü kendilerinden çıkarmaya çalıştıkları nesil.
eski neslin bireylerinin yeni nesilden bu kadar şikayetçi olmalarının, mutluluklarına bile* dayanamamalarının sebebini biliyorum ben.
yaşanmamış hayatlar
kendilerine istedikleri yaşam yaşattırılmadığı için, kendi sıkıntılarını yeni nesil de çeksin istiyorlar. bugün burada bu gözler ''dayağın gözünü seveyim'' diyenleri, çocuklara şiddetin gösterilmesi gerektiğini söyleyenleri gördü. siz dayak yediniz diye niye bu çocuklar da yesin, sizin yaşadığınız hayatı yaşasın? size yaşattırılmadı işte rahat bir hayat, neden bu haksızlığa karşı gelmek ve yeni nesli korumaya çalışmak yerine nefret ettiğiniz ama benimsediğiniz şeyleri onların üzerine de yıkıyorsunuz? yeni nesli eleştirmeden önce bir kendinizi eleştirin, hayatınızı gözden geçirin derim ben. küçücük çocuklara bu kadar nefret akıl işi değil. onlara doğru yolu göstermelisiniz, size yapılan yanlışların yolunu değil.
eski neslin bireylerinin yeni nesilden bu kadar şikayetçi olmalarının, mutluluklarına bile* dayanamamalarının sebebini biliyorum ben.
yaşanmamış hayatlar
kendilerine istedikleri yaşam yaşattırılmadığı için, kendi sıkıntılarını yeni nesil de çeksin istiyorlar. bugün burada bu gözler ''dayağın gözünü seveyim'' diyenleri, çocuklara şiddetin gösterilmesi gerektiğini söyleyenleri gördü. siz dayak yediniz diye niye bu çocuklar da yesin, sizin yaşadığınız hayatı yaşasın? size yaşattırılmadı işte rahat bir hayat, neden bu haksızlığa karşı gelmek ve yeni nesli korumaya çalışmak yerine nefret ettiğiniz ama benimsediğiniz şeyleri onların üzerine de yıkıyorsunuz? yeni nesli eleştirmeden önce bir kendinizi eleştirin, hayatınızı gözden geçirin derim ben. küçücük çocuklara bu kadar nefret akıl işi değil. onlara doğru yolu göstermelisiniz, size yapılan yanlışların yolunu değil.
devamını gör...



