harf inkılabından sonra söylenmiş ve hala devam edilen cümle. haklılık yanları çok olmak ile beraber bazen sakal çıkması için jilet vurmak gerekir diyerek desteklediğim olaydır harf inkılabı.
devamını gör...
cehaletlerine kılıf uydurmak isteyenlerin söylediği söz. harf inkılabı tartışılır lakin bunun cehaletle ilgisi olmadığını anlamak lazım. eski türk devletlerine baktığımızda farklı alfabeler kullanılmıştır.
devamını gör...
saçma sapan bir cümledir. harf inkilabından sonra söylenmiştir. sanki harf inkilabından önce kitapların içinde boğuluyorlardı.
devamını gör...
siyasi bir söylem olmasının ötesinde bir anlamı yok zira osmanlıca bilen nüfusun % 5 'i.

yanlış bir algı var. bir dili bilmek demek o dilde okuyup yazabilmek demek. mesela küçük çocuklar okuma yazma öğrenmeden de çatır çatır türkçe konuşur ama türkçe bilmez.

osmanlıca okuyup yazmak ile türkçe konuşmak farklı iki konu.

bir de şey var:

(bkz: anlıyorum ama konuşamıyorum)
devamını gör...
buradan bakınız
devamını gör...
"bir gecede cahil kalmak" bu sözün haklılık tarafı sıfırdır. bu sözü haklı bulanın zerre tarih bilgisi yoktur. bu sözü savunmak cahilliktir. o dönem de zaten halkın sadece %8'i okuma yazma biliyordu, yani halkın zaten %92'i okuma yazma bilmiyordu. okuma yazma bilmeyen bir halk nasıl olurda bir gece de cahil kalabilir? tarih arşivlerinde hepsi yazıyor. araştırmaktan üşenen insanlar, bu söze balıklama atlayıp inanıyor hemen. delinin biri bir kuyuya taş atmış, kırk akıllı çıkaramamış, bu konuda buna döndü. ayrıca harf inkılabından ilk iki yıl sonra okuma yazma oranı 1 milyon a çıkmıştır. eski kültür ve medeniyet eserlerine gelince. o günden bugüne 25 bin kadar eski kültür eserimiz bugünkü harflere dönüştürerek yayımlanmıştır.
devamını gör...
cahil kaldığını düşünen diriliş ertuğrul tayfası hızlıca osmanlıca kurslarına gidip aradaki açığı kapatsınlar dediğim başlıktır. kayıp balık memo isimli yazar zaten fazlasıyla açıklamış durumu.

edit: tanımda yer alan osmanlıca ifadesiyle alfabe kastedilmiştir.
devamını gör...
bir gecede cahil kalana kadar onlarca gece çok kültürlü, okuma yazma oranları çok çok yüksek düzeydeydi doğru. çok komik bulduğum başlıktır. üstüne makaleler yazılır ki yazılmıştır, kitaplar basılır ki basılmıştır. buraya sığdırmak mümkün değildir. destekleyen ve desteklemeyenlere göre bir turnusol oluşturabiliriz ama.
devamını gör...
araplara bakıp iç çekiyorlar mı acaba ?
devamını gör...
10.
harf inkılabı ile alakalı söylenmiş bir durum. bir şahıs ile bu konu hakkında konuşurken. cahil bıraktılar ya adam dilimizi değiştirdi dediğini duymuştum. harflerin değil de dilin değiştiğini düşünüyor doğrusu. harf inkılabına kadar olan süreçte osmanlıca konuşuyormuşuz ve dilimiz türkçe ye dönmüş. gülerek izlemiştim bu durumu.
devamını gör...
11.
(bkz: bir gecede milleti cehaletten kurtarmak)
devamını gör...
bir gece öncesine kadar allame-i cihan olanların hakkına girmektir.

şaka şaka. o dönem yukarda arkadaşın dediği gibi okuma oranı çok düşüktü. ülke genelindeki ortalamayı bilmiyorum ama o dönem anadolu'da okuma yazma oranı sadece %1'miş. celal şengör'ün yalancısıyım.
devamını gör...
cahillik kavramını bilmeyenlerin ısrarla söylediği sözdür.
devamını gör...
aslı astarı olmayan bir eylem.

diyelim ki doğru olsun ve gerçekten 1 gecede cahil kalınmış olsun. "peki, 1 gece içerisinde cahil kalıveriyorsun da, aradan geçen 92 yılda neden kurtulamadın o cehaletten?" diye sorarım ben adama.
devamını gör...
bir gecede olacak iş değil ama sen bilirsin yine de.
devamını gör...
bahane malum organımız gibidir. hadi bir gecede bu gerçekleşti. sonrasında yaşanan binlerce gecede, hatta nesillerde bu illeti atmak için doğru düzgün bir çabaya niçin girilmedi? korkum şu ki; bir yüz yıl sonra hala bu bahaneyi dillendireceğiz.
devamını gör...

biliyor musunuz?

“1923te türkiye’de;
nüfus 13 milyon civarıydı, 11 milyon kişi köyde yaşıyordu. 40 bin köy vardı, 38 bininde okul yoktu.

traktör sıfırdı. 5 bin köyde sığır vebası vardı.
hayvanlar kırılıyor, insanlar kırılıyordu.

iki milyon kişi sıtma, bir milyon kişi frengiydi. verem, tifüs, tifo salgını vardı, üç milyon kişi trahomluydu.

bebek ölüm oranı yüzde 48’di, yani her doğan iki bebekten biri ölüyordu.

memlekette sadece 337 doktor vardı.
sadece 60 eczacı vardı, sadece 8’i türk’tü.
diş hekimi, sıfırdı.
dört hemşire vardı.
40 bin köy, sadece 136 ebe vardı.
ortalama ömür 40’tı.

yanmış bina sayısı 115 bin, hasarlı bina sayısı 12 bin. ülkeyi yeniden inşa etmek gerekiyordu.
kiremit bile ithaldi. adı marsilya kiremidiydi.

limanlar, madenler, demiryolları yabancıya aitti.

tiyatro yok, müzik yok, resim yok, heykel yok, spor yoktu. arkeolojik eserler, öyle gizli saklı değil, padişahların hediyesi olarak, trenlerle çalınmıştı.

kimisi alaturka saat’i kullanıyor, güneşin battığı anı 12:00 kabul ediyordu. kimisi zevali saat’i kullanıyor, güneşin en tepede olduğu anı 12:00 kabul ediyordu. kimisi güneş batarken grubi saat’i esas alıyordu. kimisi güneşin tamamen battığı ezani saati esas alıyordu.

“saat kaç birader?” diye sorduğunda, her kafadan ayrı bir ses çıkıyordu.

kimisi hicri takvim kullanıyordu, kimisi rumi takvim kullanıyordu. kimisinin şubat’ı kimisinin aralık’ına denk geliyordu. herkes aynı zaman dilimindeydi, ama farklı aylarda yaşıyordu.

dirhem, okka, çeki vardı. arşın, kulaç, fersah vardı. ne ağırlığımız dünyaya ayak uydurabiliyordu, ne uzunluğumuz. ölçülerimiz ortaçağ’dı.

erkeklerin sadece yüzde yedisi, kadınların sadece binde dördü okuma yazma biliyordu.

okur-yazar erkeklerin çoğunluğu, subay veya gayrimüslimdi. okul yaşı gelen her dört çocuktan üçü okula gitmiyordu.

toplam, 4894 ilkokul, sadece 72 ortaokul, sadece 23 lise vardı. türkiye’nin tüm liselerinde sadece 230 kız öğrenci kayıtlıydı.

öğretmenlerin üçte birinin, öğretmenlik eğitimi yoktu. tek üniversite vardı, darülfünun, medreseden halliceydi. ülke bilim’den çok uzaktı.

600 sene boyunca türkçenin ırzına geçilmiş, osmanlıca denilmişti. arapça, farsça, fransızca, italyanca kelimeler, levanten terimler dilimizi istila etmişti. karşılıklı sesli-sessiz harfleri olmayan arapçayla türkçe yazmaya çalışıyorlardı.

“harf devrimi yapıldı, bir gecede cahilleştirildik, köpekleştirildik” deniyor ya...

ibrahim müteferrika’dan itibaren 150 sene boyunca basılan kitap sayısı kaçtı biliyor musunuz? sadece 417’ydi. bunların da çoğu gayrimüslimlerin matbaasından çıkmıştı. ki zaten, müteteferrika da devşirmeydi, macar’dı.

bu topraklara kitap gelene kadar, avrupa’da 2.5 milyon farklı kitap basılmış, 5 milyar adet satılmıştı.

voltaire, bir kitabında şu ağır tespiti yapmıştı: “istanbul'da bir yılda yazılanlar, paris’te bir günde yazılanlardan azdır!”

devamını gör...
mental retarde söylemi.
devamını gör...
türk evladının çöl farelerinin lisanı ile işi yoktur.
az yapmıştır gazi paşa ben olsaydım hülagu han’a hazret dedirtecek kadar ile giderdim.
devamını gör...
dedelerimiz başına gelen elim olay.
yazık gerçekten çok yazık.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"bir gecede cahil kalmak" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim