#televizyon dizileri
#final yapan diziler
1989'dan 2002'ye dek toplamda 15 sezon sürmüş efsane türk dizisidir. toplam 459 bölümden oluşmaktadır. senaristi umur bugay'ın bir apartmanda yaşayan komşularla türkiye'yi anlattığı dizidir. kapıcılar kralı filmindeki karakterlerin -ki senaristi yine aynı kişidir- geliştirilmesiyle hayata geçmiş bir dizidir.
yönetmenler
yalçın yelence
erkavim yıldırım
oyuncular:
savaş dinçel
erdal özyağcılar
ayşe kökçü
ercan yazgan
mehmet akan
atılay uluışık
aykut oray
yalçın yelence
erkavim yıldırım
oyuncular:
savaş dinçel
erdal özyağcılar
ayşe kökçü
ercan yazgan
mehmet akan
atılay uluışık
aykut oray
*pantene altın kelebek ödülleri (1992) - en iyi kadın oyuncu [ayşe kökçü] / en iyi aktör [erdal özyağcılar]
*pantene altın kelebek ödülleri (1994) - en iyi aktör [erdal özyağcılar]
*pantene altın kelebek ödülleri (1994) - en iyi aktör [erdal özyağcılar]
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "chessgramerpislikherif" tarafından 01.02.2021 03:06 tarihinde açılmıştır.
1.
halil pazarlamanın bayat salamlarindan tutun da esmerin günlük ruh halinin degerlendirilmesine kadar her haliyle orijinal bizden türk dizisidir. o günlere olan özlemi hatırlatır.
devamını gör...
2.
sabri bey hep balkondaydı. her gelenin gidenin işinin içindeydi böylece. şimdi zihnimi zorluyorum da kış zamanları ne yapmıştı sabri bey, hatırlayamıyorum.
camdan mı bakıp, dahil oluyordu olaylara acaba?
camdan mı bakıp, dahil oluyordu olaylara acaba?
devamını gör...
3.
bizim apartmanda yaşıyorlar hissi uyandıran,
yaman okay'dan, cihat tamer'e
yavuzer çetinkaya'dan, orhan çağman'a
günümüz gençlerinin tanıyamayacağı birçok usta oyuncunun emek verdiği dizi.
yaman okay'dan, cihat tamer'e
yavuzer çetinkaya'dan, orhan çağman'a
günümüz gençlerinin tanıyamayacağı birçok usta oyuncunun emek verdiği dizi.
devamını gör...
4.
jeneriğini izleyince burnuma kaynamış su ve beyaz sabun kokusunu getiren dizidir. çocukken pazar günleri izlerdik ertesi gün okula gideceğiniz için banyo yapıp yatardık. bu sebeple hep sabun kokulu buruk bir hissiyat bırakır bende.
devamını gör...
5.
1989-2002 yılları arasında yayınlanmış tv dizisi. dizi, şükrü başaran ve ailesinin almanya'dan kesin dönüş yapmasıyla başlar ve yaşadıkları apartman etrafında şekillenir.
devamını gör...
6.
ya olum inanilmaz bir dizi bu ya. şarhos bir bira bağımlısı olan cemil'in hayatını anlatıyor. ve karakteri seviyorsunuz. şuan böyle bir dizinin olması imkansız. bu arada dizide konuşan bir papağan var. ve sürekli olarak sahnenin özetini yapıyor. senarist söylemek istediğini direkt papağana soyletiyor. ilginç bir kafa. seviyorum.
devamını gör...
7.
erdoğandan önce türkiye'sini anlatmaktadır. siyasi ekonomik olarak o zamanın şartlarına bakabilirsiniz. hem komedi hemde yakın tarihi bir nebze anlayabileceğiniz dizidir. özellikle erdoğandan başka hükümet görmemiş kişiler için.
devamını gör...
8.
pazar akşamlarının banyo sonrası seyirlik yapımı. hababam sınıfı'nın senaristi umur bugay'ın türkiyenin çok büyük bir kitlesine izlettiği dizisi. açık fikrimi söylemem gerekirse, bugünkü gibi deli bir rekabetin ve izleyicilerin sonsuz seçeneği olduğu bir dönemde yayınlansaydı bu dizi muhtemelen tutmazdı. gene de izlemişizdir. yer yer sinir olsak da sevmişizdir. ülke belleğinde önemli yer tutan bir dizidir. saygılar bizdendir ve umur bugay'ın ve dizide oynayan ve vefat etmiş kimi oyuncuların (hepsinin) toprakları bol olsundur.
devamını gör...
9.
trt1 adresinden google ile kayıt olunarak ücretsiz ve reklamsız izlenilebilen türkiye'nin ilk dizisi.
ortalama yarım saatlik bölümler varken hikayeler dolu doluymuş. bağımlılık yapıyor. bir bölüm daha bir bölüm daha ve sonra kendimizi onlardan biri gibi hissediyoruz.
her şey o kadar nostaljik ki. almanya'dan türkiye'ye trenle dönen ailemiz bile zamanının en güzel detaylarından.
ortalama yarım saatlik bölümler varken hikayeler dolu doluymuş. bağımlılık yapıyor. bir bölüm daha bir bölüm daha ve sonra kendimizi onlardan biri gibi hissediyoruz.
her şey o kadar nostaljik ki. almanya'dan türkiye'ye trenle dönen ailemiz bile zamanının en güzel detaylarından.
devamını gör...
10.
10 seneden fazla süre devam etmiş 3 türk dizisinden biridir. diğerleri de kurtlar vadisi ve arka sokaklar'dır. kapıcılar kralı filmindeki 7 ailenin detaylandırılmışının dizi versiyonu gibi bir şey olup 80'lerin sonlarına doğru başlayıp 2002'de daha henüz tayyip başa gelmeden sona ermiştir. küçükken sırf hayalet avcılarının çizgifilmini izleyecem diye (akşam gösterilen tek çizgifilmdi) bu dizi dahil bir sürü şeyi izlerdim öyle.
devamını gör...
11.
o zamanlarda bizimkiler, bizimkileri izlemeden yapamazlardı. ben de az çok hatırlardım ama geçenlerde youtube'da izlemeye başladım. çok iyi bir aile dizisi olduğunu biliyordum. insan yaş aldıkça eskiden izledikleri anlamsız gelir ya bu dizi de öyle bir şey hissetmedim diyebilirim. dizinin oyuncularının bir kısmı vefat etmiş. ışıklar içinde uyusunlar. ama keşke şu an şale apartmanı gibi bir apartman olsa da o apartmanda yaşasam diyorum *
devamını gör...
12.
yönetmenliğini yalçın yelence ve erkavim yıldırım'ın üstlendiği yerli komedi aile dizisidir. çocukluk yıllarımda çok severek izlediğim, kapıcı cafer, yönetici sabri bey ve daha nice karakterlerin yer aldığı yapım. bu güzel dizi bir apartmanda yaşayan insanların komşuluk ilişkilerini ele almıştır.
devamını gör...
13.
yönetmenliğini (bkz: yalçın yelence) ve senaristliğini (bkz: umur bugay) ın yaptığı efsane dizi. umur bugay ayni zamanda (bkz: kapıcılar kralı) nın da senaryosunu yazmıştır. bizimkiler de zaten kapıcılar kralından esinlenildi.
1989 da baslayip 2002 yılına kadar devam etti. dizi şükrü bey ve ailesi ağırlıklı başlasa da kapıcı cafer, apartman yöneticisi sabri bey, katil yavuz, baykuş cemil, taktak sedat gibi karakterler şükrü bey ve ailesinin de önüne geçmiş oldu. her karaktere ayri parantez açılır. hepsi de bizdendi, bizimkilerdi. diziye bakinca hep ayni seyler yasanirdi ama bıktırmazdı.
sabri bey cafere izdirap olur, baykus cemil patavatsizlik edip millete laf soyler, taktak sedat katili dolandirir, katil sedati dover, kapıcı cafer sabri beyden gizli is yapmaya calisir ama yakayı ele verir. surekli bu döngü vardi ama kendini izletirdi dizi..sebebi de karakterlerin renkli olması ve oyuncuların büyük sanatci olması. o roller icin doğmuştu sanki hepsi.
bizimkiler bambaska bir diziydi. 90 lı yillarda ulkenin sosyolojisini, ekonomisini guzel anlatiyordu. sadece bir dizi olarak görmüyorum bu sebeple.
tv de gösterilmiyor artık..birkac yil once yerel kanalın birinde denk gelmiştim. mecburen internetten giriyoruz biz de cııızzzzzz.
1989 da baslayip 2002 yılına kadar devam etti. dizi şükrü bey ve ailesi ağırlıklı başlasa da kapıcı cafer, apartman yöneticisi sabri bey, katil yavuz, baykuş cemil, taktak sedat gibi karakterler şükrü bey ve ailesinin de önüne geçmiş oldu. her karaktere ayri parantez açılır. hepsi de bizdendi, bizimkilerdi. diziye bakinca hep ayni seyler yasanirdi ama bıktırmazdı.
sabri bey cafere izdirap olur, baykus cemil patavatsizlik edip millete laf soyler, taktak sedat katili dolandirir, katil sedati dover, kapıcı cafer sabri beyden gizli is yapmaya calisir ama yakayı ele verir. surekli bu döngü vardi ama kendini izletirdi dizi..sebebi de karakterlerin renkli olması ve oyuncuların büyük sanatci olması. o roller icin doğmuştu sanki hepsi.
bizimkiler bambaska bir diziydi. 90 lı yillarda ulkenin sosyolojisini, ekonomisini guzel anlatiyordu. sadece bir dizi olarak görmüyorum bu sebeple.
tv de gösterilmiyor artık..birkac yil once yerel kanalın birinde denk gelmiştim. mecburen internetten giriyoruz biz de cııızzzzzz.
devamını gör...
14.
1977 kemal sunal'ın kapıcılar kralı adlı filmi ile büyük benzerlikler taşıyan ve her bölümün sonunda dizideki ali rolündeki atalay uluışığın durum değerlendirmesi yaptığı ve diziye bir çocuğun günlüğü havası veren bir dönemin en sevilen dizisi, doğrulama şansım yok ama sanki bu dizi o filmden ilham alınarak kurgulanmış gibi gözüküyor, bu dizide en güzel şeylerden bir tanesi de başrol oyuncusu olmaması, ve sürekli diziye yeni karakterler katılabilme konforu ancak yine de diziye tadını veren karakter kapıcı cafer olmuş
devamını gör...
15.
türk insanının çok tuttuğu ve sevdiği, ismi gibi bizi bize anlatan bir dizi. aynı apartmanda yaşayan ve farklı kesimden insanların komşuluklarını irdeleyen dizi 1989 - 2002 yılları arasında yayınlandı. aslında almanya'dan anavatana kesin dönüş yapan ailenin öyküsü olarak başlamış, 13 bölüm şeklinde tasarlanmış ama yoğun ilgi ve istekten olacak ki 465 bölüme kadar çıkmıştır. şu an 30 ve 40'lı yaşlarını yaşayan kişiler bu dizi ile büyüdüler. dizinin baş karakteri şükrü ve ailesinin almanya'dan istanbul'a trenle gelişi, esasında senarist umur bugay'ın çocuk yaşta ailesinin ankara'dan istanbul'a geliş hikayesini diziye yansıtması ile olmuştur. oyuncuların tiyatro kökenli olmaları da başarıdaki en büyük etkenlerden biri. gündelik hayattan yola çıkan ve olayların, dramların konu edilmemesiyle bugünkü sıradan dizilerden ayrışan bir tarafı olmuştur. dizinin dış cephesinin çekildiği apartman kadıköy'ün kozyatağı semtinde bulunan şale apartmanı . burada çekilmesinin sebebi de yönetmen yalçın yelence'nin bu binada ikamet etmesi. apartmanın asansörü olmadığı için iç çekimler içinse yan sokaktaki bir başka apartman kullanılmış, fakat bu apartman kentsel dönüşüme uğrayarak yıkılmış ve yerine yenisi yapılmış. şale apartmanı ise yönetici sabri bey' in höykürdüğü balkonu ve baykuş cemil'in etrafı dikizlediği penceresini görmek isteyen ziyaretçilerden olsa gerek, hatırasına sahip çıkmaya kararlı duruyor.
devamını gör...
16.
neredeyse tüm türkiye'nin trt izlediği bir zamanda olmasının da ekmeğini yiyerek, ülkenin çok büyük bir kesimine kendisini izlettiren yerli dizidir. umur bugay denince akla ilk bu yapım gelse de esasen kendisi ilk hababam sınıfı filminin de senaristidir. bana göre başarılı bir diziydi ama özel kanalların azmanlaştığı bir dönemde çıksa bu kadar çok ses getiremezdi kanısındayım. biraz tuhaf da bir diziydi açıkçası. biz, pazar banyomuzu yapar ve ekran başına geçip izlerdik bizimkiler'i. biz derken... belki de ülkenin çoğu. haha.
ekleme: hay allah. benzer bir tanım girmişim buraya ben zaten önceden. hehah.
ekleme 2: o halde bu tanımında biraz detaylara gireyim... dizide esas imza sahibi umur bugay elbette. bunun iyi taraflarını da kötü yanlarını da görüyoruz yapımda. bana göre bazı klişelerin suyunun çıkması negatif bir yönü mesela. ama bunu da ilginç karakterler kompanse ediyor. yani karşımızda hem karikatürize diyebileceğim hem de gerçekçi diyebileceğimiz karakterler var. yengeç hüseyin mesela. veya ergun bey. veya işte dizinin ciddi kısmının geçtiği apartmandaki katil, sabri bey, ayla hanım vb... evet, bazı şeyler çok tekrarlanıyor dizide ama karakterler bu replikleri iyi sattığı için izleyiciler olarak bir şekilde illallah demiyoruz...
bu kadar uzun süren bir dizide izleyicinin ilgisini bir şekilde diri tutabilmek de öyle ya da böyle bir başarıdır. ülkenin kolektif belleğindeki en önemli tv yapımlarından biridir bizimkiler hatta bu konuda zirvede bile olabilir. buna rakip olabilecek tek yapımsa bana göre avrupa yakası'dır. bundan sonra gelen tv yapımları, bunlardan daha iyi bile olsa öyle bir şansa sahip olamamışlardır ve olamazlar bana kalırsa. artık tv dönemi bitti ve internet çağındayız. ülkenin çoğunluğunu ekran başına kilitleyebilecek bir dizinin bundan sonra gelebileceğini zannetmiyorum.
ekleme: hay allah. benzer bir tanım girmişim buraya ben zaten önceden. hehah.
ekleme 2: o halde bu tanımında biraz detaylara gireyim... dizide esas imza sahibi umur bugay elbette. bunun iyi taraflarını da kötü yanlarını da görüyoruz yapımda. bana göre bazı klişelerin suyunun çıkması negatif bir yönü mesela. ama bunu da ilginç karakterler kompanse ediyor. yani karşımızda hem karikatürize diyebileceğim hem de gerçekçi diyebileceğimiz karakterler var. yengeç hüseyin mesela. veya ergun bey. veya işte dizinin ciddi kısmının geçtiği apartmandaki katil, sabri bey, ayla hanım vb... evet, bazı şeyler çok tekrarlanıyor dizide ama karakterler bu replikleri iyi sattığı için izleyiciler olarak bir şekilde illallah demiyoruz...
bu kadar uzun süren bir dizide izleyicinin ilgisini bir şekilde diri tutabilmek de öyle ya da böyle bir başarıdır. ülkenin kolektif belleğindeki en önemli tv yapımlarından biridir bizimkiler hatta bu konuda zirvede bile olabilir. buna rakip olabilecek tek yapımsa bana göre avrupa yakası'dır. bundan sonra gelen tv yapımları, bunlardan daha iyi bile olsa öyle bir şansa sahip olamamışlardır ve olamazlar bana kalırsa. artık tv dönemi bitti ve internet çağındayız. ülkenin çoğunluğunu ekran başına kilitleyebilecek bir dizinin bundan sonra gelebileceğini zannetmiyorum.
devamını gör...
17.
trt'nin tek kanal olduğu günlerde reyting rekorları kırmasına şaşırılmayacak dizidir. her ne kadar adı "bizimkiler" olsa da evlerine ayakkabı ile girenler falan da vardı. senaryo hataları ile dopdoludur mesela en başta şükrü ve ailesi almancıdır geri dönmüşlerdir ama sonra almancı kontenjanı nayn davut ve dumkof halis tarafından doldurulmuştur. neyse ana aileye geri dönelim şükrünün ağabeyi şevket ithalat ihracat falan yapar ve babası ile hakimdir yani çok absürt bu kısmı. hakimsiniz iki oğlunuz var ve biri sebze falan ihraç ediyor diğeri de almanya'ya çalışmaya gitmiş. buna benzer bir misal var mıdır? enteresan.
senaryodaki hataları bir kenara bırakırsak özel televizyon kanalları ile birlikte tam manası ile azalarak bitmiştir. nasıl bitti? bir neticeye vardı mı kimse bilmez ama ekranda tutunabilmek için mecburen ortalama türk izleyicisine en çok benzeyen kapıcı cafer'e zoom çektiği hakikattir. yani en başta "ali" merkezli bir anlatım varken günden güne cafer ve aile münasebetlerine döndürdüler kameralarını böylece "bizimkiler" iddiasında tutunmak istediler lakin cafer bir insanın içinin alamayacağı kadar yılışık bir karakterdi.
başka bir gözle bakarsak türkiye'de ilk kez paralel evrenleri inceleyen dizi olmuştur "yazlıkçılar" adı altında aynı kadro ile ama farklı rollerin olduğu bir dizi daha vardı. gerçekten bunu neden yaptılar sıcak aile dizisi tadında bilim kurgu denemesi mi yaptılar bilmiyorum ama cemil'in karısı terzi ile halil pazarlama evliydi tahta kafa ile davut ustanın karısı ulviye falan yani ne bu? korkunç değil mi?
neyse nedense insanlar nostalji severler ve bu saçma sapan dizi de insanların nostalji tutkunu olması ile hala hafızalarda yer tutar. yani kim böyle bir apartmanda oturuyordu bilmiyorum ama bizim apartman böyle değildi. gerçi benim çocukluğum anadoluda geçtiği için apartmanda oturma rezaletine 18 yaşından sonra istanbul'da belendim. ama bu başka bir entrynin konusu
senaryodaki hataları bir kenara bırakırsak özel televizyon kanalları ile birlikte tam manası ile azalarak bitmiştir. nasıl bitti? bir neticeye vardı mı kimse bilmez ama ekranda tutunabilmek için mecburen ortalama türk izleyicisine en çok benzeyen kapıcı cafer'e zoom çektiği hakikattir. yani en başta "ali" merkezli bir anlatım varken günden güne cafer ve aile münasebetlerine döndürdüler kameralarını böylece "bizimkiler" iddiasında tutunmak istediler lakin cafer bir insanın içinin alamayacağı kadar yılışık bir karakterdi.
başka bir gözle bakarsak türkiye'de ilk kez paralel evrenleri inceleyen dizi olmuştur "yazlıkçılar" adı altında aynı kadro ile ama farklı rollerin olduğu bir dizi daha vardı. gerçekten bunu neden yaptılar sıcak aile dizisi tadında bilim kurgu denemesi mi yaptılar bilmiyorum ama cemil'in karısı terzi ile halil pazarlama evliydi tahta kafa ile davut ustanın karısı ulviye falan yani ne bu? korkunç değil mi?
neyse nedense insanlar nostalji severler ve bu saçma sapan dizi de insanların nostalji tutkunu olması ile hala hafızalarda yer tutar. yani kim böyle bir apartmanda oturuyordu bilmiyorum ama bizim apartman böyle değildi. gerçi benim çocukluğum anadoluda geçtiği için apartmanda oturma rezaletine 18 yaşından sonra istanbul'da belendim. ama bu başka bir entrynin konusu
devamını gör...
18.
yayınlandığı dönemde embriyo bile olmadığım için yeni keşfedip bazen aile sofralarinda acip ailecek izlediğim, izlerken komedi mi drama mı olduğunu anlayamadığım cok katmanli bir turkiye panoramasi. apartman dedikoduları, kavgaları, cafer ve diğerlerine olan tutum. o zamandaki şehirleşme sancıları tam bir rontgen. sabri bey denen orta sınıf tipolojik dinozorlar, oğluna dunkof diyen siyasal islamci kilolu kaba adam, davut galiba; burokrasideki yavşaklik ve yalakalar, hantalliklar(saygilar bizden dizisini de oneririm kemal sunal başrol) ve diğer şeyler.
bugunn hala gecerli olan bircok sosyal problem bzimkiler de, neredeyse daha 14 bir bölüm gecmesine ragmen, gercekdisi karikaturize edilmeden, olduğu gibi gösterilmiş. akp bağıra bağıra geliyormuş. (veya biz hep akpymişiz.)
edit: o kadar sıcak ki ter icinde yazdigim icin anlam kaymalari turkce katliami olmus olabilir. check edemeiyorum sozluk
bugunn hala gecerli olan bircok sosyal problem bzimkiler de, neredeyse daha 14 bir bölüm gecmesine ragmen, gercekdisi karikaturize edilmeden, olduğu gibi gösterilmiş. akp bağıra bağıra geliyormuş. (veya biz hep akpymişiz.)
edit: o kadar sıcak ki ter icinde yazdigim icin anlam kaymalari turkce katliami olmus olabilir. check edemeiyorum sozluk
devamını gör...
19.
,
devamını gör...
