1.
mahayana budizm'ine bağlı bir hint keşiş'idir. güzellikleri düşünce ile uyandıran, kişiyi irfana götüren, gelenekçi budizm'e karşı olan zen tarikatının kurucusudur.
devamını gör...
2.
budizmi çin'e taşıyıp zen budizmini kuran ünlü zen ustası ve kurucusu.
devamını gör...
3.
zen felsefesi..
yemeğini yedin. o zaman git tabağını temizle ve bulaşıkları yıka.. günlük hayatı olabildiğince derin ve anlamlı yaşa..
hiçbir şey hakkında düşünmemektir zen.
yürümek, yemek, konuşmak ve yatmak.. bunların her biri zen in parçasıdır.
aydınlanmak mı istiyorsun? zihnini her gün temiz tut. bulaşıkları akşamdan yıka. ertesi güne kalmasın.
zen budizm'in kurucusu, çin filozoflarından* bodhidharma işte karşınızda..

bilge, en küçük bir eylemden bile aydınlamaya başlanılacağının fırsatını sunuyor size. en ufak bir eylem tam bir ruh ile yapılırsa ışığı görme şansı artar. dediği ufak bir adım yalnızca. yaşadığın an'a, yaptığın işe dikkat ile odaklanmak gerekir. bu odaklanmayı engelleyen zihnimizdir. kişi kendini, zihninin kirliliğinden korumalı. bu, var olanı çarptırmadan görebilme özelliğidir. aristoteles in duyular ile öğrenme yolculuğunun aşamalarını doğru bir şekilde zihnimize kazımalı.
şu an ben ne düşünüyorum, düşüncelerimde ne akıyor?
bir gün, bir öğrenci zen hocasına gelir, aralarındaki diyaloğu paylaşıyorum:
kafamda hiçbir şey yok benim, hiçbir şey düşünmüyorum.
zen hocası:
at onu, kafanda bir şey olmadığına dair düşünceyi de at.
öğrenci: olmayan şeyi nasıl atabilirim?
hocası: o zaman, taşı onu. atamıyorsan taşı!
bize acı veren ve bizi aldatan şeyin ne olduğunu bildiğimizde ona hakim oluruz. kontrol edebildiğimiz bir zihinden bahsediyoruz. ruh ile hareket etmeli o halde.
bir hikaye de ise, nehirden geçmeye zorlanan bir kadına yardım teklifi edilir. kadın kucaklanarak karşı tarafa geçirilir. normalde kadın ile temas etmeleri kurallara uygun değildir. arkadaşı yardım eden adama döner ve bunu neden yaptığını sorar, adamın cevabı ise mükemmeldir:
ben o kadını aldım karşıya geçirdim ve orada bıraktım.ama görüyorum ki en hâlâ taşımaya devam ediyorsun..
o hâlde, kurallara uygun değil ruha uygun yaşanmalı.
şu an çay demliyorsan tüm benliğinle demlemelisin o çayı.. ohh oldu mu tavşan kanı.* nirvana diyorduk yine çay'a bağladık iyi mi? bu da anca vişne'nin başına gelebilir.
geldiyseniz buraya kadar, üzülerek belirtmem gerekir ki, benim çin felsefesi serüvenim burada son buluyor.
hindistan'dan başladım çin'e vardım en son zen felsefesi ile japonya'ya kadar ulaştım.
genel olarak şunu anladım ki, her biri birbirinden kıymetli filozoflarımız; çok takma kafana sadece anda kal diyorlar. *
yeni felsefeler de görüşmek üzere..
bakalım yolumuz başka nerelere düşecek?
yemeğini yedin. o zaman git tabağını temizle ve bulaşıkları yıka.. günlük hayatı olabildiğince derin ve anlamlı yaşa..
hiçbir şey hakkında düşünmemektir zen.
yürümek, yemek, konuşmak ve yatmak.. bunların her biri zen in parçasıdır.
aydınlanmak mı istiyorsun? zihnini her gün temiz tut. bulaşıkları akşamdan yıka. ertesi güne kalmasın.
zen budizm'in kurucusu, çin filozoflarından* bodhidharma işte karşınızda..

bilge, en küçük bir eylemden bile aydınlamaya başlanılacağının fırsatını sunuyor size. en ufak bir eylem tam bir ruh ile yapılırsa ışığı görme şansı artar. dediği ufak bir adım yalnızca. yaşadığın an'a, yaptığın işe dikkat ile odaklanmak gerekir. bu odaklanmayı engelleyen zihnimizdir. kişi kendini, zihninin kirliliğinden korumalı. bu, var olanı çarptırmadan görebilme özelliğidir. aristoteles in duyular ile öğrenme yolculuğunun aşamalarını doğru bir şekilde zihnimize kazımalı.
şu an ben ne düşünüyorum, düşüncelerimde ne akıyor?
bir gün, bir öğrenci zen hocasına gelir, aralarındaki diyaloğu paylaşıyorum:
kafamda hiçbir şey yok benim, hiçbir şey düşünmüyorum.
zen hocası:
at onu, kafanda bir şey olmadığına dair düşünceyi de at.
öğrenci: olmayan şeyi nasıl atabilirim?
hocası: o zaman, taşı onu. atamıyorsan taşı!
bize acı veren ve bizi aldatan şeyin ne olduğunu bildiğimizde ona hakim oluruz. kontrol edebildiğimiz bir zihinden bahsediyoruz. ruh ile hareket etmeli o halde.
bir hikaye de ise, nehirden geçmeye zorlanan bir kadına yardım teklifi edilir. kadın kucaklanarak karşı tarafa geçirilir. normalde kadın ile temas etmeleri kurallara uygun değildir. arkadaşı yardım eden adama döner ve bunu neden yaptığını sorar, adamın cevabı ise mükemmeldir:
ben o kadını aldım karşıya geçirdim ve orada bıraktım.ama görüyorum ki en hâlâ taşımaya devam ediyorsun..
o hâlde, kurallara uygun değil ruha uygun yaşanmalı.
şu an çay demliyorsan tüm benliğinle demlemelisin o çayı.. ohh oldu mu tavşan kanı.* nirvana diyorduk yine çay'a bağladık iyi mi? bu da anca vişne'nin başına gelebilir.
geldiyseniz buraya kadar, üzülerek belirtmem gerekir ki, benim çin felsefesi serüvenim burada son buluyor.
hindistan'dan başladım çin'e vardım en son zen felsefesi ile japonya'ya kadar ulaştım.
genel olarak şunu anladım ki, her biri birbirinden kıymetli filozoflarımız; çok takma kafana sadece anda kal diyorlar. *
yeni felsefeler de görüşmek üzere..
bakalım yolumuz başka nerelere düşecek?
devamını gör...