orijinal adı: la corta notte delle bambole di vetro
aldo lado'nun hem yönettiği hem de yazarlığını rüdiger von spies ile birlikte üstlendiği; italya, batı almanya, yugoslavya ve çekoslavakya ortak yapımı, 1971 çıkışlı gizem ve korku filmidir. filmde; amerikalı bir gazeteci geçici olarak prag şehrine gelmiştir ve birdenbire ortadan kaybolan kız arkadaşını aramaya koyulacaktır.
aldo lado'nun hem yönettiği hem de yazarlığını rüdiger von spies ile birlikte üstlendiği; italya, batı almanya, yugoslavya ve çekoslavakya ortak yapımı, 1971 çıkışlı gizem ve korku filmidir. filmde; amerikalı bir gazeteci geçici olarak prag şehrine gelmiştir ve birdenbire ortadan kaybolan kız arkadaşını aramaya koyulacaktır.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "tekrar twin peaks’e başlayacağım galiba" tarafından 17.08.2023 02:14 tarihinde açılmıştır.
1.
yönetmen koltuğunda aldo lado oturan, jean sorel'in müthiş ötesi oyunculuk sergilediği, senaryosu ile beni içine çekerek "ohaa!" diye bağırmama neden olmuş, ımdb'de 6.6 aldığını görünce ağız dolusu sövdüğüm, en az 7.5 üstü alması gereken müthiş ötesi bir film bu... öyle bir film ki, inanın izleyeli 1 yıl , hala aklımdan çıkmayan yerleri mevcut... size bahsetmem lazım bundan...
bahsetmeliyim çünkü uzun süredir eyes wide shut benzeri bir film arıyordum... öyle ki, eyes wide shut'tan tam 27 yıl önce vizyona girmiş ve eyes wide shut'tan 20 kat daha güzel bulduğum bir film bu...
öncelikle konusuyla başlayalım. amerikalı gazeteci ağabeyimiz moore bir sabah parkta ölü bulunuyor, ambulans çağırılıyor, hastaneye götürülüyor... birçok doktor kendisinin ölü olduğunu düşünse de kendisi bir tür koma halinde, vücudu hiçbir tepki vermiyor olsa da beyni son sürat çalışır halde, kendisi yaşıyor! insanlara yaşadığını bir şekilde anlatmayı deneyecek bu ağabeyimizin tek önemli silahı düşüncesi olunca biz de onunla birlikte onu bu noktaya getiren detayları görüyoruz.
her şeyin nedeninin bir kadının kayboluşuyla başladığını anlıyoruz bu kadın biraz tuhaf bir şekilde kayboluyor. üzerine hiçbir şey giymeden, hiçbir şeyini yanına almadan, sanki zorla kaçırılmış gibi... moore ağabeyimiz de bu olayı araştırdıkça tuhaf bir biçimde, aynı şekilde genç kadınların kaybolduğunu fark ediyor ve bunun arkasını deştikçe olaylar tuhaf, korkutucu bir boyuta ulaşıyor...
konusunu ben size daha fazla anlatmak istemiyorum, müthişti ya. senaryo su gibi akıyor, gizem her dakika artıyor, gizemi daha da ötesine götüren bir korku sarıyor ve kadınları kaçıran bu tuhaf oluşumun ne olduğunu araştırıyoruz biz de...
filmin sinematografisi de çok güzeldi, öyle hoş sahneler vardı ki ağzım açık izledim. bu filme letterboxd'da 5 puan vereceğim. soundtracklerini ennio morricone ağabeyimiz yapmış, film her detayıyla mükemmel...
bu filmi izlemeden ölmeyin arkadaşlar, dostlar, romalılar.
son olarak, "rengarenk kanatlı kelebeklerin özgürce havada uçmasına neden izin vermiyorsun?"
bahsetmeliyim çünkü uzun süredir eyes wide shut benzeri bir film arıyordum... öyle ki, eyes wide shut'tan tam 27 yıl önce vizyona girmiş ve eyes wide shut'tan 20 kat daha güzel bulduğum bir film bu...
öncelikle konusuyla başlayalım. amerikalı gazeteci ağabeyimiz moore bir sabah parkta ölü bulunuyor, ambulans çağırılıyor, hastaneye götürülüyor... birçok doktor kendisinin ölü olduğunu düşünse de kendisi bir tür koma halinde, vücudu hiçbir tepki vermiyor olsa da beyni son sürat çalışır halde, kendisi yaşıyor! insanlara yaşadığını bir şekilde anlatmayı deneyecek bu ağabeyimizin tek önemli silahı düşüncesi olunca biz de onunla birlikte onu bu noktaya getiren detayları görüyoruz.
her şeyin nedeninin bir kadının kayboluşuyla başladığını anlıyoruz bu kadın biraz tuhaf bir şekilde kayboluyor. üzerine hiçbir şey giymeden, hiçbir şeyini yanına almadan, sanki zorla kaçırılmış gibi... moore ağabeyimiz de bu olayı araştırdıkça tuhaf bir biçimde, aynı şekilde genç kadınların kaybolduğunu fark ediyor ve bunun arkasını deştikçe olaylar tuhaf, korkutucu bir boyuta ulaşıyor...
konusunu ben size daha fazla anlatmak istemiyorum, müthişti ya. senaryo su gibi akıyor, gizem her dakika artıyor, gizemi daha da ötesine götüren bir korku sarıyor ve kadınları kaçıran bu tuhaf oluşumun ne olduğunu araştırıyoruz biz de...
filmin sinematografisi de çok güzeldi, öyle hoş sahneler vardı ki ağzım açık izledim. bu filme letterboxd'da 5 puan vereceğim. soundtracklerini ennio morricone ağabeyimiz yapmış, film her detayıyla mükemmel...
bu filmi izlemeden ölmeyin arkadaşlar, dostlar, romalılar.
son olarak, "rengarenk kanatlı kelebeklerin özgürce havada uçmasına neden izin vermiyorsun?"
devamını gör...
