1.
2024 xbox showcase'de duyurulan ve 24 nisan 2025'te satışa çıkan, sandfall ve kepler ınteractive firmaları tarafından geliştirilen sıra tabanlı rol yapma oyunu (turn-based rpg) sadece 30 kişi tarafından geliştirilmiş. 2 günde 1 milyon sattı, xbox game pass hariç.
ben ise bu oyuna bayıldım. hakkında hiçbir bilgim olmadan, sırf xbox game pass'te görüp konusu ve görsellerini beğendiğim için kütüphaneye eklediğim ve çıktığı gibi de oynamaya başladığım oyun.
bundan önce sıra tabanlı oyun deneyimin sadece baldur's gate 3 ve ondan önce hiç yok. baldur's gate 3'e reklamları ve övgüler nedeniyle başladım ve 35 saat kadar oynadım. sonra ara vermek durumunda kalınca tekrar hikayeye giremedim ama onu da sevmiştim.
expedition 33 ise daha oyunun başındaki müzikleri, sanat tasarımı ile beni benden aldı. kamera açısının da çapraz tepe yukarıdan yerine normal third person, fps kategorisindeki gibi olması da ayrıca daha keyifli kılıyor oyunu oynarken.
sıra tabanlı ama, gerçek zamanlı saldırılardan kaçma veya karşı atak yapabiliyorsunuz. ve yine bu dövüş zamanlarındaki grafikler çok güzel.
normalde koşabildiğim her oyunda direkt koşar etrafa takılmam, hikayeyi ilerletmek isterim. bunda ise yürüyorum normal, hızlı geçmek istediğim bir yer yok. ana hikaye yönlendirmesini takip ediyorum ama önüme bir şey çıkınca da dur bir bakayım diyorum. koşma olayı bir tek lune karakterinde, alaam o nasıl güzel havada süzülmedir.
henüz 10 saat oynayabildim, fakat büyük keyif aldım oyundan.
edit: %100 tamamladığım ilk oyun olmuştur. normalde hiçbir oyunda bunun için uğraşmadım ama bunda istedim. 100 saat oldu. şimdi ng+ başlayıp bir tur daha oynama zamanı ki yine bunu da ilk defa bu oyunda yapacağım. çok güzel oyun.
ben ise bu oyuna bayıldım. hakkında hiçbir bilgim olmadan, sırf xbox game pass'te görüp konusu ve görsellerini beğendiğim için kütüphaneye eklediğim ve çıktığı gibi de oynamaya başladığım oyun.
bundan önce sıra tabanlı oyun deneyimin sadece baldur's gate 3 ve ondan önce hiç yok. baldur's gate 3'e reklamları ve övgüler nedeniyle başladım ve 35 saat kadar oynadım. sonra ara vermek durumunda kalınca tekrar hikayeye giremedim ama onu da sevmiştim.
expedition 33 ise daha oyunun başındaki müzikleri, sanat tasarımı ile beni benden aldı. kamera açısının da çapraz tepe yukarıdan yerine normal third person, fps kategorisindeki gibi olması da ayrıca daha keyifli kılıyor oyunu oynarken.
sıra tabanlı ama, gerçek zamanlı saldırılardan kaçma veya karşı atak yapabiliyorsunuz. ve yine bu dövüş zamanlarındaki grafikler çok güzel.
normalde koşabildiğim her oyunda direkt koşar etrafa takılmam, hikayeyi ilerletmek isterim. bunda ise yürüyorum normal, hızlı geçmek istediğim bir yer yok. ana hikaye yönlendirmesini takip ediyorum ama önüme bir şey çıkınca da dur bir bakayım diyorum. koşma olayı bir tek lune karakterinde, alaam o nasıl güzel havada süzülmedir.
henüz 10 saat oynayabildim, fakat büyük keyif aldım oyundan.
edit: %100 tamamladığım ilk oyun olmuştur. normalde hiçbir oyunda bunun için uğraşmadım ama bunda istedim. 100 saat oldu. şimdi ng+ başlayıp bir tur daha oynama zamanı ki yine bunu da ilk defa bu oyunda yapacağım. çok güzel oyun.
devamını gör...
2.
sıra tabanlı oyunlara karşı mesafeli olsam da çok övüldüğü için bu oyunu denemek istedim. muazzam bir emek var. müzikler ve atmosfer harika. seslendirme sanatçıları da zaten müthiş.
game of the year olur mu bilmem ama aday olacağı kesin bence.
game of the year olur mu bilmem ama aday olacağı kesin bence.
devamını gör...
3.
oyunun adı clair obscur: expedition 33'tür.
müzikleri, evreni, sanat çalışmaları ile yüksek beğeni kazandı ve yılın oyunu ödülünü almaya aday gibi görünüyor. game pass kütüphanesine ilk günden eklendi ve ilk günden indirdim ama mass effect serisini oynadığım için henüz başlamadım, aklım bu oyunda. baldur's gate 3'ten tanıdığımız pek çok seslendirmen ve bonus olarak andy serkis de oyunda sesleriyle karşımıza çıkacak.
müzikleri, evreni, sanat çalışmaları ile yüksek beğeni kazandı ve yılın oyunu ödülünü almaya aday gibi görünüyor. game pass kütüphanesine ilk günden eklendi ve ilk günden indirdim ama mass effect serisini oynadığım için henüz başlamadım, aklım bu oyunda. baldur's gate 3'ten tanıdığımız pek çok seslendirmen ve bonus olarak andy serkis de oyunda sesleriyle karşımıza çıkacak.
devamını gör...
4.
sıra tabanlı dövüş sistemini sevmeyen bünyemi gerçek zamanlı dodge ve counter sistemiyle mutlu etmiş oyun. müzikleri, ara sahneleri, seslendirmeleri ve hikayesi de pastanın çileği oldu. ama lan sayın fransızlar, türkçe dil desteği niye eklemediniz mon ami?
9/10.
9/10.
devamını gör...
5.
oyun harika. zaten üstte söylenenler söylenmiş ama benim için en iyi olayı müzikleriydi. fransızcaya doyduk efendim.
favorim ise;
aux lendemains non ecrits
ya bu nasıl bir şarkıdır? başyapıt mı ne bu?
favorim ise;
aux lendemains non ecrits
ya bu nasıl bir şarkıdır? başyapıt mı ne bu?
devamını gör...
6.
eğlencenin başındayım bakalım.
devamını gör...
7.
oyunu dün bitirdim, oyun bittikten sonra babam ve oğlum tadında bir hissiyat aldım. *
devamını gör...
8.
4 önce başladığım oyun.
devamını gör...
9.
bu gece bitirmeyi umduğum, başyapıt tadındaki oyun. bunlar oyun dünyasının yüz akları cidden. oyuna goty almadan önce başladım hala bitiremedim.
oyunun sonunun nasıl biteceğini bölüm ıı’nin ortalarında falan tahmin etmeye başladım açıkçası. tahminimden çok uzak bir noktada değilim an itibariyle. spoiler yememek için çok çaba sarf ettim, hikayenin büyüsü bozulsun istemiyorum. oyunun övmekle bitmeyecek çok güzel tarafları var. müziği, sıra tabanlı yapısındaki kaçınma ve savuşturma sistemi, yaratılan dünya, karakter derinliği falan muazzam.
gelin görün ki benim açımdan tek negatif tarafı bölüm ııı ile başladı. ben açıkçası bölüm ıı’nin sonunda hikaye biter diye bekliyordum. fakat bölüm ııı başladığında içimden bir “allah allah bu ne lan şimdi” oldum. neyse dedim yarım saatlik bir oyun süresinin sonucunda hikaye biter herhalde. çünkü baya baya oyunun sonu şekillenmeye başlamıştı zaten. ama yok abi 1 saat oynadım, 2 saat oynadım yok bitmedi. bu andan itibaren tekrar sıra tabanlı sistemde boş boş düşmanları kesmek, saçma mücadelelere girmek durumunda kaldım sanki. yani dedim ki buna gerek var mıydı cidden, ne yapıyorum şu an ben?
neyse bana yaşattığı onca güzel saatlerin ardından oyun bitirilmeyi hak etti. yoksa bana öyle geliyor ki bölüm ııı’ü hiç oynamadan youtube’dan videosunu izleyerek oyunun sonunu öğrenseniz bir şey kaybetmiş olmazsınız aslında.
oyun bittiğinde burayı editleyip hikayeyi anladığım kadarıyla yazarım. eminim bu hikayeyle alakalı bir sürü teoriler, tahminler yaratılmaya başlanmıştır oyun dünyasında.
oyunun sonunun nasıl biteceğini bölüm ıı’nin ortalarında falan tahmin etmeye başladım açıkçası. tahminimden çok uzak bir noktada değilim an itibariyle. spoiler yememek için çok çaba sarf ettim, hikayenin büyüsü bozulsun istemiyorum. oyunun övmekle bitmeyecek çok güzel tarafları var. müziği, sıra tabanlı yapısındaki kaçınma ve savuşturma sistemi, yaratılan dünya, karakter derinliği falan muazzam.
gelin görün ki benim açımdan tek negatif tarafı bölüm ııı ile başladı. ben açıkçası bölüm ıı’nin sonunda hikaye biter diye bekliyordum. fakat bölüm ııı başladığında içimden bir “allah allah bu ne lan şimdi” oldum. neyse dedim yarım saatlik bir oyun süresinin sonucunda hikaye biter herhalde. çünkü baya baya oyunun sonu şekillenmeye başlamıştı zaten. ama yok abi 1 saat oynadım, 2 saat oynadım yok bitmedi. bu andan itibaren tekrar sıra tabanlı sistemde boş boş düşmanları kesmek, saçma mücadelelere girmek durumunda kaldım sanki. yani dedim ki buna gerek var mıydı cidden, ne yapıyorum şu an ben?
neyse bana yaşattığı onca güzel saatlerin ardından oyun bitirilmeyi hak etti. yoksa bana öyle geliyor ki bölüm ııı’ü hiç oynamadan youtube’dan videosunu izleyerek oyunun sonunu öğrenseniz bir şey kaybetmiş olmazsınız aslında.
oyun bittiğinde burayı editleyip hikayeyi anladığım kadarıyla yazarım. eminim bu hikayeyle alakalı bir sürü teoriler, tahminler yaratılmaya başlanmıştır oyun dünyasında.
devamını gör...
10.
oyun başyapıt orası kesin. özellikle de müziklerine bayıldım.fransız oyun stüdyoları bu aralar iyi işler ortaya koymaya başladılar. şöyle bir sıkıntım var, sıra tabanlı savaş mekaniğine ben gelemiyorum abi. sıkıyor beni. en iyisi bile olsa.
bu arada benim için game of the year, kingdom come deliverance 2'ydi. en iyi rpg ödülünü bile vermediler. hakkı yendi taş gibi oyunun.
bu arada benim için game of the year, kingdom come deliverance 2'ydi. en iyi rpg ödülünü bile vermediler. hakkı yendi taş gibi oyunun.
devamını gör...
11.
aşık olunan oyun karakterleri listeme verso dessendre'yi ekleten oyun.
ve buna rağmen verso sonunu değil maelle sonunu seçmiştim, çünkü yazıkh.
ve buna rağmen verso sonunu değil maelle sonunu seçmiştim, çünkü yazıkh.
devamını gör...
12.
bu oyunla tarkov, helldivers, stalker arasında kaldım ve arc riders aldım. pişman değilim
devamını gör...
13.
oynamadım, ama ön yargılı olmayacağım en son acaba sever miyim, neyse 1 dolara düşmüş alayım dediğim (bkz: slay the spire) da 18 saati 1 saat gibi geçirince ve oyuna bayılınca sıra tabanlı oyunlara bakışım değişti. lakin bu oyunda o kadar derin strateji ve tekrar oynanbilirlik var mı bilmiyorum. yani pek sevmem gibi ama dediğim nedenlerle oynamadan konuşamam.
devamını gör...
14.
evet bir önceki entry’de oyunu bitirip hikayeyi anladığım kadarıyla yazacağım demiştim. üşengeçlikten ya da erindiğimden değil ama youtube’da hikayeyi görselleriyle çok güzel özetleyen bir video gördüm. inanın ben yazsam atladığım şeyler olacaktır ya da nereden başlasam bilemeyeceğim. video için spoiler uyarısı da yapayım. bu oyunu hayatım boyunca oynamam ama hikayeyi de merak ediyorum diyorsanız ya da oynadım ama hikaye kafamda tam oturmadı diyorsanız açın izleyin. bence çok orijinal ve güzel bir tat bırakan yapısı var.
devamını gör...
15.
19.yy fransa'sı rönesans esintileri, estetik, sanat sürrealizm. sanat volkan olmuş patlamış dünyanın üzerine yoksa lağım gibi mi?
bu oyundaki karakterlerin iletişimi son derece naif, kibar, iyimser. içinde bulundukları kaotik duruma ve öleceklerini bilmelerine rağmen hepsinin gözünde bir ışık var ve umut dolular. birbirlerini sürekli telkin eden, cesaret veren, umut aşılayan ve hedefe ulaşmak için fedakarlıktan kaçınmayan şövalye ruhlu fransızlar. giyim, kuşam janti, saçlar ahenkle dans ediyor, burunlar biblo, jestler mimikler soyluluk asalet fışkırıyor yemin ederim kusacağım artık, hepsi yakışıklı hepsi güzel, tamam olm en mükemmel sizsiniz, medeniyetin estetik, moda ve sanatta ulaştığı en son en üst mertebesi fransa len. müzikler gerçekten güzel hakkını yemeyelim, ama o ince kibriniz oyuna bile yansımış, abd barzosu olmasa çekilmez çile olurdu bu fransızlar. tavuğu çatalla yemiyor diye giyotine gidenler, fransız kaşkol ve bere takmadığı için sürülenler olurdu.
bu oyunda yaratılan sürreal evren avrupa sanat estetiği ve japon anime tarzı karışımı enteresan bir şey olmuş. hikayesini çok anlamadım yukarıda bir yazar paylaşmış oradan izleyince oturdu bende de. oyunun savaş mekanikleri insanı çileden çıkarıyor, zamanlamaya dayalı kaçış ve karşı koyma yapmanız, yetenekleri ap biriktirip kullanmanız gerekiyor. sıra tabanlı savaşlar aşırı sıkıcı ve özellikle boss lara karşı 10 kere tekrar ettiğim savaşlar oldu. karakteri geliştirmek basit, item olarak sadece silah var, sabşt potlar için geliştirme mevcut, yetenekler açılıyor, pasifler var adını unuttuğum. hiç faydalı bir şeyler yazamadım farkındayım.
oyun atmosferi bir yere kadar sizi etkiliyor, takip etmeyi ve anlamayı başarırsanız hikayesi güzel, savaş çok sıkıcı bu yüzden eeeehhh dedirtip zorlaşıyor, baya uzun bir oyun.
bu oyundaki karakterlerin iletişimi son derece naif, kibar, iyimser. içinde bulundukları kaotik duruma ve öleceklerini bilmelerine rağmen hepsinin gözünde bir ışık var ve umut dolular. birbirlerini sürekli telkin eden, cesaret veren, umut aşılayan ve hedefe ulaşmak için fedakarlıktan kaçınmayan şövalye ruhlu fransızlar. giyim, kuşam janti, saçlar ahenkle dans ediyor, burunlar biblo, jestler mimikler soyluluk asalet fışkırıyor yemin ederim kusacağım artık, hepsi yakışıklı hepsi güzel, tamam olm en mükemmel sizsiniz, medeniyetin estetik, moda ve sanatta ulaştığı en son en üst mertebesi fransa len. müzikler gerçekten güzel hakkını yemeyelim, ama o ince kibriniz oyuna bile yansımış, abd barzosu olmasa çekilmez çile olurdu bu fransızlar. tavuğu çatalla yemiyor diye giyotine gidenler, fransız kaşkol ve bere takmadığı için sürülenler olurdu.
bu oyunda yaratılan sürreal evren avrupa sanat estetiği ve japon anime tarzı karışımı enteresan bir şey olmuş. hikayesini çok anlamadım yukarıda bir yazar paylaşmış oradan izleyince oturdu bende de. oyunun savaş mekanikleri insanı çileden çıkarıyor, zamanlamaya dayalı kaçış ve karşı koyma yapmanız, yetenekleri ap biriktirip kullanmanız gerekiyor. sıra tabanlı savaşlar aşırı sıkıcı ve özellikle boss lara karşı 10 kere tekrar ettiğim savaşlar oldu. karakteri geliştirmek basit, item olarak sadece silah var, sabşt potlar için geliştirme mevcut, yetenekler açılıyor, pasifler var adını unuttuğum. hiç faydalı bir şeyler yazamadım farkındayım.
oyun atmosferi bir yere kadar sizi etkiliyor, takip etmeyi ve anlamayı başarırsanız hikayesi güzel, savaş çok sıkıcı bu yüzden eeeehhh dedirtip zorlaşıyor, baya uzun bir oyun.
devamını gör...