yazar: ahmet telli
basım yılı : 1995
ahmet telli'nin şiir kitabı, bu adı taşıyan bir de şiiri vardır.
basım yılı : 1995
ahmet telli'nin şiir kitabı, bu adı taşıyan bir de şiiri vardır.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "pisipisi" tarafından 26.04.2021 09:35 tarihinde açılmıştır.
1.
ahmet telli'nin bireysel ve toplumsal katmanların iç içe geçtiği, çocuksun sen 1 ve çocuksun sen 2 isimli iki bölümden oluşan şiiri ve aynı ismi taşıyan kitabı.
duru sözcükler ve ahenkle beraber şiirin iki bölümü birbirinin tamamlayıcısı adeta, devamı değil. yapboz parçaları gibi bir dizeden tutup diğeriyle eşleştirmenin ortaya çıkardığı sonuç, ahmet telli şiirinin ne denli özenle örüldüğünün bir kanıtı olmaya tek başına dahi yeter gibi görünüyor.
bir yanlışlığım bu dünyada en az senin kadar
ve sen kendi küllerini savuruyorsun dağa taşa
bir daha doğmamak için doğmak diyorsun
ölümlülerin işi bir de mutlu olanların
çocuksun sen/ı'den
zaman benim işte, nesneleşiyor tüm anlar
dursam ölürüm paramparça olur dünya
çocuksun sen/ıı 'den
duru sözcükler ve ahenkle beraber şiirin iki bölümü birbirinin tamamlayıcısı adeta, devamı değil. yapboz parçaları gibi bir dizeden tutup diğeriyle eşleştirmenin ortaya çıkardığı sonuç, ahmet telli şiirinin ne denli özenle örüldüğünün bir kanıtı olmaya tek başına dahi yeter gibi görünüyor.
bir yanlışlığım bu dünyada en az senin kadar
ve sen kendi küllerini savuruyorsun dağa taşa
bir daha doğmamak için doğmak diyorsun
ölümlülerin işi bir de mutlu olanların
çocuksun sen/ı'den
zaman benim işte, nesneleşiyor tüm anlar
dursam ölürüm paramparça olur dünya
çocuksun sen/ıı 'den
devamını gör...
2.
ahmet telli şiiri. aynı zamanda şiir kitabının da adı.
kimi zaman hiç beklemediğiniz anda biri çıkar karşınıza hem çok tanıdık hem çok yabancı gelir. hep oradaymış gibi. yeniden değil de eskiden tanıdık gibi.
bu şiir de öyle bugün bana. hem hep biliyormuşum gibi hem de ilk kez dinliyormuşum gibi.
dünyanın dışına atılmış bir adımdın sen
ömrümüzse karşılıksız sorulardı hepsi bu
şu samanyolu hani avuçlarından dökülen
kum taneleri var ya onlardan birindeyim
yeni bir yolculuğa çıkıyorum kar yağıyor
bir aşk tipiye tutuluyor daha ilk dönemeçte
çocuksun sen sesindeki tipiye tutulduğum
dönüşen ve suya dönüşen sorular soruyorsun
sesin bir çağlayan olup dolduruyor uçurumlarımı
dinlemek için
kimi zaman hiç beklemediğiniz anda biri çıkar karşınıza hem çok tanıdık hem çok yabancı gelir. hep oradaymış gibi. yeniden değil de eskiden tanıdık gibi.
bu şiir de öyle bugün bana. hem hep biliyormuşum gibi hem de ilk kez dinliyormuşum gibi.
dünyanın dışına atılmış bir adımdın sen
ömrümüzse karşılıksız sorulardı hepsi bu
şu samanyolu hani avuçlarından dökülen
kum taneleri var ya onlardan birindeyim
yeni bir yolculuğa çıkıyorum kar yağıyor
bir aşk tipiye tutuluyor daha ilk dönemeçte
çocuksun sen sesindeki tipiye tutulduğum
dönüşen ve suya dönüşen sorular soruyorsun
sesin bir çağlayan olup dolduruyor uçurumlarımı
dinlemek için
devamını gör...
3.
çocuksun sen, sesinin çağlayanına düştüm
bir çiçeğe tutundum düşerken, ordayım hâlâ
sallanıp durmaktayım bir saatin sarkacı
nasıl gidip geliyor gidip geliyorsa öyle
zaman benim işte, nesneleşiyor tüm anlar
dursam ölürüm paramparça olur dünya
çocuksun sen, sesinin çağlayanına düştüğüm
uçurum diyordun bir aşk uçurum özlemidir
bırakıyorum öyleyse kendimi sesinin boşluğuna
tutunabileceğim tüm umutları görmeyeyim için
gözlerimi bağlıyorum geceyi mendil yaparak
bir rüzgâr esse ellerin fesleğen kokuyor
kırlangıçlar konuyor alnına akşamüstleri
bu yüzden bir kanat sesiyim yamaçlarda
üzgün bir erguvan ağacıyla konuşuyorum
ayrılığın zorlaştığı yerdeyim ve dalgınlığım
bir mülteci hüznüne dönüyor artık bu kentte
çocuksun sen alnına kırlangıçlar konan
bir bulutun peşine takılıp gittiğimiz yer
okyanus diyelim istersen ya da sen söyle
batık bir gemiyim orda, seni bekliyorum
upuzun bir sessizliğim fırtınalar patlarken
gövdem köle tacirlerinin barut yanıkları içinde
ve gittikçe acıtıyor yaralarımı tuzlu su
çocuksun sen, büyümek yakışmazdı hiç
gülüşünün kokusuyla yeşerdi bu elma ağacı
(soluğunun elma kokması bundandı belki)
bir elma kokusuna tutundum düşerken
sallanıp durmaktayım bir saatin sarkacı
nasıl gidip geliyor gidip geliyorsa öyle
çocuksun sen, çocuğumsun.
devamını gör...
4.
türk şair ahmet telli imzalı eser olup şiir türünde yer alıyor; 1994 yılında yayınlanmıştır.
şiirler hakkında konuşmam gerekirse;
daha önce okuduğumu anımsıyorum ama tekrar gözden geçirmek istediğim için yeniden okudum, zaten kısa bir kitap olduğu için kısa sürede bitiyor.
şiirlerin teması ise genellikle aşk, yıkım etkisi yaratan durumlar, şairlik, hayat ve ölüm, sevgiliye duyulan hisler, yalnızlık, acı çekmek ve acının bir karşılığının ya da sonunun olmaması, yaşamak ve yaşamaktan yorulmak, hayata ve aşka dair keskin hisler, felsefik yaklaşımlar, şiirlerin omurgasını oluşturuyor gibiydi.
ahmet telli'nin şiire dair yaklaşımı veya şiiri hakkında söz etmek gerekirse; şiirinin oldukça güçlü ve keskin olduğu, kimseye benzemeyen, kimsenin de ona benzeyemeyeceği bir şiir dünyasının olduğudur.
okurken sarsıcı, etkileyici, bıçak gibi saplanan dizelerle sanki deprem etkisi yaratıyor.
bir canlılık, bir heyecan, bir hüzün ve çokça duyguyu beraberinde getiriyor, hissettiriyor.
pek çok şiirini, dizesini oldukça iyi buldum,
insanı mahvedecek türden bir şiir tarzı hüküm sürüyor ve bu da kitaba epey dinamizm ve güç katıyor, sürükleyici kılıyor.
şiirleri canlı ve sarsıcı hale getiren de galiba ahmet telli'nin aşkı ve ayrılığı bunca iyi algılaması, algıladıklarını şiire kendine has biçimde formülize edebilmesi.
iyiki okudum dediğim bir kitap oldu.
oldukça keskin dizelerin oluşu çok iyi geldi ve etkisinden hemen çıkılamayacak şiirler olduğu rahatlıkla söylenilebilir.
çocuksun sen

şiirler hakkında konuşmam gerekirse;
daha önce okuduğumu anımsıyorum ama tekrar gözden geçirmek istediğim için yeniden okudum, zaten kısa bir kitap olduğu için kısa sürede bitiyor.
şiirlerin teması ise genellikle aşk, yıkım etkisi yaratan durumlar, şairlik, hayat ve ölüm, sevgiliye duyulan hisler, yalnızlık, acı çekmek ve acının bir karşılığının ya da sonunun olmaması, yaşamak ve yaşamaktan yorulmak, hayata ve aşka dair keskin hisler, felsefik yaklaşımlar, şiirlerin omurgasını oluşturuyor gibiydi.
ahmet telli'nin şiire dair yaklaşımı veya şiiri hakkında söz etmek gerekirse; şiirinin oldukça güçlü ve keskin olduğu, kimseye benzemeyen, kimsenin de ona benzeyemeyeceği bir şiir dünyasının olduğudur.
okurken sarsıcı, etkileyici, bıçak gibi saplanan dizelerle sanki deprem etkisi yaratıyor.
bir canlılık, bir heyecan, bir hüzün ve çokça duyguyu beraberinde getiriyor, hissettiriyor.
pek çok şiirini, dizesini oldukça iyi buldum,
insanı mahvedecek türden bir şiir tarzı hüküm sürüyor ve bu da kitaba epey dinamizm ve güç katıyor, sürükleyici kılıyor.
şiirleri canlı ve sarsıcı hale getiren de galiba ahmet telli'nin aşkı ve ayrılığı bunca iyi algılaması, algıladıklarını şiire kendine has biçimde formülize edebilmesi.
iyiki okudum dediğim bir kitap oldu.
oldukça keskin dizelerin oluşu çok iyi geldi ve etkisinden hemen çıkılamayacak şiirler olduğu rahatlıkla söylenilebilir.
çocuksun sen

devamını gör...
