orijinal adı: δάφνις καὶ χλόη
yazar: longos
yayım yılı: m.s.150
antik yunan edebiyatının ilk düzyazı eseri ve pastoral edebiyatın ilk ürünü olma özelliği gösteren bu yazı kendisinden sonra gelen salomon gessner, bernardin de saint-pierre, johann wolfgang von goethe gibi şair ve yazarları büyük ölçüde etkilemiştir. kitabın yazarının longus olduğu bilgisi kesin değildir. kitapta farklı zamanlarda biri zengin, diğeri fakir iki farklı aile tarafından bulunan çocukların daha sonrasında aralarında başlayan arkadaşlıkları ve tanrıların olaya el atmasıyla hissettikleri aşk anlatılmaktadır.
yazar: longos
yayım yılı: m.s.150
antik yunan edebiyatının ilk düzyazı eseri ve pastoral edebiyatın ilk ürünü olma özelliği gösteren bu yazı kendisinden sonra gelen salomon gessner, bernardin de saint-pierre, johann wolfgang von goethe gibi şair ve yazarları büyük ölçüde etkilemiştir. kitabın yazarının longus olduğu bilgisi kesin değildir. kitapta farklı zamanlarda biri zengin, diğeri fakir iki farklı aile tarafından bulunan çocukların daha sonrasında aralarında başlayan arkadaşlıkları ve tanrıların olaya el atmasıyla hissettikleri aşk anlatılmaktadır.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "scaremongering" tarafından 15.07.2022 16:33 tarihinde açılmıştır.
1.
daphnis ile khloe'nin aşkı, hangi yüzyılda yaşadığı tam olarak bilinmeyen longos tarafından yazılmış. 2021 senesinde can yayınevi'nden çıkmış, kitabı zeynep avcı türkçeye kazandırmış.
longos'un ne zaman yaşadığı bilinmiyor dediğim gibi, ancak mö 2. yüzyıl olarak kabul ediliyor. anlatı yunanca yazılmış ancak longos latince bir isim. dolayısıyla longos'un kitabın da geçtiği midilli adası'nda yaşamamış, ziyaretçi olarak gelmiş olabileceği düşünülüyor. başka bir olasılıksa kendisinin romalı bir ailenin sonradan serbest bırakılan yunan asıllı kölesi olduğu ancak tak ismi "longos"u benimsediği.
kitap yunan edebiyatının ilk düzyazılarından biriymiş. aynı zamanda dünya edebiyatında pastoral anlatının benimsendiği ilk kitaplardan biri olduğu da düşünülüyor.
kitap pek çok farklı dile çevrilmiş ve çevirileri çoğunda çevirmenler kendi fikirlerini de kitaba karıştırmışlar. longos'un bu eseri pek çok sanatçıyı derinden etkilemiş.
"güzellik ve onu görecek gözler var oldukça kimse eros'tan kaçamamıştır, kaçamayacaktır."
günün birinde keçi çobanlığı yapan bir aile, yanında değerli eşyalarla birlikte bir keçi tarafından emzirilmekte olan bir oğlan çocuğu bulurlar ve bu çocuğu bırakmaya yürekleri el vermez. onu daphnis diye isimlendirirler ve evlerine alırlar.
bundan 2 sene sonra başka bir aile (onlar da koyun gütmektedir) bir koyunun emzirdiği güzeller güzeli bir kız bulurlar, yine değerli eşyalarla birlikte. onlar da kıza khloe adanı verirler va yanlarına alırlar. böylece bu iki çocuk, bu iki yoksul ailede büyümeye başlar.
birbirleri ile arkadaş olur, oyunlar oynar, hayvanlarını birlikte otlatırlar ve doğanın bağrında mutlu mesut büyürler. bir gün khloe, daphnis'i ırmakta yıkanırken görür ve ilk kez o gün arkadaşlıktan öte hisler uyanır içinde. oğlan, kızın yüreğinde olan bitenlerden habersizdir. hınzır eros oklarını bu iki gence fırlatmıştır çünkü.
yine başka bir gün, bir yarışma neticesinde galip daphnis, khloe'nin öpücüğüne mazhar olur ve o da o günden sonra khloe'ye duyduğu aşk yüzünden kendine gelemez. ne var ki bu iki genç hissettikleri şeyi anlamlandıramazlar da.
gel zaman git zaman derken başlarına türlü işler gelir, insanlarla tanışırlar, ve öğrenirler bunun aşk olduğunu. ancak fakir bir çoban olan daphnis, khloe ile evlenmesine izin vermeyeceklerinden endişe eder. çünkü az önce dediğim gibi fakirdir.
bu iki iyi yürekli gencin yaşamına sürekli eros, nympha'lar ve muzip tanrı pan müdahale eder. tanrıların amacı bu kez ortalığı karıştırmak değil, bu iki gence yardım etmektir.
kitapta bu ikisi bir türlü kavuşamayınca "ay bu manyak yazar bir trajedi, bir drama yaratmasın durduk yere" diye gerildim ama hiç de öyle olmadı lol.
ben böyle mitolojik yaratıkların, tanrıların falan da birer karakter olarak karşıma çıktığı eski metinleri çok seviyorum. iki gencin basit yaşamı, çayırda çimende koşturup ırmakta yıkanmaları, bir flüt çıkarıp tatlı ezgiler çalmaları falan çok hoşuma gitti. gerçekten gözümde canlandı öyle bir yaşam. beni rahatsız eden tek şey longos'un şekilciliği oldu. daphnis çok yakışıklı bir oğlan, khloe çok güzel bir kız olarak tasvir edilmiş. edilsin zaten ama salt bu kadar güzel olmaları nedeniyle "aooo bunların soylu olduğu belliydi, böyle çoban mı olur" gibi bir yaklaşıma sahip olması halkın, beni biraz üzdü. ne yani arkadaşlar sadece soylular mı güzel / yakışıklı oluyor? çobanlar, çiftçiler ucubeye mi benzemek zorunda? * gerçi bilemiyorum ki belki o dönemin anlayışı böyledir. milattan önce 2. yüzyıl dolaylarından bahsediyoruz.
bu tür eski metinler size de hitap ediyorsa, bu kısacık kitabı da kaçırmayınız.
longos'un ne zaman yaşadığı bilinmiyor dediğim gibi, ancak mö 2. yüzyıl olarak kabul ediliyor. anlatı yunanca yazılmış ancak longos latince bir isim. dolayısıyla longos'un kitabın da geçtiği midilli adası'nda yaşamamış, ziyaretçi olarak gelmiş olabileceği düşünülüyor. başka bir olasılıksa kendisinin romalı bir ailenin sonradan serbest bırakılan yunan asıllı kölesi olduğu ancak tak ismi "longos"u benimsediği.
kitap yunan edebiyatının ilk düzyazılarından biriymiş. aynı zamanda dünya edebiyatında pastoral anlatının benimsendiği ilk kitaplardan biri olduğu da düşünülüyor.
kitap pek çok farklı dile çevrilmiş ve çevirileri çoğunda çevirmenler kendi fikirlerini de kitaba karıştırmışlar. longos'un bu eseri pek çok sanatçıyı derinden etkilemiş.
"güzellik ve onu görecek gözler var oldukça kimse eros'tan kaçamamıştır, kaçamayacaktır."
günün birinde keçi çobanlığı yapan bir aile, yanında değerli eşyalarla birlikte bir keçi tarafından emzirilmekte olan bir oğlan çocuğu bulurlar ve bu çocuğu bırakmaya yürekleri el vermez. onu daphnis diye isimlendirirler ve evlerine alırlar.
bundan 2 sene sonra başka bir aile (onlar da koyun gütmektedir) bir koyunun emzirdiği güzeller güzeli bir kız bulurlar, yine değerli eşyalarla birlikte. onlar da kıza khloe adanı verirler va yanlarına alırlar. böylece bu iki çocuk, bu iki yoksul ailede büyümeye başlar.
birbirleri ile arkadaş olur, oyunlar oynar, hayvanlarını birlikte otlatırlar ve doğanın bağrında mutlu mesut büyürler. bir gün khloe, daphnis'i ırmakta yıkanırken görür ve ilk kez o gün arkadaşlıktan öte hisler uyanır içinde. oğlan, kızın yüreğinde olan bitenlerden habersizdir. hınzır eros oklarını bu iki gence fırlatmıştır çünkü.
yine başka bir gün, bir yarışma neticesinde galip daphnis, khloe'nin öpücüğüne mazhar olur ve o da o günden sonra khloe'ye duyduğu aşk yüzünden kendine gelemez. ne var ki bu iki genç hissettikleri şeyi anlamlandıramazlar da.
gel zaman git zaman derken başlarına türlü işler gelir, insanlarla tanışırlar, ve öğrenirler bunun aşk olduğunu. ancak fakir bir çoban olan daphnis, khloe ile evlenmesine izin vermeyeceklerinden endişe eder. çünkü az önce dediğim gibi fakirdir.
bu iki iyi yürekli gencin yaşamına sürekli eros, nympha'lar ve muzip tanrı pan müdahale eder. tanrıların amacı bu kez ortalığı karıştırmak değil, bu iki gence yardım etmektir.
kitapta bu ikisi bir türlü kavuşamayınca "ay bu manyak yazar bir trajedi, bir drama yaratmasın durduk yere" diye gerildim ama hiç de öyle olmadı lol.
ben böyle mitolojik yaratıkların, tanrıların falan da birer karakter olarak karşıma çıktığı eski metinleri çok seviyorum. iki gencin basit yaşamı, çayırda çimende koşturup ırmakta yıkanmaları, bir flüt çıkarıp tatlı ezgiler çalmaları falan çok hoşuma gitti. gerçekten gözümde canlandı öyle bir yaşam. beni rahatsız eden tek şey longos'un şekilciliği oldu. daphnis çok yakışıklı bir oğlan, khloe çok güzel bir kız olarak tasvir edilmiş. edilsin zaten ama salt bu kadar güzel olmaları nedeniyle "aooo bunların soylu olduğu belliydi, böyle çoban mı olur" gibi bir yaklaşıma sahip olması halkın, beni biraz üzdü. ne yani arkadaşlar sadece soylular mı güzel / yakışıklı oluyor? çobanlar, çiftçiler ucubeye mi benzemek zorunda? * gerçi bilemiyorum ki belki o dönemin anlayışı böyledir. milattan önce 2. yüzyıl dolaylarından bahsediyoruz.
bu tür eski metinler size de hitap ediyorsa, bu kısacık kitabı da kaçırmayınız.
devamını gör...
