diyetisyenlerin inanılnaz klişe tipler olması
başlık "echoes of the past" tarafından 29.07.2026 16:29 tarihinde açılmıştır.
1.
kısa bir giriş yapmak gerekirse; geçenlerde bankadan "ferdi kaza katılım sigortası" satmak için aradılar. bilirsiniz, bunlar otogar dilencisi gibidir. yok dedikçe hayattan bezdirene kadar ısrar ederler. bir noktadan sonra "tamam kardeşim, lanet olsun. ver şunu da kurtulayım." noktasına getirirler insanı.
neyse, poliçeyi yaptırdık. içinde de 4 seans online diyetisyen hizmeti varmış. açık konuşayım; diyetisyenlik sektörüne ne inancım ne güvenim vardır. ama madem parasını verdim, bari boşa gitmesin diyerek randevu oluşturdum.
bugün bana gönderdiği listeyi görünce gözlerim doldu. hint fakirlerinin menüsü bile bundan daha yüksek protein ve kalori içeriyordur. beni herhalde üç kilo verip yaz tatiline yetişmeye çalışan aşko kuşko influencer kızlardan sandı.
ya arkadaş... ben haftada 3-4 gün ağırlık antrenmanı yapıyorum, üzerine kardiyo ekliyorum. yetmiyor, haftada 2 gün boks yapıyorum. yetmiyor, en az 1 gün tenis oynuyorum. benim günlük almam gereken protein miktarı zaten minimum 170 gram. sen bana utanmadan 1800-1900 kalorilik, protein desen yanından bile geçmeyen bir liste yazıyorsun. ki sana bunları söylediğim halde.
bu listeyi iki ay uygulasam yağdan önce kaslarım istifa dilekçesini verir. en acısı da şu; aynı bilgileri herhangi bir yapay zekâya yazsam, aktivite düzeyimi, hedefimi ve makrolarımı hesaba katıp çok daha tutarlı bir plan çıkarırdı.
bu liste ise yıllardır usb bellekte duran "diyet_listesi_son_final_v12.pdf" dosyasını açıp isim kısmını değiştirmiş hissi veriyor.
neyse, poliçeyi yaptırdık. içinde de 4 seans online diyetisyen hizmeti varmış. açık konuşayım; diyetisyenlik sektörüne ne inancım ne güvenim vardır. ama madem parasını verdim, bari boşa gitmesin diyerek randevu oluşturdum.
bugün bana gönderdiği listeyi görünce gözlerim doldu. hint fakirlerinin menüsü bile bundan daha yüksek protein ve kalori içeriyordur. beni herhalde üç kilo verip yaz tatiline yetişmeye çalışan aşko kuşko influencer kızlardan sandı.
ya arkadaş... ben haftada 3-4 gün ağırlık antrenmanı yapıyorum, üzerine kardiyo ekliyorum. yetmiyor, haftada 2 gün boks yapıyorum. yetmiyor, en az 1 gün tenis oynuyorum. benim günlük almam gereken protein miktarı zaten minimum 170 gram. sen bana utanmadan 1800-1900 kalorilik, protein desen yanından bile geçmeyen bir liste yazıyorsun. ki sana bunları söylediğim halde.
bu listeyi iki ay uygulasam yağdan önce kaslarım istifa dilekçesini verir. en acısı da şu; aynı bilgileri herhangi bir yapay zekâya yazsam, aktivite düzeyimi, hedefimi ve makrolarımı hesaba katıp çok daha tutarlı bir plan çıkarırdı.
bu liste ise yıllardır usb bellekte duran "diyet_listesi_son_final_v12.pdf" dosyasını açıp isim kısmını değiştirmiş hissi veriyor.
devamını gör...
2.
lazerle göz çizen doktorların gözlük kullanması gibi diyetisyenlerin de büyük çoğunluğu ideal kilosundan çok uzak kimseler oluyor. tamam o değil ben zayıflayacam, ben sağlıklı beslenecem de insanın aklına ister istemez bi kurt düşüyo "ula bu daha kendi zayıflayamamış beni nasıl zayıflatacak" diye. oysa zayıflamak zorunda mı, değil ama o değilse ben niye zorundayım yav.
kahrolsun bağzı şeyler.
kahrolsun bağzı şeyler.
devamını gör...
3.
tıbbi gerekçelerle kilo almak/verememek dışında mesleğin özeti şu: ağzını tutarsan zayıflarsın.
tek cümle üzerine dönen bir meslek, kuş konduracak halleri yok. sen öğle yemeğinde bir buçuk kebap sipariş edip yanına coca cola zero sipariş ediyorsan, diyetisyenin de “yarım kilo kıyma yiyip, şekersiz kola içmeye utanmıyor musun” diye seni dövmesine izin vermiyorsan, mecburen o da içinden selamün kavlen okuyup (beddua edip), “tiroidinize bir baktıralım ekrem bey” diyecek. zira o dükkanın bir biçimde dönmesi lazım; elektriği var, muhtasarı var, han aidatı var.. var oğlu var. sen vizit ücretini verdikten sonra ne zıkkımlanırsan zıkkımlan, neticede elin adamı bu kadar umursar.
tek cümle üzerine dönen bir meslek, kuş konduracak halleri yok. sen öğle yemeğinde bir buçuk kebap sipariş edip yanına coca cola zero sipariş ediyorsan, diyetisyenin de “yarım kilo kıyma yiyip, şekersiz kola içmeye utanmıyor musun” diye seni dövmesine izin vermiyorsan, mecburen o da içinden selamün kavlen okuyup (beddua edip), “tiroidinize bir baktıralım ekrem bey” diyecek. zira o dükkanın bir biçimde dönmesi lazım; elektriği var, muhtasarı var, han aidatı var.. var oğlu var. sen vizit ücretini verdikten sonra ne zıkkımlanırsan zıkkımlan, neticede elin adamı bu kadar umursar.
devamını gör...
"diyetisyenlerin inanılnaz klişe tipler olması" ile benzer başlıklar
klişe
20