#ödüllü filmler
orijinal adı: koirat eivät käytä housuja
türkçe ismi köpekler pantolon giymez olan, j-p valkeapaa tarafından yönetilen ve 2019 yılında gösterilen fin yapımı filmdir. yapımın konusunda; karısı boğularak ölen juha'nın, uyuşmuş, insanlarla bağlantı kuramaz bir haldeyken, dominant bir kadın olan mona ile tanışmasını ve her şeyin bir anda değişmesi işleniyor.
türkçe ismi köpekler pantolon giymez olan, j-p valkeapaa tarafından yönetilen ve 2019 yılında gösterilen fin yapımı filmdir. yapımın konusunda; karısı boğularak ölen juha'nın, uyuşmuş, insanlarla bağlantı kuramaz bir haldeyken, dominant bir kadın olan mona ile tanışmasını ve her şeyin bir anda değişmesi işleniyor.
yönetmen:
j-p valkeapaa
oyuncular:
pekka strang
krista kosonen
ilona huhta
jani volanen
oona airola
ıiris anttila
ester geislerova
j-p valkeapaa
oyuncular:
pekka strang
krista kosonen
ilona huhta
jani volanen
oona airola
ıiris anttila
ester geislerova
*sitges - katalonya enternasyonal film festivali (2019) - en iyi film
*austin fantastik fest (2019) - en iyi film
*strazburg avrupa fantastik film festivali (2019) - crossovers ödülü [j-p valkeapaa]
*molins film festivali (2019) - en iyi film jüri ödülü
*jussi ödülleri (2020) - en iyi sinematografi [pietari peltola]
film toplam 11 ödüle sahiptir.
*austin fantastik fest (2019) - en iyi film
*strazburg avrupa fantastik film festivali (2019) - crossovers ödülü [j-p valkeapaa]
*molins film festivali (2019) - en iyi film jüri ödülü
*jussi ödülleri (2020) - en iyi sinematografi [pietari peltola]
film toplam 11 ödüle sahiptir.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "hilleis" tarafından 10.05.2021 00:29 tarihinde açılmıştır.
1.
yönetmen jukka-pekka valkeapää'nın 2019 yapımı filmi.
eşini kaybeden juha’nın bize sıradan insanların cinsel dünyalarına açılan kapıyı bdsm ve fetiş deliğinden izleyebilme imkanını sunduğu iskandinav soğukluğundaki film. bir yandan eşinin yasını tutarken bir yandan da acının acıyla örtülmesindeki şiddeti ve doyumsuzluğu görüyoruz.
ayrıca müzik seçimlerinden ve afişinden dolayı da beni kalbimden vurmuştur.
filmin afişi
eşini kaybeden juha’nın bize sıradan insanların cinsel dünyalarına açılan kapıyı bdsm ve fetiş deliğinden izleyebilme imkanını sunduğu iskandinav soğukluğundaki film. bir yandan eşinin yasını tutarken bir yandan da acının acıyla örtülmesindeki şiddeti ve doyumsuzluğu görüyoruz.
ayrıca müzik seçimlerinden ve afişinden dolayı da beni kalbimden vurmuştur.
filmin afişi
devamını gör...
2.
ingilizce: dogs don't wear pants
orijinal adı: koırat eıvät käytä housuja
yönetmeni jukka-pekka valkeapää olan, pekka strang ve krista kosonen'in başrollerinde bulunduğu finlandiya-letonya ortak yapımı, 2019 çıkışlı tartışmalı filmdir.
tartışmalı diyorum çünkü aşırı ayrıntılı olmasa da izleyiciyi bdsm dünyasına sokuyor bu nedenle marjinal görülüp desteklemediğim biçimde eleştiriliyor.
filme başlarken göl kenarında evi olan tek çocuklu bir aileyi görüyoruz, annenin göle atlayıp intihar etmesinden sonra juha yani baba ardından atlıyor, anneyi kurtaramıyor ve kendisi de boğulma tehlikesi yaşıyor. daha sonra yönetmenimiz bizi pek bekletmeden çocuğun ergenliğe girdiği yaklaşık on-on beş sene sonrasını göstermeye başlıyor ki bu bence karakterlerle kurduğumuz bağı zedeliyor. juha ölen eşinin eşyalarını atmıyor, onu unutamıyor, hayatına birini ne duygusal anlamda ne de cinsel birliktelik açısından asla almıyor, içine kapanık ve depresif bir hayat yaşıyor. cinsel ihtiyaçlarını karısının kıyafetlerini kafasına geçirip, parfümünü sıkıp kendini boğup mastürbasyon yaparak karşılıyor. karakterlerle aramız açılıyor demiştim ya, tam da bundan bahsediyordum. biz bu adamın nasıl bunu yapacak hale geldiğini göremiyoruz. yani aslında juha bdsm dünyasına girmeden önce de acıdan haz alma durumu var ama neden var bilmiyoruz. bu arada juha'nın bdsm sahneleri haricinde bütün sahnelerinde renkler solgun, cansız, ölü ve robotik. juha, kızının piercing deldirmek istemesi üzerine delimin yapılacağı yere gidiyor, kızı piercingle ilgilenirken kendisi etrafta dolaşmaya karar veriyor ve orada mona ile ilk kez karşılaşıyorlar. monayla karşılaşmasında juha dokunmaması gereken şeylere dokunduğu, olmaması gereken bir yerde olduğu için karşılaşmaları dominatrix olan mona'nın, juha'ya şiddet uygulamasıyla başlıyor zaten.
juha, mona'dan randevu almaya karar veriyor, randevular aşırı absürt sahneler içermiyor, juha yalnızca mona'nın onu nefes alamayacak derecede boğmasını istiyor ve her boğulma anında ölen eşini tekrar görüyor. aslında cinsel birleşme olmadan cinsel hazza ulaşılıyor. bu arada bdsm sahnelerinin hepsinde juha daha insani, renkler daha canlı gösteriliyor. aslında mona ile tanıştıktan sonra bile juha gerçek hayatta eskisi gibi kalıyor, pek bir değişiklik yok. iki farklı karakter görüyor gibiyiz tek bir kişide. sahneler bence çok cesur değil fakat iddialı bir film, filmin bana göre bir kaç vurucu sahnesi var ama ağır spoiler olacağı için vermek istemiyorum, o sahneler de zaten pek derinliği olmayan sadece rahatsız eden sahnelerdi. bu arada filmin adı mona'nın juha'yı kabul ettiği ilk gün ''çıkar pantolonunu, köpekler pantolon giymez'' sahnesinden geliyor.
önereceğim, beğendiğim bir filmdi.
orijinal adı: koırat eıvät käytä housuja
yönetmeni jukka-pekka valkeapää olan, pekka strang ve krista kosonen'in başrollerinde bulunduğu finlandiya-letonya ortak yapımı, 2019 çıkışlı tartışmalı filmdir.
tartışmalı diyorum çünkü aşırı ayrıntılı olmasa da izleyiciyi bdsm dünyasına sokuyor bu nedenle marjinal görülüp desteklemediğim biçimde eleştiriliyor.
filme başlarken göl kenarında evi olan tek çocuklu bir aileyi görüyoruz, annenin göle atlayıp intihar etmesinden sonra juha yani baba ardından atlıyor, anneyi kurtaramıyor ve kendisi de boğulma tehlikesi yaşıyor. daha sonra yönetmenimiz bizi pek bekletmeden çocuğun ergenliğe girdiği yaklaşık on-on beş sene sonrasını göstermeye başlıyor ki bu bence karakterlerle kurduğumuz bağı zedeliyor. juha ölen eşinin eşyalarını atmıyor, onu unutamıyor, hayatına birini ne duygusal anlamda ne de cinsel birliktelik açısından asla almıyor, içine kapanık ve depresif bir hayat yaşıyor. cinsel ihtiyaçlarını karısının kıyafetlerini kafasına geçirip, parfümünü sıkıp kendini boğup mastürbasyon yaparak karşılıyor. karakterlerle aramız açılıyor demiştim ya, tam da bundan bahsediyordum. biz bu adamın nasıl bunu yapacak hale geldiğini göremiyoruz. yani aslında juha bdsm dünyasına girmeden önce de acıdan haz alma durumu var ama neden var bilmiyoruz. bu arada juha'nın bdsm sahneleri haricinde bütün sahnelerinde renkler solgun, cansız, ölü ve robotik. juha, kızının piercing deldirmek istemesi üzerine delimin yapılacağı yere gidiyor, kızı piercingle ilgilenirken kendisi etrafta dolaşmaya karar veriyor ve orada mona ile ilk kez karşılaşıyorlar. monayla karşılaşmasında juha dokunmaması gereken şeylere dokunduğu, olmaması gereken bir yerde olduğu için karşılaşmaları dominatrix olan mona'nın, juha'ya şiddet uygulamasıyla başlıyor zaten.
juha, mona'dan randevu almaya karar veriyor, randevular aşırı absürt sahneler içermiyor, juha yalnızca mona'nın onu nefes alamayacak derecede boğmasını istiyor ve her boğulma anında ölen eşini tekrar görüyor. aslında cinsel birleşme olmadan cinsel hazza ulaşılıyor. bu arada bdsm sahnelerinin hepsinde juha daha insani, renkler daha canlı gösteriliyor. aslında mona ile tanıştıktan sonra bile juha gerçek hayatta eskisi gibi kalıyor, pek bir değişiklik yok. iki farklı karakter görüyor gibiyiz tek bir kişide. sahneler bence çok cesur değil fakat iddialı bir film, filmin bana göre bir kaç vurucu sahnesi var ama ağır spoiler olacağı için vermek istemiyorum, o sahneler de zaten pek derinliği olmayan sadece rahatsız eden sahnelerdi. bu arada filmin adı mona'nın juha'yı kabul ettiği ilk gün ''çıkar pantolonunu, köpekler pantolon giymez'' sahnesinden geliyor.
önereceğim, beğendiğim bir filmdi.
devamını gör...
