1.
ing. electronic parking brake (epb)
yani mekanik el freni yerine kullanılan fren.
eskiden (bkz: el freni) dediğimiz şeye artık elle güç uygulanmadan basıldığı için park freni deniyor.
ilk ne zaman kullanıldı bilmiyorum ama bazı araçlarda oldukça eski. örneğin 2010 model opel astra'da vardı ki astra c segment bir aile arabası. (lüks bir araç değil)
bununla birlikte yıllardan 2025 olmasına karşın bazı araçlarda hala mekanik el freni vardır. keza bizim bu sene aldığımız egea cross'ta da mekanik el freni var.
ben mekanik el frenini seviyorum ve insanların buna bu kadar takıntılı olmalarını anlamıyorum. mekanik el freni kullanması zor olan bişey değil, bana daha çok güven veriyor. ayrıca zaman içinde bozulursa 1,000 lira bir işçilik ile yaptırırsın.
diğer yandan elektronik el freninin saçma sapan bir durumda kafayı yeme ihtimali var. arabalar 3-5 yıl kullanılmıyor. ülkemizde 20-30 senelik ömründe illaki bozulacak. vw'nin elektronik fren değişim ücreti 24 bin liraymış. bin lira nerede 24 bin lira nerede. sen sıfır araç alıp 3 sene sonra değiştiriyorsan sorun yok. ancak sarı sitede "sıfır kokusu üzerinde" diye 10 yaşında 180 bin km'de aldığın araç 1 ay sonra "minik" bir tuş yüzünden 24 bin'lik masraf çıkarabilir.
sonuç olarak benim gözümde elektronik park freninin kullanıcı nezdinde hiçbir avantajı yokken, tek yaptığı şey masraf çıkarma potansiyelini artırmak.
sadece araba değil, herhangi bir eşyanın olması gerektiğinden daha "elektronik" olmasını sevmiyorum.
misal eski beyaz eşyalar daha dayanıklı idi. şimdi çamaşır makinesi lekeyi tespit edip ona göre yıkıyor, bulaşık makinesi 385 derece su pürkürterek en dataylı temizliği yapıyor vesaire vesaire. gel gelelim eskiden 10-15 sene hatta 20-30 sene çalışan makineler 10 seneyi doldurmadan bozuluyor. ne anladım ben bu işten.
yani mekanik el freni yerine kullanılan fren.
eskiden (bkz: el freni) dediğimiz şeye artık elle güç uygulanmadan basıldığı için park freni deniyor.
ilk ne zaman kullanıldı bilmiyorum ama bazı araçlarda oldukça eski. örneğin 2010 model opel astra'da vardı ki astra c segment bir aile arabası. (lüks bir araç değil)
bununla birlikte yıllardan 2025 olmasına karşın bazı araçlarda hala mekanik el freni vardır. keza bizim bu sene aldığımız egea cross'ta da mekanik el freni var.
ben mekanik el frenini seviyorum ve insanların buna bu kadar takıntılı olmalarını anlamıyorum. mekanik el freni kullanması zor olan bişey değil, bana daha çok güven veriyor. ayrıca zaman içinde bozulursa 1,000 lira bir işçilik ile yaptırırsın.
diğer yandan elektronik el freninin saçma sapan bir durumda kafayı yeme ihtimali var. arabalar 3-5 yıl kullanılmıyor. ülkemizde 20-30 senelik ömründe illaki bozulacak. vw'nin elektronik fren değişim ücreti 24 bin liraymış. bin lira nerede 24 bin lira nerede. sen sıfır araç alıp 3 sene sonra değiştiriyorsan sorun yok. ancak sarı sitede "sıfır kokusu üzerinde" diye 10 yaşında 180 bin km'de aldığın araç 1 ay sonra "minik" bir tuş yüzünden 24 bin'lik masraf çıkarabilir.
sonuç olarak benim gözümde elektronik park freninin kullanıcı nezdinde hiçbir avantajı yokken, tek yaptığı şey masraf çıkarma potansiyelini artırmak.
sadece araba değil, herhangi bir eşyanın olması gerektiğinden daha "elektronik" olmasını sevmiyorum.
misal eski beyaz eşyalar daha dayanıklı idi. şimdi çamaşır makinesi lekeyi tespit edip ona göre yıkıyor, bulaşık makinesi 385 derece su pürkürterek en dataylı temizliği yapıyor vesaire vesaire. gel gelelim eskiden 10-15 sene hatta 20-30 sene çalışan makineler 10 seneyi doldurmadan bozuluyor. ne anladım ben bu işten.
devamını gör...
2.
pedal karıştırmak için kadın olmanıza gerek yok. boşuna para vermeyin m
erkeklerde de var az da olsa.
erkeklerde de var az da olsa.
devamını gör...
3.
vitesi p’ye alınca otomatik geçer, neyini karıştırıyon, hoffff!
devamını gör...