doğrulama şansım olmayacağı için sadece kendi düşüncemin ürünü bir tez olarak savunduğum durumdur şöyle ki, �lkel çağlarda insanlar evlilik olayını bilmiyorlardı ancak zekidirler, aynı kadına birden fazla talip olması durumunda muhtemelen ortalık karışıyor kan dökülüyordu ayrıca insan zekası sayesinde doğacak çocuğun kendi çocuğu olduğunu bilip sahipleniyordu, bir gün bilge birisi geldi ve dedi ki durun kavga etmeye gerek yok kadının kimin olduğunu şahitler huzurunda belirleyelim ve aralarında bir sözleşme yapalım herkes buna uysun kavga olmasın kan dökülmesin ve doğacak çocukla ilgili belirsizlik ortadan kalksın, insanlar bu zekice teklifi sorgulayıp onaylayacak zeka ve medeniyet seviyesine ulaştığında evlilik kavramı ve evlilik sözleşmesi ortaya çıktı ve gelişerek bugünkü duruma geldi benim naçizane yorumum bu
devamını gör...
bir kadın için iki erkek savaşırdı, biri ölür diğeri kadının kocası olurdu. güç faktörü her zaman devreye giriyor işte, güzelmiş,yakışıklıymış önemli değil güçlü savaştı, yendi ve karıyı aldı. şimdi cana başa düşüp üremek için savaştığı kadını terk edip aldatsın da göreyim, götü yemez. baktılar nüfus azalıyor savaşta, kadınlara erkek kalmadı e bari uhuletle ve suhuletle çözelim dediler ve medeniyete geçiş yapıldı. şimdi öyle mi ,evli erkek ve kadın fantezisi var insanlarda, ortada güvenecek kimse kalmadı, rağbet edeceğin kimse de yok ya la. valla soy soya karışmış soyun bundan haberi yok.
devamını gör...
evlenip yapabileceğimiz her şeyi evlenmeden de yapabiliyorsak neden evlenelim ki?
devamını gör...

“evlilik, yüzyıllar boyunca aşkın değil; güç, miras ve stratejik ittifakların düzenlenmesinin bir aracıydı.”

- stephanie coontz.

19. yüzyıl sonlarına kadar evlilik romantik bir kurum değildi. aileler arasında bağ kurmak, ortaklık geliştirmek gibi stratejik hedeflere hizmet ediyordu. tıpkı tarihte bazı evliliklerin ülkeler arası diplomasiye hizmet etmesi gibi. yani evlilik çoğunlukla romantik değil efektif bir unsurdu.

ha eskiden aşk yoktu da sonradan peyda oldu demiyoruz elbet. aşk her zaman vardı. sadece bugün bildiğimiz şekliyle evlilikle zorunlu bir bağlama ait değildi. genellikle gizli yaşanan, bastırılan, edebiyatta yer alan bir şeydi. evlilik ise bir yaşam planıydı.

tabi buradaki konu sadece evliliğin evrimi değil. aslında toplumsaldan bireysellik çağına geçiş kırılımlarının yansımalarını da barındırıyor bu mesele. bireyciliğin temelleri ilk olarak sanayi devrimi ve kapitalizmin yükselişiyle atıldı. yakın tarihimizde ise sinema, tv ve edebiyatın da etkisiyle birey devrine daha da yaklaşıldı. insanlar önce aşkı ve ilişkileri izledi sonra yaşamaya çalıştı. bu böyledir. uzun mesele. kurcalamayalım şimdi.

ha diyeceksiniz ki "ulan p.zemenk sanki günümüzde tüm evlenenler aşkından geberdiği için mi evleniyor? onlar da mal mülk, statü ve yaşam planı için evleniyor!"

böyle düşündüyseniz tebrikler. haklısınız!

çelişki burada başlıyor zaten. toplumcu çağdan birey çağına geçtiğimiz günümüzde aşk evliliği elbette mevcut bir şey lakin büyük çoğunluk hâlâ gelenekselci. çoğunluk, birey devrine adapte olmuş değil. çünkü hâlâ birey devrine geçiş aşamasındayız. tamamlanmış bir süreç değil bu. toplum bu yüzden çok karışık. kimi geleneksel stratejik evliliklere devam ediyor, kimiyse aşkı odağa alarak bireyci bir anlayışla evlilik yapabiliyor. her telden var.

gelenekselciler tüm adetleri yerine getirerek aile birleştirme ritüelini eksiksiz yapıyorlar. içgüdüleri onlara bunu emrediyor.

size ödev: çevrenizde düğün isteyen ve istemeyen tanıdıklarınızı analiz ediniz. hangisi gelenekçi hangisi bireyci? detaylıca yazınız...

ödev 2: bu devirde çocuk sahibi olma motivasyonunu araştırıp çok çocuklu ailelerin kültürel kodlarını ele alınız.

göreceksiniz ki; düğünsüz olmaz diyen, bir araba çocuk yapan ve her adeti yerine getirmeden rahat edemeyenler birey çağının ruhuna adapte olamayan gelenekçilerdir. aldıkları nefes bile toplum içindir. birey devrine adapte olmuş biri toplumsallığa körlemesine kurban etmez kendini bu devirde.

diğer yandan birey çağını yüceltiyorum da sanılmasın. sadece çağın koşullarına direnmek çok salakça sonuçlar doğuruyor demek istiyorum. birey devrinde kalkıp kendini topluma kurban ediyorsun ama ne topluma bir faydan oluyor ne de toplumun sana bir faydası... gerçek bir saçmalık.

sözün özü: klasik anlamda gelenekçi evlilik, esasen toplumsallığa hizmet eden bir şeydir. birey devrindeyse hâlâ 19. yüzyıl öncesinde olduğu gibi bireylerin değil de ailelerin birleştiği kabile geleneklerine mahkumiyet içinde yaşamak tüm evli olanlar ve evlilik meraklısı gençlerimiz tarafından sorgulanmalıdır.

en çok da aşk evliliği içinde olmayanlar, kendi bireyleşme süreçlerini sorgulamalılar. yoksa siz hâlâ kariyer ortaklığı kurup da aileler arası iş akdi imzasından ibaret olanlardan mı olacaksınız?

bir geleneksel evlilik düşmanı.
devamını gör...
1900'lu yıllar: evleneyim, çolum çocuğum olsun, onlar da nüfusa geçsin. ailem olsun, evim damım olsun, düzenim olsun, mutlu olayım.

1990-2005: ya okul, ya evlilik. okumazsam kocaya/karıya gideceğim. ailem de bir yandan baskılıyor. yaş da olmuş 18-20. birini bulup, usülüyle bu işi halletmek lazım. yoksa elalem ne der? askerliğimi de yaptım, ailem böyle uygun görür. ayrıca onlar torun tombalak da sevmek isterler.

2025'li yıllar (cinsiyete göre);

kadınlar: 3 güncük sabredeyim, onunla evli kalayım ve ömür boyu parasına ve malına konayım. çocuk yapmak falan benim neyime ya? ben özgür bir bireyim. hem elimi sallasam ellisi. ha olur da içgüdülerime hakim olamazsam, veririm kukuyu en münasip gördüğüm birine. ne olacak ki? ayrıca yks falan var ya, hiç o topa giremem ben.

erkekler: yaşım oldu 35. eğitim hayatım zerre s*kimde değil. tek hayal ettiğim şey "bir kadınla" birlikte olmak. bu da sadece evlilikle mümkün olur. yoksa normal şartlarda asssla olmaz! hayatımda hiçbir kadının elini tutmadım, sevgilim de olmadı. evleneyim de biran önce s*kişeyim. hem vulva nasıl bir şeydir, görmüş olurum böylece...

gibi gibi evrimlerdir. istisna payının her daim olmasıyla birlikte, aynı zamanda sadece genellemeden ibaret olan evrimlerdir.
devamını gör...
eskiden görücü usulü olurdu doğal olarak daha sevgisiz daha travmatik, şimdilerde göya görerek evleniliyor ama eskisinden daha sağlıklı mı muamma.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"evliliğin evrimi" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim