" bazen çalmayan bir telefondur ya dünyanın gerçeği. "

1967 doğumlu türk şair ve yazar ömer erdem imzalı 200 sayfalık eser;
şiir türünde yer alan kitabımızın ilk olarak 2010 yılında yayınlandığı bilinmektedir.

şairin okuduğum ilk kitabı bu olsa da kendisini birkaç sene önce birhan keskin'i konuk ettiği bir programda tanımıştım, o programın linki de tanım sonunda verilecektir.

şimdi ise kitabımıza geçelim;

son zamanlarda okuduğum en etkileyici, en çarpıcı, en dokunaklı şiirlerin yer aldığı kitaptı benim için, insan bâzı dizelerin önünde ceketini iliklemek istiyor hani.

diğer şiir kitapları gibi kolay olmayacak bu kitaptaki şiirler üzerine konuşmak, bir çırpıda anlatılamayacak kadar derin şiirlere yer alıyor zirâ.

her şeyden biraz biraz almış sanki şair, her duygudan, her fark edişten, her anımsamadan, her yolculuktan, her yürekten, belki de bu yüzdendir şiirlerin zor olması ve bunca güzel olması.

yıkılışlar, tükenişler, yolunu gözlemeler, bağ kurmalar, kopuşlar, uzaklıklar ve yakınlıklar, ölümler ve anılar, yokluklar ve hatırlamalar, evvelindekiler, iz bırakanlar ve izi bile kalmayanlar, şiirlerin benim için ifade ettiği bazı konu, duygu ve durumlardandı.

okurken seçtiğim bazı dizeleri bırakarak burada bir son veriyorum.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


bu çarpan hangi saatin hızıdır
her şey sen oluyorsun birdenbire.

insan kime gitmeli tükenince?

duyulmaz bir yıkılış birdenbire.

düşündüm de en büyük hayret senmişsin

yoluna başımı koymuşum birdenbire.

son bir ip kalsa elinde, boynuma geçir
yanılıp onu gül düğümü sayayım.

yürürken düşünüyor musun beni sabahleyin

üstün açılıyor mu geceleri
kayıyor mu yorganın?
hayat sökülmüş bir kaldırım.


ben gözlerimi yumdum
sen kirpiklerimi yakarak geç.

her şeyin sonuna geldiysek eğer
nedir bu yenilik şimdi nedir?

mezardan ileri yaşar insan
belli değil
oradan dönenler mi yalnızdır
kalan mı yoksa?

anne toprak
toprak anne olur.


bir kere bıraktığını bulamıyorsun dönünce sen bekliyor olacak mısın?

birden eriyiveren
meyveli dondurmalar gibi
çoktan karışmış her şey birbirine.

her şehirden
başka bir yönden kopuyor insan.

bu sona varmam için her şey hazırdı.

sonunda her şey gibi sıradan
ve tek
sustum ve yitirdim
biliyorum olmayacak
gittiğim kıyıdan izim.

sakladım onu hiç varılmamış bir suya.


hiçbir anım yok burada.

varsın mesafesi kadar inlesin rüzgar anmaktan korkulur yanların kaldı bende.


dünya ağlamakla suskunluk arasında
bir dalga
bir nefes
bir gülümseme kadar kısa.

yanlış bir rüya halinde çarpıyor
yokluğun hâtırama...



devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"evvel" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim