türkçe adı: varoluş
david cronenberg'ün yazıp yönettiği, başrollerinde jennifer jason leigh ile jude law bulunan, 1999 yılında gösterilmiş olan kanada, ingiltere ve fransa ortak yapımı bilim kurgu filmidir. konusu 2030 senesinde geçer. bir oyun tasarımcısının son teknoloji sanal gerçeklik oyununu bir pazarlama stajyeri ile oynamasını ve zarar görüp görmediğini test etmesini anlatır. allegra geller isimli bu tasarımcı, kimisine göre bir dahi, kimisine göre ise bir şeytandır. oyun ve gerçeğin sınırlarının belirsizleştiği bu yapıt, gerçek deneyimden ayırt edilemeyen ve insanların oyundan çıkıp çıkılmadığını anlayamadığı durumlar yaşatan, existenz isimli sanal gerçeklik oyununu kurgusunun temeline alır. korku elementleri ve aksiyon sahneleriyle de dikkat çeken yapımın, çoğunlukla olumlu yorumlar alsa da karışık tepkiler aldığı da söylenebilir.
david cronenberg'ün yazıp yönettiği, başrollerinde jennifer jason leigh ile jude law bulunan, 1999 yılında gösterilmiş olan kanada, ingiltere ve fransa ortak yapımı bilim kurgu filmidir. konusu 2030 senesinde geçer. bir oyun tasarımcısının son teknoloji sanal gerçeklik oyununu bir pazarlama stajyeri ile oynamasını ve zarar görüp görmediğini test etmesini anlatır. allegra geller isimli bu tasarımcı, kimisine göre bir dahi, kimisine göre ise bir şeytandır. oyun ve gerçeğin sınırlarının belirsizleştiği bu yapıt, gerçek deneyimden ayırt edilemeyen ve insanların oyundan çıkıp çıkılmadığını anlayamadığı durumlar yaşatan, existenz isimli sanal gerçeklik oyununu kurgusunun temeline alır. korku elementleri ve aksiyon sahneleriyle de dikkat çeken yapımın, çoğunlukla olumlu yorumlar alsa da karışık tepkiler aldığı da söylenebilir.
*berlin enternasyonal film festivali (1999) - olağanüstü sanatsal katkı gümüş berlin ayısı ödülü [david cronenberg]
*amsterdam fantastik film festivali (1999) - gümüş perde ödülü [david cronenberg]
*genie ödülleri (2000) - montajda en iyi başarı [ronald sanders]
*amsterdam fantastik film festivali (1999) - gümüş perde ödülü [david cronenberg]
*genie ödülleri (2000) - montajda en iyi başarı [ronald sanders]
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "xapan" tarafından 10.01.2021 21:49 tarihinde açılmıştır.
1.
1999 yılında gösterime giren bilimkurgu filminin yönetmenliğini david cronenberg yapmıştır. filmin başrollerinde jennifer jason leigh ve jude law oynamıştır. oyun içerisinde oyun şeklinde olan kurgusuyla gerçek dünyada mı yoksa bir oyunda mı olduğumuz sorusu çerçevesinde dönen ve varolusculuk felsefesinin ağırlıkla işlendiği bir film. bence yanlış zamanda çekilen çok iyi bir film.
devamını gör...
2.
the matrix ve the thirteenth floor gibi benzerleriyle birlikte aynı yıl* gösterime giren filmdir. yazarca (bence) aralarındaki en eksantrik ve iyi filmdir. david cronenberg'den de bu beklenirdi zaten. vcd manyaklığı dönemine denk gelmiştir. birçok insan tarafından o dönemde, bu formattan izlenmiştir.*
sürreel bir havası vardır. tuhaf bir rüya görüyormuşsunuz gibi izlersiniz.
lakin, kimileri için de tarihin en kötü filmlerinden biridir.
bu "tür" filmler arasında, geçen senelerde ilk defa izleyebildiğim nirvana (film) favorim olmuş olsa da existenz'in de yeri ayrıdır. cronenberg dokunuşu var zira bu yapımda. kimisi burada yönetmenin yine kendi filmi olan videodrome'a fazlasıyla öykündüğünü söylüyor. bu bir dereceye kadar doğru olabilir ama beni rahatsız edecek bir boyutta değildi iki film arasındaki benzerlik.
jude law, dev bir aktör. malum. benim favori aktörlerimden biridir bu ingiliz oyuncu zira cidden "emekçi" gibi rol de yapabiliyor, elit aktörler gibi de takılabiliyor; rol hangisini gerektirirse. yani her sinema yıldızı bu denli rolleriyle bütünleşemiyor bence. existenz'de onunla birlikte başrolleri paylaşan jennifer jason leigh de öyle bence. yani o kadar farklı rollerde izledim ki bu iki oyuncuyu da. müthiş profesyoneller gerçekten. existenz'de de harika bir uyum yakalamışlar.
existenz'in alametifarikası elbette farklı "gerçeklik" boyutları/katmanları ve the matrix'teki gibi, sanal gerçekliğin adeta gerçekmiş gibi anlaşılması/algılanması. biraz rüya görmek gibi aslında bu konsept ki zaten the matrix'teki morpheus'un isminin anlamı bile bunu gösteriyor. existenz her zaman the matrix'in gölgesinde kaldı ancak zaten eksantrik filmler ekseriyetle bu kaderi yaşarlar. evet, ben existenz'i daha fazla seviyorum ama the matrix'in neden daha popüler olabildiğini de anlayabiliyorum rahatça. sinema sektörüne izleyici olarak en çok para kazandıran kitle genç yetişkinler olmuştur her zaman. hatta tahminimce ergenler ve genç yetişkinlerin izleyici toplamı, geriye kalan tüm yaş gruplarının toplamından daha fazla olabilir. eğer çok para kazanmayı ön plana alan bir sinemacıysanız esas hedef kitlenizi bu yaş grubu yapmalısınızdır bu sebepten. the matrix'in özel efekt, aksiyon sahneleri gibi "aşmış" elementleri elbette bu yaş gruplarının çok daha fazla ilgisini çeker. existenz'in daha geride kalması şaşırtıcı bir şey değil bu yüzden, bence.
bu filmin yönetmenliği ve görselliği gene de çok etkileyici bence. cidden de yer yer sürreelleşen havası sinematik olarak harika yansıtılmış yapımın. biraz rüya gibi demiştim. örneğin ted pikul'un (jude law) o "organik" tabancayı yaparken kendine şaşırması bu temayı iyiden iyiye gün yüzüne çıkarıyor diye düşünüyorum. bazı rüyalarımıza da uyandıktan sonra benzer tepkiler vermiyor muyuz? bilinçaltı derin bir mevzu işte.
oyun sektörü bu filmdeki boyutlara gelebilir mi? mümkün tabii. ben hayatta böyle bir oyunu oynamazdım ama. gerçi büyük konuşmayayım, belki de oynardım. *
ekleme: (bkz: transcendenz)
sürreel bir havası vardır. tuhaf bir rüya görüyormuşsunuz gibi izlersiniz.
lakin, kimileri için de tarihin en kötü filmlerinden biridir.
bu "tür" filmler arasında, geçen senelerde ilk defa izleyebildiğim nirvana (film) favorim olmuş olsa da existenz'in de yeri ayrıdır. cronenberg dokunuşu var zira bu yapımda. kimisi burada yönetmenin yine kendi filmi olan videodrome'a fazlasıyla öykündüğünü söylüyor. bu bir dereceye kadar doğru olabilir ama beni rahatsız edecek bir boyutta değildi iki film arasındaki benzerlik.
jude law, dev bir aktör. malum. benim favori aktörlerimden biridir bu ingiliz oyuncu zira cidden "emekçi" gibi rol de yapabiliyor, elit aktörler gibi de takılabiliyor; rol hangisini gerektirirse. yani her sinema yıldızı bu denli rolleriyle bütünleşemiyor bence. existenz'de onunla birlikte başrolleri paylaşan jennifer jason leigh de öyle bence. yani o kadar farklı rollerde izledim ki bu iki oyuncuyu da. müthiş profesyoneller gerçekten. existenz'de de harika bir uyum yakalamışlar.
existenz'in alametifarikası elbette farklı "gerçeklik" boyutları/katmanları ve the matrix'teki gibi, sanal gerçekliğin adeta gerçekmiş gibi anlaşılması/algılanması. biraz rüya görmek gibi aslında bu konsept ki zaten the matrix'teki morpheus'un isminin anlamı bile bunu gösteriyor. existenz her zaman the matrix'in gölgesinde kaldı ancak zaten eksantrik filmler ekseriyetle bu kaderi yaşarlar. evet, ben existenz'i daha fazla seviyorum ama the matrix'in neden daha popüler olabildiğini de anlayabiliyorum rahatça. sinema sektörüne izleyici olarak en çok para kazandıran kitle genç yetişkinler olmuştur her zaman. hatta tahminimce ergenler ve genç yetişkinlerin izleyici toplamı, geriye kalan tüm yaş gruplarının toplamından daha fazla olabilir. eğer çok para kazanmayı ön plana alan bir sinemacıysanız esas hedef kitlenizi bu yaş grubu yapmalısınızdır bu sebepten. the matrix'in özel efekt, aksiyon sahneleri gibi "aşmış" elementleri elbette bu yaş gruplarının çok daha fazla ilgisini çeker. existenz'in daha geride kalması şaşırtıcı bir şey değil bu yüzden, bence.
bu filmin yönetmenliği ve görselliği gene de çok etkileyici bence. cidden de yer yer sürreelleşen havası sinematik olarak harika yansıtılmış yapımın. biraz rüya gibi demiştim. örneğin ted pikul'un (jude law) o "organik" tabancayı yaparken kendine şaşırması bu temayı iyiden iyiye gün yüzüne çıkarıyor diye düşünüyorum. bazı rüyalarımıza da uyandıktan sonra benzer tepkiler vermiyor muyuz? bilinçaltı derin bir mevzu işte.
oyun sektörü bu filmdeki boyutlara gelebilir mi? mümkün tabii. ben hayatta böyle bir oyunu oynamazdım ama. gerçi büyük konuşmayayım, belki de oynardım. *
ekleme: (bkz: transcendenz)
devamını gör...
