ezan okunurken uluyan hayvanlar
başlık "bipolardan hallice" tarafından 11.07.2025 22:00 tarihinde açılmıştır.
1.
bu davranışın en kuvvetli bilimsel açıklaması, hayvanların, özellikle de köpeklerin işitme duyarlılığı ve sosyal içgüdüleriyle ilgilidir.
tetikleyici bir frekans olan ezan, uzun, sürekli ve melodik bir yapıya sahip, belirli bir frekans aralığında okunan bir sestir. bu sesin frekansı ve tonlaması, köpeklerin ve ataları olan kurtların iletişim kurmak için kullandığı uluma sesinin frekansına çok benzer. hayvanlar, ezan sesini dini bir çağrı olarak değil, uzak bir sürü üyesinin veya başka bir köpeğin "ben buradayım, sen neredesin?" diyen sosyal bir çağrısı olarak algılar.
içgüdüsel cevap olarak ise uluma, köpekler için bir iletişim ve sosyalleşme aracıdır. sürülerini bir araya toplamak, bölgelerini işaretlemek veya başka ulumalara cevap vermek için bu davranışı sergilerler. ezan sesini bir uluma olarak algılayan köpek, içgüdüsel olarak bu çağrıya cevap verme ihtiyacı hisseder. aslında "ben de buradayım!" demiş olur.
bu durum sadece ezana özgü değildir. köpeklerin ambulans veya itfaiye sireni, bazı müzik aletleri (keman, flüt vb.) veya uzun ve tekdüze insan şarkıları duyduklarında da uluduğu sıkça görülür. bütün bu seslerin ortak özelliği, köpeklerin uluma frekansına benzeyen, uzun ve dalgalı bir yapıya sahip olmalarıdır. dolayısıyla ezan, bu tetikleyici seslerden sadece biridir.
kısacası, bilimsel açıdan bakıldığında hayvanlar ezanın manevi anlamı nedeniyle değil, sesin fiziksel özelliklerinin kendi doğal iletişim biçimlerini taklit etmesi nedeniyle ulurlar.
tetikleyici bir frekans olan ezan, uzun, sürekli ve melodik bir yapıya sahip, belirli bir frekans aralığında okunan bir sestir. bu sesin frekansı ve tonlaması, köpeklerin ve ataları olan kurtların iletişim kurmak için kullandığı uluma sesinin frekansına çok benzer. hayvanlar, ezan sesini dini bir çağrı olarak değil, uzak bir sürü üyesinin veya başka bir köpeğin "ben buradayım, sen neredesin?" diyen sosyal bir çağrısı olarak algılar.
içgüdüsel cevap olarak ise uluma, köpekler için bir iletişim ve sosyalleşme aracıdır. sürülerini bir araya toplamak, bölgelerini işaretlemek veya başka ulumalara cevap vermek için bu davranışı sergilerler. ezan sesini bir uluma olarak algılayan köpek, içgüdüsel olarak bu çağrıya cevap verme ihtiyacı hisseder. aslında "ben de buradayım!" demiş olur.
bu durum sadece ezana özgü değildir. köpeklerin ambulans veya itfaiye sireni, bazı müzik aletleri (keman, flüt vb.) veya uzun ve tekdüze insan şarkıları duyduklarında da uluduğu sıkça görülür. bütün bu seslerin ortak özelliği, köpeklerin uluma frekansına benzeyen, uzun ve dalgalı bir yapıya sahip olmalarıdır. dolayısıyla ezan, bu tetikleyici seslerden sadece biridir.
kısacası, bilimsel açıdan bakıldığında hayvanlar ezanın manevi anlamı nedeniyle değil, sesin fiziksel özelliklerinin kendi doğal iletişim biçimlerini taklit etmesi nedeniyle ulurlar.
devamını gör...
2.
ezan okunurken sesler çıkaran köpek ve muhtelif hayvan için şeytan denilmişliği vardır bu ülkede.
çocukluğum da, bizim köyde bah hele bah şeytan nası azapta görüyor mu diyen çok yaşlı bir amca vardı mesela.
ha o günlerden ve o kafalardan ne kadar kurtulduk orası da ayrı bir konudur sanırım.
çocukluğum da, bizim köyde bah hele bah şeytan nası azapta görüyor mu diyen çok yaşlı bir amca vardı mesela.
ha o günlerden ve o kafalardan ne kadar kurtulduk orası da ayrı bir konudur sanırım.
devamını gör...
3.
hangi bilim böyle bir araştırma yapmış görmek isterim. zira ezanın melodik yapısı kalıp olarak aynı kalsa da frekans aralığı okuyan kişinin ses aralığına bağlıdır. bass bir müezzin ile tenor bir müezzin -ya da imam, kim okuyorsa- aynı aralıkta ve aynı "frekanslarda" okuyamaz çünkü.
köpeklerin neden havladığı konusuna ise bir ses tasarımcısı olarak cevap vermek isterim; doğuşkanlar ve köpeklerin duyma aralığı yüzünden. insanlar -kabaca- 20 ile 20.000 hz aralığında sesleri duyabilirler. köpeklerde ise bu aralık 16-60.000 gibi oldukça geniş bir aralıktır.
insan kulağının işitemediği "doğuşkan" -harmonikleri- inanılmaz şiddetli biçimde duymaktadırlar yani. türkiye'de camilerdeki ses sistemleri -genelde ucuza mal etmek için- inanılmaz kalitesiz ve uygun olmayan sistemler oldukları için bu doğuşkanları üretmek ve atmak -duyurmak- konusunda da inanılmaz başarısızdırlar.
köpek gibi olağanüstü bir işitme sistemine sahip bir canlı da bizim duyamadığımız aralıkta kalan ve şiddetle üretilen sesleri duyduğu için ona uluyarak tepki vermektedir. aynı köpeğe ultrasonik olarak adlandırılan ses sinyalleri gönderilirse ondan da kaçması bu sebeptendir.
köpekler melodilerin ne anlama geldiğini bilemezler. bilmeleri mümkün değildir. verdikleri tepki de ulvi bir tepki değil. gündelik hayatta çevrede bulunan hiçbir canlının üretemediği kadar çok harmonik'e maruz kalmasından dolayıdır.
köpeklerin neden havladığı konusuna ise bir ses tasarımcısı olarak cevap vermek isterim; doğuşkanlar ve köpeklerin duyma aralığı yüzünden. insanlar -kabaca- 20 ile 20.000 hz aralığında sesleri duyabilirler. köpeklerde ise bu aralık 16-60.000 gibi oldukça geniş bir aralıktır.
insan kulağının işitemediği "doğuşkan" -harmonikleri- inanılmaz şiddetli biçimde duymaktadırlar yani. türkiye'de camilerdeki ses sistemleri -genelde ucuza mal etmek için- inanılmaz kalitesiz ve uygun olmayan sistemler oldukları için bu doğuşkanları üretmek ve atmak -duyurmak- konusunda da inanılmaz başarısızdırlar.
köpek gibi olağanüstü bir işitme sistemine sahip bir canlı da bizim duyamadığımız aralıkta kalan ve şiddetle üretilen sesleri duyduğu için ona uluyarak tepki vermektedir. aynı köpeğe ultrasonik olarak adlandırılan ses sinyalleri gönderilirse ondan da kaçması bu sebeptendir.
köpekler melodilerin ne anlama geldiğini bilemezler. bilmeleri mümkün değildir. verdikleri tepki de ulvi bir tepki değil. gündelik hayatta çevrede bulunan hiçbir canlının üretemediği kadar çok harmonik'e maruz kalmasından dolayıdır.
devamını gör...
4.
tüh. ateyizler bu mööcizeye de şeetmediler harhal.. :)
devamını gör...
5.
bulunduğum, oturduğum yerde en az 6 7 köpek var sahipli. her ezan sesinde koro halinde uluyorlar. cami hocamızın sesi pek muhteşem sayılmaz ve köpeklerin çoğunun da sesi fena değil ama bir köpek var ki aralarında, işte o yaygaracı başlatıyor her şeyi ve sanırım büyük cins bir köpek, sesi yaşlı dedemle babaannemin sesiyle harmanlanmış yer yer cırtlak yer yer saykoimam *,
detone bildiğin ya köpek detone oluyor sürekli her ezanda sırf bu köpek yüzünden kahkaha atiyorum allam günah yazacak bana be.
bütün ezan boyunca çirkin sesler korosu gibi hiçbirinde bir uyum olmaksızın cümbüş oluyor burada. hepsi bir ağızdan siyaset meydanı konukları gibi konuşuyorlar tövbe yarabbim. *
hani ezan başlarken bi çıt pıt tık sesi gelir ya önden. bu yaygaracı köpek o çıtı duyduğu gibi başlıyor cazgırlığa. o sussa diğer köpekler susacak mesela bundan eminim sanki. niye anlattık bu kadarını bilmiyorum özetle keşke duysanız detone olan adam gibi köpek var bizim burada hahsjaj.
detone bildiğin ya köpek detone oluyor sürekli her ezanda sırf bu köpek yüzünden kahkaha atiyorum allam günah yazacak bana be.
bütün ezan boyunca çirkin sesler korosu gibi hiçbirinde bir uyum olmaksızın cümbüş oluyor burada. hepsi bir ağızdan siyaset meydanı konukları gibi konuşuyorlar tövbe yarabbim. *
hani ezan başlarken bi çıt pıt tık sesi gelir ya önden. bu yaygaracı köpek o çıtı duyduğu gibi başlıyor cazgırlığa. o sussa diğer köpekler susacak mesela bundan eminim sanki. niye anlattık bu kadarını bilmiyorum özetle keşke duysanız detone olan adam gibi köpek var bizim burada hahsjaj.
devamını gör...
6.
#3652538 isterseniz kesebileceğiniz sestir. şöyle güdümlü ve topuklu bir terliği tam kafaya yapıştırdınız mı ses otomatik olarak kesilir.
yok canım. köpeğe değil müezzine...
yok canım. köpeğe değil müezzine...
devamını gör...