yazar: yılmaz odabaşı
yayım yılı: 1990
1980'li yılların yaşantısını lirik bir şekilde aktaran şiir kitabıdır.
yayım yılı: 1990
1980'li yılların yaşantısını lirik bir şekilde aktaran şiir kitabıdır.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "moderatör 4" tarafından 11.04.2025 22:13 tarihinde açılmıştır.
1.
uzun bir yılmaz odabaşı baladıdır.
bu şiirle yılmaz odabaşı şuursal bir memleket turu atar. hepimizin ayaklarının takıldığı tümseklere bakar.
"kirlenmeyen tek şey kirdir" diye özetlediği toplumsal çürümüşlükte yalnızdır. "herkesin bir kimsesi, bir de kimsesizliği vardır." her yalnızlıkta kaçıp feride'ye sığınır. 12 eylül yönetmeliklerince üç numara traşlı başını, feride'nin kucağına bırakır. sonra güzel şeyler bulur küçük küçük. onlardan feride, feride'den onlar yapar. dünya çirkin ve yaşanmaz, yaşanabilir ve güzel olansa yalnız feride'dir.
uzadıkça uzar şiir; şairin iç acıtan yalnızlığını, çaresizliğini ve yabancılığını gördükçe feride de büyür okuyucunun gözünde. bu yüzden şiir çok uzundur ve zaten öyle olmalıdır.
bu şiirle yılmaz odabaşı şuursal bir memleket turu atar. hepimizin ayaklarının takıldığı tümseklere bakar.
"kirlenmeyen tek şey kirdir" diye özetlediği toplumsal çürümüşlükte yalnızdır. "herkesin bir kimsesi, bir de kimsesizliği vardır." her yalnızlıkta kaçıp feride'ye sığınır. 12 eylül yönetmeliklerince üç numara traşlı başını, feride'nin kucağına bırakır. sonra güzel şeyler bulur küçük küçük. onlardan feride, feride'den onlar yapar. dünya çirkin ve yaşanmaz, yaşanabilir ve güzel olansa yalnız feride'dir.
uzadıkça uzar şiir; şairin iç acıtan yalnızlığını, çaresizliğini ve yabancılığını gördükçe feride de büyür okuyucunun gözünde. bu yüzden şiir çok uzundur ve zaten öyle olmalıdır.
devamını gör...
2.
siyasi itikadımız her ne kadar tevafuk etmese de, edebi dilini oldukça beğendiğim yılmaz odabaşı’na ait bir şiir kitabı. daha sakin ve uygun bir zamanda tekrar mütalaa edip belki bir tanım yazarım; ancak henüz girizgahında beni karşılayan louis aragon’a ait les amants séparés adlı şiirin çevirisi ile kalbimde özel bir yere sahiptir daima zira feride'yi okuduğum zaman dilimi, aynı zamanda le crève-cœur ile tanıştığım zamana tekabül eder. dilim döndüğünce yaptığım çeviriyi not düşerek bu tanımı şimdilik burada sonlandırayım.
le crève-cœur p.22
le crève-cœur p.22
devamını gör...
3.
" artık gözümü kırpmadan
vurabilirim kendimi de... "
1963 doğumlu kürt kökenli türk şair ve yazar yılmaz odabaşı imzalı 108 sayfalık eser; 1990 yılında yayınlandığı bilinmektedir.
her ömür kendi gençliğinden vurulur ve yurtsuz şiirler adlı eserlerinden sonra kendisinden okuduğum son kitap bu oldu, umarım devamı gelir.
kitabımız louis aragon şiirlerinden birine de göz kırparak başlıyor.
yılmaz odabaşı'nın insanı heyecanlandıran, etkisi altına alan, düşündüren, hayatı sorgulatan, hüzünlendiren, mücadeleyi hatırlatan, aşklar ve ayrılıklar üzerine yeni bakış açıları gark eden bir şiiri var, okuduğum bütün kitaplarından yola çıkarak söyleyebilirim bunu rahatlıkla, bu kitabındaki şiirlerinde de benzer temalar, duygular gözle görülür nitelikte yansıyor.
baştaki şiirlerde feride ve aşk temalı şiirler yer alır iken daha sonraları içinde feride sözcüğünün geçmediği şiirleri de yer alıyor.
aşkına sahip çıkışını, aşkın onun vâroluşuna etkisini, aşkına olan bağlılığını derinden hissettiriyor, mücadeleyi, cesareti, kendini vuracak hale gelip de bundan gocunmamayı keskin bir biçimde işliyor şiirlerinde.
severek okuduğum bir kitaptı, bazı dizeleri oldukça iyi ve derindi.
seçtiğim bazı dizeleri bırakarak burada bir son veriyorum.

yeryüzü yüreğimdi biraz da.
dirildim, dirilttim onu kimselere bırakmam.
görüyor musun, adınla başlıyor her şey.
ben nereye gitsem biraz senden gelirim.
çıkıp kentin en geniş meydanında
boğazımı gömleğim gibi yırtıyorum.
portatif bir hayat, katlanabilir!
belli ki tenimin rengini yitireceğim
ve hayat yitirecek rengini
yüzümün sustuğu yerde
korkarak yürürken caddelerde
benim yüzyılım hani?
ülkem nerede?
çarmıhlara gerildim, ölümlere tek kaldım.
bir örümcek sabrıyla
sevdam örerken kendini
yüreğim bir uzun hava
sabrım uçurum şimdi.
yıldızlara...
yıldızlara hiç dokunmadım,
dokunsam düşecektin...
kalsam da bu kent beni yaralar.
her bıçak tenimi
her namlu beynimi sınar.
ansızın sesimi koyacak yer bulamadım.
artık
gözümü kırpmadan vurabilirim kendimi de;
alıp gidensin, kendini kendinle..
ben senden başka sen bulamam
b u l a m a m !
vurabilirim kendimi de... "
1963 doğumlu kürt kökenli türk şair ve yazar yılmaz odabaşı imzalı 108 sayfalık eser; 1990 yılında yayınlandığı bilinmektedir.
her ömür kendi gençliğinden vurulur ve yurtsuz şiirler adlı eserlerinden sonra kendisinden okuduğum son kitap bu oldu, umarım devamı gelir.
kitabımız louis aragon şiirlerinden birine de göz kırparak başlıyor.
yılmaz odabaşı'nın insanı heyecanlandıran, etkisi altına alan, düşündüren, hayatı sorgulatan, hüzünlendiren, mücadeleyi hatırlatan, aşklar ve ayrılıklar üzerine yeni bakış açıları gark eden bir şiiri var, okuduğum bütün kitaplarından yola çıkarak söyleyebilirim bunu rahatlıkla, bu kitabındaki şiirlerinde de benzer temalar, duygular gözle görülür nitelikte yansıyor.
baştaki şiirlerde feride ve aşk temalı şiirler yer alır iken daha sonraları içinde feride sözcüğünün geçmediği şiirleri de yer alıyor.
aşkına sahip çıkışını, aşkın onun vâroluşuna etkisini, aşkına olan bağlılığını derinden hissettiriyor, mücadeleyi, cesareti, kendini vuracak hale gelip de bundan gocunmamayı keskin bir biçimde işliyor şiirlerinde.
severek okuduğum bir kitaptı, bazı dizeleri oldukça iyi ve derindi.
seçtiğim bazı dizeleri bırakarak burada bir son veriyorum.

yeryüzü yüreğimdi biraz da.
dirildim, dirilttim onu kimselere bırakmam.
görüyor musun, adınla başlıyor her şey.
ben nereye gitsem biraz senden gelirim.
çıkıp kentin en geniş meydanında
boğazımı gömleğim gibi yırtıyorum.
portatif bir hayat, katlanabilir!
belli ki tenimin rengini yitireceğim
ve hayat yitirecek rengini
yüzümün sustuğu yerde
korkarak yürürken caddelerde
benim yüzyılım hani?
ülkem nerede?
çarmıhlara gerildim, ölümlere tek kaldım.
bir örümcek sabrıyla
sevdam örerken kendini
yüreğim bir uzun hava
sabrım uçurum şimdi.
yıldızlara...
yıldızlara hiç dokunmadım,
dokunsam düşecektin...
kalsam da bu kent beni yaralar.
her bıçak tenimi
her namlu beynimi sınar.
ansızın sesimi koyacak yer bulamadım.
artık
gözümü kırpmadan vurabilirim kendimi de;
alıp gidensin, kendini kendinle..
ben senden başka sen bulamam
b u l a m a m !
devamını gör...
