1.
zamanında canımızı yakan, geçti dediğimiz, unuttuğumuzu sandığımız acı anılarla yeniden yüzleşmek. o acıyı aynı tazelikle hissetmek... işte şuan tam da bunu yaşıyorum
devamını gör...
2.
geçmişin acılarıyla yüzleşmek… hani şu psikologların içsel barış dediği, ama aslında ay sonu kredi kartı ekstresine bakmakla aynı mide bulantısını yaratan eylem.
bazıları meditasyon yaparak yüzleşir, bazıları terapiye gider, ben ise eski sevgilimin iyi insan ama… diye başladığı cümlelerini tekrar dinleyerek yüzleşiyorum. kendimi affetmeye çalışıyorum ama o kadar pişmanlık birikmiş ki, içim adeta taksitli travma dolu.
geçmişimle barış yapmak istedim. masaya oturduk, ben çay söyledim, o viski istedi. ilk yudumda bana sen hala aynı hataları yapıyorsun dedi. haksız sayılmazdı; ben hala kendimi düzeltmeye çalışıyorum ama tornavida yanlış delikte.
sonra anladım: geçmişle yüzleşmek, aslında travmaların sana görüşmeyelim artık demesiyle bitmiyor. onlar whatsapp’tan engelliyor, ama sen her gece son görülmesine bakıyorsun.
geçmiş acılarımı kutulayıp depoya kaldırmak istedim. depocu abi bu kadar karanlık kutu almıyoruz dedi. ben de açtım, ayıkladım: aldatılma travması, terk edilme hissi, başarısızlık korkusu… içlerinden birini seçtim, bu sene bununla çalışayım diye. o da beni seçti, her gece rüyama gelip hazır değilsin dedi.
belki de geçmişle yüzleşmek, onu kabullenmek değil; onunla birlikte aynı evde yaşamak ama ayrı odalarda kalmak gibi bir şey. kapısını çalıp iyi misin? diyorsun, o da ben iyiyim, sen hala düşünüyor musun? diyor.
sonunda anladım: geçmişle yüzleşmenin en kara tarafı, onun aslında senden daha iyi durumda olması.
o toparlanmış, saçını kestirmiş, hayata devam etmiş.
sen hala aynaya bakıp neden böyle oldu diyorsun.
ayna da diyor ki: ben sadece yansıtıyorum, terapi değilim.
velhasıl, geçmişle yüzleştim.
o beni tanımadı.
ben yine kırıldım.
kapanışta birlikte fotoğraf çekilelim mi? dedim,
gülümsemedi ...
bazıları meditasyon yaparak yüzleşir, bazıları terapiye gider, ben ise eski sevgilimin iyi insan ama… diye başladığı cümlelerini tekrar dinleyerek yüzleşiyorum. kendimi affetmeye çalışıyorum ama o kadar pişmanlık birikmiş ki, içim adeta taksitli travma dolu.
geçmişimle barış yapmak istedim. masaya oturduk, ben çay söyledim, o viski istedi. ilk yudumda bana sen hala aynı hataları yapıyorsun dedi. haksız sayılmazdı; ben hala kendimi düzeltmeye çalışıyorum ama tornavida yanlış delikte.
sonra anladım: geçmişle yüzleşmek, aslında travmaların sana görüşmeyelim artık demesiyle bitmiyor. onlar whatsapp’tan engelliyor, ama sen her gece son görülmesine bakıyorsun.
geçmiş acılarımı kutulayıp depoya kaldırmak istedim. depocu abi bu kadar karanlık kutu almıyoruz dedi. ben de açtım, ayıkladım: aldatılma travması, terk edilme hissi, başarısızlık korkusu… içlerinden birini seçtim, bu sene bununla çalışayım diye. o da beni seçti, her gece rüyama gelip hazır değilsin dedi.
belki de geçmişle yüzleşmek, onu kabullenmek değil; onunla birlikte aynı evde yaşamak ama ayrı odalarda kalmak gibi bir şey. kapısını çalıp iyi misin? diyorsun, o da ben iyiyim, sen hala düşünüyor musun? diyor.
sonunda anladım: geçmişle yüzleşmenin en kara tarafı, onun aslında senden daha iyi durumda olması.
o toparlanmış, saçını kestirmiş, hayata devam etmiş.
sen hala aynaya bakıp neden böyle oldu diyorsun.
ayna da diyor ki: ben sadece yansıtıyorum, terapi değilim.
velhasıl, geçmişle yüzleştim.
o beni tanımadı.
ben yine kırıldım.
kapanışta birlikte fotoğraf çekilelim mi? dedim,
gülümsemedi ...
devamını gör...
3.
yaşanamayanların ve çekilen çilenin ızdırabını tam teşekküllü bir şekilde yaşayarak yaraları ortaya çıkarmak kaydıyla iyileşmeye ve güçlenmeye ilk adımı atmaktır. süreci tamamlayabildiğinizde artık hayatın zorluklarına daha sağlam ve emin şekilde göğüs gerer, kendinizin daha üst bir versiyonunu inşa etmiş olursunuz.
devamını gör...
4.
uyursam namerdim. ailemle kahvaltı yapıp gidip bira içeceğim. hüngür hüngür ağlayacağım. bırakacağım her şeyi bırakacağım.
devamını gör...