orijinal adı : la guitare
yazar : michel del castillo
yayım yılı : 1958
bir cücenin yaşamdaki ve toplumdaki yerini anlatan romandır. insanların farklı olana yaklaşımları ile bir insanı yalnızlığa sürükleyişlerini etkileyici bir şekilde aktarmaktadır.
yazar : michel del castillo
yayım yılı : 1958
bir cücenin yaşamdaki ve toplumdaki yerini anlatan romandır. insanların farklı olana yaklaşımları ile bir insanı yalnızlığa sürükleyişlerini etkileyici bir şekilde aktarmaktadır.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "emine pir zola" tarafından 03.07.2022 22:36 tarihinde açılmıştır.
1.
michel del castillo'nun insanlığa dair umudunuzu kaybetmenize neden olacak kadar acı verici bir kitap.
bir insan düşünün ki doğduğunda annesi bile onu görmek istememiş, onu emzirmemiş, süt annesi ile hayatta kalmış olsun. çirkinliği yüzünden kimseyle karşılaştırılmasın ve büyürken gördüğü insanlar sadece onu büyüten kadın ve babası olsun. korkunç bir hayat. ama korkunçluğu burda bitmiyor. insan içine çıktığı ilk gün gördüğü aşağılanmanın izlerini tüm ömrü boyunca yüreğinde taşıyan bu cüce insanların sevgisini kazanmak için her şeyi dener. çok kötü şeyler yaşar. daha korkunç bir çirkinliğe ulaşan bu insan bu sefer herkesin ne yaparsa yapsın onu canavar olarak göreceğini anlar ve öyleymiş gibi davranır. toplumu böyle bir yaratığın kalbi olabileceğine inanmaz. yaptığı ve yapmadığı tüm kötülükler ondan bilinir. bir gün büyülü bir şekilde gitar çalan bir çingeneyle karşılaşır ve tüm hayatının değişeceğine inanır.
insanların dış görünüşe ne kadar önem verdiğinin, özellikle geçmişte kusurlu insanların gördüğü muamelenin çok kötü olduğunu anlatan muhteşem bir eser. günümüzde bile çoğu kişi çok çirkin bir insan ile konuşmak istemez, konuşsa bile yüzüne bakamaz. aslında sevdiğimiz şeylerin insanlar ve onların kalpleri mi yoksa sadece bedenlerinin güzelliğiyle bizde uyandırdıkları hisler mi olduğunu sprgulattı bana. mutlaka okunmalı.
bir insan düşünün ki doğduğunda annesi bile onu görmek istememiş, onu emzirmemiş, süt annesi ile hayatta kalmış olsun. çirkinliği yüzünden kimseyle karşılaştırılmasın ve büyürken gördüğü insanlar sadece onu büyüten kadın ve babası olsun. korkunç bir hayat. ama korkunçluğu burda bitmiyor. insan içine çıktığı ilk gün gördüğü aşağılanmanın izlerini tüm ömrü boyunca yüreğinde taşıyan bu cüce insanların sevgisini kazanmak için her şeyi dener. çok kötü şeyler yaşar. daha korkunç bir çirkinliğe ulaşan bu insan bu sefer herkesin ne yaparsa yapsın onu canavar olarak göreceğini anlar ve öyleymiş gibi davranır. toplumu böyle bir yaratığın kalbi olabileceğine inanmaz. yaptığı ve yapmadığı tüm kötülükler ondan bilinir. bir gün büyülü bir şekilde gitar çalan bir çingeneyle karşılaşır ve tüm hayatının değişeceğine inanır.
insanların dış görünüşe ne kadar önem verdiğinin, özellikle geçmişte kusurlu insanların gördüğü muamelenin çok kötü olduğunu anlatan muhteşem bir eser. günümüzde bile çoğu kişi çok çirkin bir insan ile konuşmak istemez, konuşsa bile yüzüne bakamaz. aslında sevdiğimiz şeylerin insanlar ve onların kalpleri mi yoksa sadece bedenlerinin güzelliğiyle bizde uyandırdıkları hisler mi olduğunu sprgulattı bana. mutlaka okunmalı.
devamını gör...
