1.
(bkz: glayöl)
elimde bir dergi var, derginin adı rağmen, ilk sayısının adı; ilkler. içinde 38 öykü var. yazarların çoğunu tanımıyorum. içinde hiçbir açıklama, önsöz vb yok. tek açıklama, derginin arka kapağının altındaki küçük puntolarla yazılmış; "bu kitabın telif geliri, tüm yazar ve çizerler tarafından kadın cinayetlerini durduracağız platformuna bağışlanmıştır." cümlesi.
dergiyi alırken 'ilk' sözcüğüydü dikkatimi çeken. öykü denemeleri olan ve sürekli çabalayan biri olarak bu öyküleri, dergide yer alan genç kadın yazarların yayımlanan ya da bir kitaba basılma kriterindeki ilk öyküleri olduğunu sanıyordum. öyle değilmiş. öykülerin ortak noktası 'ilkler'. yani bu kadın yazarlar, herhangi bir konuda yaşadıkları ilkleri konu edinmişler buradaki öykülerinde.
gelelim 'glayör'e. kitabın ikinci öyküsünde birdenbire karşıma çıkan bir sözcüktü glayör. çiçek yetiştiren bir kişiyim. pek çok farklı çiçeğim var. -yaramaz kedimden onları uzak tutmak için onlara özel alan bile yaptım, kapısı hep kilitli.**
parayla satın alınmış, süslü buketlere hayatım boyunca hiç değer vermedim. ne o pahalı çiçeklerin adını bilirim ne de kendi evimde biraz farklı olanların adını. glayör adını daha önce duydum ama neye benzediği konusunda hiçbir fikrim yoktu. biraz bakındım tabii. çok güzel ve canlı bir çiçek, güzel ağustos çiçeği.
benim gibi bilmeyenler için gelsin
her neyse doğru söylenişi glayölmüş ve burada da başlığı açılmış ama halk arasında daha çok glayör olarak biliniyormuş, hatta çiçekçiler bile öyle söylüyormuş ve hatta ve hatta bu konuda dönen pek çok tartışma da varmış.
şöyle bir sayfa bile karşıma çıktı
her neyse ben gidip bir de bu derginin başlığını açayım, belki merak edip satın alıp okuyan falan olur, iyi olur.
elimde bir dergi var, derginin adı rağmen, ilk sayısının adı; ilkler. içinde 38 öykü var. yazarların çoğunu tanımıyorum. içinde hiçbir açıklama, önsöz vb yok. tek açıklama, derginin arka kapağının altındaki küçük puntolarla yazılmış; "bu kitabın telif geliri, tüm yazar ve çizerler tarafından kadın cinayetlerini durduracağız platformuna bağışlanmıştır." cümlesi.
dergiyi alırken 'ilk' sözcüğüydü dikkatimi çeken. öykü denemeleri olan ve sürekli çabalayan biri olarak bu öyküleri, dergide yer alan genç kadın yazarların yayımlanan ya da bir kitaba basılma kriterindeki ilk öyküleri olduğunu sanıyordum. öyle değilmiş. öykülerin ortak noktası 'ilkler'. yani bu kadın yazarlar, herhangi bir konuda yaşadıkları ilkleri konu edinmişler buradaki öykülerinde.
gelelim 'glayör'e. kitabın ikinci öyküsünde birdenbire karşıma çıkan bir sözcüktü glayör. çiçek yetiştiren bir kişiyim. pek çok farklı çiçeğim var. -yaramaz kedimden onları uzak tutmak için onlara özel alan bile yaptım, kapısı hep kilitli.**
parayla satın alınmış, süslü buketlere hayatım boyunca hiç değer vermedim. ne o pahalı çiçeklerin adını bilirim ne de kendi evimde biraz farklı olanların adını. glayör adını daha önce duydum ama neye benzediği konusunda hiçbir fikrim yoktu. biraz bakındım tabii. çok güzel ve canlı bir çiçek, güzel ağustos çiçeği.
benim gibi bilmeyenler için gelsin
her neyse doğru söylenişi glayölmüş ve burada da başlığı açılmış ama halk arasında daha çok glayör olarak biliniyormuş, hatta çiçekçiler bile öyle söylüyormuş ve hatta ve hatta bu konuda dönen pek çok tartışma da varmış.
şöyle bir sayfa bile karşıma çıktı
her neyse ben gidip bir de bu derginin başlığını açayım, belki merak edip satın alıp okuyan falan olur, iyi olur.
devamını gör...