1.
hafefobi; okuduğum kitapta karşıma çıkınca merak ettiğim, bendeki hali asla bu boyutlarda bir fobi olmasa da ben dahil bazı insanlarda olan, çok yakınlarımız ile bile temasın neredeyse sıfırlandığı, mümkün mertebe kimseye dokunmadığımız ve kendimize de kimseyi dokundurtmadığımız şu dönemden bize yadigar kalacağını düşündüğüm dokunulma korkusu'dur efendim. konu ile ilgili çok detaylı bir okuma yapmadım ama dokunma ve dokunulma olarak ifade edilebiliyorsa da sanırım burada daha çok dokunulmaktan şiddetle korkmaktan bahsediyoruz.
uzmanlara göre, hafefobi'yi geçmişte yaşanan bir travma veya cinsel taciz tetikleyebiliyor fakat çoğu zaman ortaya çıkış nedeni tam olarak bilinemiyor. eğer bu fobi spesifik bir olaya bağlanamıyorsa çocukluk yıllarında yaşanan bir olayla bağlantılı olduğunu düşünüyor. hafefobi sahibi insanlar, çevrelerindeki insanlarla yakın bağlar kurabilseler de bir noktadan sonra fiziksel etkileşime geçemeyecekleri için bu durumun ilişkilerini etkileyeceğini düşünerek korkuya kapılabiliyorlar. semptomların ağırlığı korkunun şiddetine göre değişebilmekle beraber bu fobiye sahip insanların bazıları eğer fiziksel teması kendileri başlatırsa dokunulmaya dayanabiliyorlar. veya çok az sayıda insanla uzun bir süre görüşüp, yeterince güvenirlerse fobilerini onlara karşı yenebiliyorlarmış.
görsel için kaynak
dediğim gibi bendeki boyutu asla bu değil. mesela yeğenlerim var, arkadaşlarımın çocukları var. bilirsiniz çocuklar teklifsiz gelirler, sarılırlar, kucağınıza otururlar, öperler vs. çocuklarla ilgili genel olarak sorun yaşamıyorum. sadece diyelim ki az önce çikolata yedi ya da bir şey elledi ve ellerini yıkamadı. işte o zaman, kıyafetime dokunmaları hiç dert değil ama bana dokunduklarında rahatsız olabiliyorum. yeğenlerime zaten "hadi kızlar ellerinizi yıkayın hemen" diyorum.
insanlara kolay dokunamıyorum. hani birisinin yüzünde sivilce görünce dayanamayıp sıkan insanlar vardır, onlara hep hayret etmişimdir ben. yanlış anlaşılmak hiç istemem onlara tu kaka demiyorum ama bu şiddetli bir ben almayayım, alana da mani olmamayım durumu.
birisinin saçını öremem ya da tarayamam. sadece yakınlarıma sarılabilirim. ama onlara da öyle bir sarılırım ki bütün açığımı kapatırım.
yani ben birisine sarılmışsam eğer o gerçekten sevdiğim birisidir veya bana dokunmasına izin verdiysem birisinin o da gerçekten sevdiğim birisidir. bunlar dışında tanımadığım ya da az tanıdığım ya da tanıdığım ama temiz olduğuna emin olmadığım birisi ile el sıkışmaktan da hoşlanmıyorum açık konuşmak gerekirse ama mecburiyetten yapıyorum ve gidip ellerimi yıkamamak için zor tutuyorum kendimi. sanırım bendeki "bulaşma" korkusu olabilir.
*** benim bir tanım yazmam ve yayınlamam saatler sürdüğü ve karışık bir sıra ile yazdığım için hemen alttaki alıntıyı ve yukarıya da eklediğim bazı bilgileri kendimle ilgili bölümü yazdıktan çok sonra gördüm ve kendimle yüzleşmek biraz ağır geldi. sandığım kadar hafif değilmiş sanırım ama ümitsiz vaka olmadığımı düşünmek istiyorum.
dokunma fobisi olan insanlar el sıkışmamak ve sarılmamak için elleri dolu gözükmek adına ellerinde bir şeyler bulundurmaya çalışıyorlar. ayrıca, özel yemeklerden ve buluşmalardan da kaçınıyorlar.
buradan
vikipedi bu konuda ne demiş diye de bakarsak eğer;
hafefobi dokunma ya da dokunulma korkusunu içeren nadir bir fobidir. bulaşma ya da istila korkusu olarak ifade edilen, kişinin kişisel alanını korumak için normal eğilimlerin şiddetli bir abartısıdır ve hatta fobiye sahiplerin tanıdıklarına karşı da bu fobiye sahip oldukları bilinir.
bazı insanlar hafefobi ile doğarlar, bazılarında ise kötü bir deneyimden sonra gelişebilir. daha nadir olarak, çevrelerine yaptıkları aşırı tepkilerden dolayı olabilir. ara sıra korku, karşı veya aynı cinsiyette olan insanlar tarafından dokunulma korkusudur. bu genellikle cinsel saldırı korkusu ile ilişkilendirilir. michel dorais * cinsel istismar kurbanı olmuş birçok çocuğun dokunulma korkusu olduğunu bildiriyor. kurbanlardan biri, dokunulmayı "ateş gibi yanma" olarak tanımlıyor ve bu onun donmasına ya da çıldırmasına sebep oluyor.
semptomları
çeşitli fobiler ve korkular gibi, hafefobili kişilerin yaşadığı belirtiler bireye göre değişebilir; bununla birlikte, kapsamlı olmayan belirtiler listesi şunları içerir:
rahatsızlık ve ter;
mide bulantısı;
kalp çarpıntısı;
kuru ağız;
baş dönmesi;
panik;
uyuşma;
yükselen duyular;
nefessiz kalma;
sıkışmış hissetme;
kas gerilimi ve rijitliği;
titremek;
hipervantilasyon;
kontrolden çıkmış hissetme;
yaklaşan ölüm veya felaket hissi.
kurdeşen dökme
dip not: bataklık gibi içine çekilip yazarken çok yorulduğum bu tanımı buraya kadar okuyabildiyseniz eğer hakkınızı bana helal edin sevgili yazarlar. yanlış bir bilgi verdiysem de affola. mutlu, huzurlu, hiç fobili, çok hobili günler dilerim...
uzmanlara göre, hafefobi'yi geçmişte yaşanan bir travma veya cinsel taciz tetikleyebiliyor fakat çoğu zaman ortaya çıkış nedeni tam olarak bilinemiyor. eğer bu fobi spesifik bir olaya bağlanamıyorsa çocukluk yıllarında yaşanan bir olayla bağlantılı olduğunu düşünüyor. hafefobi sahibi insanlar, çevrelerindeki insanlarla yakın bağlar kurabilseler de bir noktadan sonra fiziksel etkileşime geçemeyecekleri için bu durumun ilişkilerini etkileyeceğini düşünerek korkuya kapılabiliyorlar. semptomların ağırlığı korkunun şiddetine göre değişebilmekle beraber bu fobiye sahip insanların bazıları eğer fiziksel teması kendileri başlatırsa dokunulmaya dayanabiliyorlar. veya çok az sayıda insanla uzun bir süre görüşüp, yeterince güvenirlerse fobilerini onlara karşı yenebiliyorlarmış.
görsel için kaynakdediğim gibi bendeki boyutu asla bu değil. mesela yeğenlerim var, arkadaşlarımın çocukları var. bilirsiniz çocuklar teklifsiz gelirler, sarılırlar, kucağınıza otururlar, öperler vs. çocuklarla ilgili genel olarak sorun yaşamıyorum. sadece diyelim ki az önce çikolata yedi ya da bir şey elledi ve ellerini yıkamadı. işte o zaman, kıyafetime dokunmaları hiç dert değil ama bana dokunduklarında rahatsız olabiliyorum. yeğenlerime zaten "hadi kızlar ellerinizi yıkayın hemen" diyorum.
insanlara kolay dokunamıyorum. hani birisinin yüzünde sivilce görünce dayanamayıp sıkan insanlar vardır, onlara hep hayret etmişimdir ben. yanlış anlaşılmak hiç istemem onlara tu kaka demiyorum ama bu şiddetli bir ben almayayım, alana da mani olmamayım durumu.
birisinin saçını öremem ya da tarayamam. sadece yakınlarıma sarılabilirim. ama onlara da öyle bir sarılırım ki bütün açığımı kapatırım.
yani ben birisine sarılmışsam eğer o gerçekten sevdiğim birisidir veya bana dokunmasına izin verdiysem birisinin o da gerçekten sevdiğim birisidir. bunlar dışında tanımadığım ya da az tanıdığım ya da tanıdığım ama temiz olduğuna emin olmadığım birisi ile el sıkışmaktan da hoşlanmıyorum açık konuşmak gerekirse ama mecburiyetten yapıyorum ve gidip ellerimi yıkamamak için zor tutuyorum kendimi. sanırım bendeki "bulaşma" korkusu olabilir.
*** benim bir tanım yazmam ve yayınlamam saatler sürdüğü ve karışık bir sıra ile yazdığım için hemen alttaki alıntıyı ve yukarıya da eklediğim bazı bilgileri kendimle ilgili bölümü yazdıktan çok sonra gördüm ve kendimle yüzleşmek biraz ağır geldi. sandığım kadar hafif değilmiş sanırım ama ümitsiz vaka olmadığımı düşünmek istiyorum.
dokunma fobisi olan insanlar el sıkışmamak ve sarılmamak için elleri dolu gözükmek adına ellerinde bir şeyler bulundurmaya çalışıyorlar. ayrıca, özel yemeklerden ve buluşmalardan da kaçınıyorlar.
buradan
vikipedi bu konuda ne demiş diye de bakarsak eğer;
hafefobi dokunma ya da dokunulma korkusunu içeren nadir bir fobidir. bulaşma ya da istila korkusu olarak ifade edilen, kişinin kişisel alanını korumak için normal eğilimlerin şiddetli bir abartısıdır ve hatta fobiye sahiplerin tanıdıklarına karşı da bu fobiye sahip oldukları bilinir.
bazı insanlar hafefobi ile doğarlar, bazılarında ise kötü bir deneyimden sonra gelişebilir. daha nadir olarak, çevrelerine yaptıkları aşırı tepkilerden dolayı olabilir. ara sıra korku, karşı veya aynı cinsiyette olan insanlar tarafından dokunulma korkusudur. bu genellikle cinsel saldırı korkusu ile ilişkilendirilir. michel dorais * cinsel istismar kurbanı olmuş birçok çocuğun dokunulma korkusu olduğunu bildiriyor. kurbanlardan biri, dokunulmayı "ateş gibi yanma" olarak tanımlıyor ve bu onun donmasına ya da çıldırmasına sebep oluyor.
semptomları
çeşitli fobiler ve korkular gibi, hafefobili kişilerin yaşadığı belirtiler bireye göre değişebilir; bununla birlikte, kapsamlı olmayan belirtiler listesi şunları içerir:
rahatsızlık ve ter;
mide bulantısı;
kalp çarpıntısı;
kuru ağız;
baş dönmesi;
panik;
uyuşma;
yükselen duyular;
nefessiz kalma;
sıkışmış hissetme;
kas gerilimi ve rijitliği;
titremek;
hipervantilasyon;
kontrolden çıkmış hissetme;
yaklaşan ölüm veya felaket hissi.
kurdeşen dökme
dip not: bataklık gibi içine çekilip yazarken çok yorulduğum bu tanımı buraya kadar okuyabildiyseniz eğer hakkınızı bana helal edin sevgili yazarlar. yanlış bir bilgi verdiysem de affola. mutlu, huzurlu, hiç fobili, çok hobili günler dilerim...
devamını gör...
2.
the big bang theory, the following ve sassy go go dizilerinde gördüğüm ve merak edip araştırdığım bir fobi türüdür. kişi, başka bir kişi ile temas etmekten hoşlanmamaktadır. *
mikrop bulaşacak korkusu, kalabalık korkusu, okb, taciz veya tecavüze mâruz kalma veya kalabilme korkusu; bu fobiyi tetiklemektedir.
mikrop bulaşacak korkusu, kalabalık korkusu, okb, taciz veya tecavüze mâruz kalma veya kalabilme korkusu; bu fobiyi tetiklemektedir.
devamını gör...