1.
türün öncüsü sayılan üç büyük grup vardır. black sabbath, deep purple ve judas priest
devamını gör...
2.
bence bu türün en iyisi iron maiden'dır.
devamını gör...
3.
denilene göre beyin dalgalarını düzenlermiş, bunun yaşayan kanıtıyım.
devamını gör...
4.
yüzyılın en iyi müzik türü. daha iyisi gelmedi, geleceğini de düşünmüyorum.
devamını gör...
5.
heavy metal tarihinin en iyi 15 albüm açılış şarkısı. buradan
devamını gör...
6.
elektronik müziğin de hayatımıza içten içe girmesi ile, zaten eski dinleyicisini kaybeden heavy metal'in, iyiden iyiye bittiği konuşuldu durdu.
ben ne modasının geçeceğine, ne de ilginin kaybolacağına inanmıyorum.
z kuşağının pek tercihi olmayabilir, olmasın da zaten.
ergen işi değil.
ben ne modasının geçeceğine, ne de ilginin kaybolacağına inanmıyorum.
z kuşağının pek tercihi olmayabilir, olmasın da zaten.
ergen işi değil.
devamını gör...
7.
judas priest grubunun 1988 çıkışlı ram it down albümden güzel bir parça. eski paslı metalcilere selam olsun. heavy metal
devamını gör...
8.
terimin nereden geldiğini merak edenler için (bkz: william burroughs)
heavy metal terimi, the soft machine romanında bağımlılık yaratan uyuşturucular için bir metafor olarak kullanılır.
heavy metal terimi, the soft machine romanında bağımlılık yaratan uyuşturucular için bir metafor olarak kullanılır.
devamını gör...
9.
az sonra okuyacaklarınız * internet mecrasında pek denk gelemeyeceğiniz ayrıntıları içermekte ve farklı bir bakış açısını sizlere sunmayı amaçlamaktadır. kemerlerinizi bağlayın, kalkıyoruz.)*
heavy metal, 1960'ların liberter eğilimlerinin tıkanıklık noktasına ulaştığı bir dönemde doğdu. diğer deyişle,siyasal ve cinsel özgürlüklere karşı tepkilerin başgösterdiği bir evrende ortaya çıktı. puritanizmin dolaysız sözcüsü değildi ancak ona koşut olarak doğdu ve gelişti.
başlangıçtan itibaren heavy metalde türün yaratıcı ve öncüleri sayılan toplulukların müziği de dahil olmak üzere, ayırımcı ve cinsiyetçi eğilimler ağır basıyordu. led zeppelin veya black sabbath'ın cinsiyetçiliği zamanla guns n' roses da oldukça reaksiyoner bir noktaya erişti. insanları ırksal ve etnik kökenlerinden, cinsel tercihlerinden dolayı aşağılayan heavy metal, belirli bir genç kesimi "moral çoğunluğu" ile aynı çizgiye taşıdı. (bkz: william burroughs) bu gençleri "moron çoğunluk" olarak tanımlıyordu. canım benim.)*
bon jovi, konserlerinde eşcinselleri aşağılarken, skid row grup üyeleri "aıds i.neleri öldürüyor" yazan tshirtler giymekte sakınca görmüyordu.
guns n' roses imajını travesti kulüpleri ve glam rocktan almasına rağmen, ironik biçimde "one in a million" şarkısında tavrını saklama gereğinde bile bulunmuyordu.
"göçmenler ve i.neler benim için hiçbir şey ifade etmiyor
ülkemize gelip dilediklerini yapabileceklerini sanıyorlar
küçük bir iran kurmak
ya da s.kik bir hastalığı bulaştırmak gibi."
guns n' roses 'ın görüntüsü ve maço tavrı devasa bir tezat oluşturuyor, bu durumları onları bir parodiye dönüştürüyordu. *
heavy metal, tüm politik yanlışları ve müzikte önyargıları ile konformist beyaz orta sınıf amerikasının sesi olarak tanımlanabilir.evangelistlerin heavy metale olan öfkeleri sizi yanıltmasın. guns n'roses o cenahlarda da çok dinlenmiş, çok satmıştır.)
bu grupların gerici tutumu elbette daimi kalmadı.
anthrax ve dacret reich gibi topluluklar ana akım metalcilerine bir tepki olarak trash metali yarattılar. belirli ölçüde punk etkileri taşıyan trash metal grupları, heavy metalin geleneksel ilgilerinden uzaklaştılar*ve gerçek dünyayla yüzleştiler.
heavy metal, 1960'ların liberter eğilimlerinin tıkanıklık noktasına ulaştığı bir dönemde doğdu. diğer deyişle,siyasal ve cinsel özgürlüklere karşı tepkilerin başgösterdiği bir evrende ortaya çıktı. puritanizmin dolaysız sözcüsü değildi ancak ona koşut olarak doğdu ve gelişti.
başlangıçtan itibaren heavy metalde türün yaratıcı ve öncüleri sayılan toplulukların müziği de dahil olmak üzere, ayırımcı ve cinsiyetçi eğilimler ağır basıyordu. led zeppelin veya black sabbath'ın cinsiyetçiliği zamanla guns n' roses da oldukça reaksiyoner bir noktaya erişti. insanları ırksal ve etnik kökenlerinden, cinsel tercihlerinden dolayı aşağılayan heavy metal, belirli bir genç kesimi "moral çoğunluğu" ile aynı çizgiye taşıdı. (bkz: william burroughs) bu gençleri "moron çoğunluk" olarak tanımlıyordu. canım benim.)*
bon jovi, konserlerinde eşcinselleri aşağılarken, skid row grup üyeleri "aıds i.neleri öldürüyor" yazan tshirtler giymekte sakınca görmüyordu.
guns n' roses imajını travesti kulüpleri ve glam rocktan almasına rağmen, ironik biçimde "one in a million" şarkısında tavrını saklama gereğinde bile bulunmuyordu.
"göçmenler ve i.neler benim için hiçbir şey ifade etmiyor
ülkemize gelip dilediklerini yapabileceklerini sanıyorlar
küçük bir iran kurmak
ya da s.kik bir hastalığı bulaştırmak gibi."
guns n' roses 'ın görüntüsü ve maço tavrı devasa bir tezat oluşturuyor, bu durumları onları bir parodiye dönüştürüyordu. *
heavy metal, tüm politik yanlışları ve müzikte önyargıları ile konformist beyaz orta sınıf amerikasının sesi olarak tanımlanabilir.evangelistlerin heavy metale olan öfkeleri sizi yanıltmasın. guns n'roses o cenahlarda da çok dinlenmiş, çok satmıştır.)
bu grupların gerici tutumu elbette daimi kalmadı.
anthrax ve dacret reich gibi topluluklar ana akım metalcilerine bir tepki olarak trash metali yarattılar. belirli ölçüde punk etkileri taşıyan trash metal grupları, heavy metalin geleneksel ilgilerinden uzaklaştılar*ve gerçek dünyayla yüzleştiler.
devamını gör...
10.
bir kaç şeyi düzeltmek isterim;
yazı biraz uzun olacak aşağıdaki şarkıyı dinleyerek okursanız güzel olabilir sıkmaz. (benim ölçülerim içinde uzun kısa net yazmak yada caps koymak daha kolay.)
guns & roses ve bon jovi hiçbir zaman metal grubu olmadı. kendini konumlandırmaya çalıştığı yer de glam rock/hard rock ve şov grubu ötesi değildi zaten. işin daha da komiği appretite of destruction dan bir sene sonra queensryche - operation mindcrime gibi efsane bir hikaye anlatısı olan proggresive metal albümü çıktı aynı sene gene overkill' in feel the fire isimli albümü çıktı gelecek yok vesaire temalı ki overkill aykırı bir gruptur. gene öncesinde slayer' ın din ile sertçe uğraşması, dead keneddy nin "nazi punks fuck off" albümü, öncesinde metallica' nın sırası ile kill em all, ride the lightning, master of puppets ve justice for all albümleri ağır sistem eleştirisi içerir, gene almanya tarafından kreator, runing wild, vendetta gibi grupların gençlerin sorunları, çevre kirliliği ile uğraşması falan var. daha uzatabilirim bunları demem o ki guns n roses üzerinden (ki kendisi bir boy band den fazlası da değildir açıkçası slash da overrated bir gitaristtir.) metali vurup beyaz yakaya hitap ediyor çarpıtmasını doğru bulmadım. boy bandler zaten mtv gruplarıdır bahsettiğimiz dönemde küfür kafir giden grupların mtv ye çıkma şansı da pek yoktu takdir ederseniz.
metal müziği eleştirirken 1987 deki bir grubu baz almak tarihsel sıralama açısından zaten yanlış o zaman;
motörhead ilk albümünü 1977 de çıkarttı ki metal müziğin temelini atanlardandır, gene judas priest yanlış hatırlamıyorsam (google a bakmaya üşendim.) 1974 te çıkartmıştı ki kendisi çok soft bir rock ile başlayıp hayvan gibi sert müziğe evrilen bir gruptur normalde metal müzikte tam tersi olur, slayer 1983 te (ben doğdum o sene iyi mi?), kreator 1985 te, runing wild 1984 te, overkill 1983 te çıkarttı yani ortada daha guns n roses yok.
buna istinaden punk ve metal meşhur olmaya başladığı dönemlerde mavi yaka müziğiydi haliyle gene beyaz yaka ile alakası yoktu.
ha içlerinde söylediğiniz gibi kadın düşmanı var mı? var tabii ki direk aklıma gelenler mötley crue, destruction, norveçten mayhem (kilise yaktı şerefsiz hapis yattı bu yüzden.) marduk ve türevleri.
mesela girlschool' u ilk alt grup olarak çıkartan kişi (grubun ve menajerinin bütün itirazlarına rağmen.) motörhead den lemmy dir kadın metal/rock gruplarının da önünü açmıştır.
gene kadın vokallerden warlock un vokali doro peschi var mesela maskülenitenin dibine vurulduğu dönemlerde kadını metal camiası kabul etmiştir gene lemmy, rob halford (judas priest.) gibilerin desteği ile.
burada bir yanlışı da düzeltmek isterim metal' in beyaz yakaya bulaşması metallica nın load albümünü yayınlaması ve meşhur olmasına bağlanır ama aslında 80 lerin ortasında metal dinleyen kuşağın o dönemlerde üniversite bitirip beyaz yaka olarak çalışmaya başlamasıdır. ( load kulvarında mükemmele yakın bir albümdür o buranın tartışma konusu değil.)
naçizane haddim olmayarak size bir kitap bir de belgesel önermek isterim belgesel de abd nin cadı avı dee snider (twisted sister.) döneminde sansür kurulu konuşmasını falan ele alır. neden pek çok grubun söylediğiniz gibi olmadığına dair bir kanıtta olabilir unuttuklarımdan sepultura var mesela (ratamahatta vurmalılar konusunda muazzam bir albümdür, refuse resist israil filistin olaylarını ele alan bir albümdür ağır bir savaş eleştirisidir.)
müzik bittiği zaman
bu kitap 60' lardan 80 lerin başına kadar gelir blues, rock n roll, rock, hard rock, punk gruplarını ele alarak gider kalan kısmını da aşağıdaki belgeselin birinci bölümünden takip edebilirsiniz. heavy metal tarihi bir kitap var ama onu bulmanız imkansıza yakın ben de bulamıyorum bulsam üşenmez yollardım. herşey doğru bilgi için.
metal: the headbangers journey
yazı biraz uzun olacak aşağıdaki şarkıyı dinleyerek okursanız güzel olabilir sıkmaz. (benim ölçülerim içinde uzun kısa net yazmak yada caps koymak daha kolay.)
guns & roses ve bon jovi hiçbir zaman metal grubu olmadı. kendini konumlandırmaya çalıştığı yer de glam rock/hard rock ve şov grubu ötesi değildi zaten. işin daha da komiği appretite of destruction dan bir sene sonra queensryche - operation mindcrime gibi efsane bir hikaye anlatısı olan proggresive metal albümü çıktı aynı sene gene overkill' in feel the fire isimli albümü çıktı gelecek yok vesaire temalı ki overkill aykırı bir gruptur. gene öncesinde slayer' ın din ile sertçe uğraşması, dead keneddy nin "nazi punks fuck off" albümü, öncesinde metallica' nın sırası ile kill em all, ride the lightning, master of puppets ve justice for all albümleri ağır sistem eleştirisi içerir, gene almanya tarafından kreator, runing wild, vendetta gibi grupların gençlerin sorunları, çevre kirliliği ile uğraşması falan var. daha uzatabilirim bunları demem o ki guns n roses üzerinden (ki kendisi bir boy band den fazlası da değildir açıkçası slash da overrated bir gitaristtir.) metali vurup beyaz yakaya hitap ediyor çarpıtmasını doğru bulmadım. boy bandler zaten mtv gruplarıdır bahsettiğimiz dönemde küfür kafir giden grupların mtv ye çıkma şansı da pek yoktu takdir ederseniz.
metal müziği eleştirirken 1987 deki bir grubu baz almak tarihsel sıralama açısından zaten yanlış o zaman;
motörhead ilk albümünü 1977 de çıkarttı ki metal müziğin temelini atanlardandır, gene judas priest yanlış hatırlamıyorsam (google a bakmaya üşendim.) 1974 te çıkartmıştı ki kendisi çok soft bir rock ile başlayıp hayvan gibi sert müziğe evrilen bir gruptur normalde metal müzikte tam tersi olur, slayer 1983 te (ben doğdum o sene iyi mi?), kreator 1985 te, runing wild 1984 te, overkill 1983 te çıkarttı yani ortada daha guns n roses yok.
buna istinaden punk ve metal meşhur olmaya başladığı dönemlerde mavi yaka müziğiydi haliyle gene beyaz yaka ile alakası yoktu.
ha içlerinde söylediğiniz gibi kadın düşmanı var mı? var tabii ki direk aklıma gelenler mötley crue, destruction, norveçten mayhem (kilise yaktı şerefsiz hapis yattı bu yüzden.) marduk ve türevleri.
mesela girlschool' u ilk alt grup olarak çıkartan kişi (grubun ve menajerinin bütün itirazlarına rağmen.) motörhead den lemmy dir kadın metal/rock gruplarının da önünü açmıştır.
gene kadın vokallerden warlock un vokali doro peschi var mesela maskülenitenin dibine vurulduğu dönemlerde kadını metal camiası kabul etmiştir gene lemmy, rob halford (judas priest.) gibilerin desteği ile.
burada bir yanlışı da düzeltmek isterim metal' in beyaz yakaya bulaşması metallica nın load albümünü yayınlaması ve meşhur olmasına bağlanır ama aslında 80 lerin ortasında metal dinleyen kuşağın o dönemlerde üniversite bitirip beyaz yaka olarak çalışmaya başlamasıdır. ( load kulvarında mükemmele yakın bir albümdür o buranın tartışma konusu değil.)
naçizane haddim olmayarak size bir kitap bir de belgesel önermek isterim belgesel de abd nin cadı avı dee snider (twisted sister.) döneminde sansür kurulu konuşmasını falan ele alır. neden pek çok grubun söylediğiniz gibi olmadığına dair bir kanıtta olabilir unuttuklarımdan sepultura var mesela (ratamahatta vurmalılar konusunda muazzam bir albümdür, refuse resist israil filistin olaylarını ele alan bir albümdür ağır bir savaş eleştirisidir.)
müzik bittiği zaman
bu kitap 60' lardan 80 lerin başına kadar gelir blues, rock n roll, rock, hard rock, punk gruplarını ele alarak gider kalan kısmını da aşağıdaki belgeselin birinci bölümünden takip edebilirsiniz. heavy metal tarihi bir kitap var ama onu bulmanız imkansıza yakın ben de bulamıyorum bulsam üşenmez yollardım. herşey doğru bilgi için.
metal: the headbangers journey
devamını gör...
11.
bu müzik türü konu olduğunda gelen itirazlardan birisi "yeaa metal bitti yeaa" argümanı oluyor. aslında biten bir şey yok, türkiye'de bu müziği icra eden gençlerin azalmasının tek bir sebebi var - satın alım gücümüzün son derece düşmesi. açıklayayım.
biz gençken iyi kötü bir elektrogitar ya da bateri seti almak ekstradan bir borca harca girmeden mümkün olan bir şeydi. şimdi zuhal müzikten baktım 10000 tlden başlıyor bir elektrogitar. düzgün bir şey alacağım derseniz de 25000tlden çıkıyorsunuz. e tek başına metal grubu olmaz bir basçı 2 lead bir vokal ve baterist de olması lazım. e dahası gidip prova yapılacak stüdyo falan filan derken bu iş bayağı bayağı külfetli bir hale geliyor. e lise dönemindeki ya da üniversitedeki çocuklar nasıl bulacak bu parayı, hem de hobisi için nasıl harcayacak?
ki günün sonunda bu yolun gittiği bir yer yok. bir yerde kabul etmek lazım, metal bir yerde "yaşlı" müziği oldu. tamam ghost var, ne bileyim yeni albümler falan çıkıyor doğru da eskisi gibi değil. koskoca nicko mcbrain bile emekli oldu arkadaş yani. ac/cdc'nin as adamlarından malcolm young yaştan vefat etti. ve dahası - ve belki de en önemlisi - metal ana akım bir müzik oldu. kendi adıma ben yeni bir şey dinleyemediğimi farkettiğimden klasik müziğe geçtim. ki kreator'u, orphaned land'ı falan sahneye çıkarmış, sahne arkasında çalışmış bir insanım. olay kafanın kaldırmaması değil - kaç defa wasted years dinleyebilirsiniz? bir de müzik sosyal bir şey. benim "keşfettiğim" çoğu grup arkadaş tavsiyesiyle olan şeyler. etrafınızda dinleyen olmayınca - ki zamanla bu oluyor ne yazık ki - bu damar da kopuyor.
biz gençken iyi kötü bir elektrogitar ya da bateri seti almak ekstradan bir borca harca girmeden mümkün olan bir şeydi. şimdi zuhal müzikten baktım 10000 tlden başlıyor bir elektrogitar. düzgün bir şey alacağım derseniz de 25000tlden çıkıyorsunuz. e tek başına metal grubu olmaz bir basçı 2 lead bir vokal ve baterist de olması lazım. e dahası gidip prova yapılacak stüdyo falan filan derken bu iş bayağı bayağı külfetli bir hale geliyor. e lise dönemindeki ya da üniversitedeki çocuklar nasıl bulacak bu parayı, hem de hobisi için nasıl harcayacak?
ki günün sonunda bu yolun gittiği bir yer yok. bir yerde kabul etmek lazım, metal bir yerde "yaşlı" müziği oldu. tamam ghost var, ne bileyim yeni albümler falan çıkıyor doğru da eskisi gibi değil. koskoca nicko mcbrain bile emekli oldu arkadaş yani. ac/cdc'nin as adamlarından malcolm young yaştan vefat etti. ve dahası - ve belki de en önemlisi - metal ana akım bir müzik oldu. kendi adıma ben yeni bir şey dinleyemediğimi farkettiğimden klasik müziğe geçtim. ki kreator'u, orphaned land'ı falan sahneye çıkarmış, sahne arkasında çalışmış bir insanım. olay kafanın kaldırmaması değil - kaç defa wasted years dinleyebilirsiniz? bir de müzik sosyal bir şey. benim "keşfettiğim" çoğu grup arkadaş tavsiyesiyle olan şeyler. etrafınızda dinleyen olmayınca - ki zamanla bu oluyor ne yazık ki - bu damar da kopuyor.
devamını gör...