atıf yılmaz tarafından yönetilen, 1965 yılında gösterime girmiş yerli drama filmidir. olaylar bülbül sesli makas ali diye adlandırılan (zeki müren) genç bir adamın etrafında gelişmektedir. girdiği bir iddia yüzünden hayatı mahvolan genç adam aşkı mine'de (belgin doruk) bulacaktır.
yönetmen:
atıf yılmaz
oyuncular:
belgin doruk
zeki müren
mualla kavur
reha yurdakul
avni dilligil
necdet mahfi ayral
asım nipton
atıf yılmaz
oyuncular:
belgin doruk
zeki müren
mualla kavur
reha yurdakul
avni dilligil
necdet mahfi ayral
asım nipton
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "son singapur vapuru" tarafından 06.06.2023 20:49 tarihinde açılmıştır.
1.
başrolde zeki müren ve belgin doruk'un olduğu 1965 yapımı türk yeşilçam filmidir.
şehirli bir kadın olan mine ile köylü bir adam olan zeki'nin mine'nin köy ziyaretinde tanışmaları ile hayatlarının kesişmesi sonrasında yaşadıkları konu edinilir.
mine zeki'yi köylülükten çıkarıp modern bir hale getirir, şarkıcı olur ama sonunda ayrılırlar, kavuşurlar.
zeki müren'in naçizane bütün filmlerini izlemiş biri olarak bana en çok dokunan filmlerinden biri olduğunu söyleyebilirim.
dönemin istanbul'una da ışık tutan, insanların birbirine ne kadar nazik olduğu, zeki müren konserinde herkesin saygıdan jilet gibi giyinişi insanı düşündürüyor. madalya almak için değil, filme olan saygımdan uzun uzun yazmak istiyorum, çünkü zeki müren ve belgin doruk gibi zamansız ve gönlümde yeri ayrı olan insanları bir cümleyle geçiştirmek istemem.
mutlaka izlenmesi gereken kadife gibi bir film olduğunu bir kez daha yineleyip filmden küçük de bir kesit bırakmak isterim.
filmin kendisi
kesit

şehirli bir kadın olan mine ile köylü bir adam olan zeki'nin mine'nin köy ziyaretinde tanışmaları ile hayatlarının kesişmesi sonrasında yaşadıkları konu edinilir.
mine zeki'yi köylülükten çıkarıp modern bir hale getirir, şarkıcı olur ama sonunda ayrılırlar, kavuşurlar.
zeki müren'in naçizane bütün filmlerini izlemiş biri olarak bana en çok dokunan filmlerinden biri olduğunu söyleyebilirim.
dönemin istanbul'una da ışık tutan, insanların birbirine ne kadar nazik olduğu, zeki müren konserinde herkesin saygıdan jilet gibi giyinişi insanı düşündürüyor. madalya almak için değil, filme olan saygımdan uzun uzun yazmak istiyorum, çünkü zeki müren ve belgin doruk gibi zamansız ve gönlümde yeri ayrı olan insanları bir cümleyle geçiştirmek istemem.
mutlaka izlenmesi gereken kadife gibi bir film olduğunu bir kez daha yineleyip filmden küçük de bir kesit bırakmak isterim.
filmin kendisi
kesit

devamını gör...
2.
başrolde belgin doruk ve zeki müren gibi eşsiz isimlerin yer aldığı 1965 yapımlı türk filmi; atıf yılmaz tarafından yönetilen filmimizin senaryosu ise safa önal imzası taşır.

zeki müren'in hep o şarkı adında bir şarkısı da vardır.
filmimiz makas ali yani zeki müren adlı köyde yaşayan yoksul bir genç ile sosyete mine yani belgin doruk karakterinin tanışması sonucu hayatlarının aşk ile nasıl değiştiğini konu edinir.
nişanlısı burhan ile dayısının çiftliğine gelen mine burada güzel sesli ali ile tanışır ve onun sesinin eğitilmesi gerektiğini düşündüğü için ali'yi yanlarına almaya karar verir.
genç kadın başta ali'yi kaba biri olarak görse de zamanla ondan etkilenir, hoşlanır ve aşık olur, aynı şekilde ali'de ona aşık olmuştur.
filmimiz iki aşığın mutlu kavuşması ile sona erer.
oldukça sevdiğim bir film olduğu için her zaman izlenesi olduğunu düşünüyorum,
konusu sıradan gibi gözükse de o duyguyu seyirciye hissettiren bir film olduğu görülmektedir.
en çok zeki müren'in konser verdiği sahneleri ve belgin doruk'un şöminenin karşısında sigara içtiği sahneyi sevdiğimi söyleyebilirim.
o şarkıda sen varsın
o şarkıda ben varım
o şarkıda gülerim
o şarkıda ağlarım
hep o şarkı, hep o şarkı, ümit dolu
hep o şarkı, aşkın yolu.

zeki müren'in hep o şarkı adında bir şarkısı da vardır.
filmimiz makas ali yani zeki müren adlı köyde yaşayan yoksul bir genç ile sosyete mine yani belgin doruk karakterinin tanışması sonucu hayatlarının aşk ile nasıl değiştiğini konu edinir.
nişanlısı burhan ile dayısının çiftliğine gelen mine burada güzel sesli ali ile tanışır ve onun sesinin eğitilmesi gerektiğini düşündüğü için ali'yi yanlarına almaya karar verir.
genç kadın başta ali'yi kaba biri olarak görse de zamanla ondan etkilenir, hoşlanır ve aşık olur, aynı şekilde ali'de ona aşık olmuştur.
filmimiz iki aşığın mutlu kavuşması ile sona erer.
oldukça sevdiğim bir film olduğu için her zaman izlenesi olduğunu düşünüyorum,
konusu sıradan gibi gözükse de o duyguyu seyirciye hissettiren bir film olduğu görülmektedir.
en çok zeki müren'in konser verdiği sahneleri ve belgin doruk'un şöminenin karşısında sigara içtiği sahneyi sevdiğimi söyleyebilirim.
o şarkıda sen varsın
o şarkıda ben varım
o şarkıda gülerim
o şarkıda ağlarım
hep o şarkı, hep o şarkı, ümit dolu
hep o şarkı, aşkın yolu.
devamını gör...
