genel kabul gören bigbang teorisine göre evren 13.7 milyar yıl önce oluştu. ilk patlamadan sonra da genişlemeye devam ediyor.

4.6 milyar yıl önce dünya oluştu.

3.5 milyar yıl önce de sudaki ilk canlı organizmalar dünyaya geldi.

canlılar evrimleşerek çeşitli cins ve türlere ayrıldılar.

bunların içerisinden de homo sapiens, homo cinsi içerisinde farklı şekilde evrimleşerek ki bunda bilişsel devrimin payı çok çok büyük, kurgulamaya, tasarlamaya, soyutun keşfinden sonra yani görüngüsel olan maddeye üzerinden uzlaşabileceği anlamlar yüklemeye başlayarak kendini zamanla savaşımsal piramidin tepesine doğru ilerletmeye başladı.

ama sorun şu ki bu şeylere verdiğimiz anlamlar, üzerinden uzlaşıp farklı tasavvurlar oluşturarak kendimizi oraya ait olmayan, daha üst bir bakış açısına sahip olarak orayı yani geldiğimiz yeri hakir görmemizle son buldu bu süreç. en azından kalabalık homo sapiens grupları için bu söylenebilir. kültürler kendi uzlaşı dünyalarını yarattıkça şeylerin doğasından koptu.

düşünceme göre zamanın belli dönemlerinde çeşitli üstünzekalı insanlar devlerin omuzlarında yükselerek homo sapiens'e nereden geldiğini hatırlattı. ama nihayetinde yine o mağrurluğumuzla salhaneye derya içre bir balık olmaya, akrep gibi olmaya geri dönüyoruz.

"demeye de dilim varmıyor ama
kabahatin çoğu senin, canım kardeşim!"

doğa filozoflarına bakıyorsunuz evren hakkında zamanına göre makul fikirler öne sürüyorlar. antik yunan dediğimiz dönemde kıvılcımları atıyorlar. kıvılcımlar muhtelif olarak illaki atılmıştır. ancak sistemli bir şekilde antik yunan'da atıldı. 4-14'üncü yüzyıllar arası karanlık bir dönem yaşanıyor. dünya evrenin merkezi ve tanrı'nın sözcülüğünü yapan sınıfı oluşturan ruhbanlar onun
hakkında otorite sahibi ve temerküz eden güçlerini kendi çıkarları için kullanıyor. ama durun! giordano bruno bu gücü sarsmaya yeltenince de yakıldı.
zamanla evrenin merkezinin dünya olmadığı, hatta evrenin merkezi olmadığı anlaşıldı.
evrenin merkezi yoksa otorite de azaldı.

charles darwin gibi bir adam devlerin omuzlarında yükselerek aslında bizim çok da üstün varlıklar olmadığımızı ama muhteşem varlıklar olduğumuzu kanıtladı. tesadüfen veya şu anda bulunduğumuz halin ilk olmadığını güçlü argümanlarıyla kanıtlayarak, statik, yaratılışçı nazariyeyi derinden sarstı (bakış açısına göre bilişle beraber).

nietzsche gibi bir dahi de çıkıp son hamleyle çoğu devin yapamadığı şeyi yapıp deccalliğe soyunarak tanrı'yı öldürdü.

böyle bir serüvene bakıldığı zaman gerçekten evrenin merkezinde miyiz yoksa bilişsel devrimden sonra uzlaşı için anlam yaratan bilişin lanetine mahkum alelade canlılar mıyız? doğaya baktığımız zaman şeylerden başka herhangi bir şey yok. bizim anlamlarımızla kurgulanıyorlar.

yaratılışçı nazariyeye göre veya üst bir yaratıcının akıllı tasarımına inanıyorsanız zaten problem yoktur. rahat olabilirsiniz. ama bunları devreden çıkardığınızda hayat sisifos'dan çok da öteye gitmiyor.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"homo sapiensin evrenin merkezi olduğunu sanması" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim