yazar: ingeborg bachmann
yayım yılı: 1995
bachmann'ın varoluşçuluk felsefesiyle kaleme aldığı ve merkezde hayata dair duygu ve düşüncelerinin yer aldığı tüm şiirlerini kapsayan eserdir.
yayım yılı: 1995
bachmann'ın varoluşçuluk felsefesiyle kaleme aldığı ve merkezde hayata dair duygu ve düşüncelerinin yer aldığı tüm şiirlerini kapsayan eserdir.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "son singapur vapuru" tarafından 30.08.2023 17:05 tarihinde açılmıştır.
1.
1926/1973 yılları arasında yaşayan, avsuturya'nın en önemli şairlerinden ingeborg bachmann imzalı 180 sayfalık eserdir.

s/ 148
kendi sesinden bir şiiri

s/ 148
kendi sesinden bir şiiri
devamını gör...
2.
" vazgeçilmişim çoktan
ve hiçbir şeyle anımsanmamışım.. "
dar zaman adlı eserinde geçen "hiç yok sevenim" dizesinden sonra daha çok sevmeye başladığım ingeborg bachmann imzalı eser.
pdf baskısı 200 sayfa civarı olan kitabımızı türkçe'ye ise ahmet cemal tarafından çevrilmiştir.
hiç yok sevenim dizesi o kitabını okuduğumdan beri nedense zihnimde kira vermeden oturuyor, hem iç sızlatan, hem de çok kişisel bir itiraf niteliği taşıyan bir dize olduğu kadar etkileyici bir dize olduğu da görülmekte ve bu kitapta da karşımıza çıkmaktadır.
kitaba geçelim;
ingeborg bachmann oldukça özgün bir şiir ile karşımıza çıkıyor bu kitabında da, özgün olmasının nedeni ise pek çok kişiden daha güçlü hissetmesi gibi duruyor.
hissettiğin şeyde ne kadar güçlü hissedebiliyorsan bu durum yazılan metne da yansıyacaktır, ve bence bir insanın gözleri ile yazdıkları aynıdır.
bu kitabındaki şiirlerde ölüm olgusu ağırlıklı olarak kendine yer buluyor, sevilen birinden duyulan kırıcı bir sözün etkisini uzun süre taşımak, hayatta kaybolmuş gibi olmak, söylenemeyen sözlerin artık söylenemeyecek kadar imkânsız oluşu, aşka ve yitirmeye dair izlenimler, hayatın belirleyici duyguları arasında yalpalamak, bazı şiirleri özetleyebileceğim konu ve temalardandı.
ingeborg bachmann hayatı kendine has biçimde algılar iken bu algıyı da kendine özgü bir şiir formuyla yansıtmayı oldukça güçlü bir biçimde bizlere sunuyor.
seçtiğim bazı dizeleri bırakarak burada bitiriyorum.
ingeborg bachmann;
hiç yok mu sevenin?

yollarda göremiyorum artık yolları.
ben hep ölümü düşünmek gibiyim.
hâlâ duymaktayım soluğunu,
bir de hançer gibi sapladığın
o sözcüğü.
her şey söylenemeden kaldı.
ve neyi kanıtlar ki yüreğin?
ötelerde sevgilin
gömülmekte yavaş yavaş.
bugünlerde acı vermiyor unutabilmem
ve anımsamak zorunda kalmam.
asla ağlamamalısın der bir şarkı.
onun dışında bir şey diyen kimse yok.
ve hiçbir şeyle anımsanmamışım.. "
dar zaman adlı eserinde geçen "hiç yok sevenim" dizesinden sonra daha çok sevmeye başladığım ingeborg bachmann imzalı eser.
pdf baskısı 200 sayfa civarı olan kitabımızı türkçe'ye ise ahmet cemal tarafından çevrilmiştir.
hiç yok sevenim dizesi o kitabını okuduğumdan beri nedense zihnimde kira vermeden oturuyor, hem iç sızlatan, hem de çok kişisel bir itiraf niteliği taşıyan bir dize olduğu kadar etkileyici bir dize olduğu da görülmekte ve bu kitapta da karşımıza çıkmaktadır.
kitaba geçelim;
ingeborg bachmann oldukça özgün bir şiir ile karşımıza çıkıyor bu kitabında da, özgün olmasının nedeni ise pek çok kişiden daha güçlü hissetmesi gibi duruyor.
hissettiğin şeyde ne kadar güçlü hissedebiliyorsan bu durum yazılan metne da yansıyacaktır, ve bence bir insanın gözleri ile yazdıkları aynıdır.
bu kitabındaki şiirlerde ölüm olgusu ağırlıklı olarak kendine yer buluyor, sevilen birinden duyulan kırıcı bir sözün etkisini uzun süre taşımak, hayatta kaybolmuş gibi olmak, söylenemeyen sözlerin artık söylenemeyecek kadar imkânsız oluşu, aşka ve yitirmeye dair izlenimler, hayatın belirleyici duyguları arasında yalpalamak, bazı şiirleri özetleyebileceğim konu ve temalardandı.
ingeborg bachmann hayatı kendine has biçimde algılar iken bu algıyı da kendine özgü bir şiir formuyla yansıtmayı oldukça güçlü bir biçimde bizlere sunuyor.
seçtiğim bazı dizeleri bırakarak burada bitiriyorum.
ingeborg bachmann;
hiç yok mu sevenin?

yollarda göremiyorum artık yolları.
ben hep ölümü düşünmek gibiyim.
hâlâ duymaktayım soluğunu,
bir de hançer gibi sapladığın
o sözcüğü.
her şey söylenemeden kaldı.
ve neyi kanıtlar ki yüreğin?
ötelerde sevgilin
gömülmekte yavaş yavaş.
bugünlerde acı vermiyor unutabilmem
ve anımsamak zorunda kalmam.
asla ağlamamalısın der bir şarkı.
onun dışında bir şey diyen kimse yok.
devamını gör...
