1.
aynı yol üzerinde yayaların ve araçların birbirinden ayrılmasını sağlayarak, trafiğe genel bir düzen getiren inşaat uygulamasıdır.
devamını gör...
2.
kaldırım mühendisliği diye bir şey var mı diye başlığa gelenler varsa ellerini boş göndermeyelim. * #510778
devamını gör...
3.
(bkz: zam)
devamını gör...
4.
yunanca kalós drómos (güzel yol) sözünden evrildiğine inanılan ancak kaldır eylemi ve ad yapan -(ı)m ekinden türetildiği olasılığının daha yüksek olduğu kavramdır. (bkz: arnavut kaldırımı)
devamını gör...
5.
6.
türkiye'de evvelden beri genellikle cahil, medeniyetsiz, toprak ağası takımının belediye başkanlığı yapmasından dolayı memleketin %99'unda içler acısı durumda olan, yayaların kullanımı için inşa edilen hafif yüksekçe yapı.



az önce yeni şehircilik, asıl adıyla new urbanism, ile alakalı bir şeyler okuyordum ve minnesota şehrinin kaldırım standartlarını belgelediği bir web sitesine denk geldim. yukarıda ölçülerin olduğu görseli oradan aldım. bkz bağlantısı. kıskanmamak elde değil. bizde böyle standart planlar varsa bile, sadece bazı mahallelerin bazı cadde ve sokaklarında görebiliyoruz. kanunlar, kurallar, planlar vs. bizzat devlet görevlileri tarafından bile uygulanmıyor. bu da, pek çok şeyde olduğu gibi, vatandaşına ve medeniyetine değer verilen şehirlerde normal olan bir düzenlemenin bizde lüks gibi algılanmasına sebep oluyor. mesela aşağıda bağdat caddesi'nden bir fotoğrafa bakın, kaldırımlar ne güzel değil mi? tam da yukarıda bağlantısını verdiğim kılavuza göre, şehir merkezi karma binaların bulunduğu ana caddenin kaldırım standartlarına göre yapılmış. bağdat caddesi belki yüzlerce yıllık bir yol. o caddenin günümüzdeki halini alan inşası üzerinden de diyelim ki 70 yıl geçmiş olsun. 70 yıldır pek çok yeni cadde, sokak, mahalle inşa edildi ama o mahallelerde kaç tane düzgün kaldırımı olan sokak veya cadde var?


istanbul'da yada türkiye'de alışveriş, ofis ve konutları barındıran binaların bulunduğu tek cadde bağdat caddesi mi? yada sadece emlak fiyatlarının yüksek olduğu muhit sakinleri ve turistler mi insanca yürüyebilmeyi hak ediyor? zira bazı turistik beldelerde de gayet güzel kaldırımlar görebilirsiniz. sadece oralarda yaşayan ve iş yapan insanlar mı medeni ve standart olarak sunulması gereken hizmeti hak ediyor? türk milleti neden bebek arabalarının veya engellilerin rahatça hareket edemediği, hatta yayaların bile kullanamadığı, güya kaldırım olan, kimi yerlerde en fazla yarım metre genişliğindeki yapılardan daha iyisini ve kullanışlısını talep etmiyor? halbuki ülkemiz her seçim döneminde kaldırım yenilenmesi gibi saçma bir klişeye sahip. ama dediğim gibi genelde cahil, medeniyetsiz ve toprak ağası tipler belediye başkanı oluyorlar. kaldırımı da toplumdaki diğer cahillerin gözünü boyamak ve kalitesiz malzemeyle kalitesiz işçiliği birleştiren yandaş müteahhitleri kaldırım ihaleleriyle zengin etmek için kullanıyorlar.
atatürk türk milletinin her şeyin en iyisini hak ettiğini düşünüyormuş, ama ömrü milletin özsaygısını sağlıklı seviyelere çıkarmaya yetmemiş belli ki. zira çoğunluk ülkemizde imkan olmasına rağmen daha iyi yaşama şartlarını talep etmiyor, haklarını ve özgürlüklerini bile korumuyor. kaldırımların durumu gibi basit bir konu aslında bir toplumun gelişmişlik seviyesini gösterebildiği için giriyi toplumsal ve sınıfsal bir eleştiriye çektim. umarım bir gün kendine saygısı yüksek, hakları ve özgürlükleri için savaşabilen, medeni bir toplum oluşturabiliriz.



az önce yeni şehircilik, asıl adıyla new urbanism, ile alakalı bir şeyler okuyordum ve minnesota şehrinin kaldırım standartlarını belgelediği bir web sitesine denk geldim. yukarıda ölçülerin olduğu görseli oradan aldım. bkz bağlantısı. kıskanmamak elde değil. bizde böyle standart planlar varsa bile, sadece bazı mahallelerin bazı cadde ve sokaklarında görebiliyoruz. kanunlar, kurallar, planlar vs. bizzat devlet görevlileri tarafından bile uygulanmıyor. bu da, pek çok şeyde olduğu gibi, vatandaşına ve medeniyetine değer verilen şehirlerde normal olan bir düzenlemenin bizde lüks gibi algılanmasına sebep oluyor. mesela aşağıda bağdat caddesi'nden bir fotoğrafa bakın, kaldırımlar ne güzel değil mi? tam da yukarıda bağlantısını verdiğim kılavuza göre, şehir merkezi karma binaların bulunduğu ana caddenin kaldırım standartlarına göre yapılmış. bağdat caddesi belki yüzlerce yıllık bir yol. o caddenin günümüzdeki halini alan inşası üzerinden de diyelim ki 70 yıl geçmiş olsun. 70 yıldır pek çok yeni cadde, sokak, mahalle inşa edildi ama o mahallelerde kaç tane düzgün kaldırımı olan sokak veya cadde var?


istanbul'da yada türkiye'de alışveriş, ofis ve konutları barındıran binaların bulunduğu tek cadde bağdat caddesi mi? yada sadece emlak fiyatlarının yüksek olduğu muhit sakinleri ve turistler mi insanca yürüyebilmeyi hak ediyor? zira bazı turistik beldelerde de gayet güzel kaldırımlar görebilirsiniz. sadece oralarda yaşayan ve iş yapan insanlar mı medeni ve standart olarak sunulması gereken hizmeti hak ediyor? türk milleti neden bebek arabalarının veya engellilerin rahatça hareket edemediği, hatta yayaların bile kullanamadığı, güya kaldırım olan, kimi yerlerde en fazla yarım metre genişliğindeki yapılardan daha iyisini ve kullanışlısını talep etmiyor? halbuki ülkemiz her seçim döneminde kaldırım yenilenmesi gibi saçma bir klişeye sahip. ama dediğim gibi genelde cahil, medeniyetsiz ve toprak ağası tipler belediye başkanı oluyorlar. kaldırımı da toplumdaki diğer cahillerin gözünü boyamak ve kalitesiz malzemeyle kalitesiz işçiliği birleştiren yandaş müteahhitleri kaldırım ihaleleriyle zengin etmek için kullanıyorlar.
atatürk türk milletinin her şeyin en iyisini hak ettiğini düşünüyormuş, ama ömrü milletin özsaygısını sağlıklı seviyelere çıkarmaya yetmemiş belli ki. zira çoğunluk ülkemizde imkan olmasına rağmen daha iyi yaşama şartlarını talep etmiyor, haklarını ve özgürlüklerini bile korumuyor. kaldırımların durumu gibi basit bir konu aslında bir toplumun gelişmişlik seviyesini gösterebildiği için giriyi toplumsal ve sınıfsal bir eleştiriye çektim. umarım bir gün kendine saygısı yüksek, hakları ve özgürlükleri için savaşabilen, medeni bir toplum oluşturabiliriz.
devamını gör...
