bir çeşit buğday türü. hatta ata buğdayı olarak da bilinir.

1950’li yıllardan sonra , buğday üretimini arttırmak ve mevsim geçişlerine dayanıklı hale getirmek amacıyla , buğday tohumlarından bazılarının gen teknolojisine tabi tutulduğu hepimizce aşikardır. kısaca bu tür tohumlara hibrit tohum diyoruz. bu teknolojinin de her buğday türü değil, yapı itibariyle boyu daha kısa, tarım makineleri hasatına uygun türler arasından seçilmiştir. bilinen 18bin tür buğday vardır. gen teknolojisi uygulananlar şu an sofralarınızda bulunan beyaz unun ta kendisi. yüksek verim amacıyla genleriyle oynanan bu unlar, içerdiği gluten oranı yüksekliğiyle, beraberinde çölyak hastalığını/ gluten duyarlılığını da beraberinde getirmiştir.

şimdi karakılçık buğdayına gelirsek, adını başaklarının daha koyu renk olmasından alır. boyu uzun, tanesi serttir. ekilmesi ve hasatı zorludur.

tekrar ortaya çıkma hikayesi ilginçtir. izmir seferihisar’da , tunç soyer öncülüğünde, tarımı ve üreticiyi destek amaçlı tezgahlar kurulmaya başlanmış. daha önce buraya giden var mıdır bilemem ama biz oraya ‘hansel ve gratel’ deriz. etrafta envai çeşit yiyecek arasında, dar sokaklarda, cennete düştüm herhalde dedirten bir pazar kurulur buraya. tunç soyer, yerli tohumu desteklemek amaçlı bir takım faaliyetlerde bulunsa da önüne 2006 yılı tarihli tohum yasası çıkar. efendim bu yasa kısaca, yerli tohum alma biz onu ithal edeceğiz; genetiği oynanmış ama olsun diyen bir yasadır. öz olanı varken, neden böyle bir yasa çıkarıldı derseniz, siyasetin çirkin boyutlarından biridir bu; bu konuya girmek istemiyorum. ben az diyorum siz çok anlayın.

şimdi önüne bu yasa toslayınca, dahiyane bir çözüm üretmiştir soyer.’ ee tamam madem tohum satmak yasak , biz de takas yaparız’ demiştir. bu sözle birlikte tohum takas şenlikleri düzenlenmeye başladı. işte bu şenliklerle beraber kurulan can yücel tohum merkezine, gönence köyünün muhtarı bu tohumdan getirir. tohum miktarı fazla değildi ama iyi tohumlar ayıklanarak ekilecek bir miktar tohum kaldı ellerinde: karakılçık dediğimiz ata tohumu. bu tohum çoğaltıldı ve üreticiyi bu tohumu ekmeleri konusunda teşvik edildi. bakın efendim burası çokomelli. bir belediyenin çabasıyla ve köylülerin özverisiyle bu buğday şu an sofralarımızdadır. belediye tohum takas şenliği yapmasaydı, bu tohum da ortaya çıkmayacaktı. belediye, tohumu çoğaltmak için, çiftçilerden toprak istediğinde onlar vermeseydi, bu kadar ilerlemeyecekti üretim. karakılçık deyip geçmeyin, büyük bir dayanışma örneğidir bu.

yani karakılçık tohumunun ve üretiminin çıkışı seferihisardır ve talebin artmasıyla şimdilerde bir çok yerde tarımı yapılmaktadır.

daha önce denemediyseniz şöyle tarif edebilirim: kendine has aroması olan, gluten oranı düşük olduğundan hamur kıvamı alması zor olan bir buğday türü. fiyatı bu nedenle daha yüksek(tabi bir de üretimin zorluğundan), ama bir dilimi bile sizi doyurabiliyor. 2 kişilik bir aile olarak bir karakılçık ekmeği bir hafta bize yetiyor.

sözün özü şu: yerli malı yurdun malı, her insan onu kullanmalı.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim