orijinal ad: afutā dāku
yazar: haruki murakami
basım yılı: 2004
japonya'ya yerleşip burada fuhuşa sürüklenen yoksul bir kadının, o kadınla birlikte yolları keşisen tüm "kaybedenlerin" bir gece içinde geçen tüyler ürperten hayat hikayesi.
yazar: haruki murakami
basım yılı: 2004
japonya'ya yerleşip burada fuhuşa sürüklenen yoksul bir kadının, o kadınla birlikte yolları keşisen tüm "kaybedenlerin" bir gece içinde geçen tüyler ürperten hayat hikayesi.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "mrscomet" tarafından 28.03.2021 00:16 tarihinde açılmıştır.
1.
haruki murakami'nin kitabı.
devamını gör...
2.
bir haruki murakami kitabıdır ve totemimin de 14. kitabı.
buraya gelince okuma hızımda doğal olarak bir düşüş oldu. itlik ve serserilikten okumaya fırsat bulamıyoz. neyse sonuç olarak nihayet bitti kitap.
haruki murakami'den daha önce kitaplar okudum ama hiç birini hatırlamıyorum, sanırım pek fazla sevmemiştim de tarzını. o yüzden murakami ile tanışma kitabım olarak bir kediyi terk etmek babam hakkında 'yı kabul ediyorum ve muhteşem bir kitaptı.
karanlıktan sonra'yı ise o kadar fazla sevmedim ama yine de bence oldukça içli bir kitap olmuş. bana biraz jarmusch'un night on earth filmini anımsattı ki çok sevdiğim bir filmdir.
bu kitapta da sokaklarda bir başına dolaşan 19 yaşında bir kızın tesadüf eseri tanıştığı insanlara ve yaşamlarına ve diyaloglarına tanık oluyoruz. bu esnada bu hanım kızımızın ablası derin bir uykuda ve uyanmayı reddediyor. sanki tüm uykuyu o aldığı için kardeşine de hiç uyku kalmamış gibi, o da uyuyamıyor, şehri turlayıp duruyor.
bir şekilde yolu bir geneleve düşüyor. burada dayak yemiş bir çinli kadını tercüme etmesi gerekiyor. dayak yiyen çinli fahişenin yolu ana karakterle böyle kesişiyor. başka bir eksende çinli fahişeyi döven deli var, birkaç saat sonra onunla bir araya gelecekler.
ablasıyla olan ilişkisi bir karakter gibi kitabın merkezinde duruyor. kardeşler arasındaki rekabet ve bağlılık çok çok iyi anlatılmış.
böylece 180 sayfa boyunca bir japon ergenin bir gecesine tanık olmuş oluyoruz.
tavsiye eder miyim? ederim.
buraya gelince okuma hızımda doğal olarak bir düşüş oldu. itlik ve serserilikten okumaya fırsat bulamıyoz. neyse sonuç olarak nihayet bitti kitap.
haruki murakami'den daha önce kitaplar okudum ama hiç birini hatırlamıyorum, sanırım pek fazla sevmemiştim de tarzını. o yüzden murakami ile tanışma kitabım olarak bir kediyi terk etmek babam hakkında 'yı kabul ediyorum ve muhteşem bir kitaptı.
karanlıktan sonra'yı ise o kadar fazla sevmedim ama yine de bence oldukça içli bir kitap olmuş. bana biraz jarmusch'un night on earth filmini anımsattı ki çok sevdiğim bir filmdir.
bu kitapta da sokaklarda bir başına dolaşan 19 yaşında bir kızın tesadüf eseri tanıştığı insanlara ve yaşamlarına ve diyaloglarına tanık oluyoruz. bu esnada bu hanım kızımızın ablası derin bir uykuda ve uyanmayı reddediyor. sanki tüm uykuyu o aldığı için kardeşine de hiç uyku kalmamış gibi, o da uyuyamıyor, şehri turlayıp duruyor.
bir şekilde yolu bir geneleve düşüyor. burada dayak yemiş bir çinli kadını tercüme etmesi gerekiyor. dayak yiyen çinli fahişenin yolu ana karakterle böyle kesişiyor. başka bir eksende çinli fahişeyi döven deli var, birkaç saat sonra onunla bir araya gelecekler.
ablasıyla olan ilişkisi bir karakter gibi kitabın merkezinde duruyor. kardeşler arasındaki rekabet ve bağlılık çok çok iyi anlatılmış.
böylece 180 sayfa boyunca bir japon ergenin bir gecesine tanık olmuş oluyoruz.
tavsiye eder miyim? ederim.
devamını gör...
