zaman zaman sevdiklerimle kafamın içinden konuşan, sonra o sözleri söylemezsem öleceğim gibi bir hissiyata kapılan bendeniz için, fazlaca kendimi bulduğum bir mektup oldu. ama her zaman böyle yazılmıyor ya da söylenmiyor işte...

“sana aşk, insanı yeniden insanlaştırıyor.” nasıl güzel bir söylem öyle!

ya da şu bölümdeki samimiyet ve nahifliğe ne demeli?
“dünyada çok dişi var, kimileri de çok güzel ama ben, her bir hattı, hatta her bir kırışığı bana hayatımın en büyük ve en tatlı anılarını hatırlatan bir yüzü bir daha nerede bulabilirim? senin tatlı çehrene sonu gelmez acılarımı, yeri doldurulmaz kayıplarımı bile okuyabilir ve senin tatlı yüzünü öptüğümde acıyı öperim.”
devamını gör...
içeriğinde sarfettiği cümlelerin samimi olduğunu kabul ederek düşünmeye çalıştığımda, şanslı ve kazançlı olan tarafın karl olduğunu söyleyebiliyorum.
eşinin durumu, benim için, şimdilik belirsiz. tahmin edilenden çok daha kötü bile olabilir..
devamını gör...
evdeki hizmetçiye atladıktan sonra bi anlık panikle yazılmış sanki.
devamını gör...
başlığı görünce aklıma hüseyin nihal atsız’ın oğluna mektubu’nu getirmiştir.
iki mektup da kişilerin hayata bakış açılarını açıklıyor aslında…
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"karl marx'ın eşine yazdığı mektup" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim