kediler ve köpekler insanların hayatlarına dahil olmaya başladıkları andan itibaren bir takım davranışları taklit etmeye başlamıştır.

mesela ilk mısır döneminde kedilerin insan hayatına girmeye başladığına rastlanır. önce fareler dadanır ambarlara . ardından kediler gelir ve bu amarları kurtarır. adamların kedi başlı tanrısı var? niye diye hiç sorguladınız mı? kedileri ambarlara ,silolara koyan insan oğlu bir süre sonra kedileri buraların içinde unuttuğu için kediler ölmeye başlar. burada evrim devreye girer . içerde kilitli kalan kediler insanların dikkatini çeken bir şeyi taklit etmeye başlar. bir ses birşey insanlar her defasında tepki vermektedir. evet bebekler. bu gün kedilerin çıkardığı sesler ve bebeklerin çıkardığı seslerin aynı frekans aralığında olduğuna dair çalışmalar da mevcuttur....bebek ağlamalarına veya seslerine kedilerin tepki vermesinin sebeplerinden biride budur. bir kediniz varsa bebeklerin ağladığı veya çıkardığı seslerin olduğu bir video açıp denyebilirsiniz. siz hiç bu ses aralığında ? ses çıkaran büyük kedi gördünüz mü mesela? niye çünkü zaten insanlarla yaşamıyorlar ve evrimlerine bir müdehale yok.bu vahşi hayvanlar(evet kedi vahşidir köpek değil ) bir süre sonra bebeklerin belirli davranışlarını da taklit etmeye başlamışlardır.

insanlarda cocuk etkisini bırakmasının veya bu kısımla ilgili birşeyleri dürtmesinin sebebi de budur. kediler hiç büyümeyen bir bebek gibidir.
köpekler için durum daha farklı ziraa onlara insan doğrudan müdehale ettikleri için onlar daha bağımlı insanlara.
devamını gör...
dişi kedi, -eğer evde bakılıyorsa 'bilerek besleniyorsa yazmadım'- kızgınlık döneminde evin en çok yankı yapan noktasını bulur ve orada yüksek sesle miyavlamaya başlar. zekice değil mi? böylece sesini erkek kedilere daha çabuk ulaştırabileceğini düşünür.
devamını gör...
kediler birbirlerine miyavlamaz. sadece insanlara miyavlar. yani kedilerin bizimle iletişim kurmak istediğini düşünüyorum.

kendi kedim benimle iletişime geçmek istediği zaman gürültü yapıyor. mama kabına vuruyor, kapıya tırmanıyor falan.

her kedinin huyu farklı. bazısı kendi başına zaman geçirmeyi seviyor ama bazısı da tam aksi. bizimki mesela uzaktan eğitimde ders dinlerken kapının önünde ölümüne miyavlıyor.

arkadaşlarım arada söz aldığımda kedinin sesini duyunca inanamıyor. ben de kediyi mecburen kucağıma alıyorum ve baba filminde marlon brando gibi kedinin başını okşarken ders dinliyorum.
devamını gör...
sabah ofise geldiğimde yapacak hiç bir işimin olmadığını fark edip biraz araştırma yapmaya karar verdim ve kendimi aslında ucundan biraz bildiğim ama bilmemezlikten geldiğim bir gerçeğin içinde buldum.

siz de bulun diye bu engin ve derin araştırmamı paylaşıyorum. *

biz kedi sahibi değiliz sevgili yazarlar; sadece kedimizle aynı evde yaşayan iri bir kediyiz.

şöyle ki; köpekler insanı lider sanar, alfa sanar, bazen de tanrı sanar. kedi ise insana bakıp şöyle der: ''kürkün yok, avlanamıyorsun ve hala ölmemişsin… enteresan''

bilim tarafı aynen böyle diyor. john bradshaw’un çalışmalarına göre kediler insanları ne patron, ne sahip, ne de ayrı bir tür olarak görüyor. biz onların gözünde sadece biraz büyük, biraz sakar, fazlasıyla tüysüz kedileriz. o yüzden bize davranışları da tamamen kedi usulü.

bacağınıza sürtünmesi sevgi kadar ''bizdensin'' demek.
miyavlaması sohbet başlatma denemesi.
uzun uzun bakması ise hem merak hem hafif bir hayal kırıklığı karışımı.
evin herhangi bir yerine bırakılan ölü böcekler ya da dışarıyla entegreli besliyorsanız kapının önüne bırakılan ölü fareler ve ya kuşlar, korkutmak için değil. tam tersine. sizi avlanma konusunda pek yetenekli bulmadığı için ''ne avlanmayı biliyorsun, ne hayatta kalmayı.. ben hallettim, sen üzülme'' demek istiyor. kedi dünyasında bu bayağı ciddi bir iyilik.

kucağınızda hamur yoğurması ya da yüzünüzü yalaması da aynı yerden geliyor. anne kedi refleksi. yani sizi tamamen kendi halinize bırakmıyor, arada bir kontrol ediyor. ''idare ediyorsun ama yine de gözüm üstünde'' der gibi.

o yüzden kedi otur dediğinizde oturmaz. bu bir inat meselesi değil. sadece ortada emir alması gereken biri olduğunu düşünmüyor. o sizi izliyor, değerlendiriyor ve gerekirse yönlendiriyor.
kısacası kediyle yaşamak, evcil hayvan beslemekten çok;
bir kedinin gözünde hayatta kalmayı fena beceremeyen ama yine de desteklenmesi gereken büyük bir kedi olmak gibi bir şey.

eyyorlamam bu kadar, teşekkürler.
devamını gör...
kediler dar yerleri severler, zor sığdıkları kutu gibi. bunu kendilerini güvende hissettikleri için yaparlar.
devamını gör...
pusu kurarken popalarını sallıyorlar. yirim.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"kediler ile ilgili lüzumsuz bilgiler" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim