kevin carter'in pulitzer ödüllü fotoğrafı
başlık "art of seduction" tarafından 08.01.2021 23:18 tarihinde açılmıştır.
1.

1994 yılında sudan’da bir fotoğraf çeker kevin carter.
fotoğrafta zayıflıktan bir deri bir kemik kalmış, ölmek üzere olan siyah bir kız çocuğu ve hemen yanıbaşında tüneyen akbaba vardır. küçük kız muhtemelen ölecektir ve akbaba kızı parçalayıp yemek için başında beklemektedir.
birkaç kilometre ötede birleşmiş milletler kampı vardır ve kızın kampa gitmek istediği sanılmaktadır. kevin carter deklanşöre basıp fotoğrafı çeker. fotoğraf çekildikten sonra akbaba uçarak kaçmış, ancak kevin carter de fotoğraflama işini bitirip, oradan uzaklaşmıştır. o dönemde, gazeteciler ve fotoğrafçılar, bulaşıcı hastalıklar nedeniyle hasta insanlara dokunmamaları konusunda sıkı biçimde uyarılıyorlardır.
küçük kıza kampa gidebilmesi için yardım etmemiş olması, en başta meslektaşları olmak üzere herkes tarafından yoğun eleştirilere maruz kalmasına sebep olur.
carter ise, kendisini savunmaya çalışarak; “ben profesyonel bir fotoğrafçıyım, yardım görevlisi değilim.” şeklinde bir açıklama yapar.
yaptığı bu talihsiz açıklama elbette insani bir gerekçe değildir ve eleştirilmesi gereken bir konuşmadır.
kendisine pulitzer ödülü kazandıran bu fotoğrafı çektikten üç ay sonra ciddi bir depresyona girer carter. depresyonun yükünü aşırı alkol kullanarak hafifletmeye çalışır. tanrı inancını ve dünya düzeninin zalimliğini sorgulamaya başlar. sonunda 27 temmuz 1994'te, 34 yaşında, johannesburg'un bir banliyösünde park ettiği kamyonetinin içine egzoz basarak, walkmaninden müzik dinlerken intihar eder.
rivayete göre yanı başında bulunan notta; ‘ölmek üzere olan siyah çocukların peşini bırakmadığı’ yazmaktadır.
devamını gör...
2.
pulitzer ödülü’nü aldıktan sonra 27 temmuz 1994’te johannesburg’da çalışır vaziyetteki kamyonetinin içine egzoz gazı vererek intihar eden fotoğrafçı kevin carter.
küçük bir de not bırakmıştı:
“çocuğu kurtarabilirdim. onu kucağıma alarak yardım çadırına götürebilirdim. fakat ben, çocuğu değil gazeteciliği düşündüm. halbuki insanlığımı düşünmeliydim...”
malum fotoğrafın iki figüründen biri, sudan’da, 1,5 km uzaklıktaki birleşmiş milletler yardım çadırı’na ulaşmaya çalışan, açlıktan bir deri bir kemik kalmış siyahi bir kız çocuğu, diğeri peşinde dolanan bir akbabadır.
kevin carter'ın çocuğu kurtarmak yerine görüntüyü kadrajlayıp deklanşöre basmayı yeğlemesi çektiği vicdan azabının altında kalmasına neden oldu. fotoğrafla pulitzer ödülü'nü aldı. bu onu meşhur etti ve hatta çok para kazandırdı ama yetememişti vicdani kirliliğini temizlemeye.
küçük bir de not bırakmıştı:
“çocuğu kurtarabilirdim. onu kucağıma alarak yardım çadırına götürebilirdim. fakat ben, çocuğu değil gazeteciliği düşündüm. halbuki insanlığımı düşünmeliydim...”
malum fotoğrafın iki figüründen biri, sudan’da, 1,5 km uzaklıktaki birleşmiş milletler yardım çadırı’na ulaşmaya çalışan, açlıktan bir deri bir kemik kalmış siyahi bir kız çocuğu, diğeri peşinde dolanan bir akbabadır.
kevin carter'ın çocuğu kurtarmak yerine görüntüyü kadrajlayıp deklanşöre basmayı yeğlemesi çektiği vicdan azabının altında kalmasına neden oldu. fotoğrafla pulitzer ödülü'nü aldı. bu onu meşhur etti ve hatta çok para kazandırdı ama yetememişti vicdani kirliliğini temizlemeye.
devamını gör...